{"id":8997,"date":"2023-11-13T17:05:02","date_gmt":"2023-11-13T14:05:02","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?page_id=8997"},"modified":"2024-03-14T13:26:29","modified_gmt":"2024-03-14T10:26:29","slug":"bildiri-ozetleri-2","status":"publish","type":"page","link":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?page_id=8997","title":{"rendered":"Bildiri \u00d6zetleri"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"has-text-align-right\">25.02.2024<\/p>\n\n\n\n<p>Konferansa katk\u0131 sa\u011flayacak konu\u015fmac\u0131lar\u0131n isimleri, konu\u015fma ba\u015fl\u0131klar\u0131 ve \u00f6zetleri programdaki oturum s\u0131ras\u0131na g\u00f6re a\u015fa\u011f\u0131da sunulmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Ahmet Ayhan \u00c7itil (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Kant\u00e7\u0131 D\u00fc\u015f\u00fcncede Mutlak ve \u0130z\u00e2f\u00ee Gayb\u0131n Konumland\u0131r\u0131l\u0131\u015f\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Felsefenin ve bilhassa metafizi\u011fin en \u00f6nemli i\u015flevlerinden birisi insanlar\u0131n (insanl\u0131\u011f\u0131n) sormaktan kendisini alamad\u0131\u011f\u0131 temel baz\u0131 sorulara tutarl\u0131 cevaplar \u00f6nererek insanl\u0131\u011f\u0131n kendisini bir sahne i\u00e7erisinde konumlanmas\u0131na vesile olmakt\u0131r. Tarih boyunca b\u00f6yle bir konumland\u0131rma konusunda insanl\u0131\u011f\u0131 ikna edebilen d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin say\u0131s\u0131 \u00e7ok fazla de\u011fildir. Belki de son iki y\u00fczy\u0131ld\u0131r h\u00e2kim olan konumland\u0131rmada belki de en etkili olan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Immanuel Kant\u2019t\u0131r. Kant \u201cbilmek\u201d fiili ile kastedileni yeniden tan\u0131mlayarak, bilinebilir olanla olmayan\u0131 titiz bi\u00e7imde ay\u0131rarak nelerin kesin olarak bilgimizin d\u0131\u015f\u0131nda kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve neleri bilmeyi umabilece\u011fimizi belirlemeye gayret etmi\u015ftir. Bildiri, Kant\u2019\u0131n bu \u00e7abas\u0131yla a\u015f\u0131lmas\u0131na vesile oldu\u011fu ve b\u00fcy\u00fck oranda d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnsel \u00e7er\u00e7eve(ler)deki bilgi ve gayb (gaip) anlay\u0131\u015f(lar)\u0131n\u0131 hat\u0131rlatmay\u0131 ve bu arka planda Kant\u2019\u0131n \u00f6nerisinin \u00f6nemini, imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 ve sorunlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmay\u0131 hedeflemektedir.<\/p><p><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">\u00c7etin T\u00fcrky\u0131lmaz (Hacettepe \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Bergson ve Kant: Zihinsel Bir G\u00f6r\u00fcn\u00fcn Olana\u011f\u0131 Sorunu<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Bergson\u2019un kendi temel d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ortaya koyarken onun Kant\u2019a y\u00f6nelik ele\u015ftirisinin belirleyici bir unsur oldu\u011fu bir\u00e7ok yorumcu taraf\u0131ndan dile getirilmi\u015ftir. Onun Kant\u2019a olan ilgisinin kendi en erken d\u00f6neminden son d\u00f6nemlerine kadar hep diri kald\u0131\u011f\u0131 da elimizdeki k\u00fclliyattan a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u0130lk kitab\u0131 <em>Bilincin Dolays\u0131z Verileri \u00dczerine Deneme<\/em>\u2019den ve ayn\u0131 d\u00f6nemde Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>\u00fczerine verdi\u011fi derslerden daha ge\u00e7 d\u00f6nemlerdeki yaz\u0131lar\u0131na kadar Bergson, \u00f6zellikle Kant\u2019\u0131n \u201cg\u00f6r\u00fc \/ sezgi\u201d (Anschauung \/ intuition) g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ve bununla ba\u011flant\u0131l\u0131 olan zaman kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131 ele\u015ftirmektedir. Bu nedenle, \u00f6ncelikle sezgi kavram\u0131 temelinde onun Kant ele\u015ftirisinin birka\u00e7 ana noktas\u0131n\u0131 \u00f6zetlememiz gerekmektedir.<\/p><p>Bilindi\u011fi gibi Bergson\u2019un temel d\u00fc\u015f\u00fcncesi, klasik zaman kavray\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre (dur\u00e9e) anlay\u0131\u015f\u0131na dayanmaktad\u0131r. Sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z, hesap etti\u011fimiz zamandan farkl\u0131 olarak s\u00fcre, dinamik bir ak\u0131\u015f olarak kendisini g\u00f6sterir. Bu dinamik ak\u0131\u015f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi yer ise, en genel terimle ifade edersek, haf\u0131za dedi\u011fimiz alan\u0131n kendisidir. Klasik zaman g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, zaman\u0131 birbirinden ayr\u0131 ama birbirini bir \u00f6ncelik ve sonral\u0131k ili\u015fkisi i\u00e7inde takip eden anlar\u0131n dizisi olarak yani onu mekandaki konumlara indirgeyerek birimlere b\u00f6len, b\u00f6ylelikle de onu matematikselle\u015ftiren bir kavray\u0131\u015f\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131rken, Bergson\u2019un s\u00fcresi birbirinin i\u00e7ine ge\u00e7en anlar\u0131n daimi bir ak\u0131\u015f\u0131 olarak nitelendirilir. Bu nedenle, ele ald\u0131\u011f\u0131 nesneyi birimlere ay\u0131ran yani analiz eden (\u00e7\u00f6z\u00fcmleyen) ve bu birimlerin birbiriyle ili\u015fkisine yo\u011funla\u015fan bilimin ve bu bilimin geli\u015ftirilmesinde belirleyici yeti olan anlama yetisi (entendement) ve zekan\u0131n kavrayamayaca\u011f\u0131 bir mutlak kavray\u0131\u015f bi\u00e7imi felsefi kavray\u0131\u015f\u0131 ifade eden sezgi (intuition) yoluyla elde edilir. Bu iki ayr\u0131 bilme bi\u00e7imi ve iki ayr\u0131 yetinin konusunu da yukar\u0131da belirtildi\u011fi \u015fekliyle birbirinden ayr\u0131m\u0131yla g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutulan zaman (hesap edilen zaman) ve s\u00fcredir (ya\u015fanan zaman). \u0130\u015fte bu temel ayr\u0131m \u00e7er\u00e7evesinde Bergson, Kant\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc \/ sezgi kavram\u0131na yo\u011funla\u015f\u0131r.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n bilgi felsefesinin temeli ve onun Kopernik devriminin temel anlam\u0131, bizim bilgimizin duyusall\u0131kla (Sinnlichkeit) s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesine dayan\u0131r. Duyusall\u0131\u011f\u0131n saf formlar\u0131 da zaman (Zeit) ve mekan (Raum) olarak g\u00f6sterilir. Nesneye dair bilgimizin olana\u011f\u0131n\u0131n ko\u015fulunu g\u00f6steren transsendental felsefe, \u00f6yleyse, bilgimize s\u0131n\u0131r \u00e7izerken (\u2018Kritik\u2019in ger\u00e7ek anlam\u0131) en ba\u015fta zaman ve mekan formlar\u0131na g\u00f6re ger\u00e7ekle\u015fen g\u00f6r\u00fc (Anschauung) bilgisini g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduracak ve duyumsal olmaktan ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc olamayacak olan bu g\u00f6r\u00fcy\u00fc fenomenlere ili\u015fkin bilgimizin temeline koyacakt\u0131r. Burada (yan Transsendental Estetik k\u0131sm\u0131nda) zaman i\u00e7 duyunun formu olarak bizim b\u00fct\u00fcn duyumsamam\u0131z\u0131n temelinde yatar. Yani uzamsal bir kavray\u0131\u015f\u0131 da olanakl\u0131 k\u0131lan bir zamansal kavray\u0131\u015f\u0131m\u0131z vard\u0131r bizim diyebiliriz. \u00d6yleyse Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinde, zaman (ardardal\u0131k) ve mekan (yanyanal\u0131k) birbiriyle ili\u015fkili iki form olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. \u00d6te yandan, bizdeki duyumsal g\u00f6r\u00fcye \/ sezgiye verili olmayan noumene ili\u015fkin bir sezginin olup olamayaca\u011f\u0131 sorununu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduran Kant, en az\u0131ndan bizim bilme yetilerimizin yap\u0131s\u0131 gere\u011fi, b\u00f6ylesi bir zihinse g\u00f6r\u00fcn\u00fcn \/ sezginin (Intellektuale Anschauung) olana\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131yacakt\u0131r. Bizim zaman ve mekan formlar\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 olan bilgimiz, anlama yetisinin, duyusall\u0131ktaki bu formlara g\u00f6re \u015fekillenmi\u015f olan g\u00f6r\u00fcdeki \u00e7oklu\u011fu kategorilerin birli\u011fine g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fcnmesi sonucu fenomenal alan ortaya \u00e7\u0131kar. Noumenal alan ise bizim bilgimizin s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 g\u00f6steren bir s\u0131n\u0131r kavram\u0131 olarak kendisini g\u00f6sterir ve bizim nesneye dayal\u0131 bilgimize kapal\u0131d\u0131r. Bergson\u2019un Kant ele\u015ftirisinin odak noktas\u0131 tam olarak buras\u0131d\u0131r. Kant, zaman\u0131 hep mekanla birlikte d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, g\u00f6r\u00fcy\u00fc \/ sezgiyi her zaman duyusal bir g\u00f6r\u00fc olarak d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla, zamansal ardardal\u0131k ve mek\u00e2nsal yanyanal\u0131k \u00f6tesinde kalan ve haf\u0131za ve bilin\u00e7le ilgili olan s\u00fcrenin kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n olana\u011f\u0131n\u0131 bir yana b\u0131rak\u0131r. B\u00f6ylesi bir kavray\u0131\u015f i\u00e7in gerekli olan \u015fey ise, Bergson\u2019da art\u0131k sezgi (intuition) ad\u0131yla an\u0131lacak olan bir bilme yetisine d\u00f6n\u00fc\u015fen zihinsel g\u00f6r\u00fcn\u00fcn \/ sezginin devreye sokulmas\u0131d\u0131r.<\/p><p>Bergson\u2019un bu Kant ele\u015ftirisinin arka plan\u0131n\u0131, Kant sonras\u0131 Alman Romantik felsefesinin olu\u015fturdu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Her ne kadar Bergson Alman \u0130dealizmi \u00fczerinden onlar\u0131 da ele\u015ftirse de, Schelling\u2019teki zihinsel sezgi (Intellektuale Anschauung) Bergson\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn temelini olu\u015fturur. Bergson bu temelden hareketle, bilim ile metafizi\u011fi bu t\u00fcrden bir sezgi \u00e7er\u00e7evesinden hareketle birle\u015ftirecek bir felsefenin pe\u015fine d\u00fc\u015fecektir. B\u00f6ylece de Kant\u2019\u0131n metafizik ele\u015ftirisinin temellerini sarsmaya \u00e7al\u0131\u015fan bir felsefeyle kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Bu felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncenin, Schelling ve Schopenhauer \u00fczerinden yeniden Yeni Platonculukla bulu\u015fan bir mistisizme varmas\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir. Konu\u015fmam\u0131zda Kant ele\u015ftirisi \u00fczerinden mistisizme giden bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi, Kant\u2019\u0131n neden s\u0131n\u0131rlar \u00e7izmeye \u00e7al\u0131\u015fan bir filozof oldu\u011funu ve olmak zorunda oldu\u011funu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutarak ele alaca\u011f\u0131z. Burada Kant\u2019\u0131n epistemolojisinin ana hatlar\u0131 ve ayr\u0131mlar\u0131 belirleyici olacakt\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Mert Can Yirmibe\u015f (Mardin Artuklu \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Kuruculuk ve Reg\u00fclatiflik Ayr\u0131m\u0131nda Modalite Kategorisinin Konumu<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Kant\u2019\u0131n epistemolojisinde kuruculuk ve reg\u00fclatiflik kavramlar\u0131, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fc ve akl\u0131n deneyimle ili\u015fkilerini ortaya koymada merkezi \u00f6neme sahiptirler. Anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fc olas\u0131 deneyimin kurucu a priori kavramlar\u0131na sahipken, ak\u0131l ise deneyimle ili\u015fkide yaln\u0131zca reg\u00fclatiftir. Kuruculuk ve reg\u00fclatiflik kavramlar\u0131n\u0131n deneyimle ili\u015fkisi bilen \u00f6znenin nesnesini bilme ediminin nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fini ile s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ve ak\u0131l bu d\u00fczlemde birbirlerine ihtiya\u00e7 duyarlar. Akl\u0131n reg\u00fclatif idealar\u0131 olmadan anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn deneyim nesnesine y\u00f6nelmesi s\u00f6z konusu de\u011filken, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kurucu kavramlar\u0131 bilen \u00f6zneye akl\u0131n reg\u00fclatif idealar\u0131 ekseninde deneyim nesnesini kavrama imk\u00e2n\u0131 sunar.<\/p><p>Kant anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn a priori kategorilerini d\u00f6rt ana ba\u015fl\u0131k ve bu ana ba\u015fl\u0131klar\u0131n alt\u0131nda \u00fc\u00e7erli bir bi\u00e7imde dizilmi\u015f toplamda on iki alt ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda inceler (CPR A80\/B106)<sup>1<\/sup>. Buna g\u00f6re, modalite anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn en son kategorisidir ve olas\u0131l\u0131k\u2014imkans\u0131zl\u0131k, varolu\u015f\u2014 varolu\u015f-olmayan ve zorunluluk\u2014olumsall\u0131k kavramlar\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Kant Birinci Kritik\u2019te yer alan \u201cGenel Olarak Empirik D\u00fc\u015f\u00fcncenin Postulatlar\u0131\u201d b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde ise modalite kategorisinin ayr\u0131nt\u0131l\u0131 incelemesini sunar. Modalite kategorisi, deneyimin analojileri olarak \u00f6zne taraf\u0131ndan ortaya at\u0131lan, deneyimin nas\u0131l oldu\u011funu ifade eden bir <em>kural <\/em>olarak ele al\u0131nabilecek postulatlar\u0131 kapsamaktad\u0131r.<\/p><p>Kant, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn a priori kategorilerini empirik nesnenin kavran\u0131\u015f\u0131nda <em>kurucu <\/em>bir role sahip olarak ele alm\u0131\u015ft\u0131r. Anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fc empirik nesneleri birbirleriyle ili\u015fkilendirir ve ayn\u0131 zamanda nesneyi kavramam\u0131z i\u00e7in kavramsal repertuar sunar. Bu repertuar anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn a priori kavramlar\u0131 iken, ili\u015fkilendirmek ise anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn aktif olarak ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi bir eylemdir. Bu nedenle anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fc deneyimleyen\/bilen \u00f6znede empirik nesneyi yeniden kurar. Kant\u2019a g\u00f6re empirik nesne \u00fczerine olan bilgimiz ve\/veya deneyimimiz ancak ve ancak anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn bu kurucu etkisi ile ger\u00e7ekle\u015fir. Bu kuruculuk i\u015flevi bilme ediminde nesneyi belirlenimlere sahip bir \u015fey olarak, \u00f6znede yeniden g\u00f6rmemize olanak tan\u0131r. Ba\u015fka bir ifadeyle, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn daha \u00f6nce nesnesinde kavramad\u0131\u011f\u0131 bir belirlenimi deneyim nesnesine ekleyerek nesnesini \u00f6znede yeniden kurar. \u00d6rne\u011fin salt duyumsamayla ele al\u0131nan bir nesne, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kurucu faaliyetiyle b\u00fct\u00fcnl\u00fck, ger\u00e7eklik ve nedensellik kategorileriyle \u00f6znede yeniden kurularak kavran\u0131r.<\/p><p>Ancak bu kuruculuk rol\u00fcn\u00fc anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn b\u00fct\u00fcn kategorilerinde ge\u00e7erli oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek bizi yan\u0131lg\u0131ya g\u00f6t\u00fcrecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kant, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn bir kategorisi olan modaliteyi, kuruculuk haricinde, empirik nesnenin deneyim ile kavranmas\u0131nda <em>reg\u00fclatif <\/em>oldu\u011funu iddia eder (CPR A180\/B222-3). Bunu \u015f\u00f6yle ifade edebiliriz, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn modalite harici kategorileri (nitelik, nicelik, ili\u015fki) bize nesnenin ne oldu\u011funu kavramam\u0131za olanak tan\u0131rken, modalite bize nesnede d\u00fc\u015f\u00fcnebilece\u011fimiz ba\u015fka bir belirlenim kalmamas\u0131ndan hareketle nesnenin anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcyle nas\u0131l bir ili\u015fki i\u00e7inde oldu\u011funu bildirir ve bu ili\u015fkinin empirik kullan\u0131m\u0131n\u0131n nas\u0131l olabilece\u011fine d\u00f6n\u00fck bir olana\u011f\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 aralar (CPR A219\/B267). Nesnede modalite harici kategorilerin tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 belirlenimlerden daha fazla bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011fi i\u00e7in, anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn modalite kategorisi nesnede herhangi bir kuruculuk ger\u00e7ekle\u015ftiremez ve yaln\u0131zca nesne-\u00f6zne ili\u015fkisi ve bu ili\u015fkinin empirik olanakl\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00fczerine bildirimde bulundu\u011fu i\u00e7in kurucu de\u011fil, reg\u00fclatiftir. Bu nedenle Kant\u2019\u0131n modal kavramlar\u0131 tan\u0131mlar\u0131n\u0131 \u00f6znenin nesneyle kurdu\u011fu ili\u015fkiye g\u00f6re al\u0131r. \u00d6rne\u011fin, <em>olas\u0131l\u0131k <\/em>deneyimin formel ko\u015fullar\u0131yla uyumlu olma hali iken, <em>akt\u00fcellik <\/em>deneyimin maddi ko\u015fullarla ba\u011fl\u0131 olma hali olarak tan\u0131mlan\u0131r (CPR B266).<\/p><p>Akl\u0131n reg\u00fcle edici idealar\u0131 ise anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn nesnesini kavrama edimini bir ama\u00e7 etraf\u0131nda d\u00fczenler (CPR A644\/B672). Bu ama\u00e7 akl\u0131n idealar\u0131 ekseninde bilginin d\u00fczenlenmesidir. Akl\u0131n reg\u00fcle edici idealar\u0131 deneyimin d\u0131\u015f\u0131nda ve deneyimde herhangi bir kurucu rol\u00fc olmayan idealard\u0131r ama anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fc yaln\u0131zca bu idealar ekseninde kurucu rol\u00fcn\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirebilir. Ak\u0131l deneyimin olanakl\u0131 ko\u015fullar\u0131n\u0131 olu\u015fturmaz ancak deneyimi ve onun bilgisini kendi idealar\u0131 alt\u0131nda reg\u00fcle eder. Bir ba\u015fka ifade ile deneyimin b\u00fct\u00fcnc\u00fcl kavran\u0131\u015f\u0131 bizi reg\u00fclatif idealar alt\u0131nda birli\u011fe g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Bu birlik fikri, \u00f6rne\u011fin Tanr\u0131 ve tamamlanm\u0131\u015f b\u00fct\u00fcnl\u00fck olarak d\u00fcnya kavramlar\u0131 alt\u0131nda toplan\u0131r. Akl\u0131n reg\u00fclatif idealar\u0131 t\u0131pk\u0131 modalite gibi deneyim nesnesinde yeni hi\u00e7bir belirlenim sunmazken, modalitenin deneyimle s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine, bilme edimini b\u00fct\u00fcnc\u00fcl olarak organize etme amac\u0131ndad\u0131r. Bu durum modalitedeki reg\u00fclatifli\u011fin akl\u0131n idealar\u0131ndaki reg\u00fclatiflikten deneyimle ili\u015fkileri bak\u0131m\u0131ndan farkl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterir.<\/p><p>Bu metin, Kant\u2019\u0131n modalite kavram\u0131n\u0131n anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fcn di\u011fer kategorilerinin <em>kurucu <\/em>rol\u00fcn\u00fcn aksine neden <em>reg\u00fclatif <\/em>role sahip oldu\u011funu iki arg\u00fcman e\u015fli\u011finde a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Birinci arg\u00fcman (a), modalite kategorisi nesneye yeni bir belirlenim eklemeden, bilen \u00f6zne ile bilinen nesne aras\u0131ndaki ili\u015fkinin \u00f6zelli\u011fini ifade eder. \u0130kinci arg\u00fcman ise (b), modalite deneyim nesnesi ile bilen \u00f6zne aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131dan t\u00fcretilen ve nesneye d\u0131\u015fsal olan bir belirlenimi ifade eder. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, modalite nesnenin anlay\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcyle ili\u015fkisi ve empirik deneyimin <em>nas\u0131l <\/em>olabilece\u011fini i\u00e7eren postulatlar\u0131 konu edinir. Bu iki arg\u00fcman, ilk olarak, modalite kategorisinin deneyim nesnesinde kurucu hi\u00e7bir fonksiyonunun olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. \u0130kinci olarak ise, modalitenin reg\u00fclatif olmas\u0131ndan hareketle, nesnenin <em>nas\u0131l <\/em>deneyimlenebilir oldu\u011fuyla ilgili, \u00f6zne ve deneyim nesnesi aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131dan olu\u015fan postulatlar\u0131 ortaya koyar. Son olarak, modalitenin reg\u00fclatif rol\u00fcn\u00fcn, akl\u0131n reg\u00fclatif rol\u00fcnden farkl\u0131 kavranmas\u0131 gerekir. Bu fark i\u00e7in ise metin, reg\u00fclatiflik rollerinin deneyim kar\u015f\u0131ndaki konumlar\u0131n\u0131 de\u011ferlendirmeyi \u00f6nerir. Modalite kategorisindeki reg\u00fclatiflik deneyimle s\u0131n\u0131rl\u0131 ve deneyimi postulatlar yoluyla organize ederken, akl\u0131n idealar\u0131ndaki reg\u00fclatiflik ise, deneyim \u00f6tesi olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla, salt deneyimi de\u011fil genel olarak bilme edimini ilkelerle organize etmektedir.<\/p><cite><br><sup>1<\/sup> Kant, I. (2018). Critique of Pure Reason. (P. Guyer &amp; A. W. Wood, Eds.). Cambridge: Cambridge University Press.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">H. B\u00fclent G\u00f6zk\u00e2n (MSGS\u00dc)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Biyoloji Felsefesi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Kant, <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nin teleoloji k\u0131sm\u0131nda canl\u0131 organizmalar\u0131 ele al\u0131r; ve bu meseleyi nedensellik ve do\u011fa bilimleri zemininden hi\u00e7 ayr\u0131lmadan ama yine de teleolojik bak\u0131\u015fla da birle\u015ftirerek bu ara\u015ft\u0131rmay\u0131 \u201cb\u00fcy\u00fck projesi\u201dne d\u00e2hil eder.<\/p><p>Bu \u201cb\u00fcy\u00fck proje\u201d veya Kant\u2019\u0131n t\u00fcm felsefi \u00e7abas\u0131 belki \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir: Do\u011fa d\u00fcnyas\u0131n\u0131 (veya \u00e2lemini) ahl\u00e2ki bir d\u00fcnyaya\/\u00e2leme d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme olana\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak; ama bunu keyfi ve uzla\u015f\u0131msal olarak de\u011fil, a priori bir zeminde gerek\u00e7elendirilebilir \u015fekilde ortaya koymak. Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nin <em>Arkitektonik <\/em>b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, felsefeyi, \u201ct\u00fcm bilginin insan akl\u0131n\u0131n asli ama\u00e7lar\u0131yla (<em>wesentlichen zwecke<\/em>) ili\u015fkisinin bilimi\u201d (B 867) olarak tan\u0131mlad\u0131ktan sonra, insan akl\u0131n\u0131n yasa koymas\u0131n\u0131n (felsefe) iki egemenlik alan\u0131 oldu\u011funu, bunlar\u0131n do\u011fa ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck oldu\u011funu, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fal yasay\u0131 da ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131 da ba\u015flang\u0131\u00e7ta iki ayr\u0131 sistem olarak i\u00e7erdi\u011fini, ama nihai olarak tek bir felsefi sistemi i\u00e7erece\u011fini (B 868) belirtiyordu. Anlama yetisinin yasa koymas\u0131n\u0131n egemenlik alan\u0131n\u0131n do\u011fa, akl\u0131n yasa koymas\u0131n\u0131n egemenlik alan\u0131n\u0131n ise \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olmas\u0131 ve bu iki egemenlik alan\u0131n\u0131n farkl\u0131 mahiyette olmalar\u0131, birinin bilgi nesnesinin olmas\u0131 (do\u011fa), di\u011ferinin olmamas\u0131 (\u00f6zg\u00fcrl\u00fck) nihai bir ama\u00e7 birli\u011fine ula\u015fmak i\u00e7in aralar\u0131nda bir k\u00f6pr\u00fc kurma aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n gere\u011fini ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yordu.<\/p><p>Kant, <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nde (<em>YGE<\/em>) do\u011fa ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aras\u0131ndaki k\u00f6pr\u00fcy\u00fc, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fa ve ahl\u00e2kl\u0131l\u0131k ili\u015fkisini iki moment \u00fczerinden, estetik yarg\u0131g\u00fcc\u00fc ve teleolojik yarg\u0131g\u00fcc\u00fc \u00fczerinden kurabilme olana\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131r. Birinci momentte estetik yarg\u0131g\u00fcc\u00fc bu ili\u015fkiyi transandantal \u00f6znel bir zeminde kurmay\u0131 ama\u00e7lar. \u0130kinci momentte, <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nin teleoloji k\u0131sm\u0131nda bu k\u00f6pr\u00fc aray\u0131\u015f\u0131n\u0131 transandantal nesnel bir zeminde organizmalar \u00fczerinden, yani do\u011fan\u0131n i\u015fleyi\u015finden koparmadan yapmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. <\/p><p>Bu konu\u015fmada, meselenin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve ahl\u00e2k k\u0131sm\u0131 ele al\u0131nmayacak, Kant\u2019\u0131n organizmalar incelemesindeki metodoloji ve ama\u00e7l\u0131l\u0131k \u00fczerinde durulacakt\u0131r.<\/p><p>Eski Yunan d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u201ctelos\u201d anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle Aristoteles\u2019in ereksel neden anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, tek Tanr\u0131l\u0131 dinlerle birlikte teolojik bir teleoloji anlay\u0131\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc, ba\u015fka bir deyi\u015fle, t\u00fcm varolanlar\u0131n ve do\u011fan\u0131n Tanr\u0131n\u0131n bir ihsan\u0131 olarak insan i\u00e7in yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6ylenebilir (Bu anlay\u0131\u015f, \u00f6rne\u011fin Kur\u2019an\u2019da Bakara s\u00fbresi, 29. Ayette, \u201cO, yerde ne varsa hepsini sizin i\u00e7in yaratt\u0131. Sonra (kendine has bir \u015fekilde) semaya y\u00f6neldi, onu yedi g\u00f6k olarak yarat\u0131p d\u00fczenledi.\u201d olarak ifade edilmi\u015ftir). Bunu \u201cim\u00e2n\u0131n teleolojisi\u201d veya \u201ck\u00f6t\u00fc teleoloji\u201d olarak adland\u0131ral\u0131m. Yeni \u00e7a\u011f biliminin temel \u00f6zelli\u011fi ereksel nedeni devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakmak, bunu hylozoizmin, yani canl\u0131 maddecili\u011fin bir uzant\u0131s\u0131 olarak g\u00f6rmek ve \u00f6zellikle Galileo ve Newton\u2019dan sonra etkin nedeni ve maddi nedeni (do\u011fa biliminin nedenselli\u011fini) \u00f6ne \u00e7\u0131karmakt\u0131. Descartes\u2019\u0131n bu yeni bilimin metafizi\u011fini yapm\u0131\u015f ve \u201ctelos\u201du insan d\u0131\u015f\u0131ndaki do\u011fadan t\u00fcm\u00fcyle \u00e7\u0131kar\u0131p atm\u0131\u015f, insan s\u00f6z konusu oldu\u011funda a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 Tanr\u0131\u2019n\u0131n insana bah\u015fetti\u011fi \u00f6l\u00fcms\u00fcz ruh anlay\u0131\u015f\u0131 \u00fczerine kurmu\u015ftu. B\u00f6ylece teleoloji sadece Tanr\u0131ya ait ve Tanr\u0131 kat\u0131nda bir \u015feydi. \u0130nsana ise Tanr\u0131n\u0131n inayetiyle ve kurulmu\u015f ilahi d\u00fczene uygun olarak ama\u00e7 koyma serbestisi tan\u0131n\u0131yordu. David Hume ise, Descartes\u2019\u0131nki gibi ilahi bir teleolojiye kar\u015f\u0131yd\u0131. Bununla birlikte, sek\u00fcler bir zeminde kal\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda da, cans\u0131z do\u011fa Newton mekani\u011fi ve nedensellikle (etkin ve maddi nedenle) t\u00fcm\u00fcyle a\u00e7\u0131klanabilse de, organizmalar i\u00e7in teleolojik bir a\u00e7\u0131klamaya ihtiya\u00e7 oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. Darwin\u2019le birlikte b\u00f6yle bir ihtiya\u00e7 da ortadan kalkm\u0131\u015f oldu. Darwin\u2019in teorisinde organizmalara ait k\u0131s\u0131mlar\u0131n iyi tasarlanm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmelerini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in bir Tanr\u0131\u2019ya veya ak\u0131ll\u0131 tasar\u0131mc\u0131ya ya da i\u00e7sel bir ama\u00e7l\u0131l\u0131\u011fa ba\u015fvurmayan a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir model ortaya konmu\u015ftur. Organizmalara ait k\u0131s\u0131mlar\u0131n ni\u00e7in tasarlanm\u0131\u015f olma ve ama\u00e7lara hizmet etmek g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc verdi\u011fine ili\u015fkin bir a\u00e7\u0131klaman\u0131n do\u011fal se\u00e7ilim varsay\u0131m\u0131yla verildi\u011fi bilinmektedir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n teleoloji yakla\u015f\u0131m\u0131 ne \u201cim\u00e2n\u0131n teleolojisi\u201ddir, yani \u201ck\u00f6t\u00fc teleoloji\u201ddir, ne de do\u011fan\u0131n kendisine i\u00e7kin bir teleolojidir. Bu a\u00e7\u0131dan Kant\u2019taki teleoloji, tam olarak Darwin\u2019in kar\u015f\u0131s\u0131nda oldu\u011fu bir teleoloji anlay\u0131\u015f\u0131 da de\u011fildir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n <em>YGE<\/em>\u2019nde teleolojinin ne do\u011fa bilimine ne de teolojiye ait oldu\u011funu ama ele\u015ftiriye ait oldu\u011funu ifade etmesi \u00f6nemlidir. Kant\u2019\u0131n t\u00fcm bili\u015fsel, etik, estetik tecr\u00fcbeyi kendinde varl\u0131k \u00fczerinden de\u011fil, \u00f6znenin transandantal yetileri \u00fczerinden kurmas\u0131n\u0131n do\u011frudan sonu\u00e7lar\u0131ndan biri teleolojinin de varl\u0131\u011f\u0131n kendisine de\u011fil, en genel anlamda varl\u0131\u011f\u0131n, \u00f6znenin transandantal yetiler zeminindeki tecr\u00fcbesine dayan\u0131yor olmas\u0131d\u0131r. Cans\u0131z do\u011fan\u0131n kendisinde ereksel neden aramak Kant i\u00e7in de temellendirilebilir bir \u015fey de\u011fildi.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n Newton\u2019a hayranl\u0131\u011f\u0131 ve Newton Mekani\u011fi\u2019nden \u00e7ok etkilendi\u011fi iyi bilinir; ve David Hume\u2019un nedensellik ele\u015ftirilerine kar\u015f\u0131 nedenselli\u011fin transandantal bir zeminde gerek\u00e7elendirilmesi, bir anlamda Newton Mekani\u011fi\u2019nin de savunulmas\u0131d\u0131r. Cans\u0131z do\u011fa, Kant\u2019ta t\u00fcm\u00fcyle do\u011fal yasalarla i\u015fleyen, ona do\u011fa mekanizmi ve nedensellik d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u015feyin m\u00fcdahale etmedi\u011fi bir alan olarak anla\u015f\u0131l\u0131r. Nedensellik do\u011fa biliminin olmazsa olmaz\u0131d\u0131r; nedensellik olmadan do\u011fa bilimi yapmam\u0131z m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir ve bilebildi\u011fimiz son noktaya kadar nedensellik \u00fczerinden gitmemiz gerekir. Anlama yetisi, belirleyici yarg\u0131 ve nedensellik cans\u0131z do\u011fan\u0131n bilimini sa\u011flam ve g\u00fcvenilir bir \u015fekilde yapabilir. Bununla birlikte, organizmalar s\u00f6z konusu oldu\u011funda sadece do\u011fa mekanizmi, yani anlama yetisinin nedensellik d\u00fczeyi yeterli de\u011fildir, Newton\u2019un birinci yasas\u0131, eylemsizlik yasas\u0131, canl\u0131 organizman\u0131n kendili\u011finden hareketini a\u00e7\u0131klayamaz \u00f6rne\u011fin. Bu y\u00fczden ak\u0131l taraf\u0131na ge\u00e7meye ve oradan al\u0131nan bir kavram olarak \u201cama\u00e7\u201d kavram\u0131na ihtiyac\u0131m\u0131z vard\u0131r.<\/p><p>Kant, <em>YGE <\/em>birinci \u00f6ns\u00f6zde (20-235), t\u00fcm ama\u00e7l\u0131l\u0131\u011f\u0131n ya do\u011fal ama\u00e7l\u0131l\u0131k (<em>forma finalis naturae spontanae<\/em>) veya niyetlilik (<em>intentionalis\/ absichlich<\/em>) olarak ele al\u0131nabilece\u011fini; ilkinin reflektif yarg\u0131g\u00fcc\u00fcne (ama estetik de\u011fil, mant\u0131ksal yarg\u0131g\u00fcc\u00fcne) ait oldu\u011funu, ikincinin belirleyici yarg\u0131g\u00fcc\u00fcne ait oldu\u011funu belirtiyor. \u0130lki i\u00e7in akl\u0131n gerekli oldu\u011funu, (ama\u00e7 bir ak\u0131l kavram\u0131d\u0131r veya akl\u0131n yerine getirebilece\u011fi bir i\u015flevdir), ama deneyimin ilkelere g\u00f6re d\u00fczenlenebilmesi i\u00e7in (i\u00e7kin kullan\u0131m), ama ikinci i\u00e7in a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klara y\u00fckselen bir ak\u0131l (a\u015fk\u0131n kullan\u0131m) s\u00f6z konusu olur.<\/p><p>Kant teleolojiyi hep olumsall\u0131k ile birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. \u201cAma\u00e7l\u0131l\u0131k olumsal alan\u0131n yasall\u0131\u011f\u0131d\u0131r\u201d (<em>YGE<\/em>, 20-217). Ama\u00e7 bir ak\u0131l kavram\u0131 olsa da do\u011fa olumsall\u0131k alan\u0131 da oldu\u011fu i\u00e7in, mant\u0131k yapan, yani ko\u015fulsuz ispatlar yapan bir yeti olarak tek ba\u015f\u0131na ak\u0131l olumsall\u0131\u011f\u0131 d\u0131\u015flayaca\u011f\u0131 i\u00e7in mutlak bir yarat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine bir teolojiye bizi g\u00f6t\u00fcrecektir; b\u00f6ylelikle ak\u0131l teleolojiyi teolojiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrecektir. Oysa b\u00f6yle bir teolojinin ontolojik bir Tanr\u0131 tasavvurunu, bir yan\u0131lsamay\u0131 i\u00e7ermeye mahk\u00fbm oldu\u011fu, yani akl\u0131n kendi s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015farak varl\u0131\u011f\u0131n neli\u011fi hakk\u0131nda konu\u015fmaya ba\u015flamas\u0131n\u0131n (a\u015fk\u0131n kullan\u0131m) yan\u0131lsama \u00fcretece\u011fi <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde belgelenmi\u015fti. \u00d6yleyse anlama yetisinin nedenselli\u011fi, belirleyici yarg\u0131, organizmalar\u0131 anlamaya yetmiyorsa, organizmalar\u0131 ama\u00e7l\u0131l\u0131k \u00fczerinden g\u00f6rmeden yeterli a\u00e7\u0131klama yap\u0131lam\u0131yorsa, a\u00e7\u0131klama i\u00e7in nedenselli\u011fin teleolojiye alt-g\u00fcd\u00fcml\u00fc (<em>subordine<\/em>) olmas\u0131 gerekiyorsa, ama \u00f6te yandan bu ama\u00e7l\u0131l\u0131k sadece ak\u0131l d\u00fczeyinde yan\u0131lsamalara g\u00f6t\u00fcr\u00fcyorsa, bu i\u015flevi yerine getiren reflektif yarg\u0131 g\u00fcc\u00fc olmal\u0131d\u0131r. Burada zemin do\u011fa yasalar\u0131 ve do\u011fa mekanizmidir, onu ihlal eden hi\u00e7bir \u015fey olamaz. Teleoloji ancak bu zeminde i\u015fleyebilir ve ancak bu sayede ve sadece do\u011fa mekanizmi yoluyla anla\u015f\u0131lamayacak olan \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnmemize imk\u00e2n verir. Kant organizmalar\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131na Aristoteles\u2019in d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc nedenini, ereksel nedeni dahil etse de, do\u011fan\u0131n kendi erekleri \u00fczerinden bir a\u00e7\u0131klaman\u0131n olanaks\u0131z oldu\u011fu zaten transandantal felsefenin yap\u0131s\u0131 \u00fczerinden a\u00e7\u0131kt\u0131r; yani do\u011faya anlama yetisi \u00fczerinden de, ak\u0131l \u00fczerinden de bir ama\u00e7l\u0131l\u0131k atfedilemeyece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r; bu i\u015flevi de reflektif yarg\u0131g\u00fcc\u00fc yerine getirir. \u015eeylerin kendisinin kendi d\u00fczenlerinin nihai bilgisi insan i\u00e7in ula\u015f\u0131lamaz, karar verilemez bir \u015feydir. \u00d6te yandan, organizmalar\u0131n a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7indeki ereksel neden bir kategori olmasa da keyfi ve t\u00fcm\u00fcyle \u00f6znel bir \u015fey de de\u011fildir. Bu y\u00fczden teleoloji ne do\u011fa bilimine ne de teolojiye aittir ama ele\u015ftiriye aittir.<\/p><p>Bu konu\u015fma, Kant\u2019ta organizmalara y\u00f6nelik teleolojik ara\u015ft\u0131rmaya ve onun metodolojisinin incelenmesine ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">G\u00f6khan Orhan (Mardin Artuklu \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Badiou\u2019dan Kant\u2019a: Canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n Yaz\u0131l(a)mayan Hikayesi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Bu tebli\u011fde amac\u0131m\u0131z Kant\u2019\u0131n transandantal d\u00fc\u015f\u00fcncesini canl\u0131 meselesi ba\u011flam\u0131nda irdelemektir. Bu irdelemedeyi yaparken temel stratejimiz, canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n ne oldu\u011funa dair kavray\u0131\u015f\u0131m\u0131zdan hareketle Kant\u2019\u0131n sisteminin canl\u0131 problemini ele almada yetersiz oldu\u011funa i\u015faret etmekten ibaret olacakt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu bildiri, Kant\u2019ta canl\u0131 meselesinin kapsaml\u0131 bir \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc sunmaktan ziyade mezkur meselenin nas\u0131l oluyor da Kant ba\u011flam\u0131nda taca \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve hatta da taca \u00e7\u0131kart\u0131lmak zorunda oldu\u011funa de\u011finecek. Bunu yaparken de meselemizle ili\u015fkili oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczden dolay\u0131 ilkin \u00e7a\u011fda\u015f Frans\u0131z filozof Alain Badiou\u2019nun konumuzla ilgisi ekseninde ontolojisinin bir de\u011ferlendirmesini yapmay\u0131 gerekli g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p><p>Badiou ontolojiyi, i\u00e7inde mutlak ya da kendindeli\u011fe sahip olan hi\u00e7bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131 bir tutars\u0131z \u00e7okluk (<em>inconsistent multiplicity) <\/em>teorisi olarak g\u00f6rmektedir. Mevcut varolanlar birer tutarl\u0131 \u00e7okluk (<em>consistent multiplicity) <\/em>olarak s\u00f6z konusu tutars\u0131z \u00e7oklunun tutarl\u0131 hale getirilmesi sonucu m\u00fcmk\u00fcn olmaktad\u0131r. Badiou, tutars\u0131z \u00e7oklunun bir-olarak-sayma (<em>count-as- one) <\/em>i\u015flemi yoluyla tutarl\u0131 hale getirildi\u011fini iddia etmektedir. Konumuz gere\u011fi y\u00f6nelece\u011fimiz esas nokta Badiou\u2019da bir-olarak-sayma fiilinin analizinin yap\u0131lmas\u0131d\u0131r. Badiou bu fiili yaln\u0131zca mutlak \u201cBir\u201din yoklu\u011funa i\u015faret edip i\u015flem olmas\u0131 hususunu \u00f6n plana \u00e7\u0131kartmaktad\u0131r. Ancak sorulmas\u0131 gereken esas soru sorulmamaktad\u0131r: Tamamen tutars\u0131z olan \u00e7oklunun i\u00e7erisinde \u015feyler nas\u0131l oluyor da bir olarak say\u0131lmaktad\u0131r? Bizim kanaatimize g\u00f6re burada bir-olarak- sayma fiilini ger\u00e7ekle\u015ftiren bir fail olarak bir-sayan\u2019\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 kabul edilmek zorundad\u0131r. Bu bir-sayan\u0131n \u015feyleri birle\u015ftirerek tutarl\u0131 k\u0131lmas\u0131 ve asl\u0131nda b\u00f6ylelikle de var ve kavran\u0131l\u0131r k\u0131lmas\u0131 ancak onun bir canl\u0131 olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn olacak bir \u015feydir. Dolay\u0131s\u0131yla canl\u0131 olarak bir- sayan\u0131n analizi Badiou ontolojisinin \u00f6nemli bir eksi\u011fi olarak ortaya \u00e7\u0131kmakta ve bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n da kalk\u0131\u015f noktas\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p><p>Badiou\u2019da i\u015faret etti\u011fimiz bu \u00e7ok temel eksikten hareketle diyoruz ki canl\u0131, en basitinden en karma\u015f\u0131\u011f\u0131na kadar, daima kendi hayat\u0131n\u0131 muhafaza etmeyi ve di\u011fer b\u00fct\u00fcn varolanlar\u0131, kendini ama\u00e7 k\u0131larak, nesnesi k\u0131lan \u015feydir. Bu itibarla da canl\u0131 kendi hayat\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye y\u00f6nelik temel bir \u00e7aba (<em>conatus, lat.) <\/em>sahibi olan arzu varl\u0131\u011f\u0131 olarak kar\u015f\u0131m\u0131zda belirmektedir. Burada conatusun zemininde olan, d\u0131\u015far\u0131daki her \u015feyin kendi (i\u00e7sel)b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne kat\u0131lmas\u0131 ve conatus olan \u00f6z\u00fcn s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi yatmaktad\u0131r. Asl\u0131nda bu meseleyi biraz daha derinle\u015ftirdi\u011fimizde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan \u015fey, can (<em>psukhe) <\/em>sahibi olarak canl\u0131n\u0131n rastlant\u0131sal bir \u015fekilde bir araya gelmi\u015f ve mekanik s\u00fcre\u00e7lerle i\u015fleyen bir y\u0131\u011f\u0131n olmay\u0131p, kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki \u015feylerden hareketle sahip olmad\u0131\u011f\u0131 bu manada da \u201ci\u00e7sel\u201d bir birli\u011fe sahip olup \u015feyleri bu birlikten hareketle bir k\u0131lmas\u0131d\u0131r. Canl\u0131 ve canl\u0131n\u0131n sahip oldu\u011fu birlik a\u00e7\u0131klanmaks\u0131z\u0131n \u015feylerin tecr\u00fcbede bilinmesi ve onlara i\u015faret edilmesi m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir.<\/p><p>Peki bu \u015fekilde ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 Kant d\u00fc\u015f\u00fcncesinden hareketle ele alabilir miyiz? \u00c7\u00fcnk\u00fc Kant\u2019\u0131n da temel iddias\u0131 tecr\u00fcbede ortaya \u00e7\u0131kan \u015feyleri tecr\u00fcbein a\u00e7\u0131mlanmas\u0131ndan hareketle a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu minvalde Kant\u2019\u0131n tecr\u00fcbeyi nas\u0131l a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131na bakmak gerekir<\/p><p>Badioucu arka plandan hareketle Kant\u2019a gelecek olursak diyece\u011fiz ki Badioucu tutars\u0131z \u00e7okluk alan\u0131n\u0131n, yani kendinde hi\u00e7bir belirlenimin bulunmad\u0131\u011f\u0131 alan\u0131n Kant\u2019taki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak bilme yetilerimizin nesne kurma faaliyeti \u00f6ncesindeki \u201cempirik g\u00f6r\u00fcn\u00fcn belirlenmemi\u015f nesneleri\u201d olarak tezah\u00fcrlerin bulundu\u011fu alan oldu\u011funu iddia edece\u011fiz. B\u00f6ylelikle de Kant\u2019taki m\u00fcmk\u00fcn tezah\u00fcrlerin bir arada bir b\u00fct\u00fcn \u015feklinde toplanaca\u011f\u0131 ya da bu tezah\u00fcrlerin bir orjinini olu\u015fturan bir ko\u015fulsuzun varl\u0131\u011f\u0131ndan bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131r. Bilindi\u011fi \u00fczere tezah\u00fcrler, Kant\u2019ta hissetme yetisinin uzay ve zaman g\u00f6r\u00fcleriyle duyusal olarak al\u0131mlanmaktad\u0131r. Akabinde muhayyille yetisinin \u015femalar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla da duyusal olan tezah\u00fcrler kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Nihayetinde de \u015femalar\u0131n kavramsalla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bu \u015feyler anlama yetisinin kategorileri vas\u0131tas\u0131yla belirli bir kavram alt\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmekte ve b\u00f6ylelikle de muayyen bir nesne (<em>objekt) <\/em>olarak yarg\u0131 yetisinin yarg\u0131s\u0131 i\u00e7erisinde yakalanmaktad\u0131r. Bu itibarla Kant i\u00e7in nesne, d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda duran ve kendisini bize dayatan bir \u015fey olmaktan ziyade bilme yetilerimiz dolay\u0131s\u0131yla kurulan bir \u015feydir. Ancak yaln\u0131zca tezah\u00fcrlerin bulundu\u011fu g\u00f6r\u00fcsel alan de\u011fil bu alan\u0131n kendisi dolay\u0131s\u0131yla kurulaca\u011f\u0131 ve b\u00fct\u00fcn bilme yetilerimizin kendisi dolay\u0131s\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn olaca\u011f\u0131 mekan olan \u201csaf ben\u201d de kurulmaktad\u0131r. Saf ben, asli bir fiil olan ve idrak edenin kendini idrak etmesini temin eden transandantal tamalg\u0131 (<em>apperzeption) <\/em>fiili yoluyla kurulmaktad\u0131r. Kant d\u00fc\u015f\u00fcncesinde t\u00fcm bu transandantal s\u00fcrece ba\u015f\u0131ndan sonuna e\u015flik eden olarak idrak edenin kendi idrak etmesini temin eden transandantal tamalg\u0131 fiili, hem idrak edilenin zaman\u0131n farkl\u0131 anlar\u0131ndaki birli\u011fini ve ayn\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131, hem s\u00f6z konusu bilme ve nesne kurma faaliyetinin tek bir \u00f6znede oldu\u011funun bilincini son olarak da s\u00f6z konusu \u00f6znenin birli\u011fini temin etmektedir. \u0130\u015fte Kant\u2019\u0131n transandantal felsefe dedi\u011fi \u015fey tam olarak budur: Tecr\u00fcbeyi, tecr\u00fcbe edenin mezkur tecr\u00fcbeyi kendisi i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan saf unsurlar\u0131na i\u015faret etmek suretiyle a\u00e7\u0131klamak.Yaln\u0131z burada dikkat edilmesi gereken husus, Kant\u2019\u0131n t\u00fcm bu transandantal d\u00fc\u015f\u00fcnceyi tecr\u00fcbein a\u00e7\u0131mlamas\u0131 \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi ve tecr\u00fcbede kar\u015f\u0131m\u0131zda beliren \u015feylerin belirli bir b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe sahip olarak kabul etti\u011fidir.<\/p><p>\u00d6te taraftan Kant, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc kritik olarak bilinen <em>Yarg\u0131 Yetisinin Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin teleolojik yarg\u0131 yetisi b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde mekanik bir evrende organizman\u0131n nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir antinomi oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir. Yani, mekanik nedenselli\u011fe tabi olan par\u00e7alar\u0131n \u00f6ncelikli oldu\u011fu mekanik fiziksel sistem ile b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7ay\u0131 \u00f6nceledi\u011fi organizmaya dayal\u0131 bir sistem nas\u0131l oluyor da birlikte ayn\u0131 do\u011fada bulunmaktad\u0131r? Kant bu noktada do\u011fan\u0131n fizikselli\u011fini, mekanikli\u011fini merkeze almakta ve bundan hi\u00e7 vazge\u00e7memektedir. Canl\u0131lara ise d\u0131\u015fsal anlamda ama\u00e7l\u0131l\u0131k atfetmektedir. Yani biyoloji yapmak akl\u0131n d\u00fczenleyici kullan\u0131m\u0131 \u00fczerinden bu \u015fekilde d\u0131\u015fsal anlamda ama\u00e7l\u0131l\u0131\u011f\u0131n devreye sokulmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn olur. Ama canl\u0131n\u0131n kendisinde bir ama\u00e7l\u0131l\u0131k oldu\u011funu s\u00f6yleyecek bir zeminimiz olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemektedir. Burada farkedildi\u011fi \u00fczere Kant do\u011fadaki fiziksel \u015feyler ile canl\u0131 dedi\u011fimiz \u015feyler aras\u0131nda bir fark oldu\u011funu kabul etmektedir. Nihai olarak Kant, canl\u0131 meselesinin teorik felsefenin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7erisinde ele al\u0131namayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia etmi\u015f bulunmaktad\u0131r.<\/p><p>Dolay\u0131s\u0131yla canl\u0131l\u0131k Kant\u2019ta t\u0131pk\u0131 akl\u0131n idealar\u0131 gibi adeta bir post\u00fcla olarak ele al\u0131n\u0131p d\u00fczenleyici bir d\u00fczlemde kabul edilmektedir. Ancak canl\u0131 ve canl\u0131n\u0131n sahip oldu\u011fu birlik olmaks\u0131z\u0131n nesnelerin bilinmesinden ve di\u011fer nesnelerden ayr\u0131\u015farak var olmas\u0131ndan bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc canl\u0131 ve canl\u0131n\u0131n sahip oldu\u011fu birlik olmaks\u0131z\u0131n \u015feyler bir- le\u015fememekte ve ve muayyen bir birli\u011fe sahip olamayan \u015fey de salt bir y\u0131\u011f\u0131n olmas\u0131 itibariyle kavran\u0131lamamaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla canl\u0131, tecr\u00fcbenin ele al\u0131nmas\u0131 i\u00e7in d\u00fczenleyici de\u011fil aksine kurucu bir role sahiptir. Bu meselenin bu haliyle Kant\u2019ta ele al\u0131nmas\u0131 da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil zira canl\u0131n\u0131n hem kendisinin birli\u011fi hem de bu birlikten hareketle \u00e7evresini bir-lemesi tecr\u00fcbenin i\u00e7erisinde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmamaktad\u0131r. Aksine tecr\u00fcbenin kendisi bu \u015fekilde hem canl\u0131daki hem de canl\u0131 dolay\u0131s\u0131yla birle\u015ftirilen \u015feyler dolay\u0131s\u0131yla tesis edilmektedir. Yani Kant\u2019\u0131n ele almaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 husus canl\u0131n\u0131n birleme faaliyetinin sonras\u0131ndaki ama kesinlikle canl\u0131n\u0131n faaliyetine ba\u011f\u0131ml\u0131 olan muhtelif melekelerin nas\u0131l rol ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektir ki bu s\u00fcrecin kendisi canl\u0131n\u0131n birli\u011fi ve bu birlikten hareketle \u015feylerin birli\u011finin a\u00e7\u0131klanmas\u0131na nazaran ikincil konumdad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla Kant\u2019ta canl\u0131l\u0131\u011f\u0131nn\u0131n ele al\u0131nmas\u0131, tecr\u00fcbeyi ve tecr\u00fcbedeki unsurlar\u0131 verili kabul etmesi itibariyle m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Bu sebeple tecr\u00fcbenin kurulu\u015fu i\u00e7in zorunlu olan canl\u0131 ve sahip oldu\u011fu birlik, Kant d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ele\u015ftirilmesini gerektirmektedir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Mahmut Me\u00e7in (Mardin Artuklu \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Epistemolojisinde \u0130nsan\u0131n Bilgi(lenim) Sistemi: \u0130nsan Nas\u0131l Bilir?<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Aristoteles\u2019in duyulardan ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z hazza i\u015faret ederek her insan\u0131n do\u011fal bir bilme iste\u011fine sahip oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeki s\u00f6zleri d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihinde \u00fczerinde uzla\u015f\u0131lan fikir olsa da insan\u0131n bu do\u011fal bilme iste\u011fini nas\u0131l yerine getirdi\u011fi, di\u011fer bir ifadeyle nas\u0131l bilgi edindi\u011fi tart\u0131\u015fma konusudur. Gerek epistemolojide gerekse bilim felsefesinde tart\u0131\u015f\u0131lan konular\u0131n ba\u015f\u0131nda gelen \u201cinsan nas\u0131l bilir?\u201d sorusu Kant\u2019\u0131n da felsefesinin merkezi problemlerinden biridir. Muhkem bir felsefi sistemin ilk ad\u0131m\u0131n\u0131n tutarl\u0131 bir bilgi kuram\u0131 oldu\u011fundan hareketle Kant, teorisini kendinden \u00f6nceki bilgi teorilerinin ele\u015ftirisi \u00fczerine in\u015fa eder. Bir yandan insan\u00ee bilgide akl\u0131 yeg\u00e2ne karar merci\u00ee olarak g\u00f6ren rasyonalistlerin dikkatlerini akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131na \u00e7ekerken di\u011fer taraftan bilginin tek kayna\u011f\u0131n\u0131 deneyle m\u00fcnhas\u0131r k\u0131lan ampiristlerin de dikkatini zihnin a priori formlar\u0131na \u00e7eker. Ayr\u0131ca spek\u00fclatif felsefeye getirdi\u011fi ele\u015ftirilerle metafizi\u011fin bilim olma imkan\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fan Kant ayaklar\u0131 yere basan bir bilgi teorisi tesis eder. Kant, bilgiyi <em>a priori <\/em>(duyusal deneyimden \u00f6nce) ve <em>a posteriori <\/em>(duyusal deneyimden sonra) bilgi olarak iki temel kategoriye ay\u0131r\u0131r. Kant\u2019\u0131n bilgi kuram\u0131nda nihai hedef olan sentetik <em>a priori <\/em>yarg\u0131lar, bu iki kategoriyi birle\u015ftirir. Bu yarg\u0131lar, akl\u0131n evrensel kategorileri ve zihinsel yap\u0131lar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla duyusal deneyimden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak evrensel ge\u00e7erlili\u011fe sahip bilgilerin elde edilebilece\u011fi fikrini temsil eder. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada ampirizmin deneyi ile rasyonalizmin akl\u0131n\u0131 mezcederek bu iki ak\u0131m aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015fan Kant\u2019\u0131n insan\u0131n bilgi sistemine dair d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ele\u015ftirel felsefesinin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda anlamaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Kant, insan\u0131n bilgi edinme s\u00fcrecinin &#8220;anlaman\u0131n saf kavramlar\u0131&#8221; olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 zaman, mekan ve nedensellik gibi do\u011fu\u015ftan gelen kategoriler taraf\u0131ndan yap\u0131land\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer. Bu kavramlar, bireylerin duyusal verileri organize etti\u011fi ve yorumlad\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7er\u00e7eve g\u00f6revi g\u00f6r\u00fcr. Bunun aksine, ampirik g\u00f6zlemden elde edilen a posteriori bilgi, bu kavramsal yap\u0131lar\u0131n doldurulmas\u0131na katk\u0131da bulunur. \u00d6zellikle Kant\u2019\u0131n epistemolojisinin temel ilkelerini ortaya koydu\u011fu <em>Salt Akl\u0131n<\/em> <em>Ele\u015ftirisi <\/em>adl\u0131 eserine mercek tutarak Kant\u2019\u0131n bilime esas kabul etti\u011fi bilimsel bilginin nas\u0131l olu\u015ftu\u011fu \u00fczerinde duracak ve bu yolla bilime y\u00fckledi\u011fi manay\u0131 ele alaca\u011f\u0131z. Kant\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn bilgi teorisinde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispatlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 sentetik a priori yarg\u0131lar\u0131n nas\u0131l meydana geldi\u011fi, bu yarg\u0131lar\u0131n olu\u015fum s\u00fcrecinde zaman, mek\u00e2n ve kategorilerin rollerini Kant\u2019\u0131n epistemolojisindeki yerini tespit etmeye gayret g\u00f6sterirken s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ve kapasitesini bilen bir akl\u0131n da bu anlay\u0131\u015fta ne ifade etti\u011fini tespit etmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. <strong>Bu \u00e7al\u0131\u015fmada dikkat \u00e7ekmek istedi\u011fimiz as\u0131l husus Kant\u2019\u0131n insan\u0131n bilgi(lenim) s\u00fcrecini adeta insan v\u00fccudunda mevcut olan solunum, sindirim, dola\u015f\u0131m ve hareket sistemi gibi sistematik bir d\u00fczenle izah etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131d\u0131r. <\/strong>Kant&#8217;a g\u00f6re insanda bu sistem, duyusal deneyim ile do\u011fu\u015ftan gelen bili\u015fsel yap\u0131lar\u0131n\/kavramlar\u0131n i\u015fbirli\u011fiyle \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. T\u0131pk\u0131 solunum sisteminin \u00e7al\u0131\u015fabilmesi i\u00e7in v\u00fccudun d\u0131\u015far\u0131dan al\u0131nan oksijeni alacak ve gerekli b\u00f6l\u00fcmlere aktaracak solunum organlar\u0131na gereksinim duymas\u0131 gibi duyu organlar\u0131 yoluyla d\u0131\u015far\u0131dan al\u0131nan verilerin de i\u015flenip bilgiye d\u00f6n\u00fc\u015fmesi i\u00e7in zihnin haz\u0131r kategorilerine veya akl\u0131n kavramsal \u00e7er\u00e7evesine ihtiyac\u0131 vard\u0131r.<\/p><p>\u201cDuyusuz kavramlar bo\u015f, kavrams\u0131z duyular k\u00f6rd\u00fcr\u201d diyerek bilgi s\u00fcrecinde duyular ile akl\u0131n etkile\u015fimine vurgu yapan Kant\u2019a g\u00f6re bilgi, duyusal deneyimden ba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeyen ve akl\u0131n kavramsal \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde anlam kazanan bir b\u00fct\u00fcn olarak ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r. O, duyusal deneyim ve soyut kavramlar\u0131n birbirini tamamlay\u0131c\u0131 unsurlar olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi gerekti\u011fini \u00f6ne s\u00fcrerek belirli temel ilkelerin herhangi bir duyusal deneyimden \u00f6nce zihnin do\u011fas\u0131nda bulundu\u011funu savunur. Kant\u2019a g\u00f6re b\u00fct\u00fcn bilgilerimizin kayna\u011f\u0131 deneyimdir ancak deneyim tek ba\u015f\u0131na bilimsel bilginin temel \u00f6zelliklerinden olan zorunluluk ve kesinli\u011fi sa\u011flayamaz. Bu nedenle bir yarg\u0131n\u0131n bu \u00f6zellikleri ta\u015f\u0131yabilmesi i\u00e7in a priori bir temele dayanmas\u0131 laz\u0131m. Zihnin zaman, mek\u00e2n ve kategorilerine i\u015faret eden Kant\u2019a g\u00f6re bu a priori kavramlar olmaks\u0131z\u0131n deneyimden elde edilen g\u00f6r\u00fcler k\u00f6rd\u00fcr. Keza deneyimden elde edilen g\u00f6r\u00fcler olmaks\u0131z\u0131n kavramlar da tek ba\u015f\u0131na bo\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc kavramlar deneyimle ili\u015fkilendirilmedik\u00e7e herhangi i\u00e7eri\u011fe sahip olmazlar.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n kritik felsefesinde ula\u015fmak istedi\u011fi nihai gaye sentetik <em>a priori <\/em>yarg\u0131lard\u0131r. Zira ona g\u00f6re bu yarg\u0131lar sadece matematik ve fizik gibi pozitif bilimler i\u00e7in de\u011fil metafizik i\u00e7in de kan\u0131t de\u011feri ta\u015f\u0131maktad\u0131r. B\u00f6ylece bilimsel bilgi i\u00e7in hayati bir \u00f6neme sahip olan deneyimi g\u00f6z ard\u0131 eden rasyonalistlerle, deneyimden gelen verileri d\u00fczenleyen ve anlamland\u0131ran zihnin a priori kavramlar\u0131n\u0131 yok sayan ampiristler aras\u0131nda ba\u015far\u0131l\u0131 bir sentez ger\u00e7ekle\u015ftirir. Bu sentezde bilimsel bilgi, duyu verileri ve a priori formlara sahip akl\u0131n m\u00fc\u015fterek \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla elde edilmekte ve bilim bu iki unsurun m\u00fctekabil i\u015fbirli\u011fi ile ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Kant felsefe tarihinde ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi bu payidar bulu\u015fla bilime felsefi bir temel olu\u015fturmu\u015f ve bilim felsefesinin temel sorunlar\u0131ndan olan bilimsel bilginin mahiyetini a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmu\u015ftur.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Gamze Keskin (K\u0131rklareli \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Esteti\u011fini Epistemolojisinden Ay\u0131rabilir miyiz?: Yeti Merkezli Bir Soru\u015fturma<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Ba\u015fl\u0131kta ge\u00e7en soru\u015fturmay\u0131 yapabilmemiz i\u00e7in birka\u00e7 ad\u0131mda ilerlemek gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. \u0130lkin Kant\u2019\u0131n estetik kavram\u0131ndan ne anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 netlikle ortaya koymak gerekir. \u0130kincisi estetik ve epistemoloji aras\u0131nda bir ba\u011f kurulacaksa bunun gerek\u00e7eleri ve s\u0131n\u0131rlar\u0131 belirlenmelidir. Son olarak da b\u00f6yle bir gerek\u00e7e i\u00e7in zemin olu\u015fturdu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen yetilerin nas\u0131l bir i\u015fleve sahip oldu\u011fu hem epistemolojik hem de estetik a\u00e7\u0131s\u0131ndan a\u00e7\u0131k k\u0131l\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>adl\u0131 eseri onun epistemolojiyle ilgili g\u00f6r\u00fc\u015fleri i\u00e7in ba\u015fvurabilece\u011fimiz en temel kaynakt\u0131r denilebilir. Bu eseri nas\u0131l yap\u0131land\u0131rd\u0131\u011f\u0131na bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda Transendental Unsurlar \u00d6\u011fretisi ve Transendental Y\u00f6ntem \u00d6\u011fretisi olarak iki ana ba\u015fl\u0131\u011fa ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Transendental Unsurlar \u00d6\u011fretisi de kendi i\u00e7inde iki temel ba\u015fl\u0131\u011fa ayr\u0131l\u0131r: Transendental Estetik ve Transendental Mant\u0131k. Kant\u2019\u0131n eserine bu ba\u015fl\u0131klar\u0131n verirken Baumgarten\u2019dan etkilenmi\u015f oldu\u011fu ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmez. Bir ad\u0131m geriye giderek, Kant\u2019\u0131n mant\u0131k ve metafizik \u00fczerine verdi\u011fi derslerde Baumgarten\u2019\u0131n <em>Metafizik <\/em>adl\u0131 eserini ba\u015fucu kayna\u011f\u0131 olarak kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundural\u0131m. Baumgarten\u2019\u0131n da esteti\u011fi mant\u0131k gibi bir bilim olarak temellendirme \u00e7abas\u0131 i\u00e7indedir ve bir benzerlik kuracak \u015fekilde bu temellendirmeyi tesis etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Baumgarten\u2019da mant\u0131k kavramsal olan\u0131n, hakikatin, rasyonel olan\u0131n bilimi iken; estetik duyusal olan\u0131n, duyusal-hakikatin, duyusal bilginin bilimi olarak mant\u0131\u011f\u0131n alt\u0131nda konumland\u0131r\u0131l\u0131r. Bir hiyerar\u015fi kuruldu\u011funda mant\u0131k, \u00fcst bilim; estetik ise alt bilimdir. Bu bilimlerin yetileri de bu hiyerar\u015fiye uygun olacak \u015fekilde \u00fcst bilme yetileri ve alt bilme yetileri olarak ayr\u0131l\u0131r. Alt bilme yetileri (analogon rationis), \u00fcst bilme yetilerine benzer \u015fekilde i\u015f g\u00f6r\u00fcr. Bu hiyerar\u015fide a\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131 y\u00fckselme s\u00fcrecindeki o de\u011fme noktas\u0131, karanl\u0131ktan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131k\u0131\u015ftaki tan k\u0131z\u0131ll\u0131\u011f\u0131 yani duyusal bilginin kavramsal olana yakla\u015fan en m\u00fckemmel hali ise g\u00fczel olarak tan\u0131mlan\u0131r. G\u00fczel, duyusal bilginin m\u00fckemmelli\u011fidir. Dolay\u0131s\u0131yla, Baumgarten taraf\u0131ndan g\u00fczelin bilimi olarak da adland\u0131r\u0131lan estetik, Kant\u2019\u0131n Transendental Esteti\u011fi\u2019nde bir dipnotla an\u0131l\u0131r ve Kant burada Baumgarten\u2019dan hangi bak\u0131mdan ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klar. Bu ayr\u0131 d\u00fc\u015fmenin nedeni de Kant\u2019\u0131n bilim tan\u0131m\u0131 ile Baumgarten\u2019\u0131n bilim tan\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6rt\u00fc\u015fmemesidir. Transendental Esteti\u011fin ba\u015f\u0131ndaki o dipnot<sup>1<\/sup> \u015f\u00f6yledir:<\/p><p>\u201cBu g\u00fcnlerde ba\u015fkalar\u0131n\u0131n be\u011feni ele\u015ftirisi dedikleri \u015feyi belirtmek i\u00e7in estetik s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kullananlar yaln\u0131zca Almanlard\u0131r. Bunun temelinde parlak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeci Baumgarten\u2019\u0131n g\u00fczelin ele\u015ftirel bir de\u011ferlendirmesini akl\u0131n ilkeleri alt\u0131na getirme ve b\u00f6ylece ilkelerini bir bilim d\u00fczeyine y\u00fckseltme y\u00f6n\u00fcndeki ba\u015far\u0131s\u0131z umudu yatar. B\u00f6yle bir u\u011fra\u015f hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz bo\u015funad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6z\u00fc edilen kurallar ya da \u00f6l\u00e7\u00fctler ba\u015fl\u0131ca kaynaklar\u0131na g\u00f6re salt empiriktirler ve bu y\u00fczden asla be\u011feni yarg\u0131m\u0131z\u0131 y\u00f6nlendirecek a priori belirli kurallar olarak hizmet edemezler; tersine kurallar\u0131n do\u011fruluklar\u0131n\u0131n hakiki mihenk ta\u015f\u0131n\u0131 olu\u015fturan \u015fey bizim yarg\u0131m\u0131zd\u0131r. Bu nedenle \u015fu yine tavsiye edilebilir: bu adland\u0131rmay\u0131 be\u011feni ele\u015ftirisi i\u00e7in kullanmaktan vazge\u00e7ecek ve hakiki bilim olarak duyarl\u0131k \u00f6\u011fretisi i\u00e7in al\u0131koyaca\u011f\u0131z (ki bu yolla hem dile hem de bilgiyi \u00e7ok iyi bilindi\u011fi haliyle \u03b1\u03b9\u03c3\u03b8\u03b7\u03c4\u03b1 \u03ba\u03b1\u03b9 \u03c5\u03bf\u03b7\u03c4\u03b1<sup>2<\/sup> olarak b\u00f6l\u00fcmlemelerinde antik d\u00f6nemdekilerin ona verdikleri anlama yakla\u015fm\u0131\u015f olaca\u011f\u0131z).\u201d<sup>3<\/sup><\/p><p>Kant, <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi\u2019<\/em>ni yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131nda aradan dokuz y\u0131l ge\u00e7mi\u015ftir. Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi, Estetik Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi ve Teleolojik Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi olarak iki b\u00f6l\u00fcme ayr\u0131l\u0131rken, reflektif yarg\u0131 g\u00fcc\u00fc ve ama\u00e7l\u0131l\u0131k ilkesi ortakl\u0131\u011f\u0131nda ayn\u0131 kitapta ele al\u0131n\u0131r. Kant\u2019\u0131n bu kitab\u0131n ilk k\u0131sm\u0131n\u0131 kaleme alarak yan\u0131lsama ile <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ndeki estetik kavram\u0131 ile ilgili bak\u0131\u015f\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fini ileri s\u00fcrenler vard\u0131r.5 Burada benim kanaatim, Kant\u2019\u0131n ayn\u0131 tutarl\u0131l\u0131kla ele\u015ftirel felsefesinin dizgesi i\u00e7inde esteti\u011fini temellendirdi\u011fi y\u00f6n\u00fcndedir. Zira <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi\u2019nde<\/em>, g\u00fczel yine bir bilim olarak temellendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Aksine, bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n neredeyse her alt ba\u015fl\u0131\u011f\u0131nda kavrams\u0131z, \u00f6znel, olumsal, tikel bir be\u011feni yarg\u0131s\u0131n\u0131n nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fine dair planl\u0131 bir \u00e7er\u00e7eve \u00e7izilmektedir. Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ndeki pozisyonunu korur ve <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde \u015f\u00f6yle der: \u201c.. g\u00fczelin bilimi diye bir \u015fey yoktur, yaln\u0131zca ele\u015ftirisi vard\u0131r; g\u00fczel bilim diye bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131 yaln\u0131zca g\u00fczel sanat\u0131n oldu\u011fu gibi.\u201d<sup>5<\/sup> Bu tav\u0131r g\u00fczel ve y\u00fccenin analiti\u011finde derinlemesine ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 gibi sanat ve bilim ayr\u0131m\u0131 ile bilim insan\u0131 ve deha \u00fczerinden de geni\u015fletilir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada kavrams\u0131z bir estetik yarg\u0131n\u0131n nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fi, esteti\u011fin bilgiden, yarg\u0131 ve \u00f6znenin yarg\u0131da bulunma s\u00fcre\u00e7leri merkeze al\u0131narak hangi ba\u011flamlarda ayr\u0131 tutuldu\u011fu anlama yetisi, hayal g\u00fcc\u00fc, yarg\u0131 g\u00fcc\u00fc ve ak\u0131l yetilerinin rolleri \u00fczerinden a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><cite><br><sup>1 <\/sup>Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019<\/em>nin A ve B edisyonlar\u0131nda Transendental Estetik k\u0131sm\u0131nda belirgin de\u011fi\u015fiklikler yapm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak bu dipnot her iki edisyonda da mevcuttur.<br><sup>2<\/sup> Duyumsanabilir ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir<br><sup>3<\/sup> Immanuel Kant, <em>Critique of Pure Reason<\/em>, tr. Paul Guyer&amp;Allen Wood, Cambridge: Cambridge University Press, 2000, B36.<br><sup>4<\/sup> Kant\u2019tan sonra romantik filozof Friedrich Schlegel, Kant\u2019\u0131n estetik kavram\u0131n\u0131 kullan\u0131m\u0131na i\u015faret edecek \u015fekilde ironik bir tav\u0131rla <em>Ele\u015ftirel Fragmanlar<\/em>\u2019\u0131nda (EF. XL) yer verir. \u201cAlmanya\u2019da icat edildi\u011fi ve yine Almanya\u2019da ge\u00e7erli oldu\u011fu anlam\u0131yla estetik, bilindi\u011fi gibi, i\u015faret edilen (bezeichneten) \u015feyin ve i\u015faret eden (<em>bezeichnenden<\/em>) dilin tam bir cehaletini ortaya koymaktad\u0131r. Neden hala korunuyor?\u201d Friedrich Schlegel, <em>Ele\u015ftirel Fragmanlar<\/em>, \u00e7ev. Kerem Duymu\u015f, \u0130stanbul: Ayr\u0131nt\u0131, s.31.<br><sup>5<\/sup> Immanuel Kant, <em>Critique of the Power of Judgment<\/em>, \u00e7ev.Paul Guyer&amp;Eric Matthews, Cambridge: Cambridge University Press, 2002, 5:304.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Tu\u011fba Yaz\u0131c\u0131 (Atat\u00fcrk \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Estetik Yarg\u0131 Yetisindeki Ama\u00e7s\u0131z Ama\u00e7l\u0131l\u0131k \u0130lkesinden \u0130nsan\u0131n \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne Bir Kap\u0131 Aralanabilir Mi?<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: <em>Yarg\u0131 Yetisinin Ele\u015ftirisi <\/em>(<em>Kritik der Urteilskraft<\/em>) 1970 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlanan ve <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>ile <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>isimli eserlerinin ard\u0131ndan gelen Immanuel Kant\u2019\u0131n son derece etkili bir \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r. Kant, ilk iki ele\u015ftirisinde s\u0131ras\u0131yla epistemoloji ve etik \u00fczerine odaklan\u0131rken, <em>Yarg\u0131 Yetisinin Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde estetik yarg\u0131 ve teleolojik yarg\u0131lar \u00fczerine e\u011filir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler taraf\u0131ndan, do\u011fa ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck alanlar\u0131n\u0131 uzla\u015ft\u0131rman\u0131n yan\u0131 s\u0131ra teorik ve pratik felsefe aras\u0131nda bir k\u00f6pr\u00fc kurma arzusu olarak de\u011ferlendirdi\u011fi bu eser, onun d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bir evrimi olarak da yorumlan\u0131r. Daha \u00f6nceleri genellikle estetikle ilgili bir kitap olarak okunsa da art\u0131k son y\u00fcz y\u0131lda Kant\u2019\u0131n do\u011fadaki determinizm ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ili\u015fkisini nas\u0131l kurdu\u011funa dair ele\u015ftirel felsefe ba\u011flam\u0131nda okumalar yap\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6zellikle 20. Y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131ndan itibaren yarg\u0131 ve politik olan aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131 ile ilgili olarak Schiller\u2019den Hannah Arendt\u2019e kadar pek \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr taraf\u0131ndan irdelenmi\u015f olan bu eser, \u00e7a\u011fda\u015f filozoflarda ise y\u00fcce kavram\u0131n\u0131n ele al\u0131n\u0131\u015f\u0131 ile dikkatleri celbetmi\u015ftir. Alman \u0130dealizmi\u2019nin geli\u015fimindeki rol\u00fc ise son derece \u00f6nemlidir.<\/p><p>Kant, <em>Yarg\u0131 Yetisinin Kriti\u011fi<\/em>\u2019nde ortaya koymu\u015f oldu\u011fu <em>ama\u00e7s\u0131z ama\u00e7l\u0131l\u0131k <\/em>ilkesiyle bir yandan sanat\u0131n otonomisini tesis eder g\u00f6r\u00fcn\u00fcrken, bir yandan da fenomen ve numen aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi estetik deneyimle kurabilece\u011fimizi iddia eder. Dahas\u0131 burada Kant, daha \u00f6nceki kritiklerinde iki ayr\u0131 alan olarak ele ald\u0131\u011f\u0131 duyulur d\u00fcnya ile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr olan d\u00fcnyay\u0131 insan\u0131n varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcnde bir araya getirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. <em>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Kritik <\/em>olarak da an\u0131lan <em>Yarg\u0131 Yetisinin Kriti\u011fi <\/em>bu iki d\u00fcnyan\u0131n birli\u011fini g\u00f6sterecek veriler ve deneyimler ortaya koymaya \u00e7abas\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. S\u00f6z konusu birli\u011fi estetik alanda buldu\u011funu iddia eden Kant\u2019a g\u00f6re, ayn\u0131 zamanda hem duyu varl\u0131\u011f\u0131 hem de ak\u0131l varl\u0131\u011f\u0131 olan insan\u0131n b\u00fct\u00fcnselli\u011fi de yaln\u0131zca estetik deneyim yani sanat ile ger\u00e7ekle\u015febilir. Estetik yarg\u0131larda, bilgi ve ahlak alanlar\u0131nda oldu\u011fu gibi belirleyici ve d\u00fczenleyici bir yarg\u0131lama s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131 gibi bu t\u00fcrden yarg\u0131lar yaln\u0131zca do\u011fada ve g\u00fczel sanatlar alan\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan; g\u00fczel olan ve kavram olmaks\u0131z\u0131n evrensel olarak haz veren t\u00fcrden yarg\u0131lard\u0131r. Estetik yarg\u0131lar\u0131n veya bir di\u011fer deyi\u015fle be\u011feni yarg\u0131s\u0131n\u0131n, ilk bak\u0131\u015fta bir bilgi yarg\u0131s\u0131 olmay\u0131\u015f\u0131 ve haz duygusuna ba\u011fl\u0131 olarak \u00f6znel bir zemine sahip olan bir yarg\u0131 t\u00fcr\u00fc olu\u015fu dikkat \u00e7eker. Kant\u2019a g\u00f6re bu, \u00f6znenin hayal g\u00fcc\u00fc ile anlama yetisi aras\u0131ndaki bir \u00f6zg\u00fcr oyunu sonucu ortaya \u00e7\u0131kan, tamamen \u00f6znel bir deneyimdir. Buradaki bu \u00f6zg\u00fcr oyunu, ona e\u015flik eden herhangi bir kavramdan ba\u011f\u0131ms\u0131z olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla, herhangi bir ilgiden ve \u00e7\u0131kardan da ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ho\u015flanma bi\u00e7imi olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Kant yine de bu ho\u015flanman\u0131n neticesinde ortaya \u00e7\u0131kabilecek be\u011feni yarg\u0131s\u0131n\u0131n, herhangi bir kavrama ihtiya\u00e7 olmaks\u0131z\u0131n iletilebilir oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmek ister. Zira Kant, be\u011feni yarg\u0131s\u0131n\u0131 di\u011fer yarg\u0131 t\u00fcrlerinden ay\u0131rarak, burada evrenselin alt\u0131na alma yerine evrenseli d\u00fc\u015f\u00fcnme, bir tasar\u0131m \u00fczerine derin d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi i\u00e7eren bir yarg\u0131lama oldu\u011funu s\u00f6yler. Kant\u2019a g\u00f6re bu yarg\u0131lama t\u00fcr\u00fc, do\u011fadaki tikelden evrensele y\u00fckselme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc alt\u0131ndaki derin d\u00fc\u015f\u00fcnen yarg\u0131 yetisi, deneyimden \u00f6d\u00fcn\u00e7 alamayaca\u011f\u0131 bir ilkeye daha ihtiya\u00e7 duyar. Kant\u2019a g\u00f6re yarg\u0131 yetisinin bu ilkesi de do\u011fadaki \u00e7e\u015fitlili\u011fin i\u00e7erisindeki ama\u00e7l\u0131l\u0131kt\u0131r. \u0130\u015fte Kant, nesnesine herhangi bir ilgi ve \u00e7\u0131kardan ba\u011f\u0131ms\u0131z yani ama\u00e7s\u0131zca yakla\u015f\u0131lan ama bir yandan da do\u011fadaki \u00e7e\u015fitlili\u011fin i\u00e7indeki ama\u00e7l\u0131l\u0131\u011f\u0131 da ortaya koyan bir yarg\u0131 yetisine i\u015faret etmektedir ki, bu yetinin temel ilkesi olarak <em>ama\u00e7s\u0131z ama\u00e7l\u0131l\u0131k <\/em>ilkesini geli\u015ftirir.<\/p><p>Bu do\u011frultuda Kant \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda be\u011feni yetisini; \u00f6znenin bir tasar\u0131m\u0131 olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6znel, ama ayn\u0131 zamanda \u00f6zneleraras\u0131 iletilebilirli\u011fi bak\u0131m\u0131ndan evrensel ve \u00f6zg\u00fcr oyunu ba\u011flam\u0131nda da \u00f6zerk bir yap\u0131ya sahip, estetik bir yarg\u0131 t\u00fcr\u00fc olarak sunar. Burada Kant\u2019\u0131n sunmu\u015f oldu\u011fu \u00f6zg\u00fcr oyunu \u00f6zelinde en dikkat \u00e7ekici nokta, ortaya koymu\u015f oldu\u011fu ama\u00e7s\u0131z ama\u00e7l\u0131l\u0131k ilkesi dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne bir kap\u0131 aralad\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131d\u0131r. Bu iddia Kant\u2019\u0131n, hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00e7ok \u00e7e\u015fitlili\u011finin birli\u011finin sentezi burada tamamen \u00f6zg\u00fcr ve \u00f6zg\u00fcr hayal g\u00fcc\u00fc ile birlikte anlama yetisinin, kavramsal i\u00e7erikten ba\u011f\u0131ms\u0131z bir etkinlik oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesine dayanmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla estetik yarg\u0131 yetisinin bu bi\u00e7imsel ama\u00e7l\u0131l\u0131k ilkesi; do\u011fadaki zorunluluk ile \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, nedensellik ile de ama\u00e7l\u0131l\u0131k aras\u0131nda da bir ba\u011f olu\u015fturuyor g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Do\u011fa kavram\u0131 alan\u0131ndan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck alan\u0131na ge\u00e7i\u015fi bu \u015fekilde sa\u011flayarak Kant, d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemindeki \u00f6nemli bir problemi ortadan kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etmektedir. B\u00f6ylelikle fenomen ile numen aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131 da kurdu\u011funu g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Burada ayr\u0131ca insan\u0131n hem ak\u0131l hem de duygu varl\u0131\u011f\u0131 olu\u015fu birlikte al\u0131narak, bir b\u00fct\u00fcn olarak yeniden kuruldu\u011fu iddias\u0131 da mevcuttur. Kant\u2019a g\u00f6re bu a\u00e7\u0131dan estetik deneyim ne salt d\u00fc\u015f\u00fcnsel olana ne de salt duyusal olana tabii olmayan, insan\u0131 her iki y\u00f6n\u00fcyle etkile\u015fim halinde k\u0131lan ve bir b\u00fct\u00fcn olarak ortaya koyan bir deneyimdir. Bu deneyimde, amac\u0131 olmayan ama\u00e7l\u0131 bi\u00e7im bizi insan\u0131n b\u00fct\u00fcnselli\u011fine, sanata ve dolay\u0131s\u0131yla da \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ula\u015ft\u0131racakt\u0131r. Bu durum Kant i\u00e7in ayn\u0131 zamanda \u00f6znellik ile evrensellik ve zorunluluk ile \u00f6zg\u00fcrl\u00fck aras\u0131ndaki k\u00f6pr\u00fcy\u00fc de kurmu\u015f olmak anlam\u0131na gelir.<\/p><p>\u00d6zetle Kant estetik yarg\u0131 teziyle yaln\u0131zca birbirinden kopuk g\u00f6r\u00fcnen iki d\u00fcnyay\u0131 birle\u015ftirdi\u011fini ve insan\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc temellendirdi\u011fini iddia etmekle kalmaz ayn\u0131 zamanda estetik yarg\u0131n\u0131n bilincin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de ortaya koydu\u011funu iddia eder.<\/p><p>\u0130\u015f bu \u00e7al\u0131\u015fma, insan\u0131 zorunluluklar alan\u0131ndan \u00f6zg\u00fcr alana ta\u015f\u0131yan s\u00f6z konusu estetik deneyimin temel ilkesi olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan ama\u00e7s\u0131z ama\u00e7l\u0131l\u0131k ilkesinin neli\u011fini soru\u015fturmay\u0131 ve bu soru\u015fturma neticesinde, ad\u0131m ad\u0131m Kant\u2019\u0131n s\u00f6z konusu iddialar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmaya a\u00e7may\u0131 planlamaktad\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Enis Elmas (Kocaeli \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211;<em> <strong>Kant Epistemolojisindeki \u0130mgelem Yorumuna Dair \u00c7a\u011fda\u015f \u00d6zne Okumalar\u0131: Heidegger ve Derrida Perspektifi<\/strong><\/em><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Immanuel Kant, bilgi konusunda temel hedefini saf ak\u0131ldan hareket ederek t\u00fcm bili\u015fin arkitektoni\u011fini a\u00e7\u0131klamak olarak ifade eder. Dizgeler kurma sanat\u0131 olarak kabul edilen bu arkitektonik, alelade bilgiyi bilimsel bilgi d\u00fczeyine y\u00fckseltmek amac\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla t\u00fcm bili\u015fin arkitektoni\u011fi, bili\u015fimizde bilimsel olan\u0131n \u00f6\u011fretisi olarak zorunlu bir \u015fekilde bir y\u00f6ntem \u00f6\u011fretisi bi\u00e7iminde tasar\u0131mlan\u0131r. <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>de bu tasar\u0131m\u0131n v\u00fccuda getirildi\u011fi yer olarak ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Ancak genel hatlar\u0131yla incelendi\u011finde metnin, zamansal olarak birbirine yak\u0131n iki bask\u0131yla yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131 ve yap\u0131lan bask\u0131lar\u0131n ikisinde de belirli konular \u00fczerinde farkl\u0131 zeminlere i\u015faret eden tasar\u0131mlar bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 dikkat \u00e7ekmektedir. Genellikle ilk bask\u0131n\u0131n tam manas\u0131yla anla\u015f\u0131lamamas\u0131 ve \u00e7e\u015fitli epistemolojik sorunlardan dolay\u0131 Kant\u2019\u0131n ikinci bask\u0131y\u0131 haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Ancak iki ayr\u0131 \u00f6ns\u00f6zle beraber <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin farkl\u0131 zamanlarda iki ayr\u0131 bask\u0131 yapmas\u0131 ve \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n <em>Prolegomena <\/em>ba\u011flam\u0131yla k\u0131salt\u0131l\u0131p, \u00f6zetlenebilen niteli\u011fi, Kant\u2019\u0131n epistemolojisine dair itiraz ve farkl\u0131 okuma imk\u00e2nlar\u0131 do\u011furmu\u015ftur. Metnin her iki bask\u0131s\u0131ndaki tasar\u0131mlara odaklanarak geli\u015ftirilen yorumlar aras\u0131nda ise Martin Heidegger\u2019in ismi \u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p><p>Heidegger, Kant\u00e7\u0131 epistemolojiyi bu iki bask\u0131 aras\u0131nda oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc \u201cgerilim\u201d \u00fczerinden yorumlam\u0131\u015f ve gerilimin merkezi olarak ele ald\u0131\u011f\u0131 \u201ctransandantal imgelem\u201d yetisinden hareketle de\u011ferlendirmelerini ortaya koymu\u015ftur. Heidegger\u2019in Kant\u2019\u0131n epistemolojisine transandantal imgelem merkezli de\u011ferlendirmeleri ise son tahlilde \u201czaman\u201d kavram\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131 bir \u201c\u00f6zne\u201d okumas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ve bu \u00f6zne okumas\u0131, hem Kant\u2019a d\u00f6n\u00fck yeni inceleme olanaklar\u0131 tesis etmi\u015f hem de Heidegger felsefesini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye y\u00f6nelik irdeleme olanaklar\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Heidegger a\u00e7\u0131s\u0131ndan yak\u0131n zamanl\u0131 yap\u0131lan iki bask\u0131, Kant\u00e7\u0131 kavramlar\u0131n kullan\u0131m i\u015flevlerine g\u00f6re birbirinden farkl\u0131 \u00f6zellikler g\u00f6stermektedir. Ona g\u00f6re fark\u0131n temelinde, Kant\u2019\u0131n \u00f6zneyi kurma bi\u00e7imi ve bu bi\u00e7imin kurucu rol\u00fcndeki imgelem yetisi yatmaktad\u0131r. Heidegger \u00f6ncelikle Kant\u2019\u0131n t\u00fcm insanlar\u0131n duyu, tam alg\u0131 ve imgelem gibi \u00fc\u00e7 temel yetiye sahip olduklar\u0131n\u0131 belirtti\u011fini ifade etmi\u015f ve sonras\u0131nda duyarl\u0131k ve anlama yetisini iki bili\u015f kayna\u011f\u0131 olarak konumlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftir. Bahsi ge\u00e7en bu bili\u015f kaynaklar\u0131n\u0131n k\u00f6keninin Kant taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131k\u00e7a verilmedi\u011fini ama Kant\u2019\u0131n i\u015faretleri takip edildi\u011finde, bu k\u00f6kenin \u201cimgelem\u201d oldu\u011funu ileri s\u00fcren Heidegger, ayn\u0131 zamanda ruhun yetilerin \u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ile bili\u015f kaynaklar\u0131n\u0131n ikili\u011fi aras\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde olu\u015fan kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n \u201cimgelem\u201d okumas\u0131yla giderilebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Heidegger\u2019in Kant yorumlar\u0131ndan hareketle birinci bask\u0131dan cereyan eden temellendirmenin, insan \u00f6znesini a\u00e7\u0131klamak noktas\u0131nda bir k\u00f6ken vazifesi olarak g\u00f6r\u00fclebilece\u011fi tespitinde bulunur.<\/p><p>Heidegger\u2019e g\u00f6re <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin ikinci bask\u0131s\u0131nda transandantal imgelem kenara itilmi\u015f ve anlama yetisi lehine, onun kontrol\u00fc alt\u0131nda yeniden yorumlanmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Burada sentezin i\u015fleyi\u015fine dair her iki bask\u0131 aras\u0131ndaki farka Heidegger\u2019in \u00f6zellikle i\u015faret etti\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Dahas\u0131 imgelemin arac\u0131 rol\u00fcn\u00fcn ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131, duyarl\u0131\u011f\u0131n ve anlama yetisinin birbirlerinden ayr\u0131 bloklar olarak durduklar\u0131na y\u00f6nelik bir intiba uyand\u0131rmaktad\u0131r. Heidegger, ilk bask\u0131da ruhun yetilerinden bahsedilen pasaj\u0131n, ikinci bask\u0131da tamamen \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131yla imgelemin de\u011fersizle\u015fti\u011fini s\u00f6ylemektedir. \u0130mgelemin ikinci bask\u0131da temel olarak sadece anlama yetisinin kurallar\u0131na ba\u011flanarak hareket ettirilmesi, Heidegger a\u00e7\u0131s\u0131ndan Kant\u00e7\u0131 epistemolojinin de\u011fi\u015fik yorumlara a\u00e7\u0131k oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Ancak \u00f6znelli\u011fin zemini ve a\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n k\u00f6keninin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 ona g\u00f6re ikinci bask\u0131yla ortadan kalkm\u0131\u015f ve b\u00f6ylece epistemolojik a\u00e7\u0131dan de\u011ferli olan \u0131skalanm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla dikkatini ilk bask\u0131daki de\u011ferlendirmeye y\u00f6nelten ve imgeleme y\u00f6nelik incelemesine devam eden Heidegger, zaman tasavvuruyla ili\u015fkili olan bir \u00f6zne okumas\u0131 yapma denemesi ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><p>Ancak Heidegger\u2019in \u00e7abas\u0131n\u0131 salt epistemolojik bir niyetle kurgulamad\u0131\u011f\u0131 ve siyasi bir arka plan ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na dair itirazlar kendisine y\u00f6neltilmi\u015ftir. Kant ve Heidegger\u2019i bu noktadan de\u011ferlendiren baz\u0131 yazarlar, Heidegger\u2019in Kant\u00e7\u0131 imgelem teorisinde, Nasyonal Sosyalizminin mitolojik unsurlar\u0131na uygun d\u00fc\u015fen politik bir pozisyonu benimsemesinin belirleyici oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Bununla birlikte, imgelem okumas\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak Heidegger\u2019in insan anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ufku olarak g\u00f6r\u00fclebilecek \u201csomut zaman\u201d ya da \u201ctarih\u201d kavram\u0131na ge\u00e7ti\u011fini ve buradan da \u00f6nceleri a\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n \u00f6z\u00fc ve insan \u00f6znesinin nas\u0131l oldu\u011funu g\u00f6stermeyi ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcren uzmanlar, Heidegger\u2019in siyaseten d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ile transandantal imgelemden mitopoetik imgeleme ge\u00e7i\u015f yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederler. <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin her iki bask\u0131s\u0131 aras\u0131nda bulunan potansiyel fark\u0131n b\u00f6ylece Heidegger\u2019in siyasi arka plana dayanan izah\u0131ndan ziyade, \u00f6zne ve nesne odakl\u0131 bir pozisyondan de\u011ferlendirilmeye ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla ilk bask\u0131da ortaya \u00e7\u0131kan \u201c\u00f6zne\u201d yorumu, Michel Foucault\u2019dan hareketle \u00f6znenin \u00f6zneselli\u011fi ve ikinci bask\u0131da ortaya \u00e7\u0131kan \u201cnesne\u201d odakl\u0131 yorum ise Heidegger\u2019den yola \u00e7\u0131karak nesnenin nesneselli\u011fi ba\u011flamlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yorumlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><p>\u00c7al\u0131\u015fmada Jacques Derrida\u2019n\u0131n \u00f6nemi ise do\u011frudan \u201cimgelem\u201d de\u011ferlendirmesine dayanmaktad\u0131r. Derrida\u2019n\u0131n <em>Gramotoloji <\/em>metninde ortaya koydu\u011fu Rousseau ve imgelem yorumlar\u0131 okuyucuyu iki konuda d\u00fc\u015f\u00fcnmeye sevk etmektedir. Derrida, ilk olarak Rousseau\u2019nun imgelem \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin Kant\u2019\u0131n imgelem teorisinde de bulunabilece\u011fini s\u00f6yleyerek, genel kan\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda Rousseau\u2019nun sadece Kant \u00fczerinde etik ve politik bir etkisinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ayn\u0131 zamanda Kant\u2019\u0131n epistemolojinde ciddi Rousseaucu t\u0131n\u0131lar bulundu\u011funu ifade etmektedir. Ancak ikinci olarak Derrida burada de\u011ferlendirmesini keserek verdi\u011fi bir dipnot yoluyla okuyucuyu Heidegger\u2019in Kant incelemesine y\u00f6nlendirir. Bu yar\u0131da kesme, hem Derrida\u2019n\u0131n sav\u0131n\u0131n de\u011ferlendirilmesi ve Kant\u2019\u0131n epistemolojinde Rousseau etkisinin var olup olmad\u0131\u011f\u0131 \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnmeye te\u015fvik etmekte hem de Derrida\u2019n\u0131n okuyucuyu Heidegger\u2019e y\u00f6nlendiri\u015fi, Heidegger \u00fczerine ele\u015ftirilerin kendisine de y\u00f6neltilebilece\u011fi ihtimalini ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Bu durum ayn\u0131 zamanda Derrida\u2019n\u0131n Rousseau ve imgelem analizinin ne denli tutarl\u0131 ve do\u011fru oldu\u011funa dair yorum yapma olana\u011f\u0131 da do\u011furmaktad\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fman\u0131n Derrida k\u0131sm\u0131 b\u00f6ylece hem Kant epistemolojisinin tarihi arka plan\u0131 hem de imgelem merkezli \u00f6zne yorumunun de\u011ferlendirilmesine katk\u0131 sunma amac\u0131ndad\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Senem Kurtar (Gaziantep \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Mek\u00e2n ve Zaman Fenomenolojisi \u0130zle\u011finde \u201cKant\u2019\u0131 Kant\u2019tan Daha \u0130yi Anlamak!\u201d<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Kant 1768 tarihli <em>Mek\u00e2ndaki B\u00f6lgelerin Farkl\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n Nihai Temelleri \u00dczerine <\/em>makalesinde \u201cuyumsuz benzerler\u201d (<em>incongruent counterparts<\/em>) aras\u0131nda nas\u0131l olup da ili\u015fkinin olabilece\u011fi t\u00fcr\u00fcnden temel anlamda ontolojik bir sorunu mutlak mek\u00e2n\u0131n kavramsal de\u011fil, sezgisel kabul\u00fc ile a\u00e7\u0131klar. Bu ba\u011flamda Kant\u2019\u0131n Newton\u2019un mutlak mek\u00e2n \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc bu mek\u00e2ndaki \u015feyler aras\u0131nda olup bitenin duyulur ve bilinebilir olmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lacak bir epistemolojik zemine oturtmak gibi zorlu bir i\u015fe giri\u015fti\u011fini iddia etmek hi\u00e7 de haks\u0131z olmayacakt\u0131r. Benzerlerin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak ad\u0131na bir el ve onun aynadaki kopyas\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkinin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc ve bu g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan\u0131n ne olabilece\u011fini, nas\u0131l kavranabilece\u011fini g\u00fcndeme getiren Kant\u2019\u0131n mek\u00e2ndaki t\u00fcm olu\u015fumlar\u0131 birlik ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde tutan bir i\u00e7sel ilkenin sezgiye a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 tezinde nihai bir temel yakalad\u0131\u011f\u0131n\u0131 <em>A\u00e7\u0131l\u0131\u015f Tezi <\/em>(1770), <em>Prolegomena <\/em>(1783) ve <em>Do\u011fa Felsefesinin Felsefi Temelleri <\/em>(1786) \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6rebilmekteyiz. Kant\u2019\u0131n uyumsuz benzer \u00e7iftlerden biri olarak bir elin mek\u00e2nsall\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinden evrenin mek\u00e2nsal varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bulunu\u015funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye davet eden bu analojisi bir olan\u0131n mek\u00e2nsall\u0131\u011f\u0131na \u00f6zg\u00fc tekli\u011fi, biricik olmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan s\u0131n\u0131r-y\u00fczeye odaklanmaktad\u0131r. Bu s\u0131n\u0131r y\u00fczey bedenin b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bulunu\u015funun birbirine benzeyen par\u00e7alar\u0131 hatta g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte birbirinin ayn\u0131 olan el \u00f6rne\u011findeki el \u00e7ifti gibi par\u00e7alar\u0131 a\u00e7\u0131\u015f\u0131ndan yakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda sa\u011f el ve sol elin yaln\u0131zca bulunduklar\u0131 yerin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan de\u011fil ayn\u0131 zamanda karakteristik \u00f6zellikleri bak\u0131m\u0131ndan da ayr\u0131 olduklar\u0131 a\u00e7\u0131k bir duyumla ay\u0131rt edilebilir. Nitekim Kant bu ayr\u0131m\u0131 sa\u011f elin beceri ve g\u00fc\u00e7 a\u00e7\u0131s\u0131ndan avantajl\u0131 olmas\u0131na, sol elin ise duyarl\u0131l\u0131k bak\u0131m\u0131ndan avantajl\u0131 olmas\u0131na ba\u011flayarak y\u00f6n alg\u0131s\u0131 ve farkl\u0131 his ba\u011flam\u0131nda a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. <em>Kritik <\/em>\u00f6ncesi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturan ve esas\u0131nda ontolojik mi yoksa epistemolojik mi bir sorun ya da yakla\u015f\u0131m oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcnde pek \u00e7ok tart\u0131\u015fmaya mahal vermi\u015f ve farkl\u0131 yorumlara sahne olmu\u015f bu arg\u00fcman bizi \u015f\u00f6yle bir soruya g\u00f6t\u00fcrmektedir: Kant\u2019\u0131n sa\u011f ve sol el gibi uyumsuz benzerler ya da e\u015flenikler \u00f6rne\u011fiyle ve bu \u00f6rne\u011fin t\u00fcm evrene uyarland\u0131\u011f\u0131 t\u00fcrden bir d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyiyle g\u00f6sterme \u00e7abas\u0131nda oldu\u011fu <em>mek\u00e2nsal bir y\u00f6n duygusu ya da bedenin \u00f6znel mek\u00e2n duyumu mudur yoksa \u015feylerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n verilmesinde mek\u00e2nsal bulunu\u015fun ve dolay\u0131s\u0131yla mekan\u0131n \u00f6nceli\u011fi midir?<\/em><\/p><p>Kant\u2019\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 \u00e7abas\u0131n\u0131 t\u00fcm\u00fcyle bir epistemoloji kurma giri\u015fimine ba\u011flamay\u0131 bir kenara b\u0131rak\u0131p kendi orijinalli\u011fi i\u00e7inde ve derinlikli bir \u00e7\u00f6z\u00fcmleme yolunu tercih etmek i\u00e7in elimizde olduk\u00e7a zengin bir iddia oldu\u011fu kanaatindeyim. Nitekim Kant ay\u0131rt edilemez varl\u0131klar\u0131n- bunlara mutlak mek\u00e2n\u0131n noktalar\u0131ndan olu\u015fan \u00e7oklu y\u00fczeyler de denilebilir &#8211; \u00f6n kabul\u00fc ile ilk etapta t\u00fcm\u00fcyle ontolojik bir temellendirme hamlesi yapm\u0131\u015ft\u0131r. Farkl\u0131 mek\u00e2n duyumlar\u0131n\u0131n ya da \u00f6znel mek\u00e2nsal duyarl\u0131\u011f\u0131n \u00f6tesinde t\u00fcm bunlar\u0131 da m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan bir mek\u00e2nsal verilmi\u015flik vard\u0131r. D\u00fcnyayla kar\u015f\u0131la\u015fmada madde ve formun b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn m\u00fcmk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olarak bu mek\u00e2nsal verilmi\u015flik ayn\u0131 zamanda \u00f6znel duyumun zamansal verilmi\u015fli\u011fiyle ayn\u0131 d\u00fczlemde yer al\u0131r. Kant\u2019\u0131n zamana ve mek\u00e2na yakla\u015f\u0131m\u0131ndaki bu radikal a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n \u00f6zellikle de <em>Kritik <\/em>\u00f6ncesinde ve hatta <em>Kritik<\/em>\u2019in Transandantal Estetik ve Transandantal Ded\u00fcksiyon k\u0131s\u0131mlar\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi de belirleyecek olan iki farkl\u0131 bask\u0131n\u0131n sunumu aras\u0131ndaki incelikli ayr\u0131m\u0131n i\u00e7eri\u011finde g\u00f6ze \u00e7arpan iddialar esas\u0131nda s\u00f6ylenenlerin alt\u0131n\u0131 oyarak ya da s\u00f6ylenende gizleneni a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak suretiyle ortaya konulabilece\u011fi kanaatindeyim. B\u00f6ylesi bir kanaate varmamda bir yandan <em>uyumsuz benzerler <\/em>mevzusunun Kant i\u00e7in mek\u00e2nsal birlik ve \u00f6nceli\u011fi bildiriyor oldu\u011funa dair yakla\u015f\u0131mlar\u0131n makull\u00fc\u011f\u00fc etkili olmaktayken di\u011fer yandan \u00f6zellikle zaman\u0131n fenomenal okumas\u0131n\u0131 yaparak Kant\u2019\u0131n <em>ekstatik zamansall\u0131k <\/em>fikri ya da \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcyle hareket etti\u011fini iddia eden Heidegger\u2019in \u00f6zg\u00fcn yorumu temel te\u015fkil etmektedir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n <em>Kritik <\/em>B160a\u2019da mek\u00e2n ve zaman\u0131n yaln\u0131zca sezginin ar\u0131 formlar\u0131 olmay\u0131p ayn\u0131 zamanda ve daha k\u00f6kensel bir bi\u00e7imde \u015feylerin ve d\u00fcnyan\u0131n verili\u015findeki \u00e7oklu\u011fun birli\u011fini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan anlam\u0131yla bi\u00e7im veren, bi\u00e7imlendiren sezgiler oldu\u011funa a\u00e7\u0131k\u00e7a temas eden d\u00fc\u015f\u00fcncelerini temele alaca\u011f\u0131m bu bildiride Heidegger\u2019in okumas\u0131ndaki zamansal \u00f6ncelikten farkl\u0131 olarak ve belki bu okumaya bir ek ya da yeni bir yorum getirmek suretiyle mek\u00e2n\u0131n ve dolay\u0131s\u0131yla d\u00fcnyan\u0131n verili\u015findeki \u00f6nceli\u011fe de odaklanaca\u011f\u0131m. Ba\u015fl\u0131kta belirtti\u011fim \u201cKant\u2019\u0131 Kant\u2019tan Daha \u0130yi Anlamak\u201d ifadesi Heidegger\u2019in 1929 tarihli <em>Kant und das Problem der Metaphysik <\/em>(Kant ve Metafizik Problemi) \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda dile getirdi\u011fi ifadeye bir g\u00f6nderme niteli\u011fi ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u0130lksel anlamda zaman\u0131n ve mek\u00e2n\u0131n sezginin ar\u0131 formlar\u0131 m\u0131 yoksa formel (bi\u00e7im veren, bi\u00e7imlendiren) sezgiler mi oldu\u011fu ayr\u0131m\u0131nda k\u00f6klenen Heidegger\u2019in Kant yorumunda sentezin alg\u0131daki birli\u011fi (<em>syndosis<\/em>) ile kavramsal birli\u011fi (<em>synopsis<\/em>) birbirinden ayr\u0131 ancak imgelemin \u00f6zel zamansal karakterinde ortak k\u00f6k\u00fcn\u00fc bulan iki temel karaktere sahiptir. Heidegger bu \u00f6zg\u00fcn yorumunda imgelem ve zamansall\u0131k aras\u0131ndaki ili\u015fkiye temas etmek suretiyle Kant\u2019ta <em>Kritik<\/em>\u2019in iki farkl\u0131 sunumu aras\u0131ndaki ayr\u0131ma ya da tutars\u0131zl\u0131\u011fa i\u015faret ederek zaman\u0131n k\u00f6kensel \u00f6nceli\u011fi konusunda \u0131srarc\u0131 oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ancak ge\u00e7 d\u00f6nem Heidegger d\u00fc\u015f\u00fcncesinde zaman\u0131n fenomenolojik ve varolu\u015fsal \u00f6nceli\u011finin mek\u00e2na do\u011fru kayd\u0131\u011f\u0131 ve hatta Zaman-Mek\u00e2n (<em>Zeit-Raum<\/em>) olarak d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse Heidegger\u2019in Kant yorumunun da bu do\u011frultuda d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmeye uygun oldu\u011fu yeni bir ele\u015ftirel okuman\u0131n \u00f6nemi ve m\u00fcmk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclebilecektir. \u2018Kant\u2019\u0131 Kant\u2019tan daha iyi anlama\u2019 d\u00fcsturuyla hareket eden Heidegger\u2019in Kant gibi hem kendi d\u00f6neminin hem de bir b\u00fct\u00fcn olarak felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncenin kadim tarihinin mihenk ta\u015flar\u0131ndan birisi olan usta bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc b\u00fcy\u00fck k\u0131lan onun metinlerinin olduk\u00e7a farkl\u0131 bi\u00e7imlerde okunmaya ve yorumlanmaya son derece uygun olmas\u0131d\u0131r ki Heidegger olduk\u00e7a iddial\u0131 g\u00f6r\u00fcnen temel d\u00fcsturuyla aslen Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerindeki bu yo\u011funlu\u011fa ve derinli\u011fe vurgu yapmakta ve hatta Kant\u2019\u0131 anlama \u00e7abas\u0131 ad\u0131na kendi ad\u0131m\u0131za bir \u00fcslup geli\u015ftirmenin \u00f6nemine i\u015faret etmektedir. Ben de Heidegger\u2019in zamansall\u0131k esas\u0131nda okudu\u011fu Kant\u2019\u0131n ilk <em>Kritik<\/em>\u2019ini daha \u00f6nceki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na \u00f6zg\u00fc mek\u00e2nsal \u00f6ncelikle birle\u015ftirmek suretiyle yeni bir anlama \u00fcslubu ortaya koymak ve b\u00f6ylelikle de y\u00fczy\u0131l\u0131m\u0131zda halen Kant d\u00fc\u015f\u00fcncesinin filozofun felsefe yapma edimini y\u00fcceltmesine istinaden bizi felsefi sorularla yeniden ve yeniden bulu\u015fturma konusundaki yetkinli\u011fine ve zenginli\u011fine temas etmek niyetindeyim. \u201cKant\u2019\u0131 Kant\u2019tan daha iyi anlamak!\u201d, Kant\u2019\u0131n a\u00e7\u0131k ya da \u00f6rt\u00fck olarak ortaya koydu\u011fu felsefi sorunlar\u0131n derinli\u011fiyle me\u015fakkatli bir y\u00fczle\u015fmeyi \u00f6ng\u00f6rmektedir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Kubilay Ho\u015fg\u00f6r (Mu\u011fla S\u0131tk\u0131 Ko\u00e7man \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Saf Akl\u0131n Disiplini ile Kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 \u0130\u00e7inde K\u00fclt\u00fcre Kant\u2019\u0131n Yakla\u015f\u0131m\u0131 \u00dczerine Spek\u00fclasyonlar<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Transendental y\u00f6ntemin de\u011ferinin salt tarihsel olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren iyi bir \u00f6rnek, kimi Kant\u00e7\u0131 \u00f6\u011fretilerin bu y\u00f6ntem \u00fczerinde saf ak\u0131l ele\u015ftirisini k\u00fclt\u00fcr ele\u015ftirisi y\u00f6n\u00fcnde geni\u015fletme giri\u015fimleridir. Bununla birlikte, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>bir k\u00fclt\u00fcr felsefesi de\u011fildir ve Kant\u2019\u0131n ak\u0131l nosyonu &#8211;<em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin s\u0131n\u0131rlar\u0131 dahilinde- k\u00fclt\u00fcre ili\u015fkin bir giri\u015fimde bulunmay\u0131 kendisine yasakl\u0131yor g\u00f6r\u00fcn\u00fcr (elbette Kant\u2019\u0131n kendine koydu\u011fu yasak, sonradan kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan giri\u015fimleri bo\u015fa \u00e7\u0131karmaz; zira onlar kendi ama\u00e7lar\u0131n\u0131n hizmetine SAE\u2019nin temel savlar\u0131n\u0131 de\u011fil, y\u00f6ntemini ko\u015farlar). E\u011fer Kant kendisine koydu\u011fu amac\u0131 k\u00fclt\u00fcr a\u00e7\u0131s\u0131ndan belirleseydi, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin bir metafizik kurma \u00e7abas\u0131 oldu\u011funu iddia edenlere kar\u015f\u0131 bir arg\u00fcman ileri s\u00fcrmenin olana\u011f\u0131n\u0131 yorumcular\u0131ndan esirgemi\u015f olurdu. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kant\u2019\u0131n ak\u0131l ele\u015ftirisi k\u00fclt\u00fcr\u00fc a\u00e7\u0131k\u00e7a d\u0131\u015flar. <em>Ele\u015ftiri<\/em>\u2019de ak\u0131l ile k\u00fclt\u00fcr aras\u0131ndaki gerilim (Kant t\u00fcm kitap boyunca alt\u0131 defa <em>Kultur <\/em>terimini kullan\u0131r; bunlar\u0131n i\u00e7inde sadece a\u015fa\u011f\u0131daki sat\u0131rlarda terimin \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlar\u0131 metafizik ve tan\u0131mlay\u0131c\u0131d\u0131r. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda Kant\u2019\u0131n bir &#8216;ak\u0131l k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u2019nden s\u00f6z etti\u011fi durumlarda s\u00f6zc\u00fck, bir terim olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaz bile) nihayetinde <em>Transzendentale Methodenlehre<\/em>\u2019nin \u201cSaf Akl\u0131n Disiplini\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 ilk ana par\u00e7as\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131kar:<\/p><p>Belirli kurallardan s\u00fcrekli sapma e\u011filiminin s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve sonunda ortadan kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zorlamaya disiplin denir. Disiplin, halihaz\u0131rda var olan bir ba\u015fkas\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmaks\u0131z\u0131n salt bir el \u00e7abuklu\u011fu (<em>Fertigkeit<\/em>) sa\u011flamay\u0131 ama\u00e7layan k\u00fclt\u00fcrden ayr\u0131l\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla disiplin, zaten kendini ifade etme d\u00fcrt\u00fcs\u00fcne sahip olan bir yetene\u011fin olu\u015fumuna olumsuz bir katk\u0131da bulunurken, k\u00fclt\u00fcr ve e\u011fitim (<em>Doktrin<\/em>) olumlu bir katk\u0131da bulunacakt\u0131r (B 737-738).<\/p><p>Kant burada her ne kadar disiplini yerer ama k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00f6vermi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorsa da, bu sat\u0131rlar -k\u00fclt\u00fcre ili\u015fkin- daha ziyade aksi y\u00f6nde bir iddiay\u0131 dile getirmenin ara\u00e7lar\u0131 olarak okunmal\u0131d\u0131r. K\u00fclt\u00fcr\u00fcn \u201cvar olan bir ba\u015fkas\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmaks\u0131z\u0131n\u201d ba\u015fka bir \u201cel \u00e7abuklu\u011fu\/h\u00fcner\u201d kazand\u0131rmas\u0131na y\u00f6nelik amac\u0131na vurgu yaparken Kant\u2019\u0131n niyeti(ne negatif bir anlam y\u00fcklememe izin verilirse), k\u00fclt\u00fcr\u00fcn \u201csaf akl\u0131n antiteti\u011fi\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi \u00e7at\u0131\u015fk\u0131lara g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6stermektir. A\u00e7\u0131k konu\u015fmak gerekirse, bir Tanr\u0131 ile birlikte \u00f6l\u00fcmden sonra bir ya\u015fam\u0131n bizi bekledi\u011fini saf akla dayal\u0131 olarak ortaya koydu\u011fu iddias\u0131ndaki hi\u00e7bir \u00f6nerme, bu iddialar\u0131n kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrenlerin yollar\u0131ndan elleri bo\u015f d\u00f6neceklerinin kesinli\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde, demonstrasyon (basit\u00e7e kan\u0131tlama) g\u00fcc\u00fcne sahip olmayacakt\u0131r. Halbuki -yine saf akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 dahilinde- Kant\u2019a g\u00f6re saf akl\u0131n hi\u00e7bir antiteti\u011fi yoktur. Bu \u00e7at\u0131\u015fmalar olsa olsa teoloji ve psikolojinin alan\u0131nda aranabilir.<\/p><p>Kant kendi ama\u00e7lar\u0131 i\u00e7inde ak\u0131l ele\u015ftirisinin, halihaz\u0131rdaki ak\u0131l k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n\u0131n aksine, akl\u0131 disipline etme zorunlulu\u011funa tabi oldu\u011funu, i\u015fte bu metafizik giri\u015fimlere bir yasak koyma gayreti i\u00e7inde ileri s\u00fcrmektedir. Ak\u0131l ele\u015ftirisi, hakim ak\u0131l k\u00fclt\u00fcr\u00fcne ra\u011fmen ger\u00e7ekle\u015fmektedir. Pek \u00e7ok ba\u015fka \u015fey \u00fczerinde bizzat ak\u0131l disipline ediciyken, kendisinin yoldan sapma e\u011filiminin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gere\u011fi Kant\u2019a g\u00f6re de tuhaft\u0131r (bkz. B 738). Yine de bu \u00f6ylesine \u00f6nemlidir ki, (yukar\u0131daki al\u0131nt\u0131n\u0131n son \u00f6nermesine, k\u00fclt\u00fcrle ilgili olan \u00f6ncekinin aksine, bu kez pozitif bir anlam atfederek s\u00f6ylendi\u011finde,) akl\u0131n disiplini, e\u011fitimin nispeten olumlu anlam\u0131nda, adeta kendi do\u011fal e\u011filimlerine terkedildi\u011finde bir meyve a\u011fac\u0131n\u0131n asla veremeyece\u011fi \u00fcr\u00fcn\u00fc, onu a\u015f\u0131layarak elde etmeyi sa\u011flamaya benzer bi\u00e7imde, akla bir \u201cindoktrinasyon\u201d (<em>als Belehrung<\/em>) uygulamakla yetinmek anlam\u0131na gelmez; aksine tam da Kant\u2019\u0131n ayn\u0131 yerdeki (B 738) bir notta vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi, disiplinin en istenmedik anlam\u0131nda, akl\u0131 \u201cterbiye\u201d etme (<em>als Zucht<\/em>), onu zapturapt alt\u0131na alma mecburiyetini ifade eder.<\/p><p>Disipline edilmi\u015f saf akl\u0131n kullan\u0131m\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 daral\u0131r; bu disipline getirili\u015f \u00f6ylesine gereklidir ki, b\u00f6ylece o salt felsefi kavramla\u015ft\u0131rmalardan uzak tutulur ve dolay\u0131s\u0131yla bu yolla dogmatik bir tav\u0131r i\u00e7ine girme y\u00f6n\u00fcndeki do\u011fal e\u011filimine engel konur (yani matematiksel olmayan kullan\u0131m\u0131na yasak getirilir). \u0130\u015fte ancak b\u00f6yle insan\u0131n kal\u0131c\u0131 ahlaksalla\u015fmas\u0131 (<em>Moralisierung<\/em>) da m\u00fcmk\u00fcn olur. Zira akl\u0131n kullan\u0131m\u0131na SAE\u2019nde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan ara\u00e7larla s\u0131n\u0131r getirilmedik\u00e7e, insan\u0131n bir k\u00fclt\u00fcr varl\u0131\u011f\u0131 olu\u015fundaki, dolay\u0131s\u0131yla onun do\u011fas\u0131ndaki \u201ckanunsuzluk\u201d (<em>Unlauterkeit<\/em>) e\u011filimi taraf\u0131ndan \u00e7ekip \u00e7evrilmeye terkedilmi\u015f demektir ak\u0131l. Bu olana\u011f\u0131 eline ge\u00e7iren zapturapt alt\u0131na al\u0131nmam\u0131\u015f bir akl\u0131n eylemlerini sergileyen \u201chi\u00e7 kimse bencil duygular\u0131ndan tamamen ar\u0131nm\u0131\u015f olarak g\u00f6revini yerine getirmi\u015f oldu\u011fu konusunda tam bilince sahip olamaz.\u201d \u00c7\u00fcnk\u00fc kimse \u201ckendi ruh haline ili\u015fkin bu t\u00fcrden bir bilin\u00e7lilik\u201d g\u00f6steremez. \u0130nsan ancak \u201cg\u00f6revini bencil duygular\u0131ndan tamamen ar\u0131nm\u0131\u015f olarak yerine getirmesi gerekti\u011fini ve g\u00f6rev kavram\u0131na en saf haliyle sahip olmak i\u00e7in onu mutluluk arzusundan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ay\u0131rmak zorunda oldu\u011funu\u201d son derece a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde bilme imkan\u0131na sahiptir.<sup>1<\/sup> \u0130nsan\u0131n mutluluk pe\u015finde kanunsuzca ko\u015fmas\u0131na yol a\u00e7an do\u011fal e\u011filimlerine do\u011frudan s\u0131n\u0131r getirilemez belki, ama neyi g\u00f6rev edinebilece\u011fi ve kendisini \u00e7epe\u00e7evre saran kozmostan neyi talep edebilece\u011fi y\u00f6n\u00fcnde bir e\u011fitimden ge\u00e7irilmesi pekala m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bunun Kant\u2019a g\u00f6re yolu, akl\u0131n terbiye edilmesi anlam\u0131nda bir disiplininden ge\u00e7er.<\/p><p>Demek oluyor ki konu\u015fmamda, Kant\u2019\u0131n saf ak\u0131l ele\u015ftirisini genel bir \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde k\u00fclt\u00fcr\u00fc d\u0131\u015flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde ele al\u0131rken \u00e7ok uzun zamand\u0131r bilinen bir \u015feyi, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin niyetlerinin salt \u2018epistemolojik\u2019 olmad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fini kendimce yinelemeyi deneyece\u011fim. Biz pratik se\u00e7imlerimizin bencilce duygulardan ar\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fini deneye de\u011fil, akla dayal\u0131 olarak biliriz; oysa bunun nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olaca\u011f\u0131 konusunda deney bize bir \u015fey s\u00f6yleyemiyorsa i\u00e7eriksel manada \u201cKant\u2019\u0131n pratik felsefesi\u201d diye bir \u015fey yoktur. Kant t\u00fcm bu t\u00fcrden konularda <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>taraf\u0131ndan s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00e7ekilmi\u015f standartlar i\u00e7inde akl\u0131n rehberli\u011fini izlemek zorunda oldu\u011fumuzu ahlakl\u0131l\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n ko\u015fulu olarak belirler.<\/p><cite><br><sup>1<\/sup> Kant, \u00bbYayg\u0131n Bir S\u00f6z \u00dcst\u00fcne: \u201cTeoride Do\u011fru Olabilir Ama Pratikte \u0130\u015fe Yaramaz\u201d\u00ab, <em>Kant Felsefesinin Politik Evreni <\/em>i\u00e7inde (der. ve \u00e7ev. H. \u00c7\u00f6rek\u00e7io\u011flu), s. 38.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">G\u00f6khan Sava\u015f (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211;<em> <strong>\u0130ptal Edilenin Geri D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc: \u2018Kendinde\u2019li\u011fe Bug\u00fcn Neden \u0130htiya\u00e7 Duymal\u0131y\u0131z?<\/strong><\/em><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde \u2018bilebilme\u2019 problemini oda\u011f\u0131na alarak, felsefe tarihinde kendisinden \u00f6nce epistemoloji ile metafizi\u011fin alan\u0131na giren ve \u00fczerinde as\u0131rlard\u0131r tart\u0131\u015f\u0131lan bilginin temellerini s\u0131namaya tabi tutup, yeniden in\u015fa etmeyi dener. B\u00f6ylece insan\u0131n bilme kapasitesinin d\u00fczg\u00fcnce belirlenmesi halinde, bu s\u0131n\u0131rlar dahilinde olan ile haricinde olan aras\u0131ndaki ayr\u0131m belirginlik kazanarak, bilinebilecek olan\u0131n neli\u011fi tart\u0131\u015fmaya elveri\u015fli k\u0131l\u0131n\u0131r. <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin epistemolojik bir mesele olarak \u2018bilebilme\u2019 \u00fczerine felsefi soru\u015fturmaya giri\u015fmesi, dolayl\u0131 olarak \u2013hatta belki de evleviyetle\u2013 \u2018bilememe\u2019yi de g\u00fcndeme getirir. Bu sunumda, Kant\u2019\u0131n epistemolojisi merkeze al\u0131narak, \u2018bilememe\u2019 hallerinin Kant\u2019\u0131n k\u00fclliyat\u0131n\u0131n hangi noktalar\u0131nda aranabilece\u011fi ve Kant\u2019\u0131n do\u011frudan \u00fczerine konu\u015fmay\u0131 tercih etmedi\u011fi, ancak \u00fczerine konu\u015ftuklar\u0131n\u0131n alt\u0131nda kaide olarak duran \u2018kendinde\u2019 [an sich selbst] kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131 incelenecektir. Kant\u2019\u0131n bu \u00fcnl\u00fc kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131, transandantal felsefenin \u00fc\u00e7 ekseni dolay\u0131s\u0131yla, \u2018ben\u2019 boyutu ruh [Seele] ba\u011flam\u0131nda; \u2018biz\u2019 boyutu tin [Geist] ba\u011flam\u0131nda; \u2018o\u2019 boyutu ise tanr\u0131 [Gott] ba\u011flam\u0131nda ele al\u0131narak; \u2018kendinde\u2019 ile ifade edilmek istenen yap\u0131n\u0131n katmanlar\u0131 irdelenecektir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n ard\u0131ndan, transandantal felsefeyi incelemeye odaklananlarda \u2013\u00f6ncelikle Klasik Alman Felsefesi filozoflar\u0131nda\u2013 onun \u00e7ok \u00f6nem verdi\u011fi, fakat pek fazla s\u00f6z s\u00f6ylemeyi ye\u011flemedi\u011fi \u2018kendinde\u2019 kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 iptal etme y\u00f6n\u00fcnde bir e\u011filim ba\u015f g\u00f6sterir. Gizemcili\u011fe kap\u0131 aralayan bir tavr\u0131n g\u00f6stergesiymi\u015f gibi al\u0131mlan\u0131p, bu kavramsalla\u015ft\u0131rmay\u0131 iptal etmenin, felsefeyi yaln\u0131zca bilinebilirli\u011fin alan\u0131nda tutmak suretiyle daha kesin bir hale sokaca\u011f\u0131 murat edilir. K\u0131ta\u2019da ba\u015flayan bu ak\u0131m\u0131n daha sonra Ada\u2019ya yay\u0131l\u0131p, ard\u0131ndan da okyanusun kar\u015f\u0131 k\u0131y\u0131s\u0131na ula\u015fmas\u0131yla, d\u00fcnyay\u0131 tam te\u015fekk\u00fcll\u00fc bilinebilirler d\u00fcnyas\u0131 haline getirme arzusu, son y\u00fczy\u0131lda b\u00fcy\u00fck bir empirist co\u015fku yarat\u0131r. Bu sunumda, \u2018kendinde\u2019li\u011fi iptal ederek, d\u00fcnyay\u0131 t\u00fcm\u00fcyle bilinebilirler \u00fczerinden ele alma \u00e7abas\u0131n\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr alan\u0131 geni\u015fletmekten \u00e7ok, onu pek \u00e7ok malzemeden mahrum b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 \u2013\u00fc\u00e7 farkl\u0131 katmanla\u2013 irdelenecektir. B\u00f6ylece transandantal felsefenin \u2018kendinde\u2019li\u011fe tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 olanaklar yeniden tart\u0131\u015f\u0131larak; onu iptal etme yerine, sistemin ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131 kabul etmenin, Kant sonras\u0131nda saplan\u0131lan \u00e7\u0131kmazlar\u0131 a\u015fmada bir imkan oldu\u011fu \u00fczerinde durulacakt\u0131r.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde sentetik a priori yarg\u0131 \u00e7e\u015fidinin matematik, fizik ve metafizik alan\u0131nda m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu gerek\u00e7elendirmesi, bilimlere objektif bir zemin sa\u011flayarak, onlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na t\u00fcmellik ve zorunluluk atfedilebilmenin yolunu a\u00e7ar. Bug\u00fcn do\u011fa bilimleri, do\u011fan\u0131n nesnelerini a\u00e7\u0131klayabilmekte b\u00fcy\u00fck bir ba\u015far\u0131 elde ederek, deney ve g\u00f6zlem nesnesi olan d\u00fcnyan\u0131n tamam\u0131n\u0131, bilimsel olarak a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in gayret g\u00f6stermektedir. Bununla birlikte, Kant\u2019\u0131n sisteminde \u2018kendinde\u2019li\u011fi \u00f6zellikle tutmas\u0131, \u2018bilme\u2019nin felsefede her noktaya n\u00fcfuz edebilmesinin imkans\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan ve \u2018bilinmez\u2019in de felsefede \u00f6zel bir konumunun olmas\u0131na duydu\u011fu ihtiya\u00e7tan kaynaklan\u0131r. Bireyler d\u00fczleminde \u2018ben\u2019in bilinmez olan \u2013transandantal\u2013 taraf\u0131 ve do\u011fada varolan canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n neli\u011fine dair bilinmezlik, felsefenin halen asli konular\u0131 aras\u0131ndad\u0131r. Antik Yunan\u2019dan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze ruh tart\u0131\u015fmalar\u0131, bug\u00fcn bilimin geldi\u011fi nokta itibariyle, canl\u0131l\u0131\u011fa canl\u0131 olma vasf\u0131n\u0131 kazand\u0131ran ilkenin mahiyeti ve insan\u0131n zihinsel yetilerinin i\u015fleyi\u015finde nas\u0131l bir a\u015famada \u2018ben\u2019in meydan gelip kendisinin fark\u0131na vard\u0131\u011f\u0131 problemine evrilmi\u015ftir. Ayr\u0131ca deneysel taraf\u0131yla \u2018bilin\u00e7\u2019 [Bewusstsein] do\u011fa bilimlerinin de alan\u0131na girerken; \u2018bilin\u00e7siz\u2019 [Unbewusste], yaln\u0131zca felsefenin hakk\u0131nda konu\u015fabilece\u011fi bir kavramsalla\u015ft\u0131rma olarak kabul edilmelidir. Bununla beraber, insan\u0131n do\u011fal bir canl\u0131 olarak di\u011fer canl\u0131larla kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 canl\u0131l\u0131k ili\u015fkisinde, bu ortakla\u015fman\u0131n ne ifade etti\u011fi, bilinebilir bir zeminde de\u011fil; bilimlerin haricinde ve yaln\u0131z felsefenin dahilinde, onto- epistemolojik bir mesele stat\u00fcs\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Bunun sonucunda, insan\u0131n \u2013hen\u00fcz\u2013 bilinmeyen veya bilinemez olanla kuraca\u011f\u0131 ili\u015fki, \u2018kendinde\u2019lik dolay\u0131s\u0131yla do\u011fa bilimlerinin felsefesini yapabilmede iptal edilemez bir \u00f6neme vurgu yapar.<\/p><p>\u0130kinci olarak, bireyin canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnme kapasitesine g\u00f6nderme yapan ruh kavram\u0131na kar\u015f\u0131n; onu kapsayan bir \u00fcst katman olarak \u2018biz\u2019e, yani \u2018ben\u2019lerin bir araya gelerek olu\u015fturdu\u011fu kolektif yap\u0131ya canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 veren ve \u2018ben\u2019leri hen\u00fcz bilemedikleri, ancak o bilinmezlikten hareketle bilmeye do\u011fru ad\u0131mla b\u00fct\u00fcnle\u015ftiren tin kendisini g\u00f6sterir. Canl\u0131l\u0131k ve zihin ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na dair do\u011fa bilimlerinin verilerinde ortaya \u00e7\u0131kan sonu\u00e7lara benzer \u015fekilde; tine ili\u015fkin bilinmez olan\u0131n kendisini bilinebilir k\u0131lmas\u0131 da tarih disiplininde izi s\u00fcr\u00fclebilen olaylarda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar. \u0130nsanlar\u0131n bir araya gelip ortakl\u0131klar kurmas\u0131, kendilerini ait hissettikleri gruplar olu\u015fturmas\u0131, belirli ko\u015fullar alt\u0131nda birli\u011finin ulus halini almas\u0131 gibi bilinmez olan\u0131n bilinebilirlik kazand\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131r ge\u00e7i\u015flerinin felsefi izah\u0131 gerekir. Netice itibariyle, topluluklar\u0131n devrime uzanan tarihi hamlelerinde kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan bilinmezlik, tinin \u2013hesaplanabilirlik veya \u00f6ng\u00f6r\u00fclebilirlik d\u0131\u015f\u0131nda\u2013 tezah\u00fcr edece\u011fi zeminin imkan\u0131n\u0131 \u2018kendinde\u2019lik \u00fczerinden sunar.<\/p><p>Son olarak, Kant\u2019\u0131n k\u00fclliyat\u0131nda merkezi bir konumda olan tanr\u0131 kavram\u0131 ele al\u0131narak, Kant\u2019\u0131n bu kavramla ne kastetti\u011fi, bunun \u2018kendinde\u2019lik ile nas\u0131l bir ili\u015fkiye sahip oldu\u011fu ve \u2018kendinde\u2019li\u011fin iptal edilmesinin bu kavram dolay\u0131s\u0131yla hangi imkanlar\u0131n kayb\u0131na sebebiyet verece\u011fi, \u2018o\u2019 boyutu ba\u011flam\u0131nda ele al\u0131nacakt\u0131r. Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde &#8220;[&#8230;] inanmaya yer a\u00e7mak i\u00e7in bilmeyi kald\u0131rmak zorundayd\u0131m.&#8221; [BXXXI] s\u00f6z\u00fcn\u00fcn transandantal felsefenin b\u00fct\u00fcn\u00fc g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutuldu\u011funda ne anlama geldi\u011fi, \u2018kendinde\u2019lik ba\u011flam\u0131nda serimlenecektir. Transandantal sistemde tanr\u0131 ideas\u0131n\u0131n hem teorik hem pratik alanda ayn\u0131 adla sabit tutulmas\u0131n\u0131n, teorik ile prati\u011fin bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck arz etmesinde oynad\u0131\u011f\u0131 rol ve \u2018kendinde\u2019li\u011fin sistem d\u0131\u015f\u0131na at\u0131lmas\u0131n\u0131n yarataca\u011f\u0131 muhtemel problemler tahlil edilecektir. Sonu\u00e7 olarak \u2018ben\u2019, \u2018biz\u2019 ve \u2018o\u2019 ve\u00e7heleriyle transandantal felsefenin tamam\u0131na sirayet eden \u2018kendinde\u2019 kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n iptal edilmemesi gerekti\u011fi, ge\u00e7mi\u015fteki iptal denemelerinin felsefenin s\u00f6z ald\u0131\u011f\u0131 \u2013hatta almas\u0131 gerekti\u011fi\u2013 alanlarda daralmaya yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ve her bir ve\u00e7hesinin bug\u00fcn yeni anlamlar olu\u015fturmaya elveri\u015fli bir yap\u0131ya sahip oldu\u011fu temellendirilecektir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Safa Melih Akg\u00fcn (MSGS\u00dc)<\/span> &#8211;<em> <strong>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nde Salakl\u0131k<\/strong><\/em><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Felsefe tarihini d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015f, en ciddi ve en a\u011f\u0131r kitaplardan biri olan Kritik der reinen Vernunft kitab\u0131n\u0131n bir dipnotunda Kant, b\u00fct\u00fcn ciddiyetini bir kenara b\u0131rakarak salakl\u0131k (Dummheit) kavram\u0131n\u0131 tan\u0131mlar. Peki, Kant \u201cGenelde Transandantal Yarg\u0131g\u00fcc\u00fc\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda tart\u0131\u015f\u0131lan yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn i\u015flevine \u00f6rnek vermek i\u00e7in att\u0131\u011f\u0131 dipnotta, salakl\u0131k tan\u0131m\u0131 yapmaya neden ihtiya\u00e7 duydu? Kant gibi titiz \u00e7al\u0131\u015fan bir filozofun d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihinin en \u00f6nemli kitaplar\u0131ndan birinde salakl\u0131k tan\u0131m\u0131n\u0131 tesad\u00fcfen yapt\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011finden, s\u00f6z konusu tan\u0131mlaman\u0131n bir i\u015flevi olmal\u0131d\u0131r. Her ne kadar Kant a\u00e7\u0131k\u00e7a detayland\u0131rmasa da bu i\u015flevin yarg\u0131lama faaliyetinin icras\u0131nda ya\u015fanan s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 g\u00f6stermek oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Kant\u2019\u0131n salakl\u0131kla ilgili ifadelerini aktar\u0131rsak:<\/p><p>Yarg\u0131g\u00fcc\u00fcnde noksanl\u0131k, esasen salakl\u0131k olarak adland\u0131r\u0131land\u0131r ve b\u00f6yle bir kusura yard\u0131m edilemez. Uygun m\u00fcdrike derecesinden ve uygun kavramlardan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feyden noksan olmayan k\u00f6r ya da s\u0131n\u0131rl\u0131 kafa, e\u011fitim yoluyla pekala e\u011fitilebilir, hatta bilgili olana kadar donat\u0131labilir. Ancak genellikle halen yarg\u0131g\u00fcc\u00fcnden (secunda Petri) eksik olaca\u011f\u0131ndan, bilimlerini kullan\u0131rken asla iyile\u015ftirilemeyecek olan bu eksikli\u011fi s\u0131k\u00e7a g\u00f6steren \u00e7ok bilgili insanlarla kar\u015f\u0131la\u015fmak hi\u00e7 de acayip de\u011fildir (A133\/B172 Dipnot).<sup>1<\/sup><\/p><p>Bu bildirinin oda\u011f\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 salakl\u0131k tan\u0131m\u0131n\u0131n ge\u00e7ti\u011fi yukar\u0131daki dipnot, c\u00fcmlelere b\u00f6l\u00fcnerek her c\u00fcmle a\u015fa\u011f\u0131daki s\u0131rayla sorulan sorular \u00e7er\u00e7evesinde tek tek analiz edilecektir. C\u00fcmlelerin analizi esnas\u0131nda Kritik der reinen Vernunft ile Anthropologie in pragmatischer Hinsicht kitaplar\u0131ndaki ve Logik-Vorlesung\u2019taki baz\u0131 pasajlardan yararlan\u0131lacak ve her c\u00fcmle transandantal felsefenin b\u00fct\u00fcn\u00fc ba\u011flam\u0131nda yorumlanacakt\u0131r.<\/p><p>1. \u201cYarg\u0131g\u00fcc\u00fcnde noksanl\u0131k, esasen salakl\u0131k olarak adland\u0131r\u0131land\u0131r ve b\u00f6yle bir kusura yard\u0131m edilemez.\u201d Bu c\u00fcmledeki \u201cyarg\u0131g\u00fcc\u00fcnde noksanl\u0131k\u201d ifadesi ne anlama gelmektedir? Yarg\u0131lama faaliyetini hi\u00e7 icra edemeyen bir insan olabilir mi? E\u011fer olabilirse, o insan i\u00e7in fenomenal d\u00fcnya nas\u0131l tesis edilebilir? E\u011fer olamazsa, o halde yarg\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fcn fenomenal d\u00fcnyay\u0131 tesis eden de\u011fil, tesis edilmi\u015f fenomenal d\u00fcnyadaki faaliyetinde, yani tikeli t\u00fcmel alt\u0131na getirmesinde, noksanl\u0131k m\u0131 vard\u0131r? Salakl\u0131k bir insanda her konuyla m\u0131 ilgilidir yoksa insan\u0131n salakl\u0131k \u00f6zelli\u011fi baz\u0131 konularda m\u0131 vard\u0131r? Yani bir t\u00fcr mutlak salakl\u0131k m\u0131 ya da konulara g\u00f6re k\u0131smi salakl\u0131k m\u0131 s\u00f6z konusudur? Yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kullan\u0131m\u0131ndaki eksikli\u011fe neden \u201cyard\u0131m edilemez\u201d? Yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn geli\u015ftirilmesi ya da keskinle\u015ftirilmesi olamaz m\u0131?<\/p><p>2. \u201cUygun m\u00fcdrike derecesinden ve uygun kavramlardan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feyden noksan olmayan k\u00f6r ya da s\u0131n\u0131rl\u0131 kafa, e\u011fitim yoluyla pekala e\u011fitilebilir, hatta bilgili olana kadar donat\u0131labilir.\u201d Bu c\u00fcmledeki \u201cuygun m\u00fcdrike derecesi ve uygun kavramlarla\u201d kastedilen nedir? C\u00fcmlenin ilk k\u0131sm\u0131ndaki \u201cuygun kavramlardan noksan\u201d olunuyorsa, uygun kavramlardan noksan olmama durumu da s\u00f6z konusudur, o halde uygun ve uygun olmayan kavramlar ne anlama gelmektedir? Uygun kavram eksikli\u011fi \u00e7eken k\u00f6r ya da s\u0131n\u0131rl\u0131 kafada yarg\u0131g\u00fcc\u00fc eksikli\u011fi varsa bu kafa nas\u0131l e\u011fitilebilir? E\u011fitim ile yarg\u0131g\u00fcc\u00fc aras\u0131nda bir ili\u015fki var m\u0131d\u0131r? Varsa nas\u0131ld\u0131r?<\/p><p>3. \u201cAncak genellikle halen yarg\u0131g\u00fcc\u00fcnden (secunda Petri) eksik olaca\u011f\u0131ndan, bilimlerini kullan\u0131rken asla iyile\u015ftirilemeyecek olan bu eksikli\u011fi s\u0131k\u00e7a g\u00f6steren \u00e7ok bilgili insanlarla kar\u015f\u0131la\u015fmak hi\u00e7 de acayip de\u011fildir.\u201d Bu c\u00fcmlede Kant yarg\u0131g\u00fcc\u00fcndeki eksikli\u011fi ifade ettikten sonra parantez i\u00e7erisinde neden \u201csecunda Petri\u201d kal\u0131b\u0131n\u0131 kullanm\u0131\u015ft\u0131r? Kritik der reinen Vernunft kitab\u0131nda Kant\u2019\u0131n yaln\u0131zca bir defa kulland\u0131\u011f\u0131 \u201csecunda Petri\u201d ne anlama gelmektedir? Yarg\u0131g\u00fcc\u00fc eksikli\u011fi \u00e7eken birisi nas\u0131l olur da bilim yapabilir? Yarg\u0131g\u00fcc\u00fc noksan insanlar nas\u0131l ayn\u0131 zamanda \u00e7ok bilgili de olabilirler? Bilgili olman\u0131n yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kuvvetli olmas\u0131yla alakas\u0131 yok mudur? Salak ve bilgili olmak nas\u0131l bir araya gelebilir?<\/p><p>Yukar\u0131daki sorular e\u015fli\u011finde, bu bildiride transandantal felsefenin ruhuna sad\u0131k kalarak yap\u0131lacak yorumlarda ilkin, salakl\u0131\u011f\u0131n transandantal felsefedeki konumu g\u00f6sterilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. \u0130kinci olarak, salakl\u0131\u011f\u0131n mutlak olamayaca\u011f\u0131 \u00e7\u00fcnk\u00fc e\u011fer mutlak olursa yarg\u0131g\u00fcc\u00fc noksanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n da mutlak olmas\u0131 gerekti\u011fi iddia edilecek ve b\u00f6yle bir durumda da salakl\u0131ktan ziyade zihinsel bir sorun olaca\u011f\u0131 ifade edilecektir. Dolay\u0131s\u0131yla yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn mutlak yoksunlu\u011funun s\u00f6z konusu bile olamayaca\u011f\u0131 iddia edilecektir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak, yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn fenomenal d\u00fcnyay\u0131 tesisindeki rol\u00fc ile tesis edilmi\u015f nesneler d\u00fcnyas\u0131nda tikeli t\u00fcmel alt\u0131na alma etkinli\u011finin birbirleriyle irtibatl\u0131, fakat yine de farkl\u0131 olduklar\u0131 iddia edilecektir. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak, m\u00fcdrike ile yarg\u0131g\u00fcc\u00fc aras\u0131ndaki ili\u015fki uygunluk kavram\u0131 ba\u011flam\u0131nda de\u011ferlendirilecek ve bu ba\u011flamda yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn e\u011fitilebildi\u011fi g\u00f6sterilecek, fakat e\u011fer noksanl\u0131k durumu varsa neden e\u011fitilemedi\u011fi serimlenecektir. Be\u015finci olarak, bilgili olman\u0131n salakl\u0131\u011f\u0131 gidermemesi, t\u00fcmeli bilmek ile tikeli t\u00fcmel alt\u0131na getirmenin ayn\u0131 \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinden a\u00e7\u0131klanacak ve bilgili olman\u0131n t\u00fcmelleri bilmek oldu\u011fu, fakat tikeli t\u00fcmel alt\u0131na getirmenin farkl\u0131 bir faaliyet t\u00fcr\u00fc oldu\u011fu g\u00f6sterilerek bilgili bir salakl\u0131\u011f\u0131n da m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu serimlenecektir. B\u00fct\u00fcn bu salakl\u0131k yorumlamalar\u0131ndan sonra son olarak yapay zekan\u0131n da t\u00fcmelleri bilen \u201cbilgili bir salak\u201d olup olamayaca\u011f\u0131na dair sorular sorularak tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131lacakt\u0131r.<\/p><cite><sup>1<\/sup> \u0130lgili pasaj\u0131n Almancas\u0131: \u201cDer Mangel an Urteilskraft ist eigentlich das, was man Dummheit nennt, und einem solchen Gebrechen ist gar nicht abzuhelfen. Ein stumpfer oder eineschr\u00e4nkter Kopf, dem es an nichts, als an geh\u00f6rigem Grade des Verstandes und eigenen Begriffen desselben mangelt, ist durch Erlernung sehr wohl, so gar bis zur Gelehrsamkeit, auszur\u00fcsten. Da es aber gemeiniglich alsdenn auch an jenem (der secunda Petri) zu fehlen pflegt, so ist es nichts Ungew\u00f6hnliches, sehr gelehrte M\u00e4nner anzutreffen, die, im Gebrauche ihrer Wissenschaft, jenen nie zu bessernden Mangel h\u00e4ufig blicken lassen.\u201d<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Nurten \u00d6ztanr\u0131kulu \u00d6zel (Dicle \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Kritik Felsefesinde Humecu Skeptisizmin Epistemik Stat\u00fcs\u00fc<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Epistemolojik sorunlar s\u00f6z konusu oldu\u011funda birbirinden farkl\u0131 bir\u00e7ok sav ileri s\u00fcr\u00fclebilir. Bu savlar\u0131 belli bir \u015fekilde s\u0131n\u0131fland\u0131rmak \u00e7ok zordur; ancak kendini Pyrrhoncu olarak adland\u0131ran Sextus Empiricus bu s\u0131n\u0131flamay\u0131 yapmay\u0131 kolayla\u015ft\u0131racak bir ayr\u0131m ortaya koymu\u015ftur. Bu ayr\u0131ma g\u00f6re felsefi bir sorun ya dogmatik ya da skeptik bir \u015fekilde ele al\u0131n\u0131r; bu sebeple felsefe de ya dogmatik ya da skeptiktir. Sextus\u2019un bu ayr\u0131m\u0131 baz\u0131 bak\u0131mlardan tart\u0131\u015fmal\u0131 ve eksik olmakla birlikte epistemik savlar\u0131n pozisyonuna dair radikal kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmalar\u0131n yap\u0131labilmesine olanak sa\u011flamaktad\u0131r. Skeptik felsefe dogmatik felsefeye, dogmatik felsefe ise skeptik felsefeye kar\u015f\u0131t konumland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Kant\u2019\u0131n felsefesi tam da bu noktada \u00e7ok \u00f6nemlidir; \u00e7\u00fcnk\u00fc Kant kendi felsefesiyle dogmatik ve skeptik felsefeler d\u0131\u015f\u0131nda kritik felsefenin de var oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r. Ancak kritik felsefe Kant\u2019a en \u00e7ok referans verilen o bilindik uyan\u0131\u015f iddias\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle dogmatiklik ve David Hume ba\u011flam\u0131nda bir skeptiklik \u00e7er\u00e7evesinde belirdi\u011finden, kritik felsefeyi dogmatizm ve skeptisizmle birlikte anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak gerekli g\u00f6r\u00fcnmektedir. Nitekim Kant <em>Gelecekte Bir Bilim Olarak Ortaya \u00c7\u0131kabilecek Her Metafizi\u011fe Prolegomena<\/em>\u2019da kendisini y\u0131llar \u00f6nce dogmatik uyuklamas\u0131ndan uyand\u0131ran ve felsefi soru\u015fturmalar\u0131n\u0131 \u201cbamba\u015fka bir y\u00f6n\u201dde<sup>1<\/sup> y\u00fcr\u00fctmesini sa\u011flayan ki\u015finin Hume oldu\u011funu itiraf etti\u011finde felsefi sisteminin nas\u0131l bir izle\u011fe sahip oldu\u011funu da a\u00e7\u0131k hale getirir. Buna g\u00f6re Kant\u2019\u0131n felsefi yakla\u015f\u0131m\u0131 ba\u015flang\u0131\u00e7ta dogmatik, sonra skeptik ve en sonunda ise kritiktir. Kant kritik felsefesini \u00f6nceki soru\u015fturmalar\u0131na kar\u015f\u0131n gururla \u00f6ylesine sahiplenir ki Kant felsefesi hakk\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan kimi yorumcular kritik felsefeyi \u00f6ncesi ile ili\u015fkilendirmek ya da ili\u015fkisizli\u011fini ortaya koymak i\u00e7in yani bir bak\u0131ma kritik felsefenin dogmatik ve skeptik felsefeyle ili\u015fkisini g\u00f6stermek i\u00e7in ara\u015ft\u0131rma yaparlar. Dolay\u0131s\u0131yla bu izle\u011fin her ge\u00e7i\u015finde Kant\u2019\u0131n \u00f6nceki durumundan tam kopu\u015f ya\u015fay\u0131p ya\u015famad\u0131\u011f\u0131 sorunludur. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Kant\u2019\u0131n kritik felsefesinde skeptisizmin epistemik stat\u00fcs\u00fc Hume felsefesi ba\u011flam\u0131nda ele al\u0131nacak ve kritik felsefenin ne dogmatik ne de skeptik e\u011filimden b\u00fcsb\u00fct\u00fcn bir ayr\u0131\u015fma ile s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmedi\u011fi iddia edilecektir. Bu iddia Sextus\u2019un tan\u0131mlar\u0131 ve Kant felsefesinin bu tan\u0131mlamalar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki pozisyonu ile temellendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><p>Her ne kadar Kant ve skeptisizm hakk\u0131nda bir ara\u015ft\u0131rma yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda inceleme konusu sadece Hume olmasa da hatta Descartes\u2019\u0131n d\u0131\u015f nesnelerin varl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin bilgiler ve Pyrrhon\u2019un t\u00fcm yarg\u0131lar\u0131 ask\u0131ya alan skeptisizmler hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcnceleri de en az Hume ile ilgili olan kadar dikkat \u00e7ekici olsa da Kant\u2019\u0131n kritik felsefenin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda Hume\u2019u \u201c\u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n ilk k\u0131v\u0131lc\u0131m\u0131n\u0131 bor\u00e7lu oldu\u011fu\u201d<sup>2<\/sup> ki\u015fi olarak g\u00f6rmesi sebebiyle Hume skeptisizmine odaklan\u0131lacakt\u0131r. Hume\u2019un skeptisizmi nedensel \u00e7\u0131kar\u0131mlar, t\u00fcmevar\u0131m, tan\u0131tlay\u0131c\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131mlar gibi ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmelere ili\u015fkin ve bununla birlikte d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131yla ilgili inan\u00e7lar ile metafiziksel inan\u00e7lar\u0131 gerek\u00e7elendirmenin olanakl\u0131l\u0131\u011f\u0131na y\u00f6neliktir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Hume\u2019un epistemolojik skeptisizminden k\u0131saca bahsettikten sonra Kant\u2019\u0131n kritik felsefesiyle ili\u015fkisi ele al\u0131nacak ve bununla birlikte Sextus\u2019un yapt\u0131\u011f\u0131 ayr\u0131m g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak kritik felsefede skeptisizmin epistemik stat\u00fcs\u00fc de\u011ferlendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><cite><sup>1<\/sup> Kant, I. Gelecekte Bir Bilim Olarak Ortaya \u00c7\u0131kabilecek Her Metafizi\u011fe Prolegomena, <em>(<\/em>\u00c7ev. \u0130oanna Ku\u00e7uradi ve Yusuf \u00d6rnek), 3. Bask\u0131. Ankara: T\u00fcrkiye Felsefe Kurumu, 2002, s. 8.<br><sup>2<\/sup> <em>A.g.e.<\/em>, s. 8.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Ferdi Selim (Sivas Cumhuriyet \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Epistemolojinin \u0130cad\u0131: Rortyci Ayna Metaforu Perspektifinden Kant\u2019\u0131n Bilgi Anlay\u0131\u015f\u0131 \u00dczerine Bir Tart\u0131\u015fma<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Kant, felsefe tarihinin kilometre ta\u015flar\u0131ndan birisidir. Modern felsefenin epistemoloji merkezli yap\u0131s\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde \u00f6zellikle bu d\u00f6neme \u00f6zg\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7iminin kavramsal \u00e7er\u00e7evesinin olu\u015fmas\u0131nda Alman filozofun \u00f6nemli bir etkisi olmu\u015ftur. Bu perspektiften Rorty hem bilgi felsefesinin modern d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fczerindeki b\u00fcy\u00fck etkisini hem de bu alan\u0131n Kant\u2019tan itibaren bug\u00fcnk\u00fc g\u00fc\u00e7l\u00fc pozisyonu ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatabilmek i\u00e7in \u201cDo\u011fan\u0131n Aynas\u0131\u201d olarak zihin d\u00fc\u015f\u00fcncesinin mimar\u0131 olarak Kant\u2019a i\u015faret eder. Alman Ayd\u0131nlanmas\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fc isimlerinden birisi de olan filozofun g\u00f6r\u00fc\u015fleriyle epistemolojinin kuruldu\u011funu ve art\u0131k bu tarihten itibaren epistemolojisiz bir felsefenin hayal bile edilemeyece\u011fini ileri s\u00fcren Rorty, pek \u00e7ok uzman\u0131n kanaatiyle birle\u015ferek Kant sonras\u0131 filozoflar\u0131n iki alternatifle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir: Ya Kant\u2019la birlikte felsefe yapmak ya da Kant\u2019a kar\u015f\u0131 bir g\u00f6r\u00fc\u015f ileri s\u00fcrmek. \u0130kisi de tedirgin edici bir kayg\u0131y\u0131 i\u00e7eren g\u00fc\u00e7 bir \u00e7abay\u0131 ima etmektedir.<\/p><p>Klasik felsefe tarihi imgesinin b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn Kant\u2019\u0131n kendisine bor\u00e7lu olundu\u011fu varsay\u0131m\u0131 \u201ctemsil kabiliyeti\u201dni seleflerine g\u00f6re daha sistemli bir program i\u00e7erisinde sunmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kant kendisini felsefedeki rasyonalist ve deneyci gelene\u011fin doruk noktas\u0131 olarak sunmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015f ve bu ayr\u0131mlar yerinde oldu\u011funda, Kant\u2019\u0131n yak\u0131n \u00f6nc\u00fclleri aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalar ile Platon ve Aristoteles aras\u0131nda kalan evrensel \u015feylerin bilgisinin do\u011fas\u0131na ili\u015fkin tart\u0131\u015fma aras\u0131nda a\u00e7\u0131k bir s\u00fcreklilik var gibi g\u00f6r\u00fcnmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu, on dokuzuncu y\u00fczy\u0131l tarih\u00e7ilerinin Kant\u2019\u0131n kayg\u0131lar\u0131n\u0131 Antik Yunan\u2019dan ba\u015flayarak standart bir felsefe tarihi \u00fczerinden in\u015fa etmelerine olanak tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kant, \u201cba\u011f\u0131ms\u0131z bir akademik disiplin olarak felsefe anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 in\u015fa etmi\u015f ve dolay\u0131s\u0131yla bize Platon gibi eski d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin belirgin bir felsefi gelene\u011fe ait oldu\u011fu fikrini\u201d vermi\u015ftir. Rorty\u2019ye g\u00f6re Kant felsefeyi bu bak\u0131mdan profesyonelle\u015ftirmi\u015ftir. Amerikal\u0131 filozofun s\u00f6ylemiyle \u201cbiz, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn geri kalan\u0131n\u0131n iddialar\u0131n\u0131 tasdik ya da reddeden bir saf ak\u0131l mahkemesi olarak felsefe nosyonunu on sekizinci y\u00fczy\u0131la, \u00f6zellikle Kant\u2019a bor\u00e7luyuz\u201d. Ancak temsil d\u00fc\u015f\u00fcncesine \u015fiddetli kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131yla tan\u0131nan Rorty\u2019nin ele\u015ftirisinin ba\u015fl\u0131ca hedefi olarak bir filozof se\u00e7ilecek olsayd\u0131, bu kesinlikle Kant olurdu. Ona g\u00f6re Kant, bir \u201cgizem taciriydi\u201d (Rorty, 2010: 194). \u00c7\u00fcnk\u00fc, Kant bilgi felsefesinin \u00e7ehresini \u00e7ok \u00f6nemli sonu\u00e7lara neden olacak \u015fekilde de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Art\u0131k \u201cbir bilgi teorisi\u201d form\u00fcle etme te\u015febb\u00fcs\u00fc, Kant\u2019la birlikte, \u201cbir \u015feyin neli\u011fini bilme\u201d yerine temelde \u201cbir \u015feyi bilme\u201d olarak bir bilgi anlay\u0131\u015f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde yolun yar\u0131s\u0131n\u0131 kat etmi\u015ftir. Ancak, ne yaz\u0131k ki, Kant\u2019\u0131n bu de\u011fi\u015fimi ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in kat etti\u011fi yol, Kartezyen referans \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde kalm\u0131\u015ft\u0131r. Onun felsefesi yine Kartezyen i\u00e7 mek\u00e2ndan d\u0131\u015f mek\u00e2na nas\u0131l ge\u00e7ilebilece\u011fi sorusuna bir cevap olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kant\u2019\u0131n bu soruya verdi\u011fi paradoksal cevap, d\u0131\u015f mek\u00e2n\u0131n i\u00e7 mek\u00e2nda ikamet eden temsil\u2019in (vorstellungen) sonucunda olu\u015ftu\u011fu \u015feklindedir. On dokuzuncu y\u00fczy\u0131l, Kant\u00e7\u0131 paradokstan ka\u00e7\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f olsa da bilginin objelerden \u00e7ok \u00f6nermelerin ili\u015fkisi oldu\u011fu \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc muhafaza etme te\u015febb\u00fcsleriyle yine de Kartezyen \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde kalm\u0131\u015ft\u0131r ve bu y\u00fczden bunlar bir \u00e7e\u015fit \u201cidealizmler\u201ddir.<\/p><p>Kant, analitik\/sentetik ve sezgi\/kavram ayr\u0131mlar\u0131n\u0131 \u00e7izerek ve bu ayr\u0131mlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihindeki s\u00fcrekliliklerle ili\u015fkilendirerek, \u201czihnin d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l temsil etti\u011fine dair a priori bir \u00e7al\u0131\u015fma olarak\u201d felsefe fikrini sa\u011flamla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Teorik d\u00fczeyde bu, felsefeyi, zihnin deneyimlenen d\u00fcnyaya a priori katk\u0131s\u0131n\u0131n ve a priori \u00f6n varsay\u0131mlar\u0131n analizinin etkisi \u00e7er\u00e7evesinde ilerleyecek olan \u201c\u00f6zel disiplinlerin meta-ele\u015ftirisi\u201d olarak kavrayarak ba\u015far\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece felsefe, di\u011fer s\u00f6ylemlerin bilgi iddialar\u0131n\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmseyen, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn hakemi olarak g\u00f6r\u00fclebilir. \u201cKritik\u201d, olarak an\u0131lan bu \u00f6zg\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fma matemati\u011fin titizli\u011fiyle takip edilebilir (Rorty, 2003: 127) ve \u201cbilimin g\u00fcvenli yolu\u201d olarak benimsenebilir. Bunun i\u00e7in belirtilmi\u015f oldu\u011fu gibi analitik\/sentetik ve sezgi\/kavram ayr\u0131mlar\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc ancak kavramlar ve daha genel olarak deneyimin a priori \u00f6nvarsay\u0131mlar\u0131, de\u011fi\u015fimden yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f sabit veriler olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, felsefe d\u00fcnyan\u0131n nas\u0131l olmas\u0131 gerekti\u011fine dair a priori iddialarda bulunmay\u0131 hakl\u0131 \u00e7\u0131karabilirdi.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n felsefede Kopernik Devrimi olarak an\u0131lan bu dokunu\u015funu ele\u015ftirel bir \u015fekilde yorumlayan Rorty\u2019nin, Quine ve Sellars\u2019tan ald\u0131\u011f\u0131 arg\u00fcmanlarla g\u00fcc\u00fcn\u00fc art\u0131rd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Quine\u2019\u0131n analitik\/sentetik ayr\u0131m\u0131na y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131s\u0131, Rorty\u2019nin Kant kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00fcndemine m\u00fckemmel bir \u015fekilde uygun g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyadan pasif olarak al\u0131nan deneyimsel girdi ile ondan \u00e7\u0131kar\u0131lan kavramsal anlam aras\u0131nda ilkeli bir ayr\u0131m\u0131n yap\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek ve bu iddiay\u0131 savunmak bak\u0131m\u0131ndan ilgili arg\u00fcmanlar maharetli g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. S\u00f6z konusu iddia, Felsefenin d\u00fcnya ve \u015feyler hakk\u0131ndaki a\u00e7\u0131klamalara bir me\u015fruiyet zemini sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ve di\u011fer k\u00fclt\u00fcrel s\u00f6ylemlerin kesinli\u011fi hakk\u0131nda hakemlik yapabilece\u011fi t\u00fcrden bir ayr\u0131m\u0131 bug\u00fcne kadar getiren s\u00f6ylemin sonunu imlemektedir. Sellars\u2019\u0131n sezgi\/kavram ayr\u0131m\u0131na y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131s\u0131 Rorty i\u00e7in daha garip bir etkidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Sellars\u2019\u0131n kendisini bir Kant\u00e7\u0131 olarak sunmas\u0131na ra\u011fmen \u201cverili olan\u0131n miti\u201dne y\u00f6nelik ele\u015ftirisi \u00f6zellikle empirizme ve Kant\u2019\u0131n felsefi nosyonunun bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcne ciddi bir muhalefettir. Yine de g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte bu, analitik bir okuyucu kitlesi i\u00e7in, kavrams\u0131z sezgilerin \u201ck\u00f6r\u201d oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeki eski Kant\u00e7\u0131 noktay\u0131 g\u00fcnceller. Rorty\u2019nin burada ifade etti\u011fi gibi, Kant, Kartezyen deneyimin, kendi yerle\u015fik kavramsal anlam\u0131 olan \u00f6znel bir mevcudiyet olarak, \u201ckendini ayd\u0131nlatan\u201d kavram\u0131na kar\u015f\u0131 oldu\u011funun bir i\u015faretidir (Rorty, 1970: 252). Ancak bu, yeterince ileri gitmeyen bir kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015ft\u0131r. Rorty\u2019ye g\u00f6re bu yorum, Kant\u2019\u0131 \u201cDescartes ile Wittgenstein aras\u0131nda\u201d bir yerde konumland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Sorun, onun kavramlar\u0131, Wittgenstein\u2019la birlikte dil becerilerinden ziyade temsiller olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmesidir. Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n amac\u0131 Rorty\u2019nin felsefe tarihini anlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir \u00fcst anlat\u0131 sunan do\u011fay\u0131 ve \u015feyleri olduklar\u0131 gibi kavramaya \u00e7al\u0131\u015fan zihin nosyonuna ba\u011fl\u0131 \u201cayna metaforu\u201d etraf\u0131nda Kant\u2019\u0131n felsefesini yorumlamak ard\u0131ndan Quine ve Sellars gibi filozoflar\u0131n ele\u015ftirilerini de hesaba katarak teorik felsefe hakk\u0131nda bir tart\u0131\u015fma a\u00e7makt\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Kutlu Tuncel (ODT\u00dc)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant ve Descartes\u2019\u0131n K\u00f6t\u00fc Cini: Felsefenin Skandal\u0131 Olarak Global \u015e\u00fcphecilik<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde, \u201cd\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki \u015feylerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n [&#8230;] sadece <em>inanca <\/em>ba\u011fl\u0131 olarak kabul edilmesinin ve [&#8230;] bu konuda [\u015f\u00fcpheciye kar\u015f\u0131] tatmin edici bir kan\u0131t sunamamam\u0131z\u0131n <em>felsefenin skandal\u0131 <\/em>oldu\u011funu\u201d (vurgu eklendi) (Kant, 1929, p. 34) ifade eder. Burada g\u00fcndemde olan sorun Descartes\u2019\u0131n \u201ck\u00f6t\u00fc cin\u201d problemdir. K\u0131saca belirtmemiz gerekirse Descartes \u015f\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi \u00f6nerir: \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc ve k\u00f6t\u00fc bir cinin \u201cb\u00fct\u00fcn \u00e7abas\u0131n\u0131 bizi kand\u0131rmak i\u00e7in harcad\u0131\u011f\u0131n\u0131\u201d (Descartes, 2008, p. 16) varsayal\u0131m, o zaman d\u0131\u015f d\u00fcnya hakk\u0131ndaki her \u015fey, fiziksel objeler ve hatta matematik hakk\u0131ndaki \u00f6nermelerin hepsi yanl\u0131\u015ft\u0131r. Descartes bu d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyiyle \u015funu g\u00f6stermek ister ki d\u0131\u015f d\u00fcnya hakk\u0131nda mutlak anlamda \u015f\u00fcpheden m\u00fcnezzeh, di\u011fer bir deyi\u015fle, tamamen kan\u0131tlanabilir bilgimiz s\u00f6z konusu de\u011fildir.<\/p><p>Descartes\u2019\u0131n sorunu ortaya koyu\u015fu modern felsefede \u00e7ok fazla ilgi \u00e7ekmi\u015ftir; ancak, ayn\u0131 durum Descartes\u2019\u0131n kendi \u00fcretti\u011fi soruna verdi\u011fi cevap (Descartes, 2008, p. 38-42) i\u00e7in s\u00f6ylenemez. K\u00f6t\u00fc cin problemiyle dola\u015f\u0131ma giren \u015f\u00fcphecilik t\u00fcr\u00fcne global \u015f\u00fcphecilik diyebiliriz. Bu bildiride ele alaca\u011f\u0131m sorun Kant felsefesinin global \u015f\u00fcphecili\u011fe nas\u0131l yan\u0131t verdi\u011fi olacak.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n global \u015f\u00fcphecili\u011fe kar\u015f\u0131 g\u00f6rece ba\u015far\u0131l\u0131 bir cevab\u0131n\u0131n kendi metinlerinde yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131labilir bir \u015fekilde bulundu\u011funu savunuyorum. Bu noktada ikinci literat\u00fcr \u00e7o\u011funlukla tam tersini d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. Denilebilir ki, ikinci literat\u00fcrde genel olarak Kant\u2019\u0131n transandantal idealizminin empirizm ve \u015f\u00fcphecilik olmak \u00fczere iki t\u00fcr felsefeye cevap verme niyetinde oldu\u011fu; empirizm-kar\u015f\u0131t\u0131 arg\u00fcmanlar\u0131n\u0131n her ne kadar ba\u015far\u0131l\u0131 olsa da ayn\u0131 \u015feyin Kant\u2019\u0131n \u015f\u00fcphecilik-kar\u015f\u0131t\u0131 arg\u00fcmanlar\u0131 i\u00e7in s\u00f6ylenemeyece\u011fi savunulmaktad\u0131r. (Gardner, 1999, p. 78) (Karampatsou, 2022, p. 551)<\/p><p>Bence Kant\u2019\u0131n \u015f\u00fcphecilik-kar\u015f\u0131t\u0131 yeterince g\u00fc\u00e7l\u00fc bir arg\u00fcman \u00fcretemedi\u011fi zann\u0131n kayna\u011f\u0131nda Kant\u2019\u0131 yorumlama konusunda h\u00e2kim paradigman\u0131n Kant-\u00f6ncesi empirizm taraf\u0131ndan fazla etkilenmesi yatmaktad\u0131r. Bu h\u00e2kim paradigman\u0131n <em>fazla empirizmi <\/em>dedi\u011fim \u015feyi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in iki \u00f6rnek verece\u011fim. Birincisi, K\u00f6rner\u2019den. K\u00f6rner\u2019e g\u00f6re empirizm ile Kant\u00e7\u0131l\u0131k aras\u0131ndaki fark \u015fudur ki birincisi bilmenin alg\u0131lara verili haliyle ayna tutmak oldu\u011funu savlar, ikincisi ise bilmenin alg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131 \u201c<em>yeni bir \u00fcr\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek<\/em>\u201d (vurgu eklendi) (K\u00f6rner, 1990, p. 29) oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrer. \u0130kincisi, Allison\u2019dan. Allison demektedir ki duyular bize \u201ckavramsalla\u015ft\u0131rma i\u00e7in hammaddeyi verir.\u201d (Allison, 2004, p. 81)<\/p><p>Allison ile K\u00f6rner duyular\u0131n bize kavramsalla\u015ft\u0131rma \u00f6ncesi ham bir \u00fcr\u00fcn verdi\u011fini, bizim kavramsal faaliyetimizin ise bu \u00fcr\u00fcn\u00fc i\u015fledi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmekte gibidir. Allison\u2019un temel kavram\u0131 olan epistemik ko\u015ful da bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn \u00fczerine bina edilmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr; \u00f6yle ki, epistemik ko\u015fullar duyular\u0131n bize temin etti\u011fi hammaddenin nas\u0131l i\u015flenece\u011fi konusunda k\u0131lavuzluk yapar. Ancak bence Kant\u2019\u0131n felsefesi b\u00f6yle bir hammaddeden bahsetmeye olanak vermemektedir; kavramsalla\u015ft\u0131rma \u00f6ncesi, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir mevcudiyet (given) oldu\u011fu fikri, Kant\u2019a yabanc\u0131d\u0131r. Kategoriler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fen sentez(leme) faaliyeti d\u0131\u015f\u0131nda hammadde neviden bir mevcudiyet Kant\u2019a g\u00f6re yoktur. (Abela, 2002, p. 49)<\/p><p>K\u00f6rner-Allison paradigmas\u0131 Kant\u2019\u0131 <em>fazla empirist <\/em>k\u0131lmaktad\u0131r. Transandantal idealizm e\u011fer Allison\u2019un ifade etti\u011fi gibi ikinci d\u00fczeysel ve epistemolojik bir yakla\u015f\u0131msa (Allison, 2004, p. 35), birinci d\u00fczey, yani empirizm zaten ara\u015ft\u0131rma s\u00fcrecinin en ba\u015f\u0131nda varsay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve \u015f\u00fcphecilik ciddi bir skandal anlam\u0131na gelmez. (Allison, 2004, p. 160) K\u00f6rner-Allison paradigmas\u0131 metinsel kan\u0131ttan yoksun de\u011fildir; bilakis <em>Prolegomena<\/em>\u2019n\u0131n \u201calg\u0131 yarg\u0131lar\u0131\/deneyim yarg\u0131lar\u0131\u201d ayr\u0131m\u0131 (Kant, 2004, p. 50) bu paradigmay\u0131 destekler gibidir. Ancak Abela hakl\u0131 bir \u015fekilde i\u015faret etmektedir ki <em>Prolegomena <\/em>bu anlamda <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftiri<\/em>si\u2019ne g\u00f6re bir gerileme anlam\u0131na gelmektedir ve Kant\u2019\u0131n nihai pozisyonunu ifade etmez. (Abela, 2002, p. 88)<\/p><p>\u00d6yleyse diyebiliriz ki global \u015f\u00fcphecilik Kant\u2019\u0131 fazla empirist olarak yorumlayan h\u00e2kim yorumsal paradigman\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn aksine Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan ciddi bir sorundur. Dahas\u0131 Kant felsefesi i\u00e7erisinde kalarak global \u015f\u00fcpheci meydan okuma cevapland\u0131r\u0131labilir. Bu bildiride bu cevab\u0131n disk\u00fcrsiflik ilkesinde yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunaca\u011f\u0131m. Disk\u00fcrsiflik ilkesi basit bir \u015fekilde \u015fu anlama gelmektedir ki bilmek yarg\u0131da bulunmak, yarg\u0131da bulunmak ise mant\u0131ksal \u00f6zneyi kavrama altlamak (subsumption) demektir. Yani Kant\u2019\u0131n kendi \u00f6rne\u011fine ba\u015fvurarak s\u00f6ylersek, \u201cb\u00fct\u00fcn cisimler b\u00f6l\u00fcnebilir\u201d dedi\u011fimizde burada b\u00f6l\u00fcnebilirlik kavram\u0131n\u0131 \u201cb\u00fct\u00fcn cisimler\u201de uygulam\u0131\u015f oluruz, di\u011fer bir deyi\u015fle, cisim terimini b\u00f6l\u00fcnebilirlik kavram\u0131n\u0131n alt\u0131na getiririz.(Kant, 1929: 105) Disk\u00fcrsiflik ilkesiyle birlikte \u015fu takip eder ki do\u011fruluk Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir tekab\u00fcliyetten (correspondence) ziyade tutarl\u0131l\u0131k (coherence) anlam\u0131na gelmektedir; \u00e7\u00fcnk\u00fc bilmek yarg\u0131 faaliyetinin bir sonucuysa ve yarg\u0131 faaliyetinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir mevcudiyet s\u00f6z konusu de\u011filse, bir yarg\u0131n\u0131n do\u011fruluk de\u011feri ancak di\u011fer yarg\u0131larla kurdu\u011fu uyumlulukta\/uyumsuzlukta aranabilir. (Stevenson, 1983, p. 141) (Beiser, 2008, p. 93) Dolay\u0131s\u0131yla Descartes\u2019\u0131n \u201ck\u00f6t\u00fc cini\u201d bu tutarl\u0131l\u0131k\u00e7\u0131 (coherentist) epistemolojik standartta varsay\u0131labilir olmaktan \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Zira olas\u0131 yarg\u0131dan\/deneyimden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir do\u011fru fikri transandantal realizmi ima etmektedir ve anlams\u0131zd\u0131r. (Abela, 2002, p. 206)<\/p><cite><br>Abela, Paul. 2002. Kant\u2019s Empirical Realism. New York: Oxford University Press.<br>Allison, Henry. 2004. Kant\u2019s Transcendental Idealism: Revised and Enlarged Edition. New Haven: Yale University Press.<br>Beiser, Fredrick Charles. 2008. German Idealism: The Struggle against Subjectivism 1781-1801. London: Harvard<br>University Press.<br>Descartes, Rene. 2008. Meditations on First Philosophy. \u00c7ev. Micheal Moriarty. New York: Oxford University Press.<br>Gardner, Sebastian. 1999. Kant and the Critique of Pure Reason. New York: Routledge.<br>Kant, Immanuel. 1929. Critique of Pure Reason. \u00c7ev. Norman Kemp Smith. London: Macmillan and Co. Limited.<br>Kant, Immanuel. 2004. Prolegomena to Any Future Metaphysics. Trans. Gary Hatfield. New York: Cambridge University Press.<br>Karampatsou, Marialena. The \u201cFourth Paralogism\u201d i\u00e7inde the 1781 Critique of Pure Reason: A (Moderately) Realist Reading. \u0130\u00e7inde The Court of Reason, Proceedings of the 13th International Kant Congress, Volume 1. Ed. Beatrix Himmelmann &amp; Camilla Serck- Hanssen. 545-554. Leck: De Gruyter.<br>K\u00f6rner, Stephan. 1990. Kant. London: Penguin Books.<br>Stevenson, Leslie. 1983. Empirical Realism and Transcendental Anti-Realism. Proceedings of the Aristotelian Society. 57: 131-153.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Baha Zafer (\u0130T\u00dc)<\/span> &#8211; <strong><em>Genel \u0130zafiyet Teorisinin \u0130zinde: Cassirer&#8217;in Kant Felsefesi Yorumu \u00dczerine<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: 1919&#8217;da Arthur Eddington, Einstein taraf\u0131ndan \u00f6ng\u00f6r\u00fclen \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n g\u00fcne\u015f taraf\u0131ndan sapt\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 do\u011frulad\u0131\u011f\u0131nda, genel g\u00f6relilik teorisi k\u0131sa s\u00fcrede d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda \u00fcn kazand\u0131. Filozoflar\u0131n buna ilgi g\u00f6stermesi ve yorumlar\u0131n\u0131 sunmas\u0131 uzun s\u00fcrmedi. O d\u00f6nemde t\u00fcm felsefeciler ama \u00f6zellikle Almanya&#8217;daki filozoflar aras\u0131nda en b\u00fcy\u00fck paya sahip olan Neo-Kant\u00e7\u0131lar bu yeni fizik kar\u015f\u0131s\u0131nda zorland\u0131lar. G\u00f6relilik teorisi ile Kant\u00e7\u0131 epistemoloji aras\u0131ndaki bariz uyu\u015fmazl\u0131klar h\u0131zla ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 ve onlar\u0131 yan\u0131t vermeye zorlad\u0131. Bunu takip eden y\u0131llar bilim felsefesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan kaotik bir d\u00f6nem olmu\u015f, yeni fizi\u011fe dair \u00e7ok \u00e7e\u015fitli yorumlar ortaya at\u0131lm\u0131\u015f ve bunlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 h\u0131zla ele\u015ftirilerek yanl\u0131\u015f yorumlar olarak reddedilmi\u015ftir. Bu yorumlar\u0131n ortas\u0131nda en dikkat \u00e7ekeni olarak Ernst Cassirer (1874-1945) taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen yakla\u015f\u0131m\u0131 bildiri kapsam\u0131nda inceliyoruz.<\/p><p>Cassirer&#8217;in bilim felsefesine ili\u015fkin tarihsel inceleme ve kavramsal \u00e7er\u00e7evesi en a\u00e7\u0131k bi\u00e7imi ile <em>Substanzbegriff und Funktionsbegriff <\/em>adl\u0131 eserinde bulunur. Bu kitap 1910 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131nda, Einstein\u2019in \u00f6zel g\u00f6relilik kuram\u0131 yay\u0131mlanm\u0131\u015f ancak 1916 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlanan genel g\u00f6relili\u011fin alan denklemlerinin hen\u00fcz bilinmedi\u011fi bir d\u00f6nemdi. Bu nedenle yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u0130zafiyet Teorisinin inceliklerine ili\u015fkin analizler i\u00e7ermemektedir. Sonu\u00e7 olarak, Einstein ve \u0130zafiyet Teorisinden &#8220;T\u00f6z ve Fonksiyon&#8221;da bahsedilmemesi \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir. Her ne kadar ancak 1920&#8217;nin ba\u015flar\u0131nda yay\u0131nlanm\u0131\u015f olsa da Cassirer\u2019in izafiyet teorilerini inceledi\u011fi analizi <em>Zur Einsteinschen Relativit\u00e9atstheorie <\/em>adl\u0131 eseriydi ve genel g\u00f6relilik teorisine felsefi bir \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde yakla\u015fan ilk kitaplardan biriydi.<\/p><p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta kitab\u0131n i\u00e7eri\u011fi yay\u0131nlanmak amac\u0131yla de\u011fil, Cassirer&#8217;in kendisinin izafiyet kuram\u0131n\u0131n alt\u0131nda yatan fizik ve matemati\u011fi anlamas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olmak d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle not bi\u00e7iminde yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Cassirer 1920&#8217;de \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmakta oldu\u011fu metnin taslak halini Einstein&#8217;a g\u00f6ndermi\u015f ve metnin teorisini do\u011fru bir \u015fekilde ortaya koydu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp d\u00fc\u015f\u00fcnmedi\u011fini sormu\u015f, ele\u015ftiri ve d\u00fczeltmelerini istemi\u015ftir. Einstein bir ay sonra Cassirer&#8217;in teoriyi ve fizi\u011fini kavrad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtti\u011fi bir mektupla yan\u0131t vermi\u015ftir. Einstein ele\u015ftirilerini de cevaben g\u00f6nderdi\u011fi mektuba eklemi\u015f, ancak ele\u015ftirisi Cassirer&#8217;in teorinin kendisini sunu\u015fundan \u00e7ok, g\u00f6relilik teorilerinin epistemolojik sonu\u00e7lar\u0131na y\u00f6nelikti. Einstein&#8217;\u0131n kendisi iletti\u011fi ele\u015ftirileri Cassirer ciddiye alm\u0131\u015f ve metnini geli\u015ftirmek i\u00e7in kullanm\u0131\u015ft\u0131r. En \u00f6nemli dokunu\u015f, tasla\u011f\u0131n\u0131n Einstein\u2019in yorumlar\u0131 uyar\u0131nca g\u00f6zden ge\u00e7irilmi\u015f versiyonunda g\u00f6relilik teorisinin ampirik temelini daha fazla vurgulamas\u0131d\u0131r. Einstein&#8217;\u0131n teorinin tasvirini onaylamas\u0131, Cassirer&#8217;i notlar\u0131n\u0131 yay\u0131nlama konusunda d\u00fc\u015f\u00fcnmeye te\u015fvik etmi\u015ftir.<\/p><p>Cassirer kitab\u0131n\u0131n, fizik\u00e7ilerin yan\u0131 s\u0131ra filozoflar\u0131n da kat\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ve iki grup aras\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir etkile\u015fimin ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fi bir tart\u0131\u015fmay\u0131 canland\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 umuyordu. Einstein ile yaz\u0131\u015fmalar\u0131ndan Cassirer&#8217;in yorumuna ikinci gruptan itirazlar gelmesini bekledi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ger\u00e7ekten de bu beklenti temelsiz de\u011fildi. Cassirer&#8217;in Kant gelene\u011finden gelen bir filozof oldu\u011fu biliniyordu ve g\u00f6relilik kuram\u0131na getirdi\u011fi yorumun dayana\u011f\u0131 olarak Kant\u00e7\u0131 fikirleri kullanm\u0131\u015ft\u0131. Genel g\u00f6relilik teorisi taraf\u0131ndan tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle uzay ve zaman kavramlar\u0131 tek bir entite iken Kant&#8217;\u0131n \u00d6klidyen ve zamandan ayr\u0131 \/ ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak anla\u015f\u0131lan uzay tan\u0131mlamas\u0131 ile uyu\u015fmuyordu. Aralar\u0131nda giderek artan say\u0131da fizik\u00e7inin de bulundu\u011fu g\u00f6relilik teorisi taraftarlar\u0131, do\u011fal olarak Kant\u00e7\u0131 doktrinden vazge\u00e7ilmesi gerekti\u011fi fikrine kap\u0131ld\u0131lar. Ancak Cassirer, g\u00f6relilik teorisi ile Kant aras\u0131ndaki gerilimin Kant i\u00e7in \u00f6l\u00fcmc\u00fcl oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyordu. Geleneksel Kant\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n, Cassirer&#8217;in temel olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc doktrinin unsurlar\u0131na zarar vermeyecek \u015fekilde uyarlanmas\u0131, g\u00f6relilik teorisini m\u00fckemmel bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klayabilecek bir epistemolojik \u00e7er\u00e7eve ortaya koyaca\u011f\u0131n\u0131 iddia etti.<\/p><p>Yeni fizik teorisi \u00fczerine ilk felsefi yorumlardan biri olan ve \u00fcstelik bu teorinin yazar\u0131 taraf\u0131ndan g\u00f6zden ge\u00e7irilip onaylanan kitap, felsefe \u00e7evrelerinde b\u00fcy\u00fck ilgi g\u00f6rd\u00fc. Aralar\u0131nda Hans Reichenbach ve Moritz Schlick&#8217;in de bulundu\u011fu tan\u0131nm\u0131\u015f \u00e7a\u011fda\u015f bilim felsefecileri kitap hakk\u0131nda yorumlarda bulunmu\u015f ve ele\u015ftirilerini kendi yazd\u0131klar\u0131 eserlerinde ortaya koymu\u015ftur. \u0130zafiyet teorilerinin, 1905&#8217;te \u00f6zel izafiyet teorisi ve 1916&#8217;da genel izafiyet teorisinin yay\u0131mlanmas\u0131, d\u00f6nemin fizik\u00e7ilerine daha \u00f6nceki kuramlardan temelde farkl\u0131 olan bir dizi yepyeni teori sa\u011flad\u0131. Do\u011fal olarak bu teoriler transandantal y\u00f6ntemin taraftarlar\u0131n\u0131n da ilgisini \u00e7ekmi\u015ftir. Yeni Kant\u00e7\u0131 Malburg okulu i\u00e7in bu nokta \u00f6zellikle ilgi \u00e7ekiciydi. Deneyimlerimizin en geli\u015fmi\u015f a\u00e7\u0131klamalar\u0131 olarak fizik kuramlar\u0131n\u0131n temellerine ait analiz Malburg okulu i\u00e7in temel yakla\u015f\u0131md\u0131. B\u00f6ylece yaln\u0131zca do\u011fay\u0131 tan\u0131mlayabilece\u011fimiz yasalar hakk\u0131nda bir \u015feyler s\u00f6ylemekle kalmayacak, ayn\u0131 zamanda nas\u0131l bilgi sahibi olabilece\u011fimiz de anla\u015f\u0131labilecekti. Cassirer ve Marburg Okulu i\u00e7in do\u011fa hakk\u0131nda k\u00f6kten anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131 de\u011fi\u015ftiren bir fizik teorisi, epistemoloji a\u00e7\u0131s\u0131ndan esasen de\u011ferli bir konuydu. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 Kant\u2019\u0131n sentetik a priori anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n yeni bir yorumunu do\u011furacakt\u0131. Bu bildiri kapsam\u0131nda \u00f6zellikle Kant\u2019\u0131n sentetik a priori anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n genel izafiyet teorisi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda ara\u015ft\u0131rmaya odaklanan Cassier\u2019in nas\u0131l bir yorum geli\u015ftirdi\u011fi incelenecektir.<\/p><p>&#8220;Substanzbegriff und Funktionsbegriff&#8221; adl\u0131 eseri R\u00f6nesans&#8217;tan bu yana fizik teorilerinin felsefi ve tarihsel analizlerini i\u00e7eriyordu. Bu kitab\u0131n yay\u0131nlanmas\u0131ndan sadece birka\u00e7 y\u0131l sonra yeni, devrimci bir fizik teorisinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, Cassirer&#8217;i bu analizlerin ve tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bilimsel geli\u015fimin genel e\u011filiminin hala savunulabilir olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmaya zorlad\u0131. Temelde bu ara\u015ft\u0131rma projesinin konusu Kant\u2019\u0131n felsefi \u00e7er\u00e7evesinin ge\u00e7erlili\u011finin incelemesini de i\u00e7eriyordu. Cassirer&#8217;in a priori kavram\u0131n\u0131 yeniden yorumlamas\u0131, bilimsel teorilerde g\u00f6reli a priori ile mutlak a priori aras\u0131nda ayr\u0131m yap\u0131labilece\u011fini iddiasu ta\u015f\u0131yordu. Her ikisi de bilimsel teorilerde yap\u0131lan temel varsay\u0131mlar olarak anla\u015f\u0131l\u0131rken, ikincisi t\u00fcm teoriler i\u00e7in zorunlu olarak gerekli g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Uzay\u0131n \u00d6klidyen yap\u0131s\u0131n\u0131 mutlak a priori olarak g\u00f6ren geleneksel Kant\u00e7\u0131 doktrinin aksine, Cassirer&#8217;in neo-Kant\u00e7\u0131 yorumu bu zorunlulu\u011fun belli bir bilimsel teoriye ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu ve yeni bir zorunlulukla de\u011fi\u015ftirilebilece\u011fini savunur.<\/p><p>Bilim tarihi \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnen Cassirer, de\u011fi\u015fimin her zaman eski ilkenin sonrakinde i\u00e7erildi\u011fi ve halefin eski ilkeyi sadece s\u0131n\u0131rl\u0131 durumlarda bir yakla\u015f\u0131m ya da ge\u00e7erli bir kural olarak anla\u015f\u0131l\u0131r k\u0131labilece\u011fini savunmu\u015ftur. E\u011fer Cassirer hakl\u0131ysa, genel g\u00f6relilik kuram\u0131n\u0131 ve \u00f6zellikle de onun yeni uzay ve zaman kavramlar\u0131n\u0131 <em>Substanzbegriff und Funktionsbegriff <\/em>eserinde ilan edilen \u00e7er\u00e7eveye uygun olarak a\u00e7\u0131klayabilmeliydi. Newtoncu uzay ve zaman kavramlar\u0131n\u0131n izafiyet teorisinde yer alan kavramlarla yer de\u011fi\u015ftirmesi, \u00f6nce gelen kuram\u0131n sonra gelenin \u00f6zel durumlar\u0131 olarak anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6reli a priori ilkelere \u00f6rnek bi\u00e7iminde ele al\u0131nabilirdi. Cassirer, <em>Zur Einsteinschen Relativit\u00e9atstheorie <\/em>adl\u0131 eserinde, g\u00f6reli uzay ve zaman kavramlar\u0131n\u0131 g\u00f6reli a priori kavramlar olarak ele alm\u0131\u015ft\u0131r. Dahas\u0131, <em>Substanzbegriff und Funktionsbegriff <\/em>adl\u0131 kitab\u0131nda ise uzay ve zaman kavramlar\u0131n\u0131 mutlak a priori olarak de\u011ferlendirmi\u015fti. Hi\u00e7bir bilimsel teorinin, bu kavramlar\u0131n baz\u0131 d\u00fczenlemeleri olmadan in\u015fa edilemeyece\u011fini iddia etmi\u015ftir. Netice olarak bildiri kapsam\u0131nda, Cassirer\u2019in epistemoloji i\u00e7inde kalarak Einstein\u2019\u0131n Genel \u0130zafiyet teorisi ba\u011flam\u0131nda Kant\u2019\u0131n felsefi \u00e7er\u00e7evesini nas\u0131l ele al\u0131p derinle\u015ftirdi\u011fi, \u00f6zellikle uzay ve zaman formlar\u0131n\u0131n nas\u0131l ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve sentetik a priori kavram\u0131n\u0131n fiziksel yasa fikri ile ili\u015fkisi incelenecektir. \u0130nceleme neticesinde Cassirer\u2019in iddialar\u0131n\u0131n \u0130zafiyet teorisinin do\u011fru bir yorumuna dayan\u0131p dayanmad\u0131\u011f\u0131 ve Kant\u2019\u0131n felsefesi \u00e7er\u00e7evesini derinle\u015ftirip derinle\u015ftiremedi\u011fi de\u011ferlendirilecektir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Mustafa Ko\u00e7 (\u0130n\u00f6n\u00fc \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Uzay ve Zaman Kuram\u0131 Ba\u011flam\u0131nda Zaman\u0131n Ba\u015flang\u0131\u00e7 Ko\u015fullar\u0131n\u0131n Epistemolojik \u0130mk\u00e2n\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Immanuel Kant\u2019a (1724-1804) g\u00f6re evren, ilk d\u00f6nemlerinde kendi etraf\u0131nda d\u00f6nen bir gaz k\u00fctlesinden olu\u015fmaktayd\u0131. Bug\u00fcn gaz k\u00fctlesinden olu\u015fan bulutsu y\u0131ld\u0131zlar, evrenin pek \u00e7ok noktas\u0131nda y\u0131ld\u0131z k\u00fcmelerinin bir araya gelerek galaksileri olu\u015fturdu\u011fu bilinmektedir<sup>1<\/sup>. Gaz k\u00fctlelerin yo\u011funlu\u011fu zaman i\u00e7erisinde yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f ve buna ba\u011fl\u0131 olarak da h\u0131z\u0131nda art\u0131\u015f olmu\u015ftur. Bu k\u00fctle h\u0131zland\u0131k\u00e7a \u00e7e\u015fitli kollara ayr\u0131lm\u0131\u015f ve bu kollar da ayr\u0131\u015farak gezegenleri meydana getirmi\u015ftir. Kant\u2019tan sonra bu kuram Laplace (1749-1827) taraf\u0131ndan geli\u015ftirilip s\u0131cak bir nebula olan G\u00fcne\u015f\u2019in so\u011fuyup b\u00fcz\u00fcld\u00fckten sonra h\u0131zlan\u0131p yass\u0131la\u015f\u0131nca \u00f6nce halkalar\u0131 sonra da gezegenleri olu\u015fturdu\u011fu bi\u00e7iminde ifade edilmi\u015ftir. Bu yakla\u015f\u0131m kapal\u0131 evren sisteminin ilk formu olup Kant-Laplace kuram\u0131 olarak bilinmektedir. Bu kuram gezegenlerin y\u00f6r\u00fcngelerindeki bas\u0131kl\u0131klar\u0131 ba\u015far\u0131yla a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Buna kar\u015f\u0131n gezegenlerin uzaya yay\u0131l\u0131m\u0131 olduk\u00e7a geni\u015f bir alanda olmas\u0131 nedeniyle maddenin bir araya gelmesini sa\u011flayan k\u00fctle \u00e7ekiminin yetersiz olmas\u0131 kuram\u0131n aksayan y\u00f6n\u00fcn\u00fcn bir g\u00f6stergesidir.<sup>2<\/sup><\/p><p>Kant\u2019a g\u00f6re uzay\u0131n nesnel bir ger\u00e7ekli\u011fi yoktur ve onu bir t\u00f6z ya da ilinek olarak tan\u0131mlamak yanl\u0131\u015ft\u0131r. Ona g\u00f6re uzay \u00f6znel bir \u015feydir, d\u0131\u015f d\u00fcnyada alg\u0131lanan ve her \u015feyi koordine eden zihnin kendisinden kaynaklanmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc uzay ve zaman\u0131 fiziksel d\u00fcnyan\u0131n i\u00e7erisine in\u015fa edeceksek onu bir t\u00f6z veya t\u00f6z\u00fcn bir niteli\u011fi olarak kabul etmek gerekir. Uzay ve zaman maddi bir formda olmad\u0131\u011f\u0131ndan nedensel olarak eylemsizdir ve herhangi etkile\u015fimle de\u011fi\u015ftirilemeyecektir. Daha \u00f6ncesinde Descartes, uzay\u0131 bir t\u00f6z olarak de\u011fil de sonsuz kabul etti\u011fi i\u00e7in belirsiz olarak d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sonras\u0131nda Newton uzay ve zaman\u0131 mutlak bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla tart\u0131\u015fmaya a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r ve nihayetinde uzay ve zaman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 maddi \u015feylerden ya da g\u00f6r\u00fcng\u00fclerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak kabul etmi\u015ftir. Newton\u2019a g\u00f6re mutlak uzay her \u015feyden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak hareketsiz bir niteli\u011fe sahiptir, \u00e7\u00fcnk\u00fc kendi do\u011fas\u0131 gere\u011fi her daim homojen ve hareketsiz kalmal\u0131d\u0131r. Ona g\u00f6re nesnenin ger\u00e7ek hareketi di\u011fer nesnelerle ili\u015fkisinde meydana gelen de\u011fi\u015fimlerde de\u011fil, aksine mutlak yer de\u011fi\u015fikli\u011fi oldu\u011funda kavranmaktad\u0131r. Bu nedenle uzay\u0131n matematiksel bir d\u00fczleme aktar\u0131lmas\u0131 nesnelerin g\u00f6r\u00fcnen hareketleri yerine onlar\u0131n ger\u00e7ek hareketleri mahiyetini ke\u015ffetmemize yard\u0131mc\u0131 olmaktad\u0131r. Bu noktada Kant; Newton\u2019un, uzay\u0131 alg\u0131lanamaz, eylemsiz veya sonsuz bir t\u00f6z olarak g\u00f6rmesini metafizik gerek\u00e7elerle reddetmi\u015ftir.<sup>3<\/sup><\/p><p>Newton\u2019da uzay ve zaman kavram\u0131, birbirinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak iki y\u00f6nde sonsuza kadar uzanan demiryolu gibidir. Kant, Newton\u2019un bu \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc mant\u0131ksal \u00e7eli\u015fkiler i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in yanl\u0131\u015f bulmu\u015ftur. Ona g\u00f6re zaman\u0131n bug\u00fcne dek varl\u0131\u011f\u0131, bundan sonra da sonsuza dek var olaca\u011f\u0131n\u0131 garanti etmemektedir. Benzer bi\u00e7imde evrenin ya da insanl\u0131k tarihinin birka\u00e7 bin y\u0131l \u00f6nce bu mant\u0131k dizelgesince yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmekteydi. E\u011fer evrenin bir Tanr\u0131 taraf\u0131ndan yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve bir ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011fu kabul edilirse, neden onu yaratmak i\u00e7in sonsuz bir zaman beklenildi? Veyahut evrenin uygun ko\u015fullara gelmesi sonsuz bir zaman\u0131 gerektirir mi?<sup>4<\/sup> Kant s\u00f6z konusu olay\u0131 <em>ar\u0131 usun \u00e7at\u0131\u015fk\u0131s\u0131 <\/em>olarak ifade etmi\u015f ve bunun mant\u0131k dizelgesi i\u00e7erisinde bir ink\u00e2r oldu\u011funa ikna olmu\u015ftur. Nitekim zaman kavram\u0131, evrende olup bitenlerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak Newton\u2019un fizi\u011fi kapsam\u0131 i\u00e7erisindeki bir ink\u00e2rd\u0131r.<sup>5<\/sup> Peki, bug\u00fcn zaman ile ilgili bu \u00e7eli\u015fkili durumun \u00fcstesinden gelindi mi, sorusunun yan\u0131t\u0131na bakal\u0131m.<\/p><p>Stephen Hawking ve Roger Penrose uzay ve zaman\u0131n k\u00fcresel niteli\u011fini g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurarak bir model geli\u015ftirdiler. Bu modelde uzay-zaman, sadece genel g\u00f6relili\u011fin \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc b\u00fcy\u00fck k\u00fctleli cisimler taraf\u0131ndan de\u011fil ayn\u0131 zamanda i\u00e7erisindeki enerji taraf\u0131ndan da b\u00fck\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fck\u00fclmeye neden olan enerji, uzay-zamana \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n birbirleriyle yolunu kesi\u015ftirerek bir e\u011frilik sa\u011flar.<sup>6<\/sup> Bu y\u00f6ntemle \u0131\u015f\u0131k konisi izlenirse, evrenin ilk d\u00f6nemindeki maddenin enerji yo\u011funlu\u011fu taraf\u0131ndan \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n i\u00e7eriye do\u011fru e\u011frildikleri anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. Nitekim \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n sonlu zamanda s\u0131f\u0131ra yakla\u015farak s\u0131k\u0131\u015facakt\u0131r. Bu ayn\u0131 zamanda evrenin b\u00fcy\u00fck patlamayla ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir g\u00f6stergesidir. Benzer bi\u00e7imde bir y\u0131ld\u0131z\u0131n kendi k\u00fctle \u00e7ekim alan\u0131n\u0131n alt\u0131na \u00e7\u00f6kmesi sonucunda kara deliklerin olu\u015ftu\u011fu bilinmektedir. Kara deliklerin \u00f6nemi, zaman\u0131n bir ba\u015flang\u0131c\u0131 veya sonunun olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesinin kan\u0131t\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece Kant\u2019\u0131n \u201czaman evrenden ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne ba\u011fl\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kan ar\u0131 usun \u00e7at\u0131\u015fk\u0131s\u0131ndan kurtulman\u0131n bir yolu ke\u015ffedilmi\u015f oldu.<sup>7<\/sup> Uzay ve zaman\u0131n do\u011fas\u0131na ili\u015fkin Kant taraf\u0131ndan tespit edilen ontolojik bir problem, Penrose ve Hawking\u2019i zaman\u0131n da bir ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011fu sonucuna g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Tekillik (Singularity) olarak bilinen bu problemi \u00e7\u00f6zen Penrose ve Hawking, sadece uzay-zaman\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmam\u0131\u015f ayn\u0131 zamanda ger\u00e7ekli\u011fin do\u011fas\u0131na dair tart\u0131\u015fmay\u0131 da Kant\u2019\u0131n lehine \u00e7evirmeyi ba\u015fard\u0131lar.<\/p><cite><br><sup>1 <\/sup>Immanuel Kant, <em>Evrensel Do\u011fa Tarihi ve G\u00f6kler Kuram\u0131<\/em>, ed. Se\u00e7kin Selvi (\u0130stanbul: Say Yay\u0131nlar\u0131, 2007), 17\u2013 18.<br><sup>2<\/sup> Tekeli Sevim et al., <em>Bilim Tarihine Giri\u015f <\/em>(Ankara: Nobel Yay\u0131n Da\u011f\u0131t\u0131m, 2007), 320\u201321.<br><sup>3<\/sup> Janiak Andrew, \u201cKant\u2019s Views on Space and Time,\u201d The Stanford Encyclopedia of Philosophy, 2022, https:\/\/plato.stanford.edu\/entries\/kant-spacetime\/.<br><sup>4<\/sup> Stephen Hawking, <em>B\u00fcy\u00fck Sorulara K\u0131sa Yan\u0131tlar<\/em>, 1. Bask\u0131 (\u0130stanbul: Alfa \/ Bilim, 2019), 45, 52, 59. <br><sup>5<\/sup> Stephen Hawking, <em>Ceviz Kabu\u011fundaki Evren<\/em>, 7. Bask\u0131 (\u0130stanbul: Do\u011fan Kitap, 2018), 40, 42.<br><sup>6<\/sup> Hawking, 44.<br><sup>7<\/sup> Hawking, 49.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Mustafa Efe Ate\u015f (Mu\u011fla S\u0131tk\u0131 Ko\u00e7man \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant, Determinizm Bi\u00e7imleri ve Co\u011frafyan\u0131n Bir Bilim Olarak \u0130n\u015fas\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Immanuel Kant, K\u00f6nigsberg \u00dcniversitesi\u2019nde ders vermeye ba\u015flamas\u0131n\u0131n \u00fczerinden hen\u00fcz bir d\u00f6nem ge\u00e7mi\u015fken, <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan bir ders a\u00e7mak i\u00e7in \u00f6neride bulunur. 1756 y\u0131l\u0131n\u0131n yaz d\u00f6neminde, \u00f6nerdi\u011fi dersin bir ders kitab\u0131 bulunmamas\u0131na ra\u011fmen, Prusya E\u011fitim Bakan\u0131 Karl Abraham Zedlitz\u2019in \u00f6zel izni ile ders a\u00e7\u0131l\u0131r.<sup>1<\/sup> Dersin a\u00e7\u0131lmas\u0131 Kant\u2019\u0131 profesyonel olarak co\u011frafya ile u\u011fra\u015fan ilk filozof yapm\u0131\u015ft\u0131r.<sup>2<\/sup> 1756 y\u0131l\u0131ndan itibaren, emekliye ayr\u0131laca\u011f\u0131 1796 y\u0131l\u0131na kadar, Kant bu dersi tam olarak 49 d\u00f6nem vermi\u015ftir. Bu anlamda <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>dersi, Kant\u2019\u0131n <em>Mant\u0131k <\/em>ve <em>Metafizik <\/em>dersleri haricinde i\u015flemi\u015f oldu\u011fu en fazla derstir.<sup>3<\/sup><\/p><p>Ya\u015fam\u0131 boyunca K\u00f6nigsberg \u015fehrinden hi\u00e7 \u00e7\u0131kmad\u0131\u011f\u0131 bilinen ya da en az\u0131ndan rivayet edilen bir kimsenin co\u011frafya dersi vermesi bir bak\u0131ma ironik olarak de\u011ferlendirilebilir. Ne var ki Kant bulundu\u011fu \u015fehrin konumunun, d\u00fcnya hakk\u0131nda bilgi elde etme s\u00f6z konusu oldu\u011funda, hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r bir avantaja sahip oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Ona g\u00f6re K\u00f6nigsberg \u015fehri b\u00fcnyesinde bir \u00fcniversite bar\u0131nd\u0131rmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra deniz ticareti i\u00e7in stratejik bir konumda yer almas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ve dahas\u0131 \u015fehrin i\u00e7lerine kadar uzanan bir nehre sahip olmas\u0131 vesilesiyle ideal bir yerle\u015fim yeridir -\u00f6yle ki b\u00f6yle bir yerde gezmeden de d\u00fcnya hakk\u0131nda bilgi sahibi olunabilir (<em>An <\/em>7:120).<sup>4<\/sup> B\u00f6ylelikle, Kant, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u015fehrin konumsal avantaj\u0131na dayanarak, <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>dersini a\u00e7abilece\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki kan\u0131s\u0131n\u0131 temellendirir. \u00dcstte belirtildi\u011fi \u00fczere bu dersin herhangi bir ders kitab\u0131 yoktur. Kant 1756\u2019da a\u00e7may\u0131 planlad\u0131\u011f\u0131 bu dersin duyuru metninde Varenius<sup>5<\/sup> ve Buffon<sup>6<\/sup> gibi co\u011frafyac\u0131lar\u0131n eserlerinden yararland\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z eder. Bunun yan\u0131 s\u0131ra i\u015finin ehli gezginlerin yazd\u0131klar\u0131n\u0131 ve \u00e7e\u015fitli gezi dergilerini ders materyali olarak kullanaca\u011f\u0131n\u0131 belirtir (<em>SLP <\/em>2:4).<sup>7<\/sup><\/p><p>Kant\u2019\u0131n bug\u00fcn elimizde olan <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>adl\u0131 metni kendisinin bizatihi kaleme ald\u0131\u011f\u0131 bir eser de\u011fildir. Bu kitap b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ders notlar\u0131ndan olu\u015fmaktad\u0131r. Filozofun ayn\u0131 zamanda eski bir \u00f6\u011frencisi de olan Friedrich Theodor Rink, elindeki malzemeyi derleyip bir kitap haline getirmi\u015ftir. Ne var ki, bu derlemenin problemli oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclmektedir.<sup>8<\/sup> Buna ra\u011fmen Kant\u2019\u0131n <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>adl\u0131 eseri uzun bir ihmal s\u00fcrecinden sonra hak etti\u011fi de\u011feri g\u00f6rm\u00fc\u015f ve \u00f6zellikle son y\u0131llarda filozofun co\u011frafya \u00fczerine g\u00f6r\u00fc\u015fleri \u00e7e\u015fitli bilimsel makalelerde ve kitaplarda detayl\u0131ca incelenmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r.<sup>9<\/sup><\/p><p>Fiziki co\u011frafya g\u00fcn\u00fcm\u00fczde fiziksel d\u00fcnyan\u0131n co\u011frafyas\u0131 olarak tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Bu sebeple standart ders kitaplar\u0131nda genel olarak yery\u00fcz\u00fc, atmosfer, iklim, su, toprak, kayalar ve buna benzer fenomenlerin mek\u00e2nsal da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 ya da d\u00fczeni konu edilmektedir. Di\u011fer taraftan Kant\u2019\u0131n <em>Fiziki Co\u011frafya<\/em>\u2019s\u0131nda, farkl\u0131 olarak, insanlara ve insan edimlerine dair kayda de\u011fer uzunlukta bir b\u00f6l\u00fcm ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz (<em>PG<\/em>, 9:311-9:436).<sup>10<\/sup> Bu anlamda Kant\u2019ta hen\u00fcz nispeten yeni bir bran\u015f olan be\u015fer\u00ee co\u011frafya ayr\u0131 bir alan olarak de\u011ferlendirilmemi\u015ftir. Bununla beraber s\u00f6z konusu ayr\u0131m\u0131n bilakis bilin\u00e7li olarak yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00fcnk\u00fc Kant\u2019\u0131n bir co\u011frafi determinist (ya da farkl\u0131 versiyonlar\u0131yla ifade etmek gerekirse iklim ya da \u00e7evre deterministi) oldu\u011funu savunanlar da bulunmaktad\u0131r.<sup>11 <\/sup>Daha a\u00e7\u0131k ifade etmek gerekirse Kant eserinin ad\u0131n\u0131 maksatl\u0131 olarak <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>koymu\u015ftur \u00e7\u00fcnk\u00fc fiziki co\u011frafya do\u011fan\u0131n ve mek\u00e2n\u0131n bir tasviridir ve bu mek\u00e2nsal d\u00fczen ve ili\u015fki tasvirleri sayesinde farkl\u0131 be\u015ferlerin ge\u00e7mi\u015fte ya da g\u00fcn\u00fcm\u00fczde tam da neden farkl\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131klanabilir (<em>PG<\/em>, 9:160).<sup>12<\/sup><\/p><p>Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa Rink\u2019in derledi\u011fi kitaba yaz\u0131lm\u0131\u015f giri\u015f yaz\u0131s\u0131nda Kant\u2019\u0131n b\u00f6ylesi bir e\u011filimde oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr (<em>PG<\/em>, 9:163).<sup>13<\/sup> Bununla birlikte Kant\u2019\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle co\u011frafi determinist olarak nitelendirmek yerinde olmayacakt\u0131r. \u00d6yle ki filozof eserinin bir\u00e7ok yerinde mek\u00e2nsal ili\u015fkilerin belirleyici rol\u00fcn\u00fcn farkl\u0131 d\u00fczeylerde oldu\u011funu ima etmektedir. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Kant\u2019\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc ve zay\u0131f olmak \u00fczere farkl\u0131 determinizm bi\u00e7imini savundu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00d6rne\u011fin Kant Orta Avrupa\u2019da ya\u015fayan bir sincap ile Sibirya\u2019da ya\u015fayan bir sincab\u0131n t\u00fcylerinin rengindeki farkl\u0131l\u0131klardan s\u00f6z ederken co\u011frafi ko\u015fullar\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde belirleyici oldu\u011funun fark\u0131nda g\u00f6z\u00fckmektedir (<em>PG<\/em>, 9:317).<sup>14<\/sup> \u00d6yle ki metnin b\u00fct\u00fcn\u00fcnde s\u00f6z konusu belirlenimin d\u00fczeyine ili\u015fkin aksi bir ifade bulunmamaktad\u0131r. Di\u011fer taraftan, da\u011flarda ya da da\u011fl\u0131k b\u00f6lgelerde ya\u015fayan insanlar\u0131n cesur oldu\u011funu ifade etti\u011fi k\u0131s\u0131mda co\u011frafi ko\u015fullar\u0131n zay\u0131f bir bi\u00e7imde belirleyici oldu\u011funu savunuyor g\u00f6z\u00fckmektedir (<em>PG<\/em>, 9:244).<sup>15 <\/sup>Nitekim, hem genel olarak da\u011fl\u0131k bir b\u00f6lge olan ve Sibirya\u2019da yer alan \u00c7ukotka yar\u0131madas\u0131n\u0131n halk\u0131 (<em>PG<\/em>, 9:435)33 hem de daha ziyade \u00e7orak d\u00fczl\u00fckler ve \u00e7\u00f6llerden olu\u015fan Arap Yar\u0131madas\u0131nda ya\u015fayan halklar (<em>PG<\/em>, 9:398)<sup>16<\/sup> Kant\u2019a g\u00f6re cesurdur. Benzer \u015fekilde birbirleriyle topografya ve iklim bak\u0131m\u0131ndan son derece benze\u015fmez yerlerde ya\u015fayan T\u00fcrkler (<em>PG<\/em>, 9:408)<sup>17<\/sup> ve G\u00fcney Afrika (<em>PG<\/em>, 9:408)<sup>18<\/sup> yerlileri ise ayn\u0131 \u015fekilde misafirperverdir. Buna benzer \u00f6rnekler \u00e7o\u011falt\u0131labilir ve bunlar\u0131n hepsi temelde Kant\u2019\u0131n iki farkl\u0131 determinizm bi\u00e7imini i\u015fletti\u011fini g\u00f6sterir. Bununla birlikte Kant\u2019\u0131n salt co\u011frafi determinist oldu\u011funu s\u00f6ylemek de yanl\u0131\u015f olacakt\u0131r. <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>eserinin ilk cildinin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc k\u0131sm\u0131nda, Kant\u2019\u0131n yerk\u00fcre \u00fczerinde do\u011fal bir kuvvet gibi etki eden insandan, yani g\u00fcncel ifadeyle antropojenik etkiden bahsetti\u011fini g\u00f6rmekteyiz. Daha a\u00e7\u0131k ifade etmek gerekirse, Kant, co\u011frafyan\u0131n insan \u00fczerinde zay\u0131f ya da g\u00fc\u00e7l\u00fc belirleniminin yan\u0131 s\u0131ra insan\u0131n da co\u011frafya \u00fczerinde bir t\u00fcr belirlenime sahip oldu\u011funu ileri s\u00fcrmektedir (<em>PG<\/em>, 9:317).<sup>19<\/sup> Bu anlamda Kant\u2019\u0131n <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>eserinin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7erisinde yer yer co\u011frafi determinizmi, yer yer de biyo-co\u011frafi etkile\u015fimi savunarak co\u011frafyaya farkl\u0131 t\u00fcrden perspektifler sundu\u011funu ve bu ara\u015ft\u0131rma alan\u0131n\u0131 bir bilim olarak in\u015fa etme projesinde son derece yenilik\u00e7i yakla\u015f\u0131mlar geli\u015ftirdi\u011fini g\u00f6rmekteyiz.<\/p><cite><br><sup>1<\/sup> R. Louden (2000), <em>Kant\u2019s Impure Ethics<\/em>, ss. 184\u20135, dipnot 6.<br><sup>2<\/sup> Joseph A. May (1970), <em>Kant&#8217;s Concept of Geography and its Relation to Recent Geographical Thought<\/em>, s. 20. 20 Stuart Elden (2011), Reintroducing Kant\u2019s Geography, s. 1<br><sup>3<\/sup> Kant, <em>Anthropology from a Pragmatic Point of View<\/em>, \u00e7ev. R.B. Louden (Cambridge: Cambridge University Press 2006), s.4, dipnot a.<br><sup>4<\/sup> Bernhardus Varenius (1622-1650) Alman co\u011frafyac\u0131.<br><sup>5<\/sup> Georges-Louis Leclerc, Comte de Buffon (1707-1788) Frans\u0131z matematik\u00e7i ve kozmolog.<br><sup>6<\/sup> Kant, \u201cPlan and announcement of a series of lectures on physical geography with an appendix containing a brief consideration of the question: Whether the West winds in our regions are moist because they travel over a great sea\u201d, ed. Eric Watkins, \u00e7ev. Olaf Reinhardt i\u00e7inde <em>Natural Science <\/em>(Cambridge: Cambridge University Press 2012), s.388.<br><sup>7<\/sup> E. Watkins ve O. Reinhardt, \u201cIntroduction to Physical Geography\u201d, ed. Eric Watkins, \u00e7ev. Olaf Reinhardt i\u00e7inde <em>Natural Science<\/em>. (Cambridge: Cambridge University Press 2012), s. 435. Watkins ve Reinhardt <em>Fiziki Co\u011frafya <\/em>adl\u0131 eserin noksanlar\u0131n\u0131 Erich Adickes\u2019in titiz \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na dayand\u0131rmaktad\u0131r, bkz. E. Adickes, <em>Untersuchungen zu Kants physischer Geographie<\/em>, (T\u00fcbingen: Mohr, 1911), s. 278.<br><sup>8<\/sup> S. Elden and E. Mendieta (ed.) Reading Kant\u2019s Geography (Albany, NY: SUNY Press 2010); J. Malpas and G. Z\u00f6ller, Reading Kant Topographically: From Critical Philosophy to Empirical Geography, ed. R. Baiasu, G. Bird ve A. W. Moore, i\u00e7inde Contemporary Kantian Metaphysics New Essays on Space and Time (Palgrave Macmillan 2012); Robert R. Clewis, Kant\u2019s Physical Geography and the Critical Philosophy, Epoch\u00e9, 22(2), 2018; Cooper, Andrew. \u201cLiving natural products in Kant&#8217;s physical geography.\u201d<em>Studies in History and Philosophy of Science Part C: Studies in History and Philosophy of Biological and Biomedical Sciences <\/em>78, 2019.<br><sup>9<\/sup> Kant, \u201cPhysical Geography\u201d, ed. Eric Watkins, \u00e7ev. Olaf Reinhardt i\u00e7inde <em>Natural Science <\/em>(Cambridge: Cambridge University Press 2012), ss. 571-679.<br><sup>10<\/sup> A. Nevins, The Gateway to History, s. 302.<br><sup>11<\/sup> Kant, \u201cPhysical Geography\u201d, s. 448-449. <br><sup>12<\/sup> <em>a.g.e, <\/em>s. 450-451.<br><sup>13<\/sup> <em>a.g.e,<\/em>, s. 577.<br><sup>14<\/sup> <em>a.g.e,<\/em>, s. 517.<br><sup>15<\/sup> <em>a.g.e, <\/em>s. 678.<br><sup>16<\/sup> <em>a.g.e,<\/em>, s. 647.<br><sup>17<\/sup> <em>a.g.e,<\/em>, s. 655.<br><sup>18<\/sup> <em>a.g.e,<\/em>, s. 655.<br><sup>19<\/sup> <em>a.g.e,<\/em>, s. 560-561.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">\u00d6zg\u00fc\u00e7 G\u00fcven (\u0130stanbul \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant-Eberhard Kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 \u00dcst\u00fcne<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Yay\u0131mlanmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nin Prusya\u2019da b\u00fcy\u00fck etkisi olur. \u00d6yle ki k\u0131sa bir s\u00fcre sonra filozoflar Kant\u00e7\u0131 ve Kant kar\u015f\u0131t\u0131 olarak \u00f6beklenir. Kant kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda Johann Augustus Eberhard gelir. Eberhard, Halle \u00dcniversitesi\u2019nde Wolff k\u00fcrs\u00fcs\u00fcn\u00fcn sahibi Leibniz-Wolff gelene\u011finden gelen bir filozof olarak 1788\u2019de Philosophisches Magazin\u2019i kurar. Philosophisches Magazin&#8217;in ilk say\u0131s\u0131n\u0131n yay\u0131mlanmas\u0131yla birlikte Kant, Eberhard ve yanda\u015flar aras\u0131nda uzun bir tart\u0131\u015fma ba\u015flar. Kant\u00e7\u0131 cepheden ilk yan\u0131t Reinhold&#8217;un Eberhard ele\u015ftirisi olur. Reinhold Philosophisches Magazin&#8217;in ilk say\u0131s\u0131 hakk\u0131nda bir de\u011ferlendirmeyi Allgemeine Literatur&#8217;da yay\u0131mlar. Reinhold\u2019un ele\u015ftirisine Eberhard 1790 y\u0131l\u0131nda yan\u0131t verir. Eberhard\u2019\u0131n Kant\u2019a y\u00f6nelik savlar\u0131 temelde \u015f\u00f6yledir: Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi&#8217;nde do\u011fru olan ne varsa bunlar\u0131 Leibniz \u00e7oktan s\u00f6ylemi\u015ftir ve Kant\u2019\u0131n bilginin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerle s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131 gibi Leibniz\u2019den farkl\u0131 s\u00f6yledi\u011fi her ne varsa yanl\u0131\u015ft\u0131r! B\u00f6ylece Eberhard, Leibnizci bir metafizi\u011fin Humecu ku\u015fkuculu\u011fu \u00fcstesinden gelebilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrerek Kant\u00e7\u0131 felsefenin \u201cgereksiz\u201d oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrer. Eberhard\u2019\u0131n Kant\u2019a y\u00f6nelik yaz\u0131s\u0131 sonras\u0131nda Kant uzun s\u00fcredir kendisini ele\u015ftirenlerle tart\u0131\u015fmaya girmeme karar\u0131ndan vazge\u00e7erek Eskisince Gereksiz K\u0131l\u0131nan Her Hangi Bir Yeni Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nin Ke\u015ffi \u00dcst\u00fcne (Uber eine Entdeckung nach der alle neue Kritik der reinen Vernunft durch eine altere entbehrlich gemacht werden soll) makalesini yay\u0131mlar.<\/p><p>\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda Kant\u2019\u0131n Eberhard ele\u015ftirisinin temel y\u00f6nlerini serimleyece\u011fiz. \u00d6zellikle \u00f6ne \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131m\u0131z ba\u011flam ise an\u0131lan metinde Kant\u2019\u0131n analitik ve sentetik yarg\u0131lar aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131 Leibnizci metafizik kar\u015f\u0131s\u0131nda yeni bir bi\u00e7imde tan\u0131mlama giri\u015fimi olacak.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Halise Av\u015far (\u0130stanbul \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211;<strong><em> Kant ve Matematik<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong>Kant saf akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ortaya koyarken bu s\u0131n\u0131rlar dahilinde bir metafizik yap\u0131labilir mi yap\u0131lamaz m\u0131 sorusuna yan\u0131t vermek ister. Bunun nedeni geleneksel anlamda yap\u0131lan metafizi\u011fi problemli bulmas\u0131d\u0131r. Kant\u2019\u0131n geleneksel metafizik anlay\u0131\u015f\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc problem her t\u00fcrl\u00fc deneyimi d\u0131\u015fta b\u0131rakarak, akl\u0131n yaln\u0131zca kavramlarla kesin bilgiye ula\u015fabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesine sahip olmas\u0131yla ilgilidir. Ona g\u00f6re metafizik bir bilim olacaksa veya Kant\u2019\u0131n deyi\u015fiyle \u201ckesin bilimlerin yoluna girmek istiyorsa\u201d matematikte ve saf do\u011fa bilimlerinde olan t\u00fcrden bir bilgi ortaya koymas\u0131 gerekir; \u00e7\u00fcnk\u00fc Kant, matematik ve saf do\u011fa bilimini saf akl\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak, kesin ve g\u00fcvenilir bilginin kalesi olarak g\u00f6r\u00fcr. Bu y\u00fczden de \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n matematik ve saf do\u011fa bilimlerinden etkilenen Kant, bu bilimlerin nas\u0131l olanakl\u0131 olduklar\u0131 g\u00f6sterilebilirse, metafizi\u011fin de onlar gibi kesin ve g\u00fcvenilir bir bilim olma iddias\u0131na sahip olup olamayaca\u011f\u0131n\u0131n anla\u015f\u0131labilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. B\u00f6ylece, matematik nesneleri, matematik bilginin elde edildi\u011fi yarg\u0131lar\u0131 ara\u015ft\u0131rmas\u0131na konu eder. Bunu yaparken Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde saf akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in saf akl\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olan sentetik a priori bilginin nas\u0131l olanakl\u0131 oldu\u011funu inceler.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n matematik felsefesi ba\u011flam\u0131ndaki yenili\u011fi matematik gibi bir alan\u0131n bilgilerini analitik a priori bir yarg\u0131 t\u00fcr\u00fc olarak de\u011ferlendirmekten \u00e7\u0131kar\u0131p matematik yarg\u0131lar\u0131n \u201csentetik a priori\u201d olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemesidir. Kant g\u00fcvenilir bir bilim olman\u0131n ko\u015fulunu sentetik a priori yarg\u0131lara sahip olmakla e\u015f tutar. Bu t\u00fcrden bir bilim anlay\u0131\u015f\u0131na sahip olan Kant, olanakl\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131ndan \u015f\u00fcphe etmedi\u011fi sentetik a priori yarg\u0131lar\u0131n, matematik ve saf do\u011fa bilimi alan\u0131nda nas\u0131l olanakl\u0131 oldu\u011funu ara\u015ft\u0131rmaya koyulur. Kant\u2019\u0131n bu ara\u015ft\u0131rmas\u0131ndaki amac\u0131, her ne kadar metafizi\u011fi temellendirmek olsa da, matemati\u011fin bu temele bir \u00f6rnek te\u015fkil etmesi, matemati\u011fi Kant felsefesinde \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/p><p>Kant\u2019tan sonra felsefe yaparken onu d\u00f6n\u00fcp bak\u0131lmas\u0131 gereken filozof yapan yan\u0131, onun \u201csentetik a priori\u201d yarg\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Kant\u2019\u0131n transandantal felsefesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan kurucu ve ay\u0131r\u0131c\u0131 bir konumda bulunan \u201csentetik a prioriyi\u201d matematik felsefesi ba\u011flam\u0131nda anlamak ad\u0131na bu konu\u015fma i\u00e7erisinde \u015fu temel sorulara yan\u0131t vererek ilerlenecektir. Kant\u2019\u0131n hala kendisine ba\u015fvurulmadan konu\u015fulamayan (i)Sentetik a priorisi matematik nesne ba\u011flam\u0131nda bize ne s\u00f6ylemektedir? Sentetik a priori yarg\u0131lar\u0131n matematikteki varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z ederken Kant, yeni olarak neyi iddia etmektedir? (ii)Bir sentetik a priori yarg\u0131n\u0131n kurulumu i\u00e7in gereken temel unsurlar nelerdir? ve (iii)Yarg\u0131n\u0131n verilmesi (matematik nesneler a\u00e7\u0131s\u0131ndan) neye yarar?<\/p><p>Kant matemati\u011fin yarg\u0131lar\u0131n\u0131n asl\u0131nda san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131, yani analitik yarg\u0131lar olarak de\u011ferlendirilmemesi gerekti\u011fini, aksine deneyden kaynaklanmad\u0131\u011f\u0131 halde bilgimizi geni\u015fleten ve g\u00f6r\u00fcde sergilenebilen sentetik a priori yarg\u0131lar s\u0131n\u0131f\u0131nda ele al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yler. Dolay\u0131s\u0131yla Kant\u2019\u0131n genel olarak matematik i\u00e7in kendisinden \u00f6ncekilerden farkl\u0131 ve yeni olarak s\u00f6yledi\u011fi \u015fey, bu alan\u0131n bilgilerini analitik a priori bir yarg\u0131 t\u00fcr\u00fc olarak de\u011ferlendirmekten \u00e7\u0131kar\u0131p sentetik a priori yarg\u0131lar olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemesidir. Kant\u2019a g\u00f6re sentetik a priori yarg\u0131 t\u00fcr\u00fc, saf g\u00f6r\u00fc yoluyla in\u015fa edilen, ko\u015fullu ya da s\u0131n\u0131rl\u0131 zorunluluk i\u00e7eren sentetik a priori yarg\u0131lar s\u00f6z konusudur. Ko\u015fulludurlar \u00e7\u00fcnk\u00fc; yarg\u0131daki nesneler \u201cuzay-zaman\u0131n saf g\u00f6r\u00fcleri\u201d arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla in\u015fa edilirler. S\u0131n\u0131rl\u0131 zorunluluk i\u00e7erirler \u00e7\u00fcnk\u00fc; sentetik a priori yarg\u0131lar (yaln\u0131zca) deneyimin olanakl\u0131 oldu\u011fu d\u00fcnyalarda zorunlulu\u011fa sahiptir. Bu konu\u015fmada Kant\u2019\u0131n, transandantal bir zeminde ko\u015fullar\u0131na ve s\u0131n\u0131rl\u0131 zorunluluklar\u0131na i\u015faret etti\u011fi matematik yarg\u0131lar\u0131n onun felsefi dizgesi i\u00e7erisindeki ana hatlar\u0131 anlat\u0131lacak ve bu ana hatlardaki bo\u015fluklar tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Osman Gazi Birg\u00fcl (Manisa Celal Bayar \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>\u0130mleyiciler ve Kant\u2019\u0131n Uyu\u015fmayan Geometrik Simetrikleri<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n amac\u0131 Kant\u2019\u0131n erken d\u00f6neminde mutlak uzay\u0131n (\u0130ng. <em>absolute space<\/em>) varl\u0131\u011f\u0131na dair sundu\u011fu bir arg\u00fcman\u0131n dil felsefesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan incelenmesidir. Kant, s\u00f6z konusu iddias\u0131n\u0131 2:377-2:385<sup>1<\/sup> aras\u0131nda sunmaktad\u0131r. Arg\u00fcman\u0131n kendisi, mutlak uzay\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlama amac\u0131ndan daha az ilgin\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ikinci literat\u00fcrde \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f, fakat Kant\u2019\u0131n <em>sentetik a priori <\/em>gibi temel kavramlar\u0131na k\u0131yasla \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck bir literat\u00fcr\u00fcn olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131 bir arg\u00fcmand\u0131r. Buna g\u00f6re Kant bir elin <em>sa\u011f <\/em>veya <em>sol <\/em>olmas\u0131n\u0131n ya i\u00e7sel geometrik \u00f6zellikleri ya da d\u0131\u015f bir nesneye g\u00f6re konumu temelinde m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6yleyerek ba\u015flar. Fakat bir elin sa\u011f veya sol olmas\u0131 fark etmeksizin i\u00e7sel geometrik \u00f6zellikleri ayn\u0131 oldu\u011fundan ve Kant i\u00e7inde tek bir elin var oldu\u011fu bir evrende bile o elin sa\u011f veya sol olabilece\u011fini iddia etti\u011finden bir elin sa\u011f veya sol olmas\u0131n\u0131 en az\u0131ndan k\u0131smen de olsa d\u0131\u015fsal bir nesneye g\u00f6re konumu temelinde m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu savunarak bu d\u0131\u015fsal nesnenin mutlak uzay oldu\u011funu iddia eder. Dikkat edilecek olursa \u2018sa\u011f\u2019 ve \u2018sol\u2019 s\u00f6zc\u00fcklerinin sadece y\u00f6n belirten imleyiciler de\u011fil ayn\u0131 zamanda \u00fc\u00e7gen, kare vs. gibi geometrik bir \u015fekle g\u00f6nderme yapacak \u015fekilde, yani bir genel ad olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bunlar Kant\u2019\u0131n uyu\u015fmayan simetrikler olarak (\u0130ng. <em>incongruent counterparts<\/em>) olarak de\u011ferlendirdi\u011fi \u015fekiller olup, her ne kadar aynadaki yans\u0131malar\u0131 ile \u00fcst \u00fcste \u00f6rt\u00fc\u015fseler bile ger\u00e7ekteki simetrikleri ile \u00f6rt\u00fcmeen \u015fekillerdir. \u00d6rne\u011fin sa\u011f ve sol elimizin avu\u00e7 i\u00e7leri ayn\u0131 y\u00f6ne bakmak kayd\u0131yla asla birbirini kapatacak \u015fekilde \u00fcst \u00fcste yerle\u015ftirilememesi gibi. \u00c7al\u0131\u015fman\u0131n dil felsefesi ile ilgili k\u0131sm\u0131 ise burada ba\u015flamaktad\u0131r. Dil felsefesinde imleyiciler (\u0130ng. <em>indexicals<\/em>), \u00f6zel adlardan farkl\u0131 olarak kat\u0131 g\u00f6stericiler (\u0130ng. <em>rigid designator<\/em>s) olmad\u0131klar\u0131ndan bir c\u00fcmlenin do\u011fruluk de\u011ferinin her zaman ayn\u0131 olmamas\u0131na neden olmaktad\u0131rlar. \u2018Ben\u2019, \u2018bug\u00fcn\u2019 gibi imleyici s\u00f6zc\u00fckler \u00f6rne\u011fin \u2018<em>Bug\u00fcn <\/em>hava g\u00fcne\u015flidir\u2019 c\u00fcmlesi gibi bir c\u00fcmlede kullan\u0131ld\u0131klar\u0131nda, kullan\u0131ld\u0131klar\u0131 tarih de\u011fi\u015fti\u011finde c\u00fcmlenin de do\u011fruluk de\u011ferinin de\u011fi\u015fmesine neden olmaktad\u0131rlar. Sa\u011f ve sol s\u00f6zc\u00fcklerinin de birer imleyici gibi hareket edip etmediklerinin tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7al\u0131\u015fma yap\u0131sal olarak iki b\u00f6l\u00fcmde olu\u015fmaktad\u0131r. \u0130lk b\u00f6l\u00fcm Kant\u2019\u0131n \u2018sa\u011f\u2019 ve \u2018sol\u2019 s\u00f6zc\u00fcklerinin y\u00f6n ve \u015fekil anlamlar\u0131 ba\u011flam\u0131nda i\u00e7selci (\u0130ng. <em>intrincisism<\/em>) ve d\u0131\u015fsalc\u0131 (\u0130ng. <em>extrincisism<\/em>) analizlerini tart\u0131\u015fmakta ve ikinci b\u00f6l\u00fcmdeki tart\u0131\u015fmalara zemin sa\u011flamaktad\u0131r. \u0130kinci b\u00f6l\u00fcm ise dil felsefesindeki imleyicileri ve yer ald\u0131klar\u0131 c\u00fcmlelerin do\u011fruluk de\u011ferini nas\u0131l etkilediklerini a\u00e7\u0131klad\u0131ktan sonra birinci b\u00f6l\u00fcmde yer alan analizler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda \u2018sa\u011f\u2019 ve \u2018sol\u2019 s\u00f6zc\u00fcklerine hangi anlamlar\u0131nda birer imleyici olarak muamele edilebilece\u011fini tart\u0131\u015fmaktad\u0131r. Var\u0131lan sonu\u00e7, \u2018sa\u011f\u2019 ve \u2018sol\u2019 s\u00f6zc\u00fcklerine y\u00f6n belirte\u00e7leri olarak imleyici olarak muamele edilebilece\u011fi, \u015fekil belirten s\u00f6zc\u00fckler olmalar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ise d\u0131\u015fsal, olumsal ve varolu\u015fsal olmayan (\u0130ng. <em>nonexistential<\/em>) olgularla birlikte ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda birer imleyici olarak muamele edilemeyece\u011fidir.<\/p><cite><sup>1<\/sup> Bkz: Kant, I. (1992). \u201cConcerning the ultimate ground of the differentiation of directions in space\u201d, <em>Theoretical Philosophy, 1755-1770 <\/em>i\u00e7inde. (\u00c7ev. ve ed. David Walford ve Ralf Meerbote). New York: Cambridge University Press, ss. 361-373.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Mehmet Arslan (Samsun \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Dil ve D\u00fc\u015f\u00fcnce ve \u201cS\u0131n\u0131r\u201d<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Bu \u00e7al\u0131\u015fmada, dil ve d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fki \u2018s\u0131n\u0131r\u2019 kavram\u0131 \u00fczerinden yeniden ele al\u0131nacakt\u0131r. Bu do\u011frultuda ba\u015fvurulacak iki filozoftan ilki Immanuel Kant\u2019t\u0131r. Kant\u2019\u0131n transandantal felsefesinin en temel savlar\u0131ndan birisi s\u0131n\u0131r kavram\u0131 \u00fczerinden \u00f6zetle \u015f\u00f6yle betimlenebilir; g\u00f6r\u00fcde dolays\u0131zca var olan, temsil edilebilir alanda modelini in\u015fa edemedi\u011fimiz her \u015fey hakk\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z muhakeme bir \u00e7e\u015fit yan\u0131lsamadan ibarettir. Anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere Kant, burada s\u0131n\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fcde temsil edilebilme \u00fczerinden \u00e7izmektedir. G\u00f6r\u00fcde temsil edilemeyen insan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnme yetisinin \u00f6tesinde, ona a\u015fk\u0131n olan alandad\u0131r. Kant bu alana numen alan der. S\u00f6zgelimi Tanr\u0131, ruh, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc gibi kavramlar numen alan\u0131n kavramlar\u0131d\u0131r ve bu kavramlar insan akl\u0131n\u0131n etkinli\u011fi dolay\u0131m\u0131yla bilinemez. Kant\u2019\u0131n bu yakla\u015f\u0131m\u0131ndan hareketle denilebilir ki; numen alan\u0131n kavramlar\u0131na ili\u015fkin sahip olabilece\u011fimiz \u015fey bilgi de\u011fil, inan\u00e7t\u0131r. \u00d6zetle, Kant bilgi nesnesi ile inan\u00e7 nesnesi aras\u0131nda e\u015fdeyi\u015fle bilinebilir olan ile bilinemez olan aras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fczerinden bir s\u0131n\u0131r \u00e7eker. \u00c7al\u0131\u015fma d\u00e2hilinde ba\u015fvurulacak ikinci filozof ise Ludwig Wittgenstein\u2019d\u0131r. Wittgenstein \u00f6nermeleri; anlaml\u0131 (<em>Alm<\/em>. Sinning) \u00f6nermeler, anlams\u0131z (<em>Alm<\/em>. Sinnloss) \u00f6nermeler ve anlam-d\u0131\u015f\u0131 (<em>Alm<\/em>. Un-Sinning) \u00f6nermeler olacak \u015fekilde \u00fc\u00e7e ay\u0131r\u0131r. Anlaml\u0131 \u00f6nermeler, olgu durumunun resmini veren, olgu durumu ile \u00f6rt\u00fc\u015fmeleri \u00fczerinden do\u011fru-yanl\u0131\u015f de\u011feri alabilen ve Wittgenstein\u2019\u0131n s\u00f6ylenebilir dedi\u011fi do\u011fa bilimi \u00f6nermeleridir. Anlams\u0131z \u00f6nermeler ise hi\u00e7bir \u015fekilde olgusal kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmayan, i\u00e7erisinde in\u015fa edildi\u011fi bi\u00e7imsel dizgenin sentaktik kurallar\u0131 uyar\u0131nca do\u011fru-yanl\u0131\u015f de\u011feri alabilen ve s\u00f6ylenemez olan mant\u0131k-matematik \u00f6nermeleridir. Anlam-d\u0131\u015f\u0131 \u00f6nermeler ise hakk\u0131nda bilimsel bir dille konu\u015fulmamas\u0131 gereken din, etik, sanat&#8230; \u00f6nermeleridir. Wittgenstein\u2019\u0131n <em>Tractatus<\/em>\u2019ta dile getirdi\u011fi s\u00f6ylenilemeyen hakk\u0131nda ki susma \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 anlam- d\u0131\u015f\u0131 \u00f6nermelere g\u00f6nderme yapmaktad\u0131r. Anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere Wittgenstein da s\u00f6ylenilebilir olan ile s\u00f6ylenilemez olan aras\u0131nda dil \u00fczerinden bir s\u0131n\u0131r \u00e7izmektedir. Ezc\u00fcmle, Kant ve Wittgenstein bilinebilir-s\u00f6ylenebilir olan ile bilinemez-s\u00f6ylenemez olan aras\u0131nda bir s\u0131n\u0131r \u00e7eker. Tek fark; birisi bu s\u0131n\u0131r\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fczerinden \u00e7ekerken, di\u011feri dil \u00fczerinden \u00e7eker. Dolay\u0131s\u0131yla bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n temel sav\u0131 Wittgenstein\u2019\u0131n Tractatus\u2019ta geli\u015ftirdi\u011fi felsefi s\u00f6ylemin bir \u00e7e\u015fit \u2018transandantal dil felsefesi\u2019 olarak okunabilece\u011fidir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">S\u0131racettin Aslan (Dicle \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant Felsefesinde Dil-Bilgi \u0130li\u015fkisi \u00dczerine<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Kant felsefesinin \u00f6ncelikli g\u00fcndemlerinin ba\u015f\u0131nda bilgi meselesi gelir. Bilgi meselesi mevz\u00fbbahis olunca, do\u011fal olarak, bu kez bilginin <em>kayna\u011f\u0131<\/em>, <em>s\u0131n\u0131rlar\u0131 <\/em>ve <em>ara\u00e7lar\u0131 <\/em>ile bilginin <em>ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131 <\/em>gibi konular da bu incelemeye d\u00e2hil olur. B\u00f6ylece bilginin kayna\u011f\u0131, \u00f6ncelik sonral\u0131k bak\u0131m\u0131ndan varl\u0131kla, nesnel olgusall\u0131kla ili\u015fkili olmas\u0131 m\u00fcnasebetiyle varl\u0131k var m\u0131d\u0131r sorusunu g\u00fcndeme getirilebilir. Varl\u0131k, bilmenin nesnesi olabilmesi i\u00e7in belli bir uzam ve zaman dizgesinde s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n olmas\u0131 ve beraberinde tan\u0131mlanmas\u0131 gerekir. Kant\u2019\u0131n \u00e2lem tasar\u0131m\u0131nda fenomen ve numen olmak \u00fczere iki temel varl\u0131k alan\u0131 vard\u0131r. Fenomen \u00e2lem, g\u00f6r\u00fclebilir ve dolay\u0131s\u0131yla bilinebilir olan\u0131n mukabili iken; numen \u00e2lem, g\u00f6r\u00fclebilir olmayan, ancak hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir oland\u0131r. Ba\u015fka bir ifadeyle fenomen, belli nedensellikler ve do\u011fa yasalar\u0131 vetiresinde ger\u00e7ekle\u015fen nesnel olgusall\u0131\u011fa, de\u011fi\u015fime ve bozulu\u015fa konu olan e\u015fyadan muhtevi iken numen ise kendinde veya kendi ba\u015f\u0131na olanlara, duyu\u00fcst\u00fc k\u00f6k varl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131l\u0131k gelip deneyimlenen bilginin d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r, \u00f6tesindedir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n varl\u0131k alan\u0131n\u0131n ikili tasnifinin \u00f6ncelikli varsay\u0131m\u0131nda, \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki onun insan tasar\u0131m\u0131 belirleyicidir. Buna g\u00f6re insan\u0131n maddi (fizik) ve ruh\u00ee (manevi, canl\u0131l\u0131k) cihetleri itibariyle g\u00f6r\u00fclebilir olan ve olmayan \u015feklinde iki boyutu vard\u0131r. Bu ikili yap\u0131s\u0131yla insan, her iki varl\u0131k \u00e2lemini kendinde bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Dolay\u0131s\u0131yla da insan, bir taraftan duyular vas\u0131tas\u0131yla g\u00f6r\u00fclebilir ve bilinebilir eksene sahip iken di\u011fer taraftan da manevi y\u00f6n\u00fc itibariyle do\u011frudan bilinemez olma vasf\u0131na sahiptir. Bu durum, bir yandan insan\u0131n, fenomen \u00e2lemde eksik veya gereksinimi olan varl\u0131k olarak yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde yorumlanabilirken; di\u011fer yandan ise duyulur d\u00fcnyada olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan akl\u0131n duyumla irtibat\u0131n\u0131n vazge\u00e7ilmez bir g\u00f6revi vard\u0131r. Yani insan, eksikli\u011fini veya gereksinimini giderecek bir kapasitesi vard\u0131r, ki o da ak\u0131ld\u0131r. Zira ak\u0131l, Kant\u2019a g\u00f6re \u00f6yle bir yetidir ki, kolayl\u0131kla deneyimin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7erek ula\u015f\u0131lamaz nesneler veya birbiriyle kar\u015f\u0131tl\u0131k i\u00e7inde olan, \u00e7eli\u015fen kavramlar aras\u0131nda irtibatlar, uzla\u015f\u0131lar ger\u00e7ekle\u015ftirebilir. <\/p><p>Kant, insan\u0131n duyusal ve anlama kapasitesi bak\u0131m\u0131ndan, sadece g\u00f6r\u00fclerin bilgisine eri\u015febilece\u011fini s\u0131kl\u0131kla vurgular. Bu bilme modelinde, deneyim yoluyla nesneyle irtibat kurulur. Kurulan irtibat ile, nesnel ger\u00e7eklikten <em>anlama yetisi<\/em>ne do\u011fru izlenim veya form aktar\u0131m\u0131 ger\u00e7ekle\u015fir. Bu demektir ki \u00f6zne nesneyi bilmek isterken nesne de g\u00f6nderi(m)leri vas\u0131tas\u0131yla kendini \u00f6zneye a\u00e7\u0131mlar; \u00f6zne bunlar\u0131 al\u0131mlar, \u00f6z\u00fcmser ve sonra anlamland\u0131r\u0131r. O zaman bilgi, her ne kadar \u00f6znenin iradesine ba\u011fl\u0131 bir orjini olsa da, \u00f6ncelikle nesne odakl\u0131 oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131labilir. Bu ba\u011flamda Kant\u2019\u0131n bilginin deneyimle ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, ancak deneyimle s\u0131n\u0131rl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 \u015feklindeki vurgusu \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p><p>Zira deney(im), bilme eyleminde anlama yetimizi uyar\u0131r; yani anlama yetisini hareket ettiren ve duyularda sunumlar (belki bunlara izlenim veya form da denilebilir) meydana getiren nesnelerdir. Deneyimlenen nesnenin sunumu, anlama yetisine iletilir. Anlama yetisi de, akl\u0131n nezaretinde, duyumlar\u0131 sevk ve idare ederek nesnenin s\u00fbretinin al\u0131mlama i\u015flemini ger\u00e7ekle\u015ftirerek al\u0131mlanan\/gelen sunumlar\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131r, birle\u015ftirir ve ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r; sonunda ise duyumun iletilerini kavramsalla\u015ft\u0131rarak nesnenin alg\u0131s\u0131n\u0131 bilgiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Bu i\u015flemde bilme, nesnenin s\u00fbreti ve nedenselli\u011fi belli bir kavramla yarg\u0131da tarif edilmedi\u011fi m\u00fcddet\u00e7e ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f de\u011fildir. Ya da bir \u015feyi bilmek veya d\u00fc\u015f\u00fcnmek, ayn\u0131 zamanda o \u015feyi kavramlarla tan\u0131makt\u0131r, tan\u0131mlamakt\u0131r. Buna g\u00f6re bilmenin imkan\u0131, bilme nesnesinden edilen birikimin tabir edilmesi ve daha sonra bu tabirin yarg\u0131da dile getirilmesi ko\u015fuluna ba\u011fl\u0131d\u0131r. Burada tabir, tarif ve yarg\u0131 \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fcn evvela dilin konusunu te\u015fkil etti\u011fini g\u00f6z ard\u0131 etmeden; Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde, bilginin imkan\u0131 i\u00e7in s\u0131ras\u0131yla deneyim nesnesi olarak <em>g\u00f6r\u00fc<\/em>, kayna\u011f\u0131n\u0131 anlama yetisinde bulan <em>kavram <\/em>ile, deneyimin \u00f6tesinde ve kayna\u011f\u0131 ak\u0131lda olan <em>ide <\/em>\u015feklinde \u00fc\u00e7 temel ko\u015ful ileri s\u00fcrse de, buna <em>yarg\u0131<\/em>y\u0131 da ilave edilebilir. Kant, kavram ve nesne\/g\u00f6r\u00fc aras\u0131nda ba\u011f\u0131ml\u0131 ili\u015fkiyi sorunsalla\u015ft\u0131r\u0131rken; rasyonalizm ile empirizm ekollerinin bilgi kuramlar\u0131n\u0131 telif etti\u011fi \u015feklinde de\u011ferlendirildi\u011fi gibi bununla dil ile bilgi aras\u0131nda ba\u011f\u0131nt\u0131sall\u0131\u011fa, ba\u011flama da vurgu yap\u0131labilir.<\/p><p>Kant, g\u00f6r\u00fcden kavrama ve buradan ideaya var\u0131lan bilme faaliyetinin kem\u00e2le erebilmesi i\u00e7in de bu kez varl\u0131k kategorilerine dikkatleri \u00e7eker. Kategoriler, kendi ba\u015flar\u0131nda bilgi de\u011feri ve piyasa ederi olmay\u0131p deneyimden bilgi \u00fcretmek \u00fczere d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imleri olarak i\u015flev y\u00fcklenirler. Kant, duyum ve akl\u0131n izdiva\u00e7lar\u0131n\u0131n nezaretinde, kategorilerin e\u015fli\u011finde, etkilerden nedenelere do\u011fru y\u00fckselen \u00e7\u0131kar\u0131mlarla, bilgimizin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 d\u00fcnyan\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131na kadar ta\u015f\u0131r ve buran\u0131n \u00f6tesine ta\u015f\u0131y\u0131p geni\u015fleterek b\u0131rak\u0131yor. <\/p><p>Bilginin imk\u00e2n\u0131 i\u00e7in kategoriler vas\u0131tas\u0131yla insan ile bilme nesnesi aras\u0131nda kurulan kar\u015f\u0131l\u0131k irtibat\u0131n oda\u011f\u0131, insan(\u0131n) kavray\u0131\u015f\u0131 ile nesnenin k\u00f6keni, yap\u0131s\u0131 ve i\u015flevini b\u00fct\u00fcnleyen tasar\u0131mlard\u0131r, arkitektonik \u00e7er\u00e7evedir. Bu \u00e7er\u00e7evede bilme, s\u00f6z konusu irtibat neticesinde olu\u015fan birikimin kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla anlamland\u0131r\u0131lmas\u0131, \u00f6znenin tasar\u0131m\u0131na, onun de\u011fer-anlam evrenine uygun olmal\u0131d\u0131r. Dahas\u0131 e\u011fer bir bilme faaliyeti \u00f6znenin de\u011fer- anlam evreninden ya do\u011frudan pay al\u0131yor ya da ondan ayr\u0131k de\u011fildir. Bilme nesnesi, kendisi kendi olmak bak\u0131m\u0131ndan deneyimle bilinebilir bir \u015fey de\u011fildir; insan, bilme nesnesinin kendisine g\u00f6re, eylemin bek\u00e7isi olan ak\u0131l vas\u0131tas\u0131yla tasar\u0131mlayarak arkitektonik dizgede tan\u0131yabilir, form\u00fcle edebilir, anlamland\u0131rabilir. Buna g\u00f6re insan\u0131n de\u011fer-anlam evreninde anlam ve k\u00f6k bulan fikirler, beraberinde onun bilme s\u00fcre\u00e7lerine e\u015flik ederek kulland\u0131\u011f\u0131 dilin simgelerinde, kavramlar\u0131nda kendini g\u00f6sterdi\u011fi s\u00f6ylenebilir. O zaman dil, sadece sentaks ve semantik dizgelerle bilginin olu\u015fum s\u00fcrecine i\u015ftirak etmez; bununla birlikte d\u00fc\u015f\u00fcncenin, de\u011fer- anlam evrenin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 olarak bilginin alg\u0131 kal\u0131plar\u0131n\u0131 da olu\u015fturur.<\/p><p>D\u00fc\u015f\u00fcncenin anlamland\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak dil, ayn\u0131 zamanda kavramlar, yarg\u0131lar vas\u0131tas\u0131yla e\u015fyay\u0131, kendimizi ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131 anlaman\u0131n \u00f6ncelikli vas\u0131tas\u0131d\u0131r. \u00d6yle ki kavramlar\u0131n <em>yerle\u015fik anlam<\/em>lar\u0131 vard\u0131r ve bunlar bilginin edinim s\u00fcrecine bilfiil d\u00e2hil olur. Kant, veriye kavram ve kavrama da anlam tayin ederken kavram\u0131n yerle\u015fik anlam(lar)\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nerir. Yerle\u015fik anlam, piyasadaki genel kabul \u015feklinde anla\u015f\u0131labilece\u011fi gibi k\u00f6ken meselesi etraf\u0131nda k\u00fclt\u00fcr, siyaset, din, d\u00fcnyag\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve medeniyet gibi aidiyetlerin ontolojik evrenini olu\u015fturur. Bununla birlikte bilmenin \u00f6znesi olarak insan, kendi toplumunun \u00fcyesi oldu\u011fu; Kant\u2019\u0131n toplumlar\u0131n karakterlerinin, k\u00f6kenlerinin hem ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 hem de d\u0131\u015favurumunun dil oldu\u011funa ve toplumlar\u0131 birbirinden ayr\u0131\u015ft\u0131ran, farkl\u0131la\u015ft\u0131ran saiklerin ba\u015f\u0131nda dilin (ve dinin) geldi\u011fine dair vurgusu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda, onun i\u00e7in dil varl\u0131\u011f\u0131 nitelemesi yap\u0131labilir. B\u00f6ylece insan, par\u00e7ac\u0131k\u00e7\u0131 ve salt bir yetisine indirgenecek bir varl\u0131k de\u011fil, b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir varl\u0131k olarak bilme s\u00fcrecinin faili oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131labilir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Erman Kar (\u00c7ank\u0131r\u0131 Karatekin \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Bilme Yetisinin S\u0131n\u0131r\u0131 Olmas\u0131 Bak\u0131m\u0131ndan Metafizik: Aristoteles ve Kant&#8217;ta Metafizi\u011fin Bilimselli\u011fi \u00dczerine<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> <em>Metafizik<\/em>, Aristoteles taraf\u0131ndan ilk ilkelerin bilimi olarak tan\u0131mlan\u0131r. Yapm\u0131\u015f oldu\u011fu bilim s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131nda temel amac\u0131 ayn\u0131 zamanda varl\u0131klar\u0131 kategorize etmek olan Aristoteles&#8217;e g\u00f6re teorik bilimler; <em>olan<\/em>\u0131, yaln\u0131z ve saf <em>var olan\u0131 <\/em>ele alan disiplinler olarak tan\u0131mlan\u0131rlar. \u0130lk felsefe olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 metafizik ise var olanlar\u0131n, temelini, \u00f6z\u00fcn\u00fc, <em>ousia<\/em>&#8216;y\u0131 inceleyen bilimsel bir disiplin olarak i\u015faret edilir. Ontolojik bir temelde, ilk ilkelerin ve nedenlerin bilimi olarak i\u015faret edilen metafizi\u011fe dair yakla\u015f\u0131mlar 18. y\u00fczy\u0131ldan itibaren farkl\u0131l\u0131k g\u00f6stermeye ba\u015flar. Kant, bilgi teorisini in\u015fa etti\u011fi <em>Salt Akl\u0131n Kriti\u011fi <\/em>isimli yap\u0131t\u0131nda metafizi\u011fi tarihsel olarak yanl\u0131\u015f yere konumlayan bu &#8220;bilimlerin temeli&#8221; \u00f6\u011fretisini ele\u015ftirmek ya da metafizi\u011fi y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc yanl\u0131\u015f yoldan geri d\u00f6nd\u00fcrmek ad\u0131na \u015fu temel sorular\u0131 sorar: E\u011fer Metafizik bir bilimse nas\u0131l oluyor da di\u011fer bilimler gibi genel bir tasvip kazanm\u0131yor? Yok e\u011fer metafizik bir bilim de\u011filse nas\u0131l oluyor da durmadan insan zihnini me\u015fgul eden ideler \u00fczerinden temellenebiliyor?<\/p><p>Aristoteles\u00e7i bilim \u00f6\u011fretisinde ise Metafizik, varl\u0131k olmak bak\u0131m\u0131ndan varl\u0131\u011f\u0131n (<em>being qua being<\/em>) bilgisinin pe\u015finde olan ve varl\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm\u00fcyle inceleyen bir bilim olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan tan\u0131mlan\u0131r. Do\u011fas\u0131 gere\u011fi bilmek isteyen insan\u0131n, ger\u00e7ek ve hakiki anlamda bilgiye eri\u015febilmesi, \u00f6ncelikle varl\u0131\u011f\u0131n neli\u011fini, mahiyetini irdelemesiyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu nedenle varl\u0131k o ya da bu haliyle de\u011fil varl\u0131k olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan incelenmelidir ve bu inceleme Aristoteles&#8217;in <em>prote philosophia <\/em>olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 metafizi\u011fin vazifesidir. K\u0131sacas\u0131 metafizik, Aristoteles taraf\u0131ndan varl\u0131k olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan varl\u0131\u011f\u0131 ve onun temel niteliklerini inceleyen bir bilim olarak tan\u0131mlan\u0131r ve bir bilim olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ara\u015ft\u0131rma alan\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n ilke ve nedenleridir. Kant ise <em>Prolegomena<\/em>&#8216;y\u0131 ilk olarak metafizik diye bir \u015feyin imk\u00e2n\u0131n\u0131 sorgulayarak a\u00e7ar ve ard\u0131ndan bilginin <em>a priori<\/em>, teorik ve deneyimden ba\u011f\u0131ms\u0131z ilkelerini metafizi\u011fin bir bilim olma ihtimali \u00fczerinden irdeler. Aristoteles&#8217;in teorik bilimler olarak s\u0131n\u0131fland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 fizik ve matematik analitik ve sentetik \u00f6nermeleri inceleyen disiplinler olarak tan\u0131mlan\u0131r. Metafizi\u011fin bir bilim olarak tan\u0131mlanma k\u0131stas\u0131 onun <em>sentetik a priori <\/em>\u00f6nermeleri inceleyip inceleyemedi\u011fi sorusunun irdelenmesinden ge\u00e7er.<\/p><p>Aristoteles ve Kant&#8217;\u0131n s\u00f6z konusu meselede baz\u0131 ortakl\u0131klar\u0131 \u015fu iki arg\u00fcman \u00fczerinden ifade edilebilir. \u0130lk olarak, metafizik epistemolojinin temel bir elementi olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bilim olarak tan\u0131mlanabilir. Ancak s\u00f6z konusu problem Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan metafizi\u011fin bilimselli\u011fi yerine onun olana\u011f\u0131 problemi \u00fczerinden ele al\u0131n\u0131r. \u0130kinci olarak, metafizik ile birlikte matematik ve do\u011fa bilimleri birer bilim olarak ifade edilir. Aristoteles, Kant&#8217;tan farkl\u0131 olarak b\u00fct\u00fcn bu bilimleri teorik bilimler ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131r. Bununla birlikte Metafizi\u011fin bilim olarak tan\u0131mlanma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131k; Aristoteles&#8217;in ger\u00e7ek-hakiki varl\u0131\u011fa ula\u015fmaya ve bu varl\u0131\u011f\u0131 tan\u0131mlaya \u00e7abalad\u0131\u011f\u0131 yerde, Kant temel meseleyi ger\u00e7ek hakiki bilgiye ula\u015fma \u00fczerine kurar. Aristoteles&#8217;in metafizik bilimi ontolojik bir disiplin olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan varl\u0131\u011f\u0131 incelerken, Kant&#8217;\u0131n metafizi\u011fi <em>episteme<\/em>&#8216;nin pe\u015finde olan ve duyusal bilgiden duyu \u00f6tesi bilgiye ak\u0131lla ilerleyen bir disiplin olarak tan\u0131mlamaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla metafizik, esas ilkesini ve mahiyetini varl\u0131\u011f\u0131n kendisinden de\u011fil epistemolojik \u00f6nermelerin \u00f6zellikle <em>sentetik a priori <\/em>\u00f6nermelerin temellendirilmesinde bulacakt\u0131r. Bu temellendirmenin Kant\u00e7\u0131 \u00f6\u011fretide, en az\u0131ndan epistemolojik ilkeler ve bilme yetileri \u00fczerinde, salt bilgi \u00f6\u011fretisi olarak metafizi\u011fin tan\u0131mlanmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yeri yoktur.<\/p><p>Ancak yine de \u00f6nemli bir soru kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar; metafizi\u011fin konusunu olu\u015fturan ve deneyi a\u015fan tasar\u0131mlar\u0131m\u0131z nas\u0131l olanakl\u0131d\u0131r? Kant&#8217;a g\u00f6re ak\u0131l do\u011fan\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7ebilmek ad\u0131na teolojik ve kozmolojik idelere (tanr\u0131 ve sonsuzluk gibi) ihtiya\u00e7 duymaktad\u0131r. Bu ihtiya\u00e7lar nihayetinde insan\u0131 anlams\u0131z ve bo\u015f \u00e7\u0131kar\u0131mlar yapmaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Ancak buna ra\u011fmen Kant&#8217;a g\u00f6re insanlar\u0131n metafizi\u011fe kar\u015f\u0131 do\u011fal bir e\u011filimi vard\u0131r. Bu e\u011filimin odakland\u0131\u011f\u0131 ve y\u00f6neldi\u011fi fizik \u00f6tesi d\u00fcnyan\u0131n bilgisi, bilimsel bir disiplin olarak de\u011ferlendirilemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n bilme yetisini olu\u015fturan iki temel yeti olmalar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan duyusal yeti ve anlama yetisi, sadece deney alan\u0131 i\u00e7in kullan\u0131labilirler. Ancak buna ra\u011fmen akl\u0131n metafiziksel idelere sahip olmas\u0131 ve hatta bu ideleri olu\u015fturmas\u0131 epistemolojik de\u011fil ahlaki bir ama\u00e7 \u00fczerinden de\u011ferlendirilebilir. O halde bilimlerin temeli olarak i\u015faret edilen metafizi\u011fin Kant&#8217;\u0131n epistemolojisinde bir bilim olarak tan\u0131mlanamad\u0131\u011f\u0131 yerde, meselenin epistemolojik boyutunu a\u015fan ahlaki bir perspektif \u00fczerinden de\u011ferlendirilme zorunlulu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kant&#8217;\u0131n \u00f6\u011fretisinde metafizik tart\u0131\u015fmas\u0131; epistemolojik imkanlar\u0131n\u0131 a\u015fan ve insan do\u011fas\u0131n\u0131n neden metafiziksel bilgiye gereksinim duydu\u011fu meselesine ula\u015fan, yani bu bilginin de\u011ferinin ne oldu\u011fu sorusunun \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131 bir a\u00e7\u0131ya y\u00f6nelir.<\/p><p>Bu \u00e7al\u0131\u015fma Aristoteles ve Kant&#8217;\u0131n bilgi ve varl\u0131k \u00f6\u011fretilerinin temeli olarak i\u015faret edilen bir arg\u00fcman olarak <em>metafizi\u011fin bilim olarak tan\u0131mlanmas\u0131 <\/em>d\u00fc\u015f\u00fcncesini kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmay\u0131 ama\u00e7lamaktad\u0131r. Bu sebeple ilk olarak Aristoteles\u00e7i bilim s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131; metafizi\u011fi teorik bilimlerin en temeli olmas\u0131 ve ontolojinin merkezi sorusu olan &#8220;ger\u00e7ek anlamda varl\u0131\u011f\u0131n neli\u011fini&#8221; incelemesi bak\u0131m\u0131ndan ele al\u0131nacakt\u0131r. \u0130kinci olarak metafizi\u011fin bir bilim olarak tan\u0131mlanmas\u0131n\u0131n epistemolojik bir zorunluluk oldu\u011fu iddias\u0131 Kant&#8217;\u0131n <em>sentetik a priori <\/em>\u00f6nermelerin metafizik \u00f6nermeler olup olmad\u0131\u011f\u0131 kriti\u011fi \u00fczerinden irdelenecektir. E\u011fer metafizik, idelerin kendileri hakk\u0131nda konu\u015famayacak veya bo\u015f ve anlams\u0131z \u00e7\u0131kar\u0131mlara y\u00f6nlendirecekse neyin bilimi olacakt\u0131r? E\u011fer ak\u0131l fiziksel olana y\u00f6nelecekse, bu deney alan\u0131n\u0131n ve saf do\u011fa biliminin konusu olacakt\u0131r. O halde ak\u0131l yaln\u0131zca duyusal olana ve duyusal olan ile fizik \u00f6tesi olan aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131ra y\u00f6nelebilir. Dolay\u0131s\u0131yla metafizik Aristoteles\u00e7i mahiyette bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011fa sahip olmayan ve yaln\u0131zca duyusal olan ile d\u00fc\u015f\u00fcnsel olan aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131r\u0131n bilgisine eri\u015febilen bir disiplin olarak tan\u0131mlanacakt\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Necip Uyan\u0131k (Mardin Artuklu \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Negatif Teolojiden Kritik Epistemolojiye: Kant Epistemolojisinin Ksenophanes\u00e7i K\u00f6kenleri \u00dczerine Bir Ara\u015ft\u0131rma<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Bu \u00e7al\u0131\u015fma, Kant\u2019\u0131n kritik epistemolojisinin dayanaklar\u0131n\u0131n teolojik oldu\u011fu, daha uygun bir ifadeyle negatif teoloji oldu\u011fu iddias\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Negatif teoloji ise, belki de, ilk defa Antik Yunan\u2019da Ksenophanes taraf\u0131ndan ortaya konulmu\u015ftur. Dolay\u0131s\u0131yla Ksenophanes\u2019in epistemolojik a\u00e7\u0131dan ku\u015fkucu tavr\u0131n\u0131n k\u00f6keninde teolojik bir arkaplan\u0131n oldu\u011funa odaklanmak gerekir. Guthrie bu yakla\u015f\u0131m\u0131n d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc y\u00fczy\u0131l (i.\u00f6) ve daha ge\u00e7 d\u00f6nem ku\u015fkucular\u0131 aras\u0131nda bilginin ula\u015f\u0131lamaz oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn m\u00fcjdeleyicisi oldu\u011funu ve ku\u015fkucular\u0131n bu agnostik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck bir \u015fevkle sahiplendiklerini aktar\u0131r. Bunun yan\u0131nda di\u011fer Antik \u00c7a\u011f filozoflar\u0131n\u0131n da benzer bir tutuma sahip oldu\u011funu a\u00e7\u0131klarken bu etkinin Ksenophanes\u2019a dayand\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder (Guthrie 2011: 406). Epistemolojik a\u00e7\u0131dan insan\u0131n yarg\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00fczerine vurgu yap\u0131lmas\u0131 bu d\u00f6nemde s\u0131k\u00e7a \u00f6ne \u00e7\u0131kar. \u00d6yleyse insan\u0131n belli bir duyumu de\u011ferlendirmesinin g\u00f6reli bi\u00e7imi daha \u00f6nce deneyimledikleri duyumlara ba\u011fl\u0131 oldu\u011funa dair bir kabul s\u00f6zkonusudur. Dolay\u0131s\u0131yla buradan hareketle sonraki felsefi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 zenginle\u015ftirecek veya onlara kaynakl\u0131k edebilecek \u00f6nemli ilk ipu\u00e7lar\u0131n\u0131n Ksenophanes\u2019e kadar uzanabildi\u011fini s\u00f6ylemek gerekir (Guthrie 2011: 408). \u0130\u015fte s\u00f6zkonusu kayna\u011f\u0131 derinlemesine ara\u015ft\u0131rmay\u0131 Immanuel Kant (1724-1804) y\u00fczy\u0131llar sonra ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir.<\/p><p>Kant, bilhassa numenal diye tabir edilen alan\u0131n bilgisi konusunda kesin ve mutlak bir yarg\u0131da bulunman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. O, saf akl\u0131n ortaya koydu\u011fu t\u00fcm \u00f6nermelere \u015f\u00fcpheyle yakla\u015farak bu konudaki tavr\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koyar. Kant\u2019\u0131n kriti\u011fe ba\u015fvurarak bilgiyi analiz etme amac\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek gerekir. Onun epistemolojisinin dayand\u0131\u011f\u0131 \u00e7er\u00e7eve saf akl\u0131n belirledi\u011fi mutlak bir bilgiye nas\u0131l ula\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dair \u015f\u00fcphe ve ara\u015ft\u0131rmaya dayan\u0131r. Bu konuda Kant felsefe tarihinde yak\u0131n oldu\u011fu kadar uzak bir k\u00f6kene sahip oldu\u011funu belirtmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Yak\u0131n k\u00f6ken David Hume (1711-1776) iken uzak k\u00f6ken ise Antik Yunan filozoflar\u0131na dek g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilir. Bu filozoflar\u0131n i\u00e7inde Ksenophanes\u2019\u0131n (\u0130\u00d6 570-475) agnostik tavr\u0131 Kant\u00e7\u0131 kritik felsefesinin k\u00f6keni olabilece\u011fini veya Kant\u2019\u0131n bu agnostik yolu takip etti\u011fini \u00f6ne s\u00fcrmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p><p>Kant <em>Critique of pure reason <\/em>yap\u0131t\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a insan akl\u0131n\u0131n tuhaf bir kaderi oldu\u011funu ve akl\u0131n do\u011fas\u0131 gere\u011fi g\u00f6z ard\u0131 edemeyece\u011fi sorularla y\u00fckl\u00fc oldu\u011funu belirtir. Buna ra\u011fmen ak\u0131lda y\u00fckl\u00fc olan soru(n)lar her t\u00fcrl\u00fc kapasiteyi a\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in cevap bulamaz (AVIII). Kant ayn\u0131 eserinde a\u015fk\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n, en ufak bir tecr\u00fcbeye dahi ihtiya\u00e7 duymadan, salt kavramlarla kavrayabilece\u011fine inan\u0131r ve bu duruma onto-teoloji ad\u0131n\u0131 verir (A632\/B660). Bunun yan\u0131nda Laertios Sotion\u2019a dayand\u0131rarak Ksenophanes\u2019in nesnelerin tan\u0131nmaz oldu\u011funu s\u00f6yledi\u011finden s\u00f6z eder (Laertios 2007: 428). Ayr\u0131ca Ksenophanes ak\u0131lla ve ki\u015fisel kanaatlerle desteklenen inanc\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kesin bilginin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunur (Zeller 2009: 73). G\u00f6r\u00fclebilece\u011fi gibi Kant\u2019\u0131n bilgiye olan tavr\u0131 Ksenophanes\u2019in agnostik tavr\u0131na yak\u0131nd\u0131r.<\/p><p>Kant, ayn\u0131 zamanda, a\u015fk\u0131n teoloji \u00fczerine beyan etti\u011fi fikirlerinde de Ksenophanes\u2019e benzer veya paralel bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahiptir. Kant\u2019a g\u00f6re a\u015fk\u0131n teoloji t\u00fcm yetersizliklerine ra\u011fmen \u00f6nemli bir olumsuz kullan\u0131ma sahiptir ve yaln\u0131zca saf fikirlerle ilgili oldu\u011funda akl\u0131m\u0131z\u0131n s\u00fcrekli bir sans\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Tam da bu nedenden \u00f6t\u00fcr\u00fc a\u015fk\u0131n teoloji a\u015fk\u0131n olandan ba\u015fka hi\u00e7bir standard\u0131 kabul etmez. Kant, b\u00f6ylece, insan akl\u0131n\u0131n t\u00fcm ger\u00e7eklerin olanakl\u0131l\u0131k ko\u015fullar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rsa bile bu sorular\u0131n asla sonunun gelmeyece\u011fini iddia eder. \u0130\u015fte bu sonu gelmez sorular\u0131n alan\u0131 metafiziktir (AIII). Kant bu nedenle metafizik s\u0131n\u0131rlar\u0131n i\u00e7ine d\u00e2hil edilen her sorunun yan\u0131tlanmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederek, bu konuda, Ksenophanes\u2019in \u00e7ok daha \u00f6nce vurgulamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 tanr\u0131(lar) hakk\u0131nda bilgilerimizin k\u0131s\u0131tl\u0131 oldu\u011funa dair s\u00f6ylemiyle yak\u0131nl\u0131k i\u00e7indedir. Bu do\u011frultuda Guthrie Ksenophanes\u2019in agnostik ve teolojik negatifli\u011finin izini ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u015fekilde s\u00fcrerek onun kesin do\u011fruyu hi\u00e7bir insan\u0131n g\u00f6rmedi\u011fini iddia etti\u011fini belirtir. Bu do\u011frultuda Ksenophanes hem tanr\u0131(lar) hem de her \u015feyle ilgili ne s\u00f6yleniyorsa hepsi hakk\u0131ndaki kesin ve do\u011fruyu do\u011frudan deneyimleyebilen bir insan olamayaca\u011f\u0131n\u0131 savunmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n do\u011fru olan\u0131 tam s\u00f6yleyece\u011fi tutsa bile onu bizzat bilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, sadece bildi\u011fini sand\u0131\u011f\u0131 bir kan\u0131 vard\u0131r (Guthrie 2011: 401-402). Dolay\u0131s\u0131yla Ksenophanes\u2019in Tanr\u0131(lar) hakk\u0131nda bir \u015fey bilmemin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etmesi agnostik ve negatif bir \u00e7er\u00e7eve sunar.<\/p><p>Ksenophanes\u2019in agnostik tavr\u0131 ayn\u0131 zamanda onun ele\u015ftirel ve reformist bir karakterle \u00f6rt\u00fc\u015fmekteydi. \u201cKsenophanes eski\u00e7a\u011f d\u00fcnyas\u0131nda esas olarak satirik ele\u015ftiri ve kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n yazar\u0131 diye tan\u0131n\u0131yordu ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kalan dizeleri ozan, filozof ve s\u0131radan insanlar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tutumunun ger\u00e7ekten bu bi\u00e7imde oldu\u011funa ili\u015fkin pek \u00e7ok kan\u0131t sa\u011flar\u201d (Guthrie 2011: 375). B\u00f6ylece Kant karakter olarak Ksenophanes\u2019in kritik yakla\u015f\u0131m\u0131yla \u00e7ak\u0131\u015fan bir karaktere sahipti ve bunun da en belirgin g\u00f6stergesi felsefede teolojik ve metafizik her i\u00e7eri\u011fi kesin bir bilgi olarak kabul edilmemesi y\u00f6n\u00fcnde belirgin hale gelir. \u00dcstelik Ksenophanes\u2019in \u00e7a\u011f\u0131nda b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 ele\u015ftirel etkinin bir benzerini Kant kendi \u00e7a\u011f\u0131nda ve sonras\u0131na b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Kant\u2019\u0131n epistemolojideki sars\u0131c\u0131 kriti\u011fi felsefedeki bir\u00e7ok kal\u0131c\u0131 teorileri sarsm\u0131\u015f ve felsefe yapabilme ko\u015fullar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir.<\/p><p>Ara\u015ft\u0131rmam\u0131z\u0131n amac\u0131 Kant\u2019\u0131n agnostik ve kritik epistemolojisinin felsefe tarihindeki izini s\u00fcrebilmek ve bunu Ksenophanes\u2019\u0131n negatif teolojisi ba\u011flam\u0131nda yeniden de\u011ferlendirmektir. Bu do\u011frultuda negatif teoloji, agnostik epistemeloji ve kritik felsefe gibi tart\u0131\u015fmalar etraf\u0131nda Kant\u2019\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n izlerini Ksenophanes felsefesinde bulmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p><cite><br>Guthrie, W. K. C. <em>Yunan Felsefei Tarihi-I Sokrates \u00d6ncesi \u0130lk Filozoflar ve Pythagoras\u00e7\u0131lar<\/em>. \u00c7eviren: Erg\u00fcn Ak\u00e7a. \u0130stanbul: Kabalc\u0131 Yay\u0131nevi, 2011.<br>Kant <em>Critique of pure reason. <\/em>Ed. and Trans. Paul Guyer and Allen W Wood. Cambridge: Cambridge University Press, 1998.<br>Laertios, Diogenes. <em>\u00dcnl\u00fc Filozoflar\u0131n Ya\u015famlar\u0131 ve \u00d6\u011fretileri. <\/em>\u00c7eviren: Candan \u015eentuna. \u0130stanbul: YKY, 2007.<br>Zeller, Eduard. <em>Grek Felsefesi Tarihi<\/em>, \u00c7eviren: Ahmet Aydo\u011fan. \u0130stambul: Say Yay\u0131nlar\u0131, 2008.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Z\u00fclal Hazal Karaka\u015f (Hacettepe \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211;<em> <strong>\u015eema ve \u0130dea Kavramlar\u0131 A\u00e7\u0131s\u0131ndan Kant ile Platon Ba\u011flant\u0131s\u0131 \u00dczerine<\/strong><\/em><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Platon a\u00e7\u0131s\u0131ndan neredeyse felsefeyle \u00f6zde\u015fle\u015fmi\u015f olan diyalekti\u011fin, Kant taraf\u0131ndan \u201cYan\u0131lsaman\u0131n \/ G\u00f6r\u00fcnt\u00fcn\u00fcn Mant\u0131\u011f\u0131\u201d (Logik des Scheins) oldu\u011funu biliyoruz. Platon\u2019da diyalekti\u011fin \u00e7e\u015fitli anlamlar\u0131 \u2013\u00e7\u00fcr\u00fctme (<em>elenkhos<\/em>), b\u00f6lme (<em>diairesis<\/em>) gibi- aras\u0131nda, idean\u0131n bilgisine (<em>episteme<\/em>) g\u00f6t\u00fcren yol anlam\u0131n\u0131n olmas\u0131, diyalekti\u011fin do\u011frudan do\u011fruya idealarla ilgili oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde de diyalekti\u011fin, \u201csaf ak\u0131l kavramlar\u0131\u201d olan ve akl\u0131n kaderi olan ve \u201cka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc\u201d durumu g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan akl\u0131n (Vernunft) kendili\u011finden \u00fcretimi olan idealarla ilgili oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu nedenle Platon\u2019da b\u00fct\u00fcn\u00fcyle olumlu, Kant\u2019ta ise bir \u201cyan\u0131lsama\u201d olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan olumsuz olan diyalekti\u011fin nesnesi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen idealara y\u00fcklenen farkl\u0131 anlam\u0131 g\u00f6stermek istercesine Kant, \u201cTranssendental Diyalektik\u201d b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ilk k\u0131sm\u0131na Platon\u2019un idea g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ele alarak ba\u015flar (A312; B368 \u2013 A320; B377).<\/p><p>Bu birka\u00e7 sayfal\u0131k Platon k\u0131sm\u0131nda Kant, Platon\u2019un ideas\u0131n\u0131n herhangi bir duyusal temele dayanmayan, \u00f6te yandan da do\u011frudan do\u011fruya pratik olan bir anlama geldi\u011fini iddia eder. Duyusal olmayan ve ayn\u0131 zamanda kendinde bir taml\u0131k ve m\u00fckemmellik ta\u015f\u0131yan idealar (\u00f6rne\u011fin erdem ideas\u0131 gibi idealar) ayn\u0131 zamanda duyusal temeldeki praksis alan\u0131n\u0131 bir ilk \u00f6rnek \/ arketip (<em>paradeigma<\/em>) olarak bi\u00e7imlendirir. Bu nedenle, Kant\u2019a g\u00f6re Platon\u2019un Devleti \u201csadece aylak bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn beyninde kendi yerini bulabilecek bir m\u00fckemmellik hayalinin \u00f6rne\u011fi olarak me\u015fhur olmu\u015ftur\u201d (A316; B372). \u00d6te yandan, Kant\u2019\u0131n yorumuna g\u00f6re idealar Platon\u2019da sadece ahlaksall\u0131\u011f\u0131n (pratik alan) de\u011fil ayn\u0131 zamanda do\u011fan\u0131n kendisinin de etkin nedeni haline gelir. B\u00f6ylece idealar b\u00fct\u00fcn ger\u00e7ekli\u011fi belirleyen bir y\u00f6n kazan\u0131r. Burada Kant, Platon\u2019un \u201cabart\u0131l\u0131 ifadeleri\u201d ve \u201cfilozofun tinsel u\u00e7u\u015fu\u201d bir tarafa b\u0131rak\u0131l\u0131rsa, onun idea g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn baz\u0131 y\u00f6nlerden hakk\u0131n\u0131 vermek istemektedir. <\/p><p>Bu idealar\u0131n kendisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ne anlama geldi\u011fini ifade etmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda ise Kant, her zaman oldu\u011fu gibi, kavramsal ayr\u0131mlar yapmak gereklili\u011fi duyar. En ba\u015fta, empirik kavram ile saf kavram\u0131 birbirinden ay\u0131r\u0131r. Saf kavram kayna\u011f\u0131n\u0131 sadece anlama yetisinin (Verstand) kendisinde buldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde \u201c<em>notio<\/em>\u201d olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Deneyin olana\u011f\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u00f6tesinde olan bu \u201cnotio\u201dlardan olu\u015fmu\u015f bir kavram ise \u201cidea\u201d olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, \u00f6rne\u011fin bir rengin tasar\u0131m\u0131n\u0131 idea olarak adland\u0131rmak (Empirizmde oldu\u011fu gibi) katlan\u0131lmaz bir \u015fey olabilir. \u0130dealar anlama yetisinin bir kavram\u0131 de\u011fildir; saf akl\u0131n kendili\u011finden \u00fcretti\u011fi ve i\u00e7inde duyuma ili\u015fkin hi\u00e7bir \u00f6ge ta\u015f\u0131mayan saf ak\u0131l kavram\u0131d\u0131r. Bu nedenle de idealar\u0131n, deneyimin bilgisi s\u00f6z konusu oldu\u011funda nesnel ger\u00e7ekli\u011fini ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015fan her t\u00fcrl\u00fc \u00e7aba, akl\u0131 \u00e7\u0131kmazlara s\u00fcr\u00fckleyecektir. Kant\u2019\u0131n bu idea g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn Locke ya da Hume gibi deneyci filozoflar\u0131n anlad\u0131\u011f\u0131 anlamdaki ideadan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle farkl\u0131 olarak Platon\u2019un idea g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne yak\u0131n oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Bununla birlikte Platon ve Platoncu gelenek, belki de umutsuz bir bi\u00e7imde, nesnel ger\u00e7eklikteki tek tek \u015feyler ile de\u011fi\u015fmez, kal\u0131c\u0131, m\u00fckemmel idealar aras\u0131nda ba\u011flant\u0131 kurmaya \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r. Kant ise a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde idealar\u0131n, s\u0131rf noumenal kavramlar olarak, fenomenal alan\u0131n \u00f6tesinde oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir.<\/p><p>T\u00fcm bunlara ve Kant\u2019\u0131n Platon\u2019a y\u00f6nelik ele\u015ftirilerine ra\u011fmen, Kant\u2019\u0131n bilgi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndeki ayr\u0131mlar Platon\u2019un idealara giden yolda yapt\u0131\u011f\u0131 ayr\u0131mlarla benzerlik g\u00f6stermektedir. <em>Devlet<\/em>\u2019teki B\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f \u00c7izgi Analojisini g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurursak, Platon\u2019un d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr \u015feyleri (noeton), duyulur \u015feylerden ay\u0131rmakla birlikte, analojideki \u00e7izginin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u0131sm\u0131n\u0131 ele al\u0131rken tekrar duyulur olanlarla bir ba\u011flant\u0131 kurma \u00e7abas\u0131 i\u00e7inde oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. Matematik ve geometri kendi nesnesini (m\u00fckemmel daire, \u00fc\u00e7gen, say\u0131 vs.) anlama yetisine (<em>dianoia<\/em>) dayal\u0131 olarak ele ald\u0131\u011f\u0131 noktada, duyulur \u015feylerin kendisini birer model olarak, \u015fema olarak (\u00fc\u00e7gen, kare benzeri \u015feyler, bir yere \u00e7izilen \u00fc\u00e7gen, kare vs.) kullan\u0131r. Bu ele alma bi\u00e7imi, duyulur olan ile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr olan ya da Kant\u2019\u0131n terimleriyle s\u00f6ylersek g\u00f6r\u00fcdeki \u00e7okluk ile g\u00f6r\u00fcsel olmayan anlama yetisi kavramlar\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131n\u0131n nas\u0131l kurulaca\u011f\u0131yla ilgili bir meseleden kaynaklan\u0131r. Burada belirleyici olan kavram anlama yetisi (Verstand, dianoia) kavram\u0131d\u0131r. Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bu ba\u011flant\u0131, bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc\u201d olarak \u201c\u015fema\u201d arac\u0131l\u0131yla kurulmaktad\u0131r. Empirik kavramlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, anlama yetisinin saf kavramlar\u0131 yani kategoriler s\u00f6z konusu oldu\u011funda transsendental bir zaman belirlenimi olan \u201csay\u0131\u201d ile ifade etmesi \u00f6zellikle dikkat \u00e7ekmektedir. Bu, Platon\u2019un b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f \u00e7izgi analojisindeki matematiksel \/ analitik kavray\u0131\u015fa y\u00fckledi\u011fi anlamla uyu\u015fmaktad\u0131r. B\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f \u00e7izgi analojisinin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc k\u0131sm\u0131nda ise Platon, hi\u00e7bir \u015fekilde duyusal bir \u00f6geye dayanmayan bir bilme tarz\u0131yla, duyusal hi\u00e7bir imgeye sahip olmayan idealara ula\u015f\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Burada bilgi nesnesini ele alma tarz\u0131 \/ yetisi ise d\u00fc\u015f\u00fcnmeyle kavrama i\u015fini ger\u00e7ekle\u015ftiren \u201cnous\u201d yani ak\u0131l olacakt\u0131r. B\u00f6ylece Platon\u2019da analitik olan\u0131 diyalekti\u011fin takip etti\u011fini s\u00f6yleyebiliriz ki, bu da <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin temel yetilerine ve b\u00f6l\u00fcmlerine uyar.<\/p><p>Bu konu\u015fmada, yukar\u0131da a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan ba\u011flam\u0131, \u00f6zellikle \u015fematizm ve idea kavramlar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan detayland\u0131rarak ortaya koyarak Platon ile Kant\u2019\u0131n bilgi g\u00f6r\u00fc\u015fleri aras\u0131nda bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yapaca\u011f\u0131z. Burada Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ni temele al\u0131rken, Platon\u2019un <em>Devlet <\/em>diyalogunun yan\u0131nda onun son d\u00f6nemindeki, matemati\u011fin gitgide daha fazla \u00f6nem kazanan diyaloglar\u0131n\u0131 da g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduraca\u011f\u0131z.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Fatih K\u00f6k (Dicle \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Eukleides Dizgesinde Ne &#8216;G\u00f6r\u00fc&#8217;ld\u00fc<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Bilindi\u011fi \u00fczere Kant\u2019\u0131n ele\u015ftirisinin temelinde iki b\u00fcy\u00fck dizgeden bahsedebiliriz, Newton\u2019un fizi\u011fi ve Eukleides geometrisi. Eukliedes\u2019in geometrik dizgesi aradan iki bin \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131l ge\u00e7mesine ra\u011fmen g\u00fcc\u00fcn\u00fc hala korumaktad\u0131r, \u00f6te yandan Kant\u2019\u0131n epistemolojisi benzer bir bi\u00e7imde yakla\u015f\u0131k \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131l sonra dahi felsefede sars\u0131c\u0131 etkisini s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Bu konu\u015fman\u0131n amac\u0131 kabaca s\u00f6ylersek, yayg\u0131n kan\u0131n\u0131n aksine Eukleides dizgesinin Kant\u00e7\u0131 paradigmay\u0131 nas\u0131l temellendirdi\u011fi \u00fczerine de\u011fil, Kant\u2019\u0131n ortaya koydu\u011fu epistemolojik haritan\u0131n Eukleides dizgesinin kaynaklar\u0131n\u0131 nas\u0131l gerek\u00e7elendirdi\u011fi \u00fczerine olacakt\u0131r.<\/p><p>Ara\u015ft\u0131rmam\u0131zda, Eukleides\u2019in \u00d6\u011feler (\u0130.\u00d6. 300) kitab\u0131nda ortaya konulan ded\u00fcktif sistemi daha iyi kavrayabilmek i\u00e7in bir bi\u00e7imsel dizgenin yap\u0131s\u0131 ve elemanlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Bu do\u011frultuda bi\u00e7imsel bir dizgeyi olu\u015fturan; aksiyom, \u00f6nerme, postulat gibi kavramlar incelenecek ve Eukleides\u2019in bi\u00e7imsel dizgesinde bu kavramlar\u0131n nelere tekab\u00fcl etti\u011fini g\u00f6sterece\u011fiz. Eukleides\u2019in sistemi tan\u0131mlarla, aksiyom ve postulatlarla kurulmu\u015f ve geometrik \u00f6nermelerin bunlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ispat edildi\u011fi bir yap\u0131dad\u0131r. Bu bak\u0131mdan baz\u0131 \u00f6nermelerin analizini g\u00f6stermeye gayret edece\u011fiz.<\/p><p>Eukleides dizgesindeki evrensel ve zorunlu do\u011fruluklar Kant\u2019\u0131 bir anlamda felsefenin di\u011fer alanlar\u0131 i\u00e7in de y\u00fcreklendirmi\u015ftir diyebiliriz. Kant \u00fczerine y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz incelemelerin ana kayna\u011f\u0131n\u0131, Kant\u2019\u0131n iki temel eseri <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>(1781) ve <em>Prolegomena <\/em>(1783) olu\u015fturacakt\u0131r. Kant ile Eukleides geometrisinin k\u00f6kensel ba\u011flar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in Kant felsefesinin temel kavramlar\u0131, a priori ve a posteriori yarg\u0131lar\u0131 inceleyecek, sonras\u0131nda ise yine bu kavramlarla ili\u015fkili bir bi\u00e7imde analitik, sentetik yarg\u0131lar\u0131n ayr\u0131m\u0131 g\u00f6sterilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><p>Son olarak Kant\u2019ta Eukleides geometrisinin imkan\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karan G\u00f6r\u00fc (Anschauung \u2013 Intuition) kavram\u0131 \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnece\u011fiz. G\u00f6r\u00fc, matematiksel kavramlar\u0131m\u0131z\u0131n, bunlar a priori kavramlard\u0131r, ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve bir araya gelebilmesinin zeminidir diyebiliriz. Ancak Kant\u2019\u0131n burada bahsetti\u011fi g\u00f6r\u00fc, deneysel de\u011fil saf g\u00f6r\u00fcd\u00fcr, ki bu sayede zorunlu ve evrensel bir bilgi \u00fcretilebilir. Yani matemati\u011fin olana\u011f\u0131n\u0131n ilk ko\u015fulu, t\u00fcm kavramlar\u0131n\u0131n somut olarak ama yine de a priori olarak kurulabilmesi i\u00e7in temelinde saf g\u00f6r\u00fcn\u00fcn bulunmas\u0131d\u0131r. Nas\u0131l ki deneysel g\u00f6r\u00fc, bir nesneden edindi\u011fimiz kavram\u0131 sentetik olarak geni\u015fletmemize imkan sa\u011fl\u0131yorsa, saf g\u00f6r\u00fc de bu imkan\u0131 sentetik a priori yarg\u0131lar i\u00e7in kesin ve zorunlulukla sa\u011flar. G\u00f6r\u00fc \u015feyleri nas\u0131lsa \u00f6yle olduklar\u0131 gibi tasar\u0131mlasayd\u0131, a priori diye bir \u015feyden bahsetmemiz olanaks\u0131z olurdu ve g\u00f6r\u00fc empirik bir zeminde kal\u0131rd\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla nesnenin bende olu\u015fan bir tasar\u0131m\u0131ndan ve bu tasar\u0131m\u0131n temelinden s\u00f6z etmem m\u00fcmk\u00fcn olamazd\u0131. O halde g\u00f6r\u00fcn\u00fcn, nesnenin ger\u00e7ekli\u011finden \u00f6nce gelmesi ve a priori bilgi olarak ger\u00e7ekle\u015fmesi tek bir \u015fekilde olanakl\u0131d\u0131r: ancak \u00f6znede t\u00fcm ger\u00e7ek izlenimlerden \u00f6nce gelen ve nesneler taraf\u0131ndan uyar\u0131lmay\u0131 sa\u011flayan duyusall\u0131\u011f\u0131n bi\u00e7imlerini i\u00e7ermesi sayesinde.<\/p><p>Bir nesnenin tasar\u0131m\u0131ndan deneyime ait olan yanlar\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131rsak yine de bu empirik g\u00f6r\u00fcden geriye bir \u015feyler kal\u0131r, ki bunlar saf g\u00f6r\u00fcye aittirler ve zihinde hissetme yetisinin bi\u00e7imi olarak a priori yer al\u0131rlar. Bu saf a priori bi\u00e7imler uzay ve zamand\u0131r. Kant\u2019a g\u00f6re t\u00fcm nesneleri d\u0131\u015f duyu arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla uzayda tasar\u0131mlar\u0131z ve bu nesnelerin birbirleriyle ili\u015fkileri, yan yanal\u0131klar\u0131, b\u00fcy\u00fckl\u00fckleri uzayda belirlenebilirdir. Konu\u015fmam\u0131z\u0131n i\u00e7eri\u011finin belki de en \u00f6nemli noktas\u0131n\u0131 Kant\u2019tan bir al\u0131nt\u0131 ile belirtmek yerinde olacakt\u0131r:<\/p><p>\u201c<em>Bir nesnenin tasar\u0131m\u0131ndan deneyime ait olan yanlar\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131rsak yine de bu empirik g\u00f6r\u00fcden geriye bir \u015feyler kal\u0131r, ki bunlar saf g\u00f6r\u00fcye aittirler ve zihinde hissetme yetisinin bi\u00e7imi olarak a priori yer al\u0131rlar. Bu saf a priori bi\u00e7imler uzay ve zamand\u0131r. Kant\u2019a g\u00f6re t\u00fcm nesneleri d\u0131\u015f duyu arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla uzayda tasar\u0131mlar\u0131z ve bu nesnelerin birbirleriyle ili\u015fkileri, yan yanal\u0131klar\u0131, b\u00fcy\u00fckl\u00fckleri uzayda belirlenebilirdir.<\/em>\u201d (Prolegomena, B40)<\/p><\/blockquote>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p class=\"teaser\">25.02.2024 Konferansa katk\u0131 sa\u011flayacak konu\u015fmac\u0131lar\u0131n isimleri, konu\u015fma ba\u015fl\u0131klar\u0131 ve \u00f6zetleri programdaki oturum s\u0131ras\u0131na g\u00f6re a\u015fa\u011f\u0131da sunulmu\u015ftur. Ahmet Ayhan \u00c7itil (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi) &#8211; Kant\u00e7\u0131 D\u00fc\u015f\u00fcncede Mutlak ve \u0130z\u00e2f\u00ee Gayb\u0131n Konumland\u0131r\u0131l\u0131\u015f\u0131 \u00d6zet: Felsefenin ve bilhassa metafizi\u011fin en \u00f6nemli i\u015flevlerinden birisi insanlar\u0131n (insanl\u0131\u011f\u0131n) sormaktan kendisini alamad\u0131\u011f\u0131 temel baz\u0131 sorulara tutarl\u0131 cevaplar \u00f6nererek insanl\u0131\u011f\u0131n kendisini bir sahne &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"parent":0,"menu_order":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","template":"","meta":{"spay_email":""},"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages\/8997"}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/page"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=8997"}],"version-history":[{"count":2,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages\/8997\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":9477,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages\/8997\/revisions\/9477"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=8997"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}