{"id":11727,"date":"2026-04-12T14:25:13","date_gmt":"2026-04-12T11:25:13","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=11727"},"modified":"2026-04-12T14:25:16","modified_gmt":"2026-04-12T11:25:16","slug":"dilin-sessiz-kosullari-transandantal-bir-dil-felsefesine-dogru","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?p=11727","title":{"rendered":"Dilin Sessiz Ko\u015fullar\u0131: Transandantal Bir Dil Felsefesine Do\u011fru"},"content":{"rendered":"\n<p><em>Yazar: El\u00e7in Esin Kayg\u0131n<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Bir an i\u00e7in konu\u015fmay\u0131 b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Kelimelerin \u00e7ekildi\u011fi, c\u00fcmlelerin da\u011f\u0131ld\u0131\u011f\u0131, adlar\u0131n sustu\u011fu bir an\u2026 D\u00fcnya h\u00e2l\u00e2 orada m\u0131d\u0131r? Yoksa \u201cd\u00fcnya\u201d dedi\u011fimiz \u015fey, ancak belirli bir anlam d\u00fczeni i\u00e7inde mi ortaya \u00e7\u0131kar? Bir nesneyi \u201ca\u011fa\u00e7\u201d olarak adland\u0131rmadan \u00f6nce, onu zaten bir birlik alt\u0131nda toplam\u0131\u015f olmaz m\u0131y\u0131z? Bir olay\u0131 \u201cneden\u201d ile a\u00e7\u0131klamadan \u00f6nce, onu zaten belirli bir ili\u015fki i\u00e7inde kurmu\u015f olmaz m\u0131y\u0131z?<\/p>\n\n\n\n<p>Daha da ileri gidelim: Bir \u015feyi \u201cbir \u015fey\u201d olarak deneyimlemek \u2014 onu bir nesne, bir olay, bir durum olarak kavramak \u2014 zaten belirli bir d\u00fczenleme, bir se\u00e7me ve bir birle\u015ftirme i\u015flemi gerektirmez mi? Belki de konu\u015fma, sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi ba\u015flang\u0131\u00e7 de\u011fil \u2014 sonu\u00e7tur. Belki de dil, d\u00fc\u015f\u00fcncenin ard\u0131ndan gelen bir g\u00f6lge de\u011fil; d\u00fc\u015f\u00fcncenin kendisinin g\u00f6r\u00fcn\u00fcrle\u015fmesidir. Ve bu durumda as\u0131l soru de\u011fi\u015fir: Konu\u015fmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan \u015fey nedir?<\/p>\n\n\n\n<p>Bu yaz\u0131, s\u00f6z konusu soruyu do\u011frudan sormam\u0131\u015f olan Immanuel Kant\u2019tan hareketle, dilin transandantal ko\u015fullar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi ama\u00e7lamaktad\u0131r. Bunu yaparken iki \u015feyi ay\u0131rt ederek ilerleyecektir: Kant\u2019\u0131n a\u00e7\u0131k iddialar\u0131 ve bu iddialar\u0131n sistematik bir geni\u015fletilmesi olarak ortaya \u00e7\u0131kan \u00f6zg\u00fcn tez. Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> genellikle bilgi teorisinin ya da metafizi\u011fin kurucu metni olarak okunur. Ancak metin dikkatle incelendi\u011finde bir \u015fey dikkat \u00e7eker: Kant s\u00fcrekli \u201cyarg\u0131\u201ddan s\u00f6z eder. D\u00fc\u015f\u00fcnmenin temel birimi olarak \u201ckavram\u0131\u201d de\u011fil, \u201cyarg\u0131y\u0131\u201d merkeze koyar. Kategorileri mant\u0131ksal yarg\u0131 formlar\u0131ndan t\u00fcretir. Bilincin birli\u011fini bile bir t\u00fcr sentetik ba\u011flama etkinli\u011fi olarak a\u00e7\u0131klar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>I. Kant&#8217;\u0131n A\u00e7\u0131k Zemini: Yarg\u0131 ve Deneyimin Kurulu\u015fu<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019\u0131n ele\u015ftirel projesi, yaln\u0131zca bilginin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izmek de\u011fil; daha temelde, onun nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu g\u00f6stermektir. Bu nedenle onun y\u00f6ntemi betimleyici de\u011fil, kurucudur: Deneyimi verilmi\u015f kabul etmez; onun ko\u015fullar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131r. Bu ba\u011flamda Kant\u2019\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc iddialar\u0131ndan biri \u015fudur: Deneyim, kendili\u011finden verilmi\u015f bir b\u00fct\u00fcn de\u011fil; belirli <em>a priori<\/em> sentezler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kurulan bir birliktir. S\u00f6z konusu kurulu\u015fun merkezi ise <strong>yarg\u0131d\u0131r (Urteil)<\/strong>.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>1. D\u00fc\u015f\u00fcnce Neden &#8220;\u00d6nermesel&#8221;dir?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019a g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fcnmek, temsilleri bir yarg\u0131 i\u00e7inde birle\u015ftirmektir. Yarg\u0131, \u00e7oklu\u011fun bir birlik alt\u0131nda toplanmas\u0131d\u0131r. Bu birlik, deneyimden t\u00fcretilmez; deneyimi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. Burada kritik olan nokta, \u201cbirlik\u201d fikridir. \u00c7\u00fcnk\u00fc deneyim bize yaln\u0131zca da\u011f\u0131n\u0131k veriler sunar. Bu verilerin \u201cbir nesneye ait\u201d olmas\u0131, onlar\u0131n belirli bir yarg\u0131 yap\u0131s\u0131 i\u00e7inde toplanmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bir \u00f6rnek \u00fczerinden d\u00fc\u015f\u00fcnelim: \u201cBu masa\u201d, \u201ckahverengi\u201d, \u201ca\u011f\u0131r\u201d gibi kavramlar tek ba\u015f\u0131na hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemez. Yaln\u0131zca izole temsiller olarak kal\u0131rlar. Ancak \u201cBu masa kahverengidir\u201d dedi\u011fimizde, anlaml\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ortaya \u00e7\u0131kar. Demek ki d\u00fc\u015f\u00fcnce atomik de\u011fil, <em>\u00f6nermeseldir<\/em>. Zihnin temel etkinli\u011fi, temsilleri birle\u015ftirmek ve onlar\u0131 bir yarg\u0131 formu i\u00e7inde ba\u011flamakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu vurgu son derece kritiktir. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnce, ba\u015ftan itibaren mant\u0131ksal ya da dilsel bir yap\u0131ya sahiptir. Deneyim ham bir veri y\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011fil, zaten belirli bir yarg\u0131 yap\u0131s\u0131nda \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f bir i\u00e7eriktir. D\u00fcnya ile ili\u015fkimizi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan \u015fey, bir t\u00fcr \u201cmant\u0131ksal gramer\u201ddir. Bu noktada dil felsefesiyle ilk ve en \u00f6nemli kesi\u015fim ortaya \u00e7\u0131kar. Gottlob Frege, yakla\u015f\u0131k y\u00fcz y\u0131l sonra, d\u00fc\u015f\u00fcnce biriminin \u201cc\u00fcmle\u201d oldu\u011funu savunacakt\u0131r. Kavramlar ancak c\u00fcmle i\u00e7inde anlaml\u0131 bir rol edinir; tek ba\u015f\u0131na anlam ta\u015f\u0131maz. Kant ile Frege aras\u0131ndaki bu paralel tesad\u00fcf de\u011fildir. \u0130kisi de d\u00fc\u015f\u00fcnceyi \u201catom\u201dden de\u011fil, \u201cyap\u0131\u201ddan hareketle tan\u0131mlar. Her ikisi de anlam\u0131n ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n izole kavram de\u011fil, yarg\u0131sal birlik oldu\u011funda \u0131srar eder.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2. Kategoriler: Nesnelerin Par\u00e7alar\u0131 m\u0131, Anlam\u0131n Ko\u015fullar\u0131 m\u0131?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019\u0131n kategorileri \u00e7o\u011fu zaman yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131l\u0131r. Sanki d\u00fcnyaya d\u0131\u015far\u0131dan eklenen metafizik \u00f6zelliklermi\u015f gibi yorumlan\u0131r. Oysa Kant\u2019\u0131n iddias\u0131 daha inceliklidir: kategoriler nesnelerin ontolojik par\u00e7alar\u0131 de\u011fil, deneyimi anlaml\u0131 k\u0131lan yap\u0131sal ko\u015fullard\u0131r. Bu nedenle kategoriler, nesnelerin \u00f6zellikleri de\u011fildir; zihnin \u00f6znel al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 da de\u011fildir. Aksine deneyimin nesnel ge\u00e7erlili\u011finin ko\u015fulu ve nesnelerin bizim i\u00e7in nesne olmas\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Nedensellik kategorisini d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Kant\u2019a g\u00f6re \u201cA, B\u2019ye neden oldu\u201d demek yaln\u0131zca iki olay\u0131 art arda g\u00f6zlemlemek de\u011fildir. Bu ili\u015fkiyi \u201colay\u201d olarak kurabilmemiz i\u00e7in zaten nedensellik kavram\u0131na sahip olmam\u0131z iktiza eder. Nedensellik olmaks\u0131z\u0131n \u201colay\u201d, \u201cetki\u201d ya da \u201cs\u00fcre\u00e7\u201d gibi kavramlar\u0131n belirli bir anlam kazanamamas\u0131 gibi, kategoriler olmaks\u0131z\u0131n da anlaml\u0131 bir deneyimin kurulmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Benzer \u015fekilde, dilbilgisel kurallar olmaks\u0131z\u0131n anlaml\u0131 bir c\u00fcmle kurmak da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu paralellik, nesne anlay\u0131\u015f\u0131nda kategoriler ve \u015femalar\u0131n oynad\u0131\u011f\u0131 role benzer bi\u00e7imde, dilsel d\u00fczeyde de bir t\u00fcr \u201c\u015fematik yap\u0131\u201dn\u0131n varsay\u0131lmas\u0131n\u0131 gerekli k\u0131lar. Bu durum, \u201ctransandantal gramer\u201d olarak adland\u0131r\u0131labilecek bir d\u00fczlemin\u2014yani dilin yaln\u0131zca ampirik de\u011fil, <em>a priori<\/em> ko\u015fullar\u0131n\u0131n\u2014d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesini zorunlu k\u0131lar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3. Transandantal Birlik ve &#8220;Anlam Verme&#8221; Etkinli\u011fi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kant\u2019\u0131n \u201ctransandantal apersepsiyonun birli\u011fi\u201d dedi\u011fi kavram da ayn\u0131 \u00e7izgide yorumlanabilir. \u201cBen d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum\u201d ifadesi, her temsile e\u015flik edebilmelidir. Bu yaln\u0131zca psikolojik bir \u00f6zbilin\u00e7 de\u011fil, temsilleri tek bir bilin\u00e7te birle\u015ftiren yap\u0131sal bir ilkedir. Bu birlik olmadan temsiller da\u011f\u0131n\u0131k kal\u0131r ve \u201cbir \u015fey hakk\u0131nda\u201d olmaz \u2014 yani anlam kazanamaz. Anlam burada pasif bir yans\u0131ma olarak de\u011fil, aktif bir sentez olarak ortaya \u00e7\u0131kar. Zihin verili olan\u0131 yaln\u0131zca kaydetmez; onu birle\u015ftirir, d\u00fczenler, yarg\u0131 formuna sokar. Ve tam bu noktada Kant\u2019\u0131n projesi, modern anlam teorilerine beklenmedik bi\u00e7imde yakla\u015f\u0131r. Ludwig Wittgenstein, y\u00fczy\u0131llar sonra, anlam\u0131n \u201c\u015feylere yap\u0131\u015fan bir etiket\u201d olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, aksine <em>kullan\u0131m i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kan bir etkinlik<\/em> oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrecektir. Kant\u2019ta da anlam, haz\u0131r verilmi\u015f bir temsil de\u011fil; sentetik in\u015fa edilen bir \u015feydir. Bu yak\u0131nl\u0131k, her iki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn de ana y\u00f6ntemsel farklar\u0131na kar\u015f\u0131n, anlam\u0131n yap\u0131sal ko\u015fullar\u0131n\u0131 sormalar\u0131n\u0131n ortak bir zemini oldu\u011funa i\u015faret eder.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>II. Sessiz Bir \u0130m\u00e2: Yarg\u0131n\u0131n Dilsel Ufku<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu minvalde, Kant\u2019\u0131n sisteminde dikkat \u00e7ekici bir s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131k ortaya \u00e7\u0131kar: Dil, do\u011frudan ve sistematik bir problem olarak tematize edilmez. Ne var ki bu eksiklik, basit bir ihmalden ziyade, Kant\u2019\u0131n yarg\u0131 teorisinin i\u00e7inden do\u011fan yap\u0131sal bir gerilime i\u015faret eder. Zira Kant\u2019a g\u00f6re yarg\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnmenin temel formudur; d\u00fc\u015f\u00fcnmek, temsilleri bir yarg\u0131 i\u00e7inde birle\u015ftirmektir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k yarg\u0131lar, fiilen dilde ifade edilir ve ancak bu ifade i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fck kazan\u0131r. Bu nedenle dil ile d\u00fc\u015f\u00fcnme aras\u0131ndaki ili\u015fki, d\u0131\u015fsal ya da sonradan eklenen bir ba\u011f olarak kavranamaz. Aksine, e\u011fer d\u00fc\u015f\u00fcnmenin kendisi yarg\u0131sal bir yap\u0131 ise ve bu yap\u0131 dilde tezah\u00fcr ediyorsa, dil ile yarg\u0131 aras\u0131nda daha derin, yap\u0131sal bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n bulundu\u011fu kabul edilmelidir. Bu durum \u015fu soruyu ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lar: Yarg\u0131n\u0131n mant\u0131ksal formu ile dilin sentaktik yap\u0131s\u0131 aras\u0131nda zorunlu bir ili\u015fki var m\u0131d\u0131r?<\/p>\n\n\n\n<p>Kant bu soruyu a\u00e7\u0131k\u00e7a form\u00fcle etmez; dolay\u0131s\u0131yla onun sisteminde tam anlam\u0131yla geli\u015ftirilmi\u015f bir dil teorisinden s\u00f6z etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bununla birlikte, \u201cyarg\u0131 = d\u00fc\u015f\u00fcnme\u201d tezi, dilin bu yap\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda konumland\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bi\u00e7imde ima eder. Bu nedenle burada s\u00f6z konusu olan \u015fey, basit bir eksiklikten ziyade, hen\u00fcz tematize edilmemi\u015f bir imk\u00e2n alan\u0131d\u0131r. Kant\u2019\u0131n sistemi, dili do\u011frudan konu edinmez; ancak yarg\u0131n\u0131n transandantal i\u015flevini merkeze alarak, dilin de bu i\u015flevle ili\u015fkili olarak yeniden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan bir zemin a\u00e7ar. Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n \u00f6zg\u00fcn iddias\u0131 tam da bu noktada belirir: Dil, yaln\u0131zca d\u00fc\u015f\u00fcncenin d\u0131\u015fsal bir ifade arac\u0131 de\u011fil; yarg\u0131n\u0131n transandantal yap\u0131s\u0131na dayanan ve onunla i\u015fleyen kurucu bir d\u00fczlemdir. Bu iddia Kant\u2019a do\u011frudan atfedilemez; ancak onun ele\u015ftirel projesinin i\u00e7kin imk\u00e2nlar\u0131n\u0131n sistematik bir geni\u015fletilmesi olarak temellendirilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.<\/strong> <strong>Anlam: Temsil mi, Yarg\u0131sal Birlik mi?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Modern dil teorilerinde anlam \u00e7o\u011fu zaman temsil kavram\u0131 \u00fczerinden a\u00e7\u0131klan\u0131r: Bir s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn bir nesneyi, bir \u00f6nermenin ise bir durumu temsil etti\u011fi varsay\u0131l\u0131r. Ancak bu yakla\u015f\u0131m, daha temel bir soruyu ask\u0131da b\u0131rak\u0131r: Temsil edilen \u015fey, nas\u0131l \u201ctemsil edilebilir\u201d bir belirlenim kazan\u0131r? Ba\u015fka bir deyi\u015fle, temsilin kendisini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan ko\u015fullar nelerdir? Immanuel Kant\u2019\u0131n yarg\u0131 teorisi bu noktada belirleyici bir imk\u00e2n sunar. Kant\u2019a g\u00f6re anlam, izole temsillerin bir \u00f6zelli\u011fi de\u011fildir; aksine temsillerin bir birlik alt\u0131nda toplanmas\u0131yla, yani yarg\u0131 formu i\u00e7inde kurulmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kar. Bu nedenle tekil s\u00f6zc\u00fckler ya da kavramlar, kendi ba\u015flar\u0131na anlam ta\u015f\u0131yan birimler olarak de\u011fil, ancak bir yarg\u0131 i\u00e7inde i\u015flev kazanan unsurlar olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin \u201ca\u011fa\u00e7\u201d gibi bir temsil, ancak \u201cbu bir a\u011fa\u00e7t\u0131r\u201d yarg\u0131s\u0131 i\u00e7inde belirli bir nesnel g\u00f6nderim ve kimlik kazan\u0131r. Bu ba\u011flamda temsil, anlam\u0131n kurucu ilkesi de\u011fil, yarg\u0131sal birli\u011fin i\u00e7inde i\u015flev kazanan t\u00fcrevsel bir moment olarak de\u011ferlendirilmelidir. Dolay\u0131s\u0131yla bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n savundu\u011fu \u00fczere, anlam\u0131n as\u0131l ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 s\u00f6zc\u00fck de\u011fil\u2014yarg\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2. Sentaks\u0131n Transandantal Temeli<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Dilbilgisel yap\u0131lar (\u00f6zne\u2013y\u00fcklem ili\u015fkisi, y\u00fcklemin i\u015flevi, ba\u011fla\u00e7lar ve kipler) \u00e7o\u011fu zaman tarihsel geli\u015fim, kullan\u0131m al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 ya da toplumsal uzla\u015f\u0131lar temelinde a\u00e7\u0131klan\u0131r. Ne var ki bu t\u00fcr a\u00e7\u0131klamalar, dilin neden belirli yap\u0131sal formlar alt\u0131nda i\u015fledi\u011fini, yani sentaktik d\u00fczenin zorunlulu\u011funu temellendirmekte yetersiz kal\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k bu \u00e7al\u0131\u015fmada ileri s\u00fcr\u00fclen iddia \u015fudur: Sentaks, Kant\u2019\u0131n yarg\u0131 teorisinde ortaya konulan mant\u0131ksal formlar\u0131n dilsel d\u00fczlemdeki g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Bu ba\u011flamda \u00f6zne\u2013y\u00fcklem yap\u0131s\u0131, temsillerin bir birlik alt\u0131nda toplanmas\u0131n\u0131 ifade eden yarg\u0131sal ba\u011f\u0131n dildeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r; ba\u011fla\u00e7lar ve kipler ise yarg\u0131n\u0131n farkl\u0131 mant\u0131ksal i\u015flevlerinin (ko\u015fulluluk, olumsuzlama, olanakl\u0131l\u0131k vb.) dilsel ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu yakla\u015f\u0131m, dilin yap\u0131s\u0131n\u0131n keyfi ya da yaln\u0131zca uzla\u015f\u0131msal olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131; aksine anlaml\u0131 yarg\u0131 kurulumunun zorunlu ko\u015fullar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak i\u015fledi\u011fini ortaya koyar. Dolay\u0131s\u0131yla sentaktik d\u00fczen, empirik bir al\u0131\u015fkanl\u0131klar b\u00fct\u00fcn\u00fc de\u011fil, transandantal olarak temellenmi\u015f bir yap\u0131d\u0131r. Bu durum, dil ile zihin aras\u0131nda yaln\u0131zca bir uyum ya da korelasyon de\u011fil, daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde yap\u0131sal bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131k bulundu\u011funu ima eder. Ba\u015fka bir ifadeyle dil, d\u00fc\u015f\u00fcncenin sonradan ifade edildi\u011fi bir ara\u00e7 de\u011fil; yarg\u0131sal yap\u0131lar\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fck kazand\u0131\u011f\u0131 kurucu bir d\u00fczlemdir. Bu nedenle dil, yaln\u0131zca bir ileti\u015fim sistemi olarak de\u011fil, transandantal bir yap\u0131la\u015fman\u0131n fenomenal d\u00fczeydeki tezah\u00fcr\u00fc olarak anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3. Dil, D\u00fcnyan\u0131n Anlaml\u0131 Olmas\u0131n\u0131 M\u00fcmk\u00fcn K\u0131lar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n en radikal sonucu, dil ile d\u00fcnya aras\u0131ndaki ili\u015fkinin yeniden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesini gerektirir. E\u011fer anlam, yarg\u0131sal birlik i\u00e7inde kuruluyorsa ve dil bu birli\u011fin zorunlu g\u00f6r\u00fcn\u00fcm alan\u0131n\u0131 olu\u015fturuyorsa, o halde dil, yaln\u0131zca \u00f6nceden verilmi\u015f bir d\u00fcnyay\u0131 betimleyen ya da temsil eden bir sistem olarak kavranamaz. Aksine dil, d\u00fcnyan\u0131n \u201canlaml\u0131 bir d\u00fcnya\u201d olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131ndan biri olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu noktada dikkatle vurgulanmas\u0131 gereken husus \u015fudur: Burada savunulan tez, dilin d\u00fcnyay\u0131 ontolojik olarak \u201cyaratt\u0131\u011f\u0131\u201d y\u00f6n\u00fcnde bir idealizm de\u011fildir. \u0130ddia, daha s\u0131n\u0131rl\u0131 ama daha temellidir: D\u00fcnya, bizim i\u00e7in ancak belirli yarg\u0131sal ve dolay\u0131s\u0131yla dilsel yap\u0131lar i\u00e7inde belirlenebilir ve anlam kazanabilir. Bu nedenle dil, ampirik bir g\u00f6stergeler sistemi olman\u0131n \u00f6tesinde, temsillerin nesnel bir birlik alt\u0131nda toplanmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan yap\u0131sal bir d\u00fczlemi ifade eder. Dolay\u0131s\u0131yla dil yaln\u0131zca ileti\u015fim kurmaz, yaln\u0131zca adland\u0131rmaz \u2014 ayn\u0131 zamanda kurar. Bu anlamda dil, d\u00fcnyay\u0131 temsil etmez; d\u00fcnyay\u0131 \u201cbizim i\u00e7in anlaml\u0131 bir d\u00fcnya\u201d olarak kuran transandantal ko\u015fullar\u0131n fenomenal g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>III. Ontolojik Sonu\u00e7: Varl\u0131\u011f\u0131n Dilsel Ufku<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Transandantal \u00e7er\u00e7evede geli\u015ftirilen bu yakla\u015f\u0131m\u0131n en belirleyici sonucu ontoloji alan\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kar. E\u011fer anlam, yarg\u0131n\u0131n bir fonksiyonu olarak ve yarg\u0131 da <em>a priori<\/em> formlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kuruluyorsa, \u201cvarl\u0131k\u201d hakk\u0131nda dile getirilen her iddia, zaten belirli anlam ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde m\u00fcmk\u00fcn hale gelmektedir. Bu durum, klasik ontolojik \u00f6ncelik ili\u015fkisini k\u00f6kten d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr: Art\u0131k dilin, \u00f6nceden verilmi\u015f bir varl\u0131k alan\u0131n\u0131 temsil etti\u011fi varsay\u0131m\u0131 yerine, varl\u0131\u011f\u0131n ancak belirli yarg\u0131sal ve dolay\u0131s\u0131yla dilsel yap\u0131lar i\u00e7inde \u201cbizim i\u00e7in varl\u0131k\u201d olarak belirdi\u011fi kabul edilmelidir. Ne var ki bu sonu\u00e7, kolayca anti-realist bir konuma indirgenmemelidir. Burada savunulan tez, d\u00fcnyan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ink\u00e2r etmek de\u011fil, onun eri\u015filebilirli\u011finin ve anlaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmakt\u0131r. Bu bak\u0131mdan s\u00f6z konusu yakla\u015f\u0131m, naif realizmi reddederken radikal anti-realizme de d\u00fc\u015fmez; daha ziyade, Immanuel Kant\u2019\u0131n ele\u015ftirel projesiyle uyumlu bir bi\u00e7imde, \u201ctransandantal\u201d bir realizm bi\u00e7imi \u00f6nerir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7er\u00e7evede \u201cd\u00fcnya dil \u00f6ncesi de\u011fildir\u201d ifadesi, ontolojik bir yokluk iddias\u0131 de\u011fil, fenomenal d\u00fcnyan\u0131n ancak anlam ko\u015fullar\u0131 alt\u0131nda belirlenebilir oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcnde epistemik bir tespittir. Kant\u2019\u0131n \u201ckendinde \u015fey\u201d (Alm. Ding an sich) kavram\u0131 da bu noktada kritik bir rol oynar: Kendinde \u015fey, deneyimin ve dolay\u0131s\u0131yla yarg\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, dilsel olarak belirlenebilir ya da anlaml\u0131 bi\u00e7imde ifade edilebilir de\u011fildir; bu nedenle o, ne dilsel olarak kurulabilir ne de ontolojik olarak do\u011frudan bilinebilir. B\u00f6ylece bir yandan fenomenal d\u00fcnyan\u0131n dilsel-yarg\u0131sal ko\u015fullara ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 kabul edilirken, di\u011fer yandan bu ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n mutlak bir idealizme d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, kendinde \u015fey kavram\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131l\u0131r. Sonu\u00e7 olarak dil (ya da daha temelde yarg\u0131), ontolojinin yerine ge\u00e7en bir ilke de\u011fil; ontolojinin bizim i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcn olmas\u0131n\u0131n ko\u015fuludur: D\u00fcnya, dil taraf\u0131ndan yarat\u0131lmaz, ancak dilsel-yarg\u0131sal yap\u0131 i\u00e7inde anlaml\u0131 bir d\u00fcnya olarak ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>IV. Yapay Zek\u00e2 ve Anlam\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu okuman\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki \u00f6nemi en \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde yapay zek\u00e2 tart\u0131\u015fmalar\u0131nda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar. Bug\u00fcn b\u00fcy\u00fck dil modelleri (LLM\u2019ler), milyarlarca s\u00f6zc\u00fckten olu\u015fan devasa veri k\u00fcmeleri \u00fczerinde e\u011fitilerek son derece tutarl\u0131, hatta \u00e7o\u011fu zaman \u201canlaml\u0131\u201d g\u00f6r\u00fcnen metinler \u00fcretmektedir. Bu durum ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak \u015fu soruyu g\u00fcndeme getirir:<br>Bu sistemler ger\u00e7ekten anl\u0131yor mu? Soruyu Immanuel Kant\u2019\u0131n \u00e7er\u00e7evesinde yeniden form\u00fcle etti\u011fimizde, tart\u0131\u015fman\u0131n y\u00f6n\u00fc k\u00f6kl\u00fc bi\u00e7imde de\u011fi\u015fir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan anlam, yaln\u0131zca i\u015faretlerin birbirine eklemlenmesi ya da sembollerin d\u00fczenli bi\u00e7imde manip\u00fcle edilmesi de\u011fildir. Anlam, ancak bir yarg\u0131 i\u00e7inde kurulan birlik, bir sentez etkinli\u011fi ve bu sentezi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan yap\u0131sal ko\u015fullar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu noktada belirleyici ayr\u0131m \u015fudur: Bir sistemin dilsel \u00f6r\u00fcnt\u00fcleri ba\u015far\u0131yla \u00fcretmesi, onun anlam kurdu\u011fu anlam\u0131na gelmez. Kelimeler aras\u0131ndaki istatistiksel ili\u015fkiler ne kadar karma\u015f\u0131k ve ba\u015far\u0131l\u0131 bi\u00e7imde \u00f6\u011frenilmi\u015f olursa olsun, bu s\u00fcre\u00e7 tek ba\u015f\u0131na anlaml\u0131l\u0131k \u00fcretmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc anlaml\u0131l\u0131k, yaln\u0131zca ard\u0131\u015f\u0131kl\u0131k ya da olas\u0131l\u0131k de\u011fil; temsillerin bir birlik alt\u0131nda toplanmas\u0131n\u0131, yani yarg\u0131sal bir yap\u0131 i\u00e7inde d\u00fczenlenmesini gerektirir. Bu nedenle mesele, yapay zek\u00e2n\u0131n \u201cdil \u00fcretip \u00fcretemedi\u011fi\u201d de\u011fil, daha temelde anlam\u0131n ne oldu\u011fu sorusudur. Bu noktada Kant\u2019\u0131n a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 transandantal \u00e7er\u00e7eve yeniden belirleyici hale gelir. Bu \u00e7er\u00e7eve bize \u015funu hat\u0131rlat\u0131r: Anlam, d\u0131\u015far\u0131dan al\u0131nan bir veri de\u011fil; belirli ko\u015fullar alt\u0131nda kurulan bir yap\u0131d\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, anlam verilmi\u015f de\u011fildir\u2014<strong>in\u015fa edilir<\/strong>. Ancak bu in\u015fa, rastlant\u0131sal de\u011fil; belirli zorunlu ko\u015fullara ba\u011fl\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla yapay zek\u00e2 tart\u0131\u015fmalar\u0131, teknolojik bir sorudan \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 i\u00e7erir: Onlar, bizi yeniden ve belki de ilk kez ciddiyetle \u015fu soruyla y\u00fczle\u015ftirir:<br>Anlamak ne demektir?<\/p>\n\n\n\n<p>Nitekim Kant\u2019a g\u00f6re anlam, yaln\u0131zca sembol manip\u00fclasyonundan ibaret de\u011fildir. Anlam, yarg\u0131, sentez ve birlik olmadan kurulamaz. Bir model, kelimeler aras\u0131ndaki istatistiksel ili\u015fkileri ne kadar iyi \u00f6\u011frenirse \u00f6\u011frensin, bu durum tek ba\u015f\u0131na anlaml\u0131l\u0131k \u00fcretmez; \u00e7\u00fcnk\u00fc anlaml\u0131l\u0131k yap\u0131sal ko\u015fullar gerektirir \u2014 yani temsilleri birle\u015ftiren, onlar\u0131 yarg\u0131 formuna sokan bir etkinlik gerektirir. Bu arg\u00fcman, yapay zekan\u0131n dil \u00fcretip \u00fcretemeyece\u011fini tart\u0131\u015fmaktan \u00e7ok, <em>anlam\u0131n ne oldu\u011funu<\/em> soru\u015fturmaktad\u0131r. Ve bu soru\u015fturma i\u00e7in Kant\u2019\u0131n \u00e7er\u00e7evesi son derece verimli bir yer sunar. Anlam, haz\u0131r verilmi\u015f de\u011fildir; belirli yap\u0131sal ko\u015fullar alt\u0131nda kurulur.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>V. Modern D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerle Kar\u015f\u0131la\u015fma<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7er\u00e7eve, modern d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerle verimli bir kar\u015f\u0131la\u015fma zemini sunar. Nitekim s\u00f6z konusu transandantal yakla\u015f\u0131m, modern dil felsefesinin iki kurucu fig\u00fcr\u00fc olan Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda daha belirgin hale gelir. Frege\u2019de anlam (Sinn), \u00f6nermesel ba\u011flam i\u00e7inde kurulur; kavramlar ancak bir yarg\u0131 i\u00e7inde i\u015flev kazan\u0131r ve bu nedenle d\u00fc\u015f\u00fcncenin as\u0131l ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 c\u00fcmledir. Ancak Frege, bu yap\u0131n\u0131n transandantal ko\u015fullar\u0131n\u0131 soru\u015fturmaz; anlam\u0131n mant\u0131ksal yap\u0131s\u0131n\u0131 analiz ederken, onun m\u00fcmk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ko\u015fullar\u0131n\u0131 ask\u0131da b\u0131rak\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k erken d\u00f6nem Wittgenstein\u2019da \u00f6nerme, d\u00fcnyan\u0131n bir \u201cmant\u0131ksal resmi\u201d olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr; dil ile d\u00fcnya aras\u0131nda bir izomorfi varsay\u0131l\u0131r. Ancak bu yakla\u015f\u0131m da bu izomorfiyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan ko\u015fullar\u0131 temellendirmek yerine, onu bir s\u0131n\u0131r olarak kabul eder. Bu yaz\u0131da savunulan Kant\u00e7\u0131 \u00e7izgi ise her iki yakla\u015f\u0131m\u0131 bir ad\u0131m geriye \u00e7ekerek \u015fu soruyu sorar: \u00d6nermenin anlaml\u0131 olmas\u0131, d\u00fcnyan\u0131n \u201cresmedilebilir\u201d olmas\u0131 ya da d\u00fc\u015f\u00fcncenin c\u00fcmle formunda kurulabilmesi hangi ko\u015fullara dayan\u0131r? B\u00f6ylece Frege\u2019nin mant\u0131ksal analizi ile Wittgenstein\u2019\u0131n yap\u0131sal tasvirinin \u00f6tesine ge\u00e7ilerek, anlam\u0131n ve dilin transandantal temeli soru\u015fturma konusu haline getirilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Keza s\u00f6z konusu tart\u0131\u015fma, modern dilbilimin kurucu isimlerinden Noam Chomsky ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda daha da derinle\u015fir. Chomsky\u2019nin evrensel dilbilgisi (Ing. universal grammar) kuram\u0131, dilin y\u00fczeydeki \u00e7e\u015fitlili\u011fine ra\u011fmen, onun alt\u0131nda yatan do\u011fu\u015ftan ve evrensel bir yap\u0131n\u0131n bulundu\u011funu savunur. Bu yakla\u015f\u0131m, dilin yaln\u0131zca ampirik bir \u00f6\u011frenme s\u00fcrecinin \u00fcr\u00fcn\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, aksine belirli bili\u015fsel yap\u0131lara dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan Kant\u00e7\u0131 perspektifle \u00f6nemli bir yak\u0131nl\u0131k ta\u015f\u0131r. Nitekim Chomsky\u2019nin \u201cderin yap\u0131\u201d (deep structure) kavram\u0131, dilsel ifadelerin g\u00f6r\u00fcn\u00fcr bi\u00e7imlerinin alt\u0131nda i\u015fleyen daha temel bir organizasyonu i\u015faret eder. Bununla birlikte bu paralelli\u011fe ra\u011fmen iki yakla\u015f\u0131m aras\u0131nda belirleyici bir fark bulunmaktad\u0131r: Chomsky\u2019nin kuram\u0131, dil yetisini a\u00e7\u0131klarken esas olarak bili\u015fsel ve biyolojik temellere dayan\u0131r; yani dilin yap\u0131s\u0131n\u0131 insan zihninin do\u011fal donan\u0131m\u0131 i\u00e7inde konumland\u0131r\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k burada savunulan transandantal yakla\u015f\u0131m, dilin yaln\u0131zca nas\u0131l i\u015fledi\u011fini de\u011fil, anlaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n ve nesnel g\u00f6nderimin nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu soru\u015fturur. Bu bak\u0131mdan Chomsky\u2019nin evrensel dilbilgisi, dilin yap\u0131sal sabitlerini betimlerken, transandantal gramer fikri bu yap\u0131lar\u0131n anlam ve deneyimle olan zorunlu ba\u011f\u0131n\u0131 temellendirmeyi ama\u00e7lar. Dolay\u0131s\u0131yla Chomsky, dilin do\u011fas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan g\u00fc\u00e7l\u00fc bir model sunarken, Kant\u00e7\u0131 geni\u015fletilmi\u015f \u00e7er\u00e7eve bu modelin \u00f6tesine ge\u00e7erek \u015fu soruyu g\u00fcndeme getirir: Dilin bu yap\u0131sal d\u00fczenlili\u011fi, anlaml\u0131 bir d\u00fcnya deneyimi ile nas\u0131l ili\u015fkilidir?<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sonu\u00e7: Ele\u015ftirinin Geni\u015fletilmesi Olarak Dil<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kant kendi projesini \u201cakl\u0131n ele\u015ftirisi\u201d olarak adland\u0131r\u0131r. Ancak onun yarg\u0131 teorisi ciddiye al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, projenin kapsam\u0131 geni\u015fler ve \u015fu soru ortaya \u00e7\u0131kar: Ele\u015ftiri, yaln\u0131zca bilginin de\u011fil; ayn\u0131 zamanda anlam\u0131n ve dilin ele\u015ftirisi olarak yeniden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir mi? Kant\u2019\u0131 bu \u015fekilde okumak \u2014yaln\u0131zca \u201cbilginin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izen\u201d bir filozof olarak de\u011fil, \u201canlam\u0131n mimarisini kuran\u201d bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olarak \u2014 onu al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na ta\u015f\u0131r. Ancak metni dikkatle okudu\u011fumuzda, bu okuma kendili\u011finden ortaya \u00e7\u0131kar. D\u00fc\u015f\u00fcnceyi \u00f6nermesel olarak tan\u0131mak, kategorileri anlam\u0131n yap\u0131sal ko\u015fullar\u0131 olarak yorumlamak ve transandantal birli\u011fi anlam \u00fcretimin zorunlu temeli olarak g\u00f6rmek \u2014 t\u00fcm bu ad\u0131mlar Kant\u2019\u0131n kendi metni i\u00e7inde mevcuttur. Bu yeniden okuma Kant\u2019\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f dil felsefesiyle bulu\u015fturur; dil felsefesine transandantal bir derinlik kazand\u0131r\u0131r. Ve belki de en \u00f6nemlisi, bizi \u015fu temel soruya geri g\u00f6t\u00fcr\u00fcr: Anlam\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan \u015fey nedir? Bug\u00fcn dilin h\u0131zla \u00e7o\u011fald\u0131\u011f\u0131, anlam\u0131n ise ayn\u0131 h\u0131zla \u00e7\u00f6z\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc bir \u00e7a\u011fda, bu soru yaln\u0131zca teorik de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>Belki de art\u0131k Kant\u2019\u0131 sadece \u201cbilginin filozofu\u201d olarak de\u011fil, ayn\u0131 zamanda \u201canlam\u0131n ve dilin transandantal filozofu\u201d olarak okumak zaman\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc deneyimin ko\u015fullar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak ile anlam\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak, Kant\u2019ta nihayetinde ayn\u0131 projeye \u00e7\u0131kar. Ve bu proje h\u00e2l\u00e2 tamamlanm\u0131\u015f de\u011fildir. <em>Belki de mesele \u015fudur: Konu\u015fuyoruz; ama konu\u015fmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan \u015feyi hen\u00fcz d\u00fc\u015f\u00fcnmedik\u2026<\/em><\/p>\n\n\n\n<p><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p class=\"teaser\">Yazar: El\u00e7in Esin Kayg\u0131n Bir an i\u00e7in konu\u015fmay\u0131 b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Kelimelerin \u00e7ekildi\u011fi, c\u00fcmlelerin da\u011f\u0131ld\u0131\u011f\u0131, adlar\u0131n sustu\u011fu bir an\u2026 D\u00fcnya h\u00e2l\u00e2 orada m\u0131d\u0131r? Yoksa \u201cd\u00fcnya\u201d dedi\u011fimiz \u015fey, ancak belirli bir anlam d\u00fczeni i\u00e7inde mi ortaya \u00e7\u0131kar? Bir nesneyi \u201ca\u011fa\u00e7\u201d olarak adland\u0131rmadan \u00f6nce, onu zaten bir birlik alt\u0131nda toplam\u0131\u015f olmaz m\u0131y\u0131z? Bir olay\u0131 \u201cneden\u201d ile a\u00e7\u0131klamadan \u00f6nce, &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":11728,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"spay_email":""},"categories":[36],"tags":[],"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/i2.wp.com\/turkiyekanttoplulugu.org\/wp-content\/uploads\/2026\/04\/WhatsApp-Image-2026-04-08-at-14.16.29.jpeg?fit=896%2C1195","_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/11727"}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=11727"}],"version-history":[{"count":2,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/11727\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":11730,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/11727\/revisions\/11730"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/11728"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=11727"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=11727"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=11727"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}