{"id":8836,"date":"2023-08-15T12:05:16","date_gmt":"2023-08-15T09:05:16","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?page_id=8836"},"modified":"2024-04-24T19:14:51","modified_gmt":"2024-04-24T16:14:51","slug":"bildiri-ozetleri","status":"publish","type":"page","link":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/?page_id=8836","title":{"rendered":"Bildiri \u00d6zetleri"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"has-text-align-right\">10.03.2024<\/p>\n\n\n\n<p>Konferansa katk\u0131 sa\u011flayacak konu\u015fmac\u0131lar\u0131n isimleri, konu\u015fma ba\u015fl\u0131klar\u0131 ve \u00f6zetleri alfabetik olarak a\u015fa\u011f\u0131da sunulmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Ahmet Ayhan \u00c7itil (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi)<\/span>, <span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Gamze Keskin (K\u0131rklareli \u00dcniversitesi), \u00d6zg\u00fc\u00e7 G\u00fcven (\u0130stanbul \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant&#8217;\u0131n T\u00fcrk\u00e7ele\u015ftirilmesi Sorunu (Kapan\u0131\u015f Paneli Ortak Konu\u015fma)<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Immanuel Kant\u2019\u0131n felsefesi derin ve kavram zenginli\u011fi i\u00e7eren bir terminolojiye sahiptir. Bu derinlik ve zenginli\u011fi farkl\u0131 dillerde ifade etmek beraberinde birtak\u0131m g\u00fc\u00e7l\u00fckleri de getirir. Kant\u2019\u0131n do\u011fumunun 300. y\u0131l\u0131n\u0131 and\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu konferans\u0131n kapan\u0131\u015f panelinde, Kant felsefesi terminolojisini T\u00fcrk\u00e7ede kar\u015f\u0131lamakla ilgili g\u00fc\u00e7l\u00fcklere ili\u015fkin bir durum tespiti yapmay\u0131 ve bu g\u00fc\u00e7l\u00fckleri a\u015fmaya y\u00f6nelik \u00e7e\u015fitli bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmaya a\u00e7may\u0131 ama\u00e7l\u0131yoruz.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Ahmet Ayhan \u00c7itil (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Transendental D\u00fc\u015f\u00fcncesinde Kanaat Nesnelerinin A\u00e7t\u0131\u011f\u0131 D\u00fc\u015f\u00fcnme ve Bilme \u0130mk\u00e2nlar\u0131n\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Kant \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Kritik\u2019te bilgiye \/ bili\u015fe konu edilebilecek \u015feyleri \u00fc\u00e7l\u00fc bir tasnife tabi tutar: Olgu (<em>scibile<\/em>), salt inan\u00e7 (<em>mere credibile<\/em> ) ve kanaat (<em>opinabile<\/em>) nesneleri (5:467-8). Kant\u2019a g\u00f6re kanaat nesneleri duyusal d\u00fcnyan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olan ve bu itibarla tecr\u00fcbe edilmeleri m\u00fcmk\u00fcn, l\u00e2kin kapasitelerimizin s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 nedeniyle olgu nesnesi k\u0131l\u0131nmalar\u0131 imk\u00e2ns\u0131z olan nesnelerdir. Kant bu t\u00fcr nesnelere \u00f6rnek olarak \u2013 o d\u00f6nemki fizikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u015fekliyle \u2013 t\u00fcm maddeye n\u00fcfuz eden elastik bir s\u0131v\u0131y\u0131 \u2013 esiri \u2013 ve ba\u015fka gezegenlerin ak\u0131l sahibi sakinlerini verir. Bun kar\u015f\u0131l\u0131k saf, bedensiz, d\u00fc\u015f\u00fcnen ruhlar gibi nesneleri ise sofistik varl\u0131klar olarak adland\u0131r\u0131r ve bunlar\u0131 kanaat nesneleri aras\u0131na katmaz. Bildiri Kant\u2019\u0131n verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fctleri esasa alarak kanaat nesnelerin m\u00fcmk\u00fcn \u00f6rneklerini sunmay\u0131 ve bu t\u00fcr nesnelerin olgu ve inan\u00e7 nesneleri ile ba\u011f\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmaya a\u00e7may\u0131 hedefliyor. Evrende insanlar\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 zamanlarda olup bitenlerden klasik fizi\u011fin d\u00fcnyas\u0131nda kendileri olarak tecr\u00fcbe edilemeyen taneciklere farkl\u0131 \u00f6rnekler ele al\u0131nd\u0131ktan sonra \u201ckendi ba\u015f\u0131na nesne\u201d olarak adland\u0131rabilece\u011fimiz bir nesne t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ne \u00f6l\u00e7\u00fcde kanaat nesnesi say\u0131labilece\u011fini tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131yor.<\/p><p>Kant, yukar\u0131da da ifade etti\u011fimiz gibi, kanaat nesnesi olarak an\u0131labilmenin en \u00f6nemli iki \u015fart\u0131n\u0131 duyusal d\u00fcnyan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olmak bu itibarla da tecr\u00fcbe edilmesi m\u00fcmk\u00fcn olmak ve kapasitelerimizin s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 nedeniyle tecr\u00fcbe edilememek olarak belirlemektedir. Bir bak\u0131ma olduk\u00e7a sarih g\u00f6r\u00fclen bu \u00f6l\u00e7\u00fctler farkl\u0131 a\u00e7\u0131lardan netle\u015ftirilmeye muhta\u00e7t\u0131r.<\/p><p>Bu t\u00fcr nesnelerden s\u00f6z edebilmemizin zemininde insan\u0131n (duyumlama \/ hissetme) kapasitelerinin s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131 yer almaktad\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda insan\u0131n duyumlama \/ hissetme yeteneklerini geli\u015ftirebilecek ara\u00e7lar\u0131n bu tart\u0131\u015fmadaki yeri \u00f6nemli bir tart\u0131\u015fma konusu olmaktad\u0131r. Mikroskop ve teleskop gibi ara\u00e7lar\u0131n yard\u0131m\u0131yla tecr\u00fcbe edilebilen nesneler kanaat nesneleri olabilirler mi? Bu t\u00fcr ara\u00e7lar\u0131n devreye girmesi (\u00e7a\u011fda\u015f fizikte daha iyi fark etti\u011fimiz \u00fczere) tecr\u00fcbe edilen nesneyi var oldu\u011fu halden ba\u015fka bir hale dev\u015firiyorsa bu suretle bili\u015fe konu edilen g\u00f6zlem nesnesine olgu nesnesi, ara\u00e7lar\u0131n etkisinden \u00f6nce \/ ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak var oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen nesne kanaat nesnesidir diyebilir miyiz?<\/p><p>Herhangi bir ta\u015f\u0131tla insan \u00f6mr\u00fcn\u00fcn s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 nedeniyle ula\u015famayaca\u011f\u0131m\u0131z nesneler olgu nesneleri midir yoksa kanaat nesneleri olarak m\u0131 al\u0131nmal\u0131d\u0131rlar? Benzer \u015fekilde ge\u00e7mi\u015fte veya (e\u011fer bir bi\u00e7imde varl\u0131k atfedilebiliyorsa) gelecekteki nesneler \u015fimdiki bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131zdan kanaat nesneleri midir? Daha da ilgin\u00e7 olmak \u00fczere insanlar\u0131n ya da rasyonel herhangi bir varl\u0131\u011f\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 bir zaman diliminde var oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen nesneler kanaat nesneleri kapsam\u0131na al\u0131nabilir mi?<\/p><p>\u00c7a\u011fda\u015f bilimsel a\u00e7\u0131klama modellerinde s\u0131kl\u0131kla tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131lan teorik terimlerin g\u00f6nderimlerin meselesi kanaat nesneleri olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilirler mi? E\u011fer \u00f6yleyse \u00e7a\u011fda\u015f kuantum mekani\u011finde kapsaml\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rmalara konu edilen tanecikler kanaat nesneleri midirler? Baz\u0131 kuantum yorumlar\u0131na g\u00f6re klasik anlamda (ve belki de Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinde \u00f6ne \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle) uzay ve zamanda olduklar\u0131 \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015fmeden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyen kuantum nesneleri hakk\u0131nda kanaat ifade etmek bir yan\u0131lsamaya yol a\u00e7ar m\u0131? Uzay zamanda olup olmalar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak bu nesnelerle ilgili geli\u015ftirilen kuramlar, \u00e7a\u011fda bir tabirle \u201cfenomenleri kurtar\u0131yorlarsa\u201d, yani olgu nesneleri d\u00fczeyinde ortaya \u00e7\u0131kan nesneleri (olgular veya fenomenleri) a\u00e7\u0131klamak konusunda i\u015f g\u00f6r\u00fcyorlarsa kuantum nesneleri ile ilgili kuramlar Kant\u00e7\u0131 bir perspektiften teorik fizi\u011fin bir par\u00e7as\u0131 k\u0131l\u0131nabilirler mi? Ayn\u0131 nesneler, e\u011fer nedensellik ilkesinin kendilerine uygulanmalar\u0131na direniyorlarsa onlar\u0131n m\u00fcmk\u00fcn duyusal \/ hissi tecr\u00fcbenin bir par\u00e7as\u0131 olduklar\u0131 ne \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u00f6ylenebilir?<\/p><p>Ayn\u0131 tart\u0131\u015fma i\u00e7sel duyum \/ his alan\u0131na kayd\u0131r\u0131l\u0131rsa salt zaman suretinde fark\u0131na var\u0131lan hislerin, duygular\u0131n ve heyecanlar\u0131n nedeni olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecek nesnelerden kanaat nesneleri olarak s\u00f6z edilebilir mi? Bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131, bilin\u00e7alt\u0131 vb. terimler \u00fczerinden \u00e7a\u011fda\u015f psikolojinin \/ psikanalizin ara\u015ft\u0131rmaya a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 alan kanaat nesnelerinin alan\u0131 m\u0131d\u0131r? G\u00fcn\u00fcm\u00fczde psikolojide neredeyse paradigma haline gelmekte olan bili\u015fsel psikolojinin geli\u015ftirdi\u011fi kuramlarda g\u00f6nderimde bulundu\u011fu nesneler (s\u00fcre\u00e7ler, haller vb.) i\u00e7 g\u00f6zleme konu edilemedikleri oranda kanaat nesneleri olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilirler mi? \u00c7a\u011fda\u015f \u00fcretici gramer tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n merkezinde yer alan \u201cdil ayg\u0131t\u0131\u201d dil fenomenlerini a\u00e7\u0131klamakta kendisine ba\u015fvurulan bir kanaat nesnesi midir?<\/p><p>T\u00fcm bu sorular bir yana, kanaat nesnelerinin, ister istemez, \u201cempirik tecr\u00fcbenin konusu olamayan nesnelerin \u00f6zne tecr\u00fcbe etmese de <em>orada<\/em> olmas\u0131\u201d fikrini berberinde getirmesi Kant\u00e7\u0131 kavramsal \u00e7er\u00e7evenin olgu nesneleri ile kendinde-\u015fey aras\u0131nda bir \u201ckendi ba\u015f\u0131na nesne alan\u0131\u201d ile geni\u015fletilebilmesini beraberinde getirir mi? B\u00f6yle bir varsay\u0131m alt\u0131nda s\u00f6z konusu kendi ba\u015f\u0131na nesnelerin tabi olduklar\u0131 mant\u0131k Kant\u2019\u0131n transendental veya genel mant\u0131k kavramsalla\u015ft\u0131rmalar\u0131 \u00fczerinden ele al\u0131nabilir mi? \u00d6znenin sentezlemesi \/ terkip etmesi \/ bire\u015ftirmesi ve birlik vermesi s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n \u201ckendi ayaklar\u0131 \u00fczerinde duran\u201d bir nesnenin i\u00e7sel ba\u011f\u0131nt\u0131lar\u0131 nas\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcnceye konu edilebilir? Kendi ba\u015f\u0131na nesnenin mant\u0131\u011f\u0131 ile ilgili bir ilerlemenin sa\u011flanabilmesi element atomu, molek\u00fcl, h\u00fccre, doku, organ, organizma gibi nitelikli \u2013 y\u0131\u011f\u0131n olmayan \u2013 b\u00fct\u00fcnlerin d\u00fc\u015f\u00fcnceye konu edilmesinde bize yeni imk\u00e2nlar a\u00e7abilir mi?<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Altan Heper (\u00d6zye\u011fin \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Hukuk Felsefesi, Kant\u2019ta Temel Norm<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00fc\u00e7 \u00f6nemli hukuk kuramc\u0131s\u0131 olarak Hans Kelsen, Gustav Radbruch ve H.L.A. Hart g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bunlardan Yeni Kant\u00e7\u0131 Hans Kelsen\u2019de temel norm (<em>Grundnorm<\/em>) onun saf hukuk kuram\u0131n\u0131n en \u00f6nemli unsurlar\u0131 i\u00e7erisinde yer al\u0131r. Temel norm, hukukun kendisinden ba\u015fka bir temeli olmamas\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131na dayan\u0131r. Ya\u015fam\u0131m\u0131zdaki t\u00fcm hukuki i\u015flemlerin ge\u00e7erlili\u011fi, \u00f6rne\u011fin disiplin soru\u015fturmas\u0131 ve verilen ceza disiplin soru\u015fturmalar\u0131 ile ilgili bir y\u00f6netmeli\u011fe, o y\u00f6netmelik ge\u00e7erlili\u011fini yasaya, yasa ge\u00e7erlili\u011fini anayasaya, anayasa kendi ge\u00e7erlili\u011fini, bir \u00f6nceki anayasaya, o anayasa daha \u00f6nceki anayasaya gibi, hatta devletin kurulu\u015funa kadar g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilecek ama bir yerde duracak ve durmas\u0131 gereken bir s\u00fcrece dayan\u0131r. Aksi takdirde d\u00f6ng\u00fcsellik devam edecektir. Bir normun kendisinden yukar\u0131da olan norma uygunlu\u011funa, yani her bir normun ge\u00e7erlili\u011finin, hiyerar\u015fik olarak daha yukar\u0131da olan norma dayanmas\u0131na normlar hiyerar\u015fisi denir. Normlar hiyerar\u015fisinin (piramidinin) en \u00fcst\u00fcnde, yani anayasan\u0131n da \u00fcst\u00fcnde art\u0131k ilerleyebilece\u011fimiz, yukar\u0131ya \u00e7\u0131kabilece\u011fimiz bir yer olmad\u0131\u011f\u0131ndan burada durmak zorunda kalmaktay\u0131z. Kelsen, anayasan\u0131n \u00fcst\u00fcnde bir temel normun bulundu\u011funu varsaymak zorunda oldu\u011fumuzu s\u00f6ylemektedir. Temel norm ge\u00e7erlili\u011fini ba\u015fka bir normdan almaz; alsa bu normun da ge\u00e7erlili\u011fini ba\u015fka bir \u00fcst normdan almas\u0131 gerekirdi. \u0130\u015fte bu sonsuz d\u00f6ng\u00fcselli\u011fi durdurmak i\u00e7in temel norm kuram\u0131 ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp; <strong>&nbsp;&nbsp;<\/strong><\/p><p>Hukuki ge\u00e7erlilik kavram\u0131n\u0131n d\u00f6ng\u00fcselli\u011fi, bir normun yetkili organ taraf\u0131ndan bunun i\u00e7in \u00f6ng\u00f6r\u00fclen \u015fekilde y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konmas\u0131 ve \u00fcst normu ihlal etmemesi durumunda -k\u0131sacas\u0131 usul\u00fcne uygun y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konmas\u0131 durumunda- bir normun hukuken ge\u00e7erli olmas\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. Fakat yetkili organ taraf\u0131ndan, \u00f6nceden \u00f6ng\u00f6r\u00fclen \u015fekilde bir normun y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konmas\u0131 ve \u00fcstteki norm kavramlar\u0131, zaten hukuki ge\u00e7erlilik kavram\u0131n\u0131 ba\u015ftan \u015fart ko\u015far. Burada sadece hukuken ge\u00e7erli normlara dayanan organ, normlar\u0131n hukuka uygun bir \u015fekilde y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konmas\u0131 ve hukuken ge\u00e7erli \u00fcst norm d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f olabilir. Aksi takdirde hukuki ge\u00e7erlilik kavram\u0131 s\u00f6z konusu olmazd\u0131.<\/p><p>Temel norm dar anlamda hukuki ge\u00e7erlilik kavram\u0131n\u0131n i\u00e7indeki d\u00f6ng\u00fcselli\u011fi ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in en \u00f6nemli ara\u00e7t\u0131r. \u00c7ok say\u0131da farkl\u0131la\u015ft\u0131rma olas\u0131l\u0131klar\u0131na ra\u011fmen, \u00fc\u00e7 t\u00fcr temel norm ay\u0131rt edilebilir: Analitik, normatif ve ampirik temel norm. Analitik temel normun en \u00f6nemli varyant\u0131 Kelsen\u2019de, en \u00f6nemli normatif varyant\u0131 Kant\u2019ta ve en \u00f6nemli ampirik varyant\u0131 Hart\u2019ta bulunmaktad\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Kant\u2019ta, Kelsen ve Hart\u2019tan farkl\u0131 bir normatif temel konseptin bulundu\u011fu tezi \u00fczerinde durulacakt\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fmada Robert Alexy\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015fleri \u00f6nemli bir yer tutmaktad\u0131r.<a href=\"#_ftn1\">[1]<\/a><\/p><cite><a href=\"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/wp-admin\/post.php?post=8836&amp;action=edit#_ftnref1\">[1]<\/a> Robert ALEXY, Begriff und Geltung des Rechts, 2020.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Aran Arslan (Bo\u011fazi\u00e7i \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Hintikka\u2019n\u0131n Kant\u00e7\u0131 G\u00f6r\u00fc Yorumuna Bir Ele\u015ftiri<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Jaakko Hintikka, Kant\u00e7\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcn, nesnesiyle dolays\u0131z bir ili\u015fki i\u00e7erisinde olup olmad\u0131\u011f\u0131na bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n tekil bir temsil olarak belirlenebilece\u011fini ve b\u00f6ylece b\u00fct\u00fcn tekil temsilleri de Kant\u00e7\u0131 anlamda g\u00f6r\u00fc olarak kabul edebilece\u011fimizi ve en nihayetinde \u00f6rne\u011fin, matematiksel ve mant\u0131ksal ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme s\u00fcre\u00e7leri gibi, t\u00fcmdengelimsel ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme s\u00fcre\u00e7lerindeki \u00e7\u0131kar\u0131msal bo\u015fluklar\u0131n bu tekil temsillerin yard\u0131m\u0131yla doldurulabilece\u011fini tart\u0131\u015f\u0131r (Hintikka: 1967). Hintikka\u2019n\u0131n \u00f6zel de Kant\u00e7\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcn ve genel de ise Kant\u2019\u0131n Matematik Felsefesinin bu yorumlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 iki temel tez \u00fczerinde ele\u015ftiriyorum. \u00d6ncelikle, matematiksel ya da mant\u0131ksal bir arg\u00fcmanda (\u00f6rne\u011fin, ispatlar) <em>Tikel \u00d6zelleme<\/em> y\u00f6ntemiyle ortaya at\u0131lan \u00f6zelleme terimi olarak adland\u0131rabilece\u011fimiz bir terim i\u00e7eren mant\u0131ksal\/matematiksel bir ifadenin, nesnesiyle dolays\u0131z bir bi\u00e7imde ili\u015fkilenen tekil bir temsil olmad\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131yorum. Tikel \u00d6zelleme yoluyla elde edilen b\u00f6yle mant\u0131ksal\/matematiksel bir ifadenin uygun bir tekil temsil olmamas\u0131n\u0131n nedeninin bu gibi ifadelerin do\u011fruluk-ko\u015fullar\u0131n\u0131n genel olmas\u0131ndan kaynakland\u0131\u011f\u0131 ve b\u00f6yle ifadelerin Hintikka\u2019n\u0131n tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u00fczere tekil temsiller olarak de\u011fil; nicelenmi\u015f olarak analiz edilmeleri gerekti\u011fini iddia ediyorum. \u0130kinci olarak ise, Hintikka\u2019n\u0131n Kant yorumunun \u2018<em>sa\u00e7maya indirgeme<\/em>\u2019 bi\u00e7imindeki matematiksel ispatlara uygulanamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyorum. Makalenin geni\u015fletilmi\u015f hedeflerini \u015f\u00f6yle ifade edebilirim:<\/p><p><em>G\u00f6r\u00fc kavram\u0131,<\/em> Kant\u2019\u0131n ele\u015ftirel felsefesinde ortaya at\u0131lm\u0131\u015f olan kavramlar aras\u0131nda belki de en tart\u0131\u015fmal\u0131 kavram olabilir. Kant\u2019\u0131n metinlerine bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bir temsilin g\u00f6r\u00fc olabilmesi i\u00e7in hangi kriterlerin sa\u011flanmas\u0131 gerekti\u011fini apa\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde g\u00f6rememekteyiz. Kant\u2019\u0131n hem ampirik hem de saf g\u00f6r\u00fc kavram\u0131n\u0131 <em>birtak\u0131m<\/em> mu\u011flak ifadeler ile betimlemesine kar\u015f\u0131n, g\u00f6r\u00fcn\u00fcn bir temsil olarak hangi \u00f6zelliklere sahip oldu\u011fu tart\u0131\u015fmas\u0131nda genel kabul, g\u00f6r\u00fcn\u00fcn <em>Dolays\u0131zl\u0131k<\/em> ve <em>Tekillik<\/em> kriterlerini birlikte sa\u011flamas\u0131 gerekti\u011fi y\u00f6n\u00fcnde (Kr\u015f., Parsons: 1982; Hintikka: 1967; Thompson: 1992; and Posy: 1992). Ancak g\u00f6r\u00fc ba\u011flam\u0131nda \u00f6nemli problemlerden biri dolays\u0131zl\u0131k kriterinin tekillik kriteriyle nas\u0131l ili\u015fkilendi\u011fi \u00fczerinedir. Di\u011feri de tekil temsillerin alg\u0131sal g\u00f6nderimin dolays\u0131z nesneleri oldu\u011funu iddia eden geleneksel temsil kuramlar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak duyusall\u0131\u011f\u0131n (<em>sensibilia<\/em>) saf g\u00f6r\u00fc ile nas\u0131l ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu \u00fczerinedir. Hintikka Kant\u00e7\u0131 g\u00f6r\u00fc kavram\u0131n\u0131 tekil temsiller olarak belirleyip bu kavram\u0131 tekil temsillerin kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve Alman filozof Gottlob Frege\u2019nin olu\u015fturdu\u011fu modern Niceleme Mant\u0131\u011f\u0131na geni\u015fleterek matematiksel ve mant\u0131ksal ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme s\u00fcre\u00e7lerinde bulunan \u00e7\u0131kar\u0131msal bo\u015fluklar\u0131n doldurulabilece\u011fini tart\u0131\u015f\u0131r ve nesnesi ile dolayl\u0131 bir bi\u00e7imde (\u00f6rne\u011fin \u00f6zne terimi olarak kullan\u0131lan belirli bir kavram\u0131n dolay\u0131m\u0131 ile) ili\u015fkilenen hi\u00e7bir temsilin tekil olamayaca\u011f\u0131n\u0131 ya da ba\u015fka bir deyi\u015fle her bir tekil temsilin zorunlu olarak nesnesi ile dolays\u0131z bir bi\u00e7imde ili\u015fkilendi\u011fini savlayarak bu iki probleme \u00e7\u00f6z\u00fcmler \u00fcretir. D\u00f6rt b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fan bu makalede dolays\u0131zl\u0131k kriterini Hintikka\u2019n\u0131n ikincil kabul edip b\u00fct\u00fcn tekil temsilleri birer g\u00f6r\u00fc olarak ele ald\u0131\u011f\u0131 bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ve s\u00f6z konusu problemlere getirdi\u011fi \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerilerini iki temel tez \u00f6zelinde ele\u015ftirece\u011fim. \u0130lk b\u00f6l\u00fcmde, Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nden, Mant\u0131k\u2019tan ve Progolomena\u2019dan derledi\u011fim birka\u00e7 pasaj \u00fczerinden Kant i\u00e7in g\u00f6r\u00fcn\u00fcn ne anlama geldi\u011fini g\u00f6sterdikten sonra Kant\u2019a g\u00f6re bir temsil ancak ve ancak tekil bir temsilse ve nesnesiyle dolays\u0131z bir bi\u00e7imde ili\u015fkileniyorsa g\u00f6r\u00fcd\u00fcr iddias\u0131nda bulunaca\u011f\u0131m. Matematiksel ve mant\u0131ksal ifadelerin g\u00f6r\u00fc yoluyla gerek\u00e7elendirilmesinde ve t\u00fcretilmesinde dolays\u0131zl\u0131k kriterinin tekillik kriterinin do\u011fal bir sonucu oldu\u011funu belirten Hintikka\u2019ya kar\u015f\u0131 olarak da bu kriterin \u00f6ncelikli ve Kant\u2019\u0131n Ele\u015ftirel Epistemolojisi\u2019nde ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir i\u015flevinin oldu\u011funu tekil olup nesnesiyle dolayl\u0131 bir bi\u00e7imde ili\u015fkilenen ve ayn\u0131 zamanda tekil olup nesnesiyle dolays\u0131z bir bi\u00e7imde ili\u015fkilenen temsillerin de oldu\u011funu g\u00f6stererek tart\u0131\u015faca\u011f\u0131m. \u0130kinci b\u00f6l\u00fcmde Hintikka\u2019n\u0131n kuram\u0131na kar\u015f\u0131 \u2018Tekillik\u2019 ve \u2018Dolays\u0131zl\u0131k\u2019 kavramlar\u0131n\u0131n temsiliyet ba\u011flam\u0131nda e\u015f-kaplamsal kavramlar olmad\u0131klar\u0131n\u0131 bu kavramlar\u0131n bir ve ayn\u0131 temsillere uygulanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stererek tart\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Bu b\u00f6l\u00fcmde \u2018Tekillik\u2019 ve \u2018Dolays\u0131zl\u0131k\u2019 kavramlar\u0131n\u0131n e\u015f-kaplamsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ift y\u00f6nl\u00fc bir ko\u015ful t\u00fcmcesi ile \u015fu \u015fekilde ifade ederek bu ko\u015ful t\u00fcmcesini \u00f6zelleme terimi i\u00e7eren ifadeleri analiz ederek yads\u0131yaca\u011f\u0131m: Ancak ve ancak nesneleriyle dolays\u0131z bi\u00e7imde ili\u015fkilenen b\u00fct\u00fcn temsiller tekil iseler, b\u00fct\u00fcn tekil temsiller nesneleriyle dolays\u0131z bir bi\u00e7imde ili\u015fkilenirler. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde ise matematikte \u2018sa\u00e7maya indirgeme\u2019 ispat y\u00f6ntemiyle t\u00fcretilmi\u015f arg\u00fcmanlar\u0131n Hintikka\u2019n\u0131n kuram\u0131yla uyu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterece\u011fim. Son b\u00f6l\u00fcmde ise t\u00fcm bu tart\u0131\u015fmalara istinaden genel bir sonu\u00e7 de\u011ferlendirmesinde bulunaca\u011f\u0131m.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Baha Zafer (\u0130T\u00dc) <\/span>&#8211; <strong><em>Kant&#8217;\u0131n Do\u011fa Felsefesinde Madde Miktar\u0131 &#8211; Kuvvet \u0130li\u015fkisi \u00dczerine<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Kant\u2019\u0131n t\u00fcm \u00f6mr\u00fc s\u00fcresince teklif etti\u011fi felsefe sistemi i\u00e7in belli bir d\u00f6nemlendirme takip edilebilir. Literat\u00fcr bu a\u00e7\u0131dan \u201ckritik \u00f6ncesi d\u00f6nem\u201d ile \u201ckritik d\u00f6nemi\u201d olarak tasnif edilmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu tasnif belli bir a\u00e7\u0131dan Kant\u2019\u0131n felsefi g\u00f6r\u00fc\u015flerinin birbirinden farkl\u0131 iki y\u00f6nelime sahip oldu\u011fu bi\u00e7iminde de de\u011ferlendirilebilir. Kritik \u00f6ncesi d\u00f6nemde daha Wolff \u2013 Leibniz \u00e7izgisinde oldu\u011fu s\u00f6ylenebilirse 1781 y\u0131l\u0131nda Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisini yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 tarihten 1804\u2019teki vefat\u0131na kadar transandantal idealizm bi\u00e7iminde tan\u0131mlanan y\u00f6nelimi in\u015fa etti\u011fi ifade edilebilir. Kant\u2019\u0131n \u00f6mr\u00fcn\u00fcn tamam\u0131na ve eserlerinde ele ald\u0131\u011f\u0131 konular\u0131 ortak bir payda da kesen bir ba\u015fka d\u00f6nemlendirme yap\u0131l\u0131p ba\u015fka bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 teklif edilebilir mi?<\/p><p>Bildiri kapsam\u0131nda ortak payda aray\u0131\u015f\u0131 do\u011fa felsefesi \u00fczerinden ele al\u0131nacakt\u0131r. Do\u011fa felsefesinin geli\u015fim \u00e7izgisi i\u00e7inde \u201cAristoteles\u00e7i Evren\u201d anlay\u0131\u015f\u0131ndan \u201cKlasik Evren\u201d anlay\u0131\u015f\u0131na ge\u00e7i\u015f i\u00e7in temel al\u0131nabilecek \u201cNewton Mekani\u011fi\u201dnin kurulu\u015fu bu farkl\u0131 y\u00f6nelim i\u00e7in yak\u0131ndan incelemeye de\u011fer bulunabilir. Kant\u2019\u0131n rasyonel kozmoloji tart\u0131\u015fmalar\u0131 ba\u011flam\u0131nda ele ald\u0131\u011f\u0131 klasik mekanik i\u00e7in sentetik <em>a priori<\/em> yarg\u0131lar \u00fczerinden bir a\u00e7\u0131klama modeli kurgulad\u0131\u011f\u0131 <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin \u00f6ns\u00f6z ve giri\u015f b\u00f6l\u00fcmlerinde t\u00fcm a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ile ortaya konmaktad\u0131r (B XII \u2013 B XIV ve B 18). B\u00f6ylece \u201cKlasik Evren Anlay\u0131\u015f\u0131\u201d ile yak\u0131ndan ilgili olan Kant\u2019\u0131n kendi transandantal idealist perspektifi i\u00e7inden bir a\u00e7\u0131klama geli\u015ftirmi\u015f olmas\u0131 do\u011fal bir durumdur. Kant, do\u011fa felsefesinin temelleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan, \u201ckritik \u00f6ncesi d\u00f6nem\u201d ve \u201ckritik d\u00f6nemi\u201d farkl\u0131 y\u00f6nelimler g\u00f6stermi\u015f midir? Bildiri kapsam\u0131nda bu soru ba\u011flam\u0131nda Kant\u2019\u0131n 1786\u2019da yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 <em>Do\u011fa Felsefesinin Metafizik Temelleri<\/em> adl\u0131 eseri \u00f6zellikle \u201cmadde miktar\u0131\u201d kavram\u0131 ve \u201ckuvvet\u201d ile ili\u015fkisi merkezinde incelenecektir.<\/p><p>Uzay ve zaman, Kant&#8217;\u0131n felsefi sisteminin merkezi olarak kabul edilmi\u015ftir. Kant 1770-1780 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki &#8216;ele\u015ftirel d\u00f6n\u00fc\u015f&#8217;\u00fcnde, uzay ve zaman\u0131n ne Leibnizci gelenekte oldu\u011fu gibi akledilebilir ili\u015fkilerin belirsiz duyusal temsilleri ne de Newtoncu g\u00f6r\u00fc\u015fte oldu\u011fu gibi deneyim nesnelerinin nesnel olarak ger\u00e7ek bir kab\u0131 oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kant bu iki bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalarak, uzay ve zaman\u0131 herhangi bir deneyimin temellendirilmesi gereken &#8216;g\u00f6r\u00fcn\u00fcn saf formlar\u0131&#8217; olarak konumland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Ona g\u00f6re uzay ve zaman, bili\u015fimizin yap\u0131lar\u0131 taraf\u0131ndan donat\u0131ld\u0131klar\u0131 i\u00e7in \u00f6zneldirler, ama ayn\u0131 zamanda nesnel, evrensel ve zorunludurlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc her t\u00fcrl\u00fc olas\u0131 deneyimi ko\u015fulland\u0131r\u0131rlar. Anlama yetisinin \u015fematize edilmi\u015f kategorileri, bunlar\u0131n ilkeleri ve tam alg\u0131n\u0131n birli\u011fi ile uzay ve zaman\u0131n saf formlar\u0131 deneyimin ya da genel olarak nesnenin a\u015fk\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 olu\u015fturur.<\/p><p>Newton\u2019un 1687\u2019de yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 <em>Principia<\/em>\u2019\u0131n giri\u015finde verdi\u011fi tan\u0131mlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Klasik Mekanik\u2019te madde, \u201cbelli bir miktara sahip ve mutlak uzay zaman arka plan\u0131 \u00fczerinden hareket denklemlerine konu olan verili bir kavram\u201d bi\u00e7iminde tan\u0131mlanmaktad\u0131r. B\u00f6yle bir tan\u0131m \u201ckendinde \u015fey\u201d s\u0131n\u0131r kavram\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir imaya sahip oldu\u011fundan Kant\u2019a g\u00f6re ge\u00e7erli kabul edilemez. Kant madde kavram\u0131n\u0131 <em>Do\u011fa Felsefesinin Metafizik Temelleri<\/em>\u2019nde <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> ba\u011flam\u0131nda ortaya koydu\u011fu kategorilerin d\u00f6rtl\u00fc tasnifine dayanarak ele almaktad\u0131r. Kant&#8217;a g\u00f6re madde kategorilerin Saf Ben\u2019in yetileri \u00fczerinde belirleyici olmas\u0131 \u00fczerinden temelde uzay-zaman\u0131n saf formlar\u0131 ile tan\u0131mlanmaktad\u0131r. Bu nedenle Kant\u2019\u0131n madde tan\u0131m\u0131n\u0131 Leibniz\u2019i de Newton Mekani\u011findeki maddeye tan\u0131m\u0131n\u0131 da takip etmemektedir. Newton madde miktar\u0131 tan\u0131m\u0131 hareket yasalar\u0131 ile ili\u015fkisi i\u00e7inde kendinde olan kavram\u0131 ile \u00e7er\u00e7evelenebilecek bir imaya sahip iken Leibniz dinamik bilimi dedi\u011fi bir y\u00f6nelim \u00fczerinden ilerleyerek Kartezyen yakla\u015f\u0131m\u0131n i\u00e7inde eksik g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ve kat\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 korunan niceliklere odaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle madde miktar\u0131 tan\u0131mlamas\u0131 Leibniz sistemi i\u00e7in \u00e7ok merkezi bir kavram de\u011fildir. Kant\u2019\u0131n d\u00f6neminde reva\u00e7ta olan bir di\u011fer yakla\u015f\u0131m ise D\u2019Alembert taraf\u0131ndan teklif edilen \u201cmadde miktar\u0131 kuvvet ile ivme aras\u0131nda korelasyonu sa\u011flayan ili\u015fkisel kavramd\u0131r\u201d fikridir. Kant madde kavram\u0131n\u0131 kuvvet ve ivme ile nas\u0131l bir ili\u015fki i\u00e7inde de\u011ferlendirmektedir? Kant\u2019\u0131n Newton Mekani\u011fini tam bir genellik i\u00e7inde ele al\u0131p niceliklerin korunumu \u00fczerinden de\u011ferlendirip de\u011ferlendirmedi\u011fi de madde miktar\u0131 tart\u0131\u015fmalar\u0131 ile yak\u0131ndan ili\u015fkilidir.<\/p><p>On yedinci y\u00fczy\u0131lda <em>vis viva<\/em> tart\u0131\u015fmalar\u0131yla ba\u015flayan <em>korunan nicelikler<\/em> tart\u0131\u015fmas\u0131, Descartes&#8217;le mekanik a\u00e7\u0131klamalar\u0131na giri\u015f yapm\u0131\u015f Newton\u2019un hareket yasalar\u0131yla matematik bir zemin kazanm\u0131\u015f, ayn\u0131 d\u00f6nemde Leibniz\u2019in \u201cdinamik bilimi\u201d ad\u0131 alt\u0131nda ortaya koydu\u011fu incelemelerle geli\u015ftirilmi\u015f ve on sekizinci y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finde \u00f6zellikle Euler\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla \u201cmomentumun korunumu\u201d ilkesini verecek \u015fekilde geni\u015fletilmi\u015ftir. Kant Do\u011fa <em>Felsefesinin Metafizik Temelleri<\/em> eserinde \u00f6zellikle <em>Dinamik<\/em> b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, Newton\u2019un hareket yasalar\u0131n\u0131 da kendisinden t\u00fcretebilece\u011fimiz ilk ilkeleri ortaya koydu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. \u0130lk ilkeler i\u00e7in nas\u0131l bir yol izledi\u011fine daha yak\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Kant\u2019\u0131n madde miktar\u0131n\u0131n iki hareketli kuvvet (moving force) \u00fczerinden <em>d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir<\/em> oldu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir maddenin di\u011ferine etki edebilece\u011fi ancak madde miktar\u0131 nokta bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde ve her zaman iki nokta aras\u0131ndaki d\u00fcz \u00e7izgi de verilmi\u015f kabul edildi\u011finde m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. D\u00fcz \u00e7izgi \u00fczerinde yaln\u0131zca iki olas\u0131 hareket vard\u0131r: iki noktan\u0131n birbirinden uzakla\u015fmas\u0131 ve birbirine yakla\u015fmas\u0131. Bu hareketlerin ilkine neden olan kuvvete \u201citici kuvvet\u201d, ikincisine ise \u201c\u00e7ekici kuvvet\u201d denir.<\/p><p>Kant&#8217;\u0131n iddias\u0131n\u0131n iki kabul i\u00e7erdi\u011fine dikkat etmek \u00f6nemlidir: herhangi bir madde miktar\u0131 (cisim) k\u00fctle merkezinde konumlanan bir nokta olarak ele al\u0131nabilir ve hareket iletilir. \u00d6rnek olarak k\u00fctle\u00e7ekim durumunda, birinci cismin t\u00fcm par\u00e7alar\u0131 ikincinin t\u00fcm par\u00e7alar\u0131n\u0131 uzakl\u0131klar\u0131n\u0131n karesiyle ters orant\u0131l\u0131 olarak \u00e7ekecektir, \u00f6yle ki net etkile\u015fim sanki cisimler k\u00fctle merkezlerinde yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f gibi hareket edecektir. Burada etkile\u015fim halindeki cisimleri nokta olarak idealize etmek ve her bir cismin uygulad\u0131\u011f\u0131 kuvvetin merkezlerini birle\u015ftiren do\u011fru boyunca meydana geldi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek uygundur. Ancak Kant\u2019\u0131n madde miktar\u0131n\u0131n sadece bir nokta ile temsil edilebilece\u011fini ve iki cisim aras\u0131ndaki etkile\u015fmenin sadece bir \u00e7izgi \u00fczerinde incelenebilece\u011fini kabul etmesi baz\u0131 hususlar\u0131n g\u00f6zden ka\u00e7mas\u0131na neden olmaktad\u0131r. Kabullerine g\u00f6re sadece \u201ciki\u201d y\u00f6n tan\u0131mlanabilir. Ancak bu kabuller uzayda t\u00fcm y\u00f6nleri ayn\u0131 anda temsil edecek bir yakla\u015f\u0131m\u0131n \u00e7ok uza\u011f\u0131nda kalmaktad\u0131r. Simetri \u015fartlar\u0131n\u0131 k\u00fcresel almas\u0131 ve buna ba\u011fl\u0131 olarak tek boyutluluk ile \u00fc\u00e7 boyutluluk aras\u0131ndaki fark\u0131 tam ku\u015fatamamas\u0131 nedeniyle ele\u015ftiriye a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p><p>Ayr\u0131ca ilk ilke olarak teklif edilen bu yakla\u015f\u0131m\u0131n momentumun korunumunu ne derece a\u00e7\u0131klayabildi\u011fi \u00f6zellikle \u00e7arp\u0131\u015fma d\u00fczlemi (ya da iki nokta aras\u0131ndaki \u00e7izgi d\u0131\u015f\u0131ndaki bir do\u011frultu) ile belli bir a\u00e7\u0131da ger\u00e7ekle\u015fen elastik olmayan \u00e7arp\u0131\u015fmalar i\u00e7in ge\u00e7erli g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Bu eksiklik Descartes\u2019\u0131n elastik olmayan \u00e7arp\u0131\u015fmalarda niceli\u011fin korundu\u011fu sav\u0131 \u00fczerine yeni bir a\u00e7\u0131klama getiremedi\u011fi bi\u00e7iminde bir ele\u015ftiriyle Kant\u2019\u0131 kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya b\u0131rakmaktad\u0131r. Korunum yasalar\u0131n\u0131n hen\u00fcz tan\u0131mlanmad\u0131\u011f\u0131 ve Kant\u2019\u0131n d\u00f6nemi i\u00e7in tart\u0131\u015f\u0131lmaya devam eden \u201cenerji\u201d kavram\u0131n\u0131 kullanmad\u0131\u011f\u0131 dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda ele\u015ftirinin \u201cy\u00f6ne sahip b\u00fcy\u00fckl\u00fckler\u201d ile \u201cy\u00f6ns\u00fcz b\u00fcy\u00fckl\u00fckler\u201d i\u00e7in nas\u0131l anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 noktas\u0131na odakland\u0131\u011f\u0131 unutulmamal\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p><p>Do\u011fa felsefesine ili\u015fkin sorunlar \u00f6zellikle madde miktar\u0131, kuvvet, ivme, hareket yasalar\u0131 ve niceliklerin korunumu gibi kavramlar Kant\u2019\u0131n transandantal idealist \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde \u00f6zellikle de <em>Do\u011fa Felsefesinin Metafizik \u0130lkelerinin<\/em> ba\u011flam\u0131nda de\u011ferlendirilmektedir. Bu kavramlar\u0131n Kant\u2019\u0131n kritik projesi kapsam\u0131nda ele al\u0131nmas\u0131 ile kritik \u00f6ncesi d\u00f6nemden ba\u015flay\u0131p \u00f6l\u00fcm\u00fcnde yar\u0131m kalan <em>Opus postumum<\/em> eserini de i\u00e7erecek bir \u00e7izgi \u00fczerinde ele al\u0131nmas\u0131 aras\u0131nda nas\u0131l bir fark vard\u0131r? Bu son taslaklarda (Opus Postumum) kuvvet kavram\u0131 s\u0131kl\u0131kla yer almaktad\u0131r. Kuvvet kavram\u0131n\u0131n madde miktar\u0131 ile ili\u015fkisi \u00fczerinden bildiri \u015fu soruya odaklanmaktad\u0131r: Kuvvet, ele\u015ftirel d\u00f6nemin ba\u015fl\u0131ca eserlerinde ne derece ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r ve Kant\u2019\u0131n kritik d\u00f6neminde ortaya koydu\u011fu felsefi y\u00f6nelim yine Kant\u2019\u0131n do\u011fa felsefesine ili\u015fkin incelemeleri ile yeniden ele al\u0131nabilir mi? Deneyimin ko\u015fullar\u0131 olarak tan\u0131mlanan uzay ve zaman yan\u0131na kuvvet kavram\u0131 eklenebilir mi?<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Barbaros Ko\u00e7ak (A\u011fr\u0131 \u0130brahim \u00c7e\u00e7en \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant&#8217;\u0131n Politik Olana Katk\u0131s\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> eserinde yapm\u0131\u015f oldu\u011fu devrim sonu\u00e7lar\u0131 itibari ile sadece pratik felsefede de\u011fil, genel anlamda modern politikan\u0131n kavran\u0131\u015f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da olduk\u00e7a \u00f6nemlidir. Bu bildiride, <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>&#8216;nde zorunlu tuttu\u011fu iki \u2013 Tanr\u0131 ve \u00d6l\u00fcms\u00fczl\u00fck- varsay\u0131m\u0131n politik alana a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ufuk bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemine de\u011finilecek, bu ama\u00e7la iki varsay\u0131m\u0131n mahiyetleri toplum ve tarih kavramlar\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda yeniden yorumlanarak analiz edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Serimlemede \u00f6ncelikle \u2018tanr\u0131\u2019 idesinin toplum, \u2018\u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck\u2019 idesinin ise tarih kavram\u0131n\u0131 i\u00e7erdi\u011fi g\u00f6sterilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Ancak Kant\u2019\u0131n en \u00f6nemli m\u00fcdahalesi, bu iki kurucu idean\u0131n i\u00e7eriklerini teorik akla kapatarak bo\u015faltmas\u0131 ve insan edimlerinin neticesi itibari ile nesnellik kazanacaklar\u0131 y\u00f6n\u00fcnde yapt\u0131\u011f\u0131 vurguda aranacakt\u0131r. Neticede, insana \u2018kukla\u2019 olmak bir yana, tarihin ve toplumun yarat\u0131c\u0131s\u0131 rol\u00fcn\u00fc bi\u00e7ti\u011fi, b\u00f6ylece politikan\u0131n kurucu rol\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclecektir.<\/p><p>Bu nedenle, Kant\u2019\u0131n 1.<em>Kritik<\/em>&#8216;te yapm\u0131\u015f oldu\u011fu tersine \u00e7evirmenin iki \u00f6nemli sonucuna dikkat \u00e7ekmek gerekir. \u0130lki, kendinde \u015feylerin bilinemeyece\u011finden, geleneksel hakikat nosyonunu ortadan kald\u0131rmas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece nesnesinin \u00f6zneye mutabakat\u0131 \u00fczerinden evrensellik bilginin temel kayna\u011f\u0131 haline gelmi\u015ftir. S\u00f6z konusu devrim, insan\u0131n yeniden evrenin merkezine, evrensellik idesinin ise tanr\u0131sal bak\u0131\u015f veya tanr\u0131sal garantinin yerine konmas\u0131yla edimsel olarak insana \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir rol bi\u00e7ilmesi ile sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kinci sonu\u00e7, anlama yetisinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n belirlenmesi, saf akl\u0131n d\u00fczenleyici ideleri hakk\u0131nda teorik bilgi imkan\u0131n\u0131n kapat\u0131lmas\u0131d\u0131r. &nbsp;<\/p><p>Bu sonu\u00e7lar\u0131n pratik felsefeye yans\u0131mas\u0131 devasad\u0131r. Neticede, \u2018en y\u00fcksek iyi\u2019 i\u00e7eri\u011fi bak\u0131m\u0131ndan akl\u0131n teorik kullan\u0131m\u0131na kapat\u0131lm\u0131\u015f, \u2018iyi isteme\u2019yi teorik veya neotik bilgiden t\u00fcreterek pratik hayat\u0131 d\u00fczenleyen b\u00fct\u00fcn gelenekle ba\u011flar kopart\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece, \u2018en y\u00fcksek iyi\u2019 ahlak\u0131n temeline de\u011fil, tam tersine ahlak yasas\u0131 en y\u00fcksek iyinin temeline yerle\u015ftirilmi\u015ftir.<\/p><p>Ancak b\u00f6yle bir tersine \u00e7evirme, \u00f6zellikle \u00f6zg\u00fcr nedensellik a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir \u00e7at\u0131\u015fk\u0131 ile sonu\u00e7lan\u0131r. \u0130nsan her ne kadar bir ahlak varl\u0131\u011f\u0131 olarak \u00f6zg\u00fcr nedenselli\u011fe sahip olsa da- ak\u0131l bu noktada bu izni vermi\u015f olsa da-, t\u00fcm edimlerinin ve bu edimlerinin sonucunda ortaya \u00e7\u0131kacak olan \u2018en y\u00fcksek iyi\u2019- \u2018ama\u00e7lar krall\u0131\u011f\u0131\u2019, do\u011fa nedenselli\u011fi alan\u0131nda duyulur d\u00fcnyada ger\u00e7ekle\u015fecektir ve nesnellik kazanacakt\u0131r. Peki bu nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olabilir?<\/p><p>Dolay\u0131s\u0131 ile Kant, \u2018tanr\u0131\u2019 ve \u2018\u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck\u2019 idealar\u0131n\u0131 \u2018ahlak yasas\u0131 taraf\u0131ndan belirlenen istencin zorunlu nesnesinin ko\u015fullar\u0131\u2019, \u2018ar\u0131 k\u0131lg\u0131sal usun zorunlu nesnesini edimsel k\u0131lma olana\u011f\u0131n\u0131n zemini\u2019 olarak tayin etmi\u015ftir. Bunun ayn\u0131 zamanda b\u00f6yle bir \u2018zemin\u2019in yoklu\u011funa -filozoflar\u0131n i\u00e7ine yuvarland\u0131klar\u0131 bir u\u00e7uruma- i\u015faret etti\u011fini unutmamak gerekir.<\/p><p>Bu nedenle, bu iki idean\u0131n temel mant\u0131\u011f\u0131ndan iki temel kavram, \u2018toplum\u2019 ve \u2018tarih\u2019 soyutlan\u0131rsa yahut bu iki temel kavram\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bu idealar yeniden yorumlan\u0131rsa, meselenin nas\u0131l politik bir derinli\u011fe sahip oldu\u011fu, Kant\u2019\u0131n hem politik olana katk\u0131s\u0131 hem de kendisinden sonraki metafizik idealistlerin politik felsefeleri \u00fczerindeki etkisi a\u00e7\u0131kl\u0131k kazanacakt\u0131r.<\/p><p>Bu nedenle, \u00f6ncelikle toplum ve tarih kavramlar\u0131n\u0131 serimlemek gerekir. Toplum her \u015feyden \u00f6nce, her ne kadar baz\u0131 bilim dallar\u0131 taraf\u0131ndan kendisine farkl\u0131 bi\u00e7imlerde nesnellik atfedilse de, en az\u0131ndan duyumsama yetimizin saf kavramlar\u0131 taraf\u0131ndan yakalanan bir fenomen de\u011fildir. Duyumsanan de\u011fil, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr bir kavramd\u0131r. Ancak basit bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr kavram da de\u011fildir. Do\u011fan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan pratik alanda ki t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr kavramlara hayat veren, bir ba\u015fka deyi\u015fle onlar\u0131n zeminini olu\u015fturan bir kavramd\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan, insan\u0131n da \u00fcst\u00fcnde y\u00fckseldi\u011fi kavramsal zemin, t\u00fcm yap\u0131p etmelerinin varl\u0131k sahas\u0131 olmakla birlikte kendisi bir \u2018var olan olmayan\u2019d\u0131r. K\u0131saca t\u00fcm bir g\u00f6sterenler dizgesinde her bir g\u00f6sterene anlam\u0131n\u0131 veren ancak kendisinin muhtevas\u0131 olmayan bo\u015f bir g\u00f6sterendir. Bu bak\u0131mdan, bilginin de\u011fil, ancak umudun ve inanc\u0131n nesnesi olabilir.<\/p><p>Topluma bir nesnellik atfedilerek i\u00e7eri\u011fi hakk\u0131nda geli\u015ftirilen t\u00fcm spek\u00fclasyonlar, t\u0131pk\u0131 dogmatik metafizik\u00e7ilerin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, ho\u015fnutsuzluklar, \u00e7at\u0131\u015fmalar, sava\u015flar vb. sonu\u00e7lar do\u011furmaktad\u0131r ve bu i\u00e7erik doldurma i\u015flemi her zaman \u2018Tarih\u2019 kavram\u0131 alt\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Tarih toplumun i\u00e7eri\u011finin-hikayesinin, farkl\u0131 bi\u00e7imlerde, ard\u0131\u015f\u0131k bir dizgede kurguland\u0131\u011f\u0131 ve belirlendi\u011fi \u00e7er\u00e7eve, toplumun i\u00e7 g\u00f6r\u00fcs\u00fc, zaman boyutu olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Bu anlamda tarihsel bir perspektiften bak\u0131lmad\u0131\u011f\u0131nda \u2013Platon hari\u00e7- toplumun neli\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek s\u00f6z konusu de\u011fildir.<\/p><p>\u00d6ncelikle, Kant bir inan\u00e7 nesnesi olarak Tanr\u0131 ideas\u0131n\u0131, en y\u00fcksek iyinin- ama\u00e7lar krall\u0131\u011f\u0131n\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr bir d\u00fcnyada m\u00fcmk\u00fcnl\u00fck ko\u015fulu, onun zemini olarak ileri s\u00fcrer. Bu bak\u0131mdan, duyulur alanda, do\u011faya paralel, onu etkileyen ama ondan etkilenmeyen, ama\u00e7lar krall\u0131\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7inde nesnellik kazanaca\u011f\u0131 yeni bir boyutun zorunlu ko\u015fulu olan Tanr\u0131 varsay\u0131m\u0131 ile&nbsp; \u2018toplum\u2019 varsay\u0131m\u0131 aras\u0131nda ciddi bir ili\u015fki s\u00f6z konusudur.<\/p><p>\u2018\u00d6l\u00fcms\u00fczl\u00fck\u2019 varsay\u0131m\u0131 i\u00e7in Kant, ahlak yasas\u0131na tam anlam\u0131 ile uyabilmenin sonsuz bir ilerleme ve g\u00f6rev oldu\u011funu, bu sonsuz ilerlemenin \u2018ussal varl\u0131\u011f\u0131n sonsuza do\u011fru s\u00fcren bir varolu\u015f ve ki\u015fili\u011fi \u2013 ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc- varsay\u0131m\u0131n\u0131\u2019 zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtir. Burada, do\u011fal nedensellik alan\u0131nda ruh-ben olarak kendisini alg\u0131layan ussal varl\u0131k, toplum boyutunda \u2018ki\u015fi\u2019 olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u00d6l\u00fcms\u00fczl\u00fck varsay\u0131m\u0131 ise ki\u015finin toplumda kendisini konumland\u0131raca\u011f\u0131 ve seyredece\u011fi bir boyut sunmaktad\u0131r. B\u00f6ylelikle, ki\u015fi bu varsay\u0131m\u0131n alt\u0131nda ahlaksal edimleri ile ya\u015fayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnecektir. Bu ba\u011flamda \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck, do\u011fan\u0131n de\u011fil \u00f6zg\u00fcr bir nedensellik olarak kendi yazd\u0131\u011f\u0131 tarih alan\u0131n varsay\u0131lmas\u0131yla yak\u0131ndan ili\u015fkilidir. B\u00f6ylelikle ki\u015fili\u011fi \u00f6l\u00fcms\u00fczle\u015fmektedir. T\u0131pk\u0131 \u2018Kant 300 Ya\u015f\u0131nda\u2019 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131nda oldu\u011fu gibi.<\/p><p>Bu noktada \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck, bir di\u011fer bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan, daha basit\u00e7e \u015fu \u015fekilde de ele al\u0131nabilir. \u0130nsan teorik akl\u0131n\u0131 kullanarak \u00f6lece\u011finin bilgisine ula\u015fabilir. Ancak ne zaman \u00f6lece\u011finin bilgisi hi\u00e7bir suretle teorik kullan\u0131ma a\u00e7\u0131k de\u011fildir. Bu nedenle, insan sadece bedensel olarak \u00f6lmeyece\u011fi varsay\u0131m\u0131 alt\u0131nda ahlaksal eylemlerde bulunabilir. Aksi halde, \u00f6l\u00fcm insan\u0131 her an tehdit eden bir olgu olarak kabul edilecek olsayd\u0131, yani bir an sonras\u0131 i\u00e7in herhangi bir \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck inanc\u0131 olmasayd\u0131, insan sadece do\u011fa varl\u0131\u011f\u0131 olarak hareket edecek, do\u011fal nedenselli\u011fin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmak i\u00e7in bir gerek\u00e7e hissedemeyecek ve kendisini ahlak varl\u0131\u011f\u0131 olarak konumland\u0131rmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z olacakt\u0131. Ahlaksal edim ancak insan\u0131n \u00f6lmeyece\u011fine y\u00f6nelik bir varsay\u0131m, fantezi sayesinde m\u00fcmk\u00fcn olmaktad\u0131r.&nbsp;&nbsp;<\/p><p>Ayr\u0131ca bu iki varsay\u0131m\u0131 geleneksel ba\u011flam\u0131ndan kopararak pratik akla yasama g\u00fcc\u00fcn\u00fc vermesi, Kant\u2019\u0131n politik olana a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 alan bak\u0131m\u0131ndan kayda de\u011ferdir. Kant\u2019\u0131n Tanr\u0131 ve \u00d6l\u00fcms\u00fczl\u00fck hakk\u0131nda akl\u0131n teorik genle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcn\u00fc kapat\u0131rken pratik genle\u015fmeye izin vermesi, buradan t\u00fcretilebilecek olan hem toplum hem de tarih kavram\u0131n\u0131n birer bo\u015f g\u00f6sterene d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesine zemin haz\u0131rlam\u0131\u015f, b\u00f6ylece politik olana bir alan a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><p>\u00d6yle ki, Hobbes\u2019un do\u011fa durumunu toplum dolay\u0131s\u0131 ile tarih ideas\u0131n\u0131n yoklu\u011fu \u015feklinde betimlemesine kar\u015f\u0131n, Kant anlama yetisinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 geriye \u00e7ekmek suretiyle, do\u011fa durumunun s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 geni\u015ftir ve ele\u015ftiri \u00f6ncesi durumu bir do\u011fa durumu olarak de\u011ferlendirir. Yani do\u011fa durumu anla\u011f\u0131n haddini a\u015farak, toplum ve tarihe nesnellik atfetmek suretiyle i\u00e7erikleri hakk\u0131nda teorik bilgiler \u00fcretmesidir denilebilir. Bu nedenle, ak\u0131l s\u00f6z konusu durumda kendisini yan\u0131lsamalar i\u00e7inde bulur ve bundan kurtulmas\u0131 imkans\u0131zd\u0131r. Daha vahimi yasas\u0131n\u0131 toplumun i\u00e7eri\u011finden t\u00fcretmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bu durumda \u2018iyi isteme\u2019 s\u00fcrekli olarak ki\u015filerden ki\u015filere, gruplardan gruplara de\u011fi\u015fir ve \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n kayna\u011f\u0131 haline gelir. Halbuki ele\u015ftiri \u00f6ncelikle bu idelerin mahiyeti hakk\u0131nda bilgimizin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00e7izilmesi, sonrada iyi istemenin ak\u0131l\u0131n bir olgusu olan ahlak yasas\u0131ndan t\u00fcretilmesine i\u015faret etmektedir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n devam\u0131nda \u00f6zg\u00fcr nedenselli\u011fe dolay\u0131s\u0131 ile politikaya a\u00e7\u0131lan bu alan ard\u0131llar\u0131n\u0131n, Hegel ve onun devam\u0131nda Mark taraf\u0131ndan, bu bo\u015f g\u00f6sterenlere ger\u00e7eklik, nesnellik atfetmeleri sonucunda kapat\u0131lacakt\u0131r. Bu nedenle toplumun geli\u015fme yasalar\u0131n\u0131 arama u\u011fra\u015f\u0131, bu ama\u00e7la mercek alt\u0131na ald\u0131klar\u0131 tarihe bir ba\u015flang\u0131\u00e7 ve son atfedilmesi, Kant\u2019\u0131n projesinin tersy\u00fcz edilmesi ile sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan, kendisini bilimlerin krali\u00e7esi olarak ilan sosyolojinin yeni bir disiplin olarak eski dogmatik metafizi\u011fin yerini ald\u0131\u011f\u0131 iddia edilebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc toplum bilinemez, o ancak yap\u0131l\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">B\u00fckem \u00d6z\u00e7eri (Hacettepe \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant&#8217;ta Hayvan\u0131n Yeri: \u0130nsan Merkezcilik <\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Kant, d\u00fcnya \u00fczerinde insana en \u00e7ok benzeyen canl\u0131n\u0131n hayvan oldu\u011fu vurgusunu yapar ve insan ile hayvan aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klardan hareket ederek, insan\u0131 d\u00fcnya \u00fczerindeki en \u00fcst\u00fcn canl\u0131 olarak tan\u0131mlar. Kant\u2019a g\u00f6re insan ve hayvan, temel \u00f6zellikleri bak\u0131m\u0131ndan benzerdir fakat insan, akla sahip olmas\u0131yla insan ve hayvan aras\u0131ndaki temel \u00f6zelliklerin \u00fczerine \u00e7\u0131kabilme potansiyelini kendinde bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin insan ve hayvan yemek yemek, kendilerini korumak, \u00fcremek gibi temel \u00f6zellikler bak\u0131m\u0131ndan benzerdir. Bu do\u011frultuda Kant\u2019a g\u00f6re insan, ilk olarak bir hayvan olarak tan\u0131mlanmaktad\u0131r. \u0130nsan akla sahip olmas\u0131 sayesinde bahsedilen ortak \u00f6zelliklerin d\u0131\u015f\u0131nda, d\u00fc\u015f\u00fcnmeyle temellenen farkl\u0131 eylemleri ger\u00e7ekle\u015ftirebilmektedir; \u201cinsan, kendisini do\u011fas\u0131n\u0131n ham durumundan, hayvanl\u0131\u011f\u0131ndan, giderek daha \u00e7ok insanl\u0131\u011fa y\u00fckseltme \u00f6devine sahiptir\u201d (Kant 1991: 191) Hayvanlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi t\u00fcm eylemler, do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131nda, itkisel bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015fmektedir. Akla sahip olmayla, d\u00fc\u015f\u00fcnmeyle farkl\u0131 eylemleri ger\u00e7ekle\u015ftirme olana\u011f\u0131ndan kas\u0131t, do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda insanlar\u0131n kendi aralar\u0131ndaki ili\u015fkilerin d\u00fczenlenebilmesi ve t\u00fcr olarak geli\u015fim sa\u011flanmas\u0131d\u0131r. \u0130nsan, akla sahip olan bir canl\u0131 olarak kendinde ama\u00e7t\u0131r ve ama\u00e7lar krall\u0131\u011f\u0131nda sadece kendinde amaca sahip olan canl\u0131lar de\u011ferlidir, insan d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm canl\u0131 ve cans\u0131z varl\u0131klar\u0131n ise fiyat\u0131 vard\u0131r (Kant 2015: 52). Kant\u2019a g\u00f6re \u201cak\u0131l sahibi bir varl\u0131\u011f\u0131n kendisinin ama\u00e7 olabilmesini sa\u011flayan tek ko\u015ful ahlakl\u0131l\u0131kt\u0131r\u201d (2015: 52). \u0130nsan, hayvanlar\u0131n sahip oldu\u011fu itkilere sahip olsa bile bu itkileri akl\u0131 sayesinde dizginleyerek \u00f6nce ahlak, sonras\u0131nda ise hukuk \u00f6znesi olmakta ve bu sayede kendini medenile\u015ftirmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla en ba\u015fta, insan\u0131n kendine yasa koyarak ahlak ve hukuk alanlar\u0131nda \u00f6zne olabilme olana\u011f\u0131, akla sahip olma ile temellendirilmektedir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n akla sahip olma \u00f6zelli\u011finden hareketle kurudu\u011fu incelikli sisteminin ahlak ve hukuk basamaklar\u0131, insanlar\u0131n kendi aralar\u0131ndaki ili\u015fkileri nas\u0131l d\u00fczenleyece\u011fine dair bir k\u0131lavuz olma amac\u0131 g\u00fctmektedir. Ahlak ve hukuk alanlar\u0131, akla sahip olanlar aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 eylemler sayesinde kendilerini var etmektedir. Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri do\u011frultusunda ise insan ve hayvan aras\u0131ndaki ili\u015fki tek tarafl\u0131d\u0131r; bu tek tarafl\u0131 ili\u015fkide hayvana nas\u0131l davran\u0131laca\u011f\u0131, insan\u0131n inisiyatifine ba\u011fl\u0131 bir durumdur. Fakat Kant, her ne kadar hayvan\u0131n kendinde bir de\u011feri olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylese bile insanlar aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin nas\u0131l d\u00fczenlenmesi gerekti\u011fini incelemesinin yan\u0131 s\u0131ra, hayvanlara nas\u0131l davranmam\u0131z gerekti\u011fi hakk\u0131nda da d\u00fc\u015f\u00fcnceler ortaya koymaktad\u0131r. Kant\u2019\u0131n hayvanlar ile ilgili ortaya koydu\u011fu \u00e7e\u015fitli ifadeler, \u00f6zellikle, hayvanlara k\u00f6t\u00fc davran\u0131lmamas\u0131 gerekildi\u011fini \u00f6\u011f\u00fctlemektedir. Kant\u2019\u0131n hayvanlara k\u00f6t\u00fc davran\u0131lmamas\u0131 gerekildi\u011fini vurgulayan bu ifadeler, Kant felsefesinin hayvanlarla olumlu bir ili\u015fki kurdu\u011funa i\u015faret ederek bizi, Kant felsefesinin bahsedildi\u011fi kadar insan merkezci olmad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6t\u00fcrebilecek \u00f6zellikler ta\u015f\u0131maktad\u0131r.&nbsp;<\/p><p>Kant, hayvanlara nas\u0131l davranmam\u0131z gerekti\u011fini genellikle birlikte ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z hayvanlar \u00fczerinden \u00f6rneklendirir. Bu do\u011frultuda <em>Eine Vorlesung \u00fcber Ethik<\/em> metninde, \u201csahibine uzun y\u0131llar sad\u0131k bir \u015fekilde hizmet eden bir k\u00f6pek bu y\u00fczden \u00f6d\u00fcllendirilmelidir ve hizmet edemez hale geldi\u011finde, sonuna kadar ona bak\u0131lmal\u0131d\u0131r\u201d der (Kant 1997: 212). <em>Eine Vorlesung \u00fcber Ethik <\/em>metnindeki bir di\u011fer ifadesine g\u00f6re ise, \u201ciyi bir ama\u00e7 i\u00e7in kullan\u0131lsalar da canl\u0131 hayvanlar\u0131n, \u00fczerinde deney yapmak i\u00e7in al\u0131nmas\u0131, kesinlikle zalimliktir\u201d (1997: 213). Bu ifadeleriyle Kant\u2019\u0131n, belirli a\u00e7\u0131lardan hayvanlar\u0131n zalim bir \u015fekilde kullan\u0131lmalar\u0131n\u0131 k\u0131s\u0131tlayacak ifadelerde bulundu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Fakat bahsedilen ifadelerin bir\u00e7o\u011funda, hayvanlara hangi \u00f6l\u00e7\u00fcde zul\u00fcm edilmesi gerekti\u011fini ve insan\u0131n kendi t\u00fcr\u00fc i\u00e7in hayvanlara zul\u00fcm etmemesi gerekti\u011fini a\u00e7\u0131klamay\u0131 ama\u00e7layan ifadeler gizlidir. Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan hayvanlara kar\u015f\u0131 k\u00f6t\u00fc davran\u0131\u015flarda bulunmak, ki\u015finin insanl\u0131\u011f\u0131na zarar vermesi demektir; ki\u015fi, insanl\u0131\u011f\u0131na zarar vermemek i\u00e7in hayvanlara zul\u00fcm etmemelidir.<\/p><p>Kant\u2019a g\u00f6re, \u201chayvanlara kar\u015f\u0131 \u015fiddet ve zalimlik i\u00e7eren davran\u0131\u015f, insan\u0131n kendisine kar\u015f\u0131 \u00f6devine kar\u015f\u0131d\u0131r ve insan, bundan ka\u00e7\u0131nma \u00f6devine sahiptir; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, ortak ac\u0131lara ili\u015fkin hissi k\u00f6reltir ve zay\u0131flat\u0131r, b\u00f6ylece ki\u015finin di\u011fer insanlarla ili\u015fkilerinde ahlaka hizmet eden do\u011fal bir yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 yava\u015f yava\u015f k\u00f6k\u00fcnden s\u00f6k\u00fcp atar\u201d (Kant 1991: 238). Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri her ne kadar hayvanlar\u0131 korumay\u0131 ama\u00e7lasa da olduk\u00e7a insan merkezci d\u00fc\u015f\u00fcncelerdir. Hayvan refah\u0131 savunucular\u0131n\u0131n arg\u00fcmanlar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 ise insan\u0131 merkeze almayan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemi do\u011frultusunda hayvanlara nas\u0131l davranmam\u0131z gerekti\u011fine dair \u00e7e\u015fitli pratiklerin d\u00fczenlenmesidir. <em>Die Metaphysik der Sitten<\/em>\u2019de Kant, \u201cinsan, hayvanlar\u0131 \u00e7abucak (ac\u0131 \u00e7ekmeden) \u00f6ld\u00fcrmeye ve onlar\u0131 kapasitelerini a\u015fmayacak \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rmaya yetkilidir\u201d ifadesini kullan\u0131r (Kant 1991: 238). Di\u011fer bir yandan, sahibine hizmet eden bir k\u00f6pe\u011fe ya\u015fam\u0131n\u0131n sonuna kadar bak\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yledi\u011fi pasaj\u0131n devam\u0131nda, k\u00f6pe\u011fin hizmet edemeyece\u011fi bir durumdayken sahip, k\u00f6pe\u011fini \u00f6ld\u00fcrmeye karar verirse \u201ck\u00f6pe\u011fe kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir \u00f6devi \u00e7i\u011fnemez \u00e7\u00fcnk\u00fc k\u00f6pek muhakemeden-ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeden yoksundur fakat bu durumda ki\u015fi, insanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 g\u00f6revleri gere\u011fi yerine getirmesi gereken insanl\u0131\u011f\u0131na zarar verir\u201d ifadesini kullan\u0131r (Kant 1997: 212). Keyfi bir \u015fekilde hayvana zarar verilmesine ra\u011fmen hi\u00e7bir \u00f6devin \u00e7i\u011fnenmemi\u015f olmas\u0131n\u0131n nedeni, hayvan\u0131n bir yarg\u0131ya sahip olmamas\u0131d\u0131r. Hayvan\u0131n bir yarg\u0131ya sahip olmamas\u0131 nedeniyle, hayvanlara kar\u015f\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131m\u0131z do\u011frudan \u00f6dev olarak de\u011fil, dolayl\u0131 \u00f6dev olarak tan\u0131mlanmaktad\u0131r.<\/p><p>\u0130nsanl\u0131k tarihi boyunca hayvanlar, insanlar\u0131n ama\u00e7lar\u0131na hizmet etmeleri i\u00e7in bir ara\u00e7 olarak kullan\u0131lmaktad\u0131r. Kant da hayvanlar\u0131n insanlara hizmet etmesi gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi ile hayvanlara nas\u0131l davranmam\u0131z gerekti\u011fini belirlemektedir. Hayvan refah\u0131 savunucular\u0131n\u0131n hayvanlar\u0131n korunmas\u0131 i\u00e7in sunduklar\u0131 arg\u00fcmanlar -ac\u0131s\u0131z bir \u015fekilde olsa dahi- hi\u00e7bir hayvan\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmemesi ve insan\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131 i\u00e7in kullan\u0131lmamas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine dayand\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerinde ise hayvan, \u00f6ld\u00fcr\u00fclebilir olarak g\u00f6r\u00fclmekte ve insan\u0131n ahlak \u00f6znesi olabilmesi i\u00e7in bir ahlaki peki\u015ftirici olarak kullan\u0131lmaktad\u0131r. Kant\u2019\u0131n ifadelerinde hayvana iyi davran\u0131lmas\u0131, olduk\u00e7a insan merkezci bir bi\u00e7imde temellendirilmektedir. Kant\u2019\u0131n hayvanlar ile ilgili d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin toplam\u0131na bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, -en \u201cmasum\u201d ifadelerin bile- tam anlam\u0131yla insan merkezci oldu\u011fu ve hayvan\u0131n insan i\u00e7in sadece bir ara\u00e7 konumunda oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu bildiride, Kant\u2019t\u0131n pratik felsefesinde hayvan\u0131n nas\u0131l yer ald\u0131\u011f\u0131ndan hareketle, Kant\u2019\u0131n hayvanlara nas\u0131l davranmam\u0131z gerekti\u011fiyle ilgili ifadelerin hayvan merkezli de\u011fil, insan merkezli arg\u00fcmanlarla sunuldu\u011fu a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r.<\/p><cite><br>Kant, I. (1991). <em>The Metaphysics of Morals<\/em>. (Mary Gregor. \u00c7ev.). Cambridge: Cambridge University Press.<br>Kant, I. (1997), \u201cMoral Philosophy: Collins\u2019s Lecture Notes\u201d. (Peter Heath. \u00c7ev.) <em>Lectures on Ethics <\/em>i\u00e7inde (ss. 37-222). Peter Heath &amp; J.B. Schneewind (Eds.). Cambridge: Cambridge University Press.<br>Kant, I. (2015). <em>Ahlak Metafizi\u011finin Temellendirilmesi<\/em>. (Ioanna Ku\u00e7uradi. \u00c7ev.). Ankara: TFK Yay\u0131nlar\u0131.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Can Karab\u00f6cek (K\u0131rklareli \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Hans Kensen&#8217;de Kant\u00e7\u0131 Olan Neydi?<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> 20. y\u00fczy\u0131l hukuk d\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u00f6nemli isimlerinden Hans Kelsen\u2019in Neo-Kant\u00e7\u0131 bir hukuk\u00e7u oldu\u011fu s\u0131kl\u0131kla vurgulan\u0131r. Formalist pozitivizmin en tan\u0131nan kuramc\u0131lar\u0131ndan olan Kelsen\u2019in hukuk kuram\u0131n\u0131 olu\u015ftururken Neo-Kant\u00e7\u0131 Marburg okulunun, felsefi yakla\u015f\u0131m\u0131ndan olduk\u00e7a beslenmi\u015ftir. Kelsen geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu Saf Hukuk kuram\u0131 ile hukuk d\u00fc\u015f\u00fcncesine bilimsel bir metodoloji getirme iddias\u0131ndad\u0131r. Kendine has bir inceleme nesnesi olarak hukuku konu alan Saf Hukuk Kuram\u0131, bir hukuk kuram\u0131n\u0131n i\u00e7ermedi\u011fi \u015feyleri d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakarak bilimsel bir kuram haline gelecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u201cbir bilginin bilim olarak serimlenmesi isteniyorsa, her \u015feyden \u00f6nce onu di\u011fer bilgilerden ay\u0131ran\u0131n, yani ona \u00f6zg\u00fc olan\u0131n kesinlikle belirlenebilmesi gerekir\u201d<a href=\"#_ftn1\">[1]<\/a>. Kelsen i\u00e7in hukuki d\u00fc\u015f\u00fcncenin bilimsel olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak \u00f6zellik, onun saf olmas\u0131d\u0131r. Etik, teolojik, psikolojik, sosyolojik, politik \u00f6\u011felerden ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir hukuk d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc ancak bilimsel bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f say\u0131labilir. Kelsen, do\u011fal hukuk anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ele\u015ftirir ve hukukun kendisini hukuksal olmayan unsurlarla a\u00e7\u0131klamaya kalk\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Kelsen\u2019e g\u00f6re do\u011fal hukuk kuram\u0131, hukuk ile ahlak\u2019\u0131 \u00f6zde\u015f g\u00f6rmektedir. Hukuk ile ahlak\u0131n \u00f6zde\u015f g\u00f6r\u00fclmesi de hukuk d\u00fc\u015f\u00fcncesine metafizik bir unsur katmaktad\u0131r. Oysa hukuk kuram\u0131, metafizik hi\u00e7 bir \u00f6\u011feyi i\u00e7ermemeliydi. Bu nedenle hukuku yaratan ahlak, adalet, siyasi karar veya sosyolojik geli\u015fme de\u011fil, hukukun kendisidir. Hukuk normlar\u0131 kendi kendini yarat\u0131r. Bu nedenle Kelsen, hukuk normlar\u0131n\u0131 bir hiyerar\u015fi olu\u015fturdu\u011funu, herhangi bir hukuk normun dayana\u011f\u0131n\u0131 ve ge\u00e7erlili\u011fini sa\u011flayan \u015feyin hiyerar\u015fideki bir \u00fcst norm oldu\u011funu s\u00f6yler. Pozitif hukuk normlar\u0131n\u0131n hiyerar\u015fisinde en temelde anayasa bulunur. Anayasa ise ge\u00e7erlili\u011fini ve dayana\u011f\u0131n\u0131, temel norm(<em>Grundnorm<\/em>)dan al\u0131r. Bu temel norm, varsay\u0131msald\u0131r. \u201cTemel normun ge\u00e7erli oldu\u011fu varsay\u0131m\u0131yla, ona dayanan hukuk sistemi de ge\u00e7erli hale gelir.\u201d<a href=\"#_ftn2\">[2]<\/a> Kelsen\u2019e getirilen ele\u015ftirileri \u00e7o\u011funlu\u011fu, bu temel norm varsay\u0131m\u0131na y\u00f6neliktir. Kelsen\u2019in ele\u015ftirdi\u011fi hukuk anlay\u0131\u015flar\u0131ndaki bir kusur olan, hukukun temeline metafizik bir \u00f6\u011fe koyman\u0131n, kendi olu\u015fturdu\u011fu hukuk kuram\u0131 i\u00e7inde ge\u00e7erli oldu\u011fu, y\u00f6n\u00fcnde ele\u015ftiriler getirilir. Kelsen\u2019in b\u00f6yle bir varsay\u0131m ile ancak hukuki bili\u015fin b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir bili\u015f olabilece\u011fi ve bu b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc sa\u011flayana bir unsur olarak, temel norm fikrini kabul\u00fcn\u00fcn zorunlu oldu\u011fu, y\u00f6n\u00fcndeki iddias\u0131n\u0131n temelinde politik bir kayg\u0131 vard\u0131r. Kelsen\u2019in temel normu, herhangi siyasa bir i\u00e7eri\u011fe sahip de\u011fildir. Temel norm, kurucu iktidar\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 hukukun etkinli\u011fe sahip olmas\u0131d\u0131r. Bu nedenle de \u201ctemel normun anlam\u0131 da bir hukuk sistemi, hukuki ara\u00e7larla de\u011fil devrimci ara\u00e7larla de\u011fi\u015ftirildi\u011finde ortaya \u00e7\u0131kar\u201d<a href=\"#_ftn3\">[3]<\/a>. Temel norm, bu bak\u0131mdan siyasal rejim de\u011fi\u015fikliklerinde en belirgin anlam\u0131na kavu\u015fur ve bu de\u011fi\u015fikliklerde de\u011fi\u015fir. Bir kere temel norm etkili oldu\u011fu i\u00e7in ge\u00e7erli olduktan sonra, t\u00fcm hukuk normlar\u0131 bu temel normdan \u00e7\u0131karasanabilir. T\u00fcm t\u00fcrev iktidarlar da temel norma dayanarak pozitif hukuk normu yarat\u0131rlar. Kelsen\u2019e y\u00f6nelik itirazlardan birisi de, b\u00f6ylesi bir kuram\u0131n otoriter, fa\u015fist y\u00f6netimlerin yapt\u0131\u011f\u0131 yasalar\u0131n hukuka ayk\u0131r\u0131 oldu\u011funun iddia edilemeyece\u011fi, bu gibi y\u00f6netim pratiklerinin hukukilik s\u0131fat\u0131yla me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na dayanak oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndedir. Bu t\u00fcrden ele\u015ftiriler olduk\u00e7a y\u00fczeysel bir okumadan kaynaklan\u0131r. Kelsen, sosyal demokrat bir siyasi g\u00f6r\u00fc\u015fe sahip, liberal \u00e7o\u011funluk\u00e7u bir demokrasi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc temellendirmeye \u00e7al\u0131\u015fan, kendi ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nmede fa\u015fizmin ve otoriter y\u00f6netimlerin y\u00fckseli\u015fte oldu\u011funu deneyimlemi\u015f, Nazi iktidar\u0131nda \u00fcniversitedeki g\u00f6revinde uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ve daha sonra \u00fclkesini terk ederek ABD\u2019ye yerle\u015fmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. Kelsen\u2019in \u00e7o\u011fulculu\u011fa dayal\u0131 demokrasi anlay\u0131\u015f\u0131yla ve bu temel de hukuk ile devlet\u2019i \u00f6zde\u015f g\u00f6rmesi g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131l\u0131rsa, Kelsen\u2019in kuram\u0131 sanki otoriter siyasal iktidarlar\u0131 me\u015frula\u015fturma g\u00f6revini yerine getiriyor san\u0131labilir. Bu tarz y\u00f6netimlerin hukuku nas\u0131l bir siyasal araca indirgediklerinin fark\u0131na varm\u0131\u015f ve bu bak\u0131mdan politik olan\u2019dan ar\u0131nd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ve \u00f6zc\u00fc olmayan bir hukuk kuram\u0131n\u0131n, nesnelli\u011fini sa\u011flamak i\u00e7in varsay\u0131msal bir Temel Norm\u2019un bu nesnelli\u011fi sa\u011flayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir.<\/p><p>Ancak Kelsen\u2019in Kant\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131, Kant\u2019\u0131n hukuk kuram\u0131n\u0131n takip\u00e7isi olmas\u0131ndan gelmez. Hatta Kant\u2019\u0131n Hukuk kuram\u0131n\u0131 ele\u015ftirir. Kelsen\u2019e g\u00f6re \u201cGer\u00e7ekten de Ahlak Metafizi\u011finin \u0130lkeleri, on yedinci ve on sekizinci y\u00fczy\u0131llarda Protestan H\u0131ristiyanl\u0131k temelinde geli\u015fen klasik do\u011fal hukuk doktrininin en m\u00fckemmel ifadesi olarak kabul edilebilir\u201d.<a href=\"#_ftn4\">[4]<\/a> Kelsen, kendi hukuk teorisinde metafizik \u00f6\u011felere yer vermez, bu bak\u0131mdan metafizi\u011fe ele\u015ftirel yakla\u015fan Kant ile \u00f6rt\u00fc\u015f\u00fcr. Ancak Kant\u2019\u0131 yeterince ele\u015ftirel bulmaz. Metafizi\u011fe \u00f6d\u00fcn vermi\u015f olmakla ele\u015ftirir Kant\u2019\u0131. \u201cKarakter olarak, muhtemelen ger\u00e7ek bir sava\u015f\u00e7\u0131 de\u011fildi, daha ziyade \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 uzla\u015ft\u0131rmaya meyilliydi. Kendinde-\u015fey\u2019in onun sisteminde oynad\u0131\u011f\u0131 rol, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde metafizik a\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. Bu nedenle onda, metafizi\u011fin ger\u00e7ek anlamda ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucu olan g\u00f6recelili\u011fin a\u00e7\u0131k ve tavizsiz bir itiraf\u0131n\u0131 bulam\u0131yoruz. Metafizikten tam bir kurtulu\u015f, Kant&#8217;\u0131nki kadar H\u0131ristiyanl\u0131\u011fa derinlemesine k\u00f6k salm\u0131\u015f bir ki\u015filik i\u00e7in muhtemelen imk\u00e2ns\u0131zd\u0131. Bu durum, en belirgin bi\u00e7imde onun pratik felsefesinde g\u00f6r\u00fclebilir.\u201d<a href=\"#_ftn5\">[5]<\/a> Bu nedenle \u201cSaf Hukuk Kuram\u0131\u2026 Kant\u00e7\u0131 transandantal felsefeden ve hukuki pozitivizmden vazge\u00e7enlere kar\u015f\u0131 en sert muhalefeti yapmaktad\u0131r.\u201d<a href=\"#_ftn6\">[6]<\/a> Metafizi\u011fe herhangi bir bi\u00e7imde \u00f6d\u00fcn vermeyen transandantal felsefeye dayanan ve kendisinden \u00f6nceki pozitivizme de ele\u015ftirel yakla\u015fan Kelsen, normativist pozitivizmi ortaya koyar. Kant\u2019\u0131n epistemolojisinde var olana y\u00f6ntemini, pozitivisit hukuk kuram\u0131na uygulayan Kelsen, ortaya koydu\u011fu Saf Hukuk Kuram\u0131 adl\u0131 eser ile 20. Y\u00fczy\u0131l\u2019da hukuk felsefesi aln\u0131nda en etkili d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerden birisi olmu\u015ftur.<\/p><p>Bu bak\u0131mdan Hans Kelsen\u2019in Saf Hukuk Kuram\u0131\u2019n\u0131 olu\u015ftururken Kant\u2019\u0131 ne \u015fekilde al\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 ve Kant\u2019\u0131n hukuk anlay\u0131\u015f\u0131na getirdi\u011fi ele\u015ftiriler ortaya konacak ve Yeni Kant\u00e7\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn Kant\u2019\u0131n hukuk felsefesine itirazlar\u0131 ele al\u0131nacakt\u0131r. Son olarak da Kelsen\u2019in siyasal olmayan hukuk kuram\u0131n\u0131n, siyasal olup olmad\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><cite><a href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> Immauel Kant, <strong>Gelecekte Bilim Olarak Ortaya \u00c7\u0131kabilecek Her Metafizi\u011fe Prolegomena<\/strong>, \u00c7ev.\u0130onnna Ku\u00e7uradi, Yusuf \u00d6rnek, T\u00fcrkiye felsefe Kurumu Yay., Ankara, 2002, s.13.<br><a href=\"#_ftnref2\">[2]<\/a> Hans Kelsen, <strong>Saf Hukuk Kuram\u0131: Hukuk Kuram\u0131n\u0131n Sorunlar\u0131na Giri\u015f<\/strong>, \u00c7ev Ertu\u011frul Uzun, Nora Kitap, \u0130stanbul, 2016, s.71.<br><a href=\"#_ftnref3\">[3]<\/a> Kelsen, <strong>Saf Hukuk Kuram\u0131: Hukuk Kuram\u0131n\u0131n Sorunlar\u0131na Giri\u015f<\/strong>, s.73.<br><a href=\"#_ftnref4\">[4]<\/a> Hans Kelsen, <strong>General Theory Of Law And State<\/strong>, \u00c7ev. Anders Wedberg, Harvard University Press, Cambridge, 1945, s.445.<br><a href=\"#_ftnref5\">[5]<\/a> A. g. e., s.444.<br><a href=\"#_ftnref6\">[6]<\/a> Hans Kelsen, <strong>Saf Hukuk Kuram\u0131: Hukuk Kuram\u0131n\u0131n Sorunlar\u0131na Giri\u015f<\/strong>, s. 27.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Ceren Dalg\u0131\u00e7 (Hacettepe \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Metafizikten S\u0131\u011f\u0131nma Olarak Kant ve Marx\u2019\u0131 Birlikte Okumak<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Metafizik sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken bir \u015fey midir? Aristoteles\u2019in \u201cvarl\u0131k olarak varl\u0131\u011f\u0131 inceleyen bilim\u201d olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc metafizik, \u201ctehlikeli\u201d midir? Aristoteles Metafizik metnine \u015fu \u00f6nermeyle ba\u015flamaktad\u0131r: \u201cB\u00fct\u00fcn insanlar do\u011fal olarak bilmek isterler\u201d (Aristoteles, 2014: 75). \u0130nsana dair eski ama hala yeni olan bu \u00f6nerme, bize \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z i\u00e7in bir kap\u0131 a\u00e7maktad\u0131r. \u0130nsan bilmek istemektedir. Ge\u00e7mi\u015fini, gelece\u011fini, varl\u0131\u011f\u0131, evreni\u2026 Bilme iste\u011fi beraberinde bir tehlikeyi de getirmektedir ki bu tehlike insan\u0131 \u201c\u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz\u201d bir alana d\u00fc\u015f\u00fcrmektedir. Spinoza\u2019ya g\u00f6re insan \u201carzu ettiklerinin\u201d, \u201ctalih ku\u015fu\u201dnun pe\u015finde umutla korku aras\u0131nda gidip gelmekte bu sebeple de ne olursa \u201cinanmaya yatk\u0131n bir kafaya\u201d sahiptir (Spinoza, 2012: 43). Felsefe tarihinde bu tehlikeyi sezen, u\u00e7suz bucaks\u0131z denizde kendisine sa\u011flam bir \u201cada\u201d yapmaya \u00e7al\u0131\u015fan ise Kant olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc metafizik \u00f6yle bir denizdir ki bu denizde pusulas\u0131z, haritas\u0131z bir \u015fekilde herkes kaptanl\u0131k yapmaya cesaret eder. \u0130nsan\u0131n bu cesareti Kant\u2019\u0131 hem b\u00fcy\u00fclemekte hem de endi\u015felendirmektedir. Bu cesaret insan\u0131, hi\u00e7 bilmedi\u011fi bir denizde bo\u011fabilir. Oysa s\u0131n\u0131rlar\u0131 belli olan bir adada bo\u011fulma ihtimali yoktur. Bu sebeple Kant, metafizik denizinde gemi s\u00fcreceklere bu adaya varabilmeleri i\u00e7in pusula ve harita vermektedir. Bu sunumda Kant\u2019a ba\u015fvurmam\u0131z bu haritaya olan ihtiyac\u0131m\u0131zdand\u0131r. \u201cYard\u0131mc\u0131 kaptan\u201d olarak Marx\u2019\u0131 se\u00e7memiz ise yery\u00fcz\u00fcn\u00fc iyi tan\u0131yan bir filozof olmas\u0131ndand\u0131r.<\/p><p>Elbette ki Kant ve Marx\u2019\u0131 birlikte okumam\u0131za olanak sa\u011flayan kavramlar\u0131 oldu\u011fu gibi iki filozofu birlikte d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi zorla\u015ft\u0131racak kavramlar da bulunmaktad\u0131r. \u00d6zellikle \u201ctarih\u201d kavram\u0131n\u0131 dahil etti\u011fimizde iki filozofu birlikte okuman\u0131n handikaplar\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr hale gelmektedir. Benjamin\u2019in ifadesiyle \u201ctarih felsefesine h\u00e2kim olan sessizli\u011fi\u201dyle Kant, akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izmeye adad\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na, \u201ctarihsiz\u201d bir \u015fekilde bakmaktad\u0131r (Benjamin\u2019den Aktaran Lacoue-Labarthe, 2012: 20). Oysa Marx\u2019a g\u00f6re insan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnme bi\u00e7imleri, tarihsel olaylara g\u00f6re de\u011fi\u015fim g\u00f6sterebilmektedir, insanlar\u0131n tasar\u0131mlar\u0131n\u0131n \u201cba\u011f\u0131ms\u0131z bir tarihi\u201d yoktur (T\u00fcrky\u0131lmaz, 2022: 59). Kant, bu sebeple Marx\u2019a g\u00f6re, burjuvazinin d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin alt\u0131nda \u201cmaddi \u00e7\u0131karlar\u0131n ve \u00fcretim ili\u015fkilerinin\u201d yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark etmemi\u015ftir (Marx-Engels, 2013b: 166).<\/p><p>S\u00f6z konusu zorlu\u011fu ask\u0131ya alarak her iki filozofu birlikte d\u00fc\u015f\u00fcnmemizi sa\u011flayacak kavramlara odaklanmakta fayda vard\u0131r. Bu noktada Karatani\u2019nin \u201ctranskritik\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla Kant\u2019\u0131 ve Marx\u2019\u0131 \u201cele\u015ftiri\u201d kavram\u0131nda bulu\u015fturmas\u0131 bize bir yol haritas\u0131 sunabilir. Meselemiz metafizikle nas\u0131l ba\u015fa \u00e7\u0131k\u0131laca\u011f\u0131ysa \u201cele\u015ftiri\u201d kavram\u0131 kilit kavram\u0131m\u0131z olacakt\u0131r. Kant, metafizi\u011fin bilim olmayan bi\u00e7imlerinden sak\u0131nmam\u0131z\u0131 akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7izebilmekle yani ele\u015ftiriyle m\u00fcmk\u00fcn olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylerken, Marx\u2019\u0131n mevcut d\u00fczene ba\u015fkald\u0131ran ele\u015ftirisiyle birlikte metafizi\u011fin, dinin ortadan kalkaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemektedir. \u0130nsan\u0131 metafizi\u011fin denizinde \u201cbilin\u00e7li\u201d kaptans\u0131z b\u0131rakan\u0131n ne oldu\u011funa dair cevab\u0131n akl\u0131n kendisi oldu\u011fu noktada Marx maddi ili\u015fkilerle cevab\u0131 daha sa\u011flam k\u0131larken, cevab\u0131n maddi ili\u015fkilerin d\u00fc\u015f\u00fcncelere yans\u0131mas\u0131 oldu\u011fu noktada Kant akl\u0131n do\u011fas\u0131yla cevab\u0131 daha sa\u011flam k\u0131lacakt\u0131r. Kant ve Marx\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerine de\u011findikten sonra \u201cparalaks\u201d bak\u0131\u015fla metafizi\u011fin denizini a\u015f\u0131p a\u015famayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 tart\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p><p>Kant\u2019a g\u00f6re insan akl\u0131 do\u011fas\u0131 gere\u011fi, baz\u0131 sorular\u0131 sormaktan ka\u00e7amaz ve kendini \u201csonsuz kavga alan\u0131nda\u201d bulur ve bu alan da \u201ckrali\u00e7e\u201d olarak and\u0131\u011f\u0131 \u201cmetafizik\u201dtir (Kant, 2020: 99). Bu b\u00f6l\u00fcme ba\u015flamadan \u00f6nce Kant\u2019\u0131n neden bu \u201ckrali\u00e7e\u201dye tac\u0131n\u0131 yeniden kazand\u0131rmak istedi\u011fini anlatmakta fayda vard\u0131r. Bu sebeple sunumun ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Kant\u2019\u0131n \u201cmetafizik\u201d alan\u0131n\u0131 yeniden ele al\u0131\u015f\u0131 sunumun ana d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00e7er\u00e7evesinde Kant\u2019ta \u201cak\u0131l\u201d, \u201ckuruntunun mant\u0131\u011f\u0131\u201d, \u201cg\u00f6r\u00fc\u201d kavramlar\u0131yla aktar\u0131lacakt\u0131r. Sunumun bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 olarak Kant\u2019ta insan akl\u0131 do\u011fas\u0131 gere\u011fi diyalekti\u011fe d\u00fc\u015fecektir, ancak yine kendi do\u011fas\u0131 gere\u011fi bu diyalektikten kendini kurtarabilecektir.<\/p><p>Kant metafizi\u011fe dair konu\u015furken insan\u0131n hem do\u011faya hem de toplumsal hayata ait oldu\u011funun bilincindeydi. E\u011fer ak\u0131l metafizik denen \u201ckrali\u00e7e\u201dyi an\u0131nda bir \u201ctiran\u201da d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilecek yap\u0131ya sahip ise insan, ayn\u0131 zamanda toplumsall\u0131\u011f\u0131n i\u00e7inde biri olarak, akl\u0131n\u0131n bu yap\u0131s\u0131yla kendini, despotik bir h\u00fck\u00fcmdar\u0131n alt\u0131nda ezilirken bulabilmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kant\u2019\u0131n umudu insan\u0131n hem yanl\u0131\u015f metafizikten hem de yanl\u0131\u015f h\u00fck\u00fcmdardan ka\u00e7\u0131nmas\u0131d\u0131r. \u201cKrali\u00e7e\u201d \u00f6lmelidir ve yeni \u201ckrali\u00e7e\u201dyi insan kendi \u201cakl\u0131n\u0131 kullanma cesareti g\u00f6stererek\u201d se\u00e7melidir. Bu \u00e7\u0131kar\u0131ma g\u00f6re yanl\u0131\u015f metafizikle verilen sava\u015f yaln\u0131zca epistemolojik kalmay\u0131p toplumsal\/politik bir sava\u015fa da i\u015faret etmektedir. O halde sunumun ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, \u201cyabanc\u0131la\u015fma\u201d, \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u201d gibi kavramlar \u00fczerinden Marx\u2019ta metafizi\u011fe sebep olan maddi ve tarihsel durumlar\u0131 ve bu durumlardan nas\u0131l \u00e7\u0131kabilece\u011fimizi a\u00e7\u0131klamak yerinde olabilir. Kant her ne kadar \u201ctarih benim umutlar\u0131m\u0131 \u015f\u00fcpheli k\u0131l\u0131yor olabilir\u201d demi\u015f olsa da bilim olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kacak metafiziklere kar\u015f\u0131 Kant\u2019la beraber Marx\u2019\u0131 g\u00f6rebiliriz (Kant, 2017: 69).<\/p><p>Marx d\u00fc\u015f\u00fcnceyi yery\u00fcz\u00fcne indirmi\u015f ve bilincin ger\u00e7ekli\u011fin bir sonucu oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Bu sebeple Marx\u2019\u0131n tarih anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda kilit bir noktay\u0131 g\u00f6sterecektir. Kant\u2019\u0131n yanl\u0131\u015f yola giren akl\u0131 kurtarmas\u0131 nas\u0131l ki kendi yap\u0131s\u0131n\u0131 bilmesine ba\u011fl\u0131ysa Marx\u2019ta da insan\u0131n sahip oldu\u011fu yanl\u0131\u015f bilin\u00e7ten kurtulmas\u0131 tarihini bilmesiyle olanakl\u0131d\u0131r. \u201cD\u00fc\u015f\u00fcncelerin egemenli\u011fine ba\u015fkald\u0131rmak\u201d i\u00e7in de bu ger\u00e7eklik \u201cele\u015ftirilmelidir\u201d (T\u00fcrky\u0131lmaz, 2022: 48). Bu bak\u0131mdan Kant ve Marx \u201cele\u015ftiri\u201d kavram\u0131nda birle\u015fmektedirler. Nitekim Karatani de Kant ve Marx\u2019\u0131 ele\u015ftiri anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131n benzerli\u011finden yakalamaktad\u0131r. Hem \u201cyanal\u201d hem de \u201ckonum de\u011fi\u015ftirmeye dayal\u0131\u201d ele\u015ftirilerine de \u201ctranskritik\u201d ad\u0131n\u0131 vermektedir (Karatani, 2017: 28). \u0130nsanlar\u0131n kendi tasar\u0131mlar\u0131na ili\u015fkin yanl\u0131\u015f bilin\u00e7lerinin olmas\u0131 bir nevi tarihin anlay\u0131\u015f\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Tarihin \u201cger\u00e7ek temelini\u201d yani maddi ili\u015fkileri bir kenara koyan tarih anlay\u0131\u015f\u0131, ger\u00e7ek tarihi ya\u015famdan ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r (Marx-Engels, 2013a: 71). Maddi ili\u015fkileri bilmemek ise insan\u0131 kendisine yabanc\u0131la\u015ft\u0131rmaktad\u0131r (T\u00fcrky\u0131lmaz, 2022: 48). Mevcut toplumsal d\u00fczen, yanl\u0131\u015f bilin\u00e7lerin d\u00fczenidir. B\u00f6ylesi bir d\u00fcnyada \u00f6zg\u00fcr olmak dolay\u0131s\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Kendine yabanc\u0131 bir insan kendini nas\u0131l bilebilir? Kendi eme\u011finin fark\u0131na nas\u0131l varabilir? Mevcut d\u00fczende insan adeta uyu\u015fturulmaktad\u0131r. Yabanc\u0131la\u015fmadan kurtulman\u0131n anahtar\u0131 olan kom\u00fcnizmin manifestosu bir \u00e7a\u011fr\u0131yla bitmektedir. \u201cProleterlerin zincirlerinden ba\u015fka kaybedecek bir \u015feyleri yok. Kazanacaklar\u0131 bir d\u00fcnya var\u201d (Marx-Engels 2011: 158). \u0130nsan\u0131n kurtulu\u015f yolunu net bir \u015fekilde ortaya koyan Marx\u2019a g\u00f6re \u00f6nce insan afyonun etkisi alt\u0131ndan kurtulmal\u0131d\u0131r. \u0130\u015f\u00e7inin \u201ckazanaca\u011f\u0131 d\u00fcnya\u201dn\u0131n fark\u0131na varabilmesi i\u00e7in yanl\u0131\u015f bilin\u00e7ten kurtulmal\u0131d\u0131r. Kom\u00fcnizmin dola\u015fan \u201chayaleti\u201dnin hayata d\u00f6nmesini engelleyen belki de bu afyon etkisidir. \u0130nsan\u0131n \u201ckendisini bulabilmesi\u201d i\u00e7in dine, metafizi\u011fe, spek\u00fclatif felsefeye \u201cele\u015ftiri\u201d y\u00f6neltmek gerekmektedir (T\u00fcrky\u0131lmaz, 2022: 51). Elbette ki bu ele\u015ftiri daha \u00f6nce de belirtti\u011fimiz gibi Marx\u00e7\u0131 anlamda bir ele\u015ftiri olmal\u0131d\u0131r, yani bir \u201cba\u015fkald\u0131r\u0131\u201d \u015feklinde.<\/p><p>Din, Marx\u2019ta toplumu uyu\u015fturan, g\u00f6zlerini ger\u00e7ek d\u00fcnyadan ay\u0131ran bir olgu olarak alg\u0131lanmaktad\u0131r. \u0130nsanlar, onlara sunulan bir \u201chayalle\u201d ger\u00e7ek d\u00fcnyadaki sorunlar\u0131n\u0131 unutmaktad\u0131r. Oysa Marx\u2019a g\u00f6re toplumdaki sorunlar\u0131n ortadan kalkmas\u0131, dini de ortadan kald\u0131racakt\u0131r (2022:51). Marx, dini, metafizi\u011fi, ahlak\u0131 yanl\u0131\u015f \u201cbilin\u00e7 bi\u00e7imi\u201d olarak g\u00f6rmektedir ve dolay\u0131s\u0131yla ele\u015ftirisini hepsine y\u00f6neltmektedir (Marx-Engels, 2013a: 67). Marx, filozoflar\u0131n yorumlad\u0131klar\u0131n\u0131 ancak d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftiremediklerini s\u00f6ylemektedir. Bu noktada belki de Marx\u2019a Kant\u00e7\u0131 bir m\u00fcdahale yapmak gerekmektedir. \u0130lk b\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonunda ortaya koydu\u011fumuz gibi Kant, metafizikten sak\u0131nman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu, onun da saf akl\u0131n kendine s\u0131n\u0131r \u00e7izmesi, kendisini bilmesiyle olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekteydi. Metafizik sorular \u00fcretmeye yazg\u0131l\u0131 olan akl\u0131n kendi yap\u0131s\u0131n\u0131 bilmesi bir bak\u0131ma onu \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmekteydi. \u0130nsan\u0131n kendi kendisini akl\u0131n bu yazg\u0131s\u0131yla mahkum etti\u011fi ve de\u011fi\u015ftirebilmek i\u00e7in yine kendi akl\u0131n\u0131 kullanma cesaretini g\u00f6stermesi -Marx b\u00f6yle yorumlamayacak olsa da- i\u015f\u00e7ilerin kazanaca\u011f\u0131 bir d\u00fcnya oldu\u011funu s\u00f6ylemesiyle ortakla\u015fmaktad\u0131r. Marx\u2019ta \u201cbirliktelik\u201d vurgusu varken, Kant\u2019ta akl\u0131n kendi i\u00e7ine d\u00f6nmesi vard\u0131r. Ama asl\u0131nda Kant kendi akl\u0131na bakarken ayn\u0131 zamanda ba\u015fkas\u0131n\u0131n akl\u0131na kendisini yerle\u015ftirmektedir. Bu bak\u0131\u015f her ne kadar \u201cbelirgin bir paralaksa yol a\u00e7sa da\u201d Kant i\u00e7in \u201cg\u00f6z yan\u0131lg\u0131s\u0131n\u0131\u201d \u00f6nlemenin tek yoludur (Kant\u2019tan Aktaran Karatani, 2017: 25). O halde d\u00fcnyay\u0131 yorumlamak ayn\u0131 zamanda da de\u011fi\u015ftirebilmek i\u00e7in konum de\u011fi\u015ftiren bir bak\u0131\u015fa ihtiyac\u0131m\u0131z vard\u0131r. Karatani\u2019nin, <em>Transkritik<\/em>\u2019te Marx\u2019\u0131 Kant\u00e7\u0131 bir \u015fekilde \u201cbu t\u00fcr bir paralaksa\u201d g\u00f6re okumas\u0131 \u017di\u017eek\u2019e g\u00f6re \u201ccan al\u0131c\u0131 bir at\u0131l\u0131md\u0131r\u201d (\u017di\u017eek, 2014: 54). Elbette Karatani bu okumas\u0131n\u0131 Marx\u2019\u0131n ekonomi-politik d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle yapmaktad\u0131r. Ancak ayn\u0131 zamanda bu kavram\u0131 kullan\u0131\u015f\u0131 bu \u00e7al\u0131\u015fmaya da ilham vermektedir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada ama\u00e7lam\u0131\u015f oldu\u011fumuz yol haritas\u0131n\u0131 \u201cparalaks\u201d kavram\u0131 kar\u015f\u0131lamaktad\u0131r. Metafizi\u011fin dalgal\u0131, u\u00e7suz bucaks\u0131z denizinde bir gemi s\u00fcrmek ve adaya sa\u011f salim varmak istiyorsak yaln\u0131zca kendi bak\u0131\u015f\u0131m\u0131z g\u00fcvenilir olmayabilir. Konum de\u011fi\u015ftirebilmeli, bir ba\u015fkas\u0131n\u0131n konumuna ge\u00e7ebilmesi, bir ba\u015fkas\u0131 da bizim konumumuza ge\u00e7ebilmelidir. Bu metafizik denizinden felsefeyi canl\u0131 \u00e7\u0131karmak i\u00e7in de Kant ve Marx\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri bize ihtiyac\u0131m\u0131z olan bak\u0131\u015f\u0131 sunmaktad\u0131r. Hurafeye, akl\u0131ms\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131mlara, astrolojiye, fallara sar\u0131l\u0131r. Bu k\u00f6t\u00fc g\u00fcnlerden nas\u0131l \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131na dair korkuyla dolu bir \u015fekilde olsa da umut etmek ister. Metafizi\u011fin tehlikeleri g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kendisini net bir bi\u00e7imde g\u00f6stermektedir. Pandemi ve ekonomik krizden sonra artan \u201cakl\u0131ms\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131mlar\u201d ve bunlar\u0131n bir hakikat gibi sunulmas\u0131n\u0131 bug\u00fcn Kant\u2019a ve Marx\u2019a ihtiyac\u0131m\u0131z\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r.<\/p><cite>Aristoteles, (2014). <em>Metafizik <\/em>(Ahmet Arslan \u00e7ev.) \u0130stanbul: Sosyal Yay\u0131nlar\u0131<br>Hegel, G.W.F. (2019). <em>Tinin G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilimi<\/em>. (Aziz Yard\u0131ml\u0131 \u00e7ev.) \u0130stanbul: \u0130dea Yay\u0131nlar\u0131.<br>Kant, I. (1900). <em>Dreams of a Spirit-Seer <\/em>(Emanuel E. Goerwitz \u00e7ev.) London: Swan Sonnenschein &amp; Co, Lim<br>Kant, I. (2000). <em>Gelecekte Bilim Olarak Ortaya \u00c7\u0131kabilecek Her Metafizi\u011fe Prologomena.<\/em> (\u0130oanna Ku\u00e7uradi-Yusuf \u00d6rnek \u00e7ev.) Ankara: T\u00fcrkiye Felsefe Kurumu<br>Kant, I. (2014). <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>(\u0130oanna Ku\u00e7uradi- \u00dclker G\u00f6kberk- F\u00fcsun Akatl\u0131 \u00e7ev.) Ankara: T\u00fcrkiye Felsefe Kurumu<br>Kant, I. (2017). \u201cYayg\u0131n Bir S\u00f6z \u00dcst\u00fcne: \u2018Teoride Do\u011fru Olabilir, Ama Pratikte \u0130\u015fe Yaramaz\u2019\u201d, <em>Kant Felsefesinin Politik Evreni<\/em> i\u00e7inde, (ss. 25-74) (der ve \u00e7ev. Hakan \u00c7\u00f6rek\u00e7io\u011flu), \u0130stanbul: Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131<br>Kant, I. (2020). <em>Critique of Pure Reason <\/em>(Paul Guyer- Allen W. Wood \u00e7ev.) Cambridge: Cambridge University Press<br>Karatani, K. (2017). <em>Transkritik <\/em>(Erkal \u00dcnal \u00e7ev.) \u0130stanbul: Metis Yay\u0131nlar\u0131<br>Lacoue-Labarthe, P. \u201cWalter Benjamin&#8217;in \u2018Alman Romantizminde Sanat Ele\u015ftirisi Kavram\u0131\u2019\u201d, <em>Sanatta ve Edebiyatta Ele\u015ftiri: Alman Romantizminde Sanat Ele\u015ftirisi Kavram\u0131 <\/em>i\u00e7inde, (ss. 7-27). (El\u00e7in Gen- Mustafa T\u00fczel \u00e7ev.) \u0130stanbul: \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131<br>Marx, K. (2011). <em>1844 El Yazmalar\u0131: Ekonomi Politik ve Felsefe<\/em> (Kenan Somer \u00e7ev.) Ankara: Sol Yay\u0131nlar\u0131.<br>Marx, K., Engels, F. (2011). <em>Kom\u00fcnist Manifesto ve Kom\u00fcnizmin \u0130lkeleri<\/em> (Muzaffer Erdost \u00e7ev.) Ankara: Sol Yay\u0131nlar\u0131<br>Marx, K., Engels, F. (2013a). <em>Din \u00dczerine <\/em>(Kaya G\u00fcven\u00e7 \u00e7ev.) Ankara: Sol Yay\u0131nlar\u0131<br>Marx, K., Engels, F. (2013b). <em>Alman \u0130deolojisi<\/em> (Tongu\u00e7 Ok, Olcay Gerid\u00f6nmez \u00e7ev.) \u0130stanbul: Do\u011fa Bas\u0131n Yay\u0131n.<br>Ovidius. (1994). <em>D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler <\/em>(\u0130smet Z. Ey\u00fcbo\u011flu \u00e7ev.) \u0130stanbul: Payel Yay\u0131nlar\u0131<br>Spinoza, B. (2012). <em>Teolojik-Politik \u0130nceleme <\/em>(Cemal B. Akal- Reyda Erg\u00fcn \u00e7ev.) Ankara: Dost Yay\u0131nlar\u0131<br>T\u00fcrky\u0131lmaz, \u00c7. (2015). <em>Filozoflarla D\u00fc\u015f\u00fcnmek. <\/em>Ankara: Biblotech Yay\u0131nlar\u0131<br>T\u00fcrky\u0131lmaz, \u00c7. (2022). <em>Bunal\u0131m \u00c7a\u011f\u0131: Kierkegaard-Marx-Nietzsche. <\/em>Ankara: BilgeSu Yay\u0131nevi<br>\u017di\u017eek, S. (2014). <em>Paralaks<\/em> (Sabri G\u00fcrses \u00e7ev.) \u0130stanbul: Encore Yay\u0131nevi<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">\u00c7a\u011fla \u00d6zcan (\u0130stanbul \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Tekillik ve Dolays\u0131zl\u0131k A\u00e7\u0131s\u0131ndan Kant\u2019\u0131n G\u00f6r\u00fc Anlay\u0131\u015f\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Kant\u2019ta g\u00f6r\u00fcn\u00fcn ele al\u0131n\u0131\u015f\u0131nda iki yan \u00f6n plana \u00e7\u0131kar: tekillik ve dolays\u0131zl\u0131k. Kant <em>Logik<\/em>\u2019te g\u00f6r\u00fcy\u00fc tekil tasar\u0131m olarak ele al\u0131r. \u015e\u00f6yle demektedir:<\/p><p>\u201c\u2026 bilin\u00e7li olarak bir nesneye g\u00f6nderimde bulunan t\u00fcm [re]presentations\/tasar\u0131mlar ya g\u00f6r\u00fcler ya da kavramlard\u0131r. G\u00f6r\u00fc tekil bir [re]presentation\/tasar\u0131md\u0131r (repraesentatios ingularis), kavram ise genel (repraesentatioper notas communes) veya reflektif (reflected) bir [re]presentation\/tasar\u0131md\u0131r (repraesentatio discursiva) ( <em>Lectures on Logic, <\/em>91 ).\u201d<\/p><p>&nbsp;Frege, bu g\u00f6r\u00fc tan\u0131m\u0131n\u0131n Transendental Estetik\u2019te vurgulanan g\u00f6r\u00fc ile duyusall\u0131k ba\u011f\u0131n\u0131 i\u00e7ermeyen bir tan\u0131m oldu\u011funa dikkat \u00e7eker. <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin Transendental Estetik b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde g\u00f6r\u00fc dolays\u0131zl\u0131k bak\u0131m\u0131ndan konu edilir: \u201cnesnelerle ne \u015fekilde ve hangi yolla ili\u015fki kurarsa kursun, g\u00f6r\u00fc, onlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla dolays\u0131z bir ili\u015fki i\u00e7inde oldu\u011fu \u015feydir (A19=B34)\u201d. Bununla birlikte <em>Saf Akl\u0131nEle\u015ftirisi<\/em>\u2019nin ilerleyen b\u00f6l\u00fcmlerinde, g\u00f6r\u00fc hem tekil tasar\u0131m ile hem de dolays\u0131zl\u0131k ile ilgi i\u00e7inde tan\u0131mlan\u0131r: G\u00f6r\u00fc \u201cnesneyle dolays\u0131z ili\u015fkilidir ve [tekildir (einzeln)] (A320=B377).\u201d Bu tan\u0131mlama g\u00f6r\u00fcn\u00fcn tekillik ve dolays\u0131zl\u0131k ile ilgisini birlikte sunsa da bu iki yan\u0131n birbiriyle ili\u015fkisi a\u00e7\u0131k k\u0131l\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Yaln\u0131zca ayn\u0131 tan\u0131m i\u00e7inde yan yana bulunmak tekillik ve dolays\u0131zl\u0131\u011f\u0131n nas\u0131l bir ili\u015fki i\u00e7inde oldu\u011funu ortaya koymaz. Bu nedenle g\u00f6r\u00fcn\u00fcn tekillik ve dolays\u0131zl\u0131k \u00f6zelliklerinin nas\u0131l ili\u015fkili oldu\u011fu sorusu yan\u0131tlanmay\u0131 beklemektedir. Literat\u00fcrde dolays\u0131zl\u0131k ile tekilli\u011fin nas\u0131l ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 oldu\u011funa ili\u015fkin farkl\u0131 yakla\u015f\u0131mlar bulunur.<\/p><p>Jaakko Hintikka gibi kimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerce dolays\u0131zl\u0131k ile tekillik birbirine indirgenebilir y\u00f6nler olarak ele al\u0131n\u0131r. Bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlere g\u00f6re dolays\u0131zl\u0131k \u00f6zelli\u011fi, tekillik \u00f6zelli\u011finin bir ba\u015fka bi\u00e7imi ya da form\u00fclasyonu olarak ileri s\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Bu yakla\u015f\u0131m ile iki \u00f6zelli\u011fin birbirinden farkl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 kabul edilmi\u015f say\u0131l\u0131r.<\/p><p>Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc savunan Charles Parsons gibi kimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ise bu iki y\u00f6n\u00fcn farkl\u0131 \u00f6zelliklere kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fini \u00f6ne s\u00fcrer. Tekillik, dolays\u0131zl\u0131k \u00f6zelli\u011finden daha geni\u015f bir \u00f6l\u00e7\u00fct olarak benimsenir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fcleri tekil tasar\u0131mlar olarak ele almas\u0131 ve ayn\u0131 zamanda bu tasar\u0131mlar\u0131n nesnelerle dolays\u0131z bir ili\u015fki i\u00e7inde oldu\u011funu vurgulamas\u0131, g\u00f6r\u00fcn\u00fcn hem tekillik hem de dolays\u0131zl\u0131k \u00f6zelliklerini bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyar. Ne var ki, bu iki \u00f6zelli\u011fin birbiriyle olan ili\u015fkisinin tam olarak nas\u0131l anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi konusunda fikir birli\u011fine ula\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak kesinlikte ifadelere Kant\u2019\u0131n kendi metinlerinden hareketle ula\u015fmak g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Hintikka dolays\u0131zl\u0131k ile tekilli\u011fi birbirine indirgenebilir olarak ele al\u0131rken, Parsons\u2019\u0131n bu iki y\u00f6n\u00fcn farkl\u0131 \u00f6zelliklere kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fini savunmas\u0131 bu sav\u0131 destekler niteliktedir.<\/p><p>Tekillik ve dolays\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ba\u011f\u0131nt\u0131s\u0131na ili\u015fkin bir ba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015f, onlar\u0131n i\u00e7lemsel olarak (intensionally) farkl\u0131, kaplamsal olarak (extensionally) ayn\u0131 oldu\u011funu benimser. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f uyar\u0131nca tekillik ve dolays\u0131zl\u0131k tasar\u0131mlar\u0131n farkl\u0131 y\u00f6nlerini i\u015faret eder. Dolays\u0131zl\u0131k tekilli\u011fe indirgenemez, iki y\u00f6nden biri di\u011ferinden daha kapsaml\u0131 kabul edilemez.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n epistemolojisinde g\u00f6r\u00fcn\u00fcn tekillik ve dolays\u0131zl\u0131k \u00f6zellikleri \u00fczerine yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalar, nesnelerin bilgisine nas\u0131l ula\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve bu bilginin do\u011fas\u0131n\u0131 anlamam\u0131z a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nem ta\u015f\u0131r. G\u00f6r\u00fcn\u00fcn bu iki y\u00f6n\u00fcnden hangisinin \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ya da hangisinin temelde durdu\u011fu modern felsefenin tart\u0131\u015fma ba\u011flam\u0131nda yer bulmu\u015ftur. Yukar\u0131da ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z, Frege, Hintikka, Parsons gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin Kant\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc tan\u0131m\u0131na y\u00f6nelik ele\u015ftirileri ve yorumlar\u0131, bu konunun karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00e7ok boyutlulu\u011funu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serer. Bu tart\u0131\u015fmalar, Kant&#8217;\u0131n epistemolojisinin ve \u00f6zellikle g\u00f6r\u00fcn\u00fcn do\u011fas\u0131n\u0131n, felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncede a\u00e7\u0131k ve kesin bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n zorluklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterir.<\/p><p>G\u00f6r\u00fcn\u00fcn tekillik ve dolays\u0131zl\u0131k y\u00f6nleri \u00fczerine yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalar, felsefenin temel sorular\u0131yla do\u011frudan ili\u015fkilidir. Bu tart\u0131\u015fmalar, Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinin zenginli\u011fini ve derinli\u011fini g\u00f6stermekle kalmaz, ayn\u0131 zamanda bilginin do\u011fas\u0131n\u0131 anlama \u00e7abam\u0131zda bize yol g\u00f6sterici olmaya devam edecektir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada tekillik ve dolays\u0131zl\u0131k aras\u0131ndaki ili\u015fkinin, Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nemi ve bu ili\u015fkinin do\u011fru bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n Kant\u2019\u0131n bilgi teorisinin daha iyi kavranmas\u0131n\u0131 sa\u011flayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrece\u011fiz. Bunu yaparken, yukar\u0131da and\u0131\u011f\u0131m\u0131z yakla\u015f\u0131mlar\u0131 daha a\u00e7\u0131k k\u0131larak, hangisinin daha kabul edilebilir oldu\u011funu ortaya koymay\u0131 ama\u00e7l\u0131yoruz.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Emre \u015ean (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Fenomenoloji Kopernik\u00e7i Devrimin Devam\u0131 m\u0131d\u0131r?<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Fenomenoloji hareketinin Kant felsefesi ile kurdu\u011fu ili\u015fki problemlidir ve ana hatlar\u0131yla iki boyutu bulunur: transendentalizm ve anti-transendentalizm. Fenomenolojinin kurucusu Husserl\u2019e g\u00f6re, transendental felsefenin \u00f6nc\u00fcs\u00fc Kartezyenizm ve onun devam\u0131 olan transendentalizm hem sunduklar\u0131 imk\u00e2nlar hem de yaratt\u0131klar\u0131 \u00e7\u0131kmazlar ba\u011flam\u0131nda ele al\u0131nmas\u0131 gereken meselelerdir. Husserl sonras\u0131 fenomenologlar aras\u0131nda transendentalizmi savunanlar ve onun \u00e7\u0131kmaz bir soka\u011fa g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrenler aras\u0131nda s\u00fcregiden bir tart\u0131\u015fma bulunur. \u00d6rne\u011fin g\u00fcncel ku\u015fa\u011f\u0131n fenomenolojisinin verimli tart\u0131\u015fmas\u0131 olay fenomenolojisi transendental paradigman\u0131n yerine ge\u00e7ebilecek yeni bir paradigma \u00f6ne s\u00fcrer.<a href=\"#_ftn1\"><sup>[1]<\/sup><\/a><\/p><p>D\u00fc\u015f\u00fcnce tarihinin yeterince tart\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015f arg\u00fcmanlar\u0131ndan birisi fenomenolojiyi do\u011frudan Kant\u2019\u0131n \u201c\u00f6zne felsefesinin\u201d devam\u0131 olarak g\u00f6ren yakla\u015f\u0131md\u0131r<a href=\"#_ftn2\"><sup>[2]<\/sup><\/a>. Her ne kadar \u201cnesne felsefelerine\u201d itirazlar\u0131 itibariyle ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce ailesine aitlermi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnseler de fenomenoloji, bilincin nesneyle ili\u015fkisini bizzat fenomenler alan\u0131ndan gelen ve t\u00fcm m\u00fcmk\u00fcn deneyimler i\u00e7in ge\u00e7erli olacak zorunlu yap\u0131larda arad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in anti-Kant\u00e7\u0131 bir yakla\u015f\u0131mdan do\u011fmu\u015ftur. Bu y\u00fczden Kant ve Husserl aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fma \u00f6ncelikle <em>a priori <\/em>bilginin nas\u0131l anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ile ilgilidir. S\u00f6z konusu tart\u0131\u015fman\u0131n k\u00f6keni elbette Hume\u2019un sordu\u011fu, zihnin kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki bir zorunlulu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcnmesinin imk\u00e2n\u0131 sorusundad\u0131r zira ona g\u00f6re olgusal alana dair <em>a priori<\/em> bir bilgi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ne var ki 1907 y\u0131l\u0131ndan itibaren Husserl\u2019in tuttu\u011fu transendental fenomenoloji yolu ve \u00f6zellikle <em>Avrupa Bilimlerinin Krizi ve Transendental Fenomenoloji<\/em>\u2019nin (<em>Krisis<\/em>) 26. b\u00f6l\u00fcm\u00fc ile Heidegger\u2019in <em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em> kitab\u0131ndaki <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ni fundamental ontoloji ba\u011flam\u0131nda yorumlamas\u0131 fenomenolojin kurucu babalar\u0131n\u0131n Kant\u00e7\u0131 bir e\u011filime do\u011fru evrildi\u011fini g\u00f6sterir.<a href=\"#_ftn3\"><sup>[3]<\/sup><\/a> Dolay\u0131s\u0131yla Kant ve fenomenoloji ili\u015fkisi \u00f6ncelikle felsefi bir zorluk olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p><p>Sunumumda Husserl fenomenolojisinin Kopernik\u00e7i devrimin devam\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 sorusuna cevap aramak i\u00e7in Dominique Pradelle\u2019in <em>Par-del\u00e0 la r\u00e9volution copernicien. Sujet transcendantale et facult\u00e9s chez Kant et Husserl<\/em> (<em>Kopernik\u00e7i Devrimin \u00d6tesinde Kant ve Husserl\u2019de Transendental \u00d6zne ve Yetiler<\/em>)<a href=\"#_ftn4\">[4]<\/a> kitab\u0131ndaki analizlerleri tart\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Dominique Pradelle s\u00f6z konusu metnindetransendental fenomenolojide \u201canti-Kopernik\u00e7i bir devrim\u201d oldu\u011funu ileri s\u00fcrer. Bunun i\u00e7in \u00fc\u00e7 a\u015famal\u0131 bir arg\u00fcman kurar. \u00d6ncelikle anti-Kopernik\u00e7i devrimi y\u00f6ntem a\u00e7\u0131s\u0131ndan betimler, ard\u0131ndan onu fenomenolojinin temel arg\u00fcmanlar\u0131 ile ili\u015fkilendirir ve son olarak Husserl\u2019e g\u00f6re Kant\u2019ta beliren hangi a\u00e7maza cevap olabilece\u011fini ortaya koyar. Pradelle \u00f6ncelikle anti-Kopernik\u00e7i devrimin y\u00f6ntem ve varsay\u0131mlar\u0131 itibariyle ne oldu\u011funu tart\u0131\u015f\u0131r. Y\u00f6ntem a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakarsak Pradelle\u2019e g\u00f6re Kopernik\u00e7i devrim i\u00e7in kurma eylemi, nesnel bir ge\u00e7erlili\u011fe sahip olmas\u0131 itibariyle bilginin ideal \u00f6znesini yeniden kurmaya i\u015faret eder. Oysa fenomenolojinin \u201ctransendental refleksiyonu\u201d betimleme yoluyla i\u015fler ve deneyimin formel yap\u0131s\u0131n\u0131 belirlemez. Kant do\u011frudan g\u00f6zlemin verileri yerine kurucu akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7erisinde bilginin imkan\u0131 sorusuna yan\u0131t vermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Buna g\u00f6re bilginin ve do\u011fru yarg\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmas\u0131 i\u00e7in bilin\u00e7 edimlerimiz nesnelere de\u011fil, nesneler kavramlar\u0131m\u0131za uymal\u0131d\u0131r. Oysa Husserl\u2019in <em>Kesin Bilim Olarak Felsefe<\/em> metninde ifade etti\u011fi gibi \u201cara\u015ft\u0131rman\u0131n itkisi felsefelerden de\u011fil, \u015feylerden (<em>Sachen<\/em>) ve onlar\u0131n ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu sorunlardan gelmelidir\u201d<a href=\"#_ftn5\">[5]<\/a>. Di\u011fer bir deyi\u015fle, fenomenolojinin ele\u015ftirel yakla\u015f\u0131m\u0131 olgu meselelerini ele\u015ftirmenin nihai yolunun onlardan uzakla\u015fmak oldu\u011funu iddia etmez. Kald\u0131 ki olgu meseleleri t\u00fcm deneyim alan\u0131n\u0131 ku\u015fatan yeg\u00e2ne sorun de\u011fildir.<\/p><p>Pradelle\u2019e g\u00f6re fenomenoloji, \u00f6znenin t\u00f6zselle\u015ftirilmesi (<em>substantialisation<\/em>) ve antropolojik hale gelmesiyle sonu\u00e7lanan teorik se\u00e7imlere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar. Husserl ben\u2019in ya da ego\u2019nun birli\u011finin, d\u00fcnyasal bir \u015feyin birli\u011fi gibi sunulmas\u0131n\u0131n \u00f6zneyi t\u00f6zselle\u015ftirme riski ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade eder \u00e7\u00fcnk\u00fc bu durumda \u00f6zne kendisine nitelikler atfedilecek bir dayanak haline gelir. Bu y\u00fczden Husserl\u2019in son y\u0131llar\u0131nda Kant\u2019a y\u00f6neltti\u011fi psikolojizm ve antropolojizm ele\u015ftirisi nesnenin <em>a priori<\/em> yap\u0131lar\u0131n\u0131n \u00f6znenin bilme yetilerinin <em>a priori<\/em> formlar\u0131nda kurulmas\u0131 arg\u00fcman\u0131na y\u00f6neliktir. Zihnimizin do\u011fas\u0131na ait olan <em>a priori<\/em> yap\u0131lardan yola \u00e7\u0131kan bir betimleme Husserl i\u00e7in psikolojizm ve antropolojizm tehlikesine i\u015faret eder. Bu y\u00fczden Pradelle uzay, zaman formlar\u0131 ve kategorileri \u201csonlu \u00f6znenin antropolojik de\u011fi\u015fmezleri\u201d<a href=\"#_ftn6\">[6]<\/a> olarak adland\u0131r\u0131r. Ona g\u00f6re Kant\u2019\u0131n arg\u00fcman\u0131 \u201ck\u00f6kensel bir olgusall\u0131k\u201d varsay\u0131m\u0131 ile i\u015fler ve Husserl\u2019in <em>Erste Philosophie (1923-1924)<\/em> metninde alt\u0131n\u0131 \u00e7izdi\u011fi gibi antropolojizme d\u00fc\u015fme tehlikesi bulunur.<a href=\"#_ftn7\">[7]<\/a> Bu y\u00fczden ben ya da ego fenomenolojik indirgeme sonucunda betimlenemez, (Robert Musil\u2019in Niteliksiz Adam\u2019\u0131 gibi) \u201cniteliksiz\u201d saf ego olarak ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece ego\u2019ya, psikolojik ya da empirik anlamda i\u00e7sel bilin\u00e7le de\u011fil ancak transendental deneyim anlam\u0131nda apodiktik i\u00e7 alg\u0131yla eri\u015filebilir. Oysa Husserl\u2019in <em>Krisis<\/em>\u2019te alt\u0131n\u0131 \u00e7izidi\u011fi gibi Kant, asl\u0131nda bizzat d\u00fcnyaya ait olan, d\u00fcnya ile birlikte varsay\u0131lan insan zihninin \u00f6zel bir niteli\u011finden yola \u00e7\u0131karak d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcne form verir. Husserl\u2019e&nbsp;g\u00f6re Kant\u2019\u0131n felsefesinde&nbsp;bir yandan&nbsp;eri\u015filebilir nesnenin varl\u0131\u011f\u0131 bilen \u00f6znenin konumuna ba\u011fl\u0131d\u0131r, di\u011fer yandan \u201ckategoriler \u00f6\u011fretisinin b\u00fct\u00fcn\u00fc, hatta&nbsp;deneyim nesnesinin&nbsp;t\u00fcm&nbsp;eidetik&nbsp;bi\u00e7imleri,&nbsp;sonlu \u00f6znenin de\u011fi\u015fmeyen \u00f6nceden&nbsp;kurulu\u015funa&nbsp;(<em>pr\u00e9-constitution&nbsp;invariante<\/em>)&nbsp;dair bir kabule (antropolojizme) dayan\u0131r\u201d.<a href=\"#_ftn8\">[8]<\/a>&nbsp;Dolay\u0131s\u0131yla, Husserl\u2019e g\u00f6re Kant bir anlamda Hume\u2019un \u015f\u00fcphecili\u011finin ortaya koydu\u011fu zorlu\u011fu (idea ili\u015fkilerinin zorunlulu\u011funa kar\u015f\u0131n olgu meselelerinin olumsal olmas\u0131 sorununu) \u00e7\u00f6zmek yerine erteler.<\/p><cite><a href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> S\u00f6z konusu tart\u0131\u015fma i\u00e7in \u015fu kitaplara bak\u0131labilir; Romano, C. (2021).<em> Zamansal Macera Hadisevi Hermeneuti\u011fi Tan\u0131tan \u00dc\u00e7 Makale<\/em>. (Kadir Filiz, \u00c7ev., Cemal Kafadar, Sun.). \u0130stanbul: Ayr\u0131nt\u0131, s.20. <em>\u00c7a\u011fda\u015f Frans\u0131z Felsefesi ve Fenomenoloji Hareketi<\/em>. (2022). (Emre \u015ean, Sun., Der. ve \u00c7ev.). \u0130stanbul: Pinhan. s. 22. \u015ean, E. (2020). \u201cLa r\u00e9habilitation de la rationalit\u00e9 ph\u00e9nom\u00e9nologique du monde: Jean-Luc Marion et Renaud Barbaras\u201d. <em>Consid\u00e9rations ph\u00e9nom\u00e9nologiques sur le monde: Entre th\u00e9ories et pratiques<\/em>. Louvain: Presses Universitaires de Louvain. s. 102-115.<br><a href=\"#_ftnref2\">[2]<\/a> Rogove, J. (2020). \u201cThe Phenomenological a priori as Husserlian Solution to the Problem of Kant\u2019s \u201cTranscendental Psychologism\u201d, <em>Husserl, Kant and Transcendental Phenomenology<\/em>. De Gruyter. s. 57.<br><a href=\"#_ftnref3\">[3]<\/a> Dolay\u0131s\u0131yla Kant\u2019tan sonra Husserl\u2019i ele alan yeni \u00e7al\u0131\u015fmalar, her iki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn ba\u015fvurdu\u011fu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin ufkunda bulunan yap\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurmay\u0131, sadakat ve ihanet ayr\u0131m\u0131na d\u00fc\u015fmeden ele almay\u0131 hedefler. \u00d6rne\u011fin bu ba\u011flamda en s\u0131k sorulan sorulardan biri, fenomenolojinin transendental y\u00f6nteminin fenomenlerin betimlenmesi i\u00e7in bir ihtiya\u00e7 m\u0131 oldu\u011fu yoksa onu Kartezyen bir yola m\u0131 soktu\u011fu sorusudur. \u00d6rne\u011fin \u00e7a\u011fda\u015f fenomenolog Claude Romano fenomenolojinin Kartezyenizm ile hareket eden transendental bir felsefeye d\u00f6n\u00fc\u015fmesini gerek\u00e7elendiren hi\u00e7bir neden olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. Romano, C. (2015). <em>At the Heart of Reason<\/em>. (Michael B. Smith ve Claude Romano, \u00c7ev.). Evanston: Northwestern University Press. s.274. Yine bir ba\u015fka \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr Dan Zahavi bu tart\u0131\u015fmaya \u015fu \u015fekilde kat\u0131l\u0131r: \u201cFenomenoloji Husserl\u2019den sonra radikal bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irmi\u015ftir. (\u2026) sonraki fenomenologlar onun t\u00fcm metodolojik hamlelerini terk etmi\u015f ve t\u00fcm giri\u015fimini radikal anlamda d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Pek \u00e7ok kitap da Husserlci fenomenoloji ile Husserl sonras\u0131 varolu\u015fsal ya da hermeneutik fenomenoloji aras\u0131nda tart\u0131\u015fmal\u0131 ili\u015fki \u00fczerine yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.\u201d Zahavi, D. (2020). <em>Fenomenoloji: \u0130lk Temeller<\/em>. (Se\u00e7im Bayazit, \u00c7ev.). \u0130stanbul: Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131. s. 47. Dolay\u0131s\u0131yla transendental idealizmi terk etmek fenomenolojinin ser\u00fcveni i\u00e7in her zaman bir se\u00e7enek olmu\u015ftur.<br><a href=\"#_ftnref4\">[4]<\/a> Pradelle, D. (2012). <em>Par-del\u00e0 la r\u00e9volution copernicien. Sujet transcendantale et facult\u00e9s chez Kant et Husserl<\/em>. Paris: PUF.<br><a href=\"#_ftnref5\">[5]<\/a> Husserl, E. (2021). <em>Kesin Bir Bilim Olarak Felsefe<\/em>. (Tomris Meng\u00fc\u015fo\u011flu, \u00c7ev.). \u0130stanbul:Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131,&nbsp; s.38.<br><a href=\"#_ftnref6\">[6]<\/a> Pradelle, D. (2012). s.359.<br><a href=\"#_ftnref7\">[7]<\/a> Husserl, E. (1970). <em>Philosophie premi\u00e8re<\/em>, I, <em>Histoire critiques des id\u00e9es<\/em>. (\u00e7ev. A. L. Kelkel). Paris: PUF, s.401.<br><a href=\"#_ftnref8\">[8]<\/a> Husserl, E. (1976). <em>La Crise des sciences europ\u00e9ennes et la ph\u00e9nom\u00e9nologie transcendantale. <\/em>(G\u00e9rard Granel, \u00c7ev.)<em>. <\/em>Paris: Gallimard, \u00a7 31, s. 134.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Fazilet Al\u00e7\u0131k (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131n Sonsuza Do\u011fru S\u00fcrekli Azalan K\u00fc\u00e7\u00fcklere Dair G\u00f6r\u00fc Anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n Tespiti ve G\u00fcn\u00fcm\u00fczde Yeniden Yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>17-18. y\u00fczy\u0131l matemati\u011finde, \u00d6klid\u2019den bu yana, cebirdeki geli\u015fmelerin geometri taraf\u0131ndan kan\u0131tlan\u0131p do\u011frulanmad\u0131k\u00e7a ge\u00e7erli kabul edilmemesi, sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fcklerin (<em>Infinitesimal<\/em>) analize dahil edilmesi konusunda teredd\u00fct do\u011furmu\u015ftur. Fizik bilimi \u00e7er\u00e7evesinde 18. y\u00fczy\u0131lda, Newton\u2019\u0131n \u2018de\u011fi\u015fen nicelikler\u2019, Leibniz\u2019in ise \u2018atanamayan nicelikler\u2019 olarak sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fckleri kullanmas\u0131 kalk\u00fcl\u00fcs\u00fcn geli\u015fiminde etkili olmu\u015ftur. Fakat bu kullan\u0131m, t\u00fcketilemeyen ve sonsuza kadar s\u00fcrekli devam eden bir k\u00fc\u00e7\u00fclmenin geometri i\u00e7inde nas\u0131l g\u00f6sterilece\u011fine dair bir zorluk olu\u015fturmu\u015ftur. Bu zorluk, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck analizin limit olarak ele al\u0131nmas\u0131na kadar s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Burada odaklanaca\u011f\u0131m\u0131z esas soru; insan zihninin b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc yakalayamad\u0131\u011f\u0131 sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck analizi kavraman\u0131n nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu ve buna uygun bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcn olup olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu yaz\u0131da iki zorlu\u011fa Kant \u00e7er\u00e7evesinde nas\u0131l cevap verilebilece\u011fi ara\u015ft\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Bu tart\u0131\u015fmalar\u0131n 18. y\u00fczy\u0131ldaki haline \u015fahit oldu\u011fu i\u00e7in \u2018Kant hangi matematiksel uygulama paradigmalar\u0131n\u0131 biliyordu?\u2019 sorusu e\u015fli\u011finde bir okuma yap\u0131lacakt\u0131r. Nitekim geometrik kan\u0131ta sad\u0131k olan Kant\u2019\u0131n d\u00f6nemine denk gelen kalk\u00fcl\u00fcs\u00fcn geli\u015fimi; cebir anlay\u0131\u015f\u0131, uzay\u0131n yap\u0131s\u0131, sonsuzun matematikte nas\u0131l anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi ve s\u00fcreklilik hakk\u0131nda tart\u0131\u015fmalara neden olmu\u015ftur. Birbiriyle ili\u015fkili olan bu kavramlar, \u00f6ncelikle sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00f6l\u00fcnmenin i\u00e7inde m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu bir uzay tasar\u0131m\u0131n\u0131 gerektirmektedir. Nitekim, 18. y\u00fczy\u0131lda hakim olan Leibnizcilerin basit t\u00f6zler olan monadlara ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n do\u011furdu\u011fu sonsuz uzay ve Newtonc\u0131lar\u0131n do\u011fa bilimlerine sad\u0131k mutlak uzay anlay\u0131\u015f\u0131 aras\u0131nda bir fikir ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 olu\u015fmu\u015ftur. Kant\u2019\u0131n uzay-zaman g\u00f6r\u00fc anlay\u0131\u015f\u0131yla do\u011frudan alakal\u0131 olan bu tart\u0131\u015fmada Kant, sonraki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda monadlar\u0131 kabul etmeyerek Newton\u2019a yak\u0131n bir pozisyonu se\u00e7mi\u015f, fakat Newton\u2019\u0131n mutlak uzay fikrini benimsememi\u015ftir. Mutlak uzay\u0131, ger\u00e7ek bir deneyim nesnesi olarak g\u00f6r\u00fclmesinden \u00f6t\u00fcr\u00fc reddeden Kant, sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fckteki sonsuza kadar s\u00fcrekli azalan yap\u0131y\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in uzaydaki maddi t\u00f6zlerin t\u00fcm par\u00e7alar\u0131n\u0131n, t\u0131pk\u0131 kaplad\u0131klar\u0131 alan gibi, sonsuza kadar b\u00f6l\u00fcnebilir olmas\u0131 gerekti\u011fini savunur. <em>Grundlegung zur Metaphysische Anfangsgr\u00fcnde der Naturwissenschaft<\/em> (1786) eserindeki mekanik ve dinamik b\u00f6l\u00fcmlerinde s\u0131k\u00e7a sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fckl\u00fcklere at\u0131fta bulunan Kant, tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bu uzay fikri ile tart\u0131\u015fmalara neden olur. S\u00f6z konusu tart\u0131\u015fma, Kant\u2019\u0131n <em>Kritik der reinen Vernunft<\/em> (1781) eserinde akt\u00fcel sonsuza kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ile yapt\u0131\u011f\u0131 uzay a\u00e7\u0131klamas\u0131 aras\u0131ndaki gerilimden do\u011far. <em>Birinci Kritik<\/em>\u2019in B bask\u0131s\u0131nda Newton gibi s\u00fcrekli b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerin hareket taraf\u0131ndan \u00fcretildi\u011fini savunarak anl\u0131k h\u0131z\u0131, \u201cHem s\u00fcrekli azalan hem de di\u011fer t\u00fcm h\u0131zlardan daha k\u00fc\u00e7\u00fck\u201d olarak tan\u0131mlar, fakat bu tan\u0131m da benzer bir soruna yol a\u00e7ar. S\u00fcrekli azalan h\u0131z\u0131n t\u00fcm h\u0131zlardan daha k\u00fc\u00e7\u00fck olmas\u0131, her tespit edildi\u011fi anda daha k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fc geldi\u011fi i\u00e7in sorunludur. Kant, bu sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in <em>Metaphysical Foundations\u2019<\/em>da, bir ak\u0131c\u0131n\u0131n s\u00fcrekli de\u011fi\u015fim oran\u0131n\u0131 temsil etmek i\u00e7in \u2018nokta g\u00f6sterimi\u2019ni geli\u015ftiren Newton\u2019\u0131n ak\u0131\u015f y\u00f6ntemini kullan\u0131r. Fakat bu sefer de her tespit edildi\u011finde daha k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fc ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck gibi in\u015fa edilemeyen durumlar i\u00e7in Kant\u2019\u0131n hangi a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 kabul edece\u011fimiz tart\u0131\u015fmal\u0131 hale gelir. Nitekim in\u015fa edilemeyenlerin matemati\u011fe dahil edilmesi, <em>Birinci Kritik<\/em>\u2019te sentetik a priori yarg\u0131 ile tan\u0131mlanan zaman\u0131n g\u00f6r\u00fcs\u00fc ve say\u0131 \u015femas\u0131 sayesinde birimlerin art arda in\u015fas\u0131 ile matemati\u011fin yap\u0131lmas\u0131n\u0131n olana\u011f\u0131 \u00e7ak\u0131\u015f\u0131r. Bu makalede Kant\u2019\u0131n kendi a\u00e7\u0131klamalar\u0131ndaki \u00e7ak\u0131\u015fman\u0131n her iki y\u00f6nden de g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte oldu\u011fu sorunun daha derinde oldu\u011fu g\u00f6sterilecektir. Bizce daha derindeki sorun \u015fudur: Duyumsan\u0131r alan\u0131n bizzat kendisinde deneyimleyemece\u011fimiz ancak duyumsan\u0131r alana dair fizik bilimi i\u00e7in matematik hesaplamada kullan\u0131lmas\u0131 gereken sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck, Kant i\u00e7in hangi g\u00f6r\u00fcyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr? Uzay g\u00f6r\u00fcs\u00fc m\u00fc zaman g\u00f6r\u00fcs\u00fc m\u00fc? Bu sorunun sa\u011fl\u0131kl\u0131 cevab\u0131 i\u00e7in \u00f6nce Kant\u2019\u0131n d\u00f6nemi i\u00e7inde, daha sonras\u0131nda g\u00fcn\u00fcm\u00fcz matematik anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde cevap aranacakt\u0131r. Bu sayede Kant\u2019\u0131n verdi\u011fi cevaplar\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fcz i\u00e7in ne kadar m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131labilecektir. Bu nedenle birinci b\u00f6l\u00fcmde, g\u00f6r\u00fcn\u00fcn sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck hesaptaki gereklili\u011finin ko\u015fullar\u0131 daha \u00e7ok uzay\u0131n temsili a\u00e7\u0131s\u0131ndan analiz edilecektir. Kant\u2019\u0131n bu hamlesinin nedenini anlamak i\u00e7in geometrinin cebirden hen\u00fcz \u00f6zerkle\u015fmedi\u011fi d\u00f6nemi anlamak gerekir. Bu nedenle Kant\u2019\u0131n d\u00f6nemindeki geometrik ispat\u0131n cebirdeki rol\u00fc, Yunan d\u00f6nemindeki etkisiyle birlikte ele al\u0131nacakt\u0131r. Bunun i\u00e7in Hintikka\u2019n\u0131n \u201cKant&#8217;s Theory of Mathematics Revisited\u201d ve Sutherland\u2019\u0131n \u201cKant\u2019s Philosophy of Mathematics and the Greek Mathematical Tradition\u201d makalesine de\u011finilecektir. Burada <em>Birinci Kritik<\/em>\u2019te transandantal estetikte Kant\u2019\u0131n uzay ve zaman\u0131 andr\u0131mlarla d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcze dair vurgusu, nicelik olarak b\u00fcy\u00fckl\u00fck (<em>Quanta<\/em>) ve kavramsal olarak b\u00fcy\u00fckl\u00fck (<em>Quantity<\/em>), yo\u011fun (<em>Intensive<\/em>) ve kapsaml\u0131 (<em>Extensive<\/em>) b\u00fcy\u00fckl\u00fckler fark\u0131 ba\u011flam\u0131nda tekrar ele al\u0131nacakt\u0131r. Bu tan\u0131mlara ra\u011fmen sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck ve s\u00fcreklilik s\u00f6z konusu oldu\u011funda Kant\u2019\u0131n d\u0131\u015fsal g\u00f6r\u00fcn\u00fcn merkezi\u011filine yapt\u0131\u011f\u0131 vurgu i\u00e7in ikinci b\u00f6l\u00fcme ge\u00e7ilecektir. Burada Kant\u2019\u0131n son d\u00f6nemlerinde August Rehberg ile irrasyonel say\u0131lar\u0131n do\u011fas\u0131 ve g\u00f6r\u00fcs\u00fcyle ili\u015fkisi \u00fczerine yaz\u0131\u015fmalar\u0131nda <img loading=\"lazy\" width=\"15\" height=\"16\" src=\"\">\u2019nin s\u00fcrekli azalan kesirli durumu i\u00e7in verdi\u011fi a\u00e7\u0131klama \u00fczerinde durulacakt\u0131r. Kant\u2019\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n 20. y\u00fczy\u0131lda, Abraham Robinson\u2019\u0131n sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fckleri analize dahil etmesiyle de\u011fi\u015fen matematik i\u00e7in de ge\u00e7erli olup olmayaca\u011f\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f yorumcular olan Michael Friedman, Jaakko Hintikka ve Daniel Sutherland\u2019\u0131n okumalar\u0131yla geometrinin ve d\u0131\u015fsal g\u00f6r\u00fcn\u00fcn gereklili\u011fi merkezinde yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Nitekim Friedman ve Sutherland, d\u0131\u015fsal g\u00f6r\u00fcy\u00fc temele koysalar da Hintikka bir analitik\u00e7i olarak temele g\u00f6r\u00fcn\u00fcn i\u00e7selli\u011fini yerle\u015ftirir. Hintikka i\u00e7in aritmetik merkezdedir, aritmetik \u00fczerinden uzay g\u00f6r\u00fcs\u00fcne ba\u015fvurularak i\u015flem yap\u0131l\u0131r. \u00dcstelik Hintikka, geometride \u2018Bir postulat\u0131n, yani genel bir varolu\u015fsal varsay\u0131m\u0131n kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 belirli bir matematiksel arg\u00fcman\u0131 ger\u00e7ekli\u011fe uygulad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ne olur?\u2019 sorusu \u00fczerinde durur. Bu yaz\u0131, Hintikka\u2019n\u0131n varolu\u015fsal sorusunun ger\u00e7ekli\u011fe nas\u0131l uyguland\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde duracak ve tam da bu ba\u011flamda sonsuza kadar azalan k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fckler i\u00e7in temele d\u0131\u015fsal m\u0131 yoksa i\u00e7sel g\u00f6r\u00fcn\u00fcn m\u00fc konulmas\u0131 gerekti\u011fini tart\u0131\u015facakt\u0131r. Savunulacak g\u00f6r\u00fc\u015f ise, i\u00e7sel g\u00f6r\u00fcn\u00fcn temelinde aritmeti\u011fin in\u015fas\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi ve bu sayede d\u0131\u015fsal g\u00f6r\u00fc ile sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerin ele al\u0131nabildi\u011fi olacakt\u0131r. Fakat bu a\u015famada yukar\u0131da bahsetti\u011fimiz g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u00e7eli\u015fkinin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc vermemiz gerekir. Kant, bu g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte \u00e7eli\u015fkiyi \u00e7\u00f6zerken <em>Metaphysical Foundations\u2019<\/em>da sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerin b\u00f6l\u00fcnebilirliklerini s\u00fcrekli maddenin par\u00e7alar\u0131na &#8216;ger\u00e7ek\u2019 (<em>Wirkliche<\/em>) bir uzakl\u0131k atfetmeden ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fimizi ifade eder (4:505). Kant\u2019\u0131n buradaki a\u00e7\u0131klamas\u0131, duyumsan\u0131r olanda b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc deneyimleyemece\u011fim durumlar i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 me\u015fhur hamlesidir. Kant, bu hamlesinde akl\u0131n idesine ba\u015fvurur. A509-B537\u2019de akl\u0131n d\u00fczenleyici ilkesini bu anlamda devreye sokar; fakat hangi t\u00fcr idenin nas\u0131l i\u015flev g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcne detayl\u0131 ve b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir cevap verilmez. Bu nedenle \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde in\u015fa edilemez olan sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck uzay\u0131n akl\u0131n hangi idesi ba\u011flam\u0131nda a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131, ba\u011f\u0131nt\u0131 kategorisinin 3 alt kategorisiyle ili\u015fkisinin olup olmad\u0131\u011f\u0131 ve bunun Kant sistemi i\u00e7inde ka\u00e7\u0131\u015f noktas\u0131 m\u0131 yoksa temellendirme mi oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Burada akl\u0131n d\u00fczenleyici rol\u00fcn\u00fcn yeterli olup olmad\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lacak ve Friedman&#8217;a referansla kurucu oldu\u011fu tek rol\u00fc savunulacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u2018Do\u011fa biliminin genel a priori ilkeleri ampirik fizi\u011fin spesifik sonu\u00e7lar\u0131na nas\u0131l ba\u011flanacak?\u2019 sorusu ask\u0131dayken idealar\u0131n konumu netle\u015ftirilmelidir. Bu soruya Kant\u2019\u0131n son eseri <em>Opus Postumum<\/em>\u2019da yer verdi\u011fi a\u00e7\u0131klama do\u011frultusunda cevap aranacakt\u0131r. S\u00f6z konusu cevab\u0131n, \u2018\u0130dean\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 sonsuz s\u00fcrekli b\u00f6l\u00fcnebilir maddenin oldu\u011fu uzay, g\u00f6r\u00fcn\u00fcn nesnesi haline nas\u0131l gelecek?\u2019 sorusuna da yan\u0131t olup olmayaca\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Ampirik fizi\u011fin nas\u0131l bu temelde a priori ilkelerden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bizce olduk\u00e7a varolu\u015fsal bir sorudur ve idea sorununu varolu\u015fsal a\u00e7\u0131dan ele almam\u0131za neden olur.<\/p><cite>Atten, Mark van. \u201cKant And Real Numbers\u201d, <em>Epistemology versus Ontology: Essays on the Philosophy and Foundations of Mathematics in Honour of Per Martin-L\u00f6f<\/em>. Springer. 2012: 3-23.<br>Bell, John. \u201cContinuity and Infinitesimals\u201d, <em>Stanford Encyclopedia of Philosophy<\/em>. Mar 16, 2022. <a href=\"https:\/\/plato.stanford.edu\/entries\/continuity\/#ContInfiSeveEighCent\">https:\/\/plato.stanford.edu\/entries\/continuity\/#ContInfiSeveEighCent<\/a>. (eri\u015fim: 23.10.2023)<br>Britain, Gordon. \u201cAlgebra and Intuition\u201d, <em>Kant\u2019s Philosophy of Mathematics: Modern Essays<\/em>.<br>Buroker, Jill Vance. <em>Kant\u2019s Critique of Pure Reason An Introduction<\/em>. New York: Cambridge University Press, 2006.<br>\u00c7evik, Ahmet. <em>Matematik Felsefesi ve Matematiksel Mant\u0131k<\/em>. Ed. Ali Nesin, \u0130stanbul: Nesin&nbsp; Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 2019.<br>Caygill, Howard. <em>A Kant Dictionary<\/em>. USA: Blackwell Publishing, 1995.<br>Guyer, Paul. <em>Kant and The Claims of Knowledge<\/em>. New York: Cambridge University Press, 1987.<br>G\u00fcven, \u00d6zg\u00fc\u00e7. Shranke ve \u2026.<br>Grier, Michelle. <em>Kant\u2019s Doctrine of Transcendental Illusion<\/em>. United Kingdom: Cambridge University Press, 2004.<br>Friedman, Michael. <em>Kant\u2019s Construction of Nature: A Reading of the Metaphysical Foundations of Natural Science<\/em>. Cambridge University Press, 2013.<br>Friedman, Michael. \u201cGeometry, Construction, and Intuition in Kant and His Successors\u201d, <em>Between Logic and Intuition<\/em>. Ed. Gila Sher. Cambridge University Press, 2009: 186-218.<br>Friedman, Michael. <em>Kant and the Exact Sciences<\/em>. Harvard University Press, 1998.<br>Friedman, Michael. <em>Kant ve Kesin Bilimler<\/em>. \u00c7ev. Sibel \u015ean \u00d6get. Alfa Bilim, 2011.<br>Hintikka, Jaakko. \u201cKant&#8217;s Theory of Mathematics Revisited\u201d, <em>Philosophical Topics<\/em>. University of Arkansas Press, Vol. 12, No. 2, 1981, 201-215.<br>Hintikka, Jaakko. \u201cKant on the Mathematical Method\u201d, <em>Kant\u2019s Philosophy of Mathematics: Modern Essays<\/em>.<br>Kant, Immanuel. <em>Metaphysical Foundations of Natural Science<\/em>. Trans. Ed. Michael Friedman. Cambridge University Press, 2004.<br>Kant, Immanuel. <em>Critique of Pure Reason<\/em>. Trans. Paul Guyer and Allen William Wood. Cambridge University Press, 1998.<br>Kant, Immanuel. <em>Opus Postumum<\/em>. Ed. Paul Guyer and Allen William Wood. Cambridge University Press, 1993.<br>Mormann, Thomas. Katz, Mikhail. \u201cInfinitesimals as an Issue of Neo-Kantian Philosophy of Science\u201d, <em>HOPOS: The Journal of the International Society for the History of Philosophy of Science<\/em>. Vol. 3, No. 2 (Fall 2013), 236-280.<br>Parsons, Charles. \u201cInfinity and Kant&#8217;s Conception of the \u2018Possibility of Experience\u2019\u201d, <em>The Philosophical Review<\/em>. Duke University Press, Vol. 73, No. 2 (Apr., 1964), 182-197.<br>Parsons, Charles. \u201cMathematical Intuition\u201d, <em>Proceedings of the Aristotelian Society<\/em>. Oxford University Press, 1979 &#8211; 1980, New Series, Vol. 80, 145-168.<br>Shabel, Lisa. \u201cKant\u2019s Philosophy of Mathematics\u201d, Stanford<br>Sutherland, Daniel. \u201cContinuity and Intuition in Eighteenth-Century Analysis and in Kant\u201d, <em>The History of Continua: Philosophical and Mathematical Perspectives<\/em>. Ed. Steward Shapiro and Geoffrey Hellman. Oxford University Press, 2021, 158-188.<br>Sutherland, Daniel. <em>Kant&#8217;s Mathematical World Mathematics, Cognition, and Experience<\/em>. Cambridge University Press, 2021.<br>Sutherland, Daniel. \u201cKant\u2019s Philosophy of Mathematics and the Greek Mathematical Tradition\u201d, <em>The Philosophical Review<\/em>. 2004, April, Vol. 113, No. 2, 157-201.<br>Potter, Michael. <em>Set Theory And Its Philosophy<\/em>. New York: Oxford University Press, 2004.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Ferdi Selim (Sivas Cumhuriyet \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant Eti\u011finde Motivasyon ve Gerek\u00e7elendirme: \u2018Ak\u0131l Olgusu\u2019 \u00dczerine Bir Tart\u0131\u015fma<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: Bilgi kriti\u011finde oldu\u011fu gibi etik g\u00f6r\u00fc\u015fleriyle Kant, ahlak felsefesinin kilometre ta\u015flar\u0131ndan birisidir. Bu bak\u0131mdan etik tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n y\u00f6n\u00fcn\u00fc ve i\u00e7eri\u011fini belirleyecek kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc bir etkiye sahiptir. Ancak etik tart\u0131\u015fmalarda belirleyici konumuna ra\u011fmen ciddi ele\u015ftirilerle de kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc yeni bir etik teori \u00f6nerecek herhangi bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn \u00f6yle ya da b\u00f6yle hesapla\u015fmas\u0131 gereken filozof Kant\u2019t\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Kant\u2019a y\u00f6nelik temel ele\u015ftirilerden birine i\u015faret edilecek ve bu konuda daha az bilinen \u201cak\u0131l olgusu\u201d (faktum der vernunft) g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc etraf\u0131nda \u00e7evre problemler hakk\u0131nda de\u011ferlendirilmelerde bulunulacakt\u0131r.<\/p><p>Bahsedilen bu ele\u015ftiri noktas\u0131, Kant\u2019\u0131n eti\u011finde duygulara hi\u00e7 yer vermemesi ya da en az\u0131ndan \u00f6nemli bir yer vermemesi olarak \u00f6zetlenebilir. S\u00f6z konusu bu itiraz felsefi s\u00f6ylemin h\u00e2l\u00e2 \u00f6nyarg\u0131lar\u0131ndan biridir. \u00d6rne\u011fin Husserl, Kant\u2019\u0131 \u201ca\u015f\u0131r\u0131 ve neredeyse sa\u00e7ma bir rasyonalizmi\u201d temsil etmekle su\u00e7lar. B\u00fct\u00fcn\u00fcyle yanl\u0131\u015f olmayan bu iddia kimilerine g\u00f6re muhtemelen do\u011frudur. Ancak ayn\u0131 zamanda, Kant\u2019\u0131n bunu reddetti\u011fi veya \u00e7e\u015fitli ara form\u00fcller geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu daha do\u011fru bir iddiad\u0131r. Kant, ahlaki duygulara empirist d\u00fc\u015f\u00fcnceden \u00e7ok farkl\u0131 bir bi\u00e7imde temel bir rol vermi\u015ftir ve bu sadece ahlaki motivasyon teorisi \u00e7er\u00e7evesinde de\u011fildir. Kant, akl\u0131n ancak duygular arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla motive edici hale geldi\u011fini iddia eder. Ama bu \u00e7al\u0131\u015fmada Kant\u2019\u0131n \u00e7ok daha zorlu bir ba\u015fka tezine de\u011finilmektedir. \u00c7o\u011fu zaman yeterince tan\u0131nmad\u0131\u011f\u0131na inand\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu arg\u00fcmana bu nedenle dikkat \u00e7ekmekte yarar var.<\/p><p>Kant, ahlak yasas\u0131n\u0131n ge\u00e7erlili\u011finin duygular arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmektedir. Fakat hemen belirtmek gerekirse Kant\u2019a g\u00f6re, duygular genellikle hangi eylemlerin gerekli oldu\u011funu anlamaya izin vermezler. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n da kabul etmesi gereken nedenleri bulmak i\u00e7in bunlar yetersizdirler. Kant, tek olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u201cevrensel yasa vermenin salt bi\u00e7imine\u201d bakmak oldu\u011funu ileri s\u00fcrer. Bu \u015fekilde anla\u015f\u0131lan ahlaki duyu teorisinin ele\u015ftirisi Kant\u2019\u0131n t\u00fcm yaz\u0131lar\u0131nda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Ancak \u00e7ok daha \u00f6nemli ba\u015fka bir a\u00e7\u0131dan Kant, hi\u00e7bir \u015fekilde s\u0131k s\u0131k tasvir edildi\u011fi gibi bir rasyonalist de\u011fildir. Kant bundan \u00e7ok daha fazlas\u0131d\u0131r, baz\u0131 \u00f6nerileriyle etik bir sezgici olarak g\u00f6sterilebilir. Etik bir sezgici, ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131n ge\u00e7erlili\u011finin veya belirli baz\u0131 \u015feylerin de\u011ferinin do\u011frudan duygular yoluyla kavranm\u0131\u015f oldu\u011fu \u00f6nerisi \u00fczerinden tan\u0131nabilir. Kant, en az\u0131ndan ahlak yasas\u0131n\u0131n ge\u00e7erlili\u011fi konusunda b\u00f6yle bir etik sezgicidir. Kant\u2019\u0131n burada \u201ca priori duygu\u201d olarak i\u015faret etti\u011fi \u015fey kategorik buyru\u011fa y\u00f6nelik sayg\u0131d\u0131r ve bunun k\u00f6keninde etik bir sezgi yer almaktad\u0131r. Bu husus ahlaki yasaya dair a priori bir sezgidir. Yani, Kant\u2019a g\u00f6re, \u00f6znenin onaylad\u0131\u011f\u0131 ahlaki yasan\u0131n bilinci olan bir iyilik talebi vard\u0131r ve bu talep, ampirik bir olgunun ba\u011flay\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcne benzer ve bu yarg\u0131 dolays\u0131z, tart\u0131\u015f\u0131lmaz, hatta apodiktik bir kesinli\u011fe sahiptir. Ak\u0131l olgusunun motive edici g\u00fcc\u00fc ile kategorik buyru\u011fun rasyonel evrenselli\u011fi aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131 burada \u00f6nemli bir i\u015fleve sahiptir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde temel yasa bilincini (Bewusstsein des Grundgesetzes), hakk\u0131nda daha fazla \u00e7\u0131kar\u0131m yap\u0131lamayan akl\u0131n ger\u00e7e\u011fi olarak adland\u0131rmas\u0131, onun eti\u011findeki en tart\u0131\u015fmal\u0131 yerlerden biri olarak dikkat \u00e7ekmektedir. Kant\u2019\u0131n kendisi de bu terimin \u00f6zelli\u011finin fark\u0131ndad\u0131r. Bu, olduk\u00e7a tuhaf bir durumdur ve ortak pratik bilginin geri kalan\u0131nda \u00e7ok rastlan\u0131lan bir \u015fey de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc olas\u0131 bir evrensel yasan\u0131n a priori d\u00fc\u015f\u00fcncesi, dolay\u0131s\u0131yla yaln\u0131zca sorunlu olan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, deneyimden ya da herhangi bir d\u0131\u015f iradeden hi\u00e7bir \u015fey \u00f6d\u00fcn\u00e7 almaks\u0131z\u0131n, bir yasa olarak ko\u015fulsuz bir bi\u00e7imde (unbedingt geboten) emredilmektedir. Kant, akl\u0131n olgusu terimini temel yasan\u0131n bilinci olarak ortaya koymaktad\u0131r. Uzun bir s\u00fcre boyunca, \u201cak\u0131l ger\u00e7e\u011fi\u201dnin h\u00e2kim yorumu, Kant\u2019\u0131n delili, yani \u201cger\u00e7ek meselesini\u201d (tatsache) kastetti\u011fi y\u00f6n\u00fcndeydi ve Kant\u2019\u0131n ele\u015ftirel de\u011ferlendirmesinde bu fikre pek fazla \u00f6nem verilmemi\u015ftir. Bununla birlikte, Marcus Willaschek taraf\u0131ndan, bir factum practica olarak ak\u0131l ger\u00e7e\u011finin, her \u015feyden \u00f6nce akl\u0131n eylemi olarak anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini iddia eden yeni bir yorum \u00f6nerilmi\u015ftir. Willaschek\u2019in as\u0131l niyeti pratik olarak zihnin \u00f6nemini g\u00f6stermektir. Bu ba\u011flamda ak\u0131l olgusu, uygulamada pratik zihnin teorik olana indirgenmesinden ka\u00e7\u0131narak pratik kan\u0131t olarak anla\u015f\u0131lmas\u0131d\u0131r. Ancak burada, aralar\u0131nda Dieter Henrich ve Karl Ameriks\u2019in de bulundu\u011fu se\u00e7kin yorumculardan baz\u0131lar\u0131, Kant\u2019\u0131n pratik akl\u0131 ya da ahlak\u0131 hakl\u0131 \u00e7\u0131karma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 terk etti\u011fini iddia etmektedir. Bu ele\u015ftirmenler bunun yerine, sadece pratik akl\u0131 ya da ahlaki yasay\u0131 hakl\u0131 \u00e7\u0131karmakta ba\u015far\u0131s\u0131z olmakla kalmay\u0131p ayn\u0131 zamanda her t\u00fcrl\u00fc me\u015frula\u015ft\u0131rma ihtimalini de baltalayan s\u00f6zde \u201cak\u0131l ger\u00e7e\u011fi\u201dni \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc iddia etmi\u015flerdir. Onlara g\u00f6re, <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> vaat etti\u011finden ya da Kant\u2019\u0131n ahlak teorisini temellendirmek i\u00e7in ihtiya\u00e7 duydu\u011fundan daha az\u0131n\u0131 sunmaktad\u0131r. Yaln\u0131zca Kant\u2019\u0131n insan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc a\u00e7\u0131klamas\u0131na ili\u015fkin uzun s\u00fcredir devam eden sorular nedeniyle de\u011fil, ayn\u0131 zamanda pratik akl\u0131 ve ahlak\u0131 hakl\u0131 \u00e7\u0131karmaktan vazge\u00e7ti\u011fi iddias\u0131yla b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. E\u011fer pratik akl\u0131n gerek\u00e7elendirilmesi projesi bir kenara b\u0131rak\u0131l\u0131r veya ba\u015far\u0131s\u0131z olursa, o zaman Kant\u2019\u0131n \u00f6zg\u00fcr insanlara dair resmini ciddiye alsak bile, onlar\u0131n pratik akla yan\u0131t verebileceklerini d\u00fc\u015f\u00fcnmek i\u00e7in nedenlerimiz olmayacak ve bunu yaparken de ahlaki yasa, eylemlerinin ilkesi olma konusunda ikna edici bir yerde kalamayacakt\u0131r.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n \u00f6zerklik hakk\u0131ndaki yorumlar\u0131 onun pratik akl\u0131 ve ahlak yasas\u0131n\u0131 hakl\u0131la\u015ft\u0131rma giri\u015fiminin y\u00fck\u00fcn\u00fc ta\u015f\u0131yorsa, onun \u201cak\u0131l olgusu\u201d hakk\u0131ndaki yorumlar\u0131 ayr\u0131 fakat tamamlay\u0131c\u0131 bir role sahip olabilir. Kant, a\u00e7\u0131k bir ifadeyle, bu rol\u00fcn ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131 makul pratik ba\u011flamlarda s\u0131radan insanlar i\u00e7in eri\u015filebilir k\u0131lmak oldu\u011funa \u0131srarla i\u015faret eder. Kant\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, ak\u0131l olgusu yaln\u0131zca entelekt\u00fcelleri ilgilendirmemektedir. E\u011fer ak\u0131l olgusu a\u00e7\u0131klamas\u0131 hem gerek\u00e7elendirme g\u00f6revini hem de ahlak yasas\u0131n\u0131 s\u0131radan ya\u015famlarda eri\u015filebilir k\u0131lma g\u00f6revini ta\u015f\u0131mak zorunda olsayd\u0131, o zaman Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ger\u00e7ekten de son derece yetersiz olurdu. Ancak e\u011fer bu iki kavram farkl\u0131 ama ili\u015fkili sorulara yan\u0131t olarak kullan\u0131lm\u0131\u015flarsa, o zaman \u00f6zerklik ve ak\u0131l ger\u00e7e\u011fi ile ilgili i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f tart\u0131\u015fmalarda \u00f6z\u00fcnde \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 hi\u00e7bir \u015fey g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Bu yorumlar\u0131n her birinin, Kant\u2019\u0131n pratik felsefesinde ak\u0131l olgusu a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n rol\u00fcn\u00fcn anla\u015f\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelik \u00e7e\u015fitli sonu\u00e7lar\u0131 vard\u0131r. Willaschek\u2019in sundu\u011fu okuman\u0131n ana sonucu, akl\u0131n olgular\u0131ndaki mant\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ekten pratik olarak anlamam\u0131za olanak sa\u011flamas\u0131d\u0131r. \u00d6nemli olan akl\u0131n ger\u00e7ekten de eylem yoluyla iradeyi belirledi\u011finin pratik kan\u0131t\u0131d\u0131r (praktische beweis). Bu nedenle, dar anlamda, temel yasan\u0131n bilinci i\u00e7in ki\u015finin onu \u00f6\u011frenmesi de\u011fil, daha ziyade iradenin ahlaki yasa taraf\u0131ndan belirlendi\u011fi eylem yoluyla uygulanmas\u0131 hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Bu, ayn\u0131 zamanda ak\u0131l olgusunun \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavram\u0131yla ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131n daha dolays\u0131z bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lmas\u0131na da olanak sa\u011flar. Bu arg\u00fcman, factum teriminin olgu (factum brutum) ve eylem (factum practica) \u015feklindeki \u00e7ifte anlam\u0131na ve ayr\u0131ca Kant\u2019ta ak\u0131l olgusu konusuna ili\u015fkin \u00e7a\u011fda\u015f tart\u0131\u015fmalara dayanmaktad\u0131r. Bu kritik i\u015flem ak\u0131l olgusu ile \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavram\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131n\u0131n daha sa\u011fl\u0131kl\u0131 kurulmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. \u00c7al\u0131\u015fmadaki ama\u00e7lar\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131s\u0131ndan, ak\u0131l olgusunun anla\u015f\u0131lmas\u0131nda \u00f6zellikle \u00f6nemli olan Kant\u2019\u0131n ona verdi\u011fi dolays\u0131zl\u0131kt\u0131r. Hangi eylemlerin kanun kapsam\u0131na girip girmedi\u011fini sordu\u011fumuz eylemlerden farkl\u0131 olarak, ak\u0131l olgusu s\u00f6z konusu oldu\u011funda, di\u011fer eylemlerin kendisine g\u00f6re de\u011ferlendirilmesi gereken yasay\u0131 tek ba\u015f\u0131na ilan eder.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">G\u00f6khan Sava\u015f (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <em><strong>Kant&#8217;\u0131n Sormad\u0131\u011f\u0131 4. Soruya Cevap Aramak: &#8216;Neye Sahip Olmay\u0131 \u0130sterim?&#8217;<\/strong><\/em><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Immanuel Kant, Kritik der reinen Vernunft eserinin ikinci ana b\u00f6l\u00fcm\u00fc Transzendentale Methodenlehre i\u00e7erisinde, Der Kanon der reinen Vernunft ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan ikinci k\u0131s\u0131mda yol haritas\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle \u00f6zetler: \u201cAkl\u0131m\u0131n (hem spek\u00fclatif hem pratik) t\u00fcm ilgisi \u015fu \u00fc\u00e7 soruda bir araya geliyor: 1. Neyi bilebilirim? 2. Ne yapmal\u0131y\u0131m? 3. Neyi \u00fcmit etmeye izinliyim?\u201d.<a href=\"#_ftn1\">[1]<\/a> Kant\u2019\u0131n bu \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve devam\u0131nda yazaca\u011f\u0131 eserleri d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, \u00f6mr\u00fcn\u00fcn son yirmi y\u0131l\u0131nda sorular\u0131na cevap arad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Kendisinden sonraki d\u00f6nemde, Kant ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n\u0131n pek \u00e7ok defa g\u00f6ndermede bulunup analiz etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu \u00fc\u00e7 sorunun, dilbilgisel kurulu\u015flar\u0131 itibariyle neye g\u00f6ndermede bulundu\u011funu tespit etmek, sorular\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesinde farkl\u0131 bir bak\u0131\u015f geli\u015ftirmeye alan a\u00e7abilir. B\u00f6ylece, sorular\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131da [numerus clausus] m\u0131, yoksa k\u00fclliyatta cevab\u0131 aranan ba\u015fka sorular\u0131 da do\u011furacak \u015fekilde mi olu\u015fturuldu\u011fu daha isabetli de\u011ferlendirilebilir.<\/p><p>Bu bildiri dolay\u0131s\u0131yla, \u00fc\u00e7 soruya baz\u0131 \u00f6nemli sorular\u0131n eklenebilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc temellendirilerek, Kant\u2019\u0131n ge\u00e7 d\u00f6neminde, Die Metaphysik der Sitten eserindeki m\u00fclkiyet kavram\u0131na yakla\u015f\u0131m\u0131 ve bu kavram\u0131n sistemdeki di\u011fer kavramlarla kuraca\u011f\u0131 ili\u015fkiler oda\u011fa al\u0131narak, sorulmam\u0131\u015f d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc soru masaya yat\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Bu y\u00fczden, \u00f6ncelikle ilk sorunun at\u0131fta bulundu\u011fu alan olarak ontoloji ve epistemoloji; ikinci soru i\u00e7in ahlak ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc soru i\u00e7in din, siyaset ve insanl\u0131\u011f\u0131n gelece\u011fi ba\u015fl\u0131klar\u0131yla, muhtemel d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc sorunun nas\u0131l temas ettirilece\u011fi ve onlar\u0131n ele al\u0131nmas\u0131nda m\u00fclkiyetin transandantal felsefedeki etkisinin ne olaca\u011f\u0131 daha berrak hale getirilecektir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n kendisine y\u00f6neltti\u011fi me\u015fhur \u00fc\u00e7 sorunun, gramatikal incelemesine ba\u015fland\u0131\u011f\u0131nda, daha ilk bak\u0131\u015fta, Kant\u2019\u0131n geni\u015f zamanda ifade etti\u011fi bu \u00fc\u00e7 soruyu modal fiil [Modalverb] kullanarak olu\u015fturdu\u011fu dikkat \u00e7eker. Birinci soruya, ehliyet, kabiliyet bildiren \u2018k\u00f6nnen\u2019; ikinci soruya gereklilik, y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck bildiren \u2018sollen\u2019; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc soruya ise ruhsat, m\u00fcsaade bildiren \u2018d\u00fcrfen\u2019 modal fiillerini yerle\u015ftirmeyi tercih eder. Kant\u2019\u0131n bu sorulara cevaplar aramas\u0131 ve sonras\u0131nda bunlar\u0131 cevaplar nitelikte eserler vermesi, sorular\u0131n s\u0131ras\u0131na benzer \u015fekilde kronolojik ilerleyen m\u00fcstakil kitaplar ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. Birinci soruya y\u00f6nelik olarak Kritik der reinen Vernunft (1781), Prolegomena (1783); ikinci soruya ili\u015fkin Grundlegung zur Metaphysik der Sitten (1785), Kritik der praktischen Vernunft (1788); \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc soru i\u00e7inse Die Religion innerhalb der Grenzen der blo\u00dfen Vernunft (1793), Zum ewigen Frieden (1795) eserlerini kaleme al\u0131r. Bu bildiride ise, yeni bir sorunun sorulup sorulamayaca\u011f\u0131; istek, niyet, arzu bildiren \u2018wollen\u2019 modal fiiliyle kurulan, sahip olmaya y\u00f6nelen irade \u00e7er\u00e7evesinde, \u2018Was will ich haben?\u2019 [Neye sahip olmay\u0131 isterim?] varsay\u0131msal sorusu \u00fczerinden sorgulanacakt\u0131r.<\/p><p>Bu bildirinin oda\u011f\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fma konusu \u2013Kant\u2019\u0131n bu \u00fc\u00e7 sorusu ve onlara yan\u0131t niteli\u011finde verdi\u011fi eserlere ek olarak\u2013 kendisinden sonra yeniden \u015fekillenmeye ba\u015flayan d\u00fcnyada, sonu\u00e7lar\u0131 itibariyle her ge\u00e7en g\u00fcn insanlar\u0131 etkileyen m\u00fclkiyet kavram\u0131d\u0131r. Kant\u2019\u0131n \u00f6zellikle Ele\u015ftiri D\u00f6nemi\u2019ne bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, 1797\u2019ye gelinceye kadar, ontoloji, epistemoloji, etik, estetik, siyaset ve din alanlar\u0131nda transandantal felsefeye dair geni\u015f kapsaml\u0131 cevaplar i\u00e7eren eserler verdi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ancak 1797 y\u0131l\u0131nda \u20131785\u2019te yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 eseriyle temellerini att\u0131\u011f\u0131\u2013 tan\u0131ml\u0131 haklar \u00e7er\u00e7evesinde \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc hukukili\u011fi ve erdemlili\u011fi tesis etme amac\u0131yla fikirlerini payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 Die Metaphysik der Sitten, ortaya koydu\u011fu nihai sistemine b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir bak\u0131\u015f\u0131 ifade eder. Bu eser vesilesiyle, transandantal felsefede problem edinilen pek \u00e7ok meselenin, birbirleriyle nas\u0131l irtibatland\u0131r\u0131labilece\u011fi a\u00e7\u0131kl\u0131k kazan\u0131r. Ele al\u0131nan ba\u015fl\u0131klar\u0131n, Kant\u2019\u0131n transandantal felsefesi i\u00e7erisinde nerede konumlanaca\u011f\u0131 ve bunlar\u0131n genel \u00e7er\u00e7evede nas\u0131l tahlil edilmesi gerekti\u011fi, Kant ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131 i\u00e7in \u00f6nem arz eder. Bu nedenle, bildiri \u00f6zelinde, Kant\u2019\u0131n hukuki a\u00e7\u0131dan m\u00fclkiyet kavram\u0131na bak\u0131\u015f\u0131 ile ahlaki a\u00e7\u0131dan irade etme eyleminin nas\u0131l bir araya getirilece\u011fi tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><p>1785 y\u0131l\u0131nda Grundlegung zur Metaphysik der Sitten eseriyle Kant, hem Kritik der praktischen Vernunft\u2019ta detayland\u0131raca\u011f\u0131 ahlak felsefesine hem de daha ileri bir tarihte yay\u0131nlayaca\u011f\u0131n\u0131 belirtti\u011fi<a href=\"#_ftn2\">[2]<\/a> ve ahlak ile hukuk aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131y\u0131 \u00f6devler \u00fczerinden detayl\u0131ca a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131 Die Metaphysik der Sitten\u2019e dair temellendirmesini ortaya koyar. Nihai olarak, 1797\u2019de Metaphysischen Anfangsgr\u00fcnde der Rechtslehre ve Metaphysischen Anfangsgr\u00fcnde der Tugendlehre ba\u015fl\u0131klar\u0131yla, hukuk \u00f6\u011fretisinin ve erdem \u00f6\u011fretisinin esaslar\u0131n\u0131 inceleyen iki b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fan Die Metaphysik der Sitten adl\u0131 eserini ne\u015freder. Eserin ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fc olan Hukuk \u00d6\u011fretisinin Esaslar\u0131\u2019nda, \u00f6zel hukuk ve kamu hukukunun temellendirmesini yapar. Kant\u2019\u0131n hukuk \u00f6\u011fretisini in\u015fa ederken, \u00f6ncelikle \u00f6zel hukukla ve \u00f6zel hukuka da \u2013hususen\u2013 m\u00fclkiyet hakk\u0131n\u0131 gerek\u00e7elendirmeyle ba\u015flamas\u0131, onun hukuka yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 kavramaya dair \u00f6nemli bir ipucu verir.<\/p><p>Bu bildiride, ilk olarak, Kant\u2019\u0131n sahip olma kavram\u0131n\u0131 Die Metaphysik der Sitten\u2019in ilgili pasajlar\u0131nda<a href=\"#_ftn3\">[3]<\/a>&nbsp; nas\u0131l ele ald\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r. Kant\u2019\u0131n kitap boyunca s\u0131k s\u0131k ba\u015fvurdu\u011fu Roma Hukuku terimleri \u00f6zelinde, possessio kavram\u0131 ekseninde possessio phenomenon ve possessio noumenon ayr\u0131m\u0131n\u0131n, transandantal felsefedeki yeri ba\u011flant\u0131lar\u0131yla g\u00f6sterilecektir. Genel olarak g\u00fcndelik dilde sahip olma kavram\u0131yla ifade edilen eylemin, hukuki terminolojide \u2018zilyetlik\u2019 ve \u2018maliklik\u2019 \u015feklindeki ayr\u0131m\u0131n\u0131n \u2013transandantal felsefedeki izd\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc \u00e7er\u00e7evesinde\u2013 nas\u0131l izah edildi\u011fi belirginle\u015ftirilecektir. \u00d6zel hukuk alan\u0131nda m\u00fclkiyet hakk\u0131n\u0131 temellendirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken temas edilen di\u011fer kavramlar\u0131n, ge\u00e7mi\u015fte nas\u0131l ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve bug\u00fcn bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7erisinde, yeni imkanlarla, nas\u0131l ele al\u0131nabilece\u011fi irdelenecektir. Bununla birlikte, arzulama yetisinin i\u00e7selli\u011fi ve m\u00fclkiyet edinmenin d\u0131\u015fsall\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, ahlak ile hukuk ili\u015fkisinin, i\u00e7inde ya\u015fanan \u00e7a\u011fda yeniden yorumlanma ihtiyac\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilerek, bu noktada Kant\u2019\u0131n neler s\u00f6yleyebilece\u011fi te\u015frih edilecektir. Onun 1790\u2019larda siyasete dair yazd\u0131\u011f\u0131 makalelerde, siyasal d\u00fczene ili\u015fkin hem ulusal hem de evrensel \u00e7aptaki de\u011ferlendirmelerinin, bug\u00fcn m\u00fclkiyet hakk\u0131 perspektifinden uyumluluk derecesi de ayr\u0131ca s\u0131nanacakt\u0131r. Kant\u2019tan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze de\u011fin edinilen tarihi tecr\u00fcbenin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, insan\u0131n \u00f6zg\u00fcr bir birey olarak \u00f6mr\u00fc boyunca ahlaki geli\u015fimini devam ettirmesine imkan sa\u011flamas\u0131 gereken temel yap\u0131lara, m\u00fclkiyet rejiminin nas\u0131l etkide bulundu\u011fu masaya yat\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Kant\u2019\u0131n sormad\u0131\u011f\u0131 ve bu bildiride faraziye bi\u00e7iminde d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc soru olarak y\u00f6neltilen \u2018Neye sahip olmay\u0131 isterim?\u2019 sorusuyla, bireyin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve ba\u015fkalar\u0131yla kuraca\u011f\u0131 ahlaki-hukuki birlikteli\u011fin sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir bi\u00e7imde devam edebilmesinin, m\u00fclkiyet kavram\u0131yla nas\u0131l bir arada d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilece\u011fi m\u00fczakereye sunulacakt\u0131r.<\/p><cite><a href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> 1 Immanuel Kant, Kritik der reinen Vernunft, (Berlin: Druck und Verlag von Georg Reimer, 1911), s. 522 [KrV, B 522]. (\u201cAlles Interesse meiner Vernunft (das speculative sowohl, als das praktische) vereinigt sich in folgenden drei Fragen: 1. Was kann ich wissen? 2. Was soll ich tun? 3. Was darf ich hoffen?\u201d)<br><a href=\"#_ftnref2\">[2]<\/a> 2 Immanuel Kant, Grundlegung zur Metaphysik der Sitten, (Berlin: Druck und Verlag von Georg Reimer, 1911), s. 421 [GMS, AA 04: 421]. (&#8220;Man mu\u00df hier wohl merken, da\u00df ich die Eintheilung der Pflichten f\u00fcr eine k\u00fcnftige Metaphysik der Sitten mir g\u00e4nzlich vorbehalte, diese hier also nur als beliebig (um meine Beispiele zu ordnen) dastehe [&#8230;] &#8220;)<br><a href=\"#_ftnref3\">[3]<\/a> Immanuel Kant, Die Metaphysik der Sitten, (Berlin: Druck und Verlag von Georg Reimer, 1914) s. 245- 260. [MS, AA 06: 245-260].<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">H. B\u00fclent G\u00f6zk\u00e2n (MSGS\u00dc) <\/span>&#8211;<strong><em> Teleolojiden Ahl\u00e2ki Bir D\u00fcnyaya<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Kant\u2019\u0131n transandantal felsefesinin son amac\u0131 ahl\u00e2ki bir d\u00fcnyan\u0131n a priori bir zeminde kurulabilme olana\u011f\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r.<\/p><p>Kant, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nin <em>Arkitektonik<\/em> b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, felsefeyi, \u201ct\u00fcm bilginin insan akl\u0131n\u0131n asli ama\u00e7lar\u0131yla (<em>wesentlichen zwecke<\/em>) ili\u015fkisinin bilimi\u201d (B 867) olarak tan\u0131mlad\u0131ktan sonra, insan akl\u0131n\u0131n yasa koymas\u0131n\u0131n (felsefe) iki nesnesi oldu\u011funu, bunlar\u0131n do\u011fa ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck oldu\u011funu, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fal yasay\u0131 da ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131 da ba\u015flang\u0131\u00e7ta iki ayr\u0131 sistem olarak i\u00e7erdi\u011fini, ama nihai olarak tek bir felsefi sistemi i\u00e7erece\u011fini (B 868) belirtiyordu. Anlama yetisinin yasa koymas\u0131n\u0131n egemenlik alan\u0131n\u0131n do\u011fa, akl\u0131n yasa koymas\u0131n\u0131n egemenlik alan\u0131n\u0131n ise \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olmas\u0131 ve bu iki egemenlik alan\u0131n\u0131n farkl\u0131 mahiyette olmalar\u0131, birinin bilgi nesnesinin olmas\u0131 (do\u011fa), di\u011ferinin olmamas\u0131 (\u00f6zg\u00fcrl\u00fck) nihai bir ama\u00e7 birli\u011fine ula\u015fmak i\u00e7in aralar\u0131nda bir k\u00f6pr\u00fc kurma aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n gere\u011fini ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yordu.<\/p><p>Bu aray\u0131\u015f\u0131n nedeni Kant\u2019\u0131n ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n zeminini \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00fczerinden, ba\u015fka bir deyi\u015fle nedenselli\u011fe t\u00e2bi olmamay\u0131 isteme olana\u011f\u0131ndan, bu da demektir ki, do\u011faya a\u015fk\u0131n bir konumdan kurmay\u0131 ama\u00e7lamas\u0131d\u0131r. Kant, bu aray\u0131\u015f\u0131 <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nin son derece \u00f6nemli olan bir paragraf\u0131nda (Giri\u015f, \u00a72, 5:176) \u015f\u00f6yle ifade ediyor: \u201c\u015eimdi, her ne kadar duyusal olan\u0131n egemenlik alan\u0131 olarak do\u011fa kavram\u0131 alan\u0131 ile, duyusal \u00f6tesi olan\u0131n&nbsp; egemenlik alan\u0131 olan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavram\u0131 alan\u0131 aras\u0131nda hesap edilemez bir u\u00e7urum saptanm\u0131\u015f olsa da; \u00f6yle ki, ilk alandan (akl\u0131n teorik kullan\u0131m\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla) ikinciye hi\u00e7bir ge\u00e7i\u015f m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, sanki farkl\u0131 d\u00fcnyalarm\u0131\u015f\u00e7as\u0131na, ilkinin ikinci \u00fczerinde hi\u00e7bir etkisi yokmu\u015f\u00e7as\u0131na. Bununla birlikte, ikincinin ilkine etkisi olmal\u0131d\u0131r, yani \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavram\u0131, kendi yasalar\u0131 taraf\u0131ndan buyurulan\u0131, duyusal d\u00fcnyadaki fiili ger\u00e7e\u011fin (<em>wirklichkeit<\/em>) amac\u0131 (Zweck) k\u0131lmal\u0131d\u0131r ve do\u011fa o \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir ki, onun formundaki yasal\u0131l\u0131k, en az\u0131ndan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn yasalar\u0131 ile fiilen ger\u00e7ek olabilecek ama\u00e7lar\u0131n olana\u011f\u0131 ile uyumlu olabilsin.\u201d&nbsp;<\/p><p>Bilindi\u011fi gibi anlama yetisinin egemenlik alan\u0131ndaki do\u011fa kavramlar\u0131yla, akl\u0131n egemenlik alan\u0131ndaki \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavram\u0131 aras\u0131ndaki dolay\u0131m\u0131 reflektif yarg\u0131g\u00fcc\u00fc sa\u011flar: \u201c\u2026 bu da, saf teorik olandan saf pratik olana ge\u00e7i\u015fi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar; ilkine g\u00f6re olan yasal\u0131l\u0131ktan ikinciye g\u00f6re olan son amaca [<em>Endzweck<\/em>] ge\u00e7i\u015f do\u011fan\u0131n ama\u00e7l\u0131l\u0131\u011f\u0131 kavram\u0131nda m\u00fcmk\u00fcn olur; \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6ylelikle sadece do\u011fada bilfiil olabilecek ve onun yasalar\u0131na g\u00f6re bilfiil olabilecek son amac\u0131n imk\u00e2n\u0131 bilinmi\u015f olur.\u201d (<em>Giri\u015f<\/em> \u00a79, 5:196).<\/p><p>Kant, <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nde do\u011fa ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fa ve ahl\u00e2kl\u0131l\u0131k ili\u015fkisini iki moment \u00fczerinden, estetik yarg\u0131g\u00fcc\u00fc ve teleolojik yarg\u0131g\u00fcc\u00fc \u00fczerinden kurabilme olana\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131r. Birinci momentte estetik yarg\u0131g\u00fcc\u00fc bu ili\u015fkiyi transandantal \u00f6znel bir zeminde kurmay\u0131 ama\u00e7lar ki, \u00f6zellikle T\u00fcrkiye\u2019deki Kant \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda daha \u00e7ok \u00fczerinde durulan budur.<\/p><p>\u0130kinci momentte, <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi <\/em>\u2019nin teleoloji k\u0131sm\u0131nda bu k\u00f6pr\u00fc aray\u0131\u015f\u0131n\u0131 transandantal nesnel bir zeminde organizmalar \u00fczerinden, yani do\u011fan\u0131n i\u015fleyi\u015finden koparmadan yapmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p><p>\u00d6zetle mesele, do\u011faya ve do\u011fan\u0131n nedensellik dizilerine a\u015fk\u0131n olan akl\u0131n mant\u0131ksal i\u015fleyi\u015finin nedenselli\u011fe t\u00e2bi olmama anlam\u0131ndaki \u00f6zg\u00fcrl\u00fck temelinde ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011fa ge\u00e7i\u015finin ve ahl\u00e2kl\u0131l\u0131\u011f\u0131n do\u011fadaki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6znel ve keyfi olmayan bir zeminde nas\u0131l gerek\u00e7elendirilebilece\u011fi meselesidir. Bunun i\u00e7in ilk ad\u0131mda, akl\u0131n t\u00fcm\u00fcyle kendi mant\u0131ksal \u00e7al\u0131\u015fma ilkelerinden hareket eden, bu sebeple i\u00e7eri\u011fe ili\u015fkin herhangi bir bili\u015fselli\u011fi d\u0131\u015flayan i\u015fleyi\u015finden, ahlakl\u0131l\u0131\u011fa ili\u015fkin bir zemin elde edilip edilemeyece\u011fi ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. \u00d6yle ki, \u201ciyi\u201d, herhangi bir \u00f6zellik, bir nitelik, bili\u015fsel i\u00e7eri\u011fe ve ilahi bir zemine sahip bir \u015fey olmadan, sadece bu mant\u0131ksal i\u015fleyi\u015fin kendisinden \u00e7\u0131kabilecek bir \u015fey olsun.<\/p><p>E\u011fer ak\u0131l, bu zemini ortaya \u00e7\u0131karabiliyorsa, ikinci ad\u0131m, akl\u0131n ama\u00e7 koyan yan\u0131n\u0131 i\u00e7erikli \u00f6znel ama\u00e7l\u0131l\u0131ktan soyutlayarak, onu nesnel bir ama\u00e7l\u0131l\u0131\u011fa ta\u015f\u0131yabilecek bir \u201cdo\u011fal\u201d zemini bulabilmektir. Organizmalara y\u00f6nelik teleolojik ara\u015ft\u0131rma bu nesnel \u201czemini\u201d transandantal bir perspektiften, yani reflektif yarg\u0131g\u00fcc\u00fc \u00fczerinden d\u00fc\u015f\u00fcnebilecek zemini sa\u011flamaktad\u0131r. Ancak bu hamleden sonra akl\u0131n mant\u0131ksal yap\u0131s\u0131ndan \u00e7\u0131kan ve Kant\u2019\u0131n \u201cakl\u0131n olgusunun bilinci\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi ahl\u00e2k yasas\u0131n\u0131n do\u011fa d\u00fcnyas\u0131ndaki bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131, i\u015fleyi\u015fi ve zemini gerek\u00e7elendirilebilir.<\/p><p>Bu konu\u015fma, organizmalara y\u00f6nelik teleolojik ara\u015ft\u0131rman\u0131n incelenmesine ve ahl\u00e2ki bir d\u00fcnyan\u0131n kurulabilme olana\u011f\u0131n\u0131n bu ara\u015ft\u0131rman\u0131n sonu\u00e7lar\u0131yla ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 ve ele\u015ftirilmesine ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Halise Av\u015far (\u0130stanbul \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant ve Euklides&#8217;te Mereoloji<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p>Kant\u2019ta matemati\u011fin uzaysal b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerinin mekan\u0131 Euklides uzay\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7erisinde ele al\u0131n\u0131r. D\u00fczlemsel bir uzay anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 benimsemek bak\u0131m\u0131ndan bir ortakl\u0131k veya uzla\u015f\u0131 i\u00e7erisinde olsalar da Kant\u2019\u0131n uzaysal nesneleri ele al\u0131rken Euklides\u2019ten farkl\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 kimi \u00f6nemli noktalar s\u00f6z konusudur. Bu bildirinin amac\u0131 Kant ve Euklides aras\u0131nda geometrik nesneleri ele almak bak\u0131m\u0131ndan mereolojik sorunlar \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcndeki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131p tart\u0131\u015fmakt\u0131r. Bu tart\u0131\u015fmada \u00f6zellikle par\u00e7a-b\u00fct\u00fcn, birimlilik, homojenlik, \u00f6l\u00e7\u00fcm, birlik, t\u00fcml\u00fck, taml\u0131k, oran ve kat terimleri konu edilerek Kant\u2019\u0131n ve Euklides\u2019in matematik anlay\u0131\u015f\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klara i\u015faret edilecektir.&nbsp;<\/p><p>Kant\u2019ta matemati\u011fin nesnelerinin nicelik kategorisi yoluyla yap\u0131lanmas\u0131, her matematiksel nesnenin nicelik kategorisi alt\u0131na d\u00fc\u015fen birlik-\u00e7okluk-t\u00fcml\u00fck kavramlar\u0131 e\u015fli\u011finde par\u00e7a-b\u00fct\u00fcn ili\u015fkisi i\u00e7erisinde belirli bir b\u00fcy\u00fckl\u00fck olarak tasar\u0131mlanmas\u0131yla ilgilidir. Par\u00e7a-b\u00fct\u00fcn ili\u015fkisinde par\u00e7adan b\u00fct\u00fcne ge\u00e7i\u015fin olana\u011f\u0131, par\u00e7alar aras\u0131 homojenli\u011fin s\u00f6z konusu olmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p><p>Kant matemati\u011fi saf b\u00fcy\u00fckl\u00fck bilimi olarak ele al\u0131r. Kant\u2019ta matemati\u011fin nesnelerinin veya kavramlar\u0131n\u0131n kurulmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda oldu\u011fu gibi kurulan veya tasar\u0131mlanan kavramlar\u0131n deneyim nesnelerine uygulanmas\u0131 da anlama yetisi ilkeleri uyar\u0131nca olanak kazan\u0131r. B\u00fcy\u00fckl\u00fcklerle ilgili olarak Kant, matemati\u011fin saf b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerinin deneyim nesnelerine uygulanmas\u0131n\u0131n olana\u011f\u0131 ba\u011flam\u0131nda Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi&#8217;nde kurucu olarak and\u0131\u011f\u0131 iki ilkeden bahseder. Bunlardan ilki G\u00f6r\u00fcn\u00fcn Aksiyomlar\u0131 ikincisi ise Alg\u0131n\u0131n Beklentileri ilkesidir. Bu ilkeler matemati\u011fin deneyim nesnelerine uygulanmas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Ba\u015fka deyi\u015fle G\u00f6r\u00fcn\u00fcn Aksiyomlar\u0131 ve Alg\u0131n\u0131n Beklentileri ilkeleri, g\u00f6r\u00fcde homojen olan bir manifoldun sentezi olan, bile\u015fim ad\u0131 verilen \u00f6zel bir matematiksel sentezle ilgilidir<strong>.&nbsp;<\/strong><\/p><p>Kant, G\u00f6r\u00fcn\u00fcn Aksiyomlar\u0131 ve Alg\u0131n\u0131n Beklentileri ilkelerinde iki t\u00fcr b\u00fcy\u00fckl\u00fckten s\u00f6z eder: Yay\u0131l\u0131ml\u0131 ve Yo\u011funluklu b\u00fcy\u00fckl\u00fck. G\u00f6r\u00fcn\u00fcn Aksiyomlar\u0131 ilkesine g\u00f6re \u201ct\u00fcm g\u00f6r\u00fcler yay\u0131l\u0131ml\u0131 [extensive] b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerdir\u201d (A162\/B202). Bu ilke uyar\u0131nca g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerin deneyime konu edilebilmeleri i\u00e7in uzayda ve zamanda bulunan kapsaml\u0131 bir b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011fe sahip olmalar\u0131 gerekir. Alg\u0131n\u0131n Beklentileri ilkesine g\u00f6re \u201ct\u00fcm g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerde olgusal olan\u0131n, bir duyum nesnesi olan\u0131n yo\u011funluklu [intensive] b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc, yani bir derecesi vard\u0131r\u201d (B207). Buna g\u00f6re duyumsanan bir g\u00f6r\u00fc varsa onun zaten yo\u011funluklu bir b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6z konusudur.<\/p><p>Bu iki b\u00fcy\u00fckl\u00fck aras\u0131ndaki temel ayr\u0131m, tasar\u0131mlanma bi\u00e7imlerinde par\u00e7a-b\u00fct\u00fcn yap\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6sterip g\u00f6stermedikleri konusundaki farkl\u0131l\u0131\u011fa dayan\u0131r. Buna g\u00f6re, kapsaml\u0131 bir b\u00fcy\u00fckl\u00fck, yo\u011funluklu bir b\u00fcy\u00fckl\u00fckten par\u00e7alar\u0131n\u0131n tasar\u0131m\u0131 i\u00e7in gerekli ko\u015fullarla ayr\u0131l\u0131r. \u0130lki, b\u00fct\u00fcn\u00fcn tasar\u0131m\u0131nda par\u00e7alar\u0131n\u0131n tasar\u0131m\u0131n\u0131 varsayarken, ikincisi yaln\u0131zca bir birlik olarak kavran\u0131r.<\/p><p>Hangi b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn tasar\u0131mlanmas\u0131ndan s\u00f6z edilirse edilsin tasar\u0131mlama, s\u00f6z konusu b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc olu\u015fturan birimlerin t\u00fcrde\u015fli\u011fini gerektirir. Burada t\u00fcrde\u015flik, tasar\u0131mlanan b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn birimleri aras\u0131ndaki homojenli\u011fi ifade eder. Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn temel \u00f6zelli\u011fi homojen bir manifold olmas\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, bir b\u00fcy\u00fckl\u00fck olmak, g\u00f6r\u00fcde homojen olan bir manifold olmaktan ba\u015fka bir \u015fey gerektirmez. Kant burada ge\u00e7en \u201cmanifold\u201d terimini olduk\u00e7a geni\u015f anlamda kullan\u0131r. Bu kavram sadece bir sayma ismi alt\u0131na giren \u015feyleri de\u011fil, bir k\u00fctle ismi, bir \u201c\u015fey\u201d alt\u0131na girebilen \u015feyleri de kapsar.&nbsp;<\/p><p>Bir b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn tasarlanmas\u0131nda par\u00e7a \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc de b\u00fct\u00fcn\u00fc elde etmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli bir \u00f6l\u00e7\u00fct olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kar. Par\u00e7a \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fcn, ba\u015fka deyi\u015fle b\u00fct\u00fcn\u00fc olu\u015fturan birimlerin veya&nbsp;birimselli\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fcn ne oldu\u011fu Kant\u2019ta, en az\u0131ndan say\u0131n\u0131n kurulmas\u0131 ba\u011flam\u0131nda, zamansall\u0131k \u00fczerinden, zamandaki \u201can\u201dlar\u0131n birimselli\u011fi olarak verilse de, Euklides\u2019te farkl\u0131 bir \u00f6l\u00e7\u00fc birimiyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmaktad\u0131r: \u201cAliquot \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc\u201d. Aliquot \u00f6l\u00e7\u00fc birimi Euklides\u2019te, do\u011frudan bir b\u00fcy\u00fckl\u00fck teorisi ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmasa da, bir b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn belirlenmesinde par\u00e7a ve b\u00fct\u00fcn kavramlar\u0131 kadar \u201ckat\u201d ve \u201coran\u201d kavramlar\u0131n\u0131 da g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutar. Oysa Kant\u2019ta b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn tasar\u0131mlanmas\u0131nda ba\u015fvurulan kategorilerinin birincil i\u015flevi, b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerin par\u00e7a-b\u00fct\u00fcn ili\u015fkilerini temsil etmektir; ba\u015fka deyi\u015fle Kant\u2019ta b\u00fcy\u00fckl\u00fck kategorilerinin rolleri, mereolojiktir. Dolay\u0131s\u0131yla bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn \u201cpar\u00e7as\u0131 olma\u201d ili\u015fkisi Euklides\u2019te Kant\u2019ta oldu\u011fundan farkl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fctler uyar\u0131nca ele al\u0131n\u0131r.<\/p><p>Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n amac\u0131 Euklides\u2019in matematik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, Kant\u2019\u0131n matematik anlay\u0131\u015f\u0131ndan farklar\u0131n\u0131 par\u00e7a-b\u00fct\u00fcn ili\u015fkisine bak\u0131\u015ftaki ayr\u0131mlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan ortaya koymakt\u0131r. Bu ayr\u0131mlar \u00f6nce geometrik nesnenin, daha sonra aritmetik nesnenin s\u0131ras\u0131yla Euklides\u2019te ve Kant\u2019ta nas\u0131l tasar\u0131mland\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinden g\u00f6sterilecektir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Kaan H. \u00d6kten (MSGS\u00dc)<\/span> &#8211; <strong><em>Heidegger ve Kant<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Heidegger, zaman fenomeninin, ontolojinin asl\u0131n\u0131 ve \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturdu\u011funu (bu y\u00fczden ona krono-ontoloji yani zaman-ontolojisi denilebilir) ve varolu\u015f yani biz insanlar\u0131n sonlu birer varl\u0131k olarak bu sonluluk ufku i\u00e7erisindeki varolu\u015fu sayesinde varl\u0131\u011f\u0131n a\u00e7\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmaktad\u0131r. &nbsp;<\/p><p><em>Varl\u0131k ve Zaman<\/em>\u2019\u0131n yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131 1927 y\u0131l\u0131nda Heidegger Freiburg \u00dcniversitesinde bir Kant dersi vermi\u015ftir: \u201cKant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nin Fenomenolojik Yorumu\u201d. Bu ders notlar\u0131, kitap halinde de yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Burada <em>Varl\u0131k ve Zaman<\/em>\u2019daki problemati\u011fi Kant ba\u011flam\u0131nda tart\u0131\u015fm\u0131\u015f ve bundan bir bu\u00e7uk y\u0131l sonra yani 1929\u2019da <em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em> adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 yay\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r. Kitab\u0131n ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 dikkat \u00e7ekicidir: Metafizik problemi. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, bir yandan Kant\u2019\u0131n metafizikteki oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fcn \u00f6nemi vurgulanmakta, di\u011fer yandan ise Kant\u2019\u0131n transendental felsefesinin klasik metafiziksel temellere sahip oldu\u011fu iddia edilerek ele\u015ftirilmektedir. Bunu ise temporalite yani zamansall\u0131k ba\u011flam\u0131nda tart\u0131\u015f\u0131p ortaya koymaktad\u0131r.<\/p><p>Buradaki problemi, bir al\u0131nt\u0131 ile belirtmek isterim: <em>Varl\u0131k ve Zaman<\/em>\u2019da \u00e7evirisinde sayfa 49, Almancas\u0131nda sayfa 23\u2019te Heidegger diyor ki, \u201cTemporalite boyutuna y\u00f6nelen tahrik edici g\u00fczergahta bir miktar yol kat edebilmi\u015f ilk ve tek ki\u015fi Kant olmu\u015ftur. Nitekim temporalite sorunsal\u0131 belirlenip sabitlenirse ancak Kant\u2019\u0131n \u015fematizm problemati\u011finin karanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatmak m\u00fcmk\u00fcn olabilir.\u201d<\/p><p>Burada varl\u0131\u011f\u0131n zamansall\u0131k meselesi \u00fczerine temellendi\u011fini ilk kez fark edenin asl\u0131nda Kant oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir Heidegger. Gelgelelim \u015fematizm b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Kant, geleneksel metafizi\u011fin \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde o kadar kalm\u0131\u015ft\u0131r ki kendi devriminden korkmu\u015f ve geri ad\u0131m atm\u0131\u015ft\u0131r, diyecektir Heidegger. Ba\u015fka bir deyi\u015fle Kant, b\u00fcy\u00fck bir devrimci ve cesur bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olmas\u0131na ra\u011fmen gidebilece\u011fi en u\u00e7 noktaya kadar gitmekten sak\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, demektedir Heidegger.<\/p><p><em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em>\u2019nde Heidegger, Kant\u2019\u0131n temel olarak metafizi\u011fin metafizi\u011fini yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunu yaparken sonlulu\u011fumuzu mesele edindi\u011fini, varolanlar\u0131n var olabilmesi i\u00e7in insan\u0131n sonlu olmas\u0131 gerekti\u011fini vurgulamaktad\u0131r. Heidegger\u2019in varl\u0131k felsefesinin en can al\u0131c\u0131 k\u0131sm\u0131 budur.<\/p><p><em>Varl\u0131k ve Zaman<\/em>\u2019\u0131n genel plan\u0131n\u0131 \u00f6zetlerken Heidegger, k\u0131smen tamamlanarak yay\u0131mlanm\u0131\u015f olan Birinci K\u0131s\u0131m\u2019dan sonra yazmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ama hi\u00e7bir zaman yay\u0131mlamad\u0131\u011f\u0131 \u0130kinci K\u0131s\u0131m\u2019\u0131n birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde \u201ctemporalite sorunsal\u0131n\u0131n \u00f6n basama\u011f\u0131 olarak Kant\u2019taki \u015fematizm ve zaman \u00f6\u011fretisi\u201dni ele alaca\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir. Heidegger\u2019in <em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em> kitab\u0131, bu eksik b\u00f6l\u00fcm olarak de\u011ferlendirilebilir. Temporalite sorunsal\u0131 ba\u011flam\u0131nda Heidegger, Kant\u2019\u0131n transendental felsefesi hakk\u0131nda \u015fu yorumda bulunarak \u00f6rt\u00fck kartezyen k\u00f6kleri y\u00fcz\u00fcnden Kant\u2019\u0131n zaman anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ele\u015ftirecektir.<\/p><p>Heidegger g\u00f6re Kant\u2019\u0131n felsefe tarihindeki yeri ve \u00f6nemi tart\u0131\u015fma d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Ancak Heidegger i\u00e7in Kant\u2019\u0131n tarihi \u00f6nemi, yapt\u0131\u011f\u0131 epistemolojik analizlerden ileri geliyor de\u011fildir: \u201cNitekim Kant\u2019\u0131n \u2018Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nin pozitif kazan\u0131m\u0131 da zaten onun bir bilgi \u2018teorisi\u2019 olmas\u0131nda de\u011fil, bir \u015feyin do\u011fas\u0131na aslen neyin ait oldu\u011funun ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelik bir ad\u0131m olmas\u0131ndan ileri gelmektedir. Kant\u2019\u0131n transendental mant\u0131\u011f\u0131, ad\u0131na do\u011fa denilen varl\u0131k sahas\u0131n\u0131n a priori \u015feysel mant\u0131\u011f\u0131d\u0131r.\u201d Bu bak\u0131mdan Heidegger, Kant\u2019\u0131 \u201ctemporalite boyutuna y\u00f6nelen tahkik edici g\u00fczerg\u00e2hta bir miktar yol kat edebilmi\u015f olan (daha do\u011frusu, bizatihi fenomenler taraf\u0131ndan buna zorlanan) ilk ve tek ki\u015fi\u201d olarak g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ancak Heidegger\u2019e g\u00f6re Kant\u2019\u0131n noksanl\u0131\u011f\u0131, varl\u0131k ile zaman fenomenlerini birbirine raptedememi\u015f olmas\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r.<\/p><p>\u00d6te yandan Heidegger\u2019in <em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em> ile ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015fey, Kant\u2019\u0131n, transendental hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fc belirlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken zamansall\u0131k sorununu ke\u015ffetti\u011fini ama bu sorunun \u00fczerine gitmekten ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131d\u0131r. <em>Varl\u0131k ve Zaman<\/em>\u2019\u0131n \u00f6z\u00fc demek olan bu sorunun k\u00f6kenini Kant\u2019a ta\u015f\u0131mak isteyen Heidegger, b\u00f6ylece s\u00f6z konusu eserin ana fikrini yeniden teyit etme arzusundad\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan <em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em> Heidegger i\u00e7in hem bir destek hem de me\u015fruiyet kayna\u011f\u0131 niteli\u011findedir.<\/p><p><em>Kant ve Metafizik Problemi<\/em>\u2019nin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Heidegger, transendental hayal g\u00fcc\u00fc \u00fczerinde daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 durmakta ve onun temellendirici i\u015flevini ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Buradan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7, Kant\u2019\u0131n insan\u0131n \u00f6zsel konstit\u00fcsyonuyla ilgili bu me\u00e7hul k\u00f6kten yani hayal g\u00fcc\u00fcnden ka\u00e7\u0131n\u0131p anlama yetisi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerine odakland\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Oysa Heidegger\u2019e g\u00f6re b\u00f6ylelikle Kant, transendental hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fcn zaman niteli\u011fini k\u00f6kensel bi\u00e7imde yani insan\u0131n sonlulu\u011funu kendi b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnme olana\u011f\u0131ndan mahrum kalm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><p>Heidegger, Kant\u2019\u0131n u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131 metafizi\u011fin temellendirilmesine ili\u015fkin imk\u00e2nlar\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak niyetindedir. Heidegger buradan \u00fc\u00e7 sonu\u00e7 elde etmektedir. Birinci sonu\u00e7, saf insan akl\u0131n\u0131n sadece sonlu de\u011fil, ayn\u0131 zamanda bu sonla ilgili bir ihtimam-g\u00f6sterme [<em>Sorge<\/em>] i\u00e7inde oldu\u011fudur. Kayg\u0131 [<em>Angst<\/em>] i\u00e7inde bir ihtimam-g\u00f6sterme olan bu durum, insan\u0131n sonlu olmakl\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131ndad\u0131r. \u0130kinci sonu\u00e7, insan\u0131n sonlulu\u011funun sadece insani bir nitelik olmad\u0131\u011f\u0131, bilakis ontolojik bir \u00f6zellik olarak metafizi\u011fin temellendirilmesi \u00f6devinde esas oldu\u011fudur. Heidegger\u2019in \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc sonu\u00e7sa, Dasein metafizi\u011finin, bir ba\u015fka deyi\u015fle fundamental ontolojinin metafizi\u011fin temellendirilmesi s\u0131ras\u0131nda zorunlu bi\u00e7imde sorulan insan nedir sorusu \u00fczerine dayand\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Maya Mandalinci (Kadir Has \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Kant\u2019\u0131 Sonlu Okumak: Heideggerci bir Yorum<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Heidegger\u2019in eserlerinde felsefesi referanslar vermekten, ba\u015fka filozoflara at\u0131f yapmaktan ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok\u00e7a dile getirilir. Yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6ndermeler b\u00fcy\u00fck oranda destr\u00fcktif bir yap\u0131dad\u0131r ve felsefe tarihinde neyin eksik b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 veya felsefecilerin sat\u0131r aralar\u0131nda neyin \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rtt\u00fc\u011f\u00fcne odaklan\u0131r. Heidegger\u2019in Kant okumas\u0131 da belli a\u00e7\u0131lardan bu genel yakla\u015f\u0131mdan nasibini al\u0131r. Fakat Heidegger burada Kant\u2019\u0131 kendi felsefesinin bir t\u00fcr \u00f6nc\u00fc fig\u00fcr\u00fc olarak kabul eder. Bunu elbette ki d\u00f6nemin Neo-Kant\u00e7\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine eklemlenme yoluyla ger\u00e7ekle\u015ftirmez.<\/p><p>Aksine Kant ile ili\u015fkisi Cassirer, Cohen veya Rickert gibi Neo-Kant\u00e7\u0131lar\u0131n ele\u015ftirilerine hedef olacak farkl\u0131 bir yorum ortaya koyar. B\u00fcy\u00fck filozoflarda al\u0131\u015f\u0131k oldu\u011fumuz bir tav\u0131rla Heidegger\u2019in bu yorumunun ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bi\u00e7imde Kant\u2019\u0131 e\u011fip b\u00fckt\u00fc\u011f\u00fc ve onun felsefesine has belli odaklar\u0131 kayd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. \u00d6te yandan \u015fu da iddia edilebilir ki Heidegger, Kant\u2019\u0131n devrimci felsefesinin \u00f6z\u00fcnde duran bir meseleyi, yani sonluluk meselesini yenilik\u00e7i bir bi\u00e7imde parlat\u0131r. Bunu yer yer Kant\u00e7\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceyi kendi felsefesinin s\u0131n\u0131rlar\u0131na \u00e7ekmek suretiyle yapsa da temelde, bizleri, g\u00f6r\u00fc ve bili\u015fin sonlu yap\u0131s\u0131na odaklanmaya sevk eder. Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bu sonluluk meselesi insan\u0131n neyi bilebilece\u011fi ve neyi umabilece\u011fi sorular\u0131n\u0131n aras\u0131nda as\u0131l\u0131 duran bir temellendirme sorunu olarak vuku bulur ve akl\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ke\u015ffetmeye y\u00f6nelik de bir projedir. Kant d\u00fc\u015f\u00fcncesinde sonluluk durumu ve bunun insan\u0131n anlay\u0131\u015f\u0131na dair imledikleri, Heidegger\u2019in de destekleyece\u011fi pozitif bir unsur olarak ele al\u0131n\u0131r fakat kendinde bir ama\u00e7 olarak belirmez. Ba\u015fka bir deyi\u015fle sonluluk transandantal s\u0131n\u0131r\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 nokta olarak ve t\u00fcm i\u015flevselli\u011fi i\u00e7inde tart\u0131\u015f\u0131l\u0131r; fakat as\u0131l ama\u00e7 bunu Varl\u0131\u011f\u0131n hakikati olarak sunmak ya da bu olguyu varolanlar\u0131n yap\u0131sal birli\u011finin i\u00e7ine n\u00fcfus ettirmek de\u011fildir. Heidegger bu noktada Kant\u2019\u0131n, bizzat kendi projesinin vaatlerini tan\u0131yamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. Metafizi\u011fin sonunu getirecek b\u00fcy\u00fck bulu\u015funu sonuna dek takip edememi\u015ftir. Gelgelelim bu do\u011frultuda izlenecek olan yolu a\u00e7m\u0131\u015f ve ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 bir \u0131\u015f\u0131k yakm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><p>Bu arka plan e\u015fli\u011finde benim amac\u0131m buradaki sonluluk meselesini ele almak ve s\u00f6z konusu Heideggerci \u00e7\u0131kar\u0131mlar\u0131n Kant yorumcular\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ay\u0131rt edici olan ikili d\u00fcnya tart\u0131\u015fmas\u0131ndaki konumunu ve bu konumun me\u015fruiyetini sorgulamakt\u0131r. Heideggerci anlat\u0131da sonlulu\u011fun vurgusu b\u00f6ylesi bir ikili d\u00fcnya teorisini, yani fenomenal d\u00fcnya ile numenal d\u00fcnya aras\u0131ndaki radikal ayr\u0131m\u0131 iptal eder. Burada Cassirer\u2019in ele\u015ftirisini d\u00fc\u015f\u00fcnmek bize yard\u0131mc\u0131 olacakt\u0131r. Cassirer \u015funu sormaktad\u0131r: Heidegger\u2019in Kant okumas\u0131nda merkeze ald\u0131\u011f\u0131 t\u00fcrden sonlu bir varl\u0131k (Dasein), sonlulu\u011fa tabii olmayan nesnelerle aras\u0131ndaki gedi\u011fi nas\u0131l onarabilir? Heidegger\u2019in buna verece\u011fi cevap, kendinde-\u015fey ile kast edileni eri\u015filemez olan\u0131n alan\u0131ndan \u00e7\u0131kararak bunu fenomenal anlamda bir t\u00fcr kapal\u0131l\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmektir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n sonluluk iddias\u0131, insani bili\u015fin i\u00e7sel yap\u0131s\u0131yla ili\u015fkili olup sonlu g\u00f6r\u00fc ve d\u00fc\u015f\u00fcnmede (ki bu da bili\u015fin \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturacakt\u0131r) temellenir. Heidegger bu yorumu ileriye ta\u015f\u0131yarak sonlulu\u011fu insan\u0131n varolu\u015funa dair daha temel bir mesele haline getirir. Bunu yer yer Kant\u2019\u0131 yeniden yorumlamak yer yer de onu ontolojik bir alana \u00e7ekerek d\u00fc\u015f\u00fcncesini bu d\u00fczlemden ilerletmek bak\u0131m\u0131ndan yapar. B\u00f6ylece insan\u0131n ekstatik (kendi d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kan) varolu\u015fu, mesele etti\u011fi g\u00f6r\u00fc nesnesine\/varolanlarlara ontolojik bak\u0131mdan kolayl\u0131kla ba\u011flan\u0131r. Heidegger burada al\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fc vurgular. Al\u0131mlamakta oldu\u011fumuz \u015fey, halihaz\u0131rda \u015fu veya bu \u015fekilde (sonlu) belirlenmeye imk\u00e2n sa\u011flayan ve ili\u015fkiselli\u011fi i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kan bir tikeldir. Onun diliyle bu al\u0131c\u0131l\u0131k, varolanlar\u0131n halihaz\u0131rda ortas\u0131nda olman\u0131n, onlara \u00e7oktan teslim olmu\u015f olman\u0131n ve onlar\u0131n kendini bildirmesine izin vermenin bir g\u00f6stergesidir. Bu al\u0131c\u0131l\u0131k insan\u0131n kendi d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kan (a\u015fk\u0131nl\u0131k) yap\u0131s\u0131na i\u015faret etti\u011fi kadar, tezah\u00fcr i\u00e7indeki varolan\u0131n kendine has duru\u015funu da merkeze al\u0131r. \u201cKar\u015f\u0131m\u0131za getirmenin bizatihi kendisinde, \u2018kar\u015f\u0131m\u0131zda duran\u2019 bir \u015fey kendini beyan eder.\u201d (KvMP, 73). Burada \u00f6nemli olan nokta bilme faaliyetin as\u0131l i\u015fleviyle a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 olmas\u0131d\u0131r. Bu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kma, \u015f\u00fcphesiz, onu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karan\u0131n al\u0131mlama ve i\u015fleme bi\u00e7imlerine (g\u00f6r\u00fc, anlama, sentez) ba\u011fl\u0131d\u0131r ama bunun tersi de ge\u00e7erlidir: \u201cvarl\u0131\u011f\u0131n kar\u015f\u0131m\u0131zda \u00f6ncesel durmakl\u0131\u011f\u0131&#8230;\u201d (KvMP, 74) Bu bak\u0131mdan sonluluk insani g\u00f6r\u00fcye oldu\u011fu kadar bir obje olarak a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kman\u0131n kendisine de ait olacakt\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde, kendinde-\u015fey ile kast edilen de bilinemeyecek olan de\u011fil, bu bili\u015fte karanl\u0131kta kalanlard\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc sonlu bili\u015f tam da sonlu olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bir y\u00f6n\u00fcyle a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak ve di\u011fer y\u00f6nleriyle karanl\u0131kta b\u0131rakmak demektir.<\/p><cite>Heidegger, M. (2020). Kant ve metafizik problemi (KvMP). (K. H. \u00d6kten, \u00e7ev.) Alfa. (Orijinal Bas\u0131m 1951).<br>Cassirer, E., &amp; Heidegger, M. (2022). \u0130nsan nedir?: Davos\u2019ta Kant \u00fczerine bir k\u00f6r d\u00f6v\u00fc\u015f. (K. Ho\u015fg\u00f6r, \u00e7ev.) Fol.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Mehmet Arslan (Samsun \u00dcniversitesi) <\/span>&#8211; <strong><em>Yarg\u0131, Tasar\u0131m ve Paradoks<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Fregeci semanti\u011fin ve ontolojinin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 aritmetik anlay\u0131\u015f\u0131, Russell paradoksu ile mal\u00fbl bir anlay\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer bir deyi\u015fle, Russell paradoksu, Frege\u2019nin dizgesinden hareketle aritmeti\u011fin mant\u0131\u011fa indirgenemeyece\u011fini g\u00f6stermi\u015ftir. Bu tebli\u011fde Fregeci semanti\u011fin ve ontolojinin ayr\u0131nt\u0131lar\u0131na girmek suretiyle, Fregeci dizgede Russell paradoksunun nas\u0131l bir zeminde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Bunun i\u00e7in \u00f6nce Frege\u2019nin yarg\u0131 ve tasar\u0131m meselelerine nas\u0131l bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131, Kant\u00e7\u0131 felsefe ile ili\u015fkisi i\u00e7erisinde, ele alaca\u011f\u0131m. Ard\u0131ndan Frege\u2019de nesnel d\u00fc\u015f\u00fcnce meselesini irdeleyerek kendisini ad\u0131m ad\u0131m Russell paradoksuna s\u00fcr\u00fckleyen s\u00fcreci belirgin hale getirece\u011fim.&nbsp; Frege\u2019ye g\u00f6re aritmetiksel yarg\u0131lar, Kant\u2019\u0131n iddia etti\u011finin aksine sentetik de\u011fil, analitik yarg\u0131lard\u0131r. Bilindi\u011fi \u00fczere Kant\u2019\u0131n transandantal felsefesinde, aritmetiksel yarg\u0131lar\u0131 da i\u00e7ine alacak \u015fekilde, matematiksel yarg\u0131lar\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fc sentetik a priori yarg\u0131lard\u0131r. Kant\u2019\u0131n sentetik a priori yarg\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131, kendisinden sonraki felsefi tart\u0131\u015fmalar\u0131n da oda\u011f\u0131nda yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Pek \u00e7ok filozof, bir \u015fekilde Kant\u2019\u0131n bu iddias\u0131yla hesapla\u015ft\u0131ktan ve lehte ya da aleyhte konum ald\u0131ktan sonra kendi felsefi dizgelerini olgunla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Frege\u2019nin mant\u0131ksalc\u0131 projesinin \u00f6z\u00fc de, bir bak\u0131ma aritmetiksel yarg\u0131lar mevzuunda, Kant\u00e7\u0131 sentetik a priori yarg\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131yla hesapla\u015fma olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Felsefe tarihinde her ne kadar Kant \u00f6ncesinde de yarg\u0131 meselesi g\u00fcndeme gelmi\u015f olsa da, yarg\u0131lar hakk\u0131ndaki tart\u0131\u015fman\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde Kant\u2019\u0131n \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131rlard\u0131r. Kant, ge\u00e7mi\u015f felsefi sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmek ve \u00e7a\u011f\u0131na yol g\u00f6sterebilmek ad\u0131na yarg\u0131lar\u0131 yeni zeminlere ta\u015f\u0131r. B\u00f6ylece ilk kez, \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca bilimsel kuramlar\u0131 olan, Newton Fizi\u011fi ve \u00d6klid Geometrisi\u2019nin teorik temellerini ortaya koymak amac\u0131yla yarg\u0131lar\u0131n t\u00fcrlerinin ve zemininin belirlenmesini felsefi bir soruna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kant\u2019\u0131n bu ama\u00e7la yarg\u0131lar\u0131 analitik, sentetik a priori ve sentetik a posteriori olarak b\u00f6l\u00fcmlemesi, yarg\u0131lar konusundaki tart\u0131\u015fman\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur. \u00d6yle ki, felsefenin g\u00fcndemi \u2018yarg\u0131 nedir?\u2019 sorusundan ba\u011f\u0131ms\u0131z olamaz hale gelmi\u015ftir. Bu nedenle, Frege\u2019nin yarg\u0131lara bak\u0131\u015f\u0131n\u0131 ortaya koyabilmek ad\u0131na Kant\u2019ta yarg\u0131 meselesinin bir y\u00f6n\u00fcne k\u0131saca de\u011finece\u011fim. Kant\u2019a g\u00f6re yarg\u0131, ak\u0131l sahibi varl\u0131k olarak insanda a priori bulunan hissetme yetisi (<em>Alm<\/em>. Sinnlichkeit), uzay-zaman saf g\u00f6r\u00fcleri, m\u00fcdrike (<em>Alm<\/em>. Verstand), muhayyile (<em>Alm<\/em>. Einbildungskraft) ve akl\u0131n (<em>Alm<\/em>. Vernuft) birlikte y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri in\u015fa faaliyeti neticesinde ortaya \u00e7\u0131kan bir <em>h\u00fck\u00fcm<\/em>d\u00fcr. \u0130nsan, bu in\u015fa olmaks\u0131z\u0131n yarg\u0131 veremez ve bir\u015feyleri bilemez. Di\u011fer bir deyi\u015fle insan\u0131n bir \u015feyi bilmesinin alt\u0131nda kendi yetilerinin kurucu rol\u00fc vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla Kant\u2019a g\u00f6re, bizim aritmeti\u011fin en temel nesneleri olan say\u0131lar hakk\u0131ndaki bilgimiz ve yarg\u0131lar\u0131m\u0131z da yukar\u0131da and\u0131\u011f\u0131m in\u015fa faaliyeti neticesinde ortaya \u00e7\u0131kar. Kant\u2019a g\u00f6re in\u015fan\u0131n iki ve\u00e7hesi vard\u0131r. Bunlardan ilki ampirik in\u015fad\u0131r. Ampirik in\u015fa neticesinde, fiziksel nesneleri tecr\u00fcbe ederiz\/yarg\u0131 veririz. Sentetik a posteriori yarg\u0131lar ampirik in\u015fa neticesinde ortaya \u00e7\u0131kar. \u0130kincisi ise saf g\u00f6r\u00fcde in\u015fad\u0131r. Uzay-zaman saf g\u00f6r\u00fcleri tecr\u00fcbede tecr\u00fcbe edilenler cinsinden olmamakla beraber bir \u015fekilde tecr\u00fcbeyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131larlar. Di\u011fer bir deyi\u015fle uzay-zaman saf g\u00f6r\u00fcleri olmaks\u0131z\u0131n tecr\u00fcbe ortaya \u00e7\u0131kmaz. \u0130\u015fte, sadece uzay-zaman saf g\u00f6r\u00fcleri ve di\u011fer transandantal yetilerin dolay\u0131m\u0131yla yap\u0131lan in\u015faya saf g\u00f6r\u00fcde in\u015fa denir ki, matematiksel yarg\u0131lar\u0131n da i\u00e7erisinde oldu\u011fu sentetik a priori yarg\u0131lar bu in\u015fa neticesinde ortaya \u00e7\u0131kar. Frege\u2019nin yarg\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131, \u00f6z\u00fc itibariyle, Kant\u2019\u0131n yarg\u0131lara dair ortaya koymu\u015f oldu\u011fu bu \u00e7er\u00e7evenin nesnel bilginin imk\u00e2n\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in psikolojizmle\/\u00f6znelcilikle mal\u00fbl bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 do\u011furdu\u011fu fikri \u00fczerinden \u015fekillenir. Frege\u2019ye g\u00f6re, Kant\u2019\u0131n psikolojizme d\u00fc\u015fmesinin alt\u0131nda yatan gerek\u00e7elerden birisi O\u2019nun tasar\u0131mlar\u0131n (<em>Alm<\/em>. Vorstellung) do\u011fas\u0131n\u0131 yanl\u0131\u015f anlamas\u0131 yatar. Kant yarg\u0131lar\u0131n temeline tasar\u0131mlar\u0131 koyarken, Frege tasar\u0131mlar\u0131 yarg\u0131lar\u0131n temellerinden uzakla\u015ft\u0131r\u0131r. B\u00f6ylelikle farkl\u0131 yarg\u0131 anlay\u0131\u015flar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar. Frege\u2019ye g\u00f6re bir tasar\u0131m b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u00f6znenin zihinsel etkinli\u011finin bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr ve ki\u015fiye aittir. Ayn\u0131 nesneyi deneyimleyen iki \u00f6znenin zihinsel tasar\u0131mlar\u0131 birbirinden farkl\u0131 olur. Frege\u2019ye g\u00f6re, tasar\u0131mlar \u00f6znel nitelikte oldu\u011fundan nesnel bilginin temellerinde yer almamal\u0131d\u0131r. Frege <em>Logik<\/em>\u2019te bu hususu \u015f\u00f6yle ifade eder: Tasar\u0131mdan muhayyile arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00e7a\u011fr\u0131lan kurgusal bir resmi (<em>Alm<\/em>. Phantasiebild) anlar\u0131z. Tasar\u0131m, alg\u0131da oldu\u011fu gibi do\u011frudan tecr\u00fcbeden meydana gelmez, ama ge\u00e7mi\u015f tecr\u00fcbelerin yeniden etkinle\u015ftirilmesiyle olu\u015fturulur.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Metin Topuz (Mersin \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant ve K\u00f6t\u00fcl\u00fck Kavram\u0131n\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> \u0130nsan\u0131n d\u00fcnyayla ili\u015fkisi yaln\u0131zca fizyolojik-biyolojik bir varl\u0131k olmas\u0131ndan m\u00fcte\u015fekkil de\u011fildir. Onun ili\u015fkiselli\u011fini as\u0131l belirleyen anlamsall\u0131kt\u0131r, d\u00fcnyayla kurdu\u011fu anlam ili\u015fkisidir. Basit\u00e7e, insan anlaml\u0131 ili\u015fkiler kurarak d\u00fcnyay\u0131 ve kendini yeniden ve yeniden in\u015fa eder. K\u00fclt\u00fcr, ahlak, etik, hukuk, sanat vb. bunun en \u00f6nemli \u00e7\u0131kt\u0131lar\u0131d\u0131r. Anlaml\u0131 bir ahlak d\u00fcnyas\u0131 olu\u015fturabilmek i\u00e7in ba\u015fvurdu\u011fumuz en k\u00f6kensel de\u011fer ayr\u0131m\u0131 ise iyi-k\u00f6t\u00fc aras\u0131nda kurdu\u011fumuz ayr\u0131md\u0131r. Ne var ki insan\u0131n anlam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve insanlar aras\u0131 ili\u015fkinin \u00e7ok y\u00f6nl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda iyi-k\u00f6t\u00fc ayr\u0131m alan\u0131na adil-adil olmayan, su\u00e7-ceza, g\u00fcnah-sevap, do\u011fru-yanl\u0131\u015f gibi kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131 da dahil etmek gerekir. Bu ba\u011flamda felsefe tarihinde iyilik-k\u00f6t\u00fcl\u00fck tart\u0131\u015fmas\u0131 \u00f6nemli bir yer tutar. Bu tart\u0131\u015fma genel olarak hem az \u00f6nce s\u00f6z\u00fc edilen etik ili\u015fkileri g\u00f6zeten temelde hem de teodise ad\u0131 alt\u0131nda genelle\u015ftirilen tanr\u0131sal nitelikler ile d\u00fcnyadaki k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc olas\u0131 varl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi ele alan temelde y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr. Kant k\u00f6t\u00fcl\u00fck kavram\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn bu ba\u011flamlarda, yani ahlaki, etik, tarihsel, siyasi, fiziksel ve metafiziksel ba\u011flamlarda g\u00f6zetir. Bu ba\u011flamlar\u0131n izini onun b\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda s\u00fcrmek olanakl\u0131d\u0131r. Fakat bu \u00e7al\u0131\u015fmada \u00f6zellikle dikkate al\u0131nacak olan eserleri \u015funlard\u0131r: <em>Lizbon Depremi<\/em> makaleleri (1756), <em>Ele\u015ftiriler<\/em> (1781-1788), <em>Temellendirme<\/em> (1785), <em>Teoloji Dersleri<\/em> (1783-1784), <em>D\u00fcnya Yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 Amac\u0131na Y\u00f6nelik Genel Bir Tarih D\u00fc\u015f\u00fcncesi<\/em> (1784), <em>\u0130nsanl\u0131k Tarihinin Tahmini Ba\u015flang\u0131c\u0131<\/em> (1786), <em>Teodise Dahilindeki b\u00fct\u00fcn Felsefi Denemelerin Ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u00dczerine<\/em> (1791) ve <em>Salt Akl\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131 Dahilinde Din<\/em> (1793).<\/p><p>Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Kant\u2019\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fck kavram\u0131 genel olarak iki kategori alt\u0131nda, ahlak-etik ve din kategorileri alt\u0131nda de\u011ferlendirilecektir. Ahlak-etik kategorisi alt\u0131nda ilk \u00f6nce ak\u0131l, tutku ve isteme sahibi bir varl\u0131k olarak insan\u0131n \u2018ahlak yasas\u0131ndan sapma\u2019s\u0131n\u0131 ifade eden ahlaki k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn olanakl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ele al\u0131nacakt\u0131r. \u0130kinci olarak insanl\u0131\u011f\u0131n ahlaki tarihi ve do\u011fan\u0131n ereklili\u011fi bak\u0131m\u0131ndan k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn, Kant taraf\u0131ndan bir \u2018yetkinle\u015fmeme\u2019 durumu olarak de\u011ferlendirilmesine i\u015faret edilecektir. Din kategorisi alt\u0131nda ilk olarak Kant\u2019\u0131n teodiseye kar\u015f\u0131 zaman zaman \u015f\u00fcpheci zaman zaman da kar\u015f\u0131t bak\u0131\u015f\u0131 tart\u0131\u015fma konusu yap\u0131lacakt\u0131r. \u0130kinci olarak insan\u0131n do\u011fas\u0131nda, istemenin belirlenmesinin nihai \u00f6znel zemininde ahlak yasas\u0131n\u0131 ben-sevgisi ilkelerine tabi k\u0131lma anlam\u0131nda bir \u2018k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe yatk\u0131nl\u0131k\u2019 oldu\u011funa ve Kant\u2019\u0131n buna \u2018radikal k\u00f6t\u00fcl\u00fck\u2019 ad\u0131n\u0131 verdi\u011fine de\u011finilecektir. Nihai olarak Kant\u2019\u0131n \u00f6n\u00fcm\u00fcze serdi\u011fi bu rotalar sayesinde, onun k\u00f6t\u00fcl\u00fck kavram\u0131 hakk\u0131nda bir haritaland\u0131rma yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Muhammet Emin Erdemli (Ondokuz May\u0131s \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant&#8217;\u0131n Yalan Kavram\u0131 Ba\u011flam\u0131nda Mahkeme Huzurunda Yeminin Ele\u015ftirisi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Do\u011fan\u0131n par\u00e7as\u0131 olan insan (homo phaenomenon) ayn\u0131 zamanda saf pratik akl\u0131n\u0131n yasa koyucu \u00f6zelli\u011fi sayesinde \u00f6zerk ve \u00f6zg\u00fcr dolay\u0131s\u0131yla ahlaki bir varl\u0131kt\u0131r (homo noumenon). \u00d6zerk olmak, iradenin (istemenin), arzulanan bir nesneden; e\u011filimlerden ve i\u00e7eriklerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ki\u015fisel tercihte bulunmas\u0131d\u0131r. \u0130radeyi belirleyen neden, i\u00e7erikli \u00f6znel pratik ilkeler yani maksimler oldu\u011fu takdirde genel bir yasa d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyecektir. Bu nedenle maksimlerin yaln\u0131zca bi\u00e7imi ile belirlenimde bulunulmal\u0131d\u0131r. \u0130\u00e7erikten ba\u011f\u0131ms\u0131z bi\u00e7im, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fler d\u00fcnyas\u0131nda yer almad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ak\u0131l taraf\u0131ndan tasar\u0131mlan\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla do\u011fa nedenselli\u011fi i\u00e7inde de yer almaz. \u00d6zerkli\u011fin bu a\u00e7\u0131klamas\u0131 negatif anlamda \u00f6zg\u00fcrl\u00fckt\u00fcr. B\u00f6ylece \u00f6zg\u00fcr oldu\u011fu varsay\u0131lan iradede i\u00e7erikten yoksun maksimler olu\u015fturuldu\u011funda do\u011frudan ahlak yasas\u0131n\u0131n bilincine var\u0131l\u0131r. Ahlak yasas\u0131n\u0131 genel bir yasa olarak veren ise kendi ba\u015f\u0131na pratik olan saf ak\u0131ld\u0131r. Saf pratik akl\u0131n do\u011frudan iradeyi belirleyerek yasa koymas\u0131 pozitif \u00f6zg\u00fcrl\u00fckt\u00fcr. Ahlak yasalar\u0131, i\u00e7sel \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle ili\u015fkisi i\u00e7inde i\u00e7sel yasalard\u0131r. Bununla birlikte benim ve senin olan\u0131 d\u00fczenleyen d\u0131\u015fsal fiiller ile ilgili yasalar, d\u0131\u015fsal yasalard\u0131r ve hukuki yasalar olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Hukuk sisteminde ben ve \u00f6tekinin se\u00e7imleri, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn genel yasalar\u0131 alt\u0131nda birle\u015ftirilir. B\u00f6yle bir birle\u015fmenin imk\u00e2n\u0131 halinde her fiil do\u011frudur. Ben ve \u00f6tekinin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn birlikteli\u011fini sa\u011flayan evrensel yasa, eylemin maksimi oldu\u011fu i\u00e7in eylemin sonucunun belirlenmesinde \u00f6zg\u00fcr se\u00e7im vard\u0131r. Bu ayr\u0131m Kant\u2019\u0131n <em>Ahlak\u0131n Metafizi\u011fi<\/em> isimli eserinde \u201cErdem ve Hak \u00d6\u011fretisi\u201d ba\u015fl\u0131klar\u0131 alt\u0131nda devam eder. Ara\u015ft\u0131rmam\u0131z\u0131n konusu olan yalan kavram\u0131, hem erdem hem de hak \u00f6\u011fretisinde yer edindi\u011fi i\u00e7in i\u00e7sel ve d\u0131\u015fsal olarak incelenir.<\/p><p>Yalan (mendacium), ger\u00e7e\u011fe ayk\u0131r\u0131 beyan\u0131n kas\u0131tl\u0131 olarak sunularak \u00f6devin ihlal edilmesidir. Kant\u2019a g\u00f6re \u00f6dev, eylemin zorunlulu\u011funun yasaya sayg\u0131dan kaynaklanmas\u0131d\u0131r. D\u0131\u015fsal bir yasa koyucunun oldu\u011fu \u00f6devler hak \u00f6devleridir. Buna g\u00f6re ki\u015fi di\u011ferini hukuk toplumu i\u00e7inde \u00f6deve uymaya zorlayabilir. Erdem \u00f6devleri ise \u00f6zg\u00fcrce kendini s\u0131n\u0131rlama hali ile ilgilidir dolay\u0131s\u0131yla d\u0131\u015fsal bir yasa koyucu ile s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ikinci t\u00fcrden \u00f6devler ayn\u0131 zamanda bir \u00f6dev olan ama\u00e7larla ilgilidir. Bir \u015feyi kendi amac\u0131m olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmemi sa\u011flayan kendim oldu\u011fum i\u00e7in d\u0131\u015fsal de\u011fil, i\u00e7sel bir yasa koyucu ile s\u0131n\u0131rland\u0131rma ger\u00e7ekle\u015fir. Yalan s\u00f6ylemek, \u00f6ncelikle ahlaki varl\u0131k olarak insan\u0131n kendine kar\u015f\u0131 \u00f6devinin ihlalidir. Yalan i\u00e7sel olarak insan\u0131n kendi g\u00f6z\u00fcnde d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcne; d\u0131\u015fsal olarak ise ba\u015fkalar\u0131n\u0131n g\u00f6z\u00fcnde d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcne neden olur. Her h\u00e2l\u00fck\u00e2rda insan yalan ile insanl\u0131k onurunu yok edece\u011fi i\u00e7in yalan s\u00f6ylememelidir. Bununla birlikte hukuki a\u00e7\u0131dan ihlal olarak de\u011ferlendirilebilecek yalan, birinin haklar\u0131n\u0131 da ihlal etmelidir. Hak ihlalinin ger\u00e7ekle\u015fmedi\u011fi ama d\u00fcr\u00fcst\u00e7e ve do\u011fru olmayan beyana ise yanl\u0131\u015f beyan (falsiloquium) denilebilir. Yanl\u0131\u015f beyanlara inanmak, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde beyan\u0131n muhatab\u0131 olan tarafa kal\u0131r. Hak ihlalin ger\u00e7ekle\u015febilmesi i\u00e7in yalan beyanda bulunulan ki\u015finin beyanda bulunan\u0131n do\u011frulu\u011funa g\u00fcvenmeye yetkili olmas\u0131 gerekir; iki taraf\u0131n aras\u0131nda yap\u0131lan s\u00f6zle\u015fme gere\u011fi g\u00fcven ili\u015fkisinin kurulmas\u0131 gibi. Ancak mahkeme huzurunda verilen beyanlar g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bir hukuk sistemini ilgilendirdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde yaln\u0131zca mahkemedeki taraflar\u0131n de\u011fil herkesin g\u00fcvenmeye yetkili oldu\u011fu belirtilebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc mahkeme huzurunda s\u00f6ylenen yalan ile yaln\u0131zca taraflar\u0131n hakk\u0131 de\u011fil hukuk sitemi ihlal edilmi\u015f olur. Bu sonuca ula\u015fmak, benim ve senin olan\u0131n \u00f6zg\u00fcrce birlikteli\u011fini d\u00fczenleyen evrensel yasan\u0131n gere\u011fidir.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fleri ile a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z yalan kavram\u0131n\u0131 tikel olarak T\u00fcrk Hukuk Sistemi \u00fczerinden birka\u00e7 \u00f6rnekle inceleyece\u011fiz. Genel hukuk ilkesi olarak d\u00fcr\u00fcst davranma ba\u015fl\u0131kl\u0131 T\u00fcrk Medeni Kanunu\u2019nun (TMK) 2. Maddesinin birinci f\u0131kras\u0131na g\u00f6re: \u201cHerkes, haklar\u0131n\u0131 kullan\u0131rken ve bor\u00e7lar\u0131n\u0131 yerine getirirken d\u00fcr\u00fcstl\u00fck kurallar\u0131na uymak zorundad\u0131r.\u201d Bu genel ilke, \u00f6zel olarak d\u00fcr\u00fcst davranma ve do\u011fruyu s\u00f6yleme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ba\u015fl\u0131kl\u0131 Hukuk Muhakemeleri Kanunu\u2019nun (HMK) 29. Maddesinin birinci f\u0131kras\u0131nda \u015f\u00f6yle d\u00fczenlenir: \u201cTaraflar, d\u00fcr\u00fcstl\u00fck kural\u0131na uygun davranmak zorundad\u0131rlar.\u201d Do\u011fruyu s\u00f6yleme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ile taraflar kendi lehine ve aleyhine olacak her durum hakk\u0131nda do\u011fru beyanda bulunmak zorunda de\u011fildir. Aleyhe olan hususlarda susulabilecektir. Do\u011fruyu s\u00f6yleme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ilk bak\u0131\u015fta Kant\u2019\u0131n felsefesi ile tutarl\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Aleyhe olan durumlarda susmak ise Kant\u2019a yalan hakk\u0131ndaki kat\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerinden dolay\u0131 y\u00f6neltilen ele\u015ftirileri yumu\u015fatma i\u015flevi g\u00f6rebilir.<\/p><p>Mahkeme huzurunda do\u011fru beyan\u0131n g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in yemin kullan\u0131l\u0131r. Ahlaki varl\u0131k olarak insan kendine kar\u015f\u0131 \u00f6devi gere\u011fi yalan s\u00f6ylemeyecektir. Ayr\u0131ca hukuk toplumunun \u00fcyesi olarak hak ihlalinde bulunmamak i\u00e7in do\u011fru beyanda bulunacakt\u0131r. Kant\u2019\u0131n felsefesinde yalan kavram\u0131n\u0131n bu konumu kar\u015f\u0131s\u0131nda yemin m\u00fcessesesine ihtiya\u00e7 bulunmakta m\u0131d\u0131r? Ona g\u00f6re yemin, do\u011fruya ula\u015fmak i\u00e7in yarg\u0131 yetkisi kullanan g\u00fc\u00e7 lehine d\u00fczenlenmi\u015f, manevi zorlamay\u0131 (tortura spiritualis) i\u00e7eren sivil ara\u00e7t\u0131r. Bu ara\u00e7, sivil mahkemelerde ki\u015fiyi itiraf etmeye mecbur b\u0131rakmaktad\u0131r. B\u00f6ylece yemine mecbur kalan ki\u015finin mahkeme huzurunda hesap verip vermeme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc varm\u0131\u015f\u00e7as\u0131na do\u011fruyu s\u00f6yleyece\u011fine inan\u0131l\u0131r. Ancak inan\u00e7 \u00fczerine yemin kendi kendisiyle \u00e7eli\u015fir. \u00c7\u00fcnk\u00fc inan\u00e7 \u00fczerine yemin, cesaretin sonucu de\u011fil \u00f6l\u00e7\u00fcp bi\u00e7ilmesi gereken \u015feydir. Herkesin yarar\u0131na olarak verilen yemine ra\u011fmen yemin eden d\u00fc\u015f\u00fcncesiz davranarak h\u00e2kimi olumsuz etkileyebilir. Ayr\u0131ca mahkeme huzurunda dahi verilen yeminin zorunlulu\u011fu insani \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle \u00e7eli\u015fir. Kant\u2019a g\u00f6re bu nedenle yemine zorlanan ki\u015fi, h\u00e2kim taraf\u0131ndan haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frar ve neredeyse umumi yalana izin verilir. O halde yalan s\u00f6ylememe \u00f6devi olan insan, yemine ihtiya\u00e7 duymayacakt\u0131r. \u00d6devin ihlal edilme \u015f\u00fcphesi bulundu\u011funda yeminin \u00f6nemi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Bu durumda ise yemin, \u00f6dev ihlalinin bir ihlal arac\u0131 olarak kullan\u0131labilir.<\/p><p>Hukuk sistemimizde yemin hakk\u0131nda farkl\u0131 d\u00fczenlemeler mevcuttur. Biz ara\u015ft\u0131rmam\u0131z ile ilgili delil olarak yemin bahsine yer verece\u011fiz. Deliller, kesin ve takdiri olarak ikiye ayr\u0131labilir. Kanun taraf\u0131ndan belirlenmi\u015f h\u00fck\u00fcm ve sonu\u00e7lar bulundu\u011fu i\u00e7in h\u00e2kimin ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu deliller, kesindir. Aksi halde takdiri delillerden bahsedilir. Yemin en son ba\u015fvurulacak kesin delillerden biridir. HMK m. 233\/4\u2019e g\u00f6re yeminin \u015fekli \u015f\u00f6yledir: \u201cSonra &#8220;Size sorulan sorular hakk\u0131nda, ger\u00e7e\u011fe uygun cevap verece\u011finize ve hi\u00e7bir \u015fey saklamayaca\u011f\u0131n\u0131za namusunuz, \u015ferefiniz ve kutsal sayd\u0131\u011f\u0131n\u0131z b\u00fct\u00fcn inan\u00e7 ve de\u011ferler \u00fczerine yemin eder misiniz?&#8221; diye sorar. O kimse de &#8220;Bana sorulan sorular hakk\u0131nda ger\u00e7e\u011fe uygun cevap verece\u011fime ve hi\u00e7bir \u015fey saklamayaca\u011f\u0131ma namusum, \u015ferefim ve kutsal sayd\u0131\u011f\u0131m b\u00fct\u00fcn inan\u00e7 ve de\u011ferlerim \u00fczerine yemin ediyorum.&#8221; demekle yemin eda edilmi\u015f say\u0131l\u0131r.\u201d \u0130lgili h\u00fck\u00fcmdeki yemin, di\u011fer yemin d\u00fczenlemelerinden farkl\u0131 olarak h\u00e2kimin kendili\u011finden y\u00f6neltti\u011fi bir teklif de\u011fildir. Taraf\u0131n teklifi gereklidir. Buna ra\u011fmen yemin mahkeme huzurunda ger\u00e7ekle\u015ferek delil niteli\u011fi elde eder. Kant\u2019\u0131n yemin hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri ile \u00f6ncelikle inan\u00e7 \u00fczerine yeminin ele\u015ftirisi bu h\u00fckme kar\u015f\u0131 sunulabilir. Do\u011fruyu s\u00f6yleme \u00f6devini ihlal eden kimsenin yemin etti\u011finde do\u011fruyu s\u00f6yleyece\u011fine dair kesinlik bulunmamaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fimizde, ahlaki bir varl\u0131k olarak insan\u0131n i\u00e7sel belirlenimiyle yalana kar\u015f\u0131 tav\u0131r sergilemesinin yan\u0131nda d\u0131\u015fsal olarak hukuk yasas\u0131 ile do\u011fruyu s\u00f6yleme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc d\u00fczenlendi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu d\u00fczenleme kar\u015f\u0131s\u0131nda ara\u015ft\u0131rmam\u0131z\u0131n konusunu olu\u015fturan \u015fu soruyu tekrar sorabiliriz: Kant\u2019\u0131n felsefesinde yalan kavram\u0131n\u0131n konumu ile verdi\u011fimiz \u00f6rnekler kar\u015f\u0131s\u0131nda yemin m\u00fcessesesine ihtiya\u00e7 bulunmakta m\u0131d\u0131r?<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Mustafa<\/span> <span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Kartal \u00c7elikay (Mersin \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>\u00c7eviribilimin Kuramsal Temellerinde Kant Felsefesinin Varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Kan\u0131tlanmas\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Immanuel Kant, felsefe ve bilim felsefesi tarihinde Umberto Eco\u2019nun da belirtti\u011fi \u00fczere bir Kopernik Devrimi ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f, epistemolojinin odak noktas\u0131n\u0131 bilinen nesneden bilen \u00f6zneye kayd\u0131rarak hem kendi \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ve \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131n\u0131 hem de takip eden y\u00fczy\u0131llar\u0131 derinden etkilemi\u015ftir. Johann Wolgang von Goethe bile hayat\u0131n\u0131n son y\u0131llar\u0131nda arkada\u015f\u0131 ve yard\u0131mc\u0131s\u0131 Johann Peter Eckermann ile ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi sohbetlerde, Eckermann\u2019\u0131n kendisine y\u00f6neltti\u011fi en b\u00fcy\u00fck filozofun kim oldu\u011fu sorusuna Kant yan\u0131t\u0131n\u0131 vermi\u015ftir. Bu cevab\u0131n \u00f6nemli olmas\u0131n\u0131n sebebi ise Goethe\u2019nin bu soruya Herder cevab\u0131n\u0131 vermemesidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Herder ile Goethe \u00e7ok gen\u00e7 ya\u015flarda tan\u0131\u015fm\u0131\u015f ve Herder, Goethe\u2019den ya\u015f\u00e7a daha b\u00fcy\u00fck olmas\u0131 ve tan\u0131\u015ft\u0131klar\u0131nda doktoras\u0131n\u0131 tamamlam\u0131\u015f olmas\u0131 nedeniyle gen\u00e7 Goethe\u2019yi derinden etkilemi\u015f ve hatta onu Shakespeare tiyatrosuyla tan\u0131\u015ft\u0131rarak hem \u00f6m\u00fcr boyu s\u00fcrecek bir arkada\u015fl\u0131\u011f\u0131n temelini atm\u0131\u015f hem de Goethe\u2019nin ilerleyen y\u0131llardaki eserlerinin \u015fekillenmesinde \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. Herder\u2019in Kant\u2019\u0131n \u00f6\u011frencisi olmas\u0131 ve ilerleyen y\u0131llar\u0131nda birbirleriyle ters d\u00fc\u015fmeleri de hesaba kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Goethe\u2019nin bu soruya Herder yerine Kant cevab\u0131n\u0131 vermi\u015f olmas\u0131 \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir anlam kazanmaktad\u0131r.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n kendi d\u00f6neminde epistemoloji ve metafizik \u00fczerindeki etkisi bir hayli fazla olmu\u015ftur ancak daha da \u00f6nemlisi Prof. Dr. Ayhan \u00c7itil\u2019in de <em>Kant Okumalar\u0131 Birinci Kritik<\/em> isimli kitab\u0131nda belirtti\u011fi \u00fczere Kant\u2019tan sonra onun felsefesi ister geli\u015ftirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ls\u0131n ister \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmeye, 200 y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n bir s\u00fcredir felsefe onun \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131rlardan da \u00e7\u0131kamam\u0131\u015ft\u0131r ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de Kant\u2019\u0131n bu etkisi devam etmektedir. 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda \u00f6zellikle Viyana \u00c7evresi mant\u0131ksal ampiristlerinin\/pozitivistlerinin Kant\u2019a kar\u015f\u0131 tutunduklar\u0131 sert tav\u0131r bile Kant\u2019\u0131n felsefesinin \u00f6neminde herhangi bir azalma yaratamam\u0131\u015ft\u0131r. Bu tav\u0131r, Viyana \u00c7evresi\u2019nin 1929 y\u0131l\u0131nda kendilerini resmen d\u00fcnyaya duyurmak i\u00e7in yay\u0131nlad\u0131klar\u0131 \u201cWissenschaftliche Weltauffassung (Bilimsel D\u00fcnya Anlay\u0131\u015f\u0131) isimli bildirilerinde Kant felsefesinde \u00e7ok \u00f6nemli bir yeri olan \u201cAnschauung\u201d (g\u00f6r\u00fc) kelimesini s\u0131rf onu ve metafizi\u011fi \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bilerek kullanmamalar\u0131nda dahi g\u00f6r\u00fclebilir. \u00d6zellikle 1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda ba\u015flayarak 90\u2019l\u0131 y\u0131llara kadar s\u00fcregelen pragmatik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn ba\u015fta dilbilim \u00f6rne\u011fi olmak \u00fczere farkl\u0131 disiplinlerin kuramsal temellerinde s\u0131k\u0131nt\u0131lara yol a\u00e7mas\u0131 neticesinde Kant\u2019\u0131n epistemolojisinin \u00f6nemi bir kez daha kendisini kan\u0131tlam\u0131\u015f ve farkl\u0131 bilimsel alanlar yeniden onu dikkatlice tart\u0131\u015fmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><p>Yukar\u0131da an\u0131lan kuramsal s\u0131k\u0131nt\u0131lar benzer y\u0131llarda (1960 ba\u015flar\u0131) Holger Siever\u2019in de belirtti\u011fi \u00fczere yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda bilimsel bir d\u00f6neme girmi\u015f olan \u00e7eviribilimi de etkilemi\u015ftir. Bir bilim alan\u0131n\u0131n olu\u015fumunda ve geli\u015fiminde son derece \u00f6nemli bir yere sahip olan disiplin ilkeleri mevcuttur. S\u00f6z konusu bilim alan\u0131n\u0131n kendi ara\u015ft\u0131rma olgusunun ve ara\u015ft\u0131rma nesnesinin tan\u0131mlanmas\u0131 ve betimlenmesine olan kuramsal ilgisi, alan i\u00e7erisinde olu\u015fturulmu\u015f ortak bir terminolojinin varl\u0131\u011f\u0131, alan\u0131n kavram ve kuramlar\u0131n\u0131 kendi i\u00e7erisindeki bilimsel i\u015fleyi\u015ften \u00e7\u0131karabilmesi ve farkl\u0131 disiplinlerle olan ili\u015fkisinde kendi alansal s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 net bir \u015fekilde \u00e7izebilmesi bu ilkelerin ba\u015fl\u0131calar\u0131d\u0131r. Bu bilim-kuramsal ilkelerin b\u00fct\u00fcn\u00fc o disiplinin, bilimler i\u00e7erisinde hak talebinde bulunabilmesini ve farkl\u0131 alanlarca sayg\u0131 g\u00f6rmesini olanakl\u0131 k\u0131lar. \u00c7eviribilim i\u00e7erisinde de bilimsellik yolundaki ilerleyi\u015finin ba\u015flar\u0131nda yukar\u0131da an\u0131lan disiplin ilkelerini sa\u011flayabilme ad\u0131na giri\u015fimlerde bulunulmu\u015f olsa da pragmatik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn alan i\u00e7erisindeki yans\u0131mas\u0131 olarak \u00e7evirinin uygulama odakl\u0131 y\u00f6n\u00fcne a\u011f\u0131rl\u0131k verilmi\u015f ve bu kuramsal ilkelerden \u00f6d\u00fcn verilerek bunlar\u0131n \u00f6nemi zamanla tamamen g\u00f6z ard\u0131 edilen bir hale getirilmi\u015ftir.<\/p><p>Mevcut \u00e7al\u0131\u015fma i\u015fte tam olarak bu noktada \u00e7eviribilimin kuramsal temellerinin at\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 y\u0131llarda, yani 1960 ve 70\u2019lerde alan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n\u0131n ortaya koyduklar\u0131 eserlerinde s\u00f6z konusu kuramsall\u0131\u011f\u0131 ne \u015fekilde kulland\u0131klar\u0131n\u0131 ve bu kullan\u0131\u015f esnas\u0131nda Kant\u2019\u0131n felsefesinin gerek do\u011frudan gerekse de dolayl\u0131 olarak nas\u0131l \u00e7eviribilimin temellerinde var oldu\u011funu Gert J\u00e4ger ve Katharina Reiss\u2019\u0131n alan i\u00e7erisindeki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 \u00f6zelinde \u00f6rnekleriyle kan\u0131tlamaktad\u0131r. Bu \u00f6rneklerin ilki olan J\u00e4ger\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda Kant\u2019taki Objekt ve Gegenstand kavramlar\u0131 aras\u0131ndaki ayr\u0131m net bir \u015fekilde g\u00f6r\u00fclebilirken Katharina Reiss\u2019\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda da yine Kant\u2019\u0131n \u201cEinbildungskraft\u201d (imgelem\/imgeleme yetisi) kavram\u0131n\u0131n net bir yans\u0131mas\u0131n\u0131n saptanabilmesidir. Mevcut \u00e7al\u0131\u015fmada J\u00e4ger, \u00e7eviribilim i\u00e7erisinde Kant varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n do\u011frudan kan\u0131tlanmas\u0131na bir \u00f6rnek olarak sunulurken, Reiss ise Karl B\u00fchler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Kant\u2019\u0131n alan i\u00e7erisindeki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n dolayl\u0131 olarak kan\u0131tlanmas\u0131na bir \u00f6rnek olarak sunulmaktad\u0131r.<\/p><p>Bu tart\u0131\u015fma daha da derinle\u015ftirildi\u011finde; \u00e7eviribilimde 1960\u2019l\u0131 y\u0131llar\u0131n ba\u015flar\u0131ndan itibaren Leipzig Okulu\u2019nun (veya ekol\u00fcn\u00fcn) etkisi bilinen bir ger\u00e7ektir. Otto Kade, Albrecht Neubert, Gert J\u00e4ger, Gerd Wotjak ve Wolfram Wilss gibi isimlerin ba\u015f\u0131 \u00e7ekti\u011fi Leipzig Okulu temsilcileri \u00e7eviriyi ele al\u0131rken onu dilbilimin alt bir disiplini olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f ve \u00e7o\u011fu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 \u201cTranslationslinguistik\u201d yani \u201c\u00e7eviridilbilimi\u201d ad\u0131 alt\u0131nda yapm\u0131\u015flard\u0131r. Ancak g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze g\u00f6rece yak\u0131n olan \u00e7al\u0131\u015fmalarda bu ekol\u00fcn temsilcileri \u00e7eviriye dilbilimsel yakla\u015f\u0131mlar\u0131 ba\u011flam\u0131nda i\u015flenip s\u00f6z gelimi ge\u00e7i\u015ftirilmektedir. Halbuki bu ekol\u00fc temsil eden yukar\u0131daki ba\u015fl\u0131ca isimler her ne kadar \u00e7eviriyi \u00f6zerk bir disiplin olarak ba\u015flarda kabul etmemi\u015f olsalar da takip eden y\u0131llarda gitgide \u00e7eviriye dair \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n dilbilim alt\u0131nda konumland\u0131r\u0131lamayacak kadar kendi bilimsel olgusuna sahip oldu\u011funu g\u00f6rm\u00fc\u015f ve bu noktada son derece bilim-kuramsal temelli \u00e7al\u0131\u015fmalar ortaya koymu\u015flard\u0131r. \u0130\u015fte bunlar\u0131n i\u00e7erisinde \u00f6zellikle Gert J\u00e3ger\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 Kant temelli Objekt ve Gegenstand ayr\u0131m\u0131n\u0131 dikkate almas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan son derece \u00f6nemli bir konumdad\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n i\u00e7erisinde en dikkate de\u011fer \u00fc\u00e7 tanesinin isimleri bile vurgulanmak istenen as\u0131l noktay\u0131 kan\u0131tlamaktad\u0131r: <em>\u201cZu Gegenstand und Zielen der \u00dcbersetzungswissenschaft\/\u00c7eviribilim\u2019in Ara\u015ft\u0131rma Nesnesi ve Ama\u00e7lar\u0131 \u00dczerine (1977)\u201d, \u201cZur Problematik von Gegenstand und Objekt der Translationslinguistik\/\u00c7eviridilbilim\u2019in Ara\u015ft\u0131rma Nesnesi ve Olgusuna Dair Sorun \u00dczerine (1980)\u201d, \u201cText als Objekt und Gegenstand der wissenschaftlichen Beschreibung\/Bilimsel Betimlemenin Olgusu ve Ara\u015ft\u0131rma Nesnesi Olarak Metin (1993)\u201d.&nbsp;<\/em> \u00c7itil\u2019in 2000 tarihli doktora tezinde de alt\u0131n\u0131 \u00e7izdi\u011fi \u00fczere bu iki kavram aras\u0131ndaki fark\u0131n \u00e7eviribilimin temellerinde J\u00e4ger taraf\u0131ndan anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 ve bu y\u00f6nde ciddi bilim-kuramsal bir zemin kurma \u00e7abas\u0131 net bir \u015fekilde do\u011frudan Kant etkisi alt\u0131nda g\u00f6r\u00fclebilmektedir.<\/p><p>\u00c7eviribilimin kuramsal temellerinde Kant\u2019\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na dolayl\u0131 yoldan da olsa kan\u0131t olan bir di\u011fer \u00e7al\u0131\u015fma ise Katharina Reiss\u2019a aittir. \u0130lk bas\u0131m y\u0131l\u0131 1971 olan <em>\u201cM\u00f6glichkeiten und Grenzen der \u00dcbersetzungskritik\u201d (\u00c7eviri Ele\u015ftirisinin Olanaklar\u0131 ve S\u0131n\u0131rlar\u0131) <\/em>isimli kitab\u0131nda \u00e7eviri ele\u015ftirisini bilimsel bir \u015fekilde ele alma \u00e7abas\u0131na giri\u015fmi\u015f olan Reiss, metin tipolojisi kavram\u0131n\u0131 geli\u015ftirirken \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde Karl B\u00fchler\u2019in 1934 tarihli<em> Dil Kuram\u0131 <\/em>isimli kitab\u0131nda yer alan \u201cDilin Organon Modeli\u2019nden faydaland\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir. B\u00fchler de s\u00f6z konusu modelini olu\u015ftururken \u00f6zellikle Kant\u2019\u0131n \u201cEinbildungskraft\u201d damar\u0131ndan beslendi\u011fini kendi kitab\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmektedir. Reiss\u2019\u0131n, B\u00fchler\u2019den etkilenerek geli\u015ftirdi\u011fi metin tipolojisi modeli, takip eden y\u0131llarda Hans J. Vermeer\u2019in \u00c7eviride Skopos Kuram\u0131 i\u00e7erisinde yer alan k\u0131smi kuramlarda kendisine yer edinmi\u015f ve hem \u00e7eviri ele\u015ftirisi hem de \u00e7eviri e\u011fitimi alt alanlar\u0131nda s\u0131kl\u0131kla ba\u015fvurulan bir kavram haline gelmi\u015ftir.<\/p><p>Yukar\u0131da an\u0131lan iki farkl\u0131 \u00f6rnekte g\u00f6r\u00fclebilece\u011fi \u00fczere Kant\u2019\u0131n etkiledi\u011fi ba\u015fka alanlar\u0131n i\u00e7erisinde \u00e7eviribilim de oldu\u011fu kan\u0131tlanabilmektedir. Daha \u00f6ncesinde alan i\u00e7erisinde b\u00f6yle bir ba\u011flant\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ke\u015ffedilmemi\u015f olmas\u0131 mevcut \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 hem bilim felsefesi hem de \u00e7eviribilim alanlar\u0131n\u0131n gelecekte yine verimli ili\u015fkiler kurabilece\u011fini g\u00f6stermesi ba\u011flam\u0131yla anla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">\u00d6mer \u00dcnl\u00fc (Ankara Y\u0131ld\u0131r\u0131m Beyaz\u0131t \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>\u0130nsand\u0131\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n Uyuyan Haklar\u0131 ve Kant\u00e7\u0131 Uluslararas\u0131 Hukukun Gelece\u011fi <\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> Silahl\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmaya dair kurallar\u0131n ge\u00e7mi\u015fi \u00e7ok eski d\u00f6nemlere kadar uzanmas\u0131na ra\u011fmen, bug\u00fcn kabul edildi\u011fi \u015fekliyle bu kurallar\u0131n temeli modern devlet anlay\u0131\u015f\u0131na dayanmaktad\u0131r. Hem devletlerin egemen e\u015fitli\u011fi ilkesi \u00e7er\u00e7evesinde devletler hukuku d\u00fczeninin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 hem de sava\u015flar\u0131n getirdi\u011fi y\u0131k\u0131m ve ac\u0131lar\u0131n bir sonucu olarak, silahl\u0131 \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n belirli kurallara g\u00f6re, vah\u015fetten m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca uzakla\u015f\u0131larak y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi gerekti\u011fi konusundaki hassasiyet, bu konuda devletler aras\u0131nda uygulanacak ortak bir normatif \u00e7er\u00e7eve belirlenmesi gerekti\u011fi fikrini peki\u015ftirmi\u015ftir.<\/p><p>Silahl\u0131 \u00e7at\u0131\u015fma kurallar\u0131n\u0131n ihlali dolay\u0131s\u0131yla devletlerin sorumlulu\u011fu yan\u0131nda ihlalleri ger\u00e7ekle\u015ftiren ger\u00e7ek ki\u015filerin bireysel cezai sorumlulu\u011funun kapsaml\u0131 bir yarg\u0131lamaya konu olmas\u0131 ise \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019nda b\u00fcy\u00fck k\u0131y\u0131m ve k\u0131r\u0131mlar ya\u015fanmas\u0131 neticesinde sava\u015f\u0131n galibi taraf\u0131ndan kurulan Tokyo ve N\u00fcrnberg Askeri Ceza Mahkemeleri ile ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Bu yarg\u0131lamalarda yaln\u0131zca ma\u011fluplar\u0131n cezai sorumlulu\u011fu ele al\u0131nmakla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015f, Rusya\u2019n\u0131n ve ABD\u2019nin i\u015fledi\u011fi su\u00e7lar dolay\u0131s\u0131yla bir yarg\u0131lama icra edilmemi\u015f olsa da bu su\u00e7lar\u0131n uluslararas\u0131 bir ceza mahkemesi eliyle evrensel bir yarg\u0131ya tabi olmas\u0131 fikri geli\u015ferek 1990\u2019l\u0131 y\u0131llarda Eski Yugoslavya\u2019da ve Ruanda\u2019da ya\u015fanan katliamlar dolay\u0131s\u0131yla kurulan <em>ad hoc<\/em> ceza mahkemelerinin ve sonras\u0131nda da s\u00fcrekli nitelikte faaliyet g\u00f6steren evrensel bir ceza mahkemesi olan Uluslararas\u0131 Ceza Mahkemesi\u2019nin kurulu\u015funa \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmi\u015ftir. Bu geli\u015fme, Kant\u2019\u0131n \u201cEbedi Bar\u0131\u015f\u201d fikri \u00e7er\u00e7evesinde a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 uluslararas\u0131 d\u00fczlemde devletlerin \u00f6tesinde insan\u0131n bir akt\u00f6r olarak kabul edildi\u011fi kozmopolit hukuk d\u00fczenine uygun bir merhale olarak de\u011ferlendirilebilir.<\/p><p>Gerek \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda gerekse g\u00fcn\u00fcm\u00fcze de\u011fin ya\u015fanan kimi etnik ve dini topluluklar\u0131n k\u0131r\u0131m\u0131nda, insand\u0131\u015f\u0131la\u015ft\u0131rarak topyek\u00fbn sindirme ve yok etme pratikleri, Kant\u00e7\u0131 kozmopolit hukuktan bir sapmaya i\u015faret etse de, 1949 Cenevre Konvansiyonlar\u0131 ve bunlara Ek Protokoller ve d\u00fcnya kamuoyunun ve vicdan\u0131n\u0131n bu politikalar kar\u015f\u0131s\u0131nda inisiyatif alarak faillerin cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131 konusunda g\u00f6sterdi\u011fi iradenin Roma Stat\u00fcs\u00fc ile uluslararas\u0131 bir ceza sistemini ortaya \u00e7\u0131karmas\u0131, Kant\u00e7\u0131 uluslararas\u0131 hukuk fikrinin d\u00fcnya d\u00fczeninde anlam\u0131n\u0131 yitirmedi\u011fini de do\u011frulamaktad\u0131r.<\/p><p>Di\u011fer taraftan halihaz\u0131rda devletlerin iradesinin merkezi bir rol oynamaya devam etti\u011fi uluslararas\u0131 d\u00fczende faillerin yarg\u0131lanmas\u0131n\u0131n Mahkemenin yarg\u0131 yetkisinin devletlerce tan\u0131nmas\u0131na ba\u011fl\u0131 olmas\u0131 ve taraf olmayan devlet taraf\u0131ndaki faillerin ancak Roma Stat\u00fcs\u00fc\u2019ne taraf bir devletin topraklar\u0131nda su\u00e7 i\u015flemesi durumunda ya da Birle\u015fmi\u015f Milletler G\u00fcvenlik Konseyi karar\u0131yla yarg\u0131lanabilir olmas\u0131,&nbsp; sistemi s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir bir bar\u0131\u015f\u0131n temininden ve k\u00fcresel adalet duygusunun tatminini sa\u011flamaktan uzakla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Zira i\u015flenen su\u00e7un uluslararas\u0131 olmayan bir silahl\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmada ger\u00e7ekle\u015fmesi ya da su\u00e7u i\u015fleyen faillerin vatanda\u015f\u0131 olduklar\u0131 devletin G\u00fcvenlik Konseyi\u2019nin daimi \u00fcyelerinden birisi olmas\u0131 ya da bu devletlerden birisinin korumas\u0131 alt\u0131nda olmas\u0131, \u00e7o\u011fu zaman faillerin yarg\u0131lanmas\u0131n\u0131 engellemekte ve UCM\u2019nin yarg\u0131lama yetkisini tan\u0131mayan G\u00fcvenlik Konseyi\u2019nin daimi \u00fcyelerinin se\u00e7ici uygulamalar\u0131, dokunulmazl\u0131\u011f\u0131 olan uluslar ve cezaland\u0131r\u0131lan uluslar \u015feklinde e\u015fitsiz ve ayr\u0131mc\u0131 bir d\u00fczeni ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r.<\/p><p>11 Eyl\u00fcl sald\u0131r\u0131lar\u0131ndan sonra \u201cTer\u00f6re Kar\u015f\u0131 Sava\u015f\u201d \u015feklinde form\u00fcle edilen uluslararas\u0131 m\u00fccadele bi\u00e7imi ise insand\u0131\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma pratiklerine cesaret veren bir kurguyu in\u015fa etmekte ve b\u00fcy\u00fck devletler \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde ya da onlar\u0131n korumas\u0131 alt\u0131nda y\u00fcr\u00fct\u00fclen askeri harekatlarda ya\u015fanan kay\u0131plar\u0131 daha g\u00f6r\u00fcnmez ve ger\u00e7ekle\u015fen ihlalleri yarg\u0131lamadan masun k\u0131larak ebedi bar\u0131\u015f, d\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 ve insanl\u0131k ailesi gibi Kant\u00e7\u0131 uluslararas\u0131 hukukun temelini olu\u015fturan fikirlerin ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fi konusundaki inanc\u0131 yok etmektedir.<\/p><p>Bu \u00e7al\u0131\u015fmada, yukar\u0131da an\u0131lan \u00e7er\u00e7evede d\u00fcnyadaki insand\u0131\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma pratikleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak, pozitif uluslararas\u0131 hukukun bu uygulamalar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki durumunun ele al\u0131nmas\u0131; \u00f6zellikle 2023 y\u0131l\u0131n\u0131n Ekim ay\u0131nda ba\u015flayan ve devam eden Gazze Sava\u015f\u0131\u2019nda d\u00fcnya kamuoyunun farkl\u0131 tutumlar\u0131 \u00fczerinden yas\u0131 tutulmaya dahi lay\u0131k g\u00f6r\u00fclmeyen madunlar\u0131n dikkate al\u0131nmayan haklar\u0131 ve bu haklar\u0131n temin edilmesine hizmet edecek kozmopolit bir hukuk d\u00fczenine ne kadar yak\u0131n oldu\u011fumuzun ve Kant\u00e7\u0131 uluslararas\u0131 hukukun bir gelece\u011finin olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 ama\u00e7lanmaktad\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">\u00d6mer Fatih Tekin (Kastamonu \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <em><strong>D\u00fcnyaya \u0130li\u015fkin Bilimsel Bilgimize Getirdi\u011fi Ko\u015fullar ve Felsefi \u00c7er\u00e7evesi E\u015fli\u011finde<\/strong> <strong>Kant\u2019\u0131n Bilim Felsefesi ve Yasalara Y\u00f6nelik G\u00f6r\u00fc\u015fleri<\/strong><\/em><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Kant\u2019\u0131n bilim felsefesi felsefenin bir\u00e7ok alt disiplini taraf\u0131ndan ilgi ile kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r ve \u00fczerinde derin d\u00fc\u015f\u00fcnceler olu\u015fturulmu\u015ftur. \u00d6rne\u011fin \u00e7a\u011fda\u015f bilim felsefecilerin Kant ile ilgilenmelerinin en \u00f6nemli nedeni, belirli bilimlerin \u00f6zerk ve ba\u011f\u0131ms\u0131z olmalar\u0131n\u0131 dile getirmesi ve ayn\u0131 zamanda d\u00fcnyaya ili\u015fkin bilimsel bilgimize felsefi bir \u00e7er\u00e7eve \u00e7izmesidir. B\u00f6yle bir \u00e7er\u00e7eve, bilimsel teoriler ve yasalar\u0131 da kapsayarak yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><p>Modern felsefe tarih\u00e7ileri, bilim tarih\u00e7ileri ve son olarak bilim felsefecileri Kant\u2019\u0131n bilimsel yaz\u0131lar\u0131 \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015flerdir. Modern felsefe tarih\u00e7ileri \u00f6zellikle Kant&#8217;\u0131n bilimle ilgili g\u00f6r\u00fc\u015flerinin onun kendine \u00f6zg\u00fc metafizik ve epistemolojik doktrinlerini nas\u0131l tamamlayabilece\u011fini belirlemekle ilgilenir. Bilim tarih\u00e7ileri, Kant&#8217;\u0131n konumunun Newton ve Leibniz gibi d\u00f6nemin di\u011fer do\u011fa filozoflar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fleriyle nas\u0131l \u00f6rt\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler.<\/p><p>Bilim felsefecileri, di\u011fer \u015feylerin yan\u0131 s\u0131ra, Kant&#8217;\u0131n fizi\u011fin kavramsal temelleri \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, \u00f6zellikle de madde teorisini, hareket teorisini ve mekani\u011fin temel yasalar\u0131na ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131r. Bu ba\u011flamda, bu sunumda Kant\u2019\u0131n bilimsel yaz\u0131lar\u0131n\u0131n bilim felsefecileri taraf\u0131ndan nas\u0131l anla\u015f\u0131l\u0131p yorumland\u0131\u011f\u0131 irdelenecektir. Kant\u2019\u0131n fizik \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnceleri merkeze al\u0131narak \u015fekillenecek b\u00f6yle bir irdeleme Kritik \u00f6ncesi (1746-70), Kritik (1781-90) ve Kritik sonras\u0131 (1790 sonras\u0131) d\u00f6nemlerinde ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc iddialar\u0131 serimlemeyi ama\u00e7lar. Kant&#8217;\u0131n bilim felsefesi alan\u0131ndaki en etkili eseri olan Do\u011fa Bilimlerinin Metafizik Temelleri (1786) adl\u0131 eser \u00f6ncelikli incelenecek eser olacakt\u0131r.<\/p><p><strong>1. Fizik: Kritik D\u00f6nem \u00d6ncesi<\/strong><\/p><p>Kant&#8217;\u0131n Kritik \u00f6ncesi ilk yay\u0131nlar\u0131, \u00e7e\u015fitli geni\u015f kozmolojik sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmeyi ve bu sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlerinin gerektirdi\u011fi madde teorisini temellendirecek giderek daha kapsaml\u0131 bir metafizik geli\u015ftirmeyi ama\u00e7lar. Kant&#8217;\u0131n ilk yay\u0131n\u0131 olan Canl\u0131 Kuvvetlerin Ger\u00e7ek Tahmini \u00dczerine D\u00fc\u015f\u00fcnceler (1746) adl\u0131 eser \u00fczerinden Kritik \u00d6ncesi D\u00f6nemde, Descartes\u2019in ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc hareket yasalar\u0131 ve bu yasalar\u0131 ele\u015ftiren Leibniz merkeze al\u0131narak Kant\u2019\u0131n fizik \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnceleri irdelenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><p>Kritik D\u00f6nem \u00d6ncesi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda Kant, genel olarak t\u00f6z ve t\u00f6z\u00fcn do\u011fas\u0131 \u00fczerine a\u00e7\u0131klamalar yapar. Metafizik \u0130drakin \u0130lk \u0130lkelerinin Yeni Bir A\u00e7\u0131klamas\u0131 (1755) ve Fiziksel Manadoloji (1756) bu d\u00f6nemin ilgili eserleri olarak g\u00f6r\u00fclebilir. \u00c7eli\u015fmezlik ve yeter sebep ilkeleri ve bu ilkelerin revizyonu ile birlikte ard\u0131\u015f\u0131kl\u0131k ve birlikte varolu\u015f ilkeleri tart\u0131\u015fma konusu yap\u0131lacakt\u0131r. Ayn\u0131 zamanda t\u00f6zlerin basitli\u011fi ile geometrideki sonsuz b\u00f6l\u00fcnebilirlik iddias\u0131 de\u011ferlendirilecektir. &nbsp;&nbsp;<\/p><p><strong>2. Fizik: Kritik D\u00f6nem (Do\u011fa Bilimlerinin Metafizik Temelleri)<\/strong><\/p><p>Kant, Do\u011fa Bilimlerinin Metafizik Temelleri&#8217;nde (1786) bilim ve do\u011fadaki yasalar \u00fczerine g\u00f6r\u00fc\u015flerini geli\u015ftirilmi\u015ftir. Kant\u2019\u0131n, zzay, zaman, hareket gibi temel sorunlar ile mekani\u011fe ait hareket yasalar\u0131 ve evrensel \u00e7ekim yasas\u0131 ile ilgilendi\u011fi g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p><p><strong>2.1 \u00d6ns\u00f6z<\/strong><\/p><p>Metafizik Temeller&#8217;in \u00d6ns\u00f6z&#8217;\u00fcnde Kant, bir bilgi b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ek anlamda do\u011fa bilimini olu\u015fturmas\u0131 i\u00e7in hangi ko\u015fullar\u0131n kar\u015f\u0131lanmas\u0131 gerekti\u011fini belirlemek amac\u0131yla do\u011fa ve bilim kavramlar\u0131n\u0131 analiz eder. Kant\u2019a g\u00f6re do\u011fa kavray\u0131\u015f\u0131 ayr\u0131lmaz bir \u015fekilde yasalar\u0131n zorunlulu\u011fu kavray\u0131\u015f\u0131 ile ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r ve yasalar a priori forma sahip olmal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir bilimin temelleri ve ilkeleri yaln\u0131zca deneysel bir forma sahip ise kesin olmaktan uzak oldu\u011fu iddia eder.<\/p><p><strong>2.2 Foronomi<\/strong><\/p><p>Metafizik Temeller&#8217;in ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fc olan Foronomi, maddenin hareket niceli\u011fini ve bunun sezgide a priori olarak nas\u0131l in\u015fa edilece\u011fini ele al\u0131r. Uzan\u0131m ve n\u00fcfuz edilemezlik, hareketin farkl\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerinin (ya da derecelerinin) nas\u0131l temsil edilebilece\u011fiyle do\u011frudan ilgili olmad\u0131\u011f\u0131ndan, Kant bu b\u00f6l\u00fcmdeki tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 bir nokta olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen maddeyle s\u0131n\u0131rlar.<\/p><p><strong>2.3 Dinamikler<\/strong><\/p><p>Metafizik Temeller&#8217;in ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc olan Dinamik, maddenin uzayda belirli bir b\u00f6lgeyi dolduruyor olarak deneyimlenmesinin nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu ele al\u0131r.<\/p><p>Dinami\u011fe Genel Bak\u0131\u015f&#8217;ta Kant iki ana konuya de\u011finir. \u0130lk olarak Kant, maddenin spesifik \u00e7e\u015fitlerinin en az\u0131ndan prensipte temel \u00e7ekim ve itme kuvvetlerine nas\u0131l indirgenebilece\u011fini de\u011ferlendirir. \u0130kinci mesele, &#8220;matematiksel-mekanik&#8221; ve &#8220;metafiziksel-dinamik a\u00e7\u0131klama tarz\u0131&#8221; aras\u0131ndaki temel ayr\u0131mla ilgilidir. Atomlar\u0131n ve bo\u015flu\u011fun varsay\u0131m\u0131yla ili\u015fkilendirilen ilk a\u00e7\u0131klama tarz\u0131, temel par\u00e7ac\u0131klar\u0131n \u015fekillerinden ve hareketlerinden ve bunlar\u0131n aras\u0131na serpi\u015ftirilmi\u015f bo\u015f aral\u0131klardan ba\u015fka bir \u015fey kullanmaz.<\/p><p><strong>2.4 Mekanik<\/strong><\/p><p>Kant&#8217;\u0131n Metafizik Temeller&#8217;inin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcm\u00fc olan Mekanik, maddenin hareket ettirici bir kuvvete sahip olarak deneyimlenmesinin nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu, yani bir maddenin hareket ettirici kuvveti arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla hareketini di\u011ferine nas\u0131l iletti\u011fi ile ilgilidir.<\/p><p><strong>2.5 Fenomenoloji<\/strong><\/p><p>Metafizik Temeller&#8217;in son b\u00f6l\u00fcm\u00fc olan Fenomenoloji, maddenin hareketinin modal olarak nas\u0131l deneyimlenebilece\u011fine odaklan\u0131r. \u00d6zellikle Kant, bir cismin muhtemelen hareket etti\u011fine, ger\u00e7ekten hareket halinde oldu\u011funa ya da hareketinin zorunlu oldu\u011funa me\u015fru bir \u015fekilde karar verebilmemiz i\u00e7in gereken ko\u015fullar\u0131 ortaya koyar.<\/p><p><strong>3. Yasalar<\/strong><\/p><p>Bilimsel Devrim, do\u011fa yasalar\u0131na dayanan yeni bir bilgi t\u00fcr\u00fcn\u00fc ba\u015flatm\u0131\u015ft\u0131r. Kant&#8217;\u0131n do\u011fa felsefesi b\u00f6ylece bu kavrama merkezi bir yer verdi. \u00d6zellikle bu kavram\u0131 analiz etmi\u015f, belirli yasalar\u0131 temel olarak ay\u0131rmak i\u00e7in kullanm\u0131\u015f ve sistematik bilim tasavvurunun i\u00e7ine i\u015flemi\u015ftir. Bu hususlar\u0131 s\u0131rayla ele alaca\u011f\u0131z.<\/p><p>Nomik \u00f6nem. Ele\u015ftirel Kant i\u00e7in yasa, zihnin bir yetisi -\u00f6zellikle de anlama yetisi ya da ak\u0131l- taraf\u0131ndan zorunlu k\u0131l\u0131nan ve dayat\u0131lan bir yarg\u0131 ya da \u00f6nermedir. Teorik bilgi alan\u0131nda, yasalar y\u00f6nettikleri nesneyi belirler. Kant\u00e7\u0131 yasalar\u0131n birka\u00e7 s\u0131n\u0131f\u0131 vard\u0131r: a\u015fk\u0131n (\u00f6rne\u011fin, anlay\u0131\u015f\u0131n saf ilkeleri); metafizik (mekani\u011fin \u00fc\u00e7 yasas\u0131 gibi); ve ampirik (\u00f6zellikle kimya yasalar\u0131).<\/p><p>Kant fizik felsefesinde \u00fc\u00e7 yasaya ayr\u0131cal\u0131k tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r: K\u00fctlenin Korunumu, Eylemsizlik Yasas\u0131 ve Etki-Tepki E\u015fitli\u011fi.<\/p><p>Kant, empirik yasalar, yani a posteriori olarak verilen baz\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131 nesne veya \u00f6zellik s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131 y\u00f6neten nomik yarg\u0131lar \u00fczerinde de d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ak\u0131lc\u0131 bir bilim say\u0131labilmesi i\u00e7in bir bilgi b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn sistematik olarak birbirine ba\u011flanm\u0131\u015f yasalar\u0131 i\u00e7ermesi gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p><p><strong>4. Fizik: Kritik D\u00f6nem Sonras\u0131 (Opus postumum)<\/strong><\/p><p>Kant&#8217;\u0131n fizi\u011fe olan ilgisi Metafizik Temeller&#8217;in yay\u0131mlanmas\u0131ndan sonra da hatta \u00fcretken oldu\u011fu y\u0131llar\u0131n sonuna kadar devam etmi\u015ftir. Kant bu s\u00fcre zarf\u0131nda (\u00f6zellikle 1796&#8217;dan sonra) yo\u011fun bir \u015fekilde \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 fizik konular\u0131na ili\u015fkin \u00e7e\u015fitli notlar, eskizler ve taslaklar \u00f6l\u00fcm\u00fcnden bir y\u00fczy\u0131l sonra bir araya getirilerek Opus postumum olarak adland\u0131r\u0131lan eseri olarak yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p><p>Opus&#8217;un ana temas\u0131 Kant&#8217;\u0131n belirli bir varl\u0131\u011f\u0131n var olmas\u0131 gerekti\u011fine dair a priori bir kan\u0131t sunma giri\u015fimidir. Buna &#8216;eter&#8217; ve ayn\u0131 zamanda &#8216;kalorik&#8217; ad\u0131n\u0131 verir. Bunu bir t\u00fcr evrensel alt katman olarak d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr; t\u00fcm fiziksel uzay\u0131 dolduran, &#8216;hareketli kuvvetleri&#8217; destekleyen ve onlar\u0131n hareketlerini bir yerden ba\u015fka bir yere ta\u015f\u0131yan ak\u0131\u015fkan benzeri bir ortam. Bu ba\u011flamda sonu\u00e7 olarak, bu bildiride Kant\u2019\u0131n fizik \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnceleri temele al\u0131narak kritik d\u00f6nemleri boyunca bilim felsefesi ile ilgili g\u00f6r\u00fc\u015fleri do\u011fa yasalar\u0131 ile birlikte incelenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">\u00d6zlem Duva (Dokuz Eyl\u00fcl \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant Felsefesinde \u00d6z Yeterlilik \u0130lkesi ve Kapsay\u0131c\u0131 Yurtta\u015fl\u0131k Tart\u0131\u015fmas\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Kant\u2019\u0131n yurtta\u015fl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, Frans\u0131z Devrimi\u2019nin&nbsp;\u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve karde\u015flik \u00fc\u00e7lemesinin yerine \u00f6zg\u00fcrl\u00fck (Freiheit), e\u015fitlik (Gleichheit) ve sivil&nbsp;\u00f6z-yeterlili\u011fi (Selbst\u00e4ndigkeit) koydu\u011fu s\u00f6ylenir. Bu y\u00f6n\u00fcyle onun yurtta\u015f ve yasal\u0131l\u0131k aras\u0131nda kurdu\u011fu ili\u015fki Cumhuriyet\u00e7i yakla\u015f\u0131mlar i\u00e7erisinde \u00f6zel bir yer edinmi\u015ftir. Kant\u2019\u0131n yurtta\u015fl\u0131k tan\u0131m\u0131na ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc bi\u00e7imlendiren temel noktalardan biri bu ilk iki kavrama ekledi\u011fi \u00f6z yeterlilik kavram\u0131d\u0131r. Bu kavram\u0131n i\u00e7eri\u011fine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Kant i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n, ba\u011f\u0131ms\u0131z karar alabilme mekanizmalar\u0131n\u0131n, kar\u015f\u0131l\u0131l\u0131k&nbsp;ilkesinin gerektirdi\u011fi bir ba\u011flay\u0131c\u0131l\u0131\u011fa sahip oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. \u00d6zellikle onun hukuk felsefesi i\u00e7erisinde yurtta\u015flar\u0131n, yarg\u0131 verebilen akt\u00f6rler olarak kendi r\u0131zalar\u0131n\u0131&nbsp;e\u015fitlik ilkesi do\u011frultusunda bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 s\u00f6zle\u015fme durumuna tahvil edebilmeleri \u00f6z yeterlilik olmadan m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. O halde denilebilir ki \u00f6z yeterlilik (Selbst\u00e4ndigkeit) yurtta\u015fl\u0131k i\u00e7in bir \u00f6n ko\u015ful oldu\u011fu kadar olas\u0131 herhangi bir me\u015fru s\u00f6zle\u015fme i\u00e7in de \u00f6n ko\u015fuldur. Kant, buna paralel olarak modern devleti de,&nbsp;\u00fcyeleri hakla donat\u0131lm\u0131\u015f g\u00fc\u00e7lere sahip failler olan ve bu g\u00fc\u00e7lerin tek tarafl\u0131 iradi bir edimden ziyade, kendi ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 yitirmeden, me\u015fru yasalar dolay\u0131m\u0131 ile birbirlerine kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir bi\u00e7imde ba\u011fl\u0131 olan \u00fcyeleri kapsayan bir organizma olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Bu idealin ampirik bi\u00e7imi Kant&#8217;a g\u00f6re, iradenin kullan\u0131m\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131k ilkesinde cisimle\u015ftiren bireylerin aktif yurtta\u015fl\u0131k pratiklerine dayal\u0131 bir Cumhuriyettir. Kant\u2019\u0131n bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011flay\u0131c\u0131l\u0131k ilkesi temelinde ele ald\u0131\u011f\u0131 aktif yurtta\u015f tan\u0131m\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7 normatif \u00f6zelli\u011fini (rechtliche Attribute)&nbsp;a\u00e7acak olursak; \u00f6zg\u00fcrl\u00fck (Freiheit) kendi onaylad\u0131\u011f\u0131 yasadan ba\u015fka bir yasaya uymama \u00f6zelli\u011fine, e\u015fitlik (Gleichheit), insanlar aras\u0131nda kendisine me\u015fru olmayan bir \u00fcst\u00fcnl\u00fck tan\u0131ma \u00f6zelli\u011fine ve kendine yeterlilik de &nbsp;(Selbst\u00e4ndigkeit), varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve &nbsp;haklar\u0131n\u0131n korunmas\u0131n\u0131 kendi haklar\u0131na ve g\u00fc\u00e7lerine bor\u00e7lu olma \u00f6zelli\u011fine, yani ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k \u00f6zelli\u011fine denk d\u00fc\u015fmektedir. B\u00f6ylece yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n gerekleri ve yurtta\u015f sorumluluklar\u0131 da belirlenmeye ba\u015flanmaktad\u0131r. Aktif yurtta\u015f basit\u00e7e halk kitlesi i\u00e7erisindeki birisi de\u011fildir; o, toplulu\u011fun bir par\u00e7as\u0131 (Teil) olmaktan ziyade bir \u00fcyesi (Glied) ve ba\u015fkalar\u0131yla birlikte kendi yeterliliklerine dayal\u0131 olarak kurmak istedi\u011fi bir toplulu\u011fun (Gemeinschaft) i\u00e7erisinde yer almay\u0131 ama\u00e7layan ve bu amaca uygun davranabilen ki\u015fidir. Her ne kadar aktif yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 belirlemek ad\u0131na vurgulanan bu nitelikler ilk bak\u0131\u015fta \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fcnse de kendine yeterli olma niteli\u011fi aktif ve pasif yurtta\u015flar aras\u0131nda bir ayr\u0131m yap\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirdi\u011finden iki a\u00e7\u0131dan zorunludur: Birinci sorun, yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n kavramsal i\u00e7eri\u011fine dair bir sorundur. Aktif yurtta\u015fl\u0131\u011fa bir belirlenim kazand\u0131rmak \u00fczere geli\u015ftirilen \u00f6z yeterlilik ilkesi aktif ve pasif yurtta\u015fl\u0131k aras\u0131nda bir ayr\u0131m yap\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirir ki bu da genel olarak yurtta\u015f kavram\u0131 ve yurtta\u015f sorumluluklar\u0131 ile \u00e7eli\u015fen bir durumdur. Belki \u00f6rne\u011fin re\u015fit olmayan bir ki\u015fi, yahut varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve temel ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 bir ba\u015fkas\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 olarak s\u00fcrd\u00fcren bir ki\u015fi i\u00e7in pasif yurtta\u015fl\u0131k kavram\u0131&nbsp;yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n genel tan\u0131m\u0131 ile \u00e7eli\u015fmiyor olabilir. Zira b\u00f6yle bir durumda aktif bir kamusal katilim m\u00fcmk\u00fcn olmayabilir yahut bunun m\u00fcmk\u00fcn olmas\u0131 i\u00e7in kendi \u00f6z yeterliklerine sahip bireylerin pozitif bir m\u00fcdahalesi gerekebilir. Ancak yine de yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n aktif ve pasif olarak ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 baz\u0131 riskler i\u00e7ermektedir. Di\u011fer bir sorun pratik ve antropolojik bir sorundur. Kant\u2019\u0131n kad\u0131nlar\u0131&nbsp;\u00f6z yeterlikten uzak varl\u0131klar olarak tan\u0131mlamas\u0131 onlar\u0131n yetilerin tam kullan\u0131m\u0131na dayal\u0131 bir yurtta\u015fl\u0131k prati\u011fini ifa&nbsp;edip edemeyeceklerini de tart\u0131\u015fmal\u0131 hale getirir. Genel olarak bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Kant\u2019\u0131n kad\u0131nlar\u0131 ve bati d\u0131\u015f\u0131 toplumlar\u0131 hukuksal\/rasyonel failler olarak g\u00f6r\u00fcp g\u00f6rmedi\u011fi tart\u0131\u015f\u0131lan bir konudur. &nbsp;\u00d6zellikle onun Antropoloji ve fiziki co\u011frafya derslerindeki ifadelerinden, aktif yurtta\u015fl\u0131k tan\u0131m\u0131na toplumdaki b\u00fct\u00fcn bireyleri dahil etmedi\u011fi bilinmektedir. Bu noktada onun yurtta\u015fl\u0131k kuram\u0131ndaki teorik imkanlar ile empirik g\u00f6zlemlerine dayal\u0131 belirlemeleri i\u00e7erisinde somutlasan yurtta\u015fl\u0131k tan\u0131m\u0131 aras\u0131nda baz\u0131 gerilimler (hatta baz\u0131 yorumculara g\u00f6re z\u0131tl\u0131klar) ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin kad\u0131nlar e\u011fer otonomiye sahip bireyler de\u011filse ne haklar\u0131n \u00f6znesi ne de sivil birli\u011fin ve ulus devletin asli bir par\u00e7as\u0131 olabilirler. Kad\u0131nlar\u0131n m\u00fclkiyet haklar\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 bir donemde kendi haklar\u0131n\u0131n m\u00fclkiyetlerinden&nbsp;s\u00f6z etmek de m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. E\u011fer kad\u0131nlar\u0131n \u00f6z yeterlili\u011fi bir tart\u0131\u015fma konusu ise, bu durumda ilk iki ilkenin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik ilkelerinin de tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131lmas\u0131 gerekir. Rasyonel ama\u00e7larla birbirine ba\u011fl\u0131 bir toplum fikrinin kapsay\u0131c\u0131 bir yurtta\u015fl\u0131k prati\u011fi d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engellerden biri olan bu t\u00fcr bir yurtta\u015fl\u0131k ideali ve bu idealin dayand\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imsel e\u015fitlik ilkesi dahi, kad\u0131nlar\u0131n \u00f6zel alana hapsedilmesine neden olan eylemleri, i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc ve adaletsizlikleri d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131ndan kapsay\u0131c\u0131 olamaz. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n koruma, denetim ve y\u00f6netimine tabi olan ki\u015filer sivil ki\u015filikten yoksundur ve onlar\u0131n varl\u0131klar\u0131 salt bir i\u00e7kinlik olarak adland\u0131r\u0131labilir. Bu demektir ki \u00f6z yeterlilik biryandan hakkin d\u0131\u015fsalla\u015fmas\u0131 yoluyla yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n aktif kat\u0131l\u0131m ilkesine g\u00f6re bi\u00e7imlenmesi sa\u011flarken di\u011fer yandan toplumsal cinsiyet kal\u0131p yarg\u0131lar\u0131 nedeniyle pasif yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 geni\u015fleterek kad\u0131nlar\u0131 ve salt varl\u0131klar\u0131 i\u00e7kinlik olarak g\u00f6r\u00fclen di\u011fer topluluklar\u0131, \u00f6rne\u011fin siyahileri, do\u011fu toplumlar\u0131n\u0131 ve Avrupa k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc daha az temsil etti\u011fine inan\u0131lan b\u00fct\u00fcn bireyleri kamu alan\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda veyahut \u00e7eperinde tutmaktad\u0131r. Buna kar\u015f\u0131n Kant\u2019\u0131n zaman zaman kendi felsefesindeki bu gedikleri kapatmaya elveri\u015fli baz\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm noktalar\u0131n\u0131 -tamam\u0131yla sistematik bicimde olmasa da-verdi\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bunlardan biri onun aktif yurtta\u015fl\u0131k kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n i\u00e7erdi\u011fi b\u00fct\u00fcn bu gerilimlere ra\u011fmen bir evrensellik talebi i\u00e7erisinde anlam kazanm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Kant\u2019\u0131n evrenselcili\u011finin kusurlu bir evrenselcilik oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir, ancak yine de onun, kamu g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ancak \u00f6zg\u00fcr, e\u015fit ve birbirine kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131k ilkesine g\u00f6re ba\u011fl\u0131 ama ayn\u0131 zamanda ba\u011f\u0131ms\u0131z yurtta\u015flar ad\u0131na yasama yapt\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde me\u015fruiyete sahip oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f olmas\u0131, bug\u00fcn kamu alan\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe \u00e7\u0131kacak \u00f6znelerin Kant\u2019\u0131n tahayy\u00fcl etti\u011finden daha geni\u015f bir \u00e7er\u00e7evede ele al\u0131nabilmesine olanak tan\u0131r. Bir di\u011fer imk\u00e2n onun evlilik s\u00f6zle\u015fmesinde kad\u0131nlar\u0131 taraflardan biri olarak g\u00f6ren, yani hukuksal bir \u00f6zne olarak tan\u0131mlayan g\u00f6r\u00fc\u015fleridir. &nbsp;E\u011fer bug\u00fcn Kant&#8217;\u0131n aktif ve pasif yurtta\u015flar aras\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 ayr\u0131ma, Avrupamerkezcilik ve cinsiyet\u00e7ilik gibi modas\u0131&nbsp;ge\u00e7mi\u015f&nbsp;\u00f6nyarg\u0131lardan ar\u0131nd\u0131rarak yakla\u015facak olursak aktif yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131n, bir y\u00f6netici s\u0131n\u0131f\u0131n tek tarafl\u0131 iradesine ba\u011f\u0131ml\u0131 kalmamak, t\u00fcm yurtta\u015flar\u0131n birbirlerine ba\u011fl\u0131 hakl\u0131 g\u00fc\u00e7lerini ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u015fekilde kullanmalar\u0131n\u0131 garanti alt\u0131na alarak korumak gibi daha kapsay\u0131c\u0131 ama\u00e7lar i\u00e7in kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayabiliriz. Bu t\u00fcrden bir okuma sadece Kant felsefesinin \u00e7a\u011fda\u015f problemler ad\u0131na elveri\u015fli bir zemin sa\u011flamas\u0131 ad\u0131na de\u011fil, ayn\u0131 zamanda felsefe tarihine, felsefi problemlere, bu problemlerin tart\u0131\u015f\u0131lma bi\u00e7imlerine ve kullan\u0131lan tan\u0131mlamalar\u0131na dair bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc de beraberinde getirir.&nbsp;<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Sefa Melih Akg\u00fcn (MSGS\u00dc)<\/span> &#8211; <strong><em>Ayd\u0131nlanma Nedir: Bir Makineden Daha Fazlas\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>1781 y\u0131l\u0131nda <em>Kritik der reinen Vernunft <\/em>ve 1783\u2019te <em>Prolegomena zu einer jeden k\u00fcnftigen Metaphysik, die als Wissenschaft wird auftreten k\u00f6nnen<\/em> bas\u0131ld\u0131ktan sonra Kant, 1784 y\u0131l\u0131nda <em>Beantwortung der Frage: Was ist Aufkl\u00e4rung<\/em> makalesini yay\u0131nlam\u0131\u015ft\u0131r.<a href=\"#_ftn1\">[1]<\/a> Yani ayd\u0131nlanma \u00fczerine yaz\u0131lan makale transandantal felsefenin ana kavramlar\u0131 ortaya koyulmas\u0131ndan hemen sonra kaleme al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla Kant ayd\u0131nlanma hakk\u0131nda yazarken halihaz\u0131rda zihninde a\u00e7\u0131k\u00e7a m\u00fcdrikeyi (Verstand) ak\u0131ldan (Vernunft) ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. S\u00f6z konusu ayr\u0131m kapsam\u0131nda kategoriler m\u00fcdrikeye dayan\u0131r ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc m\u00fcdrike her t\u00fcrl\u00fc bilginin nesnel ge\u00e7erlili\u011fini temin eder.<a href=\"#_ftn2\">[2]<\/a> Bununla birlikte do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n mekanik nedenselli\u011fi imkan\u0131n\u0131 m\u00fcdrikede bulur.<a href=\"#_ftn3\">[3]<\/a><\/p><p>Kant <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em> kapsam\u0131nda yarg\u0131lama faaliyetini tikeli kategorilerin temin etti\u011fi t\u00fcmelin alt\u0131na getirilmesi olarak tan\u0131mlar. Yani yarg\u0131 yetisi m\u00fcdrikenin kurallar\u0131na t\u00e2bi olarak faaliyet g\u00f6sterir. Bu ba\u011flamda yarg\u0131lama faaliyeti tikeli kuralla\u015ft\u0131rarak t\u00fcmellik alt\u0131na sokar ve kuralla\u015ft\u0131r\u0131lan\u0131n kurala uyup uymad\u0131\u011f\u0131n\u0131n ay\u0131rd\u0131na var\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.<a href=\"#_ftn4\">[4]<\/a> Bu ba\u011flamda yarg\u0131lama kategorilerin t\u00fcmeli olmaks\u0131z\u0131n icra edilemez. Di\u011fer taraftan yarg\u0131lay\u0131c\u0131 tikeli t\u00fcmel alt\u0131na alma etkinli\u011finde ne kadar \u00e7ok tecr\u00fcbe kazan\u0131rsa, yarg\u0131lama kabiliyeti o kadar \u00e7ok incelir ve keskinle\u015fir, b\u00f6ylece yarg\u0131lay\u0131c\u0131 yetkinlik kazan\u0131l\u0131r. Bununla birlikte Kant <em>KrV<\/em> kitab\u0131nda yarg\u0131lama kabiliyetini geli\u015ftirmekle ilgili hekim (Arzt), hakim (Richter) ve devlet g\u00f6revlisi (Staatskundiger) \u00f6rneklerini vererek bu isimlerin alanlar\u0131yla ilgili istisnas\u0131z b\u00fct\u00fcn t\u00fcmel kurallar\u0131 \u00f6\u011frenip kafalar\u0131nda ta\u015f\u0131yor olmas\u0131n\u0131 \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fcr; onun i\u00e7in \u00f6nemli olan, tikel vakayla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda tikeli t\u00fcmelin kurallar\u0131 alt\u0131na getirme faaliyetini \u00fcstlenen yarg\u0131g\u00fcc\u00fc yetkinli\u011finin geli\u015fmi\u015f olmas\u0131d\u0131r.<a href=\"#_ftn5\">[5]<\/a><\/p><p>Genel hatlar\u0131yla de\u011findi\u011fimiz bilgiler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda m\u00fcdrikenin i\u015flevini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde, Kant\u2019\u0131n <em>WA<\/em> makalesi, geleneksel yorumlardan farkl\u0131 olarak de\u011ferlendirilebilir kanaatindeyim. \u00c7\u00fcnk\u00fc <em>WA<\/em> makalesinin me\u015fhur ilk paragraf\u0131nda Kant ak\u0131ldan de\u011fil, m\u00fcdrikeden bahsetmektedir.<a href=\"#_ftn6\">[6]<\/a> Di\u011fer taraftan Kant ayn\u0131 makalede m\u00fcdrike dolay\u0131m\u0131ndan ge\u00e7en yarg\u0131lamay\u0131 anlat\u0131rken verdi\u011fi hekim, hakim ve devlet g\u00f6revlisi \u00f6rneklerine yenilerini ekler: Din adam\u0131 (Seelsorger), subay (Offizier) ve maliyeci (Finanzrat) -hekim \u00f6rne\u011fini burada da g\u00f6r\u00fcr\u00fcz-. Kant\u2019\u0131n <em>WA<\/em>\u2019da ve <em>KrV<\/em>\u2019de bahsetti\u011fi isimlerin hepsinin ortak noktas\u0131 talimatnamelerin (Satzungen) t\u00fcmel kurallar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde tekillerin yarg\u0131lanmas\u0131d\u0131r. Yani m\u00fcdrike dolay\u0131m\u0131ndan ge\u00e7en yarg\u0131lama faaliyeti olmaks\u0131z\u0131n s\u00f6z konusu isimler g\u00f6revlerini icra edemezler. Bununla birlikte herhangi bir talimatnameye prangalanm\u0131\u015f (Fu\u00dfschellen) ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc mekanik aletler (mechanische Werkzeuge) d\u00fczleminde hapsolmak ayd\u0131nlanamaman\u0131n sonucudur.<a href=\"#_ftn7\">[7]<\/a> Dolay\u0131s\u0131yla talimatnamelerin mekanik i\u015flevinin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamamak, re\u015fit olamamakt\u0131r. Fakat Kant yine de <em>WA<\/em>\u2019da talimatnamelere uyulmas\u0131 gerekti\u011fini vurgular. Kant mevcut talimatlara uymay\u0131 akl\u0131n \u00f6zel kullan\u0131m\u0131 olarak adland\u0131r\u0131r. Buna kar\u015f\u0131n akl\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131 talimatlar\u0131 ele\u015ftirme imkan\u0131d\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, mekanik\u00e7e faaliyet g\u00f6steren talimatnamelerin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kabilme ve oradan kendi kurallar\u0131m\u0131z\u0131 olu\u015fturabilme imkan\u0131 akl\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131d\u0131r. Bu ba\u011flamda akl\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131 mekanik nedenselli\u011fin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kabilme kudretini g\u00f6sterebilmektir. <em>WA<\/em>\u2019n\u0131n son c\u00fcmlesiyle ifade edersek: \u201cBu durum en nihayetinde insandan faydalanan h\u00fck\u00fcmetin ilkelerini bile bir makineden daha fazlas\u0131 (mehr als Maschine) olan insan haysiyetine uygun bir \u015fekilde etkileyecektir\u201d.<a href=\"#_ftn8\">[8]<\/a> Bu ba\u011flamda <em>WA<\/em> makalesinde ifade edilen \u201cbenim yerime d\u00fc\u015f\u00fcnen birisi\u201d bana uyulmas\u0131 gereken kurallar\u0131 vererek, konumumu edilgin hale getirir ve adeta beni makinenin bir par\u00e7as\u0131 durumuna sokar. Bu durumda yap\u0131lmas\u0131 gereken sadece din adam\u0131 ve subay gibi isimlerin belirledi\u011fi mevcut kurallar \u00e7er\u00e7evesinde tikeller \u00fcst\u00fcne d\u00fc\u015f\u00fcnmeden hareket edilmesidir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, mekanik aletler ya da mekanikle\u015fme d\u00fczleminde kalmakt\u0131r. Bu ba\u011flamda mevcut kurallar\u0131 ele\u015ftirmeden harfiyen yerine getirmek akl\u0131n \u00f6zel kullan\u0131m\u0131 kapsam\u0131nda de\u011ferlendirilebilece\u011finden mekanikle\u015fme d\u00fczlemi ayn\u0131 zamanda akl\u0131n \u00f6zel kullan\u0131m\u0131n\u0131n temelidir.<\/p><p>Akl\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131 mevcut talimatnameleri ele\u015ftirmektir, fakat bunun yap\u0131labilmesi i\u00e7in yarg\u0131lama faaliyetinin <em>KrV <\/em>ve <em>Prol<\/em> ba\u011flam\u0131ndaki tan\u0131mlamas\u0131 yetersiz kalmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em>\u2019da halihaz\u0131rda mevcut kurallara t\u00e2bi yarg\u0131lama s\u00f6z konusudur. Buna kar\u015f\u0131n akl\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131 ise halihaz\u0131rda mevcudu yarg\u0131lama etkinli\u011fi de\u011fil, -\u00e7\u00fcnk\u00fc bunu akl\u0131n \u00f6zel kullan\u0131m\u0131, yani <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em> kapsam\u0131nda yarg\u0131lama ve m\u00fcdrike ili\u015fkisi temin eder- halihaz\u0131rdaki kurallar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131k\u0131larak ele\u015ftirme etkinli\u011fidir. Bu ba\u011flamda burada <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em>\u2019da tan\u0131mlanan yarg\u0131lamadan farkl\u0131 bir t\u00fcr yarg\u0131lamaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r, yani ancak mevcut kurallar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 taktirde \u201ckendi m\u00fcdrikemizi kullanarak\u201d kendi t\u00fcmel kurallar\u0131m\u0131z\u0131 kurabiliriz. Dolay\u0131s\u0131yla <em>WA<\/em> kapsam\u0131nda m\u00fcdrike ve yarg\u0131lama ili\u015fkisinin iki ve\u00e7hesi s\u00f6z konusudur. \u0130lki akl\u0131n \u00f6zel kullan\u0131m\u0131 olarak <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em>\u2019da ifade edilen m\u00fcdrike ve yarg\u0131lama, ikincisi ise <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em> kitaplar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan m\u00fcdrike ve yarg\u0131lama ili\u015fkisi. \u0130kincisi adeta ko\u015fulsuz ak\u0131l d\u00fczleminden m\u00fcdrikede t\u00fcmeller tesis edip yarg\u0131da bulunmakt\u0131r. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc akl\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131 daha sonra \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Ele\u015ftiri\u2019de kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kacak akseden yarg\u0131 ve ak\u0131l ili\u015fkisi \u00e7er\u00e7evesinde de\u011ferlendirilmelidir. Kendi m\u00fcdrikemizin d\u0131\u015f\u0131ndan, kendi m\u00fcdrikemize kurallar temin etmek ancak bu \u015fekilde m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla bir makineden daha fazlas\u0131 olan insan akl\u0131n\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131, \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Ele\u015ftiri\u2019de ele al\u0131nacak olan akseden yarg\u0131 ve ak\u0131l ili\u015fkisinin n\u00fcvesi olarak g\u00f6r\u00fclebilir kanaatindeyim.<\/p><p>Bu bildiride ilkin <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em> kapsam\u0131nda m\u00fcdrikenin nesnel ge\u00e7erlilik ve mekanik nedensellikle ili\u015fkisi a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r. Bunun akabinde 1784 y\u0131l\u0131ndan \u00f6nce Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc yarg\u0131 yetisinin m\u00fcdrikesiz faaliyet g\u00f6steremeyece\u011fi serimlenecek ve tikeli t\u00fcmel alt\u0131na alma etkinli\u011fi <em>KrV<\/em> ve <em>WA<\/em> kapsam\u0131nda verilen \u00f6rnekler \u00fczerinden de\u011ferlendirilecektir. Daha sonra <em>KrV<\/em> ve <em>Prol<\/em>\u2019da tan\u0131mlanan m\u00fcdrike ve yarg\u0131lama faaliyetleri akl\u0131n \u00f6zel kullan\u0131m\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde yorumlanacak ve akl\u0131n kamusal kullan\u0131m\u0131 ise hen\u00fcz Kant\u2019\u0131n kavramla\u015ft\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 akseden yarg\u0131 ve ak\u0131l ili\u015fkisinin n\u00fcvesi oldu\u011fu iddia edilecektir. B\u00fct\u00fcn bu bilgiler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda <em>WA<\/em> makalesinin \u015fiar\u0131 olan \u201cm\u00fcdrikeni kullanmaya cesaret et\u201d ele al\u0131nacak ve algoritma ile makinelerin h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc 21. y\u00fczy\u0131lda <em>WA<\/em> makalesinin kanonla\u015fm\u0131\u015f okumas\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bize yeni bir \u015fey s\u00f6yledi\u011fi iddia edilecektir: Bir makineden daha fazlas\u0131y\u0131z.<\/p><cite><a href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> Akademie-Ausgabe kapsam\u0131nda belirlenen kurallar \u00e7er\u00e7evesinde at\u0131flar ve k\u0131saltmalar kullan\u0131lacakt\u0131r. Geni\u015f \u00f6zette <em>Kritik der reinen Vernunft <\/em>kitab\u0131 <em>KrV, Prolegomena zu einer jeden k\u00fcnftigen Metaphysik, die als Wissenschaft wird auftreten k\u00f6nnen <\/em>kitab\u0131 <em>Prol<\/em> ve<em> Beantwortung der Frage: Was ist Aufkl\u00e4rung <\/em>makalesi <em>WA<\/em> olarak k\u0131salt\u0131lacakt\u0131r.<br><a href=\"#_ftnref2\">[2]<\/a> KrV, A160\/B199.<br><a href=\"#_ftnref3\">[3]<\/a> a.g.e., B164-5, A159\/B198; Prol, AA 04:319-20.<br><a href=\"#_ftnref4\">[4]<\/a> KrV, A133\/B172.<br><a href=\"#_ftnref5\">[5]<\/a> a.g.e., A134\/B173.<br><a href=\"#_ftnref6\">[6]<\/a> \u201cAyd\u0131nlanma insan\u0131n kendi kendisini maruz b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 re\u015fit olmam\u0131\u015fl\u0131ktan \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. Re\u015fit olmama hali birinin kendi <strong>m\u00fcdrikesini<\/strong> bir ba\u015fkas\u0131n\u0131n rehberli\u011fi olmadan kullanamamas\u0131d\u0131r. Bu re\u015fit olmama hali kendi hatas\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r. Bunun nedeni de <strong>m\u00fcdrikenin noksanl\u0131\u011f\u0131ndan <\/strong>de\u011fil, <strong>m\u00fcdrikesini bir ba\u015fkas\u0131n\u0131n rehberli\u011fi olmadan<\/strong> kullanmak i\u00e7in kararl\u0131l\u0131k ve cesaret g\u00f6sterememesindendir. Sapere aude! <strong>Kendi m\u00fcdrikeni<\/strong> kullanmaya cesaret et! \u0130\u015fte ayd\u0131nlanman\u0131n \u015fiar\u0131\u201d (WA, AA 08:36). Vurgular bana aittir. \u0130lgili \u00e7evirinin Almancas\u0131: \u201cAufkl\u00e4rung ist der Ausgang des Menschen aus seiner selbst verschuldeten Unm\u00fcndigkeit. Unm\u00fcndigkeit ist das Unverm\u00f6gen, sich seines Verstandes ohne Leitung eines anderen zu bedienen. Selbstverschuldet ist diese Unm\u00fcndigkeit, wenn die Ursache derselben nicht am Mangel des Verstandes, sondern der Entschlie\u00dfung und des Mutes liegt, sich seiner ohne Leitung eines andern zu bedienen. Sapere aude! Habe Mut, dich deines eigenen Verstandes zu bedienen! ist also der Wahlspruch der Aufkl\u00e4rung.\u201d<br><a href=\"#_ftnref7\">[7]<\/a> WA, 08:36.<br><a href=\"#_ftnref8\">[8]<\/a> a.g.e., 08:41-2.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Selda Salman (\u0130stanbul K\u00fclt\u00fcr \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>\u0130lgi ve \u00c7\u0131kardan Ari Olmak ya da Daha \u0130yi Bir d\u00fcnya Anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n Transendental Temelleri<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Bu \u00e7al\u0131\u015fmada transendental felsefenin insana ili\u015fkin tespit etti\u011fi ve kan\u0131mca olduk\u00e7a \u00f6nemli bir mesele olan ilgi ve \u00e7\u0131kardan ba\u011f\u0131ms\u0131z olabilme \u00f6zelli\u011finden yola \u00e7\u0131karak bunun toplumsal ve politik yank\u0131lar\u0131 \u00fczerinde duraca\u011f\u0131m.<\/p><p>Kant\u2019\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu on sekizinci y\u00fczy\u0131lda, insan\u0131n \u201cdo\u011fas\u0131 itibariyle\u201d rekabet i\u00e7inde ve bencil oldu\u011fu (Adam Smith), bu nedenle t\u00fcr\u00fcn\u00fcn di\u011fer \u00fcyeleri i\u00e7in bir tehlike olu\u015fturdu\u011fu (Thomas Hobbes) g\u00f6r\u00fc\u015flerinin yayg\u0131n oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u0130nsan faaliyetlerini ama \u00f6zellikle de toplumsal alan\u0131n dinamiklerini bu ilkeler do\u011frultusunda a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ayn\u0131 zamanda takip eden y\u00fczy\u0131llardaki politik atmosfer ve arg\u00fcmanlar\u0131n temel referans kayna\u011f\u0131 da olur. Kant\u2019\u0131n bu anlay\u0131\u015fa kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, farkl\u0131 bir insan tahayy\u00fcl\u00fc oldu\u011fu ancak politik yaz\u0131lar\u0131n\u0131n <em>Kritik<\/em>\u2019lerin g\u00f6lgesinde kalmas\u0131ndan kaynakl\u0131 bu de\u011fi\u015fimin yeteri kadar hissedilmedi\u011fi ve vurgulanamad\u0131\u011f\u0131 kanaatindeyim.<\/p><p>Elbette Kant insan\u0131n olumsuz \u00f6zelliklerinin fark\u0131ndad\u0131r. <em>Ahlak Metafizi\u011fi<\/em>\u2019nde insanlar\u0131n vah\u015fi ve k\u00f6t\u00fcc\u00fcl davran\u0131\u015flar\u0131 ve birbirleri ile kavga\/sava\u015f e\u011filimlerinin oldu\u011funu kabul eder (<em>PW<\/em>, MM, \u00a744). 1784 tarihli \u201cD\u00fcnya Yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 Amac\u0131na Y\u00f6nelik Genel Bir Tarih D\u00fc\u015f\u00fcncesi\u201d metninde toplumlar\u0131n insanlar\u0131n toplumsalla\u015fmaya direnen yap\u0131lar\u0131 nedeniyle \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 dile getirir. Ne var ki Kant insan\u0131n olumsuz niteliklerini \u00f6ne \u00e7\u0131kartmak ve bunlar\u0131 \u201cinsan do\u011fas\u0131\u201d olarak tan\u0131mlamak ve bir anlam kapan\u0131m\u0131 yaratmak yerine y\u00fcz\u00fcn\u00fc ahlak alan\u0131na ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa d\u00f6ner. \u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn evrensel olmayan olumsuz belirlenimleri kar\u015f\u0131s\u0131nda \u201ciyi\u201d ve \u201cg\u00fczel\u201di arzu eden evrensel \u00f6zelliklerine odaklanarak bu niteliklerin transendental temellerini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Gerek <em>Ahlak Metafizi\u011finin Temellendirilmesi<\/em> gerek <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> insan\u0131n temelde bencil saiklerle hareket etmedi\u011fine, ahlaki davran\u0131\u015flar\u0131n tam da bunun aksini g\u00f6steren \u00f6nemli \u00f6rnekler oldu\u011funa i\u015faret eder. Ahlaki eylemlerin a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda \u201cakl\u0131n bir olgusu\u201d olarak \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u201d, \u201cko\u015fulsuz buyruk\u201d, \u201c\u00f6dev\u201d gibi terimler \u00f6ne \u00e7\u0131kar.<\/p><p>Bu \u00e7al\u0131\u015fmada ahlak felsefesinin temel kavramlar\u0131n\u0131n \u00f6nemi teslim edilmekle birlikte bir o kadar \u00f6nemli ancak bu mefhumlar\u0131n k\u0131smen g\u00f6lgesinde kalm\u0131\u015f ba\u015fka bir transendental insani \u00f6zelli\u011fin \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini savunaca\u011f\u0131m: \u0130lgi\/\u00e7\u0131kardan ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k.<\/p><p>\u0130lgi ve \u00e7\u0131kar empirik d\u00fcnyaya ait \u00f6zelliklerdir ve ahlak\u0131n s\u0131kl\u0131kla bu t\u00fcr d\u0131\u015fsal ilkelerle a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 vak\u0131ad\u0131r. Ancak Kant\u00e7\u0131 ahlak yasas\u0131 her t\u00fcrl\u00fc d\u0131\u015fsal \u00f6geyi d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rak\u0131r. <em>Temellendirme<\/em>\u2019de Kant\u2019\u0131n \u0131srarla alt\u0131n\u0131 \u00e7izdi\u011fi gibi ahlak \u201chi\u00e7bir bir \u00f6n ko\u015fula dayanmaz\u201d (<em>AMT<\/em>, s.36, pr:49). Deneysel de\u011fildir. Ahlaki alanda bir \u015fey i\u015fe yarad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, pratik saiklerle de\u011fil, herhangi bir ko\u015fulu olmadan iyidir.&nbsp; Empirik \u00f6zellikler \u201cahlakl\u0131l\u0131k ilkesine kat\u0131k olarak yaln\u0131z i\u015fe yaramamakla kalmaz, ayr\u0131ca ahlak\u0131n temizli\u011fine de b\u00fcy\u00fck zarar verir; \u00e7\u00fcnk\u00fc ahlakta kay\u0131ts\u0131z-\u015farts\u0131z iyi bir istemenin as\u0131l paha bi\u00e7ilmez de\u011ferini, eylemin ilkesinin deneyin sa\u011flayabilece\u011fi rastlant\u0131sal nedenlerin her t\u00fcrl\u00fc etkilemesinden (&#8230;) uzak olmas\u0131 olu\u015fturur\u201d (AMT, s. 43, pr: 61). Bu anlamda belki de en b\u00fcy\u00fck ilgi\/\u00e7\u0131kar olarak adland\u0131r\u0131labilecek ki\u015finin kendi mutlulu\u011fu da Kant\u2019a g\u00f6re, \u201cen \u00e7ok reddedilecek ilkedir\u201d (AMT, s.60, pr. 91). Ahlak ko\u015fulsuz olana y\u00f6nelirken, ilgi\/\u00e7\u0131kar ko\u015fuldur. Bu nedenle evrensel olamaz. Ahlak tek tek bireyler i\u00e7in de\u011fil, herkes i\u00e7in iyi olan\u0131 arzulayabilmektir. Bunu da ancak ve ancak ilgi\/\u00e7\u0131kardan ba\u011f\u0131ms\u0131z olabilmekle, empirik e\u011filimlerden \u00f6zg\u00fcr olabilmekle kurabilir.<\/p><p>Ahlak alan\u0131ndaki \u00f6nemi haiz olmakla birlikte ilgi ve \u00e7\u0131kardan ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k yaln\u0131zca ahlak alan\u0131n\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi de de\u011fildir. <em>Yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde Kant be\u011feni yarg\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klarken g\u00fczelin ilk u\u011fra\u011f\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle tan\u0131mlar: \u201c<em>Be\u011feni, herhangi bir ilgi\/\u00e7\u0131kar olmaks\u0131z\u0131n<\/em> bir ho\u015flanma ya da ho\u015flanmama (<em>ein Wohlgefallen oder Mi\u00dffallen<\/em>) arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bir t\u00fcr temsil ya da bir nesneye [ili\u015fkin] yarg\u0131 verme yetisidir\u201d (<em>CPJ,<\/em> 5:211). G\u00fczelde de ne fayda ne kullan\u0131labilirlik s\u00f6z konusudur. Bu anlamda g\u00fczel duygusu, t\u0131pk\u0131 ahlakilik gibi t\u00fcm empirik \u00f6zellikleri d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rak\u0131r. Bu, ayn\u0131 zamanda estetik duygunun bir neden-sonu\u00e7 ili\u015fkisi i\u00e7inde ele al\u0131namamas\u0131 anlam\u0131na gelir ki bu durum ayn\u0131 zamanda ahlaki alandaki gibi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe i\u015faret eder. Bir di\u011fer deyi\u015fle \u201cestetik haz hem spek\u00fclatif ilgiden hem pratik ilgiden ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r ve asl\u0131nda o, tamamen ilgiden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak tan\u0131mlan\u0131r\u201d (Deleuze, G. (1995). s. 88-89.)&nbsp;<\/p><p>Be\u011feni yarg\u0131s\u0131n\u0131n temel niteliklerinden birini olu\u015fturacak olan ilgi\/\u00e7\u0131kardan ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ayn\u0131 zamanda <em>Yarg\u0131g\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde ahlak ve estetik aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131y\u0131 ve esteti\u011fin ahlaka a\u00e7\u0131lan kap\u0131lar\u0131ndan birini de a\u00e7ar (bkz. \u00a759). Bu durum hem ahlak hem estetikte ki\u015fiyi sayg\u0131 hissini -ki sayg\u0131 ahlak\u0131n temel duygusudur- duydu\u011fu bir konuma y\u00fckseltir. Kan\u0131mca, \u00f6z-sayg\u0131 olarak tan\u0131mlanabilecek bu duygunun kayna\u011f\u0131 herhangi bir \u00e7\u0131kar g\u00f6zetmeden kuvvetli bir duyguyu hissedebilmek ve ona g\u00f6re eyleyebilmektir.<\/p><p>\u00c7\u0131kar ili\u015fkisinin merkezde olmad\u0131\u011f\u0131 bu deneyimlerin politik alan a\u00e7\u0131s\u0131ndan da olduk\u00e7a \u00f6nemli bir zemini d\u00f6\u015fedi\u011fi kanaatindeyim. Nitekim gerek Kant\u2019\u0131n politika alan\u0131na ili\u015fkin yaz\u0131lar\u0131nda \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc ilerleme d\u00fc\u015f\u00fcncesi, insanlar\u0131n toplumsall\u0131\u011fa e\u011filimli oldu\u011fu ve kendilerini daha insani ve de\u011ferli bulacaklar\u0131 toplumsal bir yap\u0131ya do\u011fru gitme e\u011filimi ta\u015f\u0131malar\u0131, ve buna y\u00f6nelik k\u00fclt\u00fcr\u00fc, sanat\u0131 ve \u201cg\u00fczel bir toplumsal d\u00fczen\u201di tahayy\u00fcl etmeleri ancak bu zeminle a\u00e7\u0131klanabilir (\u201cIdea for a Universal History with a Cosmopolitan Aim\u201d,&nbsp; 8:22, 113). Benzer bir bi\u00e7imde Kant\u2019tan sonra gelen Karl Marx gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin insanlar\u0131n bir arada dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde birbirlerinin kurdu olmadan ya\u015fayabildikleri bir d\u00fcnya tahayy\u00fcl\u00fcn\u00fcn de ancak bu transendental zemin \u00fczerinden y\u00fckselebilece\u011fini ileri s\u00fcrece\u011fim.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Seniye Tilev (Kadir Has \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant&#8217;\u0131n Erdem Eti\u011fi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n amac\u0131 Kant\u2019\u0131n etik felsefesine erdem eti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerince en \u00e7ok y\u00f6neltilen be\u015f ele\u015ftiriyi s\u0131ralamak ve bunlara kar\u015f\u0131 bir savunma geli\u015ftirmektir. \u00c7al\u0131\u015fmada bu ele\u015ftiriler s\u0131rayla a\u00e7\u0131klanacak ve cevaplanacakt\u0131r. Bu a\u00e7\u0131klamalarda Kant\u2019\u0131n etik d\u00fc\u015f\u00fcncesi b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir bi\u00e7imde ele al\u0131nacak ve sonu\u00e7 k\u0131sm\u0131nda bu cevaplardan hareketle evrensel ve objektif ilkelere dayal\u0131 bir ahlak\u0131n, erdem eti\u011fine atfedilen \u00fc\u00e7 temel niteli\u011fe sahip olabilece\u011fi savunulacakt\u0131r. Di\u011fer bir ifadeyle, savunulan yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re Kant\u2019\u0131n etik felsefesi iddia edilenin aksine erdem eti\u011fiyle \u00e7ok temel benzerlikler ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Buna g\u00f6re, basite indirgenmi\u015f ve sadece <em>Ahlak Metafizi\u011finin Temellendirilmesi<\/em> metninden hareket eden okumalar\u0131n su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 gibi Kant\u2019\u0131n etik felsefesi kat\u0131 ve ruhsuz bir kural takibi de\u011fildir. T\u0131pk\u0131 erdem eti\u011finden hareket eden yakla\u015f\u0131mlarda oldu\u011fu gibi, Kant\u2019\u0131n geli\u015ftirdi\u011fi etik kuram\u0131 da \u00f6zg\u00fcnl\u00fck, ki\u015fisel tek\u00e2m\u00fcl (\u00f6znenin maddi ve manevi esenli\u011fi) ve i\u00e7sel muhasebeden (muhakeme s\u00fcrecinden) ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez.<\/p><p>Ele al\u0131nacak ele\u015ftirilerden ilki Kant felsefesinde etkin rol oynayan fenomen ve numen ayr\u0131m\u0131n\u0131n ahlak sahas\u0131nda toplumsal bir uyumsuzlu\u011fa neden oldu\u011fudur. Burada Schilller\u2019in (1794) Kant\u2019a y\u00f6neltti\u011fi toplumsal ele\u015ftiriler dikkate al\u0131nacak ve Kant\u2019\u0131n etik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde ontolojinin merkezi bir rol oynamad\u0131\u011f\u0131 savunulacakt\u0131r. Kant\u2019\u0131n transandantal idealizmine dair yorumlar ahlak ilkelerinin i\u015flerli\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan belirleyici bir konuma sahip de\u011fildirler. Di\u011fer bir deyi\u015fle, Kant\u2019\u0131n etik felsefesini de\u011ferlendirirken ampirik do\u011fam\u0131z\u0131 ve rasyonel do\u011fam\u0131z\u0131 iki ayr\u0131 varl\u0131k sahas\u0131na ait d\u00fc\u015f\u00fcnmek zorunlu de\u011fildir. Buna alternatif olarak rasyonel do\u011fam\u0131z\u0131, i\u00e7sel b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fcn ilke koyucu unsuru olarak g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu kabiliyeti ile ak\u0131l pratik sahada bireysel ve toplumsal uyuma hizmet edecektir.<\/p><p>Kant eti\u011fine y\u00f6neltilen ikinci ele\u015ftiri de buna benzer bir ayr\u0131\u015fma ya da ikilemi \u00f6znel d\u00fczlemde de yarat\u0131yor oldu\u011fudur. Burada dikkate al\u0131nacak itiraz Micheal Stocker (1976)\u2019in \u201cahlaki \u015fizofreni\u201d kavram\u0131yla ortaya koydu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Stocker, rasyonel ve objektif ahlak teorilerinin ki\u015fide rasyonel ve irrasyonel do\u011fas\u0131 ba\u011flam\u0131nda bir t\u00fcr yar\u0131lmaya, i\u00e7sel \u00e7eli\u015fkiye ya da bast\u0131rmaya neden oldu\u011funu savunur. Stocker Kant\u2019\u0131n ahlak g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc de bu ba\u011flamda sert bi\u00e7imde ele\u015ftirir. Stocker\u2019e verilecek cevapta Kant\u2019\u0131n etik kuram\u0131n\u0131n ge\u00e7 d\u00f6nem eserleri dikkate al\u0131nacak. Burada g\u00f6r\u00fclecektir ki Kant do\u011fal ya da ampirik g\u00fcd\u00fclerimizi ya da arzular\u0131m\u0131z\u0131 reddetmemiz ve yok saymam\u0131z gerekti\u011fini savunmamaktad\u0131r. <em>Salt Akl\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131 \u0130\u00e7inde Din<\/em> (1790) metninde do\u011fal g\u00fcd\u00fclerimizin zarars\u0131z ve n\u00f6tr bir nitelikte oldu\u011funu, sadece akl\u0131n rehberli\u011fine gereksinimde olduklar\u0131n\u0131 belirtir. Zira <em>Ahlak Metafizi\u011fi<\/em> (1797) kitab\u0131nda geni\u015f\u00e7e yer verdi\u011fi \u00fczere, Kant\u2019a g\u00f6re \u00f6znenin kendi \u00f6z bak\u0131m\u0131 (bili\u015fsel ve bedensel refah\u0131, kem\u00e2li ve esenli\u011fi) da bir erdem \u00f6devidir. Aristoteles erdemli ki\u015finin erdemli eylemden zevk almas\u0131n\u0131 bir etik ilke olarak ortaya koyar.&nbsp; \u00d6te yandan Kant\u2019\u0131n \u00f6dev ahlaki sanki erdemin getirece\u011fi t\u00fcm zevkleri ve mutlulu\u011fu zorunlu olarak reddeder gibi de\u011ferlendirilir. Oysa, burada Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli olan eylemlerimizde davran\u0131\u015f ilkesi olarak benimsedi\u011fimiz \u201cmaksimlerimiz\u201d ya da ki\u015fisel ilkelerimizdir. Di\u011fer bir de\u011fi\u015fle, Kant, erdemin getirece\u011fi mutlulu\u011fu reddetmez, bilakis en y\u00fcksek iyi kavram\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde de i\u015faret etti\u011fi gibi erdemin ve mutlulu\u011fun birlikteli\u011finin akl\u0131n bir talebi oldu\u011funu savunur. Ancak hi\u00e7bir zaman mutlu olma gayesi ahlaki eylemi belirleyici bir ilke olarak \u00f6nceleyemez.<\/p><p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak ele al\u0131nan ele\u015ftiri ise, Kant\u2019\u0131n ahlak kuram\u0131n sadece bir \u201c\u00f6devler ve zorunluluklar\u201d dizgesi oldu\u011fudur.&nbsp; Bu yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re \u00f6dev ahlak\u0131nda eylemlerimiz i\u00e7in bizi harekete ge\u00e7irebilecek yeterli bir motivasyon mevcut de\u011fildir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f eylemleri a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karan gerek\u00e7eleri i\u00e7sel ve d\u0131\u015fsal nedenler olarak ikiye ay\u0131r\u0131r. Buna g\u00f6re \u201c\u00f6dev ahlak\u0131n\u0131n\u201d (deontolojinin) \u00f6zneye sadece d\u0131\u015fsal bir neden ya da yapt\u0131r\u0131m \u00f6nerdi\u011fini iddia ederek, bunun \u00f6zne i\u00e7in harekete ge\u00e7irici bir g\u00fc\u00e7 olamayaca\u011f\u0131n\u0131 savunur. Bu b\u00f6l\u00fcmde Bernard Williams\u2019\u0131n (1972) Kant\u2019a y\u00f6neltti\u011fi ele\u015ftirilere odaklanarak ko\u015fulsuz (kategorik) buyru\u011fun d\u0131\u015fsal bir neden olarak tan\u0131mlanmas\u0131n\u0131n Kant felsefini anlamada ciddi bir yan\u0131lg\u0131ya sebep oldu\u011fu izah edilecek. Zira kategorik buyruk Kant\u2019a g\u00f6re akl\u0131n kendisinin talebidir ve asl\u0131nda bu evrensel ve ahlaki sese kulak vermek, Kant\u2019a g\u00f6re ki\u015finin kendisi ger\u00e7ekle\u015ftirerek \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmesidir.<\/p><p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak ele al\u0131nacak ele\u015ftiri ise Kant\u2019\u0131n ahlak felsefesinin tam bir tarafs\u0131zl\u0131k dayatmas\u0131 sebebiyle \u201cinsanca\u201d olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fmada Kant\u2019\u0131n g\u00f6z ard\u0131 edilen baz\u0131 pasajlar\u0131na referansla (\u00f6zellikle <em>Ahlak Metafizi\u011f<\/em>i\u2019nin \u201cErdem \u00d6\u011fretisi\u201d b\u00f6l\u00fcm\u00fc esas al\u0131narak) Kant\u2019\u0131n bize, insani ger\u00e7ekli\u011fimizden ve t\u00fcm ba\u011flar\u0131m\u0131zdan soyutlamam\u0131z\u0131 talep etmeyen bir t\u00fcr tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u00f6nerdi\u011fi ortaya konulacak. Bu ba\u011flamda eylemlerin ahlaki belirleyicisi yaln\u0131zca maksimlerin olu\u015fturulmas\u0131nda g\u00f6zetilen ko\u015fulsuz (kategorik) ve ko\u015fullu (hipotetik) ilkeler aras\u0131ndaki \u00f6ncelik s\u0131ralamas\u0131d\u0131r. Eylemin erdemlili\u011fi ortaya konulmas\u0131ndaki amac\u0131n ko\u015fulsuz bir ilkeye dayanmas\u0131ndad\u0131r. Netice olarak, i\u00e7inde bulunulan durumda elde edilmek istenen erdemli amaca en etkin bi\u00e7imde ula\u015ft\u0131racak do\u011fru ko\u015fullu (hipotetik) ilkeleri takip etmek de rasyonel ve erdemli olu\u015fun bir gere\u011fidir. Bu ko\u015fullu ilkelerin tercihinde ise ki\u015fisel ba\u011flar\u0131m\u0131z\u0131 ve \u00f6nceliklerimizi g\u00f6zetmekte ahlaki bir sorun yoktur.<\/p><p>Ele al\u0131nan son ele\u015ftiri ise Alasdair MacIntyre\u2019\u0131n (1968) Kant\u2019a y\u00f6neltti\u011fi \u201cahlaki de\u011ferlerden yoksunluk\u201d su\u00e7lamas\u0131d\u0131r. MacIntyre\u2019a g\u00f6re Kant\u00e7\u0131 ahlak g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc kat\u0131 bir \u00f6dev ve ilke takibine saplanarak pratik sahada bizi bir arada tutan \u201cde\u011ferleri\u201d ve hatta t\u00fcm \u201cde\u011ferler sistemini\u201d g\u00f6z ard\u0131 eder. MacIntyre\u2019a g\u00f6re Kant\u00e7\u0131 ahlak \u00f6znesi ruhsuzca belirli ilkeleri takip edebilen ancak t\u00fcm iyi \u201cde\u011ferlerden yoksun\u201d olma riskini ta\u015f\u0131yan birisidir. \u00c7al\u0131\u015fmada bu ele\u015ftirinin Kant\u2019\u0131n etik felsefinde merkezi bir rol oynayan \u201ciyi irade\u201d kavram\u0131n\u0131 g\u00f6z ard\u0131 etti\u011fi savunulacakt\u0131r. Kant\u2019a g\u00f6re ahlaken zorunlu ve iyi olan \u015feyler daima ve \u00f6ncelikli olarak \u201cahlaki iyinin\u201d ortaya konulmas\u0131yla ili\u015fkilidir. Burada Kant a\u00e7\u0131s\u0131ndan hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131yan unsur \u201ciyi\u201dnin keyfi, olumsal ya da sadece bir grup insan i\u00e7in ge\u00e7erli olabilecek bir iyi olmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilmesidir.&nbsp; Bu nedenle ahlaki iyi daima akli ve ilkeseldir. Kant\u2019\u0131n etik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde uzla\u015f\u0131ya dayal\u0131 olumsal de\u011ferlerin, k\u00fclt\u00fcrel ve toplumsal \u00f6\u011felerin ikinci plana at\u0131lmas\u0131n\u0131n gerek\u00e7esi budur. Yine de bu \u00f6ncelik etik olan\u0131n de\u011ferlerden ve ahlaki iyilikten kopmu\u015f oldu\u011fu anlam\u0131na gelmez. \u00d6te yandan yine <em>Ahlak Metafizi\u011fi<\/em> (1797) eserinde Kant bir\u00e7ok ahlaki de\u011ferin \u00fczerinde tek tek durarak bunlar\u0131n ki\u015filer aras\u0131 ili\u015fkilerde ve toplumsal d\u00fczlemde nas\u0131l \u00f6dev eti\u011finin bir par\u00e7as\u0131 olduklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klar. Bu ba\u011flamda sayg\u0131, d\u00fcr\u00fcstl\u00fck, \u015fefkat, yard\u0131mseverlik ve sevgi gibi bir\u00e7ok duygu ve de\u011fer Kant eti\u011finde birer erdem \u00f6devi olarak yer al\u0131rlar.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Seyit Baran \u00c7etin (ODT\u00dc)<\/span> &#8211; <strong><em>Saf Akl\u0131n Reg\u00fclatif \u0130desi Olarak Tanr\u0131 ve Ahlaki Otonomi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet: <\/strong>Kant, ge\u00e7 ayd\u0131nlanmac\u0131, yani bir ayd\u0131nlanma ele\u015ftirmeni olarak, akl\u0131n mahkemesini kurarak, onun bug\u00fcne kadar lehte ya da aleyhte kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etti\u011fi \u00fc\u00e7 temel \u015feyi esas\u0131nda kan\u0131tlamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve do\u011fas\u0131 gere\u011fi de kan\u0131tlayamayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. Tanr\u0131, ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc ve \u00f6zg\u00fcr irade, Kant\u2019\u0131n terminolojisinde saf akl\u0131n ideleri olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Bu adland\u0131rman\u0131n kayna\u011f\u0131, Kant\u2019\u0131n felsefesinin temelinde yatan ak\u0131l ve anlama yetisinin ayr\u0131m\u0131nda yatar. Anlaman\u0131n kavramlar\u0131 ya da kategorileri her zaman tecr\u00fcbede bir kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131 olacak \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u00d6te yandan saf ak\u0131l bundan yoksundur. Bundan dolay\u0131 teorik kan\u0131t onun i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcn olmasa da, \u00fcretti\u011fi ideler ile bilgileri sistematize etme ve pratik bir rehber olma g\u00f6revini \u00fcstlenebilir. \u00d6zg\u00fcr irade pratik kan\u0131t konusu olmas\u0131yla di\u011fer ikiliden ayr\u0131l\u0131rken, Tanr\u0131 ve ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc daha ayr\u0131 olarak bu sistematizasyon ve rehberli\u011fin konusu olacakt\u0131r. Bu sunumun tart\u0131\u015faca\u011f\u0131 konu ise Tanr\u0131 inanc\u0131n\u0131n bu d\u00fczenleyici i\u015flevi d\u0131\u015f\u0131na ta\u015f\u0131p ta\u015fmad\u0131\u011f\u0131 ve bunun Kant\u2019\u0131n felsefesinde hayati bir \u00f6neme sahip olan ahlaki otonomi ile ba\u011fda\u015f\u0131p ba\u011fda\u015fmad\u0131\u011f\u0131 olacakt\u0131r.<\/p><p>Pratik anlamda rehberli\u011fe \u00f6rnek olarak, do\u011fa \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda kullan\u0131lacak olan ama\u00e7l\u0131l\u0131k ilkesi verilebilir. Anlama, neden-sonu\u00e7 kategorisiyle \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ve neden ile sonu\u00e7 zaman i\u00e7erisinde ard\u0131\u015f\u0131k \u015fekilde s\u0131ralan\u0131r. Halbuki do\u011fa ve organik varl\u0131klar bize kendi kendilerinin sebepleri ve sonu\u00e7lar\u0131ym\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler, yani kendi i\u00e7lerinde bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck olu\u015fturuyor gibidirler. Ama\u00e7l\u0131l\u0131k, teorik olarak kan\u0131tlanamaz fakat bir varsay\u0131m olarak al\u0131n\u0131rsa bize bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131m\u0131zda yard\u0131mc\u0131 olabilir. Bu do\u011frultuda ama\u00e7l\u0131l\u0131k, pratik anlamda bizim i\u00e7in bir rehberlik g\u00f6revi \u00fcstlenmi\u015f olur. Tanr\u0131 ve ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc de bu bi\u00e7imde, en y\u00fcksek iyi i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Ahlak, akl\u0131n kendi yasa-koyucu etkinli\u011fi zemininde eylemini belirleme g\u00fcc\u00fc olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Mutluluk ise, maddi\/bedensel varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 da kapsayacak \u015fekilde arzular\u0131m\u0131z\u0131n kar\u015f\u0131land\u0131\u011f\u0131 bir durumu ifade etmekle beraber ona nas\u0131l ula\u015faca\u011f\u0131m\u0131z Kant\u2019\u0131n da belirtti\u011fi \u00fczere bilinmez kal\u0131r. Ayr\u0131ca ahlak, Kant\u2019\u0131n felsefesinde mutlulu\u011fun bir ko\u015fulu olarak belirir, yani en y\u00fcksek iyi, ahlakl\u0131 oldu\u011fun \u00f6l\u00e7\u00fcde mutlu olmak demektir. Fakat ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyada bu ikisi aras\u0131nda zorunlu bir ili\u015fki var gibi g\u00f6r\u00fcnmemektedir, hatta tam tersine, ahlaki davran\u0131\u015flar\u0131n \u00e7o\u011fu zaman mutsuzluk getirdi\u011fi de g\u00f6zlemlenebilmektedir. Halbuki en y\u00fcksek iyi i\u00e7in \u00e7abalamak, Kant\u2019\u0131n felsefesinde kar\u015f\u0131m\u0131za bir \u00f6dev olarak \u00e7\u0131kar, di\u011fer yandan ise ger\u00e7ekle\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir \u00f6dev irrasyonel g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu durumda ahlak\u0131n ve mutlulu\u011fun bir aradal\u0131\u011f\u0131n\u0131 bu d\u00fcnyan\u0131n da \u00f6tesinde sa\u011flayabilecek bir ko\u015ful olarak Tanr\u0131ya ve dolay\u0131s\u0131yla ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcne inanmam\u0131z \u2018gerekir\u2019.<\/p><p>Ger\u00e7ekten de ger\u00e7ekle\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir \u015fey i\u00e7in \u00e7abalamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu y\u00fczden ahlak \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde mutlulu\u011fun bir ihtimal oldu\u011funu kabul etmemiz gerekir. Ama bunun i\u00e7in Tanr\u0131 inanc\u0131, Kant\u2019\u0131n iddia etti\u011fi \u015fekliyle, \u2018zorunlu\u2019 mudur? \u00d6ncelikle, Mackie\u2019nin (1982) de s\u00f6yledi\u011fi \u00fczere, \u2018tamamen\u2019 sonu\u00e7suz olmaya mahk\u00fbm bir \u00e7aba elbette rasyonel de\u011fildir, fakat bunu \u2018belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde\u2019 ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fimizi kabul etmek dahi bu \u00e7abay\u0131 sonland\u0131rmamak i\u00e7in yeterli olabilir. Yani en y\u00fcksek iyinin eksiksiz bir bi\u00e7imde ger\u00e7ekle\u015fece\u011fine dair inan\u00e7 zorunlu olmayabilir. Ayr\u0131ca Kant, bir yandan Tanr\u0131 inanc\u0131n\u0131n zorunlu oldu\u011funu ifade ederken, di\u011fer yandan da Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, en y\u00fcksek iyinin ger\u00e7ekle\u015fmesi ad\u0131na var olabilecek tek ko\u015ful oldu\u011funu iddia ederken m\u00fctevaz\u0131 g\u00f6r\u00fcnmektedir: \u201ct\u00fcm i\u00e7g\u00f6r\u00fcme g\u00f6re, bu ere\u011fin t\u00fcm ba\u015fka erekler ile ba\u011flanmas\u0131n\u0131n ve b\u00f6ylelikle k\u0131lg\u0131sal ge\u00e7erlik ta\u015f\u0131mas\u0131n\u0131n tek bir ko\u015fulu vard\u0131r: bir Tanr\u0131n\u0131n ve gelecek bir d\u00fcnyan\u0131n olmas\u0131.\u201d (AUE A828-829\/B856-857) Bu b\u00f6l\u00fcmde Kant\u2019\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7g\u00f6r\u00fc (insight) kavram\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmaya a\u00e7may\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. \u0130\u00e7g\u00f6r\u00fc ile yap\u0131lan \u00e7\u0131kar\u0131mlar ne t\u00fcr bir kesinlik ya da mu\u011flakl\u0131k ta\u015f\u0131r? Bu kavram net bir kesinlik ifade etmedi\u011fi takdirde, Kant\u2019\u0131n i\u00e7g\u00f6r\u00fcs\u00fcne g\u00f6re Tanr\u0131\u2019n\u0131n tek ko\u015ful olarak belirmesi, ba\u015fka ko\u015fullar\u0131n da tespit edilebilece\u011fi ihtimalini d\u0131\u015flamam\u0131z\u0131 gerektirir mi? Herhangi birimiz, i\u00e7g\u00f6r\u00fcm\u00fcze dayanarak b\u00f6yle bir ko\u015ful tespit edemesek bile, hala ba\u015fka bir ko\u015fulun var olabilme ihtimalini kabul etmemiz gerekmez mi? Tanr\u0131\u2019n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecek tek ko\u015ful olmaktan \u00e7\u0131kmas\u0131, Tanr\u0131 inanc\u0131n\u0131n zorunlulu\u011funu da ortadan kald\u0131rmaz m\u0131?&nbsp;<\/p><p>\u00d6te yandan Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecek tek ko\u015ful oldu\u011funu iddia etsek bile farkl\u0131 sorunlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalma ihtimalimiz devam eder. \u00d6rne\u011fin Kant, tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 bizim i\u00e7in kesin olsayd\u0131, yasaya uygun eylemlerin \u00e7o\u011funun korkudan, bir k\u0131sm\u0131n\u0131n umuttan kaynaklanaca\u011f\u0131n\u0131 ama hi\u00e7birinin \u00f6dev bilincinden kaynaklanamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. (Anton, 2015, s.16) Kant tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na teorik bir kesinlik atfetmese de atfetti\u011fi \u2018ahlaki kesinlik\u2019 \u00f6yle bir raddeye var\u0131r ki bu subjektif kesinlik, objektif kesinlikten ay\u0131rt edilemez olur. Bu durum en keskin ifadesini, Kant tanr\u0131 inanc\u0131n\u0131 bir buyruk niteli\u011fi ta\u015f\u0131yan ahlaki yasalarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 zaman bulur: \u2018\u2019\u2026ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak Tanr\u0131n\u0131n varolu\u015funa ve gelecek bir ya\u015fama inan\u0131r\u0131m ve bu inanc\u0131 hi\u00e7bir \u015feyin sarsamayaca\u011f\u0131ndan ku\u015fkum yoktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6ylelikle kendimden tiksinmeksizin yads\u0131yamayaca\u011f\u0131m t\u00f6rel ilkelerimin kendileri y\u0131k\u0131lacakt\u0131r.\u2019\u2019 (AUE A828\/B856) Sunumun bu k\u0131sm\u0131nda, Anton\u2019un da yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00e7e\u015fitli \u00f6rnekler \u00fczerinden subjektif kesinli\u011fin insan iradesi \u00fczerindeki etkisini ve dolay\u0131s\u0131yla bunun \u00f6dev bilincine, ahlaki otonomiye zarar verip vermeyece\u011fini tart\u0131\u015fmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.<\/p><p>Bununla beraber Kant son y\u0131llar\u0131nda en y\u00fcksek iyi aray\u0131\u015f\u0131na, dolay\u0131s\u0131yla Tanr\u0131 idesinin pratik kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131na, yazd\u0131\u011f\u0131 Saf Akl\u0131n S\u0131n\u0131rlar\u0131 Dahilinde Din eseriyle daha d\u00fcnyevi bir bi\u00e7im kazand\u0131r\u0131r. Ahlak \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde mutluluk i\u00e7in \u00f6l\u00fcm sonras\u0131n\u0131n de\u011fil bu d\u00fcnyan\u0131n imkanlar\u0131 tart\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Bu ama\u00e7 i\u00e7in etik bir kom\u00fcnitenin gereklili\u011finden s\u00f6z eden Kant, bu durumda bile en y\u00fcksek iyiyi ger\u00e7ekle\u015ftirebilecek kudrete sahip olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 bilemeyece\u011fimizi s\u00f6yler. Ama hala, tamamen sonu\u00e7suz kalacak bir aray\u0131\u015f irrasyonel olsa bile, bunu elimizden geldi\u011fince ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fmak i\u00e7in bir engelimiz varm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Dolay\u0131s\u0131yla Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131, pratik anlamda hala bir zorunluluk te\u015fkil etmiyor gibidir. Sunumun bu k\u0131sm\u0131nda tart\u0131\u015fmay\u0131, Kant\u2019\u0131n bahsedilen eserinden ve onun hakk\u0131nda yaz\u0131lm\u0131\u015f olan Palmquist\u2019in Kant\u2019\u0131n Dini Arg\u00fcman\u0131 (2009) adl\u0131 makalesinden al\u0131nt\u0131larla y\u00fcr\u00fctmeyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. \u00d6zellikle Palmquist\u2019in de vurgulad\u0131\u011f\u0131, etik kom\u00fcnite \u00f6zelinde Tanr\u0131n\u0131n bir \u2018dahili (internal) yasa-koyucu\u2019 olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmas\u0131 tart\u0131\u015fmaya de\u011fer g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00d6ncelikli sorun, bunun bir heteronomiye yol a\u00e7\u0131p a\u00e7mad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Akl\u0131 evrensel kabul etti\u011fimiz takdirde tanr\u0131 \u2018harici\u2019 bir yasa-koyucu olmaz ve bu da heteronomiye yol a\u00e7maz. Ama ak\u0131l halihaz\u0131rda evrensel ise, neden onun ve buyruklar\u0131n\u0131n me\u015fruiyeti i\u00e7in Tanr\u0131\u2019ya ihtiyac\u0131m\u0131z oldu\u011fu sorusu a\u00e7\u0131kta kal\u0131r. Tanr\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 takdirde yasalar anlam\u0131n\u0131 yitiriyorsa, bu yasa-koyuculuk dahili olsun ya da olmas\u0131n, heteronomi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz de\u011fil midir?<\/p><p>Kendisi bu kavram\u0131 kullanmasa da dahili yasa-koyucu tan\u0131m\u0131n\u0131n, Robert Hanna\u2019n\u0131n (2014) varolu\u015f\u00e7u Kant\u00e7\u0131 teolojisi i\u00e7erisinde daha anlaml\u0131 bir yer edinece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Hanna, temel olarak Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, insan\u0131n anlam aray\u0131\u015f\u0131yla ba\u011fda\u015ft\u0131r\u0131r. Ger\u00e7ekten de Kant\u2019\u0131n, Tanr\u0131ya inanmayanlar\u0131n d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 \u2018\u2019ama\u00e7s\u0131z \u00f6zdeksel kaosun u\u00e7urumu\u2019 (Yarg\u0131 Yetisinin Ele\u015ftirisi, 2006, s. 348) gibi tabirler, varolu\u015f\u00e7u anlamda, Tanr\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fcnyada insan\u0131n kaybolmu\u015flu\u011funu imler gibidir. Ayn\u0131 b\u00f6l\u00fcmde (Tanr\u0131n\u0131n Varolu\u015funun Ahlaksal Tan\u0131tlamas\u0131 \u00dczerine) Kant, Tanr\u0131ya inanmayanlar\u0131n ahlaki davranabilme ihtimalini tamamen d\u0131\u015flamasa da \u00e7abalar\u0131n\u0131n \u2018s\u0131n\u0131rl\u0131\u2019 oldu\u011funu iddia eder (s. 348). Sunumun son k\u0131sm\u0131nda, bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc ve Kant\u2019\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 kelimesini hangi ba\u011flamda kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u015fu sorular e\u015fli\u011finde tart\u0131\u015fmaya a\u00e7mak istiyorum: Bu kullan\u0131m, tamamen do\u011fa ve bizim ama\u00e7lar\u0131m\u0131z aras\u0131ndaki, ahlak ve mutluluk aras\u0131ndaki zorunlu ba\u011fa dair bir kullan\u0131m m\u0131d\u0131r? \u00d6yleyse bu, ahlaki eylemlerimiz i\u00e7in bir motivasyon aray\u0131\u015f\u0131yla ili\u015fkilendirilebilir mi? Anlam ya da motivasyon aray\u0131\u015f\u0131 olsun, bunlar i\u00e7in Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n gereklili\u011fi, tamamen \u00f6dev bilincine dayal\u0131 olmas\u0131 gereken irade ve bunla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak otonomi\/heteronomi tart\u0131\u015fmas\u0131na dair neler ifade eder?<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Ta\u015fk\u0131ner Ketenci (Mersin \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi&#8217;ni Okumaya Ne Gerek Var?<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p>\u201c<em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ni Okumaya Ne Gerek Var?\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 bir soru olarak akademisyen, yani bu dertten ekmek yiyen bir felsefecinin sorusu olarak tuhaf bir soru gibi g\u00f6r\u00fclebilir. <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015f<\/em>ti<em>risi<\/em>\u2019nin okunmas\u0131 <em>gereklili\u011fini<\/em> temellendirmek i\u00e7in pek \u00e7ok gerek\u00e7e kolayca bulunabilir: \u2018S\u0131n\u0131f\u0131m\u0131 ge\u00e7mek i\u00e7in okumal\u0131y\u0131m\u2019, \u2018tezimi yazabilmek i\u00e7in okumal\u0131y\u0131m\u2019, \u2018bu kitab\u0131 okumadan felsefeci olunmaz\u2019 vb\u2026 Bu listeyi kolayca uzatmak hi\u00e7 de zor olmasa gerek; ama bu gerek\u00e7elerin hi\u00e7biri bu kitab\u0131 <em>okuman\u0131n <\/em>gerekli olup olmad\u0131\u011f\u0131 sorusunun yan\u0131t\u0131 de\u011fil. Ayr\u0131ca bu \u201c\u00f6znel\u201d (ki\u015fisel) nedenler bir felsefe metninin okunmas\u0131n\u0131n gerekli olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 temellendirecek \u201cnesnel\u201d niteliklere de sahip de\u011fil. Dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn bu gerek\u00e7elere ra\u011fmen hala bu kitab\u0131 okuman\u0131n gerekli olup olmad\u0131\u011f\u0131 sorusu ortada durmaktad\u0131r. Do\u011frusu, <em>Ayd\u0131nlanma\u2019n\u0131n Diyalekti\u011fi\u2019nde Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ndeki ak\u0131l kavram\u0131 fa\u015fizmin olana\u011f\u0131n\u0131n ko\u015fulu olarak sunulduktan sonra, bug\u00fcn, bu kitab\u0131n \u00e7oktan felsefenin g\u00fcndeminden d\u00fc\u015fmesi gerekirdi. Ne de olsa Feyerabend\u2019in \u201cAk\u0131l\u201d kavram\u0131n\u0131 ele\u015ftirerek modern felsefeye \u201cveda\u201d etmesinden bu yana neredeyse k\u0131rk y\u0131l oldu.<\/p><p>B\u00fct\u00fcn bu olumsuzluklara ra\u011fmen, Hegel\u2019in, Freud\u2019un ve Marx\u2019\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra insan haklar\u0131 ve insan onuru kavramlar\u0131n\u0131n yayg\u0131n kullan\u0131mlar\u0131na bakarak sanki sahne yeniden Kant\u2019a kald\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor derken, biny\u0131l\u0131n ekonomik krizi, ard\u0131ndan da pandemi patlad\u0131<a href=\"#_ftn1\">[1]<\/a>. Asl\u0131nda doksanl\u0131 y\u0131llardan bu yana Kant\u2019a m\u0131 yoksa Marx\u2019a m\u0131 daha \u00e7ok g\u00f6ndermede bulunuldu\u011funa bakarsak, Kant\u2019\u0131n epeyce \u00f6nde oldu\u011funu s\u00f6ylemek abart\u0131l\u0131 bir sav olmaz<a href=\"#_ftn2\">[2]<\/a>.<\/p><p>Sordu\u011fum soruya bak\u0131nca asl\u0131nda sordu\u011fum sorunun amac\u0131n\u0131n bir felsefe kitab\u0131 neden ve hangi ama\u00e7la okunur sorusu oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Benim sorum Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ne y\u00f6nelik oldu\u011funa g\u00f6re, sorumun as\u0131l amac\u0131n\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019<\/em>nin felsefe a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011feri nedir ve bu de\u011ferle bu soruyu soran felsefe okuru aras\u0131ndaki ili\u015fki nedir sorusu oldu\u011fu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p><p>&nbsp;S\u0131k s\u0131k dile getirildi\u011fi gibi <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> ger\u00e7ekten de \u2018modern felsefenin temel kitaplar\u0131ndan\u2019 biridir (Baumgartner 1988, H\u00f6ffe 2004, Geier 2009).&nbsp; Mohr ve Willaschek, <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> i\u00e7in \u015f\u00f6yle s\u00f6yl\u00fcyorlar: \u201cKant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> Alman&nbsp; dilinin en \u00f6nemli felsefe eseridir. \u2026 Bu eserdeki geli\u015fme \u00e7izgisi Antik\u00e7a\u011fdan gelen etkilerle Fichte, Schelling ve Hegel\u2019in Alman \u0130dealizmi \u00fczerinden felsefenin geli\u015fimini g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar belirlemi\u015ftir\u201d (Mohr ve Willaschek 2008:6). Bu etki sahi nedir?<\/p><p>Kant saf akl\u0131n \u201colanaklar\u0131n\u0131 ve s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131\u201d (Kant 2001 B3- Birinci Bask\u0131ya \u00d6ns\u00f6z) ara\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bu kitab\u0131nda deney bilgisinin ve genel olarak bilimsel bilginin temelleri i\u00e7in oldu\u011fu kadar felsefi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcm i\u00e7in de yeni \u00f6l\u00e7\u00fctler geli\u015ftirir. Kant\u2019\u0131n bir mektubunda<a href=\"#_ftn3\">[3]<\/a> \u201cmetafizi\u011fin metafizi\u011fi\u201d olarak and\u0131\u011f\u0131 bu kitab\u0131nda geli\u015ftirdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fctler bug\u00fcn de ge\u00e7erlili\u011fini korumaktad\u0131rlar. Belki de bu y\u00fczden yaln\u0131zca Alman \u0130dealizmi ve Yeni Kant\u00e7\u0131lar de\u011fil, \u0130dealizmin ele\u015ftirmeni Schopenhauer ve Yeni Kant\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 ele\u015ftiren Heidegger de bu esere y\u00f6nelmi\u015flerdir. Etik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde Kant\u2019\u0131 ele\u015ftirerek kendine yer a\u00e7an Schopenhauer\u2019in <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> i\u00e7in \u201cAvrupa\u2019da yaz\u0131lm\u0131\u015f olan en \u00f6nemli kitap\u201d&nbsp;&nbsp; ya da; Charles S. Pierce\u2019\u0131n \u201cbenim felsefedeki anne s\u00fct\u00fcmd\u00fcr\u201d demesinin ard\u0131nda yatan da bu nokta olsa gerek. Bana kal\u0131rsa S.A.E. bir \u00fcniversite ders kitab\u0131ndan fazlas\u0131 hatta \u201cBat\u0131 Yeni \u00c7a\u011f Bat\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn\u201d temel kitab\u0131d\u0131r da.<\/p><p>Ama di\u011fer bir yandan da Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnden bu yana belki de en \u00e7ok \u201cele\u015ftiri\u201d konusu yap\u0131lan kitaplardan biri olmu\u015ftur. Heine\u2019nin, Kant\u2019\u0131 \u201cher\u015feyi yok eden\u201d olarak de\u011ferlendirmesi ve Robespierre gibi \u201cen k\u00f6t\u00fc ter\u00f6ristler\u201d aras\u0131nda saymas\u0131yla ba\u015flayan bu ele\u015ftiriler g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de devam etmektedir (O\u2019Neill 1996:209).<\/p><p>Filozoflar\u0131n bu kitaba bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, felsefe \u00f6\u011frencileri ve amat\u00f6r felsefe-severler i\u00e7in <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> en zor kitaplardan biridir. Kant kitab\u0131 yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131nda okumas\u0131 i\u00e7in g\u00f6nderdi\u011fi, d\u00f6nemin pop\u00fcler filozoflar\u0131ndan Christian Garve d\u00fcnyada \u201cokumas\u0131 bu kadar zahmet veren\u201d ba\u015fka kitap bilmedi\u011fini s\u00f6yler (Aktaran:Geier 2009:144). A priori, a posteriori, sentetik, analitik, uzam, zaman, g\u00f6r\u00fc, saf g\u00f6r\u00fc, kategoriler, sintetik apriori, duyusall\u0131k, al\u0131rl\u0131k, ilkeler, transsendental, diyalektik, kurucu, d\u00fczenleyici, ak\u0131l, anlama yetisi, ide, paralojizm, moralteoloji, \u2026. gibi kavramlardan ge\u00e7erek Kant felsefesiyle u\u011fra\u015fmak felsefeye g\u00f6n\u00fcl veren hemen herkesin k\u00e2busudur da ayn\u0131 zamanda. Hele bu k\u00e2bus bir de Kant\u2019\u0131n ad\u0131 etraf\u0131nda olu\u015fan \u2018zor filozof\u2019 imgesiyle birle\u015fti\u011finde kitap iyiden iyiye itici bir hal al\u0131r. Kant\u2019\u0131n kitab\u0131n\u0131 okumas\u0131 i\u00e7in g\u00f6nderdi\u011fi Mendelssohn ancak iki y\u0131l sonra Kant\u2019a bir cevap yazar ve kitab\u0131 \u015f\u00f6yle de\u011ferlendirir: \u201c<em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> kitab\u0131n\u0131z ayn\u0131 zamanda sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n da \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcd\u00fcr. G\u00fcc\u00fcm\u00fc toplamakla ne zaman \u00f6v\u00fcnsem, bu sinir usaresini t\u00fcketen esere el atmaya cesaret ediyorum ve bu hayat\u0131m i\u00e7erisinde tamam\u0131n\u0131 akl\u0131mdan ge\u00e7irebilece\u011fim umudunu kaybetmi\u015f de\u011filim\u201d (Mektup 213, aktaran Geier 2009:144). Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler yaln\u0131zca Kant\u2019\u0131n \u00e7a\u011f\u0131nda \u00f6zg\u00fc de\u011fildir. Buroker (2006) kitab\u0131n\u0131n hemen ilk paragraf\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6yler: \u201cKant felsefe tarihinin en b\u00fcy\u00fck filozoflar\u0131ndan biridir. Ama ne yaz\u0131k ki, o iyi bir yazar de\u011fildir ve eseri [Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi] okumak i\u00e7in olduk\u00e7a karma\u015f\u0131kt\u0131r\u201d (Buroker 2006:1).<\/p><p>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019ne sinmi\u015f akademik ciddiyet havas\u0131<a href=\"#_ftn4\">[4]<\/a>, bu kitab\u0131n uzmanlara terk edilmesine ve <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ni derli toplu \u00f6zetleyen, hatta giderek bu kitab\u0131 sadece bir bilgi kuram\u0131 kitab\u0131na indirgeyen ikinci el kitaplara g\u00fcn do\u011fmas\u0131na neden olmaktad\u0131r<a href=\"#_ftn5\">[5]<\/a>. Hi\u00e7bir ikinci el kitap, hakk\u0131nda oldu\u011fu kitaptan daha fazlas\u0131n\u0131 s\u00f6yleyemez. Ne ki bir felsefe kitab\u0131 hakk\u0131nda ikinci elden kaleme al\u0131nm\u0131\u015f kitaplar, okurlar\u0131 art\u0131k kimsenin okumaya u\u011fra\u015fmad\u0131\u011f\u0131 kitaplar\u0131n ba\u015f\u0131nda bo\u015f yere ge\u00e7irilecek saatlerden kurtard\u0131klar\u0131, \u00f6nemli yerleri \u00f6zetle aktard\u0131klar\u0131 sav\u0131ndad\u0131rlar. \u00d6nemsiz g\u00f6r\u00fclen k\u0131s\u0131mlar ise, genellikle, herhangi biriyle filozof aras\u0131ndaki fark\u0131 bulaca\u011f\u0131m\u0131z, (hatta bir felsefe-severden bir filozofun evrilece\u011fi biricik zemin olan) temellendirmelerin (s\u00f6zlerin arkas\u0131ndaki hakikatin) dile getirildi\u011fi yerlerdir. K\u0131saca s\u00f6ylendikte, ikinci el bir kitab\u0131, \u00f6rne\u011fin Heimsoeth\u2019unkini <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019<\/em>nin yerine ik\u00e2me eden okur \u015funu kolayca s\u00f6yleyebilir: \u2018Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019ni okumaya gerek yok, ne de olsa Heimsoeth\u2019un kitab\u0131 da Kant\u2019\u0131n kitab\u0131 kadar iyi, hatta baz\u0131 bak\u0131mlardan ondan daha iyi, en az\u0131ndan 700 sayfa k\u0131sa!\u2019<a href=\"#_ftn6\">[6]<\/a><\/p><p>Umberto Eco, \u201cUs Bunal\u0131m\u0131n\u0131n Bunal\u0131m\u0131 \u00dcst\u00fcne\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir yaz\u0131s\u0131nda, \u201cokumak, sorunlar\u0131m\u0131zla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak, (\u2026) okumak demektir her zaman\u201d der. Eco\u2019nun bu t\u00fcmcesin anlam\u0131 \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde \u015f\u00f6yle bir sonuca var\u0131labilir: <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019<\/em>ni ya da bir ba\u015fka felsefe kitab\u0131n\u0131 okumaya gereksinim duymak, belirli bir sorun ba\u011flam\u0131yla okumaya gereksinim duymak demektir. \u00d6yleyse bir felsefe metnini \u2212yeniden\u2212 okumak, daha \u00f6nceden \u015fu ya da bu d\u00fczeyde bildi\u011fimiz, tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir metne \u201csorunlar\u0131m\u0131z\u201da bir \u00e7\u00f6z\u00fcm bulmak i\u00e7in felsefe yapmak \u00fczere y\u00f6nelmek \u2013ona geri d\u00f6nmek gereklili\u011fini duymak\u2013 demektir. Bu \u2212geri d\u00f6nen\u2212 y\u00f6nelmenin anlam\u0131 daha da derinle\u015ftirilirse: okurlar\u0131n felsefe kitaplar\u0131na duyduklar\u0131 ilgi, tarihin belirli bir an\u0131nda d\u00fc\u011f\u00fcmlenen sorunlardan, tarihin belirli bir an\u0131nda olgular\u0131n okurlarda belirli gereksinimler olu\u015fturmas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Bu sorunlar\u0131 g\u00f6rmek ve bu sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm yollar\u0131n\u0131n daha \u00f6nceden \u015fu ya da bu d\u00fczeyde tan\u0131nan bir metne d\u00f6n\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde bulunabilece\u011fini fark etmek bir gereklili\u011fi, bir felsefe metnini okuma gereklili\u011fini ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. Bu kitab\u0131n bir zamanlar okunmu\u015f olmas\u0131n\u0131n bir \u00f6nemi de yoktur \u00fcstelik. Calvino\u2019nun Herakleitos\u2019u \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rarak s\u00f6yledi\u011fi gibi&nbsp; \u201ckitaplar ayn\u0131 kalm\u0131\u015fsa bile, (ama onlar da de\u011fi\u015fen tarihsel bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda de\u011fi\u015firler), biz elbette de\u011fi\u015fmi\u015fizdir ve bu bulu\u015fma yepyeni bir olayd\u0131r\u201d (Calvino, 2008:12). Kant\u2019\u0131n kitab\u0131 bir felsefe klasi\u011fi olarak kabul edilecekse, (Mohr ve Villaschek\u2019in kitab\u0131, Klasiklerin yorumlanmas\u0131 dizisinden \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r) klasik bir eser nedir sorusunu yan\u0131tlamal\u0131. Klasik bir eser: \u201cOkmu\u015f ve sevmi\u015f olanlar i\u00e7in zenginlik anlam\u0131na gelen, ama daha iyi ko\u015fullarda ilk kez okuma \u015fans\u0131n\u0131 bulanlar i\u00e7in de o denli zenginlik demek olan kitaplara klasik denir,\u201d. \u201cKlasikler, gerek unutulmazl\u0131klar\u0131yla varl\u0131klar\u0131n\u0131 duyurduklar\u0131nda, gerek kolektif ya da bireysel bilin\u00e7 d\u0131\u015f\u0131 k\u0131l\u0131\u011f\u0131na b\u00fcr\u00fcn\u00fcp belle\u011fin katmanlar\u0131 aras\u0131nda gizlendiklerinde \u00f6zel bir etki g\u00f6steren kitaplard\u0131r\u201d.&nbsp; (Calvino 2008:14-15). Bir klasi\u011fi okuman\u0131n gerekli olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131yoruz demektir bu.<\/p><p>Bir gereklilik ister ge\u00e7mi\u015fe, ister \u015fimdiye, isterse de gelece\u011fe ait olsun her zaman bir bo\u015fluk kar\u015f\u0131s\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kar. Gereklilikler, ger\u00e7eklikteki bir bo\u015flu\u011fun ifadesidirler her zaman. \u201cGereklilik\u201d, olmayan\u0131n, ama olmas\u0131yla \u015fu anda bir bo\u015flu\u011fu ortadan kald\u0131racak olan\u0131n, ya da e\u011fer olmu\u015f olsayd\u0131, \u015fimdi ya\u015fananlar\u0131n ya\u015fanmam\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak olan\u0131n, ya da olacak olanlar\u0131n olacaklar\u0131 gibi olmamalar\u0131n\u0131n olana\u011f\u0131n\u0131n ko\u015fulunun ifadesidirler. D\u00fcnya(m\u0131z)n\u0131n \u015fu andaki durumunda felsefe yapmak i\u00e7in Kant\u2019\u0131n <em>opus magnum<\/em>\u2019una geri d\u00f6nmek, varolan sorunlar\u0131m\u0131z\u0131 a\u015fmak \u00fczere yolu bulmam\u0131z\u0131 sa\u011flayabilir. <strong>Bu noktada bir felsefe kitab\u0131 olarak Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019ni okunmas\u0131 gereklili\u011fini fark etmenin iki gerek\u00e7esi ortaya \u00e7\u0131kar: Bu kitap ya mesleki gerek\u00e7elerle, s\u0131rf felsefe bilmi\u015f olmak i\u00e7in okunur ya da bu kitab\u0131 okumu\u015f olmakla d\u00fcnya hakk\u0131nda bir \u015fey \u00f6\u011frenmi\u015f olmak i\u00e7in<\/strong>. \u00d6yle ki, d\u00fcnya hakk\u0131nda \u00f6\u011frenece\u011fimiz malumat\u0131n Kant\u2019\u0131n \u00e7a\u011f\u0131yla da ilgisi yoktur \u00fcstelik. Kant <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019nde <em>kendi \u00e7a\u011f\u0131 hakk\u0131nda<\/em> bu t\u00fcr bilgiler dile getirerek, \u00e7a\u011f\u0131nda i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 k\u00fclt\u00fcr i\u00e7erisinde ger\u00e7ekle\u015ftirilen etkinlikler \u00fczerine bir etkinlik ortaya koyar. Bu, kendi \u00e7a\u011f\u0131yla, kendi k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle hesapla\u015fma etkinli\u011fi bir bilin\u00e7 geli\u015ftirme etkinli\u011fidir. Bu bilincin g\u00f6sterdi\u011fi olgu bug\u00fcn de ge\u00e7erlili\u011fini s\u00fcrd\u00fcrmektedir demektir bu.<\/p><p>\u015eimdi, Hegel\u2019i, iflah olmaz Kant sevmezi an\u0131msaman\u0131n tam zaman\u0131. Hegel <em>Hukuk Felsefesi<\/em>\u2019nin \u00f6ns\u00f6z\u00fcn\u00fcn sondan ikinci paragraf\u0131nda<a href=\"#_ftn7\">[7]<\/a> felsefenin nas\u0131l harekete ge\u00e7ti\u011fini anlat\u0131r.&nbsp; Hegel\u2019e g\u00f6re \u201cd\u00fcnyan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesi\u201d olarak felsefe, ger\u00e7eklikte olup bitenler bir son noktaya vard\u0131\u011f\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kar. Bu, \u015fu demektir: ger\u00e7eklik belirli bir olgunlu\u011fa ula\u015f\u0131nca, \u201cideal olan ger\u00e7ek olan\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda\u201d g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Ger\u00e7eklikte ya\u015fananlar bir yenilik ta\u015f\u0131mamaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda, olan t\u00fckendi\u011finde olmas\u0131 gereken kendini g\u00f6sterir. Ger\u00e7eklikte ya\u015fanan \u201cya\u015fam\u0131n bir \u015fekli ya\u015fland\u0131\u011f\u0131nda\u201d felsefe \u201cgriyi griye boyamaktan\u201d kurtulur.&nbsp; Tam da bu an, ya\u015fam\u0131n ya\u015fland\u0131\u011f\u0131 an, bir \u201calacakaranl\u0131k\u201dt\u0131r<a href=\"#_ftn8\">[8]<\/a>. Bu alacakaranl\u0131k Minerva\u2019n\u0131n bayku\u015funun u\u00e7maya ba\u015flayaca\u011f\u0131, filozofun \u201cyeni \u015feyler\u201d<a href=\"#_ftn9\">[9]<\/a> s\u00f6yleyece\u011fi and\u0131r. Felsefe yapma gereklili\u011fini duyan ki\u015fi tarihsel ak\u0131\u015f\u0131n belirli bir an\u0131nda d\u00fcnyaya bakt\u0131\u011f\u0131nda olup bitende bir ayk\u0131r\u0131l\u0131k g\u00f6ren ki\u015fidir. Felsefe yapan birinin ya\u015fam\u0131n ya\u015fland\u0131\u011f\u0131n\u0131, yani bir sorunu g\u00f6rmesi bir sorun taraf\u0131ndan yakalanmas\u0131d\u0131r. D\u00fcnyada bir \u015feyler yanl\u0131\u015f gitmektedir, d\u00fcnya olmas\u0131 gerekti\u011fi gibi, filozofun bildi\u011fi, d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ya da inand\u0131\u011f\u0131 gibi de\u011fildir. Bu durumu g\u00f6ren belirli bir ki\u015fi \u2013filozof\u2013 o an\u0131n neli\u011fini yakalamak \u00fczere yola koyulmakta, Yunanl\u0131lar\u0131n sorduklar\u0131 \u201cnedir?\u201d sorusunun yan\u0131t\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 bo\u015flu\u011fu ortadan kald\u0131rmay\u0131 ama\u00e7lamaktad\u0131r. Bu nedenle Heidegger\u2019in de V<em>arl\u0131k ve Zaman<\/em>\u2019da ifade etti\u011fi gibi \u201cher soru sorma bir aramad\u0131r. Her aray\u0131\u015fa aranan \u015fey \u00f6nceden yol g\u00f6sterir\u201d (Heidegger 1977:7).<\/p><p>B\u00f6ylece felsefe, d\u00fcnyan\u0131n tarihsel varl\u0131\u011f\u0131ndaki ayk\u0131r\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00f6renlerin ve bir ad\u0131m \u00f6tesinde de bu ayk\u0131r\u0131l\u0131kla, bu bo\u015flukla ya\u015famaya katlanamayanlar\u0131n, bu bo\u015flu\u011fu kavramlarla in\u015fa edilmi\u015f tarih \u00fcst\u00fc bilgilerle a\u015fma etkinli\u011fi olur. Felsefe sevmek, felsefe kitab\u0131 okumaya gereksinim duymak da b\u00f6ylesi bilgiye gereksinim duymak anlam\u0131na gelir. Bu noktay\u0131 daha a\u00e7\u0131k k\u0131lacak en iyi \u00f6rneklerden biri Viyana \u00c7evresi\u2019nin metafizik kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 ile 1920\u2019li y\u0131llarda Avusturya\u2019daki siyasal ortam aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131d\u0131r. Viyana \u00c7evresi hakk\u0131ndaki yayg\u0131n kan\u0131 \u00c7evre\u2019yi yaln\u0131zca bilgi ve bilim felsefesi ba\u011flam\u0131nda de\u011ferlendirir. Oysa \u00c7evre\u2019nin dayand\u0131\u011f\u0131 bir ba\u015fka ba\u011flam daha vard\u0131r. Ajer bu noktay\u0131 \u015f\u00f6yle dile getirmektedir: \u201cAvusturya\u2019da o zamanlar Sosyalistlerle sa\u011f kanatta Dollfuss\u2019un \u00f6nderli\u011finde bir dinci parti aras\u0131nda sert bir \u00e7at\u0131\u015fma vard\u0131; Viyana \u00c7evresinin metafizi\u011fe kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131, siyasetle ilgilenmenin ba\u015fl\u0131ca u\u011fra\u015flar\u0131 olmamas\u0131na kar\u015f\u0131n bir \u00f6l\u00e7\u00fcde siyasal bir eylemdi\u201d (Magee:1985:131). Ajer\u2019in a\u00e7\u0131klamalar\u0131 felsefenin <em>yaln\u0131zca<\/em> metinler-aras\u0131 bir etkinlik olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, felsefe s\u00f6z konusu oldu\u011funda metinlerle d\u00fcnya aras\u0131ndaki ili\u015fkinin g\u00f6z ard\u0131 edilemeyece\u011fini g\u00f6sterir. Bu ili\u015fki t\u00fcr\u00fc Kant ile \u00c7a\u011f\u0131 ve <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131da da g\u00f6sterilebilir.&nbsp;<\/p><p>Belirli bir sorun kar\u015f\u0131s\u0131nda belirli bir (ya da daha \u00e7ok) felsefe metnine y\u00f6nelmek kadar, y\u00f6nelinilen felsefe metninin ait oldu\u011fu sorun-ba\u011flam\u0131 da \u00f6nem kazan\u0131r. Burada okuma s\u00fcrecini ba\u015flatan \u015fey felsefe metninin ait oldu\u011fu sorun-ba\u011flam\u0131 ile okurun sorun-ba\u011flam\u0131 aras\u0131nda bir uyu\u015fma oldu\u011fu <em>d\u00fc\u015f\u00fcncesidir<a href=\"#_ftn10\"><strong>[10]<\/strong><\/a><\/em>. Dolay\u0131s\u0131yla, bu denemenin ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 <em>Saf<\/em> <em>Akl\u0131n Ele\u015ftiris<\/em>i\u2019ni [yeniden] okumay\u0131 gerekli k\u0131lan ve bu kitab\u0131n anlam\u0131yla ortadan kalkmas\u0131n\u0131n umuldu\u011fu bir bo\u015flu\u011fun var oldu\u011funu imlemeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p><p>\u00d6yleyse, mademki, Kant\u2019\u0131n bir kitab\u0131n\u0131n [yeniden] okunmas\u0131 gereklili\u011fi s\u00f6z konusu, sorulmas\u0131 gereken soru \u015fudur: Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ni yazarak \u201cyeni \u015feyler\u201d s\u00f6yledi\u011fi \u201cya\u015flanm\u0131\u015f ya\u015fam\u201d, o \u201calacakaranl\u0131k\u201d, Kant\u2019\u0131n nas\u0131l bir \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r? Ve Kant\u2019\u0131n <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> ile a\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bo\u015fluk, Kant\u2019\u0131n sorun-ba\u011flam\u0131 nedir?<\/p><cite><a href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> \u201cTanr\u0131 \u00f6ld\u00fc\u201d, Nietzsche \u00f6ld\u00fc, Marx \u00f6ld\u00fc, kapitalizm de can \u00e7eki\u015fiyor; eh topyek\u00fbn bunal\u0131ma girme zaman\u0131 geldi galiba.<br><a href=\"#_ftnref2\">[2]<\/a> Ama bug\u00fcnlerde ya\u015fanan d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki ekonomik krizden sonra kapitalizmin \u00e7\u00f6z\u00fcmleyicisi Marx\u2019\u0131n yeniden \u201cbestseller\u201d olaca\u011f\u0131 kestiriminde bulunmak hi\u00e7 de yanl\u0131\u015f olmasa gerek.<br><a href=\"#_ftnref3\">[3]<\/a> Bkz. M. Herz\u2019e yazd\u0131\u011f\u0131 11. May\u0131s 1781 tarihli (166 numaral\u0131) mektup (Aktaran, H\u00f6ffe 2004:18)<br><a href=\"#_ftnref4\">[4]<\/a> Umberto Eco\u2019nun, <em>Foucault<\/em> <em>Sarkac\u0131<\/em> adl\u0131 roman\u0131nda anlat\u0131c\u0131-kahraman Casaubon filozoflar\u0131n eserleri ve hayat arkada\u015flar\u0131 aras\u0131nda ho\u015f bir ba\u011flant\u0131 kurar. \u015e\u00f6yle s\u00f6yler Eco: \u201cMarx\u2019\u0131 sevimli buluyordum, Jenny\u2019siyle keyifle sevi\u015fti\u011finden emindim. D\u00fczyaz\u0131s\u0131n\u0131n rahat solu\u011fundan, mizah duygusundan seziliyor bu. \u2026[ama] \u0130nsan sabah ak\u015fam Krupskaya ile yata\u011fa girerse, sonunda yaza yaza Materyalizm ve Ampiriyokritisizim gibi k\u00f6t\u00fc bir kitap yazar\u2026\u201d (Eco 1998:57). Casaubon\u2019nun bu s\u00f6yledikleri \u00e7er\u00e7evesinden (bu k\u00fc\u00e7\u00fck kap\u0131 aral\u0131\u011f\u0131ndan) <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em>\u2019ne bak\u0131lacak olursa, kitaba sinen keyifsiz akademik ciddiyet havas\u0131 ile Kant\u2019\u0131n m\u00fczmin bekar hayat\u0131 aras\u0131nda bir ko\u015futluk g\u00f6r\u00fclebilir.<br><a href=\"#_ftnref5\">[5]<\/a> Ger\u00e7i Kant ald\u0131\u011f\u0131 ele\u015ftiriler \u00fczerine Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi\u2019nin bir \u00f6zeti olarak Prolegomena\u2019y\u0131 yay\u0131nlar. Ama Prolegomana\u2019y\u0131 do\u011fru anlayabilmek i\u00e7in de Saf Akl\u0131 Ele\u015ftirisi\u2019ne en az\u0131ndan temel kavramlar d\u00fczeyinde h\u00e2kim olmak gerekir.<br><a href=\"#_ftnref6\">[6]<\/a> Kant Ludwig von Borowski\u2019nin bir mektubuna yazd\u0131\u011f\u0131 cevab\u0131nda \u015funlar\u0131 s\u00f6yler: \u201cHali vakti yerinde olup da moday\u0131 izleyenler, kendi sezgilerini yo\u011fun ve kapsaml\u0131 inceleme ve ara\u015ft\u0131rman\u0131n dikenli yollar\u0131na girme zahmetine katlananlar\u0131n sezgilerine \u00fcst\u00fcn olmasa bile denk tutmak iddias\u0131nda olduklar\u0131ndan, kitap incelemeleri ve \u00f6zetleriyle yetinme kolayl\u0131\u011f\u0131na ka\u00e7arak, bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n aslan pay\u0131na y\u00fczeysel bir bi\u00e7imde konmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar\u201d (Aktaran: Nalbanto\u011flu 2006:602).<br><a href=\"#_ftnref7\">[7]<\/a> Hegel: Hegel-W Bd. 7, S. 27-28)<br><a href=\"#_ftnref8\">[8]<\/a> Hegel\u2019in bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin anlam\u0131n\u0131 kavramam\u0131 Hocam, Prof. Dr. Kurtulu\u015f Din\u00e7er\u2019e bor\u00e7luyum. Kendisine te\u015fekk\u00fcr ederim.<br><a href=\"#_ftnref9\">[9]<\/a> \u201cD\u00fcn d\u00fcnde kald\u0131 canca\u011f\u0131z\u0131m, bug\u00fcn yeni \u015feyler s\u00f6ylemek laz\u0131m\u201d (Mevlana)<br><a href=\"#_ftnref10\">[10]<\/a> Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler bazen yanl\u0131\u015f da olabilir. Bu durumda problemin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde ele al\u0131nan metnin yanl\u0131\u015f yorumlar\u0131 ve a\u015f\u0131r\u0131 yorumlar\u0131 kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar.<\/cite><\/blockquote>\n\n\n\n<hr class=\"wp-block-separator\"\/>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Tu\u011fba Sevin\u00e7 (Kadir Has \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Rawls: Kant\u00e7\u0131 bir Bar\u0131\u015f S\u00f6zle\u015fmesi Tahayy\u00fcl\u00fc<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet<\/strong>: S\u0131n\u0131rlar\u0131n kalkt\u0131\u011f\u0131 kosmopolit bir d\u00fcnya d\u00fczeninin ve bir d\u00fcnya vatanda\u015fl\u0131\u011f\u0131 idealinin tesis edilebilece\u011fine dair umudun giderek zay\u0131flad\u0131\u011f\u0131, buna kar\u015f\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 korumaya y\u00f6nelik e\u011filimlerin ve ulus kimlik vurgusunun sadece Do\u011fu\u2019da de\u011fil Bat\u0131\u2019da y\u00fckseldi\u011fi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, \u00e7a\u011fda\u015f siyaset felsefecileri s\u0131n\u0131rlar\u0131 ve ulus devleti verili ve de\u011fi\u015fmez kabul ediyorlar, ve (liberal) ulus devletlerin k\u00fcresel yahut devletler \u00fcst\u00fc dayan\u0131\u015fman\u0131n \u00f6nemli bir kayna\u011f\u0131 olabilece\u011fini iddia ediyorlar. Philip Pettit (2023) son eseri <em>Devlet<\/em>\u2019te insanlar\u0131n birbirine olan g\u00fcvensizli\u011finin bir d\u00fcnya devletini imkans\u0131z k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunun sonucunda devletlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrece\u011fini ve k\u00fcresel bir devlet sisteminin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyor. David Miller, Yael Tamir, Margaret Moore gibi liberal milliyet\u00e7iler ulus devletin ve ulusal aidiyetlerin devletler aras\u0131 bir dayan\u0131\u015fman\u0131n itici g\u00fcc\u00fc olabilece\u011fini, ancak ulus devletlerin k\u00fcresel projeler i\u00e7in gerekli finansman ve motivasyonu \u00fcretebilece\u011fini ileri s\u00fcrerken, Martha Nussbaum \u201culusal egemenli\u011fi\u201d vurgulayarak uluslar\u0131n, \u201cinsan \u00f6zerkli\u011finin ve hukukun insanlara kar\u015f\u0131 hesap verebilirli\u011finin ara\u00e7lar\u0131\u201d oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor (Nussbaum 2019).<\/p><p>K\u00fcresel siyasette ve siyaset felsefesindeki bu e\u011filimler g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda kan\u0131mca iki eseri birlikte yeniden okumam\u0131z gerekiyor. Bunlardan ilki g\u00fcncelli\u011fini ve \u00f6nemini koruyan, bir devlet federasyonunun zorunlulu\u011funa i\u015faret eden Kant\u2019\u0131n <em>Ebedi Bar\u0131\u015f<\/em> <em>\u00dczerine<\/em> denemesi. Di\u011feri ise siyaset felsefesindeki yukar\u0131da \u00f6zetledi\u011fim geli\u015fmeleri tarihsel olarak \u00f6nceleyen hatta zaman\u0131n\u0131n k\u00fcresel e\u015fitlik ve s\u0131n\u0131rlar\u0131n esnedi\u011fi\/kalkt\u0131\u011f\u0131 bir uluslararas\u0131 d\u00fczen tahayy\u00fcllerinin gerisine d\u00fc\u015fmekle ele\u015ftirilen John Rawls\u2019un <em>Halklar\u0131n Yasas\u0131 <\/em>(2001) eseri. Hem Rawls\u2019un <em>Bir Adalet Teorisi<\/em> gibi kendi eserleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda hem de ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdeki di\u011fer kosmopolit tahayy\u00fcllere k\u0131yasla tutucu (hatta gerici) olmakla ele\u015ftirilen bu \u00e7al\u0131\u015fma bug\u00fcn ulus devletin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hem teoride hem de pratikte peki\u015ftirdi\u011fi bir d\u00fcnyada daha makul bir \u00f6neri olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Rawls, bu eserde Kant\u2019\u0131n fikir olarak \u00f6n\u00fcm\u00fcze koydu\u011fu bir devletler federasyonunun uluslararas\u0131 d\u00fczlemde nas\u0131l olu\u015fturulabilece\u011fine ili\u015fkin ideali (yol haritas\u0131n\u0131) resmetmeye ve Kant\u00e7\u0131 bir devletler aras\u0131 s\u00f6zle\u015fmenin nas\u0131l olabilece\u011fini somutla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Bu \u00e7al\u0131\u015fma, Rawls\u2019un uluslararas\u0131 siyaset teorisindeki Kant\u00e7\u0131 izle\u011fi s\u00fcremeye \u00e7al\u0131\u015farak, <em>Halklar\u0131n Yasas\u0131<\/em>\u2019n\u0131n ne \u00f6l\u00e7\u00fcde Kant\u2019\u0131n <em>Ebedi Bar\u0131\u015f \u00dczerine<\/em> eserinde ortaya koydu\u011fu bar\u0131\u015f fikrini geli\u015ftirdi\u011fini ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumlar\u0131n\u0131n \u015fartlar\u0131na uyarlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 inceleyecek.<\/p><p>Kant\u2019a g\u00f6re ebedi bar\u0131\u015f\u0131n tesisi i\u00e7in bir bar\u0131\u015f birle\u015fmesi (<em>foedus pasificum<\/em>) yani devletler federasyonunun olu\u015fturulmas\u0131 \u015fartt\u0131r. Bu federasyona devletler bir s\u00f6zle\u015fmeyle ve g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak gireceklerdir. (Her devletin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ancak b\u00f6yle bir s\u00f6zle\u015fmeyle garanti alt\u0131na al\u0131nabilir (s. 237-238). Kant devletleri bir federasyon \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda bir araya getirecek bu s\u00f6zle\u015fmenin nas\u0131l bir s\u00f6zle\u015fme olaca\u011f\u0131n\u0131 detayland\u0131rmaz. Fakat a\u00e7\u0131k\u00e7a bu s\u00f6zle\u015fmenin \u201cancak akl\u0131n zorunlu bir gere\u011fi olarak, toplumsal s\u00f6zle\u015fmeyi, anla\u015fmay\u0131 tamamlayan \u00f6zg\u00fcr bir federasyon idesine\u201d dayand\u0131rabilece\u011fini s\u00f6yler. Bu noktada, Rawls, Kant d\u00fc\u015f\u00fcncesinin nas\u0131l ilerletilebilece\u011fine ili\u015fkin \u00f6nemli bir katk\u0131 yapmaktad\u0131r. Rawls, ebedi bar\u0131\u015f\u0131 tesis edecek, devletlerin aralar\u0131ndaki ili\u015fkilerini d\u00fczenleyecek, sava\u015f ve uluslararas\u0131 yard\u0131m gibi konularda onlara rehberlik edecek, anla\u015fmazl\u0131klar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcme ula\u015ft\u0131rabilecekleri temel ilkeler \u00fczerinde anla\u015facaklar\u0131 <em>hipotetik<\/em> bir uluslararas\u0131 ba\u015flang\u0131\u00e7 durumu ve s\u00f6zle\u015fme fikri \u00f6ne s\u00fcrer. Rawls bu s\u00f6zle\u015fmeyi vatanda\u015flar aras\u0131ndaki toplumsal s\u00f6zle\u015fmenin (<em>Bir Adalet Teorisi<\/em>\u2019nde \u00fczerinde anla\u015ft\u0131klar\u0131 adalet ilkelerine ula\u015ft\u0131klar\u0131 ilk ba\u015flang\u0131\u00e7 durumunun) bir devam\u0131 ve b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde benzeri olarak tasarlar. Kant gibi Rawls da uluslararas\u0131 d\u00fczeni halklar\u0131n (uluslar\u0131n) g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir birlik olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmekte, bir d\u00fcnya federasyonu fikrini reddetmektedir. Bu noktada ortak kayg\u0131 bir d\u00fcnya devletinin totaliter olaca\u011f\u0131 ve uluslar aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 yok sayaca\u011f\u0131d\u0131r.<\/p><p>Habermas Kant\u2019\u0131n kendi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn kosmopolit bir demokrasi ve g\u00f6n\u00fcll\u00fc bir devletler birli\u011fi aras\u0131nda gidip geldi\u011fini (bir di\u011fer deyi\u015fle, \u00e7o\u011fulculu\u011fun korunmas\u0131 ve bar\u0131\u015f\u0131n ebedi tesisi gibi iki temel kayg\u0131 aras\u0131nda ikilemde kald\u0131\u011f\u0131n\u0131) ve \u00e7eli\u015fkiler bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Habermas\u2019\u0131n kendi se\u00e7imi de Rawls\u2019unkine paralel bir \u015fekilde uluslar\u0131n farkl\u0131l\u0131klar\u0131na sayg\u0131 duyuldu\u011fu, yapt\u0131r\u0131m g\u00fcc\u00fc olan Avrupa Birli\u011fi gibi bir g\u00f6n\u00fcll\u00fc devletler birli\u011fidir. Rawls\u2019un yorumu kimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlere g\u00f6re liberal olmayan toplumlara ili\u015fkin tavr\u0131m\u0131z, \u00e7o\u011fulculu\u011fu nas\u0131l koruyaca\u011f\u0131m\u0131z ve ho\u015fg\u00f6r\u00fc ilkesi temelinde g\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumlar\u0131n\u0131n sorunlar\u0131na verilen en iyi \u201cKant\u00e7\u0131\u201d cevapken (Bohman ve Lutz-Bachmann, 1997) kimilerine g\u00f6re Rawls\u2019un \u00f6nerisi zaman\u0131n\u0131n \u015fartlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde yeterince radikal de\u011fildir (O\u2019Neill, 2003) ve a\u00e7l\u0131k ya da do\u011fan\u0131n tahribat\u0131 gibi sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmekte yetersizdir (Mertens, 2002). Yine, Pogge\u2019a g\u00f6re, ancak kosmopolit bir k\u00fcresel adalet (ve fark ilkesinin uluslararas\u0131 bir \u015fekilde hayata ge\u00e7irilmesi) Kant\u00e7\u0131 ruha daha sad\u0131kt\u0131r. Seyla Benhabib gibi kozmopolitan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, Rawls-Habermas yorumunun tersine, Kant\u2019ta bulunan \u201cmisafirperverlik\u201d fikrine, ve yine kozmopolit bir fikir olan d\u00fcnyan\u0131n insanlar\u0131n ortak kullan\u0131m\u0131 i\u00e7in oldu\u011fu fikrine yaslanarak ulus kimlikleri, ulusal \u00e7\u0131karlar\u0131 ve buna temel olu\u015fturan \u201cs\u0131n\u0131rlar\u0131\u201d sorgulamaktad\u0131r. Ulus devletlerin \u00f6ncelikleri insan haklar\u0131n\u0131 korumaktan ziyade ulasal \u00e7\u0131karlar\u0131 g\u00f6zetmek oldu\u011fundan g\u00f6\u00e7 her zaman insani bir kriz olarak kar\u015f\u0131m\u0131zda durmaktad\u0131r. Rawls\u2019un Kant okumas\u0131, ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde liberal milliyet\u00e7iler, Kant gibi devletlerin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ve egemenliklerini savunmakta, devletlere insan haklar\u0131 \u00e7er\u00e7evesindeki yapt\u0131r\u0131mlar\u0131 g\u00fc\u00e7le\u015ftirmektedir. Bu da ulus devletlerin adalet ve e\u015fitlik gibi k\u00fcresel hedeflere katk\u0131 sunabilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc iyimser bir umuda indirgemektedir.<\/p><p>Bu ele\u015ftiriler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fma Kant\u2019\u0131n \u201cebedi bar\u0131\u015f m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr\u201d tezini vurgulayacak ve onu Rawls\u2019un \u201cger\u00e7ek\u00e7i \u00fctopya&nbsp; bir hayal midir?\u201d tart\u0131\u015fmas\u0131yla ili\u015fkilendirecektir. Rawls\u2019a g\u00f6re Halklar\u0131n Yasas\u0131 \u201cger\u00e7ek\u00e7i\u201ddir \u00e7\u00fcnk\u00fc Rousseau\u2019nun izinde \u201cinsanlar\u0131 olduklar\u0131 gibi, yasalar\u0131 ise olabilecekleri gibi\u201d ele almaktad\u0131r, ayn\u0131 zamanda \u201c\u00fctopik\u201dtir, \u00e7\u00fcnk\u00fc Kant\u2019\u0131n izinde ahlak ve politikay\u0131 yak\u0131nla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r (ss.11-14). Rawls, Kant kadar iyimser olmamakla birlikte Halklar Toplulu\u011fu (Kant\u2019\u0131n <em>foedus pasificum\u2019<\/em>unu<em>)<\/em> idealini hedeflemekten ba\u015fka \u015fans\u0131m\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Kant\u2019\u0131n ayd\u0131nlanmac\u0131 yan\u0131 b\u00f6yle bir toplulu\u011fun kolay olmasa bile bir g\u00fcn kurulabilece\u011fini umarken, Auschwitz gibi bir felakete tan\u0131k olmu\u015f 20 yy. i\u00e7in bu d\u00fc\u015f\u00fcnce bir hayal olabilir. Rawls bu ele\u015ftiriye, hem Hitler\u2019in, hem de Avrupa tarihi boyunca ya\u015fanan bir \u00e7ok sava\u015f\u0131n dini saiklerle ya da s\u00f6ylemlerle yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n alt\u0131n\u0131 \u00e7izer. Buna kar\u015f\u0131n, siyasal liberalizm toplumsal birli\u011fin dini, felsefi ya da ahlaki birli\u011fe dayanmadan makul bir siyasal hak ve adalet anlay\u0131\u015f\u0131na yaslanarak tesis edilebilece\u011fini g\u00f6stermektedir (Rawls\u2019un <em>Siyasal Liberalizm<\/em> kitab\u0131n\u0131n hedefi budur). Dolay\u0131s\u0131yla, toplumsal birliklerini bu \u015fekilde kuran siyasal liberal demokrasiler var olduk\u00e7a ve \u00e7o\u011fald\u0131k\u00e7a ger\u00e7ek\u00e7i \u00fctopya m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Rawls\u2019a g\u00f6re, bu k\u00f6t\u00fcl\u00fckler kar\u015f\u0131s\u0131nda bizim karamsarl\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u201cba\u015fkalar\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015f, k\u00f6t\u00fc ve \u015feytanca davran\u0131\u015flar\u0131\u201dn\u0131n bizi de yok etmesine sebep olacakt\u0131r. Biz ise tam tersine \u201chalklar aras\u0131nda makul ve i\u015flerli\u011fi olan bir siyasal do\u011fruluk ve adalet kavram\u0131 geli\u015ftirerek bu umudu desteklemek ve g\u00fc\u00e7lendirmek zorunday\u0131z.\u201d (s.23) B\u00f6yle bir ideal, bize hedefimizi, ve bu hedef do\u011frultusunda nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z gerekti\u011fini g\u00f6sterecektir. Ayr\u0131ca kan\u0131mca Rawls\u2019un bu projesi, Benhabib\u2019in tahayy\u00fcl etti\u011fi \u00e7ok akt\u00f6rl\u00fc (devletler, devletler \u00fcst\u00fc sivil toplum \u00f6rg\u00fctleri ve yerel \u00f6rg\u00fctler) yeni kozmopolitanizmi d\u0131\u015flamamaktad\u0131r. Sadece ger\u00e7ek\u00e7i bir \u00fctopya oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde, Pettit\u2019in de vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi, devletlerin varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecekleri ve muhtemelen ana akt\u00f6r olacaklar\u0131 yolundaki bir durumun kabul\u00fcne dayanmaktad\u0131r. Hat\u0131rlarsak, Rawls\u2019a g\u00f6re adaletin ilkeleri ne kadar m\u00fckemmel olurlarsa olsunlar e\u011fer uygulanamayacaklarsa (uygulanmalar\u0131 insanlar\u0131 ve toplumlar\u0131 olduklar\u0131 gibi kabul etti\u011fimizde imkans\u0131zsa) i\u015fimize yaramayacaklard\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fma, \u00f6zetle Rawls\u2019un Kant\u2019\u0131n ortaya koydu\u011fu uluslararas\u0131 d\u00fczen ve bar\u0131\u015f g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc nas\u0131l yeniden yorumlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve geli\u015ftirdi\u011fini g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015facak ve de\u011ferlendirecektir.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p><span class=\"has-inline-color has-vivid-red-color\">Umut Eldem (Do\u011fu\u015f \u00dcniversitesi)<\/span> &#8211; <strong><em>Kant\u2019ta Akl\u0131n Birli\u011fi Problemi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>\u00d6zet:<\/strong> <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> metninde Kant akl\u0131n teorik kullan\u0131m\u0131n\u0131, bilginin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ve sentetik a priori yarg\u0131lar\u0131n olanakl\u0131l\u0131k ko\u015fullar\u0131n\u0131 ortaya koyar. Bu t\u00fcr yarg\u0131lar akl\u0131n teorik kullan\u0131m\u0131na aittir ve bizi do\u011fa hakk\u0131nda bilgilendirirler. <em>Ahlak Metafizi\u011finin Temellendirilmesi<\/em> ve <em>Pratik Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> eserlerinde ise Kant ba\u015fka t\u00fcrden bir yarg\u0131n\u0131n, pratik yarg\u0131n\u0131n olanakl\u0131l\u0131k ko\u015fullar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131r. Bu t\u00fcrden yarg\u0131lar tasarlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z eylemlerin ahlaken uygun olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n de\u011ferlendirilmesinde kullan\u0131l\u0131r. Son olarak <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi<\/em> metninde Kant \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcr bir yarg\u0131n\u0131n iki farkl\u0131 kullan\u0131m\u0131n\u0131 ele al\u0131r ki, bu da refleksif yarg\u0131d\u0131r. Refleksif yarg\u0131lar hem estetik de\u011ferlendirmelerde hem de do\u011fan\u0131n teleolojik olarak ele al\u0131n\u0131\u015f\u0131nda kullan\u0131l\u0131rlar. Bu t\u00fcr yarg\u0131lar teorik\/betimleyici yarg\u0131lar veya pratik\/normatif yarg\u0131lar kadar kesinlik ta\u015f\u0131mazlar, kurucu olmaktan \u00e7ok d\u00fczenleyici t\u00fcrdedirler.<\/p><p>Kant felsefesini farkl\u0131 yarg\u0131 t\u00fcrlerinin olanakl\u0131l\u0131k ko\u015fullar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 olarak ele almak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ancak bu yarg\u0131 t\u00fcrleri birbirinden \u00e7ok farkl\u0131 ba\u011flamlarda kullan\u0131lmaktad\u0131r. Yine de deneyimleyebildi\u011fimiz kadar\u0131yla elimizde tek bir d\u00fcnya ve tek bir ak\u0131l mevcuttur. \u00d6yleyse b\u00fct\u00fcn bu yarg\u0131 t\u00fcrleri ve bunlar\u0131n farkl\u0131 kullan\u0131mlar\u0131 nas\u0131l oluyor da tek bir akl\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olabiliyor ve bizi tek bir d\u00fcnya hakk\u0131nda bilgilendirebiliyor? Bu yarg\u0131 t\u00fcrleri aras\u0131nda bir \u00e7at\u0131\u015fma veya uyumsuzluk s\u00f6z konusu olabilir mi? B\u00f6yle bir \u00e7at\u0131\u015fma m\u00fcmk\u00fcn de\u011filse, farkl\u0131 t\u00fcrde yarg\u0131lar\u0131 birbirleriyle uyumlu k\u0131lan bir ortak ilke mevcut mudur?<\/p><p>Bu sorular bizi Kant literat\u00fcr\u00fcndeki \u00f6nemli tart\u0131\u015fmalardan birisine, pratik akl\u0131n ve teorik akl\u0131n kullan\u0131m\u0131 aras\u0131nda nas\u0131l bir ba\u011flant\u0131 kurulabilece\u011fi meselesine sevk eder. Bu ayn\u0131 zamanda Kant\u2019\u0131n sistematik felsefesinde \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve do\u011fa alanlar\u0131n\u0131n nas\u0131l bir arada bulunabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmemizi gerektiren bir problemdir. Teorik akl\u0131n kullan\u0131m\u0131nda zorunlu neden-sonu\u00e7 ili\u015fkilerine dair yarg\u0131lar merkezi bir rol \u00fcstlenmektedir. Bu t\u00fcr yarg\u0131lar\u0131n ortaya koydu\u011fu do\u011fa determinist bir do\u011fa gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Ancak pratik yarg\u0131lar insan eylemlerine dair olduklar\u0131 ve ahlaki bir ba\u011flam\u0131 ilgilendirdikleri i\u00e7in, determinizmden azade bir nedensellik bi\u00e7iminin, yani \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn varsay\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirirler.&nbsp;<\/p><p><em>Ahlak Metafizi\u011finin Temellendirilmesi<\/em> metninin \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde Kant bu problemi \u015f\u00f6yle ifade eder:<\/p>[\u2026] saf pratik akl\u0131n ele\u015ftirisinde ben, bu ele\u015ftiri tam olacaksa, pratik akl\u0131n saf ak\u0131lla birli\u011finin ortak bir ilkede ayn\u0131 zamanda ortaya konabilmesini bekliyorum; \u00e7\u00fcnk\u00fc eninde sonunda, s\u0131rf uygulanmada ayr\u0131lmas\u0131 gereken, ancak bir ve ayn\u0131 ak\u0131l olabilir. (G 4:391)<\/p><p>Onora O\u2019Neill, <em>Constructions of Reason<\/em> eserinde yer alan bir makalesinde bu al\u0131nt\u0131da ge\u00e7en ortak ilkenin ayn\u0131 zamanda ahlak\u0131n temel ilkesi olan ko\u015fulsuz buyruk oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor. Bu iddias\u0131n\u0131 desteklemek ad\u0131na <em>Ahlak Metafizi\u011finin Temellendirilmesi<\/em> metninde ahlak metafizi\u011finde saf pratik akl\u0131n ele\u015ftirisine ge\u00e7i\u015fin konu edinildi\u011fi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcme ve onun yan\u0131 s\u0131ra <em>Saf Akl\u0131n Ele\u015ftirisi<\/em> metninin \u00f6zellikle son b\u00f6l\u00fcm\u00fcne (<em>Methodenlehre<\/em>) odaklan\u0131yor. O\u2019Neill, bu eserlerde yer alan pasajlar\u0131n belirli bir yorumu \u00fczerinden \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve otonominin yaln\u0131zca pratik akl\u0131n de\u011fil, b\u00fct\u00fcn akl\u0131n birle\u015ftirici unsuru oldu\u011funu ve pratik alanla teorik alan\u0131n birli\u011fini bu ilkenin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunuyor. Patricia Kitcher da <em>Kant\u2019s Thinker<\/em> adl\u0131 eserinde O\u2019Neill\u2019\u0131n bu iddias\u0131n\u0131 <em>J\u00e4sche Logik<\/em> metnine referansla destekliyor.<\/p><p>Heiner Klemme ise Kant\u2019\u0131n metinlerinde bu iddiay\u0131 destekleyecek ifadelere rastlanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, teorik ve pratik akl\u0131 ba\u011flayan esas unsurun refleksif yarg\u0131 oldu\u011funu akl\u0131n birli\u011finin esas olarak <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi<\/em> metninde bu kavram sayesinde kurulaca\u011f\u0131n\u0131 savunuyor. Klemme\u2019in yorumuna g\u00f6re O\u2019Neill\u2019in iddias\u0131, otonomi ile ele\u015ftiri (veya \u00f6zele\u015ftirinin) \u00f6zde\u015f faaliyetler olarak ele al\u0131nmas\u0131n\u0131 gerektiriyor. Ancak Klemme bu \u00f6zde\u015fli\u011fin Kant\u2019\u0131n hi\u00e7bir metninde a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde kurulmad\u0131\u011f\u0131na i\u015faret ediyor. Akl\u0131n birli\u011fine dair makalesinde O\u2019Neill\u2019e y\u00f6nelik ele\u015ftirilere odaklanan Klemme, kendi m\u00fcspet pozisyonunu detayland\u0131rm\u0131yor.<\/p><p>Literat\u00fcrde akl\u0131n birli\u011fi problemine ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerin odakland\u0131\u011f\u0131 bir ba\u015fka mesele ise Kant\u2019\u0131n bu problemi ne zaman ve nas\u0131l \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, ve buna ba\u011fl\u0131 olarak bu probleme bir \u00e7\u00f6z\u00fcm geli\u015ftirip geli\u015ftirmedi\u011fi \u00fczerine. Klemme\u2019in yorumu, birlik meselesinin <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi <\/em>metninde \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcne i\u015faret eden Henry Allison\u2019dan ilham al\u0131yor. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fte olan yorumcular <em>Yarg\u0131 G\u00fcc\u00fcn\u00fcn Ele\u015ftirisi<\/em> metniyle di\u011fer iki Ele\u015ftiri metni aras\u0131nda bir devaml\u0131l\u0131k oldu\u011funu, ilk iki ele\u015ftiride iki ayr\u0131 ba\u011flam\u0131 sunmu\u015f olan Kant\u2019\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ele\u015ftiride bu ba\u011flamlar aras\u0131ndaki uyumlulu\u011fu kurmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etmektedirler. Ancak Paul Guyer ve Pauline Kleingeld, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ele\u015ftiride Kant\u2019\u0131n di\u011fer iki ele\u015ftiriden farkl\u0131 bir \u201czihinsel mimari\u201d \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve akl\u0131n birli\u011fi probleminin de a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak ilk iki ele\u015ftiri metninin konusu oldu\u011fu hususunda hemfikirler. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ele\u015ftiriye gelindi\u011finde art\u0131k teorik ak\u0131ldan s\u00f6z etmek \u00e7ok m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil; Kant \u00f6zellikle birinci ele\u015ftirideki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn aksine b\u00fct\u00fcn \u00f6nceli\u011fi pratik akla vermi\u015f ve teorik akl\u0131n \u00e7ok \u00f6nemli bir i\u015flevini de refleksif yarg\u0131ya devretmi\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Dolay\u0131s\u0131yla Guyer ve Kleingeld, akl\u0131n birli\u011fi ifadesinin ilk iki ele\u015ftiride bir anlama geldi\u011fini, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ele\u015ftiride ise ba\u015fka bir \u015feyi temsil etti\u011fini savunmaktalar.<\/p><p>Bu konu\u015fmada Kant\u2019\u0131n \u00fc\u00e7 ele\u015ftiri metninin ilgili pasajlar\u0131na ve Ahlak Metafizi\u011finin Temellendirilmesi metnine odaklanarak, Klemme\u2019in \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ele\u015ftiriye dayanarak savundu\u011fu iddiay\u0131 detayland\u0131r\u0131p geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m. Bunu yapt\u0131ktan sonra da literat\u00fcrde akl\u0131n birli\u011fi problemine ili\u015fkin hangi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn ni\u00e7in daha makul ve ikna edici oldu\u011funa ili\u015fkin bir tart\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fctece\u011fim. Bu tart\u0131\u015fma yoluyla da Kant\u2019\u0131n akl\u0131n birli\u011fi problemine dair en g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc hangi metinde\/ne zaman \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcne ili\u015fkin bir iddiada bulunaca\u011f\u0131m.<\/p><cite>Allison, H. (1995)&nbsp; &#8220;The Gulf between Nature and Freedom and Na ture&#8217;s Guarantee of Perpetual Peace,&#8221; in Proceedings of the Eighth International Kant Congress ed. Hoke Robinson (Milwaukee: Marquette University Press): 37-8<br>Guyer, P. (1989) \u201cThe Unity of Reason as Practical Reason in Kant\u2019s Early Conception of the Transcendental Dialectic.\u201d The Monist, no. 72: 139-167<br>Kant, I. (1996). <em>Practical philosophy<\/em>, M. J. Gregor (Trans. &amp; Ed.), Cambridge: Cambridge University Press.<br>Kant, I. (1998). <em>The critique of pure reason <\/em>(P. Guyer &amp; A. Wood, Trans.) Cambridge: Cambridge University Press. (Original work published 1781).<br>Kant, I. (2000). <em>The critique of the power of judgment <\/em>(P. Guyer &amp; E. Matthews Trans.), Cambridge, Cambridge University Press. (Original work published 1790).<br>Kitcher, P. (2011) Kant\u2019s Thinker. New York and Oxford: Oxford University Press.<br>Kleingeld, P. \u201cKant on the Unity of Theoretical and Practical Reason.\u201d Review of Metaphysics 52, no. 2 (1998): 500\u2013528.<br>Klemme, H. F. (2013) \u2018Moralized Nature, Naturalized Autonomy: Kant\u2019s Way of Bridging the Gap in the Third Critique (and in the Groundwork)\u2019. In Oliver Sensen (ed.), Kant on Moral Autonomy (Cambridge: Cambridge University Press), 193\u2013211.<br>Klemme, H. F. (2014). Is the Categorical Imperative the Highest Principle of <strong><em>Both <\/em><\/strong>Pure Practical <strong><em>and <\/em><\/strong>Theoretical Reason?. Kantian Review, 19, pp 119-126<br>O\u2019Neill, O. (1989) \u2018Reason and Autonomy in Grundlegung III\u2019. Repr. in O. O\u2019Neill, Constructions of Reason: Explorations of Kant\u2019s Practical Philosophy (Cambridge: Cambridge University Press), 51\u201365.<\/cite><\/blockquote>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p class=\"teaser\">10.03.2024 Konferansa katk\u0131 sa\u011flayacak konu\u015fmac\u0131lar\u0131n isimleri, konu\u015fma ba\u015fl\u0131klar\u0131 ve \u00f6zetleri alfabetik olarak a\u015fa\u011f\u0131da sunulmu\u015ftur. Ahmet Ayhan \u00c7itil (\u0130stanbul 29 May\u0131s \u00dcniversitesi), Gamze Keskin (K\u0131rklareli \u00dcniversitesi), \u00d6zg\u00fc\u00e7 G\u00fcven (\u0130stanbul \u00dcniversitesi) &#8211; Kant&#8217;\u0131n T\u00fcrk\u00e7ele\u015ftirilmesi Sorunu (Kapan\u0131\u015f Paneli Ortak Konu\u015fma) \u00d6zet: Immanuel Kant\u2019\u0131n felsefesi derin ve kavram zenginli\u011fi i\u00e7eren bir terminolojiye sahiptir. Bu derinlik ve zenginli\u011fi farkl\u0131 dillerde &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"parent":0,"menu_order":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","template":"","meta":{"spay_email":""},"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages\/8836"}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/page"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=8836"}],"version-history":[{"count":13,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages\/8836\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":9786,"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/pages\/8836\/revisions\/9786"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyekanttoplulugu.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=8836"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}