{"id":6474,"date":"2022-02-05T21:19:00","date_gmt":"2022-02-05T18:19:00","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=6474"},"modified":"2022-02-06T11:40:36","modified_gmt":"2022-02-06T08:40:36","slug":"saf-aklin-elestirisinden-ahlakliligin-zeminine","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=6474","title":{"rendered":"&#8216;Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi&#8217;nden Ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n Zeminine"},"content":{"rendered":"\n<p><em>Yazar: H. B\u00fclent G\u00f6zk\u00e2n<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcm zamanlar\u0131n en y\u00fcksek d\u00fc\u015f\u00fcnce an\u0131tlar\u0131ndan biri olan <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin &nbsp;(<em>SAE <\/em>) \u201cne\u201d \u00fczerine bir kitap oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir konudur.<a href=\"#_ftn1\">[1]<\/a> Bu&nbsp; yaz\u0131da k\u0131saca <em>SAE<\/em>\u2019\u2019nin, en genel anlamda varl\u0131\u011f\u0131, varolanlar\u0131, do\u011fay\u0131, Tanr\u0131\u2019y\u0131, insan\u0131 \u201cg\u00f6rme\u201d bi\u00e7imimizi k\u00f6kl\u00fc bir \u015fekilde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011fratarak \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ve ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011fa giden yolda, tarihsel tecr\u00fcbeleri, \u00f6rf, adet, gelenekleri vb. oldu\u011fu gibi, tarihsel dinleri de referans d\u0131\u015f\u0131 tutmas\u0131n\u0131n zemini olmas\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde politik bir y\u00f6n\u00fc de oldu\u011funa i\u015faret edece\u011fim. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kant, <em>SAE&#8217;ne<\/em> yazd\u0131\u011f\u0131 ikinci \u00f6ns\u00f6zde bu kitapta yapm\u0131\u015f oldu\u011fu k\u00f6ktenci d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ile Kopernik&#8217;in yapt\u0131\u011f\u0131 aras\u0131nda bir paralellik kurmu\u015ftu.<a href=\"#_ftn2\">[2]<\/a> Kant, Kopernik&#8217;in kendi sisteminde D\u00fcnya ile G\u00fcne\u015f&#8217;in yerlerini de\u011fi\u015ftirmesine benzer bir \u015fekilde daha \u00f6nceki nesne anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 tersine \u00e7evirerek kendi &#8220;Kopernik Devrimi\u201dni ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fini belirtmektedir. \u00c7e\u015fitli yorumlar\u0131 olan bu benzetmeyi iki \u015fekilde ele alal\u0131m: \u0130lki bilinen, yani merkezin yer de\u011fi\u015ftirmesi. \u0130nsan\u0131n sadece kendi d\u0131\u015f\u0131ndan \u0131\u015f\u0131k alan de\u011fil, \u0131\u015f\u0131k veren de olmas\u0131; kendi transandantal form ve kavramlar\u0131yla do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131 kendi bilincinde tesis etmesi ve ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131n zemini olmas\u0131. \u0130kincisi, kavram\u0131n \u00f6nceliklili\u011fi veya h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131 ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130lkini, metafizi\u011fin ara\u015ft\u0131rma mek\u00e2n\u0131n\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesi olarak yorumlamak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr; yani kendi ba\u015f\u0131na veya kendinde varl\u0131\u011f\u0131n ve ona atfedilen \u00f6zniteliklerin ve \u00f6zelliklerin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak de\u011fil de, en genel anlamda varl\u0131\u011f\u0131n veya varolanlar\u0131n kendilerini insan bilincinde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmalar\u0131n\u0131n, temsil edilmelerinin, onlar\u0131n bilin\u00e7 taraf\u0131ndan kayda ge\u00e7irilmesinin, kavranmas\u0131n\u0131n, nesne ve d\u00fcnya olarak tesis edilmesinin zorunlu taraflar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak yorumlamak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu giri\u015fim ise, kendi ba\u015f\u0131na nesne (yani fiziksel nesne i\u00e7in oldu\u011fu gibi, \u201cTanr\u0131\u201d, \u201cruh\u201d, \u201ct\u00f6z\u201d gibi kendi ba\u015f\u0131na varoldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen \u201cmetafizik nesneler\u201d) anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n da, varolanlar\u0131n kendi olduklar\u0131 haliyle akl\u00ee sezgi (<em>intellectual intuition<\/em>) yoluyla temsil edilebilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn de terk edilip, nesnenin, transandantal yetilere uygun bir \u015fekilde tesis edilerek idr\u00e2k edilmesi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 getirmi\u015ftir. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kincisi, <em>Uzayda Y\u00f6nler Aras\u0131ndaki Farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n Nihai Dayana\u011f\u0131 Hakk\u0131nda<\/em><a href=\"#_ftn3\"><em><strong>[3]<\/strong><\/em><\/a><em> <\/em>makalesiyle ba\u015flayan ve <em>SAE<\/em>\u2019\u2019nin Transandatal Estetik b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde tam form\u00fclasyonunu bulan duyusall\u0131k itibariyle temsil edilme ili\u015fkisinin <em>a priori<\/em> &nbsp;taraf\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle ilgilidir. Bu ara\u015ft\u0131rma sonucunda,&nbsp; uzay ve zaman, kendinde varl\u0131\u011fa ili\u015fkin \u00f6zellikler olarak de\u011fil, duyusall\u0131k yoluyla edinilenlerin bilin\u00e7 mek\u00e2n\u0131nda yer tutmalar\u0131n\u0131 sa\u011flayan zemindeki bili\u015fsel formlar olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015flerdir. Yani, uzay ve zaman, bili\u015fsel fonksiyonlar\u0131 veya i\u015flemleri ancak onlar\u0131n \u00fczerinde icra edebilece\u011fimiz, onlar olmaks\u0131z\u0131n bu bili\u015fsel i\u015flemleri icra edemeyece\u011fimiz dolay\u0131s\u0131yla da bili\u015fselli\u011fin zemininde olan g\u00f6r\u00fc formlar\u0131d\u0131r. Bu y\u00fczden zorunludurlar ve istisna g\u00f6stermezler, uzay ve zaman formlar\u0131na t\u00e2bi olmayan bir duyusal deneyimden s\u00f6z edilemez. &nbsp;&nbsp;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019\u0131n, \u201czaman\u201d\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n bir h\u00e2li olmaktan veya <em>kinesis<\/em>in \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc olmaktan \u00e7\u0131kartarak, \u201cben\u201din zihninin bir formu olarak konumland\u0131rmas\u0131, t\u00fcm metafizik tarihinin en \u00f6nemli k\u0131r\u0131lma noktalar\u0131ndan birisidir.&nbsp; B\u00f6ylelikle, Kant\u2019\u0131n, \u201czaman\u201d\u0131, \u201cben\u201din <em>a priori<\/em> formu olarak konumland\u0131rmas\u0131, t\u00fcm bilginin zorunlu olarak zamansal oldu\u011fu (matematik s\u00f6z konusu oldu\u011funda da \u201czaman i\u00e7inde\u201d oldu\u011fu) anlam\u0131na gelir. Bu da, Platon\u2019dan ba\u015flayarak Leibniz\u2019e dek h\u00fck\u00fcm s\u00fcren, zorunlu, <em>a priori<\/em> belirlenimin sadece <em>Nous<\/em>\u2019tan, ak\u0131ldan, t\u00fcmel kavramdan geldi\u011fi kabul\u00fcne, duyusall\u0131\u011f\u0131n da <em>a priori<\/em> belirlenim verebildi\u011fi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n eklenmesi anlam\u0131na gelir. Kant \u00f6ncesi geleneksel metafizi\u011fin zamana t\u00e2bi olmayan, zamana \u201ca\u015fk\u0131n\u201d olan varl\u0131k tasavvuru b\u00f6ylece t\u00fcm\u00fcyle reddedilmi\u015f olur. Bu ayn\u0131 zamanda, kendinde, a\u015fk\u0131n bir hakikat oldu\u011funun reddedilmesi anlam\u0131na da gelir. \u0130nsan\u0131n kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki, art\u0131k transandantal hakikatten s\u00f6z ediyoruz, a\u015fk\u0131n, insan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnmesinden ba\u011f\u0131ms\u0131z kendinde hakikatin yerini almaktad\u0131r. Transandantal hakikatin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 program\u0131 da metafizi\u011fin ta kendisi olacakt\u0131r. Bu anlay\u0131\u015f\u0131n di\u011fer \u00f6nemli bir sonucu, ahl\u00e2k\u0131n yeg\u00e2ne dayana\u011f\u0131n\u0131n insan olmas\u0131 fikrine giden yolu da a\u00e7mas\u0131, ahl\u00e2k yasalar\u0131n\u0131n hi\u00e7bir a\u015fk\u0131n veya ilahi referans olmaks\u0131z\u0131n insan taraf\u0131ndan form\u00fcle edilebilmesinin \u00f6n\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131lmas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylelikle ahl\u00e2k\u0131n, siyasetin, hukukun ve tarihin de yeni bir \u201c\u0131\u015f\u0131k\u201dla g\u00f6r\u00fclebilmesi m\u00fcmk\u00fcn h\u00e2le gelmi\u015ftir. Bu da <em>SAE<\/em>\u2019ni ayn\u0131 zamanda politik bir etkisi ve yay\u0131l\u0131m\u0131 olan bir kitap h\u00e2line getirmi\u015ftir. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>SAE <\/em>\u201cne yapm\u0131\u015ft\u0131r\u201d diye sorulsayd\u0131 kan\u0131mca buna \u015fu cevap verilebilirdi: Hakikatin zeminini a\u015fk\u0131n olandan veya ilahi olandan al\u0131p insani olana vermi\u015ftir; yani tek ve mutlak ve tart\u0131\u015f\u0131lamaz bir a\u015fk\u0131n veya ilahi hakikatten, \u00e7oklu ve ak\u0131l yoluyla tart\u0131\u015f\u0131labilir, despotik de\u011fil ama ele\u015ftiriye a\u00e7\u0131k bir olas\u0131 hakikatler d\u00fczlemine ge\u00e7i\u015fi sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. A\u015fk\u0131n bir varl\u0131k alemine veya Tanr\u0131ya atfedilenleri, insana iade etmi\u015ftir. Ontolojik d\u00fczlemde varl\u0131\u011f\u0131, ilahi olandan, a\u015fk\u0131nl\u0131k d\u00fczleminden, i\u00e7kinlik d\u00fczlemine indirirken, insan\u0131 da nedenselli\u011fe t\u00e2bi olan bir do\u011fa varl\u0131\u011f\u0131 d\u00fczlemine indirmi\u015f; ahl\u00e2ki d\u00fczlemde ise ilahi oldu\u011funa inan\u0131lan iyilik ve ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131 insana indirmi\u015f, ama bunu do\u011fal olana da indirgememi\u015ftir, ki felsefi olan\u0131n, transandantal \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn imk\u00e2n\u0131 i\u015fte bu \u015fekilde a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><em>SAE<\/em>\u2019 ile ba\u015flayan <em>Ahl\u00e2k Metafizi\u011finin Temellendirilmesi<\/em> (<em>AMT<\/em>) ve <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019yle (<em>PAE<\/em>) devam eden ve <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019yle (<em>YGE<\/em>) doru\u011fa \u00e7\u0131kan bu felsefi \u00e7abay\u0131 bir c\u00fcmlede ifade etmenin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu varsay\u0131lsayd\u0131 (hep eksik kalmaya mahk\u00fbm bir varsay\u0131m!) belki \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilirdi: Do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131 ahl\u00e2k\u00ee bir d\u00fcnyaya, ba\u015fka bir deyi\u015fle do\u011fa varl\u0131\u011f\u0131 olarak insan\u0131 bir ahl\u00e2k varl\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek, ama bunu insan akl\u0131n\u0131n kendi olanaklar\u0131yla, hi\u00e7bir d\u0131\u015fsal g\u00fcc\u00fc i\u015fin i\u00e7ine kar\u0131\u015ft\u0131rmadan yapmak.<a href=\"#_ftn4\">[4]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Genel olarak, do\u011fa varl\u0131\u011f\u0131 olarak insan\u0131n bir ahl\u00e2k varl\u0131\u011f\u0131na evirilmesinde iki yol var gibi g\u00f6z\u00fck\u00fcyor: \u0130lki, do\u011fa d\u00fcnyas\u0131 zemininde tarihsel birikimimizi bir t\u00fcr deneme yan\u0131lma yoluyla, \u201cnas\u0131l bir arada ya\u015far\u0131z, yanl\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131 giderme yoluyla giderek daha iyi \u00e7\u00f6z\u00fcmler bulmak nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr?\u201d sorular\u0131na cevap arayan belli bir toplum s\u00f6zle\u015fmesi anlay\u0131\u015f\u0131; ikincisi, ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n zeminini do\u011fa d\u00fcnyas\u0131na a\u015fk\u0131n olarak konumland\u0131rmak. Her ikisinin de ortak noktas\u0131 bir \u201ciyi\u201d anlay\u0131\u015f\u0131ndan hareket etmeleri. \u0130lki, tecr\u00fcbe esasl\u0131 ortakla\u015fa bir iyi anlay\u0131\u015f\u0131ndan, ikincisi \u00f6nce a\u015fk\u0131n, bir \u201ckendinde iyi\u201d anlay\u0131\u015f\u0131ndan ve sonra giderek ilahi bir \u201ciyi\u201dden hareket ediyor. Tarih i\u00e7inde ilk \u201ciyi\u201d kabul\u00fc, ikincisinin i\u00e7inde \u015fekilleniyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Kant i\u00e7in iki yol da sa\u011flam, g\u00fcvenilir ve yeterli felsefi derinli\u011fe sahip de\u011fildir. Birinci yol \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc do\u011fa d\u00fcnyas\u0131 zemininde, toplumsal ortak hayatta aramak demek. \u00d6ncelikle e\u011fer ahlaki olan\u0131n ne oldu\u011fu felsefenin alan\u0131nda cevaplanabilecek bir soruysa ve felsefi olan bir ara\u015ft\u0131rmay\u0131 \u00f6rne\u011fin sosyolojiden, sosyal antropolojiden veya psikolojiden ay\u0131ran taraf zorunlu olana dair bir ara\u015ft\u0131rmaysa bu durumda ilk yol deneysel ve <em>a posteriori<\/em> oldu\u011fundan felsefi bir cevap yerine ge\u00e7emeyecektir. Di\u011fer y\u00f6nden s\u00f6ylersek, do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131n anlam ve de\u011ferlerinden hareket ederek ve do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ilkeleri d\u00fczleminde kalarak ahl\u00e2ki bir d\u00fcnya kurulamaz. Bu y\u00fczden Kant, deneyci toplum s\u00f6zle\u015fmesi yakla\u015f\u0131mlar\u0131na da kar\u015f\u0131d\u0131r. S\u00f6zle\u015fme, do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131n anlam ve de\u011ferleri \u00e7er\u00e7evesinde, belirli sorunlar\u0131 (tarihsel \u00f6rf, adet, t\u00f6reye dayal\u0131 ahl\u00e2ki ve hukuki sorunlar\u0131) \u00e7\u00f6zmeye y\u00f6nelik oldu\u011fu i\u00e7in, do\u011fa d\u00fcnyas\u0131 \u201ca\u015f\u0131lmad\u0131\u011f\u0131\u201d s\u00fcrece ahl\u00e2ki bir d\u00fcnya, zorunlu ilkelere dayal\u0131 bir d\u00fcnya kurulamaz. S\u00f6zle\u015fme esas\u0131na ba\u011fl\u0131 d\u00fcnya hep nedensellik \u00fczerinde i\u015fleyen de\u011fi\u015fken \u00e7\u00f6z\u00fcmler \u00fcretmek durumundad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci yol itibariyle, \u00f6ncelikle ahl\u00e2k\u00ee bir d\u00fcnya ve \u201ciyi\u201d, do\u011fa d\u00fcnyas\u0131na \u201ca\u015fk\u0131n\u201d olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Di\u011fer y\u00f6nden s\u00f6ylersek, do\u011fa d\u00fcnyas\u0131ndan hareket ederek ve do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ilkeleri d\u00fczleminde kalarak ahl\u00e2k\u00ee d\u00fcnya kurulamaz. Ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n zemini olarak \u201ckendinde iyi\u201d anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n Platon\u2019dan itibaren Grek d\u00fcnyas\u0131ndaki ve Helenistik evredeki konumunu atl\u0131yorum. Do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131 a\u015fma veya ahl\u00e2k\u00ee bir d\u00fcnyan\u0131n biyolojik do\u011fam\u0131z\u0131n terk edilmesiyle, a\u015f\u0131lmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn olaca\u011f\u0131 fikri semavi dinlerin de neredeyse ortak temas\u0131. Ancak din merkezli anlay\u0131\u015fta \u201ca\u015fma\u201d, insan\u0131n sadece kendi yetileri veya kudretleri zemininde yolunu bulmas\u0131yla ve \u00e7abas\u0131yla ger\u00e7ekle\u015femez. \u0130nsani \u00e7aban\u0131n bir sonuca ula\u015fabilmesi a\u015fk\u0131n olana, vahiy yoluyla gelen ilahi olana kulak vermekle, onu dinlemekle ger\u00e7ekle\u015febilir. Bu ise, Tanr\u0131n\u0131n kutsal metinlerde ifade edildi\u011fi gibi yarat\u0131c\u0131 ve insanlara emir ve yasalar g\u00f6nderen bir varl\u0131k olmas\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 gerektirir.<\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihi i\u00e7inde yapt\u0131\u011f\u0131 en \u00f6nemli \u015feylerden biri Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ak\u0131l ve mant\u0131k yoluyla (ontolojik, kozmolojik veya fiziko-teolojik yollarla) ispat\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, Tanr\u0131 ispat\u0131 oldu\u011fu iddia edilenlerin de ge\u00e7erli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek olmu\u015ftur. E\u011fer Tanr\u0131n\u0131n var oldu\u011funa g\u00fcvenemeyeceksek, e\u011fer Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 bir bilgi konusu de\u011filse, bu durumda onun yery\u00fcz\u00fcndeki el\u00e7ileri oldu\u011fu iddia edilen ki\u015filere de bilgi d\u00fczeyinde g\u00fcvenmek i\u00e7in bir neden yoktur. Peygamber denilen ki\u015filer dili kullanma becerileri \u00e7ok y\u00fcksek olan, \u00e7ok zeki ve iyi niyetli ki\u015filer olabilirler; ama onlar da di\u011fer insanlar\u0131n oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde kendi g\u00f6r\u00fc\u015flerini gelenekten devrald\u0131klar\u0131 mirasla bir araya getiren insanlard\u0131r. Buna olsa olsa iman edilebilir. Oysa iman felsefenin bir hareket noktas\u0131n\u0131 olu\u015fturmaz.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6yleyse ahl\u00e2k\u0131n zemini ne tarihsel tecr\u00fcbelerde, \u00f6rf, adet, gelenek vb. olanlarda ne de kutsal kitaplarda oldu\u011funa g\u00f6re; ayr\u0131ca felsefi bir ara\u015ft\u0131rma zorunluluklar\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ile ilerledi\u011fine ve bu da <em>a priori<\/em> bir zemin ile m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa g\u00f6re, insan denilen varl\u0131\u011f\u0131n ahlakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n zemini tecr\u00fcbi olanda veya a\u015fk\u0131n olanda de\u011fil, transandantal zeminde bulunmal\u0131d\u0131r ki, <em>SAE<\/em>\u2019nin yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015f tam da bu zeminin a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131 ve gerek\u00e7elendirilmesidir. B\u00f6ylelikle, yukar\u0131da i\u015faret edilen politik etkinin anlam\u0131, \u00f6ncelikle, Kant\u2019\u0131n <em>Ayd\u0131nlanma Nedir?<\/em> metninde de vurgu yapt\u0131\u011f\u0131 gibi dini vesayetten \u00f6zg\u00fcrle\u015fmedir, yani siyasalla\u015fm\u0131\u015f bir din anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak ve siyaseti de, hukuku da sadece akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 dahilinde kalan ahl\u00e2k yasas\u0131 zemini \u00fczerinde tesis etmektir<a href=\"#_ftn5\">[5]<\/a>.<\/p>\n\n\n\n<p>Kant, bir eylemin k\u00f6t\u00fc oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnerek onu yapmaktan vazge\u00e7mek e\u011fer Tanr\u0131 korkusundan kaynaklan\u0131yorsa, bunun ki\u015finin olgunla\u015fmas\u0131na engel olaca\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131ndayd\u0131. Ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n saiki e\u011fer Cennette ebedi mutluluk beklentisi veya Cehennemde yanma korkusuysa, bu, Kant\u2019\u0131n her zaman \u00fczerinde durdu\u011fu onur sahibi, haysiyet sahibi bir varl\u0131\u011fa yak\u0131\u015fan bir ahl\u00e2kl\u0131l\u0131k saiki olamazd\u0131 ve olmamal\u0131yd\u0131. Bu y\u00fczden \u201cd\u0131\u015far\u0131dan\u201d gelen veya dayat\u0131lan bir yasaya uymak zorunda kalmaktansa, \u201ci\u00e7eriden\u201d gelen bir yasaya, yani zeminini ve dayana\u011f\u0131n\u0131 sadece \u201cben\u2019in\u201d, ki\u015finin kendinde buldu\u011fu bir yasaya (ahl\u00e2k yasas\u0131na) uymak zorunda oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnerek ve buna sayg\u0131 duyarak eylemde bulunman\u0131n, ki\u015fiyi olgunla\u015fmaya ve \u00f6zg\u00fcrle\u015fmeye g\u00f6t\u00fcrecek yol oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu a\u00e7\u0131dan, iyi olan, arzulan\u0131r olan nesnenin kendisini bize dayatmas\u0131 de\u011fildir. \u0130yi, a\u015fk\u0131n bir varl\u0131\u011f\u0131n, Tanr\u0131n\u0131n bize dayatt\u0131\u011f\u0131 bir \u201cmetafiziksel\u201d nesne de de\u011fil, akl\u0131n kendisinden, kendi sentez faaliyetinden gelen bir \u015fey olmal\u0131d\u0131r. Ahl\u00e2k yasas\u0131na bu bak\u0131mdan \u201csentetik <em>a priori<\/em>\u201d diyordu Kant, ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131n bilincine de \u201cakl\u0131n bir olgusu\u201d diyordu. Bu bak\u0131mdan \u201ciyi\u201dnin kendimizin kendimize dayatt\u0131\u011f\u0131 bir \u015fey olmas\u0131 gerekiyordu. Yasa da, tam da bu y\u00fczden, bir kendinde \u201ciyi\u201dye g\u00f6re tesis edilen bir \u015fey de\u011fildi, tersine \u201ciyi\u201d ahl\u00e2k yasas\u0131na uygun ve onun u\u011fruna yap\u0131lan bir eylemin sonucunda ortaya \u00e7\u0131kand\u0131. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Elbette Kant\u2019\u0131n \u00f6zellikle <em>PAE<\/em>\u2019\u2019nin Diyalektik b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Tanr\u0131\u2019y\u0131 bir post\u00fclat olarak <em>SAE<\/em>\u2019\u2019ndeki konumundan farkl\u0131 bir \u015fekilde transandantal felsefe sistemine yeniden d\u00e2hil etti\u011fi, <em>YGE<\/em>\u2019\u2019nin Teleoloji b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Tanr\u0131 meselesini <em>PAE<\/em>\u2019\u2019nde oldu\u011fu h\u00e2linden daha sa\u011flam bir \u015fekilde ele ald\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Ancak, <em>PAE<\/em>\u2019\u2019nin Diyalektik b\u00f6l\u00fcm\u00fcne y\u00f6nelik ele\u015ftirimizi sakl\u0131 tutarak, ifade edebiliriz ki, Kant, hi\u00e7bir kitab\u0131nda Tanr\u0131\u2019y\u0131 herhangi bir \u015fekilde tarihsel dinlerin k\u00f6keni ve vahiy yoluyla baz\u0131 se\u00e7ilmi\u015f insanlara hakikati tebli\u011f eden bir varl\u0131k olarak g\u00f6rmemi\u015ftir. \u0130nsan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, onur, haysiyet sahibi, sayg\u0131n bir varl\u0131k olmas\u0131n\u0131 her de\u011ferin \u00fczerinde g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Son olarak, bu konuyla ilgili iki al\u0131nt\u0131ya yer verelim. Kant, <em>Salt Akl\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131 D\u00e2hilinde Din <\/em>kitab\u0131n\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde ahl\u00e2kl\u0131l\u0131kla ilahi olan\u0131n ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6zl\u00fc \u015fekilde \u015f\u00f6yle ifade ediyor: \u201cAhl\u00e2k, \u00f6zg\u00fcr ve dolay\u0131s\u0131yla akl\u0131 sayesinde ko\u015fulsuz yasaya ba\u011fl\u0131 bir varl\u0131k olan insan kavram\u0131 \u00fczerine in\u015fa edildi\u011fi s\u00fcrece, insan ne \u00f6devini tan\u0131mak i\u00e7in kendi \u00fczerinde bir varl\u0131k fikrine, ne de \u00f6devini g\u00f6zetmek i\u00e7in ahl\u00e2k yasas\u0131ndan ba\u015fka bir g\u00fcd\u00fcye ihtiya\u00e7 duyar (\u2026). E\u011fer insan kendinde b\u00f6yle ihtiya\u00e7 buluyor ve bu hi\u00e7bir \u015fekilde giderilemiyorsa, bu olsa olsa kendi su\u00e7udur; \u00e7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n kendinden ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcnden kaynaklanmayan bir \u015fey ondaki ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n eksikli\u011fini telafi edemez (&#8230;) ahl\u00e2k kendi maksad\u0131 i\u00e7in asla dine ihtiya\u00e7 duymaz (\u2026) saf pratik ak\u0131l sayesinde o kendi kendine yeter&#8221;<a href=\"#_ftn6\">[6]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u00fcretiminin son kitab\u0131 olan <em>Ahl\u00e2k Metafizi\u011fi <\/em>de, \u015fu c\u00fcmlelerle sonlan\u0131yor (6:491): \u201cT\u00fcm bu s\u00f6ylenenlerden a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, i\u00e7sel yasa koyman\u0131n saf pratik felsefesi olarak etikte, sadece insan ile insan aras\u0131ndaki ahl\u00e2ki ba\u011flant\u0131lar bizim i\u00e7in kavranabilirdir (<em>begreiflich<\/em>). Tanr\u0131 ile insan aras\u0131nda ne t\u00fcrden bir ahl\u00e2ki ba\u011flant\u0131 vard\u0131r meselesi eti\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcyle \u00f6tesindedir ve bizim i\u00e7in kavran\u0131lamazd\u0131r (<em>unbegreiflich<\/em>). \u00d6yleyse bu, yukar\u0131da s\u00f6ylenenleri teyit ediyor: Etik, insanlar\u0131n di\u011fer insanlara kar\u015f\u0131 \u00f6devlerinin \u00f6tesine geni\u015fletilemez.\u201d<a href=\"#_ftn7\">[7]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Kaynak\u00e7a:<\/p>\n\n\n\n<ul><li>Hasan B\u00fclent G\u00f6zk\u00e2n<em>, Kant\u2019\u0131n \u015eemsiyesi<\/em>, \u0130stanbul: YKY, 2020.<\/li><li>Immanuel Kant, <em>Die Metaphysik der Sitten<\/em> (1797), Werkausgabe: in 12 B\u00e4nden, ed., Wilhelm Weischedel, Frankfurt am Main: Suhrkamp 1977.<\/li><li>Immanuel Kant, <em>The Metapysics of Morals, <\/em>&nbsp;\u00c7ev. Mary Gregor, Cambridge: Cambridge University Press, 1991.<\/li><li>Immanuel Kant, <em>Die Religion innerhalb der Grenzen der blo\u03b2en Vernunft<\/em> (1793), Werkausgabe: in 12 B\u00e4nden, ed., Wilhelm Weischedel,, Frankfurt am Main: Suhrkamp 1977.<\/li><li>Immanuel Kant, <em>Religion within the boundaries of mere Reason<\/em>, \u00c7ev. George di Giovanni. Cambridge: Cambridge University Press, 2001.<\/li><li>Immanuel Kant, <em>Salt Akl\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131 D\u00e2hilinde Din<\/em>. \u00c7ev. Lokman \u00c7ilingir, Asl\u0131 Avcan. Ankara: Elis Yay\u0131nlar\u0131, 2017.<\/li><li>Immanuel Kant,<em> \u201c<\/em>Concerning the Ultimate Ground of the Differentiation of Directions in Space\u201d<em> Theoretical Philosophy 1755-1770<\/em>. \u00c7ev. D. Walford ve R. Meerbote. (Cambridge: Cambridge University Press, 1992.<\/li><li>Immanuel Kant, <em>Von dem ersten Grunde des Unterschiedes der Gegenden im&nbsp; Raume<\/em>, (I. Kant. Vorkritische Schriften bis 1768. Bd II.&nbsp; Suhrkamp 1991.<\/li><li>Immanuel Kant, <em>Kritik der reinen Vernunft<\/em> (1787), Werkausgabe: in 12 B\u00e4nden, ed., Wilhelm Weischedel, (Frankfurt am Main: Suhrkamp 1993<\/li><li>Immanuel Kant, <em>Critique of Pure Reason<\/em>, \u00e7ev., P. Guyer ve A.W. Wood, Cambridge: Cambridge University Press, 1998.<\/li><\/ul>\n\n\n\n<hr class=\"wp-block-separator\"\/>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> Ondokuzuncu y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar \u0130ngilizce konu\u015fulan d\u00fcnya genel olarak bu kitab\u0131 bilgi teorisi \u00fczerine yaz\u0131lm\u0131\u015f bir kitap olarak kabul etti. Heidegger, <em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em>\u2019nde Yeni-Kant\u00e7\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n \u0130ngilizce konu\u015fulan d\u00fcnyan\u0131n anlay\u0131\u015f\u0131na benzer \u015fekilde, <em>SAE\u2019ni<\/em> matematiksel, do\u011fa bilimsel bilginin teorisi olarak yorumlamalar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak Kant\u2019\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fin metafizi\u011fin temelini atma, hatta zeminini olu\u015fturma anlam\u0131nda bir ontoloji oldu\u011funu ifade etmi\u015fti. N. Hartmann, M. Wundt ve H. Heimsoeth kitab\u0131 metafizik \u00fczerine bir inceleme olarak kabul etmi\u015ftir. \u201cKant\u2019s Critique of Pure Reason Within the Tradition of Modern Logic\u201d gibi son derece de\u011ferli bir incelemenin yazar\u0131 G. Tonelli <em>SAE<\/em>\u2019nin metafizik \u00fczerine oldu\u011fu kadar mant\u0131k \u00fczerine de oldu\u011funu yazm\u0131\u015ft\u0131r. N\u00e2\u00e7iz\u00e2ne ben de daha \u00f6nce <em>SAE\u2019ni<\/em>&nbsp; hem mant\u0131k \u00fczerine hem de Heidegger\u2019in bahsetti\u011fi anlamda ontoloji \u00fczerine \u2013her sahih ve sahici incelemede bu ikisinin birbirinden ayr\u0131lamazl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak\u2013 bir kitap olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc yazm\u0131\u015ft\u0131m. \u201c<em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde Mant\u0131k ve Mant\u0131ksal Uzay\u201d, <em>Kant\u2019\u0131n \u015eemsiyesi<\/em> i\u00e7inde \u0130stanbul: YKY, 2020.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref2\">[2]<\/a> Immanuel Kant, <em>Kritik der reinen Vernunft<\/em> (1787), Werkausgabe: in 12 B\u00e4nden, ed., Wilhelm Weischedel, (Frankfurt am Main: Suhrkamp 1993) Band III., Band IV.<strong> <\/strong>&nbsp;[<em>Critique of Pure Reason<\/em>, \u00e7ev., P. Guyer ve A.W. Wood, Cambridge: Cambridge University Press, 1998]. B-xvi.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref3\">[3]<\/a> I. Kant.<em> \u201c<\/em>Concerning the Ultimate Ground of the Differentiation of Directions in Space\u201d<em> Theoretical Philosophy 1755-1770<\/em>. \u00c7ev. D. Walford ve R. Meerbote. (Cambridge: Cambridge University Press, 1992). [<em>Von dem ersten Grunde des Unterschiedes der Gegenden im&nbsp; Raume<\/em>, (I. Kant. Vorkritische Schriften bis 1768. Bd II.&nbsp; Suhrkamp 1991].<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref4\">[4]<\/a> Kant, <em>SAE <\/em>\u2019nin <em>Arkitektonik<\/em> b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, felsefeyi, \u201ct\u00fcm bilginin insan akl\u0131n\u0131n asli ama\u00e7lar\u0131yla (<em>wesentlichen zwecke<\/em>) ili\u015fkisinin bilimi\u201d (B 867) olarak tan\u0131mlad\u0131ktan sonra, felsefenin ama\u00e7lar bak\u0131m\u0131ndan sistematik birlik i\u00e7in gerektirdiklerinden s\u00f6z ediyor. Asli ama\u00e7lara yine de en y\u00fcksek (<em>h\u00f6chsten<\/em>) ama\u00e7lar olarak bak\u0131lmayaca\u011f\u0131n\u0131, (akl\u0131n tam bir sistematik birli\u011fi i\u00e7inde) sadece tek bir ama\u00e7 olabilece\u011fini, son amac\u0131n (<em>endzweck<\/em>) insanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn belirlenimi\/y\u00f6nelimi (<em>die Ganze Bestimmung des Menschen<\/em>) oldu\u011funu ve bunun felsefesinin de ahl\u00e2k felsefesi oldu\u011funa i\u015faret ettikten sonra, insan akl\u0131n\u0131n yasa koymas\u0131n\u0131n (felsefe) iki nesnesi oldu\u011funu, bunlar\u0131n do\u011fa ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck oldu\u011funu, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fal yasay\u0131 da ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131 da ba\u015flang\u0131\u00e7ta iki ayr\u0131 sistem olarak i\u00e7erdi\u011fini, ama nihai olarak tek bir felsefi sistemi i\u00e7erece\u011fini (B 868) belirtiyor.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref5\">[5]<\/a> <em>AMT<\/em> 4:411\u2019de bu, keskin bir \u015fekilde \u015f\u00f6yle ifade ediliyor: \u201cT\u00fcm ahlak kavramlar\u0131n\u0131n yeri ve kayna\u011f\u0131 a priori olarak ak\u0131lda bulunur.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref6\">[6]<\/a> Immanuel Kant, <em>Die Religion innerhalb der Grenzen der blo\u03b2en Vernunft<\/em> (1793), Werkausgabe: in 12 B\u00e4nden, ed., Wilhelm Weischedel,, Frankfurt am Main: Suhrkamp 1977., Band VIII, s. 649.<strong> <\/strong>&nbsp;[<em>Religion within the boundaries of mere Reason<\/em>, \u00c7ev. George di Giovanni. Cambridge: Cambridge University Press, 2001\/ <em>Salt Akl\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131 D\u00e2hilinde Din<\/em>. \u00c7ev. Lokman \u00c7ilingir, Asl\u0131 Avcan. Ankara: Elis Yay\u0131nlar\u0131, 2017].<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref7\">[7]<\/a> Immanuel Kant, <em>Die Metaphysik der Sitten<\/em> (1797), Werkausgabe: in 12 B\u00e4nden, ed., Wilhelm Weischedel, Frankfurt am Main: Suhrkamp 1977, Band VIII, s. 632<strong> <\/strong>&nbsp;[<em>The Metapysics of Morals, <\/em>&nbsp;\u00c7ev. Mary Gregor, Cambridge: Cambridge University Press, 1991].<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p class=\"teaser\">Yazar: H. B\u00fclent G\u00f6zk\u00e2n T\u00fcm zamanlar\u0131n en y\u00fcksek d\u00fc\u015f\u00fcnce an\u0131tlar\u0131ndan biri olan Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nin &nbsp;(SAE ) \u201cne\u201d \u00fczerine bir kitap oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir konudur.1 Bu&nbsp; yaz\u0131da k\u0131saca SAE\u2019\u2019nin, en genel anlamda varl\u0131\u011f\u0131, varolanlar\u0131, do\u011fay\u0131, Tanr\u0131\u2019y\u0131, insan\u0131 \u201cg\u00f6rme\u201d bi\u00e7imimizi k\u00f6kl\u00fc bir \u015fekilde d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011fratarak \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ve ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011fa giden yolda, tarihsel tecr\u00fcbeleri, \u00f6rf, adet, gelenekleri vb. &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":6482,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"spay_email":""},"categories":[36],"tags":[],"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/i0.wp.com\/turkiyekanttoplulugu.org\/wp-content\/uploads\/2022\/02\/BG0002-1.jpg?fit=1413%2C1086","_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6474"}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=6474"}],"version-history":[{"count":3,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6474\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":6488,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6474\/revisions\/6488"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/6482"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=6474"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=6474"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=6474"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}