{"id":6426,"date":"2021-12-13T22:51:40","date_gmt":"2021-12-13T19:51:40","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=6426"},"modified":"2021-12-14T11:09:05","modified_gmt":"2021-12-14T08:09:05","slug":"kantin-kozmopolitanizm-dusuncesine-ne-kadar-yakiniz-copy","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=6426&lang=en","title":{"rendered":"How Close We Are To The Cosmopolitanism in Kant&#8217;s Philosophy?"},"content":{"rendered":"\n<p><\/p>\n\n\n\n<p><em>*This article is written in Turkish.<\/em><\/p>\n\n\n\n<p><em>Author: Berfin Kart<\/em><\/p>\n\n\n\n<p class=\"has-text-align-right\"><em>\u201cD\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 hukuku, evrensel konukluk (misafirlik) ko\u015fullar\u0131 ile s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r\u201d (Kant 1984: 241)<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn d\u00fcnyam\u0131z, Kant\u2019\u0131n evrensel konukluk ko\u015fullar\u0131n\u0131n ya da idealinin olduk\u00e7a uza\u011f\u0131nda g\u00f6r\u00fcnmektedir. 21. y\u00fczy\u0131lda d\u00fcnyan\u0131n hemen her yerinde farkl\u0131 sebeplerle \u201chayatta kalma\u201d m\u00fccadelesi vermek zorunda kalan \u201ckonuklar\u201d ile \u201cev sahipleri\u201d, \u201cyabanc\u0131lar\u201d ile \u201cyerliler\u201d birlikte ya\u015faman\u0131n, ortakla\u015fman\u0131n yollar\u0131n\u0131 aramaktad\u0131rlar. Ekonomi ile insan hayat\u0131 aras\u0131na s\u0131k\u0131\u015fan karar verme s\u00fcre\u00e7lerinde a\u011f\u0131r basan \u00e7o\u011funlukla ekonomi olmakta, etik de\u011ferlerin yoklu\u011funda do\u011frulu\u011fun terazisiyle adaletin k\u0131l\u0131c\u0131 yaln\u0131zca birer simge olarak kalmaktad\u0131rlar. S\u0131n\u0131r tan\u0131mayan sava\u015flar ve ter\u00f6r eylemleri, yoksulluk ve yoksunluk, m\u00fcltecilik ve g\u00f6\u00e7menlik, etnik, dinsel ve siyasal bask\u0131lar, k\u00fcresel iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi ve k\u00fcresel salg\u0131nlar bireyin temel haklar\u0131n\u0131n korundu\u011fu ve toplumun da bireyleri dikkate ald\u0131\u011f\u0131 bir siyasal toplum olu\u015fturabilme olana\u011f\u0131ndan bizi gittik\u00e7e daha fazla uzakla\u015ft\u0131rmaktad\u0131rlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Her siyaset ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmazcas\u0131na etikle ba\u015flamas\u0131, hatta politikan\u0131n ahlak \u00f6n\u00fcnde dize gelmesi (Kant 1984: 260) gerekti\u011fi filozoflarca sal\u0131k verilse de, kal\u0131c\u0131 bar\u0131\u015f\u0131n ve insan hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin yeterince g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131namad\u0131\u011f\u0131, siyaset olgular\u0131n\u0131n etik ilkeler g\u00f6zetilmeksizin de\u011ferlendirildi\u011fi \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda, <em>tam<\/em> <em>adaletli ol(a)mayan yurtta\u015flar toplumu<\/em>nda kimileri i\u00e7in hayatta kalmak da gittik\u00e7e g\u00fc\u00e7le\u015fmektedir. &nbsp;Eti\u011fin siyaseti \u00f6nceleyen bir kurum olmas\u0131 beklenirken, tersi ger\u00e7ekle\u015fmekte, etik ilkelere s\u0131rt\u0131n\u0131 d\u00f6nen ya da onlar\u0131 umursamayan siyaset kurumlar\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmaktad\u0131r.&nbsp; \u201cSava\u015fs\u0131z d\u00fcnya\u201d ya da \u201cebedi bar\u0131\u015f\u201d, \u201c<em>kosmou polit\u00eas<\/em>\u201d idealinin \u00e7ok uza\u011f\u0131nda oldu\u011fumuz a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yery\u00fcz\u00fcnde ger\u00e7ek bar\u0131\u015f\u0131n sa\u011flanabilmesi ancak b\u00f6yle bir idealle m\u00fcmk\u00fcnken, \u201cd\u0131\u015fsal yasalar alt\u0131ndaki \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn, kar\u015f\u0131 konmaz bir g\u00fc\u00e7le olabildi\u011fince birle\u015ftirildi\u011fi bir toplum d\u00fczeni kurulmas\u0131, <em>tam adaletli bir yurtta\u015flar anayasas\u0131n\u0131n<\/em> yap\u0131lmas\u0131\u201d (Kant 1982: 118) do\u011fan\u0131n insanl\u0131\u011f\u0131n \u00f6n\u00fcne koydu\u011fu en \u00fcst\u00fcn g\u00f6revi, o gizli amac\u0131 unutmu\u015f gibiyiz. Do\u011fan\u0131n neden insan t\u00fcr\u00fcn\u00fc \u201cevrensel adalet yapt\u0131r\u0131m\u0131n\u0131 uygulayacak bir yurtta\u015flar toplumuna ula\u015fma\u201dya (Kant 1982: 121) zorlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 yeniden d\u00fc\u015f\u00fcnmek zorunday\u0131z. Yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn ortak sahipleri olarak d\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 ve konukseverlik hakk\u0131n\u0131n ebedi bar\u0131\u015f\u0131 sa\u011flamadaki \u00f6nemini kavramak ancak bununla m\u00fcmk\u00fcn olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Hem toplumsal hem de toplumd\u0131\u015f\u0131 bir varl\u0131k, hem bir birey hem de toplumsalla\u015fma e\u011filimini bir arada ta\u015f\u0131yan bir varl\u0131k olarak insan\u0131n t\u00fcm bu ereklerini ancak tam adaletli bir yurtta\u015flar toplumunda ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnen Kant\u2019a g\u00f6re insan, do\u011fan\u0131n kendisine verdi\u011fi i\u015flenmemi\u015f \u00e7e\u015fitli yeteneklerini ancak bir toplumda, \u201cyurtta\u015flar toplumu\u201dnda yetkinle\u015ftirebilir. B\u00f6yle bir toplum, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla sahip olunan temel haklar\u0131n korunabildi\u011fi, hem bireyin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hem de bireyin i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplumda di\u011ferleriyle ya\u015fay\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na alan bir yap\u0131d\u0131r. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn \u00e7\u00f6zmeye zorland\u0131\u011f\u0131 bu sorunun g\u00fc\u00e7 bir sorun oldu\u011fu a\u015fikard\u0131r. \u201cYetkin bir yurtta\u015fl\u0131k anayasas\u0131n\u0131n yap\u0131lmas\u0131 sorunu, ba\u015fka devletlerle yasal, ilkeli bir d\u0131\u015f ili\u015fkiler sorununa ba\u011fl\u0131d\u0131r ve bu ikincisi \u00e7\u00f6z\u00fclmeden birincisi de \u00e7\u00f6z\u00fclemez\u201d (Kant 1982: 123).<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130nsan nas\u0131l ki s\u00fcrekli sava\u015fa ba\u015fvuruyor ve sava\u015f\u0131yorsa, bar\u0131\u015f\u0131n kurulmas\u0131 ve korunmas\u0131na da do\u011fas\u0131 gere\u011fi gereksinim duymaktad\u0131r. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn d\u00fcnya yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 d\u00fczenine ula\u015fma gereksiniminin kar\u015f\u0131lanabilmesi i\u00e7in ona sahip oldu\u011fu \u201cakl\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi y\u00f6n, yasas\u0131z vah\u015filik durumundan \u00e7\u0131kmak ve bir halklar federasyonuna gitmektir\u201d (Kant 1982: 123). Sava\u015fs\u0131z bir d\u00fcnya ve s\u00fcrekli bar\u0131\u015fa ula\u015fma olana\u011f\u0131na bir ama\u00e7 olarak sahip olan insana do\u011fa, <em>\u201cak\u0131l ve akla dayanan irade \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc vermi\u015ftir\u2026 do\u011fa insana, ne \u00f6k\u00fcz\u00fcn boynuzlar\u0131n\u0131, ne aslan\u0131n pen\u00e7esini ne de k\u00f6pe\u011fin di\u015flerini vermi\u015ftir\u2026 do\u011fa insan\u0131n iyi bir durumda olmas\u0131ndan \u00e7ok onun her \u015feyi akl\u0131 ile \u00f6l\u00e7\u00fcp bi\u00e7mesini istemi\u015ftir\u201d<\/em> (Kant 1982: 118). \u00d6zg\u00fcr eyleyebilen bireyler olabilmek ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bir toplumda ya\u015fayabilmek i\u00e7in bir olanaklar varl\u0131\u011f\u0131 olarak insan, \u201cb\u00fct\u00fcn ahlak yasalar\u0131n\u0131n y\u00fcce mahkemesi olan ak\u0131l\u201d (Kant 1984: 239) arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla sava\u015f\u0131 lanetleyip, bar\u0131\u015f\u0131 bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck olarak tan\u0131yabilir. Politikay\u0131 buna g\u00f6re \u015fekillendirebilir. \u201cPolitikan\u0131n ilkeleri, ahlak ve hukukun ilkeleridir. Bu ilkeler ahlak alan\u0131ndaki \u00f6zneyi i\u00e7eriden, hukuk alan\u0131nda ise d\u0131\u015far\u0131dan belirleyen \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131kt\u0131r. O halde politik eylemin kayna\u011f\u0131 da, t\u0131pk\u0131 hukuksal ve ahlaksal eylemin kayna\u011f\u0131 gibi ak\u0131ld\u0131r\u201d (\u00c7\u00f6rek\u00e7io\u011flu 2010: 257).<\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019\u0131n burada vurgulad\u0131\u011f\u0131, yasas\u0131zl\u0131ktan ve do\u011fal durumdan \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 sa\u011flamakla ebedi bar\u0131\u015fa giden d\u00fcnyan\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 aralayabilecek olan ise saf pratik ak\u0131ld\u0131r. \u0130nsan, her \u015feyden \u00f6nce pratik akl\u0131n egemenli\u011fini ve adaletini aramal\u0131d\u0131r ki, ebedi bar\u0131\u015fa giden kap\u0131y\u0131 aralayabilsin. Yaln\u0131z pratik ak\u0131ldan gelen yasaya uygun ve \u00f6zg\u00fcr eylemlerle ula\u015f\u0131labilecek olan ebedi bar\u0131\u015f\u0131n tesisi i\u00e7in \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 ve sava\u015f\u0131 tetikleyen bencil ve ben sevgisini merkeze alan eylemlerden geri durmak gerekmektedir. Bu sebeple, iyiyi isteyen ve etik eyleyebilen \u00f6zg\u00fcr ki\u015filer ile bu ki\u015filerden olu\u015fan toplumlara ihtiya\u00e7 duyulmaktad\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, do\u011fa yasalar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z, saf pratik akl\u0131n ortaya koydu\u011fu ahlak yasas\u0131na g\u00f6re \u00f6zg\u00fcr eyleyebilecek ki\u015filer ile \u201ctek tek insanlar gibi, yaban\u0131l ve ba\u015f\u0131bo\u015f \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinden vazge\u00e7erek genel yasalar\u0131n yapt\u0131r\u0131m\u0131 alt\u0131na girmek ve devaml\u0131 geli\u015ferek sonunda b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya uluslar\u0131n\u0131 kucaklayacak bir <em>uluslar devleti (civitas gentium)\u201d <\/em>(Kant 1984: 240) gerekmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Kal\u0131c\u0131 bar\u0131\u015fa ula\u015fabilmek, temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri koruyabilmek i\u00e7in <em>politikan\u0131n ahlak \u00f6n\u00fcnde dize geldi\u011fi <\/em>(Kant 1984: 260) bir d\u00fcnya d\u00fczenine ihtiya\u00e7 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnen Kant\u2019a g\u00f6re, do\u011fan\u0131n bize buyurdu\u011fu da tam olarak budur. Politika her ne kadar g\u00fc\u00e7 ve karma\u015f\u0131k bir sanat olsa da, ger\u00e7ek politika ahlakla birle\u015fti\u011fi zaman b\u00f6yle olmaktan \u00e7\u0131kar, o ahlaka gerekli sayg\u0131y\u0131 g\u00f6stermeden bir ad\u0131m bile atamaz (Kant 1984: 260). Aralar\u0131nda teorik bir kar\u015f\u0131tl\u0131k bulunmayan ahlak ile politika, insanlar\u0131n ben sevgisine ba\u011fl\u0131 eylemleri sebebiyle pratikte bir kar\u015f\u0131tl\u0131\u011fa sahip g\u00f6r\u00fcnmektedirler. Kant\u2019a g\u00f6re \u201cinsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn b\u00fct\u00fcn tarihi, do\u011fan\u0131n gizli bir plan\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Bu plan i\u00e7te -ve ayn\u0131 ama\u00e7la d\u0131\u015fta da- yetkin bir anayasayla insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn do\u011fal yeteneklerinin geli\u015febilmesini sa\u011flamakt\u0131r\u201d (Kant 1982: 126). \u0130nsan\u0131n do\u011fal yeteneklerinin geli\u015febilmesi, olanaklar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kabilmesi hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bir hukuk devletinin, d\u00fcnya yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 hukukunun tesisiyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Beklenen, hukuksal yapt\u0131r\u0131mlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ilkelerine daha \u00e7ok dayand\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u201cBir ulusun \u00fcyeleri olan insanlar olarak bir kamu hukukuna (<em>ius civitatis<\/em>); devletlerin birbiriyle ili\u015fkileri bak\u0131m\u0131ndan devletler hukukuna (<em>ius gentium<\/em>); evrensel bir insanl\u0131k devletinin \u00fcyeleri olma niteli\u011finden dolay\u0131, birbirlerini etkileyen insanlar ve devletler olmalar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bir d\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 hukukuna (<em>ios cosmopoliticum<\/em>)\u201d (Kant 1984: 234) ihtiya\u00e7 duyarlar. Kant\u2019\u0131n bu ba\u011flamda s\u00fcrekli bar\u0131\u015f i\u00e7in zorunlu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc \u201cd\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 hukuku\u201d ve \u201cd\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131\u201d ideali uluslar\u00fcst\u00fc bir bak\u0131\u015fa gereksinimi ortaya koymaktad\u0131r. Bu ayn\u0131 zamanda evrensellik ve insan haklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle yak\u0131ndan ili\u015fkilidir. \u201cBir gruba, bir ulusa \u00fcyeli\u011fin kendi ba\u015f\u0131na de\u011fer ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131na i\u015faret eden kozmopolitanizm, insan haklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle ayn\u0131 bilgisel temele dayanmaktad\u0131r. \u0130nsan haklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ki\u015fiye mensup oldu\u011fu din, dil, \u00fclke vb. \u00f6\u011feleri hesaba katmadan bakmas\u0131, onu t\u00fcm bu ba\u011flar\u0131n\u0131n \u00f6tesinde insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn bir \u00fcyesi, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 olan bir ki\u015fi olarak de\u011ferlendirmesi, kozmopolitanizmle ko\u015futluk ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Tart\u0131\u015fmal\u0131 ya da tart\u0131\u015f\u0131labilir olansa, insan haklar\u0131n\u0131n korunmas\u0131nda ya da insan haklar\u0131na dayal\u0131 bir toplumun kurulmas\u0131nda d\u00fcnya yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n zorunlu olup olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r\u201d (Tepe 2016: 164). Kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan insan haklar\u0131 sorunlar\u0131 ve bu sorunlar\u0131n g\u00fcnden g\u00fcne art\u0131yor olu\u015fu, bize ulus devletlerin ihlalleri engellemede yeterli olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ve temel haklar\u0131 koruyamad\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Ulus devletlerin insan haklar\u0131 sorunlar\u0131n\u0131 \u00f6nlemede ya\u015fad\u0131klar\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131lar, kimi uluslararas\u0131 kurum ve kurulu\u015flara ihtiya\u00e7 duyulmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015f, bir d\u00fcnya devleti ile birlikte kozmopolit hukukun gereklili\u011fini ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. \u201cHukuki kozmopolitanizm bir d\u00fcnya devletini ya da antik Yunanca <em>polis <\/em>(kent devleti) s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kullan\u0131ma sokarak, t\u00fcm insanlar\u0131 kapsayan ya da en az\u0131ndan t\u00fcm insanlara a\u00e7\u0131k olan bir siyasal toplum\u201d (Pogge 2016: 440) olarak kozmopolitanizm savunusu yapmaktad\u0131r. Bu ise toplumun t\u00fcm \u00fcyelerinin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve haklar\u0131n\u0131n savunu ve \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc gerektirmektedir. \u0130nsan haklar\u0131 sorunlar\u0131n\u0131n bir d\u00fcnya devleti gibi \u00fcst bir \u00f6rg\u00fctlenmeyle \u00e7\u00f6z\u00fclemeyece\u011fi, d\u00fcnya devleti ile d\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 hukukunun bunda \u00f6nemli bir rol oynayabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ulus devletlerin insan haklar\u0131 sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde kamu hukuku (<em>ius civitatis<\/em>) ya da devletler hukukundan (<em>ius gentium<\/em>) yararlanmad\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Geni\u015f bir co\u011frafi alanda milyonlarca ki\u015finin bir arada ya\u015famakla olu\u015fturduklar\u0131 ulusal kimlikler s\u0131k\u00e7a kom\u015fu halklara ve\u00a0 farkl\u0131 kimliklere d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131, ayr\u0131\u015fmay\u0131, nefreti ve beraberinde pek \u00e7ok hak ihlalini de getirmektedir. \u201cBritanyal\u0131 olmak bir zamanlar Frans\u0131z olmama meselesiydi; g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de \u0130sko\u00e7yal\u0131 olmak \u0130ngiliz olmamak ve Kanadal\u0131 olmak da Amerikal\u0131 olmamak demektir. (\u2026) \u00d6rneklerin neredeyse hepsinde, ulus olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z gruplar ortak bir dili, zaman i\u00e7erisinde birlikte ya\u015fama tarihini ve yaln\u0131zca edebi formda de\u011fil, fiziksel ortamda da ifade edilen k\u00fclt\u00fcrel \u00f6zellikleri payla\u015f\u0131rlar -kasaba ve kentlerin in\u015fa edilme bi\u00e7imi, manzaran\u0131n yap\u0131s\u0131, an\u0131tlar, dini yap\u0131lar vb.\u201d (Miller 2019: 144). Bu ortakl\u0131klar, ne yaz\u0131k ki g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de, birlikte ya\u015famad\u0131\u011f\u0131m\u0131z farkl\u0131 uluslar ve\/veya birlikte ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z k\u00fclt\u00fcrel kimliklerle ayr\u0131\u015fmalar\u0131 vahim sonu\u00e7lar\u0131yla ortaya \u00e7\u0131karmakta ve ihlaller \u201cinsan\u201d kimli\u011fimizi ve ortakl\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131 unutturmaktad\u0131r. Ulus-devletlerin olu\u015fturdu\u011fu siyasi kimliklerin yaratt\u0131\u011f\u0131 ayr\u0131\u015fmalar\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131labilmesi ve ortak insanl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n an\u0131msanabilmesi i\u00e7in kozmopolitanizm d\u00fc\u015f\u00fcncesine ihtiya\u00e7 duyulmaktad\u0131r. Devletlerin g\u00fc\u00e7 kullan\u0131m\u0131ndan vazge\u00e7mek i\u00e7in kal\u0131c\u0131 anla\u015fmalarla \u201cebedi bar\u0131\u015f\u201d\u0131 garantiye almak istemeleri olarak kozmopolitlik, yeni bir fikir olmay\u0131p \u201ckendilerini <em>kosmopolitia<\/em>, yani \u2018d\u00fcnya vatanda\u015f\u0131\u2019 olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmekten ho\u015flanan Roma Stoac\u0131lar\u0131na dek uzanan \u00e7ok eski bir fikirdir\u201d (Miller 2019: 151).<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn, \u00f6zellikle Kant sonras\u0131, daha \u00e7ok m\u00fctevazi bir \u00f6neri gibi kabul edilmek istense de, kozmopolitanizm temel \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve haklar\u0131 koruyabilmek, evrensel despotizme kar\u015f\u0131 durabilmek ve k\u00fcresel adaleti, topluluk kimliklerimizle ba\u015fkalar\u0131na kar\u015f\u0131 adalet y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerimizi yerine getirebilmek i\u00e7in bir d\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 hukukuna (<em>ios cosmopoliticum<\/em>) ihtiya\u00e7 duydu\u011fumuzu bize yeniden an\u0131msatan eski bir fikirdir. \u201cKozmopolitler\u2026 Yery\u00fcz\u00fcndeki t\u00fcm insanlar\u0131 tek bir ailenin pek \u00e7ok dal\u0131, evreni de bir devlet olarak g\u00f6r\u00fcrler; kendileri say\u0131s\u0131z di\u011fer ak\u0131lc\u0131 varl\u0131klarla birlikte yurtta\u015ft\u0131rlar; herkes kendince, kendi iyili\u011fi i\u00e7in u\u011fra\u015f\u0131rken, do\u011fan\u0131n kanunlar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde b\u00fct\u00fcn\u00fcn m\u00fckemmelli\u011fini sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r\u2026Kozmopolitanizm anlay\u0131\u015f\u0131nda i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f iki ilmek g\u00f6r\u00fclmektedir. Biri, \u00f6tekilere kar\u015f\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerimiz oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesidir; h\u0131s\u0131ml\u0131k, akrabal\u0131k ve benzeri ili\u015fkilerle ba\u011fl\u0131 oldu\u011fumuz ki\u015filerin, hatta payla\u015f\u0131lan bir yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n getirdi\u011fi daha resmi ba\u011flar\u0131n \u00f6tesine uzanan y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler. Di\u011feri ise, sadece insan hayat\u0131n\u0131n de\u011ferini de\u011fil, tek tek insanlar\u0131n hayatlar\u0131n\u0131n de\u011ferini ciddiye almakt\u0131r, bu da o insanlar\u0131n, onlara de\u011fer katan adet ve inan\u00e7lar\u0131na ilgi g\u00f6stermek demektir. \u0130nsanlar farkl\u0131 farkl\u0131d\u0131r, kozmopolit bunu bilir ve farkl\u0131l\u0131klar\u0131m\u0131zdan \u00f6\u011frenece\u011fimiz \u00e7ok \u015fey vard\u0131r\u201d (Appiah 2017: 1-132).<\/p>\n\n\n\n<p>Ulusal kimliklerle ve k\u00fclt\u00fcrel a\u00e7\u0131dan b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f bir d\u00fcnyada kozmopolit bir adalet aray\u0131\u015f\u0131nda olmak ve bu aray\u0131\u015fta Kant\u2019\u0131n \u00f6nerisine kulak vermek bize bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu sunabilir. K\u00fcresel adalet taleplerinin giderek artt\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnyam\u0131zda, bu taleplerin kar\u015f\u0131l\u0131k bulabilece\u011fi ve kozmopolit adalet ilkelerine g\u00f6re eylenebilece\u011fi bir d\u00fcnyaya yava\u015f yava\u015f da olsa ilerlemek m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Kal\u0131c\u0131 bar\u0131\u015f ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, insan hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nabilmesi siyaset olgular\u0131n\u0131n etik ilkeler g\u00f6zetilerek de\u011ferlendirilmesiyle olanakl\u0131d\u0131r. Bu sebeple, politika ve ahlak\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n do\u011fru bi\u00e7imde belirlenmesi \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u201cPolitika, \u2018y\u0131lanlar gibi sak\u0131ngan (ihtiyatl\u0131) olun\u2019 der; ahlak buna \u015f\u00f6yle bir s\u0131n\u0131rlama koyar: \u2018Ama, kumrular gibi de saf\u2019\u201d (Kant 1984: 251). Dolay\u0131s\u0131yla, her siyaset ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n etikle ba\u015flamas\u0131, etik ilkelere dayanan toplumsal d\u00fczenlemeler ile toplumda etik eyleyebilen ki\u015filerin say\u0131s\u0131n\u0131n artmas\u0131 beklenirken, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde tersine bir gidi\u015fle teorik ve pratik alanda siyasetin ve \u00e7\u0131karlar\u0131n eti\u011fi belirledi\u011fini g\u00f6rmekteyiz.<\/p>\n\n\n\n<p>Siyaseti \u00f6nceleyen bir etikten de, sava\u015fs\u0131z bir d\u00fcnya ve ebedi bar\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncesinden de olduk\u00e7a uza\u011f\u0131z. B\u00f6yle bir d\u00fcnyaya ula\u015fma yolunda y\u00fcr\u00fcmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lsa da y\u00fczy\u0131l\u0131m\u0131zda ben sevgisinin, egoizmin ve bencilce eylemlerin, ahlakl\u0131 ve \u00f6zg\u00fcr eylemlerin yolu t\u0131kad\u0131\u011f\u0131na tan\u0131kl\u0131k etmekteyiz. S\u00fcregelen sava\u015flar\u0131 etik d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 olarak g\u00f6rerek, b\u00f6ylesi bir amaca ula\u015fman\u0131n olanakl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131na inanmaktay\u0131z. \u015eiddetin su\u00e7suzluk postuna b\u00fcr\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, kolayca gerek\u00e7elendirilip, hakl\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131labildi\u011fi \u201ckas\u0131t ve kusursuz cinayet \u00e7a\u011f\u0131nda ya\u015f\u0131yoruz. (\u2026) \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bayra\u011f\u0131 alt\u0131nda tutsak kamplar\u0131, insanl\u0131k a\u015fk\u0131 ya da \u00fcst\u00fcn insanl\u0131k e\u011filimiyle hakl\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131lan toplu \u00f6ld\u00fcrmeler\u201d (Camus 2000: 11-12) \u00e7a\u011f\u0131nda ya\u015f\u0131yoruz. Adalet talep edenlerin say\u0131s\u0131n\u0131n gitgide artt\u0131\u011f\u0131 ve \u201cadaleti \u2018elde etme\u2019 umudunu yitirince silaha sar\u0131ld\u0131\u011f\u0131, rastgele insan \u00f6ld\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, kendilerinin de \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc\u201d (Ku\u00e7uradi 2011: 27) bir\u00e7a\u011fda ya\u015f\u0131yoruz. Bir yandan sava\u015flar ve ter\u00f6r eylemleri t\u00fcm \u015fiddetiyle devam ederken, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokrasi ve insan haklar\u0131 gibi de\u011ferler s\u0131k\u00e7a ihlal edilirken, \u00f6te yandan da bu ya\u015fananlara do\u011frudan ya da dolayl\u0131 olarak maruz kalanlar\u0131n sava\u015fs\u0131z bir d\u00fcnya ve ebedi bar\u0131\u015f taleplerinin de artt\u0131\u011f\u0131n\u0131 izliyoruz. \u201cSava\u015flar\u0131n hi\u00e7 h\u0131z kesmedi\u011fi, hatta teknolojinin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 yeni olanaklarla gittik\u00e7e daha y\u0131k\u0131c\u0131 ve s\u0131n\u0131r tan\u0131maz hale geldi\u011fi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, bar\u0131\u015f \u00f6zlemi en s\u0131k dile getirilen istekler aras\u0131nda yer al\u0131yor. Bar\u0131\u015f, demokrasi, insan haklar\u0131 ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck gibi de\u011ferlerle birlikte, \u00e7a\u011f\u0131n ana siyasal de\u011ferlerinden birini olu\u015fturuyor. Bar\u0131\u015f ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, i\u015f ve ekmek kadar s\u0131kl\u0131kla talep ediliyor\u201d (Tepe, 2006: 63).<\/p>\n\n\n\n<p>O halde, ben sevgisi ya da bencilce eylemlerden s\u0131yr\u0131larak, ahlakl\u0131, \u00f6zg\u00fcr ve insan haklar\u0131n\u0131 koruyacak eylemlerle bar\u0131\u015fa giden bir d\u00fcnyan\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 aralamak m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr? B\u00f6yle bir d\u00fcnyaya ve\/veya d\u00fcnya yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 idealine ula\u015fabilir miyiz? Bu idealin ne kadar yak\u0131n\u0131nday\u0131z? Ebedi bar\u0131\u015f\u0131n yoklu\u011fu ya da s\u00fcrekli sava\u015f\u0131n varl\u0131\u011f\u0131yla her yer tahrip edilirken, sanata, e\u011fitime ya da sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 de\u011fil de, silahlara ve sava\u015fa milyonlar harcan\u0131rken, d\u00fcnyan\u0131n kimi yerlerinde yiyecekler bolluktan \u00e7\u00fcr\u00fcyorken, kimi yerlerinde insanlar ise yokluktan ac\u0131 \u00e7ekiyorlarken, insanlar bu kadar \u00e7\u0131lg\u0131nken, sadece h\u00fck\u00fcmetler ve kapitalistler taraf\u0131ndan de\u011fil, ayn\u0131 b\u00fcy\u00fckler kadar k\u00fc\u00e7\u00fck uluslar da sava\u015f yanl\u0131s\u0131yken ve insanlar\u0131n i\u00e7inde yok etme d\u00fcrt\u00fcs\u00fc, \u00f6ld\u00fcrme, katletme, asmak kesmek d\u00fcrt\u00fcs\u00fc varken (Frank 2008: 280) t\u00fcm bu tahribata son vermek m\u00fcmk\u00fcn olabilir mi?<\/p>\n\n\n\n<p>Bu sorulara \u201cevet\u201d yan\u0131t\u0131 vermenin Kant\u2019a g\u00f6re m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. Kant, b\u00f6yle bir d\u00fcnyan\u0131n imkan\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 etik kuram\u0131nda dile getirdikleriyle ortaya koymaktad\u0131r: \u201c\u00f6yle eyle ki\u2026\u201d ile ba\u015flayan pratik yasaya g\u00f6re eyleyen \u00f6zg\u00fcr ki\u015filerin varl\u0131\u011f\u0131 ve bu ki\u015filerden olu\u015fan bir toplum b\u00f6yle bir d\u00fcnyan\u0131n ko\u015fuludur. Bu tahribat\u0131, t\u00fcm sava\u015flar\u0131 \u00f6nlemenin, ebedi bar\u0131\u015fa ula\u015fman\u0131n olana\u011f\u0131n\u0131 buldu\u011fumuz yer\u201cinsan\u201dd\u0131r -ak\u0131l sahibi olan ve akl\u0131n\u0131 kullanabilme cesaretini g\u00f6steren \u201cinsan\u201dd\u0131r<em>.<\/em> Ahlaksal yasalar\u0131n y\u00fcce mahkemesi; sava\u015f\u0131 hukuksal bir yol olarak kullanmay\u0131 \u015fiddetle lanetleyen ak\u0131l, s\u00fcrekli bar\u0131\u015fa varmak niyetiyle, hukuksal yapt\u0131r\u0131mlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ilkelerine daha \u00e7ok dayand\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 istemekle (Kant 1984: 239) sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc m\u00fcmk\u00fcn k\u0131labilecek oland\u0131r.&nbsp; Ancak \u00f6ncelikle, pratik akl\u0131n egemenli\u011fini ve adaletini aramakla i\u015fe ba\u015flamal\u0131d\u0131r ki, s\u00fcrekli bar\u0131\u015f\u0131n hay\u0131rl\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 zorunlu olarak ger\u00e7ekle\u015febilsin (Kant 1984: 258).<\/p>\n\n\n\n<p>\u201cYurtta\u015flar toplumu\u201d, \u201cadaletli toplum\u201d ya da \u201ctam adaletli yurtta\u015flar toplumu\u201d eti\u011fin politikay\u0131 \u00f6nceledi\u011fi, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131, hem bireyin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hem de bireyin i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplumda di\u011ferleriyle ya\u015fay\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda olanakl\u0131d\u0131r. \u0130nsan, do\u011fan\u0131n kendi \u00f6n\u00fcne koydu\u011fu en \u00fcst\u00fcn g\u00f6rev olan tam adaletli yurtta\u015flar anayasas\u0131n\u0131n yap\u0131lmas\u0131 (Kant 1982: 118) \u00f6devini yerine getirmekten, kendine ve birlikte ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 her insana kar\u015f\u0131 sorumludur. Bir arada ya\u015fam\u0131n olana\u011f\u0131 bu sorumlulu\u011fun yerine getirilmesiyle ortaya \u00e7\u0131kabilir. \u201cKozmopolitizm, ulusal topluluklarda oldu\u011fu gibi, insanl\u0131k toplulu\u011funda da bir arada var olma al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 geli\u015ftirmemiz gerekti\u011fi \u015feklindeki basit bir d\u00fc\u015f\u00fcnceyle ba\u015flar: Eski anlam\u0131yla s\u00f6yle\u015fi, birlikte ya\u015fama, ortakla\u015fma\u201d (Appiah 2017: 16). Bunun i\u00e7in ki\u015fi-ki\u015fi ili\u015fkilerini d\u00fczenleyen ilkeler ile kamusal ya\u015fam\u0131 d\u00fczenleyen, uluslararas\u0131 bildirge ve s\u00f6zle\u015fmelerle dile gelen insan haklar\u0131 ilkelerinin varl\u0131\u011f\u0131na ve korunmas\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu ilkeler birlikte ya\u015faman\u0131n olmazsa olmazlar\u0131d\u0131r. Ya\u015fananlar, olan bitenler sonunda ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmelerle elde edilenlerdir. Unutulamamal\u0131d\u0131r ki, temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin korundu\u011fu bir&nbsp; d\u00fcnya&nbsp; insan i\u00e7in olanaks\u0131z de\u011fildir. B\u00f6yle bir ya\u015fama sahip olmak belirli bir \u00fclkenin yurtta\u015f\u0131 olmakla, bir \u00fclkede ya da devlette ya\u015famakla da s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir:<\/p>\n\n\n\n<p class=\"has-text-align-center\"><em>\u201cD\u00fcnya yuvarlak (k\u00fcre bi\u00e7iminde) oldu\u011fundan, insanlar onun \u00fczerinde sonsuz bir bi\u00e7imde da\u011f\u0131lamazlar; eninde sonunda yan yana bulunmaya, bir arada ya\u015famaya katlanmak zorunda\u201dd\u0131rlar<\/em> (Kant 1984: 241).<\/p>\n\n\n\n<p><strong>KAYNAK\u00c7A:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Camus, A. (2000). <em>Ba\u015fkald\u0131ran \u0130nsan<\/em> (3. Bas\u0131m). (T. Y\u00fccel, \u00c7ev.). \u0130stanbul: Can Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7\u00f6rek\u00e7io\u011flu, H. (2010). Kant\u2019tan Bir Sivil \u0130taatsizlik Teorisi T\u00fcretmek M\u00fcmk\u00fcn M\u00fcd\u00fcr?. <em>Kant Felsefesinin Politik Evreni<\/em> i\u00e7inde (1. Bas\u0131m), (ss. 243-261). (H. \u00c7\u00f6rek\u00e7io\u011flu Der.). \u0130stanbul: \u0130stanbul Bilgi \u00dcniversitesi Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Kant, I. (1982). D\u00fcnya Yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 Amac\u0131na Y\u00f6nelik Genel Bir Tarih Anlay\u0131\u015f\u0131. (U. Nutku, \u00c7ev.). <em>YAZKO Felsefe Yaz\u0131lar\u0131<\/em> i\u00e7inde (ss. 117-129). \u0130stanbul: YAZKO.<\/p>\n\n\n\n<p>Kant, I. (1984). S\u00fcrekli (Ebedi) Bar\u0131\u015f \u00dcst\u00fcne Felsefi Bir Deneme (1795). (N. Bozkurt, \u00c7ev.). <em>Se\u00e7ilmi\u015f Yaz\u0131lar<\/em> i\u00e7inde (ss. 223-266). \u0130stanbul: Remzi Kitabevi.<\/p>\n\n\n\n<p>Ku\u00e7uradi, \u0130. (2011). Adalet Kavram\u0131,&nbsp;<em>\u0130nsan Haklar\u0131 Kavram ve Sorunlar\u0131<\/em>&nbsp;i\u00e7inde (ss. 27-37). Ankara: T\u00fcrkiye Felsefe Kurumu Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Kwame, A.A. (2017). <em>Kozmopolitanizm D\u00fcnya Yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Felsefesi<\/em> (2. Bas\u0131m). (F. G\u00fclfidan \u00c7ev.). Ankara: Nika Yay\u0131nevi.<\/p>\n\n\n\n<p>Miller, D. (2019). <em>Siyaset Felsefesi<\/em> (1. Bas\u0131m). (S. G\u00fcl, \u00c7ev.). Ankara: Dost Kitabevi.<\/p>\n\n\n\n<p>Pogge, T. (2016). Kozmopolitanizm. <em>\u00c7a\u011fda\u015f Siyaset Felsefesi K\u0131lavuzu- Disiplinler ve \u0130deolojiler<\/em> i\u00e7inde (1. Bas\u0131m), (ss. 436-464). (S. Co\u015far \u00c7ev.). Ankara: Dipnot Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Tepe, H. (2006). \u201cEtik Sava\u015flar\u0131 \u00d6nleyebilir Mi?\u201d, <em>Bar\u0131\u015f\u0131n Felsefesi 200. \u00d6l\u00fcm Y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fcnde Kant <\/em>i\u00e7inde (1. Bas\u0131m), (ss. 63-73). (\u0130. Ku\u00e7uradi, Yay.Haz.). Ankara: T\u00fcrkiye Felsefe Kurumu Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Tepe, H. (2018). \u0130nsan Haklar\u0131 ve Evrensellik Tart\u0131\u015fmas\u0131. <em>\u0130nsan Haklar\u0131 Felsefesi<\/em> i\u00e7inde (ss.149-166). Ankara: BilgeSu Yay\u0131nlar\u0131.&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p class=\"teaser\">*This article is written in Turkish. Author: Berfin Kart \u201cD\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 hukuku, evrensel konukluk (misafirlik) ko\u015fullar\u0131 ile s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r\u201d (Kant 1984: 241) Bug\u00fcn d\u00fcnyam\u0131z, Kant\u2019\u0131n evrensel konukluk ko\u015fullar\u0131n\u0131n ya da idealinin olduk\u00e7a uza\u011f\u0131nda g\u00f6r\u00fcnmektedir. 21. y\u00fczy\u0131lda d\u00fcnyan\u0131n hemen her yerinde farkl\u0131 sebeplerle \u201chayatta kalma\u201d m\u00fccadelesi vermek zorunda kalan \u201ckonuklar\u201d ile \u201cev sahipleri\u201d, \u201cyabanc\u0131lar\u201d ile \u201cyerliler\u201d birlikte &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":6435,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"spay_email":""},"categories":[89],"tags":[],"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/i1.wp.com\/turkiyekanttoplulugu.org\/wp-content\/uploads\/2021\/12\/FullSizeRender-1-1.jpg?fit=479%2C340","_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6426"}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=6426"}],"version-history":[{"count":4,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6426\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":6436,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/6426\/revisions\/6436"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/6435"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=6426"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=6426"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=6426"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}