{"id":5776,"date":"2021-02-03T12:46:04","date_gmt":"2021-02-03T09:46:04","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=5776"},"modified":"2021-02-03T13:03:38","modified_gmt":"2021-02-03T10:03:38","slug":"immanuel-kant-marcus-herze-21-subat-1772-tarihli-mektup","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=5776","title":{"rendered":"IMMANUEL KANT:\u201cMarcus Herz\u2019e 21 \u015eubat 1772 Tarihli Mektup\u201d"},"content":{"rendered":"\n<p><em>Almanca Asl\u0131ndan \u00c7eviren: Kaan H. \u00d6kten (MSGS\u00dc)<\/em><\/p>\n\n\n\n<p class=\"has-text-align-right\">[<strong>AA<\/strong> <strong>10:<\/strong> <strong>129<\/strong>] <a href=\"#_ftn1\">[1]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Pek\nNecip Efendim,<\/p>\n\n\n\n<p>De\u011ferli\nDostum,<\/p>\n\n\n\n<p>\u015eayet\nsize hi\u00e7bir cevap yazmay\u0131\u015f\u0131m hususunda bana k\u0131rg\u0131nl\u0131k duyuyorsan\u0131z, bunda bana\nhaks\u0131zl\u0131k etmi\u015f olmazs\u0131n\u0131z elbette. Fakat bu durumdan naho\u015f neticeler \u00e7\u0131karacak\nolursan\u0131z, benim d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131mla ilgili olarak sizin kendi bilginize at\u0131fta\nbulunabilmeyi dilerim. Her t\u00fcrl\u00fc af dilemek yerine, mektup yazmam\u0131 ertelemeye\nneden olan, bo\u015f saatlerimde d\u00fc\u015f\u00fcncelerimin hangi tarzda me\u015fgul oldu\u011funun k\u0131sa\nbir hik\u00e2yesini sunmak isterim. Siz K\u00f6nigsberg\u2019ten ayr\u0131ld\u0131ktan sonra, i\u015flerim\nile \u00e7ok ihtiya\u00e7 duydu\u011fum dinlenmelerim aras\u0131ndaki vakitlerde, \u00fczerinde m\u00fczakere\netti\u011fimiz irdelemelerin plan\u0131na yeniden bakt\u0131m. Amac\u0131m b\u00fct\u00fcn felsefeye ve di\u011fer\nbili\u015flere onu intibak ettirmek, onun uzan\u0131m ve s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 kavrayabilmek idi.\nDaha \u00f6ncesinde, ahlakta duyusal olan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnsel olandan ay\u0131rt edilmesinde ve\nbundan kaynaklanan ilkeler itibariyle epeyce ilerleme sa\u011flayabilmi\u015ftim.\nDuyarl\u0131k, be\u011feni ve yarg\u0131 verme g\u00fcc\u00fcn\u00fcn prensiplerini ve onlar\u0131n etkilerini\nyani ho\u015f, g\u00fczel ve iyi olan\u0131 da bir s\u00fcre \u00f6nce tasarlam\u0131\u015f ve bundan epeyce\ntatmin olmu\u015ftum. Ve b\u00f6ylece, \u015fu isme sahip olabilecek bir yap\u0131t\u0131n plan\u0131n\u0131\nyapm\u0131\u015ft\u0131m kendime: <em>Duyusall\u0131\u011f\u0131n ve Akl\u0131n\nS\u0131n\u0131rlar\u0131<\/em>. Onu iki k\u0131s\u0131m olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm, biri teorik di\u011feri pratik.\nBirincisi iki b\u00f6l\u00fcm i\u00e7erecek: 1. Genel fenomenoloji. 2. Metafizik (ama yaln\u0131zca\ndo\u011fas\u0131 ve y\u00f6ntemi bak\u0131m\u0131ndan). \u0130kincisi de yine iki b\u00f6l\u00fcmden olu\u015facak: 1.\nDuyarl\u0131\u011f\u0131n, be\u011feninin ve duyusal i\u015ftahlar\u0131n evrensel prensipleri. 2. T\u00f6relli\u011fin\n[<em>Sittlichkeit<\/em>] birinci temelleri.\nAncak teorik k\u0131sm\u0131n [<strong>130<\/strong>] b\u00fct\u00fcn\nkapsam\u0131 ve t\u00fcm k\u0131s\u0131mlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri \u00fczerinde etrafl\u0131ca d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnce,\n\u015funu fark ettim ki: Benim uzun metafiziksel ve di\u011fer ara\u015ft\u0131rmalar\u0131mda dikkatimi\ny\u00f6neltmedi\u011fim ve o vakte kadar kendinden bile hen\u00fcz sakl\u0131 kalan metafizi\u011fin t\u00fcm\ns\u0131rr\u0131n\u0131n anahtar\u0131n\u0131 sahiden te\u015fkil edecek \u00f6zsel bir \u015feyin h\u00e2len noksanl\u0131\u011f\u0131n\u0131\n\u00e7ekmekteymi\u015fim. Zira kendi kendime \u015funu sordum: Bizim i\u00e7imizde, ad\u0131na temsil\ndenilenin nesneyle olan ili\u015fkisinin dayand\u0131\u011f\u0131 zemin nedir? E\u011fer temsil, \u00f6znenin\nnesne taraf\u0131ndan yaln\u0131zca nas\u0131l tesir edildi\u011finin tarz\u0131n\u0131 i\u00e7eriyorsa, o zaman,\nnedeninin etkisi olarak onun nesneye nas\u0131l tekab\u00fcl etti\u011fini ve zihnimizin bu\nbelirleniminin bir \u015feyi nas\u0131l <em>temsil<\/em>\netti\u011fini, ba\u015fka bir deyi\u015fle, bir nesneye nas\u0131l sahip olabildi\u011fini idrak etmek\nkolayd\u0131r. Demek ki edilgen veya duyusal temsillerin, nesnelere dair\nkavran\u0131labilir bir ili\u015fkisi vard\u0131r ve ruhumuzun do\u011fas\u0131ndan iktibas edilmi\u015f olan\nilkeler, t\u00fcm \u015feyler i\u00e7in kavran\u0131labilir birer ge\u00e7erlili\u011fe sahiptir, \u015fayet duyu\nnesneleri olacak iseler. Ayn\u0131 \u015fekilde: \u0130\u00e7imizde olan ve temsil diye\n\u00e7a\u011fr\u0131lanlar, e\u011fer obje bak\u0131m\u0131ndan etken olsalar idi, ba\u015fka bir deyi\u015fle, onlar\nsayesinde nesnenin kendisi ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f olsayd\u0131 (t\u0131pk\u0131 e\u015fyan\u0131n k\u00f6kensel\nimgeleri olarak tanr\u0131sal bili\u015fin temsil edilmesi gibi), o zaman, onlar\u0131n\nobjelerle olan uyumu da anla\u015f\u0131l\u0131r olurdu. Demek ki hem <em>intellectus archetypi<\/em>\u2019nin (\u015feylerin kendisi onun g\u00f6r\u00fcs\u00fc \u00fczerine\ntemellenir) hem de <em>intellectus ectypi<\/em>\u2019nin\n(yapt\u0131\u011f\u0131 mant\u0131ksal i\u015flemlerin verilerini \u015feylerin duyusal g\u00f6r\u00fcs\u00fcnden elde eder)\nolanakl\u0131l\u0131\u011f\u0131 en az\u0131ndan anla\u015f\u0131labilirdir. Fakat anlama yetimiz, kendi\ntemsilleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ne nesnenin nedenidir (ahlaktaki iyi ama\u00e7lar hari\u00e7) ne\nde nesne, anlama yetisi temsillerinin nedenidir (<em>in sensu reali<\/em>). Demek ki saf anlama yetisi kavramlar\u0131, ne\nduyular\u0131n duyumlar\u0131ndan soyutlanmal\u0131 ne de duyular arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla edinilen\ntemsilleri ifade etmelidir. Bilakis, onun kaynaklar\u0131 ruhun do\u011fas\u0131nda bulunuyor\nolmal\u0131 ama ne obje taraf\u0131ndan etkilenmi\u015f ne de objenin kendisini ortaya\n\u00e7\u0131kar\u0131yor olmal\u0131d\u0131r. <em>Dissertation<\/em>\u2019umda\nd\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr temsillerin do\u011fas\u0131n\u0131 yaln\u0131zca negatif olarak ifade etmekle\nyetinmi\u015ftim: Onlar\u0131n, ruhun nesne arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla modifikasyonlar\u0131 olmad\u0131klar\u0131n\u0131\nifade etmi\u015ftim. Fakat bir temsilin bir nesneye ili\u015fkin olmas\u0131n\u0131n, \u015fu veya bu\nminvalde ondan tesir g\u00f6rmeksizin nas\u0131l olanakl\u0131 [<strong>131<\/strong>] olabilece\u011fini sessizce ge\u00e7i\u015ftirmi\u015ftim. \u015e\u00f6yle demi\u015f idim:\nDuyusal temsiller, \u015feyleri tezah\u00fcr ettikleri gibi, d\u00fc\u015f\u00fcnsel temsiller ise\n\u015feyleri olduklar\u0131 gibi temsil eder. Peki ama, bu \u015feyler bize neyin sayesinde\nverilir? E\u011fer bize tesir etmelerinin tarz\u0131 sayesinde verilmiyorlar ise ve \u015fayet\nbu d\u00fc\u015f\u00fcnsel temsiller bizim i\u00e7sel faaliyetlerimize dayan\u0131yorlarsa, o zaman,\nonlar\u0131n nesnelerle uyum g\u00f6stermesi nereden gelmektedir (zira bunlar bu sayede\nortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir)? Keza bu nesneler hakk\u0131ndaki saf akl\u0131n aksiyomlar\u0131\nbunlarla nas\u0131l uyum g\u00f6sterir, \u015fayet bu uyumun deneyimden yard\u0131m almas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn\nde\u011filse? Matematikte bu m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki objeleri, bir birimi pek\n\u00e7ok kere alarak onun temsillerini \u00fcretebildi\u011fimiz i\u00e7in yaln\u0131zca birer b\u00fcy\u00fckl\u00fck\nolmakta ve birer b\u00fcy\u00fckl\u00fck olarak temsil edilebilmektedir. Bu y\u00fczdendir ki\nb\u00fcy\u00fckl\u00fcklerin kavramlar\u0131 spontane olabilmekte ve ilkeleri <em>a priori<\/em> olarak belirlenebilmektedir. Fakat niteliksel ili\u015fkiler\ns\u00f6z konusu oldu\u011funda, benim anlama yetimin nesneler hakk\u0131nda t\u00fcm\u00fcyle <em>a priori<\/em> olarak kavramlar\u0131 kendisi i\u00e7in\nnas\u0131l olu\u015fturdu\u011fu ve \u015feylerin bunlarla zorunlu olarak nas\u0131l uyum g\u00f6sterdi\u011fi,\nonlar\u0131n olanakl\u0131l\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda anlama yetisinin reel ilkeleri nas\u0131l tasarlad\u0131\u011f\u0131\nve deneyimin bunlarla tam olarak nas\u0131l uyum g\u00f6sterdi\u011fi ve fakat onlar\u0131n yine de\nanlama yetisinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olmalar\u0131 gibi sorular, anlama yetisi kapasitesi\nbak\u0131m\u0131ndan daima karanl\u0131kta kalan \u015fu hususa sahiptir: \u015eeylerin kendisiyle\nuyumluluk, anlama yetisine nereden gelmektedir?<\/p>\n\n\n\n<p>Platon\nsaf anlama yetisi kavram ve ilkelerinin k\u00f6kensel kayna\u011f\u0131 olarak tanr\u0131sal olan\u0131n\nevvelden gelen tinsel g\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc varsaym\u0131\u015ft\u0131. Malebranche ise bu k\u00f6kensel\nvarl\u0131\u011f\u0131n h\u00e2len devam eden ebed\u00ee g\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc varsaym\u0131\u015ft\u0131. Crusius\u2019un birinci ahlak\nyasas\u0131ndan hareketle \u00e7e\u015fitli ahlak\u00e7\u0131lar ise, \u00f6nceden i\u00e7imize ekilmi\u015f belirli\nkurallar hakk\u0131nda ve bunun yan\u0131 s\u0131ra \u015feylerle uyum g\u00f6sterebilmek i\u00e7in Tanr\u0131\u2019n\u0131n\ninsan ruhuna ekmi\u015f olmas\u0131 gereken kavramlar hakk\u0131nda yarg\u0131da bulunmu\u015flard\u0131. Bu\nsistemlerden birincisine <em>influxum\nhyperphysicum<\/em>, ikincisine ise <em>harmoniam\npraestabilitam intellectualem<\/em> denilebilir. Fakat bili\u015flerimizin k\u00f6ken ve\nge\u00e7erlili\u011finin belirlenmesi bak\u0131m\u0131ndan se\u00e7ilebilecek en uygun olmayan \u015fey, <em>Deus ex Machina<\/em> olup bu, bili\u015flerimizin\n\u00e7\u0131kar\u0131m dizisi i\u00e7indeki yan\u0131lt\u0131c\u0131 d\u00f6ng\u00fcselli\u011finin yan\u0131 s\u0131ra her t\u00fcrl\u00fc tuhaf\nfikre veya hu\u015fu dolu ya da kuruntulu hezeyana \u00f6n ayak olmas\u0131 gibisinden\nolumsuzluklara da sahiptir. <\/p>\n\n\n\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcnsel\nbili\u015fin kaynaklar\u0131n\u0131 (ki onlar olmaks\u0131z\u0131n [<strong>132<\/strong>]\nmetafizi\u011fin do\u011fas\u0131 ve s\u0131n\u0131rlar\u0131 belirlenemez) bu minvalde ararken ben, bu\nbilimi \u00f6zsel olarak farkl\u0131 iki k\u0131sma ay\u0131rd\u0131m ve transendental felsefeyi yani\ntamamen saf olan akl\u0131n t\u00fcm kavramlar\u0131n\u0131 belirli say\u0131da kategorilerin alt\u0131na\ngetirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. Ama bunu Aristoteles\u2019in yapt\u0131\u011f\u0131 gibi yapmad\u0131m \u00e7\u00fcnk\u00fc o\nbunlar\u0131, on adet <em>praedicamenta<\/em>\nalt\u0131nda ve tamamen tesad\u00fcfi olarak kendi \u00f6n\u00fcnde buldu\u011fu h\u00e2liyle yan yana\ngetirmi\u015fti. Bilakis ben, anlama yetisinin baz\u0131 az say\u0131daki temel yasalar\u0131\narac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ve onlar\u0131n kendili\u011finden ayr\u0131ld\u0131klar\u0131 s\u0131n\u0131flara g\u00f6re bunu yapmaya\n\u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. \u015eimdi burada, en son hedef noktas\u0131na kadar s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm incelemenin\nt\u00fcm dizisini ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak a\u00e7\u0131klamak yerine, \u015funu diyebilirim ki maksad\u0131m\nbak\u0131m\u0131ndan \u00f6zsel olan\u0131 ba\u015farm\u0131\u015f bulunuyorum ve art\u0131k ben, hem teorik hem de\npratik bili\u015fin do\u011fas\u0131n\u0131 (salt d\u00fc\u015f\u00fcnsel oldu\u011fu takdirde) i\u00e7eren bir saf akl\u0131n\nele\u015ftirisini sunabilecek durumday\u0131m. Metafizi\u011fin kaynaklar\u0131n\u0131, y\u00f6ntem ve\ns\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 i\u00e7eren birinci k\u0131sm\u0131 ilk \u00f6nce \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m, onu takiben de\nt\u00f6relli\u011fin saf prensiplerini ele alaca\u011f\u0131m. Birincisini yakla\u015f\u0131k \u00fc\u00e7 ay i\u00e7inde\nyay\u0131mlam\u0131\u015f olurum. <\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6ylesine\nhassas tarzdaki bir zihin me\u015fguliyeti i\u00e7in, bu alan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bulunan\nd\u00fc\u015f\u00fcncelerle yo\u011fun olarak me\u015fgul olmak kadar engelleyici ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey\nyoktur. Zihin sakin ve hatta mutlu anlar\u0131nda her zaman ve m\u00fctemadiyen kendini\nsunan herhangi bir tesad\u00fcfi fikre a\u00e7\u0131k olmal\u0131 ise de s\u00fcrekli bir yo\u011funluk i\u00e7inde\nolmamal\u0131d\u0131r. Cesaretlendirmeler ve oyalanmalar, zihnin g\u00fc\u00e7lerini yumu\u015fakl\u0131k ve\nhareketlilik i\u00e7inde tutmal\u0131, b\u00f6ylelikle nesneye hep ba\u015fka bir y\u00f6nden bakabilme\nimk\u00e2n\u0131na kavu\u015fulmal\u0131 ve bak\u0131\u015f dairesi mikroskopik bir g\u00f6zlemden evrensel bir\nmanzaraya do\u011fru geni\u015fletilebilmelidir. B\u00f6ylece akla gelebilecek t\u00fcm bak\u0131\u015f\na\u00e7\u0131lar\u0131 ele al\u0131narak bunlar\u0131n birbirlerinin nazari yarg\u0131lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131\nolarak do\u011frulayabilmeleri sa\u011flanmal\u0131d\u0131r. Benim i\u00e7in \u00e7ok ho\u015f olan mektuplar\u0131n\u0131za\ncevap yazmaktan beni al\u0131koyan bundan ba\u015fka bir neden de\u011fildir, k\u0131ymetli dostum.\nZira sizin benden, size bo\u015f \u015feyler yazmam\u0131 beklemeyece\u011finizi san\u0131yorum. <\/p>\n\n\n\n<p>Sizin\nbe\u011feni ve derin d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcmle yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131z k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131t\u0131n\u0131z konusuna gelince; pek \u00e7ok\nk\u0131sm\u0131yla beklentilerimi a\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat yukar\u0131da belirtti\u011fim nedenlerden dolay\u0131\n[<strong>133<\/strong>] ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak onu ele almam\nm\u00fcmk\u00fcn olmayacak. Ancak dostum, bilimlerin durumu bak\u0131m\u0131ndan bu tarzdaki\ngiri\u015fimlerin e\u011fitimli kamuoyu nezdindeki etkileri \u015fu mahiyettedir: Benim i\u00e7in\nen \u00f6nemli olarak g\u00f6r\u00fcnen \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131mla ilgili plan\u0131m b\u00fcy\u00fck oranda tamamlanarak\n\u00f6n\u00fcmde durdu\u011fu h\u00e2lde, ifa edilmesine mani olma tehdidini i\u00e7eren uygunsuzluklar\ny\u00fcz\u00fcnden kayg\u0131lanmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m vakitler; onun yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131nda veya\nyay\u0131mlanmay\u0131p da sonsuza dek bilinmedi\u011finde bile, kamuoyu nezdinde yarar\u0131n\u0131n olmayaca\u011f\u0131\nd\u00fc\u015f\u00fcncesiyle \u00e7o\u011fu kez kendimi teselli ediyorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendi yazd\u0131klar\u0131\nsayesinde okurlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp ta\u015f\u0131nmaya sevk edebilmek i\u00e7in esasen daha y\u00fcksek\nbir itibar ve belagata sahip bir yazar olmak gerekir. <\/p>\n\n\n\n<p>Yaz\u0131n\u0131z\u0131n\n<em>Breslauische Zeitung<\/em>\u2019da ve k\u0131sa bir\ns\u00fcre \u00f6nce de <em>G\u00f6ttingische Zeitung<\/em>\u2019da\nde\u011ferlendirilmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcm. \u015eayet kamuoyu, bir yaz\u0131n\u0131n tinini ve ana\namac\u0131n\u0131 buradaki gibi yarg\u0131l\u0131yorsa, o zaman, t\u00fcm gayretler bo\u015fa gitmi\u015f\ndemektir. Hatta h\u0131zl\u0131ca yap\u0131lan bir de\u011ferlendirmenin ard\u0131ndan \u00f6vg\u00fc g\u00f6rmekten\nziyade, de\u011ferlendiricinin, g\u00f6sterilen gayretin \u00f6z\u00fcn\u00fc idrak etme \u00e7abas\u0131 i\u00e7inde\noldu\u011fu anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, azarlanmak bir yazar i\u00e7in daha ho\u015f gelecektir.\nG\u00f6ttingen\u2019deki de\u011ferlendirici, esasen tesad\u00fcfi olan ve asl\u0131nda benim bir s\u00fcre\n\u00f6nce de\u011fi\u015ftirmi\u015f oldu\u011fum, b\u00f6ylelikle ana amac\u0131m bak\u0131m\u0131ndan daha da kazan\u00e7\nsa\u011flad\u0131\u011f\u0131m \u00f6\u011freti sisteminin baz\u0131 uygulamalar\u0131 \u00fczerinde durmu\u015f. Gelgelelim\n\u00e7alakalem yaz\u0131lm\u0131\u015f bu t\u00fcrden on adet de\u011ferlendirmeye k\u0131yasla Mendelssohn veya\nLambert\u2019in tek bir mektubu bile, bir yazar\u0131 kendi \u00f6\u011fretilerini g\u00f6zden ge\u00e7irmeye\ndaha \u00e7ok sevk edecektir. \u00d6te yandan bizim bu y\u00f6remizde tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m en iyi felsefe\nakl\u0131na sahip olan d\u00fcr\u00fcst peder Schultz, \u00f6\u011freti sisteminin amac\u0131n\u0131 gayet iyi\nidrak etmi\u015ftir. Kendisinin, sizin k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131t\u0131n\u0131zla da me\u015fgul olmas\u0131n\u0131 diliyorum.\nKendisinin yapt\u0131\u011f\u0131 de\u011ferlendirmede, \u00f6n\u00fcnde bulunan \u00f6\u011freti sistemiyle ilgili\nyanl\u0131\u015f anlamaya dayanan iki yorum yer al\u0131yor. Birincisi \u015fudur: Uzay\u0131n, duyusal\ntezah\u00fcr\u00fcn saf formu de\u011fil de, bir nevi hakiki d\u00fc\u015f\u00fcnsel g\u00f6r\u00fc [<em>wahres intellectuales Anschauen<\/em>] olmas\u0131\nyani objektif bir \u015fey olmas\u0131. Bunun a\u00e7\u0131k yan\u0131t\u0131 \u015f\u00f6yledir: Uzay\u0131n objektif\nolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n yani d\u00fc\u015f\u00fcnsel de olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n ifade edilmesinin nedeni \u015fudur: Onun\ntemsilini t\u00fcm\u00fcyle \u00e7\u00f6z\u00fcmledi\u011fimizde, onda ne \u015feylerin temsilini (yaln\u0131zca uzayda\nmevcut olabilirlikleri bak\u0131m\u0131ndan) ne de edimsel bir ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 (ki nesneler\nolmadan bu olamaz) bulabiliriz. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, herhangi bir etkiyi veya\nili\u015fkiyi bir [<strong>134<\/strong>] neden olarak\nd\u00fc\u015f\u00fcnemeyiz, hatta bir e\u015fyan\u0131n veya bir edimsel olan\u0131n herhangi bir temsiline\nbile sahip de\u011filiz ki uzay, \u015feylere i\u00e7kin olsun ve dolay\u0131s\u0131yla objektif bir \u015fey\nolsun. \u0130kinci yanl\u0131\u015f anlama, beni epeyce d\u00fc\u015f\u00fcnmeye sevk eden bir itiraza yol\na\u00e7t\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki bu, \u00f6\u011freti sistemine y\u00f6nelik yap\u0131labilecek en\nesas itirazd\u0131r ve herkese pek do\u011fal gelmelidir. Hatta say\u0131n Lambert de onu bana\nkar\u015f\u0131 y\u00f6neltmi\u015ftir. \u015e\u00f6yle ki: De\u011fi\u015fimler edimsel olan \u015feylerdir (i\u00e7 duyunun\ntan\u0131kl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re). \u015eimdi bunlar, yaln\u0131zca zaman\u0131n \u00f6n \u015fart\u0131 alt\u0131nda olanakl\u0131d\u0131r,\no h\u00e2lde zaman edimsel bir \u015fey olup&nbsp;\nkendinde \u015feylerin belirlenimlerine bizatihi ili\u015fiktir.<a href=\"#_ftn2\">[2]<\/a> Peki ama\n(dedim kendi kendime), bu arg\u00fcmana paralel olarak neden \u015fu \u00e7\u0131kar\u0131mda\nbulunmuyoruz: Cisimler edimseldir (d\u0131\u015f duyunun tan\u0131kl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re). \u015eimdi,\ncisimler yaln\u0131zca uzay\u0131n ko\u015fulu alt\u0131nda olanakl\u0131d\u0131r, o h\u00e2lde uzay objektiftir\nve reel olup da \u015feylerin kendisine i\u00e7kindir. Bunun nedeni \u015furada yat\u0131yor:\nD\u0131\u015fsal \u015feyler bak\u0131m\u0131ndan temsillerin edimselli\u011finden nesnelerin edimselli\u011fi\n\u00e7\u0131karsanamazken, d\u00fc\u015f\u00fcnme veya d\u00fc\u015f\u00fcncenin varolu\u015fu ile benim kendim i\u00e7sel duyuda\nbirbiriyle ayn\u0131d\u0131r. Buradaki zorlu\u011fu \u00e7\u00f6zmenin anahtar\u0131 \u015furada yat\u0131yor: Benim\nkendi durumumu zaman\u0131n formu alt\u0131nda olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmemem gerekti\u011finden ve\ndolay\u0131s\u0131yla i\u00e7 duyusall\u0131\u011f\u0131n formunun bana de\u011fi\u015fimlerin tezah\u00fcr\u00fcn\u00fc vermedi\u011finden\nhi\u00e7bir ku\u015fku olamaz.<a href=\"#_ftn3\">[3]<\/a> \u015eimdi,\nde\u011fi\u015fimlerin birer edimsel \u015fey olduklar\u0131n\u0131 ink\u00e2r etmedi\u011fim gibi, cisimlerin de\nbirer edimsel \u015fey olduklar\u0131n\u0131 ink\u00e2r etmiyorum (keza bundan tezah\u00fcre edimsel bir\n\u015feyin tekab\u00fcl etti\u011fini anl\u0131yorum yaln\u0131zca). Hatta \u015funu bile diyemem: \u0130\u00e7 tezah\u00fcr\nde\u011fi\u015fmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fayet i\u00e7sel duyuda tezah\u00fcr etmiyorsa, b\u00f6yle bir de\u011fi\u015fimi\nneyin sayesinde g\u00f6zlemleyece\u011fim? Bundan \u015funun \u00e7\u0131karsand\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenecek olursa:\nD\u00fcnyadaki her \u015fey objektiftir ve kendinde olarak de\u011fi\u015fimsizdir. O zaman, buna\n\u015f\u00f6yle cevap verirdim: Onlar ne de\u011fi\u015fimlidir ne de de\u011fi\u015fimsizdir. T\u0131pk\u0131\nBaumgarten\u2019in <em>Metafizik<\/em> \u00a7 18\u2019de\ndedi\u011fi gibi: Mutlak olarak olanaks\u0131z olan, hipotetik olarak ne olanakl\u0131d\u0131r ne\nde olanaks\u0131zd\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc herhangi bir ko\u015fulun alt\u0131nda g\u00f6zlemlenmesi m\u00fcmk\u00fcn\nde\u011fildir. \u0130\u015fte burada da b\u00f6yledir: D\u00fcnyasal \u015feyler, objektif olarak veya\nkendinde olarak farkl\u0131 zamanlarda ne ayn\u0131 durumda ne de farkl\u0131 durumdad\u0131r,\n\u00e7\u00fcnk\u00fc bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re, zaman i\u00e7inde olarak temsil edilmezler. Ama \u015fimdilik bu\nkadar\u0131yla yetinelim. \u00d6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki [<strong>135<\/strong>]\nsalt negatif \u00f6nermeler ses getirmedi\u011fine g\u00f6re, y\u0131kt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n yerine yenisi in\u015fa\nedilmeli veya en az\u0131ndan hezeyanlar\u0131 ortadan kald\u0131rd\u0131ktan sonra saf anlama\nyetisi idrakinin dogmatik olarak kavran\u0131lmas\u0131 sa\u011flanmal\u0131 ve s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00e7izilmelidir.\n\u015eimdi bununla me\u015fgul\u00fcm ve \u00e7e\u015fitli h\u00e2llere girmeye epeyce meyilli bedensel\nyap\u0131m\u0131n benim d\u00fc\u015f\u00fcnmeme f\u0131rsat tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 zaman aralar\u0131nda, bunu, bana g\u00f6nderilen\ndostane mektuplar\u0131 yan\u0131tlamaya hasretmiyorum. Kendimi, d\u00fc\u015f\u00fcncelerime b\u0131rakmam\u0131n\nnedeni de i\u015fte budur. Beni yan\u0131t yazmakta b\u00f6ylesine ihmalk\u00e2r addederek bana\nmektup g\u00f6ndermekten imtina etmek gibi bir misillemede bulunma hakk\u0131n\u0131zdan\nferagat ediniz bu y\u00fczden. Bana g\u00f6sterdi\u011finiz s\u00fcrekli d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fck ve dostluktan\neminim ve siz de her zaman benim size kar\u015f\u0131 \u00f6yle oldu\u011fumun teminat\u0131na sahip\nolabilirsiniz. Ama yine de k\u0131sa yan\u0131tlardan memnun kalacaksan\u0131z, gelecekte\nbunlar\u0131n eksikli\u011fini \u00e7ekmeyeceksiniz. \u0130kimiz aras\u0131nda formalitelerin yerini,\nbirbirimize kar\u015f\u0131 d\u00fcr\u00fcst bir alaka g\u00f6stermenin teminat\u0131 almal\u0131d\u0131r. Benimle\nsamimi olarak bar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131n bir ni\u015fanesi olarak sizin bana pek ho\u015f gelen\nmektubunuzu en yak\u0131n zamanda bekliyorum. Mektubunuzu havadislerle doldurunuz,\nzira \u015fimdi siz bilimlerin ana merkezinde oldu\u011funuzdan, havadis eksikli\u011fi\n\u00e7ekmiyorsunuzdur. Bunu sizden rica etme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kendimde buldu\u011fum i\u00e7in beni\nba\u011f\u0131\u015flay\u0131n\u0131z. Say\u0131n Mendelssohn ile say\u0131n Lambert\u2019e, ayn\u0131 \u015fekilde say\u0131n\nSultzer\u2019e selamlar\u0131m\u0131 iletiniz ve bu beyefendilere ayn\u0131 nedenden dolay\u0131\n\u00f6z\u00fcrlerimi sununuz. M\u00fctemadiyen dostum kal\u0131n\u0131z, t\u0131pk\u0131 benim sizinle dost kalmak\nistedi\u011fim gibi.<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00f6nigsberg<\/p>\n\n\n\n<p>21\n\u015eubat&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; I.\nKant<\/p>\n\n\n\n<p>1772<br><\/p>\n\n\n\n<hr class=\"wp-block-separator\"\/>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> Pek \u00e7ok Kant yorumcusunun\n\u00fczerinde ittifak etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re Kant\u2019\u0131n bu mektubu, \u201cele\u015ftirel\u201d\nfelsefesinin \u00f6z\u00fcn\u00fc, ilk kez olarak a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etti\u011fi metindir. Bu y\u00fczden s\u00f6z\nkonusu mektubun Kant \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 i\u00e7inde ayr\u0131 bir \u00f6nem ve de\u011feri vard\u0131r. Metnin\nasl\u0131 i\u00e7in bkz.: <em>Kant\u2019s gesammelte\nSchriften, Band X: Zweite Abteilung: Briefwechsel, Erster Band. <\/em>Herausgegeben\nvon der K\u00f6niglich Preu\u00dfischen Akademie der Wissenschaften. Berlin ve Leipzig:\nWalter de Gruyter &amp; Co., 1922, s. 129-135. K\u00f6\u015feli parantez i\u00e7indeki say\u0131lar,\nbu edisyondaki (\u201cAA 10\u201d) sayfa numaralar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Burada ilk kez\nyay\u0131mlanan bu \u00e7eviriyi g\u00f6zden ge\u00e7irip de\u011ferli \u00f6nerilerde bulunan sevgili B\u00fclent\nG\u00f6zk\u00e2n hocama te\u015fekk\u00fcr ediyorum. <\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref2\">[2]<\/a> B\u00fclent G\u00f6zk\u00e2n\u2019\u0131n i\u015faret etti\u011fi\n\u00fczere, Kant daha sonra bu arg\u00fcman\u0131, <em>Saf\nAkl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin ikinci bas\u0131m\u0131ndaki <em>Transendental\nAisthetik<\/em> b\u00f6l\u00fcm\u00fcndeki \u00a7 7\u2019de kullanacakt\u0131r (B 53).&nbsp; <\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref3\">[3]<\/a> B\u00fclent G\u00f6zk\u00e2n\u2019\u0131n da i\u015faret\netti\u011fi \u00fczere bu c\u00fcmle Kant\u2019\u0131n daha sonraki felsefi anlay\u0131\u015f\u0131 itibariyle sorunlu g\u00f6r\u00fclebilir.\nEsasen bu sorunlu durum, \u0130ngilizceye yap\u0131lm\u0131\u015f \u00e7evirilerde de kendini a\u00e7\u0131\u011fa\n\u00e7\u0131karmaktad\u0131r: Metnin \u0130ngilizce \u00e7evirmeni Arnulf Zweig, bu mektubun 1967\ntarihli ilk \u00e7evirisinde ilgili yeri \u201cThere is no doubt that I must think my own\nstate\u201d diye \u00e7evirmi\u015fken (<em>Kant:\nPhilosophical Correspondence (1759-99)<\/em>, edited and translated by Arnulf\nZweig, The University of Chicago Press, Chicago: 1967, s. 75), y\u0131llar sonra\nCambridge edisyonu i\u00e7in haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 ikinci \u00e7evirisinde buray\u0131 \u201cThere is no\ndoubt that I should not think my own state\u201d diye \u00e7evirmi\u015f yani c\u00fcmleyi olumsuza\nd\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr (<em>Immanuel Kant:\nCorrespondence<\/em>, translated and edited by Arnulf Zweig, Cambridge University\nPress, Cambridge: 1999, s. 136). <\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6ncelikle filolojik olarak de\u011ferlendirildi\u011finde\nmektubun Almancas\u0131ndaki ifade, herhangi bir teredd\u00fcde yer vermeyecek kadar a\u00e7\u0131k\nolup yukar\u0131da benim verdi\u011fim \u00e7evirideki (ve Zweig\u2019\u0131n g\u00fcncel ikinci\n\u00e7evirisindeki) gibidir. \u00d6te yandan felsefi olarak de\u011ferlendirildi\u011finde esas\nitibariyle bu c\u00fcmlede Kant\u2019\u0131n, \u015fu iki \u015feyden ku\u015fku edilemeyece\u011fini s\u00f6yledi\u011fi\ng\u00f6r\u00fclmektedir: 1. Kendi durumumu zaman\u0131n <em>formu<\/em>\nalt\u0131nda diye d\u00fc\u015f\u00fcnemem. 2. \u0130\u00e7 duyusall\u0131\u011f\u0131n formu bana, de\u011fi\u015fimlerin <em>tezah\u00fcr\u00fcn\u00fc<\/em> veremez. \u00d6te yandan Kant, B\n53\u2019te zaman\u0131n, i\u00e7sel <em>g\u00f6r\u00fcm\u00fcz\u00fcn<\/em> reel\nformu oldu\u011funu ve kendi i\u00e7sel deneyimlerimiz bak\u0131m\u0131ndan \u00f6znel <em>ger\u00e7ekli\u011fe<\/em> sahip oldu\u011funu teslim\netmektedir. Bu y\u00fczden de <em>zaman\u0131n\ntemsiline<\/em> sahip oldu\u011fumuzu ifade etmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla B 53\u2019te Kant <em>temsilden<\/em> bahsederken, Herz\u2019e g\u00f6nderdi\u011fi\nmektupta sorunlu gibi g\u00f6r\u00fcnen yukar\u0131daki c\u00fcmlede <em>form ve tezah\u00fcrden<\/em> bahsetmektedir. Ba\u015fka bir ifadeyle, mektuptaki\nve B 53\u2019teki inceleme perspektifleri birbirinden farkl\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu iki\nyerdeki arg\u00fcmanlar birbiriyle \u00e7eli\u015fiyor gibi g\u00f6r\u00fcnse de esasen bir \u00e7eli\u015fki s\u00f6z\nkonusu olmay\u0131p perspektif fark\u0131 s\u00f6z konusudur, diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.&nbsp; <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p class=\"teaser\">Almanca Asl\u0131ndan \u00c7eviren: Kaan H. \u00d6kten (MSGS\u00dc) AA 10: 129 1 Pek Necip Efendim, De\u011ferli Dostum, \u015eayet size hi\u00e7bir cevap yazmay\u0131\u015f\u0131m hususunda bana k\u0131rg\u0131nl\u0131k duyuyorsan\u0131z, bunda bana haks\u0131zl\u0131k etmi\u015f olmazs\u0131n\u0131z elbette. Fakat bu durumdan naho\u015f neticeler \u00e7\u0131karacak olursan\u0131z, benim d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131mla ilgili olarak sizin kendi bilginize at\u0131fta bulunabilmeyi dilerim. Her t\u00fcrl\u00fc af dilemek yerine, mektup &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":5779,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"spay_email":""},"categories":[36],"tags":[],"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/i0.wp.com\/turkiyekanttoplulugu.org\/wp-content\/uploads\/2021\/02\/480px-Immanuel_Kant_portrait-1.jpg?fit=480%2C300","_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/5776"}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=5776"}],"version-history":[{"count":3,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/5776\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":5782,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/5776\/revisions\/5782"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/5779"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=5776"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=5776"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=5776"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}